Ana Sayfa Blog Sayfa 154

Çalık: Hidrojen ekosistemi büyük bir hızla gelişiyor

Hidrojen Haber- Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği (H2DER) Haziran ayı Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı, Çalık Enerji ev sahipliğinde gerçekleştirildi. 

H2DER Başkanı Yusuf Günay, yeşil hidrojen konusunda, enerji uzmanları, ülkemizin enerjide en ileri firmaları, üniversiteler ve STK’ların H2DER çatısında buluştuğunu söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti;

YEŞİL HİDROJEN AR-GE MERKEZİ KURULUYOR

“Geçtiğimiz ay ikinci yılımızı geride bıraktık. Hydrogen Europe ve Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) gibi yapılara üye olduk. Hidrojen Görev Gücü oluşumunda yer aldık. Çok sayıda konferans, seminer, zirve ve toplantı ile ulusal/uluslararası entegrasyon için çabaladIk.”ifadesini kullandı.

Günay üyeleri olan Marmara OSB içinde bir Yeşil Hidrojen Ar-Ge ve Üretim Merkezi kurucaklarını belirterek; “Farklı OSB’lerde iş birliği çalışmalarımız, AB ve TÜBİTAK projelerinde paydaşlığımız var. Hidrojene özel bir otorite, özel hidrojen ihtisas bölgeleri ilan edilmesi, elektrolizör üretiminin HAMLE programına dahil edilerek yerli elektrolizör üretiminin teşvik edilmesi, ilgili mevzuatın hızla oluşturulması gibi ana taleplerimizi ilgili platformlarda dile getiriyoruz. Üyelerimizle güçlü bir bilgi ağı oluşturduk” dedi.

“H2DER’İN ÇALIŞMALARINI DİKKATLE İZLİYOR VE ÖNEMSİYORUM”

Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık ise konuşmasında, “Enerji Bakanlığımız ve EPDK liderliğinde hidrojen ekosistemi ülkemizde büyük bir hızla gelişiyor. Bu sebeple Üyesi bulunduğumuz H2DER’in çalışmalarını dikkatle izliyor ve önemsiyorum. EPDK Kurucu Başkanı ve H2DER Başkanı Yusuf Günay’ın liderliğinde derneğin güçlü katılımcıları ve yönetimi ile, yeşil hidrojenin ülkemiz enerji ekosistemine ve global çalışmalara entegre olacağına inanıyorum ” diye konuştu.

Doğal hidrojenin fiyatı 1 doların altına düşebilir

Hidrojen Haber- Avustralyalı şirket Gold Hydrogen beyaz hidrojeninin fiyatını 1 doların altına düşürmeyi hedefliyor., doğalgazdan üretilen hidrojenin kilogram başına 3.70 dolar, kömürden 4.20 dolar ve yenilenebilir enerji kullanılarak suyun elektrolizi ile elde edilen hidrojenin 4.22 dolar ile 16.80 dolar arasında değişen maliyetlerine kıyasla büyük bir avantaj sağlıyor. 

Güney Avustralya’nın Yorke Yarımadası’nda yapılan başarılı testlerle, Ramsay 2 kuyusundan yüzde 95 saflıkta hidrojen ve yüzde 17,5 oranında helyum elde edildiği bildirildi. Bu sonuçlar, doğal hidrojen arayışında önemli bir adım olarak görülüyor ve rüzgar ve güneş gibi kaynaklardan yeşil hidrojen üretme planlarını tehlikeye atabilir.

Doğal hidrojenin küresel enerji talebini yüzyıllar boyunca karşılayabileceği, ancak çıkarılabilirliği sağlandığı takdirde bunun mümkün olabileceği ifade ediliyor.

Almanya hidrojen ağını 30 yıl kullanıcılar finanse edecek


Hidrojen Haber- Hidrojen ağı, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen yeşil hidrojenin taşınması için hayati önem taşıyor. Bu ağ, Almanya’nın enerji ihtiyacını karşılamakla kalmayacak, aynı zamanda Avrupa’nın hidrojen ekonomisinde lider bir konuma gelmesine de katkıda bulunacak.

Bundesnetzagentur tarafından yapılan açıklamada, hidrojen ağının özel sektör tarafından finanse edileceği ve yatırımların ağ tarifeleri aracılığıyla geri kazanılacağı belirtildi. Ağ operatörleri ve yatırımcılar için güvenilir bir düzenleyici çerçeve sağlanırken, müşteriler de Almanya genelinde eşit ve uygun bir başlangıç tarifesi bekleyebilirler.

