HidrojenHaber – Avrupa Birliği (AB), Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda karbon kaçağını önlemek ve adil rekabeti sağlamak amacıyla Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nı (CBAM) 1 Ocak 2026 itibarıyla resmen devreye alıyor. Yaklaşık iki yıllık geçiş döneminin ardından başlayacak olan bu yeni dönemde, AB dışından ithal edilen karbon yoğun ürünler için emisyon miktarı kadar karbon sertifikası satın alınması zorunlu olacak.
DEMİR-ÇELİK, HİDROJEN VE ELEKTRİK İLK SIRADA
İlk aşamada demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsayacak olan mekanizma, 2028 yılından itibaren vida ve cıvata gibi alt ürünleri (downstream) de içine alacak şekilde genişletilecek. Sertifika fiyatları AB Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) haftalık ortalama karbon fiyatına göre belirlenecek olsa da, Ekim 2025’te kabul edilen sadeleştirme paketi ile sertifika satışları 2027’ye ertelendi. Ayrıca, elektrik ve hidrojen hariç olmak üzere, yıllık 50 tonun altındaki ithalatlar muafiyet kapsamına alındı.
TÜRKİYE İÇİN HEM RİSK HEM FIRSAT
Türkiye’nin AB’ye yaptığı ihracatın yaklaşık %7’sini oluşturan ağır sanayi kalemleri doğrudan CBAM kapsamına giriyor. Bu durum Türk sanayicisi için ciddi bir maliyet ve rekabet baskısı yaratsa da, temiz teknoloji ve yeşil hidrojen yatırımlarıyla bu sürecin bir fırsata dönüştürülebileceği belirtiliyor. Karbon maliyetinden kaçınmak isteyen ihracatçılar için üretim süreçlerini hızla karbonsuzlaştırmak ve yenilenebilir enerjiye geçmek artık bir seçenekten ziyade hayatta kalma stratejisi haline geliyor.
Etiketler: Avrupa Birliği, AB, CBAM, Sınırda Karbon, Yeşil Mutabakat, Karbon Sertifikası, İhracat, Türkiye, Sanayide Dönüşüm



