Ana Sayfa Blog Sayfa 125

IEA: Temiz enerji pazarı 2 trilyon doları aşacak

HidrojenHaber – Dünyada güneş ve rüzgar enerjisi, elektrikli araçlar, bataryalar ve ısı pompaları gibi temiz enerji teknolojilerinin mevcut pazar büyüklüğünün on yılda üç kat artması bekleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) tahminlerine göre pazarın büyüklüğü 2035 yılında 2 trilyon doları aşarak fosil yakıt pazarını yakalayacak.

Raporun orijinal İngilizce tam metnini görüntülemek/indirmek için tıklayın!

Ajansın Enerji Teknoloji Perspektifleri 2024 Raporu’na göre, temiz enerji dönüşümünün hızlanmasıyla dünya genelinde güneş ve rüzgar enerjisi, elektrikli araçlar, bataryalar, elektrolizörler ve ısı pompaları gibi ürünlerin yeraldığı temiz enerji teknoloji pazarının 2035 yılında 2 trilyon doları aşmasını bekliyor. Temiz teknoloji pazarında öngörülen bu rakam, dünya ham petrol pazarının son yıllardaki büyüklüğüne yakın bir seviye olması itibariyle dikkat çekiyor. Pazarın 2023 yılındaki büyüklüğü 700 milyar dolar düzeyinde hesaplanıyor.

TİCARET 3’E KATLANACAK

Raporda temiz teknoloji ticaretinin de hızla artması bekleniyor. On yıl içinde bu rakamın da üç kattan fazla artarak 575 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu ise bugünkü küresel doğal gaz ticaretinden %50 daha fazla.

Çin’in öngörülebilir gelecekte dünyanın temiz enerji teknolojileri üretim merkezi olarak kalmayı sürdürmesi bekleniyor. Mevcut politika düzenlemelerine göre, Çin’in temiz enerji teknoloji ihracatının 2035’te 340 milyar doları aşması bekleniyor ve bu Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin bu yılki toplam petrol ihracat gelirine denk geliyor.

DÖNÜŞÜMDE BÜYÜK FIRSAT

IEA Başkanı Fatih Birol yaptığı açıklamada, temiz enerji teknolojileri pazarının gelecek 10 yılda hızla büyüyeceğini ve fosil yakıt pazarına yetişeceğini belirterek, temiz enerji dönüşümünün büyük bir ekonomik fırsat sunduğunu kaydetti. Birol, “Bununla birlikte, hükümetler enerji ve iklim hedeflerinde ilerlemenin yanı sıra sürekli rekabet, inovasyon ve maliyet düşüşlerini de teşvik eden önlemler geliştirmeye çalışmalı” uyarısında bulundu.

Elektrik faturalarına yeni düzenleme

HidrojenHaber – Gazetecilerin elektrik ve doğal gaz faturalarıyla ilgili sorularını yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, elektrik ve doğal gazda büyük zam olacağı iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Bakan Alparslan Bayraktar, elektrik ve doğal gazda devlet desteklerini gerçekten ihtiyaç sahibi olan vatandaşlara yansıtacaklarını belirterek Türkiye ortalamasının iki katından fazla tüketimi olanların maliyeti karşılayacağını söyledi.

Bayraktar, bu alanda devletin ciddi bir desteği olduğunu söyleyerek, “Desteklerin gerçekten ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yansıması noktasında desteğe ihtiyaç duymayan, tüketimi yüksek olan grupların elektriğin ve doğal gazın gerçek maliyetlerini karşılamasıyla alakalı bir düşüncemiz var” dedi.

ORTALAMANIN İKİ KATI TÜKETİM

Türkiye’deki hanelerde aylık ortalama 200 kilotavatsaatlik bir elektrik tüketimi olduğuna işaret eden Bayraktar, “EPDK’nın yaptığı son düzenlemeyle ayda 2 katından daha fazla yani 417 kilovatsaat tüketimi olan vatandaşlar, konutlar, elektriğin gerçek maliyeti neyse onu Şubat ayından sonra ödemeye başlayacaklar. Yapılan düzenleme esas itibarıyla bu” diye konuştu.

Bayraktar, Türkiye ortalamasında tüketim yapıldığında elektrik faturasının ayda yaklaşık 414 lira geldiğini vurgulayarak “Ocak’ta da 414 lira ödemeye devam edeceksiniz. Ama 400 kilovatsaat yani normal tüketimin 2 katından daha fazla ayda bin 50 liralık bir fatura geliyorsa sen zaten 417 kilovatsaatlik tüketimi aşıyorsun demektir, desteklenecek grupta değilsin demektir” ifadelerini kullandı.

ABONELERİN %3’Ü ETKİLENECEK

Türkiye’de 40 milyon mesken abonesi bulunduğunu bunun da yüzde 3’ünün yani 1,2 milyon abonenin bu durumdan etkilenebileceğinin altını çizen Bayraktar, “Bunlar da dediğim gibi yüksek tüketim grubu olan, evi büyük olan, evinde daha çok elektrikli eşya kullanan, belki elektrikli aracı olan kesimler. Bunlar elektrik fiyatını daha maliyetine uygun şekilde ödeyecek. Düzenleme bunu içeriyor” diye konuştu.

İSTİSNALARA DESTEK SÜRECEK

Bayraktar, desteğin, gerçekten ihtiyaç sahibi olan vatandaşlara yapılması gerektiğini kaydederek “Elbette ki burada istisnalar yapacağız. Camiler, cemevleri vs. onları mesken gurubuna zaten sokmuştuk. Onlar yine o istisnalarına devam edecek. Böyle özel hassasiyet gösterdiğimiz yerler var. Hakikaten bir desteğe, ilave olarak devletin bir sübvansiyonuna ihtiyaç duymayan kesimlere bunu vermenin de anlamlı olmadığını düşünüyoruz” dedi..

Suudi Enerji Bakanı: Yeşil hidrojen ihracatına hazırız

HidrojenHaber – Suudi Arabistan’ın yeşil ve temiz hidrojenin en büyük üreticisi olduğunu söyleyen Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Salman, ülkesinin bunu dünyanın her yerine ihraç etmeye hazır olduklarını söyledi. Salı günü Riyad’da düzenlenen 8. Gelecek Yatırım Girişimi organizasyonu kapsamında “Yeni Enerji Ekonomileri” konulu özel bir oturumda konuşma yapan Prens, Suudi Arabistan’ın ekonomisini çeşitlendirmek ve iş fırsatları yaratmak için vargücüyle çalıştığını ifade etti.

Enerji dönüşümünden finansal olarak faydalanacak tek ülkenin Suudi Arabistan olacağını savunan Prens Abdulaziz, “Ekonomik çeşitliliğimizi artırmak, değer yaratmak, tedarik zinciri esnekliği sağlamak ve iş fırsatları yaratmak istiyoruz. Bunun için her türlü enerjiyi ihraç etmek, çevrimsel karbon ekonomisini kullanmak, üretilmiş ve tasarlanmış tüm ürünlerin imalatına ve ihracatına atılmak için çalışıyoruz. Yenilenebilir enerji üretim fiyatlarında rekor sayılara ulaşmaya devam ediyoruz. Suudi Arabistan’da her yıl 20 gigawatt kadar yenilenebilir enerji sağlanacak. Yenilenebilir enerji üretmek için uygun sahaları belirlemek için çalışıyoruz.” diye konuştu.

Bakan, Suudi Arabistan‘ın 2020’den bu yana 44 gigawatt yenilenebilir enerji ürettiğini, bunun İngiltere’deki toplam kurulu gücün yaklaşık yarısını ve İsveç’tekinin ise yüzde 90’ına eşit olduğunu söyledi. Prens Abdulaziz “Aslında en büyük hidrojen üreticisiyiz. Yeşil ve temiz hidrojeni küresel olarak ihraç etmeye hazırız” dedi.

“Kamu Yatırım Fonu ile karbon piyasasını mümkün olan en iyi şekilde başlatmak için çalışmaya devam ediyoruz” diye konuşan Suudi Enerji Bakanı Prens Abdulaziz; enerji güvenliği kavramının mineralleri ve ham maddeleri içerecek şekilde değişeceğine dikkat çekerek bu alanda da çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Caterpillar hidrojenli motor geliştirecek

HidrojenHaber – İnşaat makinaları alanında önde gelen uluslararası üreticilerden Caterpillar, gelişmiş hibrit hidrojen çözümü amaçlayan üç yıllık bir program başlattı. Şirket, bu süreçte geleneksel dizel motorların güç yoğunluğuna ve geçici performansına yetişebilecek hidrojen yakıtlı motorlar geliştirecek. Ar-ge sürecinde modern kontrol sistemleri ve elektrikli hibrit parçalar kullanılacak.

Açıklamaya göre programın temelinde, hibrit teknolojisini hidrojen yakıtıyla entegre etmek bulunuyor. Girişime San Antonio, Teksas ve Chillicothe, Illinois’deki Caterpillar tesisleri ev sahipliği yapacak. Girişime zaman içinde akademik ve endüstriyel ortaklar da eklenecek. Motor, Caterpillar’ın mevcut platformlarına dahil edilecek, uzun çalışma süreleri boyunca çok fazla güç gerektiren madencilik ve inşaat gibi arazi dışı sektörlerde test edilecek. Proje, ABD Enerji Bakanlığı Araç Teknolojisi Ofisi tarafından da finansal olarak desteklenecek.

Geliştirme projesinde 13 litrelik Cat C13D motor platformu kullanılacak. Mart 2023’te Las Vegas’taki Conexpo/CON ticaret fuarında ilk kez sergilenen C13D’nin dizel versiyonları, 3.200 Nm’lik maksimum torkla 456 ila 690 beygir güç üretebiliyor.

Finlandiyalı Neste hidrojen yatırımını rafa kaldırdı

HidrojenHaber – Finlandiya merkezli geri dönüşüm ve atıktan yakıt üretim şirketi Neste, hidrojen yatırım planını yeniden değerlendirme kararı aldı. Şirket, Porvoo rafinerisinde 120 MW’lık bir elektrolizör yatırımını da şimdilik rafa kaldırdı.

Yatırım planının Mayıs 2023’te başlayan temel mühendislik aşamasının tamamlanmasının ardından gelen açıklamaya göre, zorlu piyasa koşulları ve şirketin finansal performansı yeni yatırımların tekrar değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya çıkardı. Finlandiya’da hükümetin ülke çapında hidrojen dağıtım yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve yenilenebilir hidrojen kullanımına ilişkin sınırlamalar yatırımı erteleme kararında etkili oldu.

RESMİ SINIRLAMALAR YATIRIMI ERTELETTİ

Sınırlamaların bu boyuttaki bir elektrolizörü ekonomik olmaktan çıkardığını ifade eden Neste Petrol Ürünleri iş biriminden sorumlu Başkan Yardımcısı Markku Korvenranta, “Porvoo’da yenilenebilir hidrojeni güvence altına almak için alternatif yolları değerlendiriyoruz. Porvoo rafinerisinde yenilenebilir hidrojeni kullanma ve aynı zamanda Finlandiya‘nın yenilenebilir yakıtlar dağıtım yükümlülüğünün yerine getirilmesine katkıda bulunma hedefimiz devam ediyor. Ortaklarımızla birlikte Porvoo rafinerimizle bağlantılı hidrojen ekosistemleri geliştirme çalışmalarına devam ediyoruz” diye konuştu.

Neste, Finlandiya’da atıkları yenilenebilir yakıtlara ve ham maddelere dönüştürme alanında faaliyet gösteren, hisseleri Helsinki Borsası’nda işlem gören bir teknoloji şirketi. Sürdürülebilir havacılık yakıtı ve yenilenebilir dizelin dünyada önde gelen üreticilerinden biri olan Neste, Porvoo petrol rafinerisini Avrupa’nın en sürdürülebilir rafinerisi yapmayı hedefliyor. 2023 yılı cirosu 22,9 milyar avro seviyesinde olan şirket, 2035 yılına kadar karbon-nötr üretime ulaşmayı amaçlıyor.

Rzeszow 20 hidrojenli otobüs alacak

HidrojenHaber – Polonya’nın Rzezsow kentinde belediye, 98 milyon Polonya Zlotisi (yaklaşık 24 milyon ABD Doları) karşılığında 20 adet hidrojenli otobüsü satın alacak. Rzezsow, satış bedelinin 69,6 milyon zlotisini (yaklaşık 17 milyon ABD doları) sağladığı eko finansmanla ödeyecek.

Polonya Çevre Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada satın alma için kullanılacak finansmanın ‘Ulusal Kurtarma ve Dayanıklılık Planı’ kapsamındaki bir hibe ile karşılanacağını bildirdi.

Ülkede ulaşımın karbonsuzlaştırılmasına yönelik destek, toplam bütçesi 5 milyar zloti (yaklaşık 1,2 milyar dolar) olan eş finansman programları aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Programa dahil olan yatırımlar; hafif elektrikli araçlar, elektrikli ve hidrojenli otobüslerin satın alınması ve şarj ve yakıt ikmal altyapısının genişletilmesini de kapsıyor.

Polonya’da Bakanlar kurulu, yaygın olarak “hidrojen yasası” olarak bilinen bir yasa tasarısını geçtiğimiz günlerde kabul etti. Bakan Paulina Hennig-Kloska, yasa sayesinde Polonya’nın 2025’in başında hidrojen piyasası için kapsamlı bir yasal çerçeveye sahip olan Avrupa Birliği’ndeki birkaç ülkeden biri olacağını söyledi.

CW Enerji ‘güneş ve hidrojen’ diyor

HidrojenHaber – Antalya merkezli solar ekipman üreticisi ve mühendislik firması CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, dünyada sürdürülebilir enerji çözümlerinin giderek daha fazla önem kazanmaya başladığına dikkat çekti. Sarvan’a göre enerjiye ulaşmada güneş ve yeşil hidrojenin geleceğin enerji kaynakları olacak.

Tarık Sarvan, küresel iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, yenilenebilir enerji kaynaklarına olan talebin her geçen gün artığını söyledi. Sarma, bu süreçte güneş ve hidrojen enerjisi birlikteliğinin geleceğin enerji çözümleri olarak öne çıktığını ifade etti. 

Yenilenebilir ve çevre dostu yapılarıyla bu iki enerji kaynağının oldukça önemli olduğunun altını çizen CW Enerji YK Başkanı Sarvan, “Güneş enerjisi, dünyanın en bol ve yenilenebilir enerji kaynaklarından biri. Hidrojen ise güneş enerjisine mükemmel bir tamamlayıcı olarak kabul ediliyor. Enerji depolama çözümleri arayışında hidrojen, yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilerek depolanıp daha sonra gerektiğinde enerjiye dönüştürülebiliyor. Güneş ve hidrojen enerjisi, geleceğin enerji sistemlerinde birbirini tamamlayan iki temel unsur diyebiliriz” dedi. 

HİDROJEN PAZARI BÜYÜYOR

Sarvan, “Dünya genelinde hidrojen enerji pazarı son yıllarda önemli gelişmeler kaydetti ve büyük yatırımlar aldı. 2024 itibarıyla temiz hidrojen projelerine yapılan yatırım 2020’de 10 milyar dolarken yedi kat artarak 75 milyar dolara yükseldi. Şu anda hidrojen değer zincirinde 1.500’den fazla proje bulunuyor. Bu projeler, hidrojen üretiminden altyapı geliştirilmesine kadar farklı alanları kapsıyor” diye konuştu.

Hidrojen ve güneş enerjisinin fosil yakıtların yol açtığı çevresel sorunlara bir çözüm olarak öne çıktığını ifade eden Sarvan, hidrojenin yakıt hücresinde yanma sırasında yalnızca su buharı açığa çıkardığını ve buna bağlı olarak karbon emisyonlarını sıfıra indirme potansiyeli ile temiz enerji hedeflerine ulaşmada büyük bir avantaj sağladığını söyledi. 

TÜRKİYE’NİN HİDROJEN POTANSİYELİ

Özellikle yeşil hidrojenin diğer hidrojen kaynaklarına kıyasla çevresel açıdan daha sürdürülebilir bir seçenek olduğunu dile getiren Sarvan, bu konuda AB’nin ciddi yatırımları olduğunu kaydetti. 

Sarvan, Türkiye’nin bu alanda daha fazla yol alması gerektiğine dikkat çekerek, “Ülkemiz hidrojen konusunda önemli potansiyele sahip. Bu potansiyelin üzerine gidilmesi gerekiyor. Bu nedenle yenilenebilir enerji alt yapısını daha fazla geliştirmeye ihtiyacımız var. Yeşil hidrojen üretimi önümüzdeki yıllarda daha fazla gündeme gelecek. Bu noktada gerek akademik kadrolarımız gerekse de bu sektörde faaliyet gösteren şirketlerimiz için önemli ev ödevleri var. Herkes bu alana yoğunlaşmalı. Bu konuda her türlü akademik çalışmaya destek olacağımızı da ifade etmekten kaçınmıyoruz. Yeşil hidrojen üretimi konusunda ülkemizde büyük bir potansiyel var. Diğer yandan Türkiye’nin Paris Anlaşması’nı onayladığı dikkate alındığında daha kararlı iklim ve enerji dönüşümü hedeflerine ihtiyacımız olduğu bir gerçek” diye konuştu. 

Karbonsuz bir enerji geleceği yaratma yolunda hidrojen teknolojilerinin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Sarvan, özellikle güneş ve rüzgâr gibi enerji kaynaklarından elde edilen enerjinin depolanması ve gerektiğinde kullanılmasına olanak tanıyan yeşil hidrojen enerjisinin enerji depolama çözümleri açısından da büyük bir fırsat sunduğunu söyledi. 

CW ENERJİ’DE HİDROJEN ÇALIŞMALARI

“Hidrojen, temiz enerjiye geçişte çok önemli bir rol oynayacak ve enerji sektöründe devrim yaratma potansiyeline sahip. Gelecek güneş enerjisi ve hidrojende” diyen CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Sarvan, Bakanlığın çalışmaları hakkında da değerlendirmede bulundu. 

Sarvan, “Geçtiğimiz yılın başında Türkiye’de de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ‘Türk Hidrojen Teknolojisi Stratejisi ve Yol Haritası’nı kısa süre önce yayınlandı. Yol Haritası’nda çok önemli vizyonlar ortaya konuldu. Bakanlığımızın çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Bu bilinçle CW Enerji bünyesinde hidrojen konusu ile yakından ilgileniyoruz. Gündüz güneşten alacağımız elektrikle hidrojen üretip depolayıp, daha sonra ya gaz olarak ya da elektriğe çevirip istenilen zamanda istenilen yerde kullanılması üzerine neler yapabileceğimizi değerlendiriyoruz” diye konuştu. 

Solarşarj istasyonları yeşil sertifika aldı

HidrojenHaber – Müşterilerine tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen yeşil enerjiyi tedarik etmeyi amaçlayan Solarşarj’ın tüm istasyonları, ‘Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Belgesi Sistemi’ YEK-G belgesi aldı. 

Solarşarj Genel Müdürü Murat Karagözoğlu, “Ülkemizde elektrikli araç kullanımı düzenli bir şekilde artıyor. 2024 yılında Ağustos sonuna kadar satılan binek otomobillerin %8.4’ü sadece elektrikli olanlar. Buna ‘Hybrid, phb’ gibi diğer elektrikli versiyonlar eklenince oran çok daha artıyor. Bizim gibi şarj hizmeti sağlayan firmalarında bu yeşil dönüşüme ayak uydurması çok önemli. Bu kapsamda biz de yeşil şarj istasyonu sertifikamızı alarak bu değişime pozitif bir katkıda bulunup, geleceğimiz ile ilgili önemli bir adım atıyoruz” dedi. 

YEŞİL ŞARJ İSTASYONLARI

Solarşarj Genel Müdürü Murat Karagözoğlu Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ) tarafından, blokzincir teknolojisi kullanılarak hayata geçirilen ‘Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Belgesi Sistemi’ YEK-G’nin genişlemesiyle birlikte Türkiye’nin ‘Yeşil Şarj İstasyonları’ ile dünyaya örnek olacağına dikkat çekti. Karagözoğlu “Bir potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için ilk adım aracınızı ‘Yeşil Sertifikalı’ bir araç şarj istasyonunda şarj etmek olmalı. Elektrikli araçların yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrikle şarj edilmesi ile fosil yakıtlardan uzaklaşan dünya, ‘Yeşil Dönüşüm’de nihai amacına ulaşacaktır” diye konuştu.

Kullanıcılar, istasyonların yeşil sertifika durumunu ‘Yeşil Yaprak’ işareti ile Apple ve Android uygulama mağazalarından indirilebilen ‘Şarj@TR’ uygulamasında kolaylıkla görebilecekler.

Şarj ağı işletmecilerine YEK-G sistemine entegrasyon imkânı tanınan projede; Yeşil Şarj İstasyonu sahibi olmak isteyen tüzel kişiler YEK-G sistemine kaydolabiliyor ve tüketimlerine karşılık YEK-G belgesi temin edebiliyor. ‘Blokzincir’ teknolojisi ile takip edilen bu belgeler sadece bir kez kullanılabiliyor. Bu çerçevede, düşük karbonlu enerji kullanımının artırılması ve elektriğini yenilenebilir enerjiden temin eden elektrikli araçların kullanımının desteklenmesi hedefleniyor.

Dev elektrolizör saatte 45 kilo hidrojen üretecek


HidrojenHaber – Çinli Shuangliang Group, dünyanın en büyük alkali su elektrolizörünü ürettiğini ileri sürdü. Hidrojen üretmek için tasarlanan yeni elektrolizör saatte 5 ton su işleyebiliyor.

Yeni elektrolizör, temiz enerji teknolojilerini ilerletmek ve diğer firmalarla ortaklıklar kurmak için düzenlenen Shuangliang‘ın ilk inovasyon konferansında 18 Ekim’de tanıtıldı. Shuangliang’a göre, yeni 5.000 Nm³/h alkali su elektrolizörü, geniş bir çalışma aralığında yüksek performans, kalite ve elektrik yoğunluğuna sahip. Bu özellikler, elektrolizörü hidrojen çıkışı ve verimliliği açısından dünyanın en büyüğü yapmaya yetiyor.

Hydrogen Insight’ta yeralan haberde, yeni elektrolizörün muhtemelen şimdiye kadar geliştirilen en yüksek verimli elektrolizör olduğu ifade edildi. Yapılan hesaplamalara göre 1 Nm³/h yaklaşık 0,0899 kg’a eşit. Bu değer, cihazın kg başına 43,09 kWh’den az elektrik kullanarak saatte yaklaşık 45 kilo hidrojen üretebileceği anlamına geliyor.

İSPANYA’DAKİ ÖRNEK

Dünya çapındaki diğer büyük ölçekli elektrolizörler arasında İspanya’daki Alman Nordex SE basınçlı alkali elektrolizörü de bulunuyor. Cihaz, kg başına 50 kWh’den az enerji tüketirken her saat yaklaşık 10 kg hidrojen üretebiliyor.

Alkali elektrolizörler, potasyum veya sodyum hidroksit gibi konsantre sıvı elektrolitleri gözenekli inorganik bir diyafram ve özel elektrotlarla birleştirir. Elektrolitler daha sonra elektrotlar arasından geçirilir ve bileşen gazlara ayrılır. Daha sonra elektrolitten geçen elektrik akımı suyu oksijene ve hidrojene ayırır.

Hidrojenli BMW istasyonda el yakıyor!

HidrojenHaber – Hidrojen yakıt hücresi ve yanma teknolojisini sektörde ilk benimseyen üreticilerden Alman BMW, son dönemde hidrojen çalışmalarını artırdı. Bu çalışmalarda ortaya çıkan hidrojen yakıtlı araçlardan iX5 Hydrogen ile ilgili bazı veriler ve görseller basınla paylaşıldı.

Model teknik olarak, markanın 2019 yılında Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıttığı önceki nesil X5’e dayanan bir konsept araç. Otomobilde 6 kilograma kadar depolama kapasitesine sahip bir çift Toyota üretimi hidrojen yakıt hücresi bulunuyor. iX5’te kullanılan motor, yakıt hücresindeki hidrojeni emme sistemiyle çekip, hava ile karıştırarak elektriğe dönüştürüyor.

Arka tekerden itişli iX5’teki elektrik motoru, 401 beygir güç üretiyor. Bu güç, otomobili 6,0 saniyede 100 km/saat hıza ulaştırıyor. iX5’in azami hızı 190 km/s ile sınırlandırılmış. Otomobil, Avrupa WLTP yakıt test standardına göre, dolu bir depoyla 500 kilometre mesafe katedebiliyor.

Kuzey Amerika’da hidrojenin maliyeti, daha küçük üretim ölçeklerinde kilogram başına yaklaşık 11 dolar civarında bulunuyor. Üretim maliyetleri düşüp istasyonlar yaygınlaştıkça fiyatın 8 dolar düzeyine düşeceğini tahmin ediliyor. Şu anda ABD’de hidrojen yakıt istasyonlarının kurulabildiği tek eyalet olan California’da elementin kilogram başına maliyeti 36 dolara kadar çıkabiliyor.

Bu şartlar altında iX5’in deposunun doldurulması 216 dolara mal olurken, menzili 500 kilometre ile sınırlı. Uzmanlar, satışa çıkması halinde iX5’in ‘en çok yakan’ arabalardan biri olacağına dikkat çekiyorlar. Hidrojen alanındaki yatırımlar, politikalar ve gelişmeler sayesinde fiyatın 2030 yılına gelindiğinde 1 dolara düşürülmesini amaçlıyor.

BMW, iX5 Hydrogen henüz satışa sunulmamış konsept bir araç. Yaklaşık 100 araçlık iX5 filosu halen meraklı kullanıcıların ve medyanın test sürüşleri için fuarları ve ülkeleri geziyor.

BMW, 2015 yılında mühendislik uzmanlıklarını birleştirerek hidrojen yakıt hücresi teknolojisini geliştirmek için Toyota ile ortaklık kurdu. Bu iş birliği, BMW X5 platformuna dayalı hidrojen yakıt hücresi prototiplerinin geliştirilmesini sağladı.