Ana Sayfa Blog Sayfa 144

SHURA : “Enerji depolama ithalatı ve emisyonu düşürebilir”

Hidrojen Haber- SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, ‘Türkiye için Batarya Enerji Depolama Seçenekleri’ raporunu açıkladı. Raporda, Türkiye’de yenilenebilir enerji potansiyelinden azami seviyede yararlanılmasını sağlayacak opsiyonlarından biri olan bataryalardan etkin olarak faydalanılması için, Türkiye genelinde batarya teknolojilerinin konumsal dağılımı, hangi hizmetlerde kullanılabileceği ve iletim şebekesine olan etkileri inceleniyor.

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ Güllü, iklim değişikliğiyle mücadele ve jeopolitik belirsizlikler kaynaklı enerji krizinin yönetilmesi için enerji dönüşümünün önemine dikkat çekerek bunun için yenilenebilir enerjiye, enerji verimliliğine, elektrifikasyon ve yenilikçi teknolojilere ihtiyaç olduğunu söylemek söyle devam etti;  “Batarya enerji depolama sistemleri, elektrik sistemine esneklik sağlayarak değişken üretime sahip rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin şebekeye entegrasyonunu hızlandırıyor. Elektrik sisteminde optimum şekilde konumlandırılmaları durumunda şebeke kayıpları azalıyor. Diğer yandan net sıfır hedefi kapsamında karbon emisyonlarının azaltılmasında önemli bir rol üstleniyor. Bütün bunlar göz önüne alındığında Türkiye’nin enerji dönüşümünde batarya depolama sistemlerine yapılması gereken yatırımların önemi ortaya çıkıyor.” 

Çalışmada, batarya enerji depolama sistemlerinin (BEDS), gündüz saatlerinde üretimleri fazla olan güneş enerjisi santrallerinden gelen ihtiyaç fazlası elektriği depolayarak yenilenebilir enerji kesintilerini de engelleyebileceği belirtiliyor. 

BATARYA ENERJİ DEPOLAMA İHTİYACI VAR 

Raporda, 2023 yılında elektrik sektöründe kullanılan bataryaların piyasa hacminin yaklaşık 40 milyar dolar olduğu ve bu hacmin yüzde 90’ını Çin, AB ve ABD’nin oluşturduğu kaydedildi. Türkiye’de ise henüz şebeke ölçeğinde kurulu bir batarya enerji depolama tesisi bulunmuyor.

SHURA Net Sıfır senaryosuna göre Türkiye’de yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payının 2053 yılına kadar yüzde 90 seviyesine ulaşması bekleniyor. Değişken üretime sahip rüzgar ve güneş enerjisinin toplam elektrik üretimi içindeki payının ise 2053 yılında yüzde 77 seviyesine çıkacağı değerlendiriliyor. Değişken üretimin elektrik sistemi içindeki payının artmasıyla şebeke esnekliği opsiyonlarının da sisteme dahil edilmesi gerekiyor. Bu analizlere göre Türkiye’nin 2053 yılına kadar 30 GW/120 GWh’lik batarya enerji depolama kapasitesine, 3,2 gigavat (GW) pompaj depolamalı hidroelektrik santrali kapasitesine ve 70 GW elektrolizör kapasitesine ihtiyacı olacak.

KISIT OLAN BÖLGELERE ÖNCELİK 

Raporda, Türkiye’de elektrik üretim ve tüketim alanlarının farklılaşmasından dolayı bazı bölgelerde zaman zaman kısıtlar meydana geldiği, hatta ileride bölgesel kısıtların artabileceği belirtiliyor. Bu nedenle depolama tesis kurulumlarının kısıt yaşanan bölgelerde önceliklendirilebilmesi için bölgesel fiyatlandırma uygulaması geliştirilebileceğine dikkat çekiliyor. Elektrik toptan satış piyasasında yapılacak iyileştirmeler ile negatif fiyatlara izin verildiği durumda depolama tesislerinin arbitraj imkanından daha fazla yararlanarak gelirlerini artırmalarının mümkün olabileceği de belirtilmekte.

İngiltere hidrojen karışımlı gaza hazır

Hidrojen Haber- İngiltere’nin ulusal gaz ağı, hidrojen karışımlarını güvenle taşıyabilecek kapasiteye ulaştı. Cumbria’da gerçekleştirilen bir deney, geçtiğimiz yıl boyunca doğal gaz ile yüzde 2’den başlayarak yüzde 100’e kadar hidrojen karışımını test etti. FutureGrid tesisinde yürütülen bu deney, HyNTS programının bir parçası olarak gerçekleşti ve ağın hidrojen karışımlarını güvenle taşıyabileceğini kanıtladı.

Bu gelişme, Avrupa Komisyonu’nun 2025 sonrası genişlemesi beklenen hidrojen karışım planlarıyla uyumlu. İngiltere Hükümeti de yeşil hidrojen üretimini desteklemek için 500 milyon sterlinlik bir fon ayırdı. National Gas tarafından yürütülen FutureGrid projesi, mevcut gaz altyapısını kullanarak AB ile minimum maliyetle ağ operasyonlarını sürdürmeyi amaçlıyor.

Projenin ikinci aşaması, mevcut varlıkları kullanarak hidrojeni sıkıştırma zorluklarını araştıracak ve gaz türbinlerinin hidrojen kullanımı için kompresör istasyonlarında nasıl yeniden kullanılabileceğini gösterecek. 

National Gas’ın CEO’su Jon Butterworth, “Bugünkü rapor, hükümetin ülkeyi temiz enerji süper gücü yapma hedefine ulaşmasına yardımcı olabilecek hidrojen karışımı konusunda umut verici bir tablo sunuyor. Mevcut altyapımızı kullanarak yüzde 100 yeşil hidrojene doğru ilerlerken, bu projenin birinci aşamasının bulgularını hükümetle tartışmayı ve İngiltere genelinde hidrojen üretimini ilerletmek için onunla yakın çalışmayı dört gözle bekliyoruz” dedi.

EcoJet filosunu hidrojen motorlarıyla donatılacak


Hidrojen Haber- Ecojet, ZeroAvia‘dan 22 adet hidrojen-elektrik motoru satın alacak ve 40 motor daha satın alma opsiyonuna sahip olacak. Ecojet, “dünyanın ilk” elektrikli ticari havayolu şirketiydi ve şimdi karbonsuz yaşamı mümkün kılan ilk tamamen elektrikli ticari taşıyıcı olmayı hedefliyor.

Satın alınacak olan ZA2000 motoru, 40-80 koltuklu bir bölgesel turboprop olarak sonradan takılabilir. Ecojet, ZeroAvia’nın motorunu 20 koltuklu uçcaklarda kullanmaya başlayacak ve gelecekte önemli iç hat ve daha kısa uluslararası rotalara hizmet veren daha büyük bölgesel uçaklar için planlar yapacak.

Ecojet’in Kurucusu Dale Vince, “Bu, havacılıkta bir devrimden başka bir şey değil, dünya sürdürülebilir hava yolculuğunda bir çözüme doğru bir adım daha yaklaştı” dedi.

Güneş ışığından hidrojen üretmek mümkün !

Hidrojen Haber- Avustralya merkezli Sparc Hydrogen, geleneksel elektrolizden daha ucuz maliyetle yeşil hidrojen üretmek için pilot ölçekli bir fotokatalitik su ayrıştırma (PWS) reaktörünün tasarım ve mühendisliğini önemli ölçüde ilerletti.

PWS reaktörü, suyu hidrojen ve oksijene ayırmak için güneş ışığını kullanır ve bu da hidrojenin yakıt olarak kullanılmasına olanak tanır.

Sparc Technologies, Fortescue ve Adelaide Üniversitesi arasında bir ortak girişim olan şirket, reaktörün güneş konsantratörü tasarımıyla uyumluluğunu sağlamak için şbirliği içinde çalışıyor.

Şirket, Japonya’nın Shinshu Üniversitesi ile işbirliği içinde, dünya çapında öncü fotokatalizörlerin test edilmesi için bir pilot tesis geliştirme sürecinde önemli ilerlemeler kaydetti. Adelaide Üniversitesi‘nin Roseworthy Kampüsü’nde kurulması planlanan bu tesis, fotokatalitik su ayrıştırma teknolojisini ticari ölçekte uygulanabilir kılmayı hedefliyor.

Bu teknoloji güneş enerjisini elektriğe dönüştürmeden doğrudan hidrojen üretimine olanak tanıyor. Sparc Hydrogen’ın patent bekleyen güneş reaktörü, modüler tasarımı ve yüksek güneşten hidrojene dönüşüm verimliliği ile dikkat çekiyor. Ayrıca, sistemde oluşan fazla ısı da yakalanarak kullanılabiliyor. Şirketin 2024 yılında inşa etmeyi planladığı pilot tesis, bu teknolojinin büyük ölçekli uygulanabilirliğini kanıtlama fırsatı sunacak.

KLM ve ZeroAvia hidrojenli uçuş için el ele

Hidrojen Haber- KLM ve ZeroAvia‘nın 2026 yılında iki havaalanı arasında bir A’dan B’ye uçuş gösterisi yapmayı hedeflediği açıklandı. Hidrojen-elektrik motorları, hidrojeni yakıt hücrelerinde elektriğe dönüştürerek, bu elektriği uçağın pervanelerini döndürmek için kullanıyor. Tek emisyon, düşük sıcaklıktaki su buharı olan hidrojen, tipik kerosenle çalışan uçuşlara kıyasla iklim üzerindeki etkinin yüzde 90’a kadar azaltılmasını sağlıyor.

KLM, havacılık sektörünün karbon salımını azaltmaya yardımcı olacak hidrojen ve elektrikli teknolojiyi benimsiyor. KLM ve Air France‘ın bakım bölümleri, hidrojen yakıt hücreli uçaklar için etkili MRO (Bakım, Onarım ve Operasyon) faaliyetlerinin bilgi altyapısını oluşturmak üzere ZeroAvia ile çalışıyor.

İşbirliğinin, KLM’in ağındaki daha temiz uçuşların benimsenmesi için kanıt tabanı sağlamakla kalmaması, AB genelinde hidrojen uçakları için operasyon konseptlerinin geliştirilmesini hızlandırması hedefleniyor.

Linde 4 yıl içinde 3 kat fazla temiz hidrojen üretecek

Hidrojen Haber – Endüstriyel gaz devi Linde, operasyonlarını karbon nötr hale getirmek için 3 milyar dolarlık ek yatırım yapacağını duyurdu. Şirket, 2028 yılına kadar temiz hidrojen üretimini üç katına çıkarmayı hedefliyor. Şirketin 2023 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’nda açıklanan planlar, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir adım olarak görülüyor.

Linde’nin hedefleri arasında, 2028 yılına kadar sera gazı emisyonlarında yüzde 35 azalma ve 2050 yılına kadar iklim nötrlüğüne ulaşmak bulunuyor. Şirketin 50 milyar dolarlık proje hattı, temiz enerji, hidrojen üretimi, karbon yakalama ve depolama üzerine yoğunlaşacak.

Bu girişim, Linde’nin sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak kabul ediliyor. Şirket, müşterilerinin 2024 yılında 91 milyon ton karbon emisyonunun azaltılmasına yardımcı oldu. Bu rakam, Linde‘nin kendi emisyonlarının iki katından fazla olarak öne çıkıyor.

AB‘den İspanya’ya milyarlık yeşil hidrojen desteği

Hidrojen Haber – İspanya, Avrupa Birliği’nden 1,2 Milyar avro yeşil hidrojen desteği aldı. Onaylanan devlet yardımı, İspanya’nın Covid sonrası AB kurtarma fonundan sağlanan kaynaklarla, kıtanın sıfır karbonlu, yenilenebilir enerji girişimlerini destekleme çabasının bir parçası.

Plan yeni ‘hidrojen vadileri’ geliştirmeye  olanak tanıyacak. Sübvanse edilen projeler, hidrojen türevli yenilenebilir yakıtların üretimini, yenilenebilir hidrojenin depolanmasını ve yenilenebilir elektriğin üretimini de içerebilir.

İspanya, 2030 yılına kadar yeşil hidrojen üretimi için 11 gigavatlık elektrolizör kapasitesine sahip olmayı hedefliyor. Söz konusu kapasite Avrupa’daki en yüksek hedef olarak dikkat çekiyor. AB genelinde, yıllık 10 milyon ton yeşil hidrojen üretimi hedefleniyor.

Avrupa Komisyonu’nun rekabet politikalarından sorumlu komiser yardımcısı Margrethe Vestager, konuyla ilgili olarak, “1.2 milyar avroluk plan, AB Hidrojen Stratejisi ve Avrupa Yeşil Anlaşması doğrultusunda İspanya’nın yenilenebilir hidrojen kapasitelerinin dağıtımını hızlandırmaya izin verecek” ifadesini kullandı.

Mercedes’in sıvı hidrojen kamyon denemeleri başlıyor

Hidrojen Haber- Avrupa’nın ilk ağır hizmet tipi sıvı hidrojen kamyonunun müşteri denemeleri, INEOS Inovyn ve Daimler Truck işbirliği ile başladı. 

INEOS Inovyn, PVC müşterilerine yaklaşık 250 teslimat yapmayı planlıyor ve bu süreçte, Mercedes-Benz GenH2 kamyonlarının gerçek hayat koşullarında nasıl performans gösterdiğini değerlendirecek. Bu kamyonlar, bin kilometreden fazla menzile sahip olup, geleneksel dizel araçlarla aynı yük kapasitesine sahipler. 

NEOS Inovyn, Avrupa’nın PVC lideri ve kıta genelinde hidrojen üreten en büyük endüstriyel elektroliz operatörü olarak tanınıyor. 2023’te şirket, yenilenebilir hidrojenini sera gazı veri sertifikası ile tamamen denetleyen “ilk” Avrupa şirketi oldu.

INEOS, Amazon, Air Products, Holcim ve Wiedmann & Winz, bu yakıt hücresi ile çalışan projede Daimler’i destekliyor. INEOS, 2025 yılında teslimatları Belçika ve Hollanda’ya genişletme hedefine sahip.

Bu gelişme, sürdürülebilirlik ve çevre dostu teknolojiler konusunda bilinçli tüketiciler ve şirketler için heyecan verici bir haber. INEOS Inovyn ve Daimler Kamyon AG’nin bu ortak çalışması, endüstriyel elektrolizde Avrupa’nın lideri olarak, yenilenebilir hidrojen üretimiyle çalışan bir dünya geliştirmede önemli bir rol oynuyor. 

Bu denemelerin sonuçları, ağır hizmet kamyonlarının geleceği ve sürdürülebilir enerji çözümlerinin gelişimi açısından büyük önem taşıyor. İki büyük şirketin bu cesur adımı, sıfır emisyonlu bir geleceğe doğru ilerlememizde bize yol gösterecek.

Güçsüz şebekeler için çözüm: Hidrojen yakıtlı EV şarj ünitesi

Hidrojen Haber- Kaliforniya da yeni kurulan elektrikli araç şarj ünitesi hidrojenle çalışıyor.Bu sistem, günlük 240kWh hidrojen yakıt hücreleri ve 372 kWh lityum iyon bataryaları birleştirerek, özellikle yeterli şebeke gücüne sahip olmayan bölgeler için güvenilir, uzun süreli ve şebeke bağımsız iklim dayanıklı güç sağlıyor.

Kaliforniya Mobilite Merkezi (CMC), ve GenCell’in işbirliği, sıfır emisyonlu araçların araştırma ve geliştirilmesini, ilgili iş gücü zorluklarını ele almayı ve Sacramento ve ötesinde temiz enerji ve ulaşım teknolojilerinin genişletilmesini hedefliyor. Bu proje özellikle tarihsel olarak kaynakları yetersiz olan veya çevresel olarak sağlıksız bölgelerde bulunan Kaliforniya topluluklarına temiz mobilite seçeneklerini tanıtmayı, ulaşım emisyonlarını azaltmayı ve doğal afetler veya kamu güvenliği güç kesintisi durumlarında topluluklara şarj ve şebeke stabilizasyonu sağlamayı amaçlıyor.

CMC, GenCell ve Sacramento Temiz Şehirler Koalisyonu, 5 Ağustos’ta CMC’de bir etkinlikte GenCell EVOX’u tanıtacak.

Coca-Cola hidrojenli kamyonlara göz kırpıyor

Hidrojen Haber- Coca Cola taşımacılığını hidrojenli kamyonlar yapmayı deniyor. Bu girişim, Şirketin 2040 yılına kadar karbon ayak izini azaltma hedefi doğrultusunda gerçekleşiyor. Coca Cola’nın denediği, Toyota tarafından geliştirilen ve Air Liquide tarafından yeşil hidrojen ile desteklenen yeni kamyon, sıfır egzoz emisyonu ile dikkat çekiyor ve uzun yol lojistik operasyonlarında devrim yaratma potansiyeline sahip.

Coca-Cola’nın bu yenilikçi adımı, aynı zamanda hidrojen altyapısının gelişimini de teşvik ediyor. Şirket, bu deneyimden öğrenerek çevresel sürdürülebilirlik alanında daha fazla ilerleme kaydetmeyi umuyor. Toyota Motor Avrupa Araştırma ve Geliştirme Başkan Yardımcısı Thiebault Paquet, hidrojen teknolojisinin toplumda daha geniş bir kullanım alanı bulması için kamyonlardan trenlere, gemilere ve hatta sabit jeneratörlere kadar birçok alanda Toyota Yakıt Hücresi Modülü’nün kullanımını genişlettiklerini belirtti.

Bu proje, aynı zamanda 2024 Paris Olimpiyatları’nda da öne çıkacak. Toyota, olimpiyat oyunları için 500 kadar hidrojenli araç sağlayarak, önceki olimpiyatlara kıyasla yüzde 50 daha az karbon taşıma emisyonu hedefliyor.