HidrojenHaber – Enerji dünyasının son yıllardaki en popüler tartışma konusu hiç kuşkusuz hidrojen. Ancak hidrojenden bahsederken karşımıza sürekli bir “renk paleti” çıkıyor. Renksiz ve kokusuz bir gaz olan hidrojenin neden yeşil, mavi, gri veya pembe gibi sıfatlarla anıldığını anlamak, geleceğin enerji ekonomisini kavramak için kritik önemde. Aslında bu renkler hidrojenin kendisini değil, üretim yöntemini ve bu yöntemin çevre üzerindeki etkisini temsil ediyor.
1. Gri Hidrojen: Mevcut Durumun Özeti
Bugün dünyada üretilen hidrojenin %90’ından fazlası “gri” kategorisinde. Genellikle doğalgazdan (metan), “Buhar Metan Reformlama” (SMR) adı verilen bir yöntemle elde edilir. Bu yöntem ucuzdur ancak üretim sırasında atmosfere ciddi miktarda karbondioksit salınır.
2. Mavi Hidrojen: Geçiş Dönemi Köprüsü
Mavi hidrojen, gri hidrojenin teknolojik olarak “iyileştirilmiş” halidir. Yine doğalgaz kullanılır ancak açığa çıkan karbon, atmosfere salınmak yerine Karbon Yakalama ve Depolama (CCUS) teknolojileriyle yakalanarak yer altına hapsedilir.
3. Yeşil Hidrojen: Hedeflenen Gelecek
Tüm enerji stratejilerinin merkezinde yer alan, “gerçek temiz enerji” budur. Su, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrikle elektroliz işlemine tabi tutulur. Üretim sürecinde karbon salınımı sıfırdır.
4. Gökkuşağının Diğer Renkleri
Pembe Hidrojen: Elektroliz işleminin nükleer enerjiyle yapılmasıdır.
Turkuaz Hidrojen: Metanın piroliz yöntemiyle parçalanarak karbonun katı formda elde edilmesidir.
Beyaz (Doğal) Hidrojen: Yer kabuğunun derinliklerinde doğal jeolojik süreçlerle oluşmuş rezervlerdir.
Sonuç: Hangi Renk Kazancak?
Şu an için maliyet avantajı gri hidrojende olsa da, küresel karbon vergileri ve teknolojik gelişmeler ibreyi hızla yeşil hidrojene çeviriyor. Türkiye gibi yenilenebilir enerji potansiyeli yüksek ülkeler için bu renk skalasını anlamak, sadece bir teknik bilgi değil, aynı zamanda ekonomik bir yol haritasıdır.




