HidrojenHaber – Bain & Company tarafından yayımlanan “2026 Enerji ve Doğal Kaynaklar Araştırması”, küresel enerji liderlerinin enerji dönüşümü ve petrol talebinin geleceği konusunda derin bir görüş ayrılığı yaşadığını ortaya koydu. 800’den fazla yöneticinin katıldığı araştırmaya göre, jeopolitik belirsizlikler ve enerji arz güvenliği endişeleri, şirketleri net sıfır hedeflerinden ziyade ekonomik gerçekliklere ve bölgesel yatırım modellerine yöneltiyor.
PETROL TALEBİNDE COĞRAFİ KIRILMA VE YENİ TEKNOLOJİLER
Araştırma, petrol talebinin zirve noktası (peak oil) konusunda kıtalar arası bir uçurum olduğunu gösteriyor. Avrupa’daki yöneticilerin yarısı talebin 2035’ten önce zirve yapacağını öngörürken, Kuzey Amerika’daki yöneticilerin %41’i bu tarihin 2050 sonrasına sarkacağını düşünüyor. Önümüzdeki on yılın en güçlü ticari potansiyele sahip teknolojileri enerji depolama, ileri nükleer enerji ve dönüşüm malzemeleri olarak sıralanırken; düşük karbonlu hidrojen ve sentetik yakıtlar gibi alanlarda beklentiler zayıflamış durumda. Ayrıca yöneticilerin %87’si kimya, %72’si ise madencilik sektörlerinde önümüzdeki iki yıl içinde büyük varlık satışları ve yeniden yapılanmalar bekliyor.
TÜRKİYE PAZARI: YÜKSEK TALEP VE ARZ GÜVENLİĞİ BASKISI
Bain & Company Türkiye Ortakları Yiğit Kılınç ve Onur Candar, Türkiye’nin enerji dönüşümü sürecinde “ikili baskı” altında olduğunu vurguladı. 2030 yılına kadar elektrik tüketiminin 455 TWh’yi aşması beklenen Türkiye’de, yenilenebilir kaynakların kurulu güçteki payı artsa da sistemin %75 oranında ithal fosil yakıtlara bağımlı olması fiyat dalgalanmalarına karşı risk yaratıyor. Uzmanlara göre, Türkiye’de başarılı olacak oyuncular; şebeke altyapısı, enerji depolama ve yerelleştirilmiş değer zincirlerine seçici yatırımlar yaparak politika belirsizliklerine karşı esnek portföyler oluşturanlar olacak.
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı



