HidrojenHaber – Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM), tekstil sektörünün geleceğini mercek altına alan “Türkiye ve Dünyada Hızlı Moda Sektörünün Çevre, İklim ve Emek Maliyeti” başlıklı politika notunu yayımladı. Rapora göre sektör; enerji yoğun üretim süreçleri, sentetik elyafa artan bağımlılık ve işçi sağlığı riskleri nedeniyle çok boyutlu bir dönüşüm baskısı altında. 2024 itibarıyla 132 milyon tona ulaşan küresel elyaf üretiminin 2030’da 169 milyon tonu aşması beklenirken, bu artışın ana itici gücünü fosil yakıt temelli polyester oluşturuyor.
GERİ DÖNÜŞÜMDE “YÜZDE 1” ÇIKMAZI
Araştırmacı Sedat Gündoğdu tarafından hazırlanan çalışmada, tekstil sektörünün döngüsellik iddiaları ile gerçekler arasındaki uçurum gözler önüne serildi. Verilere göre, tekstilden-tekstile geri dönüşümün payı küresel ölçekte halen %1’in altında seyrediyor. Mevcut geri dönüştürülmüş liflerin %90’ından fazlası ise tekstil atıklarından değil, plastik şişelerden elde ediliyor. Bu durum, sektörün mevcut iş modeli ile küresel iklim hedefleri arasında yapısal bir uyumsuzluk olduğunu kanıtlıyor.
TÜRKİYE İÇİN 2030 VE 2040 YOL HARİTASI
İPM politika notunda, Türkiye’nin yüksek ihracat kapasitesini koruyabilmesi için sentetik elyaf kullanımının azaltılmasına yönelik ulusal bir yol haritası hazırlanması gerektiği vurgulandı. Raporda; dijital ürün pasaportu kullanımı, mikrofiber salım eşiklerinin tanımlanması ve keten, kenevir gibi doğal liflerin Ar-Ge destekleriyle teşvik edilmesi gibi somut çözüm önerileri sunuldu. Ayrıca, tedarik zinciri sözleşmelerine “yaşam ücreti” ve “iklim risklerine uyum” maddelerinin eklenmesi çağrısı yapıldı.
Etiketler: Hızlı moda, tekstil sektörü, sürdürülebilirlik, İPM, sentetik elyaf, geri dönüşüm, iklim değişikliği
