Ana Sayfa Blog Sayfa 105

Güney Afrika’nın dev yeşil hidrojen projesi AB finansmanıyla güçlendi

Hidrojen Haber- Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Güney Afrika ile Avrupa Birliği arasındaki Adil Enerji Geçişi Ortaklığı kapsamında finansman desteğinde büyük bir artış açıklarken, Nelson Mandela Körfezi’nde kurulması planlanan 105 milyar rand (6 milyar dolar) değerindeki yeşil hidrojen ve yeşil amonyak projesini özel olarak vurguladı. Von der Leyen’in açıklaması, projenin bölgesel ve uluslararası enerji dönüşümündeki stratejik önemini bir kez daha gündeme getirdi.

AVRUPA BİRLİĞİ FİNANSMAN DESTEĞİNİ ARTIRDI

Avrupa Birliği, Güney Afrika’nın temiz enerji geçişini desteklemek amacıyla Adil Enerji Geçişi Ortaklığı çerçevesinde sağladığı finansman paketini önemli ölçüde genişletti. Mart 2025’te açıklanan 4,7 milyar avroluk Global Gateway Yatırım Paketi’nin ardından yapılan bu yeni açıklama, ülkenin yenilenebilir enerji ve yeşil hidrojen projelerine yönelik desteği güçlendirmeyi hedefliyor. AB yetkilileri, Nelson Mandela Körfezi projesinin bu çerçevede en önemli girişimlerden biri olduğunu ifade etti.

YEŞİL HİDROJEN VE YEŞİL AMONYAK ÜRETİMİ

Nelson Mandela Körfezi’nde konumlandırılan proje, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrikle yeşil hidrojen üretmeyi ve bunu yeşil amonyağa dönüştürmeyi amaçlıyor. Projenin toplam maliyetinin 105 milyar rand olduğu belirtiliyor. Tesisin, bölgenin enerji dönüşümünde öncü rol oynayacağı ve Avrupa Birliği’nin 2030 yılına kadar 20 milyon ton yeşil hidrojen hedefine katkı sağlayacağı öngörülüyor.

PROJE YAPILANDIRILMIŞ MÜHENDİSLİK AŞAMASINDA

Eylül 2025’te yapılan açıklamalara göre, Nelson Mandela Körfezi yeşil hidrojen projesi, yapılandırılmış mühendislik tasarım aşamasına geçti. Bu aşamanın tamamlanmasıyla birlikte inşaatın 2027 yılı başında başlaması ve tesisin 2029 yılı Aralık ayında devreye alınması hedefleniyor. Projenin 1430 megavatlık güneş enerjisi santrali kümesiyle destekleneceği ve yıllık bir milyondan fazla ton yeşil amonyak üretim kapasitesine sahip olacağı bildirildi.

GÜNEY AFRİKA-AB ENERJİ İŞBİRLİĞİ

Avrupa Birliği’nin Güney Afrika’daki yeşil hidrojen yatırımlarına olan ilgisi, iki taraf arasındaki enerji işbirliğini derinleştiriyor. AB Enerji Komiseri Kadri Simson, Güney Afrika Elektrik ve Enerji Bakanı Kgosientsho Ramokgopa ve Ticaret, Sanayi ve Rekabet Bakanı Parks Tau, ülkenin yeşil hidrojen gündemine yönelik toplam 628 milyon rand tutarında iki AB hibesi açıkladı. Bu destekler, Güney Afrika’nın temiz enerji kapasitesini artırmasına ve küresel enerji pazarında önemli bir oyuncu haline gelmesine katkı sağlayacak.

ABD’de hidrojene 1 milyar dolarlık kesinti pasifik bölgesini vurdu

Hidrojen Haber-ABD Enerji Bakanlığı (DOE), Pasifik Kuzeybatı Hidrojen Merkezi için öngörülen yaklaşık 1 milyar dolarlık federal hibeyi ani kararla iptal etti. Bu karar, Washington, Oregon ve Montana’daki hidrojen altyapı projelerinde önemli bir finansman boşluğu yaratıyor.

PROJELERİN DURUMU
İptal edilen hibeye yönelik yatırımlar arasında Richland ve Ferndale (Washington eyaleti) civarında hidrojen üretim tesisleri ve I-5 koridoru boyunca hidrojen yakıt istasyonu ağı projeleri bulunuyordu. Bazı projeler finansman arayışına yönelirken, diğerleri ya erteleme ya da iptal riskiyle karşı karşıya.

BİDEN DÖNEMİ KESİNTİLERİYLE BAĞLANTI
Bu kesinti, DOE’nin aynı gün açıkladığı toplam 7,56 milyar dolarlık destek iptallerinin bir parçası. DOE’nin iptal edilen projelerin ekonomik sürdürülebilirlik kriterlerini karşılamadığı gerekçesiyle böyle bi karar aldığı belirtiliyor.

ELEŞTİRİ VE TEPKİLER
Washington Valisi Bob Ferguson ve diğer Demokrat liderler, iptallerin siyasi motivasyon taşıdığını ileri sürüyor. Senatör Maria Cantwell “benzeri görülmemiş” olarak nitelendirdiği bu kararın bölgedeki on binlerce işi tehdit edebileceğini söyledi.DOE ise her proje için ayrı mali analiz gerçekleştirildiğini savunuyor.

İTİRAZ VE SONUÇ BEKLENTİSİ
DOE, hibesi iptal edilen taraflara 30 gün içinde itiraz hakkı tanıdı. Pasifik Kuzeybatı Hidrojen Birliği karara karşı resmi itiraz sürecini başlattı. Bazı projelerin alternatif finansman yolları araması bekleniyor; sonuçlar belirsiz.

Plug Power, 100 MW’lık hidrojen projesinde ilk modülü gönderdi

Hidrojen Haber-ABD merkezli hidrojen teknolojileri sağlayıcısı Plug Power, Portekiz’in Galp şirketine ait Sines rafinerisine ilk 10 MW’lık GenEco elektrolizer modülünü teslim etti. Bu adım, Avrupa’daki büyük ölçekli PEM hidrojen projeleri arasında dikkat çeken 100 MW kapasiteli projenin başlangıcını oluşturuyor. 

PROJE VE TESLİMAT PLANI

Teslim edilen modül, Sines rafinerisinde kurulum için planlanan toplam on birimden (10 × 10 MW) ilki. Proje tamamlandığında toplam kapasite 100 MW olacak şekilde planlanmış durumda. Galp, bu projeyle rafineride kullanılan gri hidrojenin yaklaşık yüzde 20’sini yenilenebilir hidrojene çevirmeyi hedefliyor. 

ÇEVRESEL VE EMİSYON ETKİSİ

Proje tamamlandığında, yılda yaklaşık 15 bin ton yenilenebilir hidrojen üretilecek ve yaklaşık 110 bin ton sera gazı (CO₂ eşdeğeri, Scope 1 & 2) azaltılacak. Bu değişim, Sines rafinerisinin karbondioksit salımında önemli düşüş anlamına geliyor.

Plug Power bu projeyi Avrupa’daki stratejik bir referans olarak görüyor. Şirket, Avrupa, İspanya, Birleşik Krallık ve diğer bölgelerde çok gigawatt seviyesinde elektrolizer konuşlandırma hedefleriyle ilerliyor.Yatırımcı ilgisi ve enerji dönüşüm projeleri açısından bu adım, sektörde dikkat çekici bir exempler teşkil ediyor.

PROJEYE YATIRIM VE MÜŞTERİ ORTAKLIĞI

Galp, 2023 Eylülünde rafineride hidrojen elektroliz ünitesi ile birlikte HVO / SAF ünitesini de kapsayan toplam 650 milyon euro tutarında yatırım kararı almıştı. Plug Power, bu projede küresel tedarik zincirlerinden faydalanarak çok kıtalı üretim bileşenlerini entegre ediyor. 

Alman hükümeti hidrojen teşvik yasası taslağını onayladı

Hidrojen Haber- Almanya kabinesi, hidrojen projelerinin izin süreçlerini hızlandırmayı öngören “Hydrogen Acceleration Act” taslağını kabul etti. Taslak, hidrojen ve yakıt hücre projelerinin uygulanmasını kolaylaştıracak düzenleyici mekanizmaları içeriyor.

TASLAĞIN HEDEFİ

Yeni yasa taslağı, izin süreçlerinde uzun bekleme sürelerini kısaltmayı amaçlıyor. Planlanan düzenleme ile idari onay süreçleri sadeleştirilecek, altyapı projeleri ve satın alma süreçleri için hızlandırılmış yol haritalar devreye girecek.

TEŞVİK VE KOLAYLIKLAR

Taslakta, devlet kurumlarının hidrojen teknolojilerine öncelik vermesi, kamu alımlarında yerli üretim şartları ve finansman desteği mekanizmaları yer alıyor. Bu adımlar, özel sektör yatırımını teşvik etmeyi hedefliyor.

UYGULAMA SÜRECİ VE MEVZUAT

Metroplar, eyaletler ve federal hükümet organları arasında koordinasyon öngörülüyor. Taslağın kabulü, Bundesrat ve Bundestag süreçlerine tabi; nihai yasa hâline gelmesi için parlamento onayı gerekecek.

Bu taslak, Almanya’nın hidrojen stratejisinde önemli bir yol ayrımı olabilir. Düzenleyici belirsizliklerin azaltılması, ulusal ve uluslararası yatırımcıların sektöre güvenini artırma potansiyeli taşıyor.

RWE Namibya’daki yeşil hidrojen projesinden çekildi

Hidrojen Haber- Alman enerji şirketi RWE, Namibya’daki 10 milyar dolarlık Hyphen yeşil amonyak/hidrojen projesinden çekildiğini açıkladı. Şirketin resmi açıklamasında, enerji ürünleri talebinin Avrupa’da beklenen hızda gelişmediği ve projeksiyonların yeniden gözden geçirildiği belirtildi.

PROJE VE MUTABAKAT DÜZEYİ

Hyphen projesi kapsamında RWE, 2022 yılında yaklaşık 300 bin ton amonyak alımına yönelik bir niyet mutabakatı (Memorandum of Understanding) imzalamıştı. Ancak bu mutabakat bağlayıcı bir sözleşme içermiyordu ve RWE çekilme kararında bu durumun rol oynadığı bildirildi.

ÇEKİLME GEREKÇESİ

Şirket, “ilgili projeleri gözden geçirdiğini” açıkladı ve Namibya’da artık yeni projeleri sürdürmeyeceğini belirtti. Açıklamada, çekilme kararının yerli itirazlarla bağlantılı olmadığı ve yalnızca ekonomik değerlendirme sonucu alındığı ifadesi yer aldı.

YERLİ İTİRAZ VE ÇEVRESEL KAYGILAR

Ortak çevre ve yerli topluluklar, projenin Nama halkının atadan miras aldığı arazilere ve bir ulusal parka müdahale riski taşıdığını ileri sürerek itiraz etmişti. Avrupa Temel Haklar Merkezi ve Nama Geleneksel Liderleri Derneği ortak açıklamada, projenin hak ihlallerine zemin hazırlayabileceğini belirtmişti.

ETKİ VE GELECEĞE BAKIŞ

RWE’nin çekilmesi, Namibya’nın hidrojen ihracat hedeflerine ve yatırımcı güvenine ciddi gölge düşürdü. Projenin ana aktörünün ayrılması, ülkenin yeşil enerji stratejisinde yeniden biçimlendirme baskısı yaratabilir.

“KMR’ler Türkiye’nin hidrojen üretimine katkı sağlayabilir”

Hidrojen Haber- Milli İstihbarat Akademisi (MİTAM), “Nükleer Enerjide Stratejik Fırsat: Küçük Modül Reaktörler ve Türkiye” başlıklı raporunu yayımladı. Raporda, Türkiye’nin artan enerji talebine, fosil yakıt bağımlılığına ve iklim hedeflerine karşı KMR (küçük modüler reaktör) teknolojisinin potansiyel rolü değerlendirilmiş durumda.

RAPORUN TEMEL MESAJI

Rapor, küçük modüler reaktörlerin enerji arz güvenliğini destekleyici özelliklerini öne çıkarıyor. KMR’ler, 10–300 megavat aralığında modüler tasarımlarla inşa edilebilir; kısa inşaat süresi ve şebeke dışı yerleştirme avantajları nedeniyle esnek kapasite artışı imkânı sağlıyor.

ENERJİYE, SANAYİYE VE SAVUNMAYA ETKİ

Raporda, KMR’lerin yalnız enerji üretiminde değil elektrik dışı uygulamalarda da kullanılabileceği vurgulanıyor; özellikle hidrojen üretimi, bölgesel ısıtma ve desalinasyon gibi alanlarda potansiyel çözüm sunduğu belirtiliyor. Savunma sanayi bağlamında, teknolojinin nükleer denizaltı ve askeri üslerde kullanım imkânı da stratejik fırsatlar arasında yer alıyor.

2053 VİZYONU VE HEDEFLER

Türkiye’nin 2053 enerji vizyonunda nükleer kapasitenin 20 gigavat seviyesine ulaşması hedefleniyor. Raporda, bunun yanı sıra KMR’lerin 5 gigavat civarında katkı sağlayabileceği bir senaryo da analiz ediliyor. Aynı zamanda KMR ile hidrojen entegrasyonunun, fosil yakıtlardan bağımsız bir enerji altyapısı kurulmasında kilit rol oynayabileceği ifade ediliyor.

ZORLUKLAR VE STRATEJİK ADIMLAR

Raporda nükleer atık yönetimi, yakıt tedarik zinciri ve güvenlik kültürü gibi hususlar önemli zorluklar olarak tanımlanmış. Yerli yakıt üretimi, teknoloji transferi ve şeffaf risk iletişimi önerilen stratejiler arasında yer alıyor.

ULUSLARARASI ORTAKLIKLAR VE YERLİ GİRİŞİMLER

Rapor Türkiye’nin KMR teknolojisinde yalnız tüketici değil aynı zamanda üretici ve teknolojik aktör hâline gelmesinin mümkün olabileceği vurguluyor. Uluslararası iş birlikleri, teknoloji transferi ve yerli Ar-Ge kapasitesinin geliştirilmesi raporun stratejik önerileri arasında yer alıyor.

Federal kesinti yeşil hidrojen yatırımlarını kesintiye uğrattı

Hidrojen Haber – ABD Enerji Bakanlığı (DOE) tarafından kısa süre önce ilan edilen iptaller, ülke çapında planlanan temiz hidrojen merkezlerini doğrudan etkiledi. DOE, toplam 321 mali desteği kapatarak 223 projeden yaklaşık 7,56 milyar dolar tutarında fonu sonlandırdığını açıkladı; iptallerin arasında Kaliforniya ile Pasifik Kuzeybatı bölgesine yönelik hidrojen hub taahhütleri de yer alıyor. 

HUBLAR VE MİKTARLAR
Bloomberg ve diğer haber ajanslarının aktardığına göre iptallerin kapsamı içinde Kaliforniya için ayrılmış 1,2 milyar dolarlık ARCHES hibesi ile Pasifik Kuzeybatı için planlanan yaklaşık 1 milyar dolarlık kaynaklar bulunuyor; bu gelişme hidrojen ekosistemine yönelik büyük ölçekli altyapı planlarını doğrudan zora soktu. 

VALİ NEWSOM’UN TEPKİSİ
Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, DOE’nin ARCHES için öngördüğü en fazla 1,2 milyar dolarlık federal taahhüdü iptal etmesine sert tepki gösterdi. Newsom, ARCHES programının özel sektör katkıları ve geniş ortaklık ağı ile milyarlarca dolarlık yatırım çekeceğini ve yüzbinlerce iş olanağı yaratacağını belirtti; proje tarafı ve vali yönetimi, iptalin eyalet ekonomisi ve temiz enerji hedefleri üzerinde ciddi etkisi olacağı görüşünde. 

DOE’NİN GEREKÇESİ VE İTİRAZ HAKKI
Enerji Bakanlığı, son kararların “bireysel finansal incelemeler” sonucu alındığını ve bazı ödüllerin vergi mükellefi açısından yeterli getiri sağlamayacağı kanaatiyle sonlandırıldığını açıkladı. Bakanlık duyurusunda, ihraç edilen kararlar için hak sahiplerine otuz günlük itiraz yolu tanındığı ifade edildi. 

SEKTÖRÜN İMPLİKASYONLARI
Hidrojen hub’larına yönelik federal desteğin geri çekilmesi, üretim, depolama ve dağıtım zincirinin kritik erken aşama yatırımlarını zayıflatma riski taşıyor. ARCHES gibi büyük ölçekli hub projeleri, yeşil hidrojenin maliyetlerini düşürmek ve sanayi, ulaştırma ile havacılık gibi yüksek emisyonlu sektörlerin dekarbonizasyonunu hızlandırmak üzere tasarlanmıştı; finansman belirsizliği bu hedeflerin ertelenmesine yol açabilir.

NE OLACAK?
İptal edilen projelerle ilgili olarak bazı başvuru sahipleri DOE’ye itiraz başvurusu yapma yoluna gidebilir; ayrıca eyaletler, özel sektör ortakları ve bölgesel konsorsiyumlar alternatif finansman kanalları aramaya başlayabilir. Hidrojen sektöründe kritik olan tedarik zinciri yatırımları ve pilot üretim tesisleri, federal desteğin eksikliğinde daha yavaş ilerleyebilir veya farklı finansman modellerine (özel sermaye, eyalet teşvikleri, uluslararası ortaklıklar) yönelmek zorunda kalabilir. 

Fransa ve İspanya’dan hidrojen boru hattı için ortak girişim

Hidrojen Haber- Fransız Engie’ nin birimi Natran, Fransız depolama operatoru Terega ve İspanyol Enagas, Barselona ile Marsilya arasındaki BarMar hidrojen boru hattı projesini geliştirmek üzere ortak girişim kurdu. Bu boru hattı, 2,5 milyar euro değerindeki H2Med projesinin bir parçası ve Portekiz, İspanya, Fransa ile Almanya’yı 2030 yılına kadar bağlamayı hedefliyor.

ORTAKLIK DETAYLARI
Enagas ortaklıkta yüzde 50 paya sahip olurken, Natran yüzde 33,3 ve Terega yuzde 16,7 pay alacak. Proje, Avrupa Birliğinin doğal gazı hidrojenle değiştirme hedefine katki saglayacak ve hidrojenin yakılmasında karbon emisyonu olmayacak.

PROJE KAPASİTESİ
Tamamlandığında H2Med, yenilenebilir elektrikten üretilen yılda 2 milyon metrik ton hidrojen taşıyacak kapasiteye ulaşacak. Bu miktar, 2030 yılında beklenen AB hidrojen üretiminin yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor.

FON DESTEĞİ
Avrupa Birligi, proje geliştirme maliyetlerinin yüzde 50’sini fonlayacak. Enagas CEO’su Arturo Gonzalo Nun daha önceki açıklamasına göre, H2Med icin nihai yatırım kararı 2028’den önce beklenmiyor

IEA: Düşük emisyonlu hidrojen 2030’a kadar büyüme kaydedecek


Hidrojen Haber- Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) 2025 Global Hydrogen Review raporuna göre, dünya genelinde hidrojen talebi 2024’te 100 milyon tona yaklaşarak bir önceki yıla göre yüzde iki arttı. Talebin büyük kısmı fosil yakıtlardan elde edilen ve emisyon yakalama önlemleri olmayan hidrojenle karşılandı. Petrol rafinerileri ve sanayi sektörü hâlen en büyük tüketiciler arasında yer alıyor.

DÜŞÜK EMİSYONLU HİDROJEN PROJELERİ
Düşük emisyonlu hidrojen projelerinin sayısı, maliyetler, talep ve düzenleyici belirsizlik ile altyapı eksikliği nedeniyle beklentilerin altında kaldı. Yeni analizler, 2030 itibarıyla düşük emisyonlu hidrojen üretim kapasitesinin yılda 37 milyon ton seviyesine ulaşabileceğini, bu rakamın bir önceki yıl açıklanan projelerdeki potansiyel olan 49 milyon tondan düştüğünü ortaya koyuyor.

YATIRIM VE BÜYÜME ÖNGÖRÜLERİ
Rapor, 2030’a kadar faaliyette olan, inşaat aşamasında veya nihai yatırım kararını almış projelerin 2024 seviyelerinin beş katından fazla artışla 4 milyon ton/yıl üretim kapasitesine ulaşacağını belirtiyor. Ek olarak, uygun politikaların uygulanması halinde 6 milyon ton/yıl ek kapasitenin de hayata geçme potansiyeli bulunuyor.

MALİYETLER VE TEKNOLOJİ GELİŞİMİ
Fosil yakıtlardan hidrojen üretimi hâlen düşük maliyetli. Son dönemde doğal gaz fiyatlarındaki düşüş ve elektrolizör fiyatlarındaki artış maliyet farkını genişletse de, 2030’a kadar teknoloji maliyetlerinin düşmesi, yenilenebilir enerji yatırımlarının artması ve yeni düzenlemelerle bu farkın azalması bekleniyor.

Hidrojen Konseyi: Sektör ölmedi, doğal bir süreçten geçiyor

Hidrojen Haber- Hidrojen Konseyi tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre, son dönemde artan şüphelere ve yüksek profilli proje iptallerine rağmen dünya genelinde 500’den fazla temiz hidrojen projesine 110 milyar doların üzerinde yatırım yapıldı.

Hidrojen Konseyi’nin yayımladığı çalışma, temiz hidrojenin geleceğine dair karamsar havayı dağıtacak veriler ortaya koydu. Rapora göre, son bir yıl içinde 35 milyar dolar değerinde yeni proje nihai yatırım kararı (FID) aşamasına ulaştı. Taahhüt edilen toplam yatırım miktarı ise 2020’den bu yana yıllık bazda yüzde 50’nin üzerinde bir büyüme performansı gösterdi. Konsey CEO’su Ivana Jemelkova, en az 50 projenin son 18 ayda iptal edilmiş olmasının genel bir yavaşlamayı yansıtmadığını belirterek, “Endüstri, doğal bir eleme sürecinden geçerek büyüyor. Güneş enerjisinde de durum aynıydı” dedi.

ÇİN VE ABD LİDER, AVRUPA GERİDE KALIYOR

Yapılan toplam 110 milyar dolarlık yatırımın yarısından fazlası Çin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından gerçekleştirildi. Pekin yönetimi, yenilenebilir elektrik kullanarak suyu ayrıştıran “yeşil” hidrojene öncelik verirken, Washington karbon emisyonlarının yakalanıp depolandığı doğal gazdan elde edilen “mavi” hidrojene odaklandı. Hy24 varlık yöneticisi Pierre-Etienne Franc, büyümenin ve yatırımların giderek daha fazla Asya, Orta Doğu ve ABD’ye kaydığını, Avrupa’nın ise düzenleyici yaklaşımı nedeniyle geride kaldığını belirtti.

Rapora göre, dünya genelinde halihazırda 1 milyon tonluk temiz hidrojen kapasitesi faaliyette bulunurken, 5 milyon tonluk ek kapasitenin de inşaat halinde olduğu kaydedildi. Bu rakam, mevcut ABD tüketiminin yaklaşık yarısına denk geliyor. Endüstriyel gaz grubu Linde’nin CEO’su Sanjiv Lamba, bu seviyenin beklentilerin altında olmasına rağmen, “talebi karşılamak için kurulan büyük ölçekli projelerin” rekabetçi olabileceğini gösterdiğini ifade etti.