SHURA : “Enerji depolama ithalatı ve emisyonu düşürebilir”

Hidrojen Haber- SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, ‘Türkiye için Batarya Enerji Depolama Seçenekleri’ raporunu açıkladı. Raporda, Türkiye’de yenilenebilir enerji potansiyelinden azami seviyede yararlanılmasını sağlayacak opsiyonlarından biri olan bataryalardan etkin olarak faydalanılması için, Türkiye genelinde batarya teknolojilerinin konumsal dağılımı, hangi hizmetlerde kullanılabileceği ve iletim şebekesine olan etkileri inceleniyor.

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ Güllü, iklim değişikliğiyle mücadele ve jeopolitik belirsizlikler kaynaklı enerji krizinin yönetilmesi için enerji dönüşümünün önemine dikkat çekerek bunun için yenilenebilir enerjiye, enerji verimliliğine, elektrifikasyon ve yenilikçi teknolojilere ihtiyaç olduğunu söylemek söyle devam etti;  “Batarya enerji depolama sistemleri, elektrik sistemine esneklik sağlayarak değişken üretime sahip rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin şebekeye entegrasyonunu hızlandırıyor. Elektrik sisteminde optimum şekilde konumlandırılmaları durumunda şebeke kayıpları azalıyor. Diğer yandan net sıfır hedefi kapsamında karbon emisyonlarının azaltılmasında önemli bir rol üstleniyor. Bütün bunlar göz önüne alındığında Türkiye’nin enerji dönüşümünde batarya depolama sistemlerine yapılması gereken yatırımların önemi ortaya çıkıyor.” 

Çalışmada, batarya enerji depolama sistemlerinin (BEDS), gündüz saatlerinde üretimleri fazla olan güneş enerjisi santrallerinden gelen ihtiyaç fazlası elektriği depolayarak yenilenebilir enerji kesintilerini de engelleyebileceği belirtiliyor. 

BATARYA ENERJİ DEPOLAMA İHTİYACI VAR 

Raporda, 2023 yılında elektrik sektöründe kullanılan bataryaların piyasa hacminin yaklaşık 40 milyar dolar olduğu ve bu hacmin yüzde 90’ını Çin, AB ve ABD’nin oluşturduğu kaydedildi. Türkiye’de ise henüz şebeke ölçeğinde kurulu bir batarya enerji depolama tesisi bulunmuyor.

SHURA Net Sıfır senaryosuna göre Türkiye’de yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payının 2053 yılına kadar yüzde 90 seviyesine ulaşması bekleniyor. Değişken üretime sahip rüzgar ve güneş enerjisinin toplam elektrik üretimi içindeki payının ise 2053 yılında yüzde 77 seviyesine çıkacağı değerlendiriliyor. Değişken üretimin elektrik sistemi içindeki payının artmasıyla şebeke esnekliği opsiyonlarının da sisteme dahil edilmesi gerekiyor. Bu analizlere göre Türkiye’nin 2053 yılına kadar 30 GW/120 GWh’lik batarya enerji depolama kapasitesine, 3,2 gigavat (GW) pompaj depolamalı hidroelektrik santrali kapasitesine ve 70 GW elektrolizör kapasitesine ihtiyacı olacak.

KISIT OLAN BÖLGELERE ÖNCELİK 

Raporda, Türkiye’de elektrik üretim ve tüketim alanlarının farklılaşmasından dolayı bazı bölgelerde zaman zaman kısıtlar meydana geldiği, hatta ileride bölgesel kısıtların artabileceği belirtiliyor. Bu nedenle depolama tesis kurulumlarının kısıt yaşanan bölgelerde önceliklendirilebilmesi için bölgesel fiyatlandırma uygulaması geliştirilebileceğine dikkat çekiliyor. Elektrik toptan satış piyasasında yapılacak iyileştirmeler ile negatif fiyatlara izin verildiği durumda depolama tesislerinin arbitraj imkanından daha fazla yararlanarak gelirlerini artırmalarının mümkün olabileceği de belirtilmekte.

Website |  + posts

İÜ SBF Mezunu. 27 yıl bankacılık deneyimi. Satış, idari işler ve satınalma yöneticiliği. Teknoloji ve bilim hayranı, yenilenebilir enerji taraftarı...

Bizi tercih edilen kaynak yapın Google'da hidrojen enerjisi haberlerini takip etmek için HidrojenHaber'i tercih edilen kaynağın yap.
Add HidrojenHaber to Google Preferred Sources
İLGİLİ HABERLER

Genç Enerji Liderleri 2027 Programı’na başvurular başladı

Genç Enerji Liderleri 2027 Programı için başvurular 30 Kasım’a kadar sürecek. Programa 32 yaşını aşmamış, en az üç yıl deneyimli ve iyi derecede İngilizce bilen genç profesyoneller başvurabilecek.

Milli Enerji 2040’ta yeşil hidrojen kritik rol üstlenecek

Milli Enerji 2040 Vizyonu, rüzgâr ve güneş kapasitesini 175 GW’a çıkararak fazla elektriği yeşil hidrojene yönlendirmeyi hedefliyor. Program kapsamında enerji sektörüne toplam 500 milyar dolarlık yatırım öngörülüyor.

Asahi Kasei ve P2H2’den AEM elektrolizör iş birliği

Asahi Kasei ve Power to Hydrogen, AEM elektroliz sistemlerini ölçeklendirmek ve ticarileştirmek için iş birliğine gitti. İridyum içermeyen teknoloji, değişken yenilenebilir elektrikle düşük maliyetli hidrojen üretimini hedefliyor.

Sivas küresel iklim ve enerji dönüşümü ağına katıldı

Sivas, iklim ve enerji dönüşümünü destekleyen Kentsel Dönüşümler Misyonu’na katıldı. Türkiye’den beş kentin bulunduğu uluslararası ağ, 54 ülkede toplam 150 şehre ulaştı.

Alman enerji şirketlerinde yüzde 92’lik finansman açmazı

Alman belediye enerji şirketlerinin yüzde 92’si dönüşüm yatırımlarını öz kaynaklarıyla finanse edemeyeceğini belirtiyor. Raporda depolama ve dijital esnekliğe dayanan beş yeni iş modeli öne çıkarılıyor.