Ana Sayfa Blog Sayfa 124

TÜBİTAK ve Hydrogen Europe temiz hidrojende işbirliği yapacak

HidrojenHaber – TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Avrupa’da temiz hidrojen teknolojilerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasında önemli bir rol oynayan ‘Hydrogen Europe’un CEO’su Jorgo Chatzimarkakis ile Ankara’da bir görüşme gerçekleştirdi. 

TÜBİTAK’ın internet sitesinde yeralan habere göre ziyaret kapsamında, Avrupa ve Türkiye sathındaki hidrojen ekosistemine dair güncel gelişmeler değerlendirilirken, Türkiye’de kurulması planlanan ve Hydrogen Europe’un bir uzantısı olması planlanan ‘Hidrojen Türkiye Derneği’ hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu.

Görüşmede 21 Kasım 2024’te Brüksel’de Avrupa Hidrojen Haftası sırasında TÜBİTAK ve Temiz Hidrojen Ortaklığı arasında imzalanması planlanan iş birliği anlaşmasının detayları da ele alındı. Taraflar; temiz hidrojen alanında Türkiye’nin kapasite geliştirme, uzmanlık, ağ oluşturma ve finansman desteği alanlarında fayda sağlayacağı belirtilen anlaşmanın hayata geçirilecek olmasına ilişkin memnuniyetlerini dile getirdiler.

Hydrogen Europe, Avrupa Komisyonu ve Temiz Hidrojen Ortaklığı gibi kuruluşlarla birlikte çalışarak Avrupa’nın hidrojen stratejilerine katkı sağlıyor ve hidrojen iç pazarının geliştirilmesinde etkin bir pozisyon üstleniyor.

Hidrojenli uçak için Airbus – Toshiba ortaklığı

HidrojenHaber – Airbus ve Toshiba, hidrojenle çalışan uçak çalışmalarında işbirliği yapma kararı aldı. İki şirket, karbon emisyonlarını azaltmak ve sürdürülebilir uzun vadeli bir yakıt kaynağı geliştirmenin yanında uçaklar için süper iletken teknolojileri üzerinde de çalışacak.

Fransız Airbus grubu şirketlerinden Airbus UpNext ve Japon elektronik devi Toshiba Energy Systems & Solutions Corporation arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Japonya Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı’nda imzalanan anlaşma kapsamında iki şirket, ‘bugün mümkün görünenin çok ötesindeki hızlarda’ uçmayı hedefliyor. İşbirliği sayesinde şirketler, hava tahrikine ‘yeni ve daha iyi bir yaklaşım’ gibi radikal teknolojik atılımlar sağlayabilecek, yeni havacılık trendlerini ve konseptlerini belirleyip geliştirebilecek.

SÜPERİLETKENLERİ TEDARİK EDECEK

Toshiba Energy Systems & Solutions Corporation, ortaklığa ‘yüksek akım için süperiletken teknolojisi, hassas akım kontrolü için motor tahrik teknolojisi ve istikrarlı, yüksek hızlı çalışma için gelişmiş döner motor teknolojisi’ getirecek. Ortaklık, Airbus’a süperiletken kablolar, motorlar, kriyojenik güç elektroniği ve kriyojenik soğutma sistemleri gibi alanlarda yeni ürünleri ilk elden entegre etme fırsatı verecek.

Airbus’ın ‘Araştırma ve Teknoloji’ bölümünün başında bulunan kıdemli başkan yardımcısı Grzegorz Ombach, “Toshiba ile ortaklık kurmak, günümüzün kısmi süperiletken ve geleneksel elektrik motorlarının sınırlarının ötesine geçmek için eşsiz bir fırsat sunuyor” dedi.

DÖRT KONSEPT TASARIM

Airbus, 2035 yılına kadar dünyanın ilk hidrojenle çalışan ticari uçağını geliştirmeyi amaçlıyor. Şirket bu amaçla dört konsept tasarım geliştirdi. Bunlardan ilk 3’ü ‘turbofan, turboprop ve karma kanat gövdeli’, ‘turbofan- hidrojen yanmalı gaz türbinleri’ ve şu anda kullanılan teknolojiye benzer ‘modifiye yakıt enjektörleri’ olarak sıralanıyor. Dördüncüsü ise, elektrik motorlarına güç sağlamak için hidrojen yakıt hücrelerini kullanıyor.

Birleşik Krallık 11 yeşil hidrojen projesini onayladı

HidrojenHaber – Birleşik Krallık hükümeti; İngiltere, İskoçya ve Galler genelinde 11 yeni yeşil hidrojen projesini onayladı. Hükümet tarafından finanse edilecek projeler, dünyadaki ilk ticari ölçekli projeler arasında olacak.

İngiltere İşçi Partisi Hükümeti, 30 Ekim’de Ağustos Bütçesinde İngiltere, İskoçya ve Galler genelinde 11 yeni yeşil hidrojen projesi için yaklaşık 2 milyar sterlinlik finansmanı onayladı. Avam Kamarası’ndaki Bütçe konuşmasında, 2025-26’da Karbon Yakalama ve Depolama projeleri (CCUS) için 3,9 milyar sterlinlik finansmanın da onaylandığını duyuran Maliye Bakanı Rachel Reeves, “Britanya’da yeni istihdam olanakları yaratmak ve ülkemiz genelinde büyümeyi teşvik etmek ve ülkemizi temiz enerjide süper güç yapmak için çalışıyoruz” diye konuştu.

Hükümetin 875 MW’a kadar kapasite tahsis etmesiyle ilgili detayların önümüzdeki haftalarda duyurulması bekleniyor. Duyuruyla birlikte başlayacak sürecin sektöre yeni bir ivme kazandıracağı ifade ediliyor.

İngiliz Hükümeti, toplam kapasitesi 125 MW olan projeleri, Temmuz 2022’de başlatılan ilk hidrojen tahsis turunun (HAR1) bir parçası olarak Aralık 2023’te seçmişti. Hükümet, projelere megavatsaat başına 241 sterlin ağırlıklı ortalama uygulama fiyatı üzerinden fark sözleşmeleri vermeyi kabul etti.

HyDSerbia’da Alman – Sırbistan işbirliği

Görsel, yapay zeka desteğiyle üretilmiştir.

HidrojenHaber – Sırbistan, ülkenin ilk hidrojen projesi ‘yı Almanya’nın Leipzig kentinde faaliyet gösteren enerji firması Leipziger Energiegesellschaft ile işbirliği içinde hayata geçirecek. Alman Fraunhofer-Center für Silizium-Photovoltaik ise, Sırbistan’daki çeşitli yerlerde yeşil hidrojen ve türevlerinin büyük ölçekli endüstriyel üretimi, taşınması ve ihracatı için bir fizibilite çalışması yapacak.

Sırbistan’ın projesi, Ulusal Hidrojen Stratejisi (NHS) doğrultusunda uluslararası hidrojen projelerine mali destek veren Almanya tarafından fonlanıyor. Sırbistan Enerji Bakanlığı da proje için 3,5 milyon avro kaynak ayırdı. Sırp basınında yeralan habere göre, proje çalışmaları 1 Aralık 2022’de başlayan HydSerbia’nın en geç 30 Haziran 2026’da hayata geçirilmesi hedefleniyor.

VAKA ÇALIŞMASI OLACAK

Almanya hükümetinin web sitesine göre, Leipziger Energiegesellschaft, HyDSerbia ile birlikte yeşil hidrojen üretimi için entegre bir proje yaklaşımı izliyor. Güneş enerjisi ünitesi ve hidrojen tesisinden oluşan pilot tesis, başlangıçta küçük ölçekli üretimiyle yeşil hidrojenin pratik ticari kullanımı için çalışma alanı yaratacak. Tesisin bölgede yeşil hidrojen üretiminin ölçeklendirilmesi için teknik, düzenleyici ve ticari bir temel ve vaka çalışması olacağı belirtiliyor.

KfW DEVREDE

Sırp basınında yeralan haberlere göre 10 gün önce, Almanya Kalkınma Bankası KfW’nun Güneydoğu Avrupa ve Türkiye Direktörü Klaus Müller, Sırbistan Enerji ve Madencilik Bakanı Dubravka Đedović Handanović ile bir araya geldi. Müller, kredi kuruluşunun özel şirketlerle işbirliği içinde olası bir pilot projede yeşil hidrojen de dahil olmak üzere ülkedeki yenilikçi yenilenebilir enerji projelerine yatırım yapmakla ilgilendiğini söyledi. Görüşmenin ardından HyDSerbia projesiyle ilgili çalışmaların hızlandığı belirtiliyor.

Avrupa Birliği’nin lokomotif ülkelerinden Almanya, yeşil dönüşüm kapsamında gelecekte ihtiyaç duyacağı enerjinin en az yüzde 60’ını ithal edeceğini öngörüyor. Almanya, bu öngörüyle gelecekte enerji satın alabileceği ülkelerde başta yeşil hidrojen üretim tesisleri olmak üzere enerji üretim projelerini destekliyor.

Shell karlılıkta beklentileri aştı

Shell Hidrojen İstasyonu Almanya 2015

HidrojenHaber – İngiliz petrol devi Shell, ham petrol fiyatlarındaki keskin düşüş ve rafinaj marjlarındaki gerilemenin yüksek gaz satışlarıyla kısmen dengelenmesiyle 2024 yılı üçüncü çeyrek için 6,03 milyar dolar net kar bildirdi ve analistlerin 5,3 milyar dolarlık beklentilerini aştı. Shell, ikinci çeyrekte 6,3 milyar dolar ve 2023’ün üçüncü çeyreğinde 6,2 milyar dolar net kar açıklamıştı.

3 MİLYAR DOLARLIK GERİ ALIM

Shell, önümüzdeki üç ay içinde 3,5 milyar dolarlık hisse geri alımı daha yapacağını ve temettü oranını hisse başına 34 sentte tutacağını da açıkladı. Shell’in finans müdürü Sinead Gorman, önümüzdeki üç ay içinde en az 3 milyar dolar tutarında geri alım yapacaklarını duyurdu. 

“Bu çeyrekte, daha az elverişli bir makro ortama rağmen bir dizi güçlü sonuç daha elde ettik” diyen Gorman, “Bu, portföyümüz genelinde sağlam operasyonel performansla desteklendi ve son çeyreklerde inşa ettiğimiz ivmeyi sürdürdü” dedi. 

BORCUNU AZALTTI

Shell, üçüncü çeyrek sonunda net borcun geçen yılın aynı dönemine göre 40,5 milyar dolardan 35,2 milyar dolara gerilediğini açıkladı. Shell, serbest nakit akışının üçüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemindeki 7,5 milyar dolardan 10,83 milyar dolara yükseldiğini kaydetti. Nakit sermaye harcamaları ise 2023’ün üçüncü çeyreğindeki 5,65 milyar dolardan 4,95 milyar dolara geriledi.

Sanayide en çok elektrik tüketildi

HidrojenHaber – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ilk kez sanayi sektörü nihai enerji tüketim istatistiklerini açıkladı. Sanayi Sektörü Nihai Enerji Tüketim Araştırması sonuçlarına göre sanayi sektöründe 2023 yılında toplam nihai enerji tüketimi 1 milyon 706 bin 480 terajul oldu. Verilere göre elektrik, 475 bin 532 terajul ile en çok tüketilen enerji kaynağı oldu.

SANAYİDE EN ÇOK TÜKETİLEN ENERJİ KAYNAKLARI

Sanayi sektöründe enerji kaynaklarının paylarına göre %27,9 ile elektrik, %24,6 ile katı fosil yakıtlar, %23,4 ile doğal gaz ve %12,6 ile petrol ürünleri nihai enerji tüketiminde en çok tüketilen enerji kaynakları oldu.

Alt sektörler itibariyle enerji tüketiminin en yoğun olduğu “diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı” sektöründe ise en çok tüketilen enerji kaynağı %28,6 ile petrol ürünleri oldu. Bu sektörde, petrol ürünlerini %28,0 ile katı fosil yakıtlar, %19,2 ile doğal gaz ve %12,8 ile elektrik takip etti.  

Hidrojenli Hyundai Initium görücüye çıktı

HidrojenHaber – Hyundai Motor Company, yeni hidrojen yakıt hücreli elektrikli (FCEV) konsept aracı Initium’u tanıttı. Markanın hidrojen mobilitesi ve sürdürülebilirliğe olan bakış açısını sergileyen bu yeni konsept, 2025 yılının ilk yarısında satışa sunulacak. İlk olarak Kasım ayında Los Angeles ve ardından Guangzhou Otomobil Fuarı’nda sergilenecek Initium, hidrojen enerjisi adına yeni bir dönemin başlangıcını da simgeleyecek.

Initium, Latincede ‘başlangıç’ veya ‘ilk’ anlamına gelen bir kelime. Hyundai tarafından özellikle tercih edilen bu isim, markanın gelecek stratejileri ve izleyeceği yol hakkında da önemli ipuçları veriyor. Konsept, Hyundai’nin 27 yıllık hidrojen teknolojisi gelişimini özetlerken aynı zamanda sürdürülebilir bir hidrojen toplumu yaratmak için önem arz ediyor.

ÇELİK SANATI

Hidrojen yakıt hücresiyle çalışan SUV konsepti, aynı zamanda Hyundai’nin “Art of Steel” yani “Çelik Sanatı” adı verilen yeni bir tasarım dilinin de başlangıcını simgeliyor. Bu dil, Hyundai Motor Grubu’un özel hidrojen değer zinciri iş kolu olan HTWO’nun karakterini de yansıtıyor.

Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su Jaehoon Chang, “Hyundai’nin son 27 yıldır hidrojene olan net ve sarsılmaz bağlılığı, herkes için temiz ve erişilebilir bir enerji kaynağı olması inancımıza dayanıyor. “Kendimizi hidrojenin herkes tarafından her şeyde ve her yerde kullanıldığı bir geleceğe öncülük etmeye adadık” dedi.

GELECEK VİZYONUNUN SİMGESİ

Hyundai ve Genesis Global Tasarım İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başkanı SangYup Lee, Initium konseptini ve Hyundai’nin yeni ‘Art of Steel’ tasarım dilini, bir sanat formu olarak yorumluyor. Çeliğin şekillendirilebilirmesiyle beraber bunun en uç noktaya taşınması gerektiğini savunan Lee, Initium ile birlikte kullanıcılara olan bağlılıklarını sağlam, güvenli ve daha fazla SUV vurgusu yapan bir tasarımla gösterdiklerini dile getiriyor.

Initium’un ikonik tasarımı, Hyundai’nin hidrojenle çalışan gelecek vizyonunu da simgelerken aynı zamanda yeni nesil bir aydınlatma imzasıyla beraber markaya farklı bir karakteristik özellik kazandırıyor. Artı (+) işaretinden dan ilham alan grafik tema, tamponlarla harmanlanarak benzersiz bir aydınlatma oluştururken buna ek olarak FCEV araçlara özgü bir tasarım dili yaratıyor.

Initium’un en belirgin özelliği, gövdedeki cesur çizgileri ve sağlam yapısı. Böylelikle şehir yaşamını açık hava yani off road kullanım özelliğyle kusursuz bir şekilde birleştiriyor. Off road alanlarda gerekli olan sağlamlık ile sofistikeliği dengeleyen konsept, 21 inç jantlarıyla da oldukça dikkat çekiyor. 

GENİŞ İÇ MEKAN VE BAGAJ

Initium’un gelişimi üç temel noktaya odaklanıyor. Hidrojenli otomobillerin temel güçlü yönleri olan üstün sürüş menzili ve geliştirilmiş performans en önemli kriter. Bununla beraber aileler için ideal hale getirilen geniş iç mekan ve bagaj alanı da aracın bir diğer önemli özelliği. Hidrojenli otomobillere özgü benzersiz rahatlık ve güvenlik özellikleri de konseptin olmazsa olmazları arasında yer alıyor.

Bir hidrojenli FCEV’nin en büyük avantajlarından biri de etkileyici sürüş menzili ve bunun getirdiği esneklik. Hyundai, sürüş menzilini en üst düzeye çıkarmak için konsepti daha büyük hidrojen yakıt depolarıyla donatırken böylelikle hidrojenli FCEV’lerin faydalarını artırmış oluyor.

MENZİL 650 KM’NİN ÜZERİNDE

Hyundai ayrıca Initium’da 650 km’den fazla bir sürüş menzili hedeflerken bunun için daha düşük yuvarlanma dirençli lastikler ve sürtünmeyi azaltan aerodinamik jantlar kullanıyor. Mükemmel bir hızlanma ve akıcı sürüş kabiliyeti sunan konsept otomobil, 150 kW’a kadar desteklenen bir güç çıkışına sahip. 

Initium, FCEV kullanıcıların için en büyük sorunlardan biri olarak görülen şarj altyapısı sorununu da farklı bir şekilde ele alıyor. FCEV’ye özgü bir rota planlayıcısı içeren otomobil, bu özellik sayesinde ayrı bir uygulamaya veya telefon yönlendirmesine gerek kalmadan yol boyunca şarj istasyonlarını en hızlı şekilde bularak optimum bir rota çizebiliyor. Kullanıcılar, belirlenen bir şarj istasyonunun konum erişilebilirliğini, çalışma durumunu, ayrıca bekleyen araç sayısını ve şarj olasılığını da kontrol edebiliyor.

Initium’un hidrojen yakıt hücresi, diğer elektrikli modellerde olduğu gibi V2L özelliği aracılığıyla çeşitli ev aletlerini ve kişisel cihazları çalıştırabiliyor. Aynı zamanda diğer elektrikli araçları da şarj edebilen Initium, doğrudan 220V ev prizine de bağlanabiliyor.

HİDROJEN YATIRIMLARI HIZLANDI

Hyundai, 2005 yılında Mabuk Çevre Teknolojisi Ar-Ge Merkezi’ni kurarak hidrojen yakıt hücreli araçların geliştirilmesini hızlandırdı. O dönemde Hyundai Motor Grubu Onursal Başkanı olan Mong Koo Chung, tesisteki mühendisleri sınırları zorlamaya teşvik ederek, zorluklarının üstesinden cesaret ve güvenle gelmelerini sağladı. Böylece markanın hidrojen teknolojileri alanında ilklere imzasını atmasını sağlayan Chung, bir konuşmasında “Bir şeyi sadece bir kez yaparak asla harika şeyler yapamazsınız. Bütçe konusunda endişelenmeyin, genç mühendislerin hayal ettikleri her tür aracı üretmeye çalışmasına izin verin. Aynı aracı 100 kez geliştirerek paradan tasarruf etmenize gerek yok. 100 modelin de birbirinden tamamen farklı olması bir sorun değil” demişti.

Hyundai’nin hidrojen evrimi, 2018’de ilk özel hidrojen yakıt hücresi modelini NEXO’yu tanıtarak başladı. Hidrojen FCEV’lerini seri olarak üreten dünyanın ilk otomobil üreticisi olan Hyundai, gelecekte çok daha farklı ve teknolojik modeller üretmeye de devam edecek.

Kasımda doğalgaza zam yok

HidrojenHaber – Botaş toptan doğal gaz satış fiyatlarını Kasım ayında sabit tuttu. 1000 m3 doğalgaz fiyatı konutlarda 5 bin 631 lira, elektrik üretiminde de 12 bin lira olarak uygulanmaya devam edecek.

Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ), 1 Kasım 2024 tarihinden geçerli olacak şekilde doğalgaz toptan satış fiyatlarında bir değişiklik yapılmadığını açıkladı. BOTAŞ’tan yapılan açıklamaya göre, Kasım ayında geçerli olacak mesken ve sanayi aboneleri ile elektrik üretime yönelik tarifeler sabit kaldı. 

BOTAŞ’ın konut tüketicileri için gaz dağıtım şirketlerine Kasım’da uygulayacağı satış fiyatı 1000 metreküp doğalgaz için 5 bin 631 lira olarak faturalandırılmaya devam edecek. Konutlarda doğalgaz fiyatlarına Ekim ayında da zam yapılmamıştı. 

Sanayi abonelerinin tarifesi, kademe 1 için 1000 metreküp doğalgazda 8 bin 549 lira, kademe 2 için ise 11 bin 380  lira olarak belirlenirken, elektrik üretim amaçlı tarifede ise 1000 metreküp doğalgazın fiyatı 12 bin lira olacak. 

Rusya Sibirya’da beyaz hidrojen arıyor

HidrojenHaber – Gazprom Hidrojen CEO’su K. Romanov 23 Ekim 2024’te Moskova’daki Uluslararası Hidrojen Enerjisi Konferansı’nda (IH2CON) yaptığı açıklamada Rusya’nın kamuya ait enerji şirketi Gazprom’un, doğu Rusya’da yeraltı doğal hidrojen kaynağı arama çalışmaları yaptığını duyurdu. Buna göre Irkutsk bölgesindeki Kovykta sahasında yürütülen ilk çalışmalarda, ‘beyaz’ olarak nitelenen doğal hidrojen kaynağının varlığı belirlendi.

News.AZ haber sitesinde yeralan habere göre Rusya merkezli Gazprom, 2020’den bu yana Kovykta sahasında araştırmalar yürütüyor ve çeşitli kuyularda numune topluyor. Konsantrasyonu düşük kalsa da, sonuçlar hidrokarbon rezervuarlarında doğal hidrojen varlığını doğruluyor. Mevcut konsantrasyonlar endüstriyel ölçekte çıkarmayı desteklemekten uzak ancak Romanov, verilerin kaynağın potansiyelini anlamada önemli bir adım olduğunu belirtti.

Beyaz hidrojen veya doğal hidrojen, su elektrolizi yoluyla üretilen yeşil hidrojenle kıyaslandığında, maliyetli ve karmaşık yöntemler gerektirmemesi nedeniyle öne çıkıyor. Afrika ülkesi Mali’de yürütülen bir projede beyaz hidrojen üretim maliyeti kilogram başına yaklaşık 0,50 dolarken, yeşil hidrojen için kilogram başına maliyet yaklaşık 6 dolar seviyelerinde bulunuyor.

Geniş doğal kaynaklarıyla Rusya, Doğu Sibirya ve Yakutistan’daki projeler başarılı olursa doğal hidrojen pazarında da önemli bir oyuncu olmayı amaçlıyor. 1,8 trilyon metreküp geri kazanılabilir gaz rezervine ve 65,7 milyon ton gaz kondensat rezervine sahip Kovykta sahası jeolojik yapısıyla dikkat çekibi bir bölge. Uzun süredir yapılan çalışmalarda bölgenin gaz katmanlarının hidrokarbonlar, hidrojen, metan, azot, helyum ve diğer gazların karmaşık bir karışımını içerdiği belirlenmişti. Daha önce helyum ayırma için kullanılan tekniklerin, hidrojen çıkarma için uyarlanması düşünülüyor.

Yeni alkali elektrolizör performansta PEM’e yaklaştı

HidrojenHaber – Berlin Teknik Üniversitesi (TU Berlin), HZB, IMTEK (Freiburg Üniversitesi) ve Siemens Energy’den bir ekip, yerleşik PEM elektrolizörlerinin performansına yaklaşan son derece verimli bir alkali membran elektrolizör geliştirdi. Freiburg’da üretilen prototip ile yapılan testlerin sonuçları, alanında prestijli bir dergi olan Nature Catalysis’de yayımlanarak bilim dünyasıyla paylaşıldı. Elektrolizörde pahalı ve nadir iridyumun yerine anot katalizörü için ucuz nikel bileşikleri kullanılması, hidrojen maliyetlerinin düşürülmesi yolunda umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Freiburg Üniversitesi’ndeki Mikrosistemler Mühendisliği Bölümü (IMTEK) ve Siemens Energy desteğiyle TU Berlin ve HZB’de yapılan araştırmalarda hidrojeni neredeyse bir PEM elektrolizörü kadar verimli üreten ilk AEM elektrolizörleri ortaya çıkarıldı. İridyum yerine, demir, kobalt veya manganez ile nikel çift hidroksit bileşikleri kullanılan elektrolizörde, söz konusu maddeler doğrudan alkali iyon değişim membranını kaplamak için kullanılıyor.

Berlin Teknik Üniversitesi‘nden Prof. Peter Strasser, yaptığı açıklamada “Gama fazındaki geçiş, katalizörümüzü mevcut en son teknoloji iridyum katalizörleriyle rekabet edebilir hale getiriyor. Çalışmamız katalitik mekanizmada iridyumla önemli benzerlikler gösteriyor, ancak aynı zamanda bazı şaşırtıcı moleküler farklılıklar da var” diye konuştu.

Yeşil hidrojen ekonomisi için ölçeklendirme çalışmalarında proton ileten membran elektrolizi (PEM) ve klasik sıvı alkali elektrolizi iki önemli yöntem olarak öne çıkıyor. AEM elektrolizörleri isenher iki sistemin avantajlarını birleştirirken, iridyum gibi nadir bulunan değerli metallere ihtiyaç duymuyor.