HidrojenHaber – Japon sanayi şirketleri, yeşil hidrojen tedarikini güvence altına almak amacıyla Yeni Zelanda’yı önemli bir üretim ve ihracat merkezi haline getirmeyi hedefleyen yeni bir girişim başlattı.
Obayashi Corporation, Kawasaki Heavy Industries, Mitsui O.S.K. Lines ve Chiyoda Corporation tarafından oluşturulan konsorsiyum, Japonya ile Yeni Zelanda arasında bir “hidrojen koridoru” kurmak için fizibilite çalışmalarına başladı. Proje kapsamında Yeni Zelanda’da üretilecek yeşil hidrojenin Japonya’ya ihraç edilmesini sağlayacak bir tedarik zinciri oluşturulması planlanıyor.
Çalışmaların 2026 mali yılında başlaması ve ticari ölçekte hidrojen ticaretinin 2030’ların başında hayata geçirilmesi hedefleniyor.
JAPONYA İÇİN ENERJİ GÜVENLİĞİ
Japonya düşük enerji öz yeterlilik oranına sahip bir ülke olduğu için uzun vadede büyük ölçekli yeşil hidrojen ihtiyacını yalnızca yerli üretimle karşılaması zor görülüyor. Bu nedenle ülke, uluslararası tedarik zincirleri oluşturarak hidrojen ithalatını artırmayı planlıyor.
Hidrojenin özellikle çelik, kimya ve ağır sanayi gibi karbonsuzlaştırılması zor sektörlerde önemli bir rol oynaması bekleniyor. Aynı zamanda elektrik üretiminde hidrojenle birlikte yakma uygulamalarının da yaygınlaşabileceği değerlendiriliyor.
YENİ ZELANDA’NIN AVANTAJI: YENİLENEBİLİR ENERJİ
Yeni Zelanda’nın jeotermal ve hidroelektrik başta olmak üzere güçlü yenilenebilir enerji kaynaklarına sahip olması, ülkeyi yeşil hidrojen üretimi için cazip bir merkez haline getiriyor. Ülkede elektrik üretiminin büyük bölümü yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor ve bu durum düşük karbonlu hidrojen üretimi için uygun bir zemin oluşturuyor.
Kurulması planlanan hidrojen koridoru kapsamında üretim tesisleri, ihracat terminalleri, taşıma altyapısı ve uzun vadeli ticari sözleşmeler gibi tüm tedarik zinciri unsurları değerlendirilecek.
Projenin Japonya’nın karbon nötr hedeflerine katkı sağlaması ve Yeni Zelanda’da yeni bir ihracat sektörünün oluşmasına yardımcı olması bekleniyor.



