Ana Sayfa Blog Sayfa 244

Hidrojenli araçlar karbon salımını önlemede elektriğin gerisinde

Almanya’da yapılmış bir araştırmaya göre, hidrojen kullanımı diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına göre bazı sektörlerde karbon salımını önlemede daha düşük etki sağlıyor.

Enerji Günlüğü-Almanya’da yapılan bir araştırma yenilenebilir enerji kaynaklarının direkt kullanımında sağladıkları karbon salımı düşüş seviyesi ile yeşil hidrojene dönüştürülüp kullanıldığındaki düşüş seviyesini farklı alanlarda kıyasladı. Araştırmadaki düşüş seviyeleri, fosil yakıtlarının karbon salımı taban alınarak hesaplandı. 

Örneğin, doğal gaz yerine ısı pompası ile ısınma sağlamak her 1 MWh (megavat saat) enerji için 602 kg karbon salımı önlerken, yeşil hidrojen kullanmak 129 kg karbon salımı önledi. Arabalarda ise elektrikli araçlar MWh başına 833 kg karbon salımı önlerken yeşil hidrojen ise 277 kg karbon salımı önledi. 

Bu verilerin aksine çelik sektöründe yeşil hidrojen MWh başına 580 kg salımı önleyerek en çevre dostu opsiyon oldu. Ancak endüstriyel kazanlarda ise ısı pompaları, yeşil hidrojene göre 4 kat daha fazla salınım engelledi. 

Hidrojenin geleceği ‘Temiz Amonyak’ raporunda

Raporda amonyağın; kimya, madencilik, soğutma ve özellikle sentetik gübre yapımındaki kullanımı nedeniyle küresel bir emtia olarak stratejik önemine dikkat çekildi. Hidrojenin Avrupa’da halen büyük ölçüde doğalgaz kullanılarak elde edildiği belirtilen raporda, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen hidrojenin yaygınlaşıp sektörde kullanılması durumunda amonyak imalat sanayiinin neredeyse tamamen karbonsuzlaşabileceği kaydedildi. 

Operasyonun maliyetiyle ilgili detaylara da yer verilen raporda, hidrojenin üretimi ve depolanmasıyla ilgili çeşitli projeksiyonlar da bulunuyor. 

Hydrogen Europe’un Temiz Amonyak raporunun İngilizce tam metnini indirmek için tıklayın!

IRENA: Hidrojen piyasasında ticaret için sertifika şart

“Küresel Bir Hidrojen Pazarı Oluşturmak – Ticaret için Sertifikasyon” (Creating A Global Hydrogen Market – Certification to Enable Trade) başlıklı rapora göre küresel dekarbonizasyon ihtiyacını karşılamak için yenilenebilir hidrojen talebi arttıkça, sınırlı üretim kapasitesine sahip bölgelerin yenilenebilir hidrojen ithal etmesi gerekecek. Bol miktarda yenilenebilir enerjiye sahip ve hidrojen ihraç etme potansiyeline sahip bölgelerle ticaret geliştirilecek. Bu nedenle, uluslararası hidrojen ticareti, çeşitli hidrojen formlarını, bunlarla ilişkili karbon ayak izlerini ve diğer sürdürülebilirlik kriterlerini tanımlamak için bir sertifikalandırma sistemi gerektirecek.

Mevcut hidrojen sertifikasyon sistemlerinin hiçbirinin sınır ötesi ticaret için uygun olmadığına dikkat çeken IRENA, standardizasyon ve uyumlaştırmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti. 

Raporda şu ifadelere yer verildi: 

“Güvenilir bir kalite altyapısı ve şeffaf bir gözetim zinciri, hidrojen sertifikalarına güven ve itimat oluşturmak için de gereklidir. Hidrojen ticaretini kolaylaştırmanın ötesinde, sertifikalar hidrojen türevleri veya çelik veya amonyak gibi diğer yeşil emtia ticaretini teşvik etmeye yardımcı olabilir.”

IRENA’nın raporunun İngilizce tam metnini indirmek veya görüntülemek için tıklayın!

Türkiye hidrojende yol haritasını çizdi

Hidrojenhaber – Türkiye’nin hidrojende yol haritası belli oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca hazırlanan “Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası” adlı raporda hidrojenin iklim değişikliği ile mücadelede önemine dikkat çekildi. Hidrojen teknolojilerinin yerli ve milli geliştirilmesi gerekliliğinin altı çizilen belgede, Türkiye’nin bu alanda gelişmek için büyük bir potansiyeli olduğu kaydedildi. 

2030, 2035 ve 2053 yıllarına ilişkin hedeflerin de paylaşıldığı yol haritasında; mevzuatın uygun hale getirilmesi, teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi ve kamu-özel sektör işbirliklerinin oluşturulması gibi atılması gereken adımlar sıralandı. 

Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası’nın tam metnini pdf belgesi olarak indirmek için tıklayın!

Hydrogen Council’in raporu ‘kamu-özel sektör ortaklığı’ tavsiye ediyor 

Raporda dünyanın pek çok ülkesinde büyüklü küçüklü hidrojen projeleri geliştirildiği, ancak projelerin hayata geçirilmesinin geciktiği ifade edildi. Hidrojen Konseyi’nin raporunda;İ maliyetleri toplamı 240 milyar doları bulan büyük ölçekli 680 projenin teklif edildiği, ancak bunun sadece yüzde 10’luk bir kısmının son yatırım kararı noktasına kadar gelebildiği belirtildi. 

Olgunlaştırılmış projelere yatırım yapılmasına ihtiyaç duyulduğu ifade edilen raporda, kamu ve özel sektör ortaklıklarının acilen hidrojen projelerine eğilmesi gerektiği kaydedildi. 

Hydrogen Council’in Hidrojene Bakış 2022 raporunun İngilizce tam metnini görüntülemek için tıklayın! 

IEA’nın Küresel Hidrojen Raporu 2022

Raporda hidrojen talebinin, rafineri işletmeleri ve imalat sanayiinden gelen yüksek talep sayesinde her geçen gün arttığına işaret edildi. Düşük emisyonlu hidrojen üretimi için çok sayıda proje geliştirildiği, ancak projelerin bir türlü yatırım aşamasına geçemediğine dikkat çekilen raporda, elektrolizör üretim kapasitesinin, hidrojen tedarik zincirinin devamlılığı için kritik olduğu ifade edildi. 

Raporda; 2020’lerin sonuna doğru yüksek hacimlerde hidrojen ticaretinin mümkün olduğu belirtilirken, küresel enerjide yaşanan krizlerin hidrojen endüstrisinin gelişimine hız kazandırabileceği kaydedildi. 

Uluslararası Enerji Ajansı’nın raporunun İngilizce tam metnini indirmek için tıklayın!