Ford F-MAX Ballard yakıt hücreleriyle donatılacak

Hidrojen Haber- Ballard Power Systems, Ford Trucks’ın hidrojenle çalışan araç prototipinin geliştirilmesi kapsamında yakıt hücreli bir sistem tedariği için Ford Trucks ile anlaştı. Ford Trucks, 44 tonluk uzun mesafeli çekici kamyonu F-MAX’te iki adet Ballard’ın FCmove™ XD 120kW yakıt hücreli motorunu kullanmayı planlıyor ve 2025 yılında Avrupa’da gösterime sunulacak araçları Türkiye’de üretip monte etmeyi hedefliyor.

Yakıt hücrelerinin 2023 yılında Ford’a teslim edilmesi planlanırken, geliştirme programı ve diğer koşullar başarılı olursa, Ballard hidrojen yakıt hücreli F-MAX için tercih edilen tedarikçi olarak belirlenebilir.

2025 yılındaki sunum, Avrupa Birliği’nin ZEFES projesi kapsamında gerçekleştirilecek. Bu projede, dört kamyon üreticisi, iki römork üreticisi, tedarikçiler, operatörler ve araştırma ortakları, sıfır emisyonlu araçların uzun mesafeli ağır taşımacılıkta entegrasyonunu hızlandırmak için birlikte çalışacak. Verimlilik iyileştirmeleri, seri üretim yetenekleri ve gerçek dünya koşullarında gösterim üzerinde çalışmayı amaçlayan proje, dokuz farklı araç konseptinin (dört yakıt hücreli ve beş bataryalı elektrikli) AB koridorlarında bir milyon km’den fazla yol kat etmesini sağlayacak.

Projedeki araçların 40 tondan fazla yük taşıması ve 750 km ye kadar mesafe kat etmesi bekleniyor. Günlük operasyonlarda ortalama 500 km yol alacaklar.

Ford’un F-MAX kamyonlarına hidrojen entegre etme konusunda ilk denemesi bu değil. Haziran Ayında OEM, kamyonları çift yakıtlı hidrojen kombinasyonuyla çalışacak şekilde dönüştürmek için Belçika merkezli CMB.TECH ile ortaklık kurmuştu.

Ford Trucks Başkan Yardımcısı Emrah Duman konuyla ilgili : “Ford Trucks olarak, otomotiv endüstrisinin geleceğini tanımlayacak alternatif teknolojilere sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda yatırım yapıyoruz. Elektrifikasyonun ardından hidrojen teknolojileri önceliklerimiz arasında yer alıyor.“ZEFES projesi kapsamında geliştireceğimiz ilk yakıt hücreli elektrikli aracımız F-MAX, önemli bir kilometre taşı olacak. Bu hayati projede Ballard ile çalışmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu uzun vadeli ilişki, gelecekte büyük değer yaratacak.” şeklinde konuştu.

İlginizi çekebilir:  Hindistan hidrojen ekipman pazarı 2030’a kadar 50 milyar dolara ulaşabilir
Website |  + posts

İÜ SBF Mezunu. 27 yıl bankacılık deneyimi. Satış, idari işler ve satınalma yöneticiliği. Teknoloji ve bilim hayranı, yenilenebilir enerji taraftarı...

İLGİLİ HABERLER

Nükleer enerji SAF ve hidrojen üretiminde yeni seçenek olabilir

Bristol Airport ve Equilibrion tarafından yapılan fizibilite çalışması, küçük modüler nükleer reaktörlerin sürdürülebilir havacılık yakıtı ve hidrojen üretiminde kullanılabileceğini ortaya koydu. Modelin 2035’e kadar havalimanı uçuşlarından kaynaklanan emisyonları %29 azaltma potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor.

Alpine 740 beygirlik hidrojen V6 motorlu Alpenglow’u tanıttı

Alpine, 740 beygir güç üreten hidrojen V6 motorlu Alpenglow konsept aracını tanıttı. Hidrojen yakıtlı içten yanmalı motor kullanan araçtan çıkan egzoz gazının yalnızca su buharı olduğu belirtiliyor.

Avrupa hidrojen ana şebekesinde kapasite rezervasyonları başlıyor

Almanya’daki hidrojen ana şebekesi operatörleri, hidrojen taşımacılığı kapasitesi için koordineli rezervasyon sürecini 19 Mart 2026’da başlatacak. Şirketler 2026-2030 döneminde ihtiyaç duydukları giriş ve çıkış kapasitesini erken aşamada rezerve edebilecek.

Hidrojen projelerinde yatırım ve talep güveni kritik görülüyor

İskoçya’da düzenlenen Hydrogen Innovation Programme etkinliğinde hidrojen projelerinde yatırım çekebilmek için talep garantileri, güçlü iş ortaklıkları ve ticari olarak uygulanabilir projelerin kritik olduğu vurgulandı. Ülkede yaklaşık 95 yeşil hidrojen projesi geliştirme aşamasında bulunuyor.

Yerinde metanol üretimi enerji güvenliği için alternatif oluyor

Yerel yeşil metanol üretimi enerji tedarik zincirlerini kısaltarak jeopolitik riskleri azaltabilecek alternatif bir model olarak öne çıkıyor. Limanlarda kurulacak modüler tesislerin günlük 8 ton üretimle başlayıp 80 ton/gün kapasiteye kadar ölçeklenmesi planlanıyor.