HidrojenHaber – Küresel enerji jeopolitiği, Güney Amerika ekseninde ısınmaya devam ediyor. Enerji Günlüğü tarafından yayımlanan analizde, ABD’nin Venezuela üzerindeki baskılarını artırmasının tesadüf olmadığı, bu durumun doğrudan dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülkenin kaynaklarını kontrol etme arzusuyla ilgili olduğu vurgulanıyor. Enerji, bu çatışmanın hem sebebi hem de en güçlü silahı olarak öne çıkıyor.
PETROL REZERVLERİ VE KÜRESEL GÜÇ DENGESİ
Analiz, Venezuela’nın Orinoco Kuşağı’ndaki ağır ham petrol rezervlerinin, ABD’nin enerji arz çeşitlendirmesi stratejisi için ne denli kritik olduğunu ortaya koyuyor. Uygulanan yaptırımlar ve siyasi baskılar, sadece bir rejim değişikliği çabası değil; aynı zamanda küresel petrol piyasalarındaki fiyatlandırma ve üretim kotaları üzerinde hakimiyet kurma mücadelesi olarak nitelendiriliyor. Bu durum, enerji güvenliğinin ulusal güvenlikten ayrı düşünülemeyeceğini bir kez daha kanıtlıyor.
DÖNÜŞÜM ÇAĞINDA GELENEKSEL KAYNAK MÜCADELESİ
Dünya yeşil enerjiye geçişi tartışırken, geleneksel fosil yakıt rezervleri üzerindeki bu denli sert bir mücadelenin sürmesi, enerji dönüşümünün sancılı geçeceğine işaret ediyor. Venezuela’daki krizin derinleşmesi, sadece bölge ekonomisini değil, aynı zamanda küresel enerji lojistiğini de doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, enerji kaynaklarının birer yaptırım aracına dönüşmesinin, enerji diplomasisinde ‘silah olarak enerji’ dönemini körüklediği uyarısında bulunuyor.
Etiketler: ABD, Venezuela, Jeopolitik, Petrol, Enerji Günlüğü, Enerji Savaşı, Yaptırımlar, Arz Güvenliği