Hidrojen vadisinde hedef yıllık 500 ton üretim

Hidrojen Haber- Sabancı Üniversitesi, Türkiye’nin ilk hidrojen vadisi projesi olan HYSouthMarmara projesinin ilk çalıştayına ev sahipliği yaptı. Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi (SGM)‘nde gerçekleştirilen çalıştayda proje paydaşları, firma temsilcileri ve akademisyenleri bir araya getirildi. ‘HYSouthMarmara Hidrojen Vadisi’ Projesi’ hakkında bilgiler verilerek başlanan çalıştayda başarıyla devam eden vadilerden ve vadi adayı bölgelerden sunumların yanı sıra, 4 ayrı panelde; hidrojenin geleceği, diğer hidrojen vadisi çalışmaları ve hidrojen ekosistemi konusundaki gelişmeler aktarıldı. 

Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın (GMKA) koordinatörlüğünde 15 ortaklı bir konsorsiyum ile yürütülen “Güney Marmara Hidrojen Kıyısı – HYSouthMarmara” Projesi, yeşil hidrojen üretimi ve hidrojenin farklı uygulamalarda kullanımı için örnek bir model oluşturma misyonuyla hareket ediyor. Proje paydaşları, firma temsilcileri ve akademisyenleri bir araya getirerek, “Yeşil Hidrojen” ve “Hidrojen Vadileri” konusundaki farkındalığın artırılması, iş birliklerinin oluşturulması ve görüş alışverişinde bulunulması hedeflenen HYSouthMarmara Hidrojen Vadisi Çalıştayı’nda, başarıyla devam eden vadiler ve vadi adayı bölgeler anlatıldı.

“BURASI ÇOK KRİTİK BİR ALAN”

HYSouthMarmara Proje Koordinatörü Mehmet Volkan Duman açılışta yaptığı konuşmada, Güney Marmara’da bu projeyi başlatmalarının özel nedenleri olduğuna dikkat çekerek “Burası çok kritik bir alan. Bu bölgenin özelliği nedeniyle hidrojen işini bu bölgede başlattık ve bir model olarak ortaya çıkmaya çalışıyoruz. Projemizin ana hedefi yılda beş yüz ton hidrojen üretmek” dedi. Güney Marmara’nın avantajlı coğrafi konumunun yanı sıra temiz enerji sektörünün gelişen sanayisi ile birlikte çok kuvvetli olduğunun da altını çizen Duman şöyle konuştu;

“Proje kapsamında Güney Marmara Bölgesi’nin illeri olan Balıkesir, Çanakkale ve Bursa’nın hidrojen networkünü ortaya çıkaracağız. Hem Ege Denizi hem Marmara Denizi’ne kıyısı olan bir bölge olduğu için toplamda bin kilometrelik kıyı sınırıyla suya erişim sınırsız olacak. dedi.

Bölgeyi kıymetli kılan bir başka kritik özelliğinin ise ise iki ana doğalgaz hattının Güney Marmara’dan geçiyor olması olduğunu vurgulayan Duman;

“Bunlardan biri Rusya, İran ve Azerbaycan’dan gelen hatların birleştiği ana hat; diğeri ise TANAP hattı. Bu süreçte hidrojene verilecek misyonun ve ilgili hedeflerin doğru belirlenmesi gerekiyor. Temiz dönüşüm sürecinin başarıya ulaşabilmesi için odaklanılması gereken ilk alan enerji verimliliği; sonrasında olabildiğince elektrikasyon ve ardından oluşacak açığın hidrojen ile kapatılması. Önümüzde kolay bir süreç olmadığını da eklemem gerek. Hidrojenin önünde çeşitli politik, ekonomik ve hatta yasal zorluklar ve engeller olabilir ama bizim yapmamız gereken pilot çalışmaları tamamlamak ve Ar-Ge çalışmalarına hız vermek. Vadi Projemizin önünü açtığı fizibilite çalışmaları ile de bu süreçte kendimizi hazır halde tutmak amacını taşıyoruz.” dedi.

BOR İLE HİDROJEN DEPOLANACAK

HYSouthMarmara Proje Koordinatörü Mehmet Volkan Duman yeşil yakıtlar için bir merkez ve Türkiye’nin ilk karbon-nötr bölgesi olmak için yola çıktıklarını da kaydederek sözlerine şöyle devam etti;

“Güney Marmara Kalkınma Ajansı olarak bölgede birçok farklı projeye de öncülük ediyoruz. Balıkesir Üniversitesi ve Çanakkale Üniversitesi’nde iki yenilenebilir enerji eğitim merkezini kurduk. Bunun yanında; projemizin bir başka ana faaliyeti ise bor minerali ile ilgili. Borun çok kıymetli özellikleri var ama biz tabii ki bu projede hidrojeni depolayabilme özelliğini ön plana çıkarıyoruz. Vadi Projesi kapsamında yılda 10 tonluk sodyum borhidrür tesisi kurulacak. Eti Maden’in bu konuda daha kuvvetli bir yapıya bürüneceğini düşünüyoruz. Üretilecek bu yeni bor kimyasalı, katı faz hidrojen taşıyıcısı olarak TÜBİTAK MAM tarafından geliştirilecek yeni bir güç sisteminde kullanılacak.”

ALGILARI DEĞİŞTİRMEK ÖNEMLİ

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Selmiye Alkan Gürsel, çalıştayda HYSouthMarmara Projesi’nin yeşil hidrojeni üretimi, taşınması ve farklı uygulamalarda kullanımı için Türkiye’de örnek bir model oluşturacağını belirttiği konuşmasına şöyle devam etti;

“Hidrojen vadisi konsept olarak hızla yayılıyor. Tüm dünyada farklı ölçeklerde 98 tane hidrojen vadisi projesi var. Aktif hidrojen vadileriyle ve hidrojen vadisi adayı bölgeler ile etkileşimlerde bilgi ve tecrübe paylaşımlarının gerçekleştirilmesi ve tekrarlanabilir bir model oluşturulması oldukça önemli. Bunlara ilaveten yeşil hidrojen konusunda kamu bilincini oluşturmak ve algıları olumlu şekilde değiştirmek ve hidrojen teknolojilerini doğru bir şekilde anlatmak konusunda da bu proje büyük önem taşıyor”.

Şengül : Mevzuat beyefendi, sanayiciye yetişemiyor

Hidrojen Haber- Öncelikli olarak elektrik üretimi ardından petrol ve doğalgaz ile endüstriyel işletmelerde müteahhitlik işi yapan bir şirket olan ve önümüzdeki yıl 25. yılını kutlayacak olan, Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği (H2Der) üyesi Vito Enerji Ticaret ve Yatırım A.Ş. ‘nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muhittin Fuat Şengül ve Yönetim Kurulu Murahhas Azası Burhan Tekdemir’le hidrojenin Türkiye’deki geleceği ve hidrojene yönelik çalışmaları hakkında konuştuk.

KENDİ TEKNOLOJİLERİNİ KULLANIYORLAR

Vito Mühendisliğin sadece inşaat alanında değil aynı zamanda mühendislik satınalma tarafında da çalıştığını ve komple anahtar teslim çözüm sunan bir şirket olduğunu belirten YK Murahhas Azası Burhan Tekdemir sözlerine şöyle devam etti; “Şirketin Mumbai’de de mühendislik ofisi var. Onun dışında Ortadoğu tarafında, Katar, Abu Dhabi, Dubai de şirketlerimiz var. Şu anda Suudi Arabistan’da faaliyet gösteriyoruz. Azerbaycan’da uzun yıllardır iş yapıyoruz. Bu arada SOCAR ile de yapmış olduğumuz çalışmalar var. Özellikle depolama tesisleri ile alakalı faaliyet gösteriyoruz. Rafinerilerin farklı ürün grupları ile alakalı depolamalarını yapıyoruz. Yaklaşık olarak 100 metre çapında, 20 metre yüksekliğinde tanklar yapıyoruz. Bunları tamamıyla hidrojekt dediğimiz kendi özel teknolojimiz ile gerçekleştiriyoruz”.

“HİDROJEN SEKTÖRÜNÜN ÇOK FAZLA GELİŞECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUZ”

Bergama Endüstri adlı bir şirketlerinin olduğunu ve bu şirketin özellikle hidrojenle alakalı olarak birtakım faaliyetlere başladığını belirten Tekdemir; Biz burada basınçlı kap üretimi yapıyoruz. Basınçlı kaplar yine rafinerilerde çeşitli ürün gruplarında, çeşitli ünitelerde kullanılıyor. Hidrojenle ilgili olarak burada önümüzdeki dönemde üretim faaliyetlerimizi bu yöne kaydırıp,  geleceğe  yönelik  bununla alakalı birtakım öngörülerimiz var. Bu sektörün çok fazla gelişeceğini öngörüyoruz. Hidrojenin taşınmasına, depolanmasına yönelik yapmış olduğumuz bazı Ar-Ge ve üretim çalışmalarımız var.” dedi.

YK Başkan Yardımcısı Muhittin Fuat Şengül’e ise hidrojenin geleceğine yönelik ne düşündüğünü sorduk, şöyle cevapladı; 

“TEMEL HEDEFİMİZ YEŞİL HİDROJEN ÜRETMEK OLMALI”

“Biz bugüne kadar fosil yakıtların depolanması işleri üzerine çalıştık. Daha önce kömür santrallerin kurulumunda bulunduk. Ama geleceğimizin nasıl şekillendirileceğine karar vermemiz gereken yıllara geldik. Bu nedenle dünyanın ve insanlığın geleceği için de hidrojenin önemli bir yakıt olacağını düşünüyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarımızla yapabileceğimiz tek bir üretim var, elektrik. Ama bütün hayatımız elektrik üretimine dayalı değil. Hidrojenin niye önemli olduğu burada ortaya çıkıyor. Biz eğer hidrojeni su kaynaklarını kullanarak üretebilirsek ve bunların üretim aşamasında da yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanırsak, o zaman her derde deva bir ürünü ortaya koymuş olacağız. Yani araçlarda yakıt olarak, çelik sanayiinde imalatta proses amaçlı kullanabiliriz. Hidrojene bakışımız, buradaki temel hedefimiz, yeşil hidrojeni nasıl üretip çoğaltıp hayatımızı kolaylaştıracak bir ürün haline getirebiliriz olmalı.”

“DEVLETTE PROFESYONELLERİ İŞİN BAŞINA KOYMAK GEREKİYOR”

Eskiden bakan olabilmeniz için milletvekili olma zorunluluğunun olduğunu şimdi ise bu şartın kalktığını belirten Şengül; “Şimdi çok daha tecrübeli, çok daha bilgi sahibi, çok daha vizyon sahibi insanları alıp transfer edebilirsiniz. Nasıl özel sektörde CEO’lar çok iyi yöneticiler oradan oraya transfer oluyor, devlette de şu anda siz isteseniz, en iyi adamı, en bilgili adamı, en vizyoner adamı getirip bu işin başına koyabilirsiniz. Bizde bu yapılmıyor şu anda. Vizyon sahibi insanlar bu makamlara getirilebilirse, müthiş bir yenilenebilir enerji kaynağı var, bunun kullanılarak elektrolizör sistemleriyle beraber yeşil hidrojen üretme imkanı çok fazla. şeklinde konuştu.

“SANAYİCİNİN UFKUNA MEVZUAT SİSTEMİ YETİŞMELİ”

Ülkelerin kalkınabilmesi için muhakkak devletin işin içinde olması gerektiğini ancak devletin almış olduğu kararların maalesef sanayicimizin arkasında kaldığını ve yetişemediğini belirten Şengül, Sanayicimizin almış olduğu ivmeye, mevzuat dediğimiz beyefendinin yetişemediğini vurguladı. 

Devletin yeşil hidrojen konusunda devreye girmesi gerektiğini belirten Şengül, konuşmasına şöyle devam etti;

“Biz istediğimiz kadar yeşil hidrojen üretelim. Eğer ben demir çelik sanayimi, seramik sanayimi, fabrikalarımı, döküm atölyelerimi buna uygun hale getiremiyorsam nasıl olacak? Burada o zaman devlet devreye girip diyecek ki tamam, ben sana bunları bunları veriyorum, sen de bunu yap. Sanayicinin ufkuna devletin mevzuat sisteminin yetişememesinden kaynaklanıyor bunlar. Bu yetiştiği gün, önüne geçmesi lazım ki, sanayicinin önü açılsın, yatırımcının önü açılsın.”

BENAN ÖZTÜRK- HİDROJEN HABER

2’nci yeşil ihalede tutar 1 milyar euro düşük

Hidrojenhaber – Avrupa Komisyonu, 2’nci Hidrojen Bankası ihalesi bütçesini 1,2 milyar avro olarak açıkladı. Hydrogen Europe CEO’su Jorgo Chatzimarkakis, “Hazırlık aşamasındaki bütçenin ilk ihaleye göre daha yüksek olduğunu görmekten memnunuz, ancak yine de Eylül 2022’de açıklanan 3 milyar Euro bütçenin altında kalıyor. Projelerin 2030 yılına kadar faaliyete geçmesini, 2030 iklim ve enerji hedeflerine ulaşılmasına yardımcı olmak için gereken desteği almaya devam etmesi adına kalan 1 milyar Euro’nun bir sonraki ihaleye tahsis edilmesini bekliyoruz” dedi.

Avrupa Hidrojen Bankası, Avrupa Birliği’nin (AB) yenilenebilir hidrojen üretimini ve kullanımını teşvik etmek için hayata geçirdiği bir girişim. Şubat ayında gerçekleştirilen ilk ihalede 17 Avrupa ülkesinden toplam 132 teklif alınmıştı. 7 yenilenebilir hidrojen projesine ise toplam 720 milyon euroluk sübvansiyon verilmişti.

Bankanın amaçları 2030 yılına kadar AB’nin enerji karışımında hidrojenin payını artırmak, Karbon emisyonlarını azaltmak ve Avrupa’yı kendi enerjisini üretme konusunda daha bağımsız hale getirmek olarak sıralanıyor. Banka bu amaçla bir yandan finansman sağlarken, diğer yandan teknik yardım sunup hidrojen alıcıları ve satıcılarının biraraya gelebileceği pazaryeri oluşturmayı hedefliyor.

Çin’in ilk ağır yük demiryolu hidrojen istasyonu açıldı

Hidrojen Haber- Çin, dünyanın dört bir yanındaki temiz enerji çabalarına öncülük ediyor ve bu kez de ağır yük demiryolu taşımacılığında bir ilke imza atıyor. İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde yer alan Ordos şehrinde, Çin’in ilk ağır yük demiryolu hidrojen istasyonu ticari operasyonlara başladı. Bu gelişme, ülkenin hidrojen enerjisi alanındaki yenilikçi adımlarının en son örneği olarak gösteriliyor.

Hidrojen enerjisi, fosil yakıtlara kıyasla daha temiz ve sürdürülebilir bir alternatif sunuyor. Bu yeni istasyon, hidrojenle çalışan lokomotiflere ve katener araçlarına hizmet verecek şekilde tasarlandı. Yılda yaklaşık 800 ton karbondioksit emisyonunu azaltması bekleniyor. Bu, hem Çin’in hem de dünyanın karbon ayak izini azaltma hedeflerine önemli bir katkı sağlayacak.

Bu önemli adım, Çin’in hidrojen enerjisi kullanımını genişletme ve çevre dostu ulaşım çözümleri geliştirme konusundaki kararlılığını gösteriyor. Ayrıca, bu tür yenilikler, küresel iklim değişikliğiyle mücadelede kritik öneme sahip.

WIN EURASIA’ da hidrojen konuşuldu

Hidrojen Haber- İmalat sanayinin bölgedeki en büyük buluşması olan WIN EURASIA, 30. yılını 5-8 Haziran 2024 tarihleri ​​arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde kutladı. 30 yıldır Avrasya Bölgesi’nin önde gelen sanayi fuarı olarak, imalat sanayinin tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturan WIN EURASIA, imalat sanayi ve teknoloji tedarikçilerine tüm gereksinimlerini karşılayabilecekleri ve geleceğin yeni nesil teknolojilerini ilk elden keşfedebilecekleri güçlü bir platform sunuyor.

Hannover Fairs Turkey tarafından organize edilen fuar, dünyanın dört bir yanından en güçlü tedarik ve satın alma profesyonellerini ağırladı. Dünyanın en önemli sanayi fuarı olan HANNOVER MESSE’nin bölgesel temsilcisi olan WIN EURASIA’da önemli bir ticaret ve teknoloji ağı oluşturuldu.

“HİDROJEN ÖZEL ALANI” İLGİ GÖRDÜ

Ağır sanayi gibi hidrojen enerjisinin yoğun olarak kullanıldığı sektörler için hidrojen enerjisinin üretimi, depolanması, taşınması ve kullanımıyla ilgili teknolojiler Hidrojen Özel Alanı’nda sergilendi. Fuar, dünya genelinde son dönemde sıkça konuşulmaya başlanan Hidrojen enerjisine yönelik bu yıl oluşturulan Hidrojen Özel Alanı’nda yeşil dönüşüme öncülük etti. Daha sürdürülebilir ve temiz bir enerji olan hidrojen enerjisi, Türkiye’de olduğu gibi Avrupa’da da sanayinin gündeminde yer alıyor.

Hidrojen Özel alanında ayrıca hidrojen alanında uzman bir çok konuşmacının katıldığı paneller ve konferanslar düzenlendi.

Üreticilerin ve sanayi profesyonellerinin yoğun katılımıyla sona eren WIN EURASIA 2024’ün ardından, imalat sanayisinin bölgedeki en büyük buluşması seneye 28-31 Mayıs 2025 tarihlerinde yine İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Ford Trucks çok silindirli hidrojen motorunu Eskişehir’de ateşledi !

Hidrojen Haber- Sıfır emisyonlu geleceğe yönelik Ar-Ge çalışmalarına hız veren Ford Trucks, alternatif yakıt teknolojileri çalışmalarını bir ileri seviyeