HidrojenHaber – Enerji sektörünün saygın analiz kuruluşlarından Wood Mackenzie, son dönemde “beyaz hidrojen” olarak adlandırılan doğal hidrojenin potansiyelini mercek altına aldı. Yerin derinliklerinde doğal süreçlerle oluşan bu gazın, yeşil hidrojenin yüksek maliyetli üretim süreçlerine radikal bir alternatif olup olamayacağı tartışılıyor. Analize göre, doğal hidrojen arama faaliyetleri bir tür “yeni altına hücum” dönemi başlatsa da, bu potansiyelin ticari bir gerçeğe dönüşmesi için aşılması gereken ciddi teknik ve ekonomik engeller bulunuyor.
MALİYET VE ÖLÇEKLENEBİLİRLİK AVANTAJI
Doğal hidrojenin en büyük vaadi düşük maliyet. Mevcut tahminler, doğal hidrojenin kilogram başına 1 doların altında bir maliyetle çıkarılabileceğini öngörüyor; bu da yeşil hidrojenin mevcut maliyetlerinin çok altında. Ancak Wood Mackenzie uzmanları, rezervlerin büyüklüğü, saflık oranı ve gazın yüzeye nasıl ekonomik olarak taşınacağı gibi konularda henüz yolun başında olunduğunu vurguluyor. Şu an için sadece Mali’deki Bourakébougou sahası gibi kısıtlı bölgelerde sürekli akış sağlanabilmiş durumda.
PETROL VE GAZ SEKTÖRÜ İÇİN YENİ BİR ROTA
Doğal hidrojen arama faaliyetleri, petrol ve gaz sektörünün mevcut sismik ve sondaj uzmanlığını kullanması için eşsiz bir fırsat sunuyor. Ancak analizde, doğal hidrojenin enerji dönüşümünde ana aktör olabilmesi için “yenilenebilir” bir kaynak olup olmadığının netleşmesi gerektiği belirtiliyor. Eğer yer altındaki üretim hızı, çekim hızına yetişebilirse hidrojen dünyasında kartlar yeniden dağıtılabilir. Wood Mackenzie, önümüzdeki 5 yılın bu potansiyelin “gerçek bir sektör” mü yoksa “jeolojik bir merak” mı olduğunu belirleyeceğini ifade ediyor.
Etiketler: doğal hidrojen, beyaz hidrojen, Wood Mackenzie, enerji dönüşümü, hidrojen maliyeti, jeolojik hidrojen



