Ana Sayfa Blog Sayfa 172

Stellantis : Hidrojenli ticari araçların fiyatı yaz aylarında düşecek

Hidrojen Haber-Stellantis, son dönemde hareket kabiliyeti kısıtlı kişilerin Hype tarafından taşınması için uyarlanmış 50 hidrojenli minibüs teslim etti ve Hysetco tarafından 150 adetlik başka bir sipariş verildi. Bu ticari araçlar pahalı, ancak önümüzdeki aylarda fiyatları önemli ölçüde düşeceği öngörülüyor

Kompakt minibüslerin (Citroën e-Jumpy Hydrogen, Peugeot e-Expert Hydrogen ve Opel e-Vivaro Hydrogen) fiyatı bu yazdan itibaren vergi öncesi 129 bin avrodan 71.500 avroya düşecek. Bunun nedeni, araçların artık tamamen aynı hat üzerinde üretilmesi. 

Stllantis 5 bin araç kapasiteli entegre bir üretim birimine geçiyor. Bu, ilk nesil hidrojenle çalışan ticari araçlara kıyasla 10 kat daha büyük bir değişiklik. Bir Stellantis fabrikasının aynı hat üzerinde yanmalı, elektrikli ve hidrojenle çalışan araçlara sahip olması bir ilk ve hatta belki de otomotiv endüstrisi için bir ilk olacak.

Kaynak : Hydrogen Today

Google ve Microsoft yeşil hidrojen işbirliği


Hidrojen Haber- Google, Microsoft  ve Nucor enerji şirketlerinden yeşil elektrik taleplerini bir araya getirmek için güçlerini birleştirmeye karar verdi. Bu amaçla çeşitli teknolojileri kullanmak istiyorlar: gelişmiş nükleer enerji, yeni nesil jeotermal enerji, temiz hidrojen ve uzun vadeli enerji depolama.

Bu, iki dijital dev ve bir çelik şirketinden gelen güçlü bir sinyal. İlk adım olarak bu şirketler, potansiyel projeleri belirlemek üzere ABD’nin çeşitli bölgelerinde bilgi talebinde bulunarak teknoloji sağlayıcılarını, geliştiricileri, yatırımcıları, kamu hizmetlerini ve diğer ilgili tarafları kendilerine ulaşmaya teşvik ediyorlar.

Bu yaklaşım  büyük üç enerji alıcısından gelen talebi bir araya getirerek, erken aşama projeleri düşünen kamu hizmetleri ve geliştiriciler için riski azaltmayı amaçlıyor.. Bu sayede yatırımların güvence altına alınması ve üretimin önümüzdeki on yılın başlarında başlaması mümkün olacak.

Proje, Dünya çapında elektrik sistemlerinin karbonsuzlaştırılmasına yardımcı olabilecek yenilikçi teknolojileri desteklemenin yanı sıra, bu talep toplama modeli büyük enerji alıcılarına açık faydalar sağlayacak. Bu alıcılar, üretim sahalarından oluşan bir portföyden daha büyük hacimlerde karbon-nötr elektrik elde edebilecekler. Google, Microsoft ve Nucor ilk pilot projelerinden elde ettikleri geri bildirimleri diğer şirketlerle de paylaşacak.

BMW’nin hidrojene ilgisi artıyor

Hidrojen Haber- BMW CEO’su Olivier Zipse, BMW’nin yıllık konferansında,hidrojenin sadece mobilite için değil, endüstri ölçeğinde enerji geçişinde de önemli bir rol oynayabileceğini belirtti. Zapse konuşmasında ; “Pilot filomuzun dünya turu, hidrojenin sadece mobilite için değil, aynı zamanda endüstri ölçeğinde enerji geçişinde oynayabileceği rol konusunda farkındalık yarattı. Araçlarımız çeşitli hava ve trafik koşullarında iyi performans gösterdi ve halktan gelen tepkiler ezici bir çoğunlukla olumluydu. Bu bizim için sürpriz olmadı, çünkü hidrojen yakıt hücreli şanzımanlar her iki dünyanın da en iyilerini birleştiriyor: emisyonsuz elektrikli tahrikin faydaları ile insanların alışkın olduğu hızlı yakıt ikmali ile. Bu nedenle hidrojeni, orta ve uzun vadede çok mantıklı olabilecek ek bir alternatif tahrik teknolojisi olarak görüyoruz.” dedi.

2030 yılına kadar satışlarının yarısını elektrikli araçlarla gerçekleştirmeyi hedefleyen BMW, talebin doğrusal olmadığını ve esnek olmaya çalıştığını kabul ediyor. Hidrojen, orta ve uzun vadede mantıklı bir alternatif olarak görülüyor.

Zipse, yeşil ve mavi hidrojen etrafındaki tartışmalara değindi ve baskın modelin pille çalışan elektromobilite olacağını, ancak hidrojenin de on yılın sonunda yerini alacak bir çözüm olabileceğini belirtti.

BMW’nin tanıtımını yaptığı Neue Klasse platformu ise yakıt hücreleriyle uyumlu olarak üretilecek.

Almanya’da  yeni hidrojen dolum istasyonu inşaatı başladı

Hidrojen Haber- Almanya’ya yeni hidrojen dolum istasyonu yapılıyor.İstasyon H2 Mobility Germany, Stadtwerke Düsseldorf ve son olarak da işletmeci Rheinbahn arasındaki bir işbirliği ile oluşturuluyor. Bu projenin ilk hedefi, her gün yakıt hücresiyle çalışan yüz kadar otobüs ya da kamyona yakıt ikmali yapabilecek bir istasyon oluşturmak. Bu yakıt ikmali her araç için 350 bar ila 700 bar arasında gerçekleşecek.

İstasyonun açılış tarihi henüz resmi olarak açıklanmadı; ancak Düsseldorf, projenin 2035 yılına kadar ulaşım sektöründe iklim nötr olmayı hedeflediğini belirtiyor.. Ayrıca, Stadtwerke Düsseldorf’un projeyi desteklemek üzere bir elektrolizör yatırımı yapması ve bu elektrolizörün 2026 yılından itibaren yerel olarak hidrojen üretmesi kararlaştırıldı. Üretilen hidrojen, boru hattı aracılığıyla varış noktası olan Düsseldorf’taki istasyona ulaştırılacak. 

 HyLight3 projesi Federal Dijital ve Ulaştırma Bakanlığı’ndan (BMDV) fon alacak. Bu fon tahmini olarak 3.2 milyon dolara ulaşacak ve Ulusal İnovasyon Programı Hidrojen ve Yakıt Pili Teknolojisi Faz 2’nin (NIP2) bir parçası olarak sunulacak.

H2 Mobility Almanya Genel Müdürü ve Operasyon Direktörü (COO) Frank Fronzke, bu ortaklığın “ulaştırma dönüşümünün gerçekleştirilmesi üzerinde hızlandırıcı bir etkisi olacağını” söyledi. Fronzke sözlerine şöyle devam etti: “Patentli yakıt ikmali teknolojimiz sayesinde, aynı anda üç dispenserde birden fazla otobüs ve kamyona yüksek performanslı yakıt ikmali yapmak mümkün.”

Rheinbahn Yönetim Kurulu Üyesi Michael Richarz ise ‘istasyonun, operatörün ilk 20 hidrojen otobüsüne Lierenfeld deposunun hemen yakınında yakıt ikmali yapmasına olanak sağlayacağını’ belirtti.

Devrim : Yeşil hidrojenin kamuda tek adresi olmalı

Hidrojen Haber- Yeşil Hidrojen, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını, yerli üretim ile azaltacağı kaynakların başında geliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın “Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası”nda Yeşil Hidrojen için 2035 yılında 5 bin Megavat (MW) elektrolizör kapasitesi hedefi belirlenirken; pek çok Bakanlık ve kamu otoritesinin mevzuat oluşumunda söz sahibi olması, mevzuat oluşturma sürecini geciktiriyor. 

“YATIRIMCI TÜRKİYE’NİN ULUSAL HEDEFLERİNE UYGUN MEVZUAT OLUŞTURMASINI BEKLİYOR.”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nın içinde bulunduğu bu sürecin gecikmelere sebep olduğunu anımsatan yeşil hidrojen üzerine uzmanlaşan şirketlerden TEKSİS İleri Teknolojiler’in Genel Müdürü Hüseyin Devrim, yaptığı değerlendirmede; “Türkiye’nin net sıfır hedeflerine ulaşmasında, emisyonu yüksek sektörlerin ise karbon yakalama süreçlerinde Yeşil Hidrojen kritik rol üstleniyor. Tüm dünyada ‘Geleceğin Enerjisi’ olarak tanımlanıyor. Türkiye, bu enerji türünde dünyanın en yüksek potansiyeline sahip ülkeleri arasında. Yatırımcıların beklentisi, mevzuat hazırlıklarını tek bir Bakanlığın eşgüdümünde yürütülmesi. Enerji Bakanlığı’mızın yol haritasını açıklaması açıklamasının üzerinden bir yıldan fazla süre geçti. Bu durum yatırım iştahını olumsuz etkiliyor. Tek bir kamu otoritesinin, mevzuat tarafından dünyadaki iyi uygulama örneklerini baz alarak ve ülkemizin koşullarına hızla uyarlayarak regülasyonlarını tamamlaması hepimizin beklentisi.” ifadesini kullandı. 

“KAMUNUN İÇİNDE OLDUĞU KÜMELENME ŞART”

5 bin MW elektrolizör kapasitesinin Türkiye’de konuşlu şirketlerin oluşturacağı konsorsiyumlar tarafından üretilmesi taşıdığı öneme dikkat çeken Hüseyin Devrim, bu konuda da kamunun içerisinde yer aldığı bir kümelenme stratejisine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. 

Nükleer Enerji yatırımları için oluşturulan Nükleer Sanayi Kümelenmesinin (NÜKSAK) bu anlamda özgün bir örnek olduğunu sözlerine ekleyen TEKSİS Genel Müdürü Hüseyin Devrim, şu değerlendirmeyi yaptı: “2022 yılı itibarıyla tüm dünyada 95 Milyon Ton Hidrojen tüketildi. Ancak bu tüketim 2030 yılında 150 milyon tona, 2050 yılında ise en iyimser tahminle 540 milyon tona yükselecek. Türkiye bu pastadan en yüksek payı alabilecek ülkeler arasında ilk sıralarda. Yeşil Hidrojen üretebileceğimiz elektrolizör kurulu güç kapasitemizin 2030 yılında 2 bin MW’a, 2035 yılında 5 bin MW’a ve 2053 yılında 70 bin MW’a ulaşmasını hedefliyoruz. Bu hedefler önümüzdeki 30 yılda yeşil hidrojene elektrolizör ve depolama sistemleri için yaklaşık 100 milyar avro yatırım yapılması anlamına geliyor. Bu yatırımın ülkemizde konuşlu şirketler tarafından gerçekleştirilmesi; kaynak olarak sadece suyu kullanacak, emisyonu da sadece su olacak bir yerli enerji kaynağını, yerli üretimle yapmamız anlamına geliyor. Bu büyük hedefler için kamu otoritelerimizin de yer alacağı bir ‘Yeşil Hidrojen Kümesi’ kurmamız gereklilik olarak öne çıkıyor.” 

Avrupa Birliği’nin, doğalgazda Rusya’ya olan bağımlılığın azaltılması hedefinde yeşil hidrojene büyük önem verdiğini kaydeden Devrim; Hidrojen Adaları, Hidrojen Boru Hatları, Avrupa Hidrojen Bankası gibi girişimlerin hızla hayata geçtiğini sözlerine ekledi. 

WIN EURASIA 2024 ’te hidrojen konuşulacak

Hidrojen Haber- WIN EURASIA’nın 30. Yılında Hidrojen Enerji Teknolojileri Rüzgârı esecek. Hidrojen enerjisi’, 5-8 Haziran 2024 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) kapılarını açacak olan WIN EURASIA  fuarı “Hidrojen Özel Alanı” ile sektöre öncülük sağlayacak.

HİDROJEN PAZARI  2,5 TRİLYON DOLAR  OLACAK

Sürdürülebilirlik, yükselen enerji maliyetleri ve yenilenebilir enerjiye talep, temiz enerji olan  hidrojene ilgiyi artırdı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da endüstride inovasyonun merkezi olan WIN EURASIA, yaratacağı 30 milyon iş olanağı dahil dünya ekonomisine 2050 yılına kadar etkisi 2.5 trilyon dolar olması beklenen hidrojen enerjisini sektörle buluşturmaya hazırlanıyor. Son yıllarda boyutu katlanarak artan ve sıklıkla gündeme gelen iklim krizi, hidrojen enerjisi üretimini küresel çapta güçlü bir çözüm haline getiriyor. 

Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül, fosil yakıtlara dayalı olan enerji üretimi ve tüketiminin yaratmış olduğu çevre kirliliğini önleyebilmek adına daha sürdürülebilir ve temiz olan hidrojen enerjisinin üretimi ve uygulanabilirliğini WIN EURASIA 2024’te kuracakları Hidrojen Özel Alanı’nda ele alınacağını söyledi.

Ulaşımdan sanayiye, yenilenebilir enerji entegrasyonundan yeşil kimyasal üretimine kadar birçok farklı alanda kullanılma potansiyeli bulunan hidrojen enerjisinin Avrupa Birliği sınırları içerisinde önümüzdeki süreçte 130 milyar dolarlık projenin hayata geçmesine zemin hazırlayacak. Avrupa Birliği’nin 2050 yılındaki sıfır emisyon hedefini hidrojen enerjisiyle gerçekleştirmesi için 1 trilyon avroluk bir bütçe ayırması öngörülüyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de endüstrinin gündeminde yer alan hidrojeni kullanarak karbon sıfır bir ekonomi modeli oluşturmak amacıyla, Enerji Bakanlığı’nın 2023 yılında hazırladığı “Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası” çalışmasına göre, Türkiye 2030’a kadar 2 gigavat (GW), 2035’e kadar 5 GW, 2053’e kadar ise 70 GW hidrojen üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyor.

FUARDA “HİDROJEN ÖZEL ALANI”

Geride bıraktığımız 30 yılda yüzlerce firma ile binlerce yeniliğe, sayısız ürün lansmanına ev sahipliği yapan WIN EURASIA, bu yıl da endüstriyel dönüşüme son dönemde dünyada sık sık tartışılmaya başlanan Hidrojen Özel Alanı ile öncülük etmeye hazırlanıyor. Ağır sanayi gibi hidrojen enerjisinin yoğun kullanıldığı sektörler için hidrojen enerjisinin üretimi, depolanması, taşınması ve kullanımına ilişkin teknolojiler WIN EURASIA’daki Hidrojen Özel Alanı’nında olacak. 

Hidrojen enerjisi ile ilgili altyapıların geliştirilmesi üzerine yeniliklerin de sergileneceği özel alanla birlikte WIN EURASIA; alanının en güçlü fuarı olma misyonunu devam ettirecek.  30 yıldır yükselen bir grafikle düzenlenen fuar; enerji, elektrik ve elektronik teknolojileri, lojistik, tedarik zinciri yönetimi ve iç lojistik çözümleri, kaynak ve robotik kaynak teknolojileri, endüstriyel otomasyon ve fabrika otomasyon sistemleri, endüstriyel üretim makinaları sektörlerini tek çatı altında bir araya getiriyor. Fuarda bu yıl düzenlenecek konferans ve panellerle; alanında uzman konuşmacılar sektöre dair en yeni teknolojileri ve en güncel konuları gündeme taşıyarak enerji sektörünün geleceğine ışık tutacak.

YENİ GELİŞMELER VE YATIRIMLAR TAKİP EDİLEBİLECEK 

Kurulacak hidrojen özel alanı ile birlikte enerjide sürdürülebilir çözümlere dikkat çekmeyi hedeflediklerini belirten Mengül, “Bu yıl yenilenebilir enerji teknolojisine önem vereceğimiz bir yıl olacak. Enerji sektörü gelişen teknolojiler odağında ürettiği teknolojilerin yanı sıra son yıllarda kaynakların çevreye olan etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalarıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Fuarımızda yer alacak enerji danışma hizmetleri gibi pek çok ürün ve çözüm sektörün geleceğine ışık tutacak. Fuarda hidrojene dayalı endüstriyel dönüşümde rol oynayan firmaların en yeni çözümleri görülebilecek. Firmalar ayrıca yeni ürünleri doğrudan deneyimleme imkanına sahip olacak. Hidrojen Özel Alanı’nda fosil yakıtlara dayalı enerji üretim ve tüketimi yerine daha sürdürülebilir olan temiz hidrojen enerjisinin üretimi ve uygulanabilirliği görülebilecek.  Firmalar burada Türkiye’de gerçekleşen yeni yatırımları da görme fırsatı bulacaklar. Ayrıca firmalar hidrojen enerjisine dair gelişmeleri 4 gün boyunca Hidrojen sahnesinde düzenlenecek seminer ve paneller ile sektörün önde gelen isimlerinden dinleme imkânı bulacak. Özetle tüm dünyadan gelecek ziyaretçilerle de sektörün ticaret hacminin gelişimine de önemli bir katkıda bulunacağız” dedi.

Ücretsiz kayıt için: https://platform.win-eurasia.com/register/tr?tag=H2_feature_area

Teksas’ta yeşil hidrojenle E-Yakıt üretilecek

Hidrojen Haber- Infinium, Teksas’ın Corpus Christi kentinde devrim niteliğinde bir adım atarak yeşil hidrojen bazlı e-yakıtların “ticari ölçekli” üretimine başladı. Bu girişim, çevre dostu enerji çözümlerine olan küresel talebi karşılamaya yönelik önemli bir ilerleme olarak görülüyor.

Yerinde elektrolizörler ve katalizörlerle donatılmış olan Project Pathfinder, karbon yakalama ve yeşil hidrojenden, patentli bir süreçle e-yakıtlar üretiyor. Uluslararası Sürdürülebilirlik ve Karbon Sertifikasyonu’ndan (ISCC) ISCC PLUS sertifikası alan bu e-yakıtlar, ağır nakliye ve kimyasal proseslerde fosil yakıtların yerini almayı hedefliyor.

Infinium CEO’su Robert Schuetzle, teknoloji ve proje geliştirme konusundaki yenilikçi yaklaşımlarının, e-yakıt üretim sürecini hızlandırmalarını ve küresel ölçekte e-yakıt üretimini genişletmelerini sağladığını belirtiyor. Şirket, ABD, AB, Japonya ve Avustralya’da geliştirilmekte olan 12’den fazla projeyi, gelecekteki girişimler için en iyi uygulamaları belirlemek amacıyla kullanmayı planlıyor.

 Infinium’un bu tesisinin, alternatif yakıt pazarında önemli bir rol oynaması ve 2026’dan itibaren petrol taleplerinin düşmesine katkıda bulunması bekleniyor.

Gemicilikte yeni teknoloji: Konteynerli yakıt hücresi

Hidrojen Haber- Norveçli teknoloji geliştiricisi TECO 2030‘un sıkıştırılmış hidrojen yakıt hücresi sistemleri, tüm gemi tiplerinde uygulanabilirlik ve güvenlik açısından sınıflandırma kuruluşu DNV‘den “prensipte onay (AiP)” aldı.

TECO 2030, DNV’nin AiP’sinin “hiçbir engelleyici koşul içermediğini ve TECO 2030’un sıkıştırılmış hidrojen yakıt sistemi tasarımının uygulanabilirliğini ve güvenliğini teyit ettiğini” söyledi. Bu sistemler tüm gemi tiplerine uygulanabilecek şekilde tasarlandı ve yakıt ikmal sistemi, atıl tank bağlantı alanı, yakıt depolama ambar alanı, yakıt besleme sistemi (basınç kontrolü dahil) ve gaz tahliye sistemi gibi temel bileşenleri kapsıyor.

TECO 2030, sistemleri herhangi bir gemide inşa etmeden veya kurmadan önce, her bir gemiye özel olarak hazırlanmış eksiksiz bir dokümantasyon seti sağlayacağını ve yerleşik sınıflandırma prosedürlerini takiben DNV tarafından incelenip onaylanacağını söyledi.

İsveç’te PowerCell Group, Hitachi Energy, Göteborg limanı, Skanska, Volvo Group ve Linde Gas ile “emisyonsuz güç üreten esnek hidrojen-elektrik çözümünün” tanıtımı için işbirliği yaptı.

Proje, deniz taşıtlarının kıyı gücü gereksinimlerinin kullanımına sunuyor. HyFlex adı verilen ürün, yeşil hidrojen kullanırken sera gazı yaymadan şebekeden bağımsız olarak güç üretmek için PowerCell’den 100 kW’lık bir hidrojen yakıt hücresini bataryalarla birlikte kullanan konteynerli bir sistemdir.

HyFlex demo sistemi, 4-17 Mart tarihleri arasında Göteborg Limanı’nda gerçekleştirilen bir gösteri sırasında Volvo Construction Equipment’a ait elektrikli bir ekskavatöre güç sağladı. Dünyanın en büyük endüstriyel gaz şirketi olan Linde Gas, üretim için yeşil hidrojen sağladı. 

Tata ve Cummins  hidrojen İçten yanmalı motor üretecek

Hidrojen Haber- Tata Motors ve Cummins’in 30 yıllık güçlü ortaklığı, ticari araçlar için düşük ve sıfır emisyonlu tahrik teknolojileri üzerine iş birliği yapmak üzere TCPL GES’i kurdu. Hidrojen içten yanmalı motor da üretecek. Tesis, sıfır emisyonlu taşımacılık çözümleri sunarak Hindistan’ın karbon nötr hedeflerine ulaşmasında kilit bir rol oynayacak.

Cummins’in PLANET 2050 konsepti iklim değişikliği, doğal kaynak kullanımı ve toplulukların iyileştirilmesi konularını ele alarak uzun vadeli bir iş stratejisi. Yeni tesisin inşasında sürdürülebilir uygulamalar önceliklendirilmiş, çevre dostu malzemeler ve enerji verimli sistemler kullanılmış.

Tata Motors, ‘Connecting Aspirations’ marka vaadiyle, ticari araçlarda Hindistan pazar lideri ve yolcu araçları pazarında ilk üçte yer alıyor. Şirket, geleceğin mobilitesine yönelik mühendislik ve teknoloji odaklı otomotiv çözümleri sunmayı hedefliyor ve Hindistan’ın Elektrikli Araç (EV) geçişini öncülük ediyor.

Cummins, müşterilerinin enerji geçişini başarıyla yönetmelerine yardımcı olmak için geniş ürün portföyüyle ‘Destination Zero’ stratejisine bağlıdır. Ürünler, gelişmiş dizel, doğalgaz, elektrikli ve hibrit tahrik sistemlerinden hidrojen üretim teknolojilerine ve yakıt hücreli ürünlere kadar uzanmaktadır.

Modüler elektrolizör ezberleri bozacak !

Hidrojen Haber- Ecoclean, Rotterdam’daki 13-15 Mayıs’ta düzenlenecek Dünya Hidrojen Zirvesinde geleceğin enerji kaynaklarından biri olarak görülen yeşil hidrojeni merkezi olarak üretmeyen modüler EcoLyzer’ı sunacak. Bu cihaz, endüstri, ulaşım, elektrik ve ısı kaynaklarının karbondan arındırılmasında önemli bir rol oynayacak.

EcoLyzer, Baden-Württemberg Güneş Enerjisi ve Hidrojen Araştırma Merkezi (ZSW) tarafından geliştirilen ve optimize edilen alkali basınç elektrolizi (AEL) sistem teknolojisine dayanıyor. Bu teknoloji, değerli metaller veya nadir toprak elementleri gibi kaynak açısından kritik hammaddelere ihtiyaç duymadan, uzun vadeli stabiliteleri ve nispeten düşük yatırım maliyetleri ile dikkat çekiyor..

1 ila 20 MW güç aralığında ölçeklenebilir olan EcoLyzer, enerji üreticilerine yakın bir konumda kurularak, güneş, rüzgar veya su gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektriği, yüksek gaz kalitesinde yeşil hidrojene dönüştürüyor. Bu sayede, fosil yakıtların yerini alarak karbon nötr mobiliteye katkıda bulunuyor.

Ecoclean’in sunmuş olduğu bu çözüm, endüstriyel ve ulaşım şirketlerinin yanı sıra enerji tedarikçileri ve iklim nötr enerji çözümlerinin sistem sağlayıcıları için ideal bir çözüm haline geliyor. Modüler üniteler olarak tasarlanan EcoLyzer’lar, şu anda 40 ft’lik konteynerlerde 1 MW’tan 3 MW’a kadar üç model varyantında mevcut ve on iki aylık nispeten kısa teslimat süreleriyle uygun maliyetli üretim sağlıyor.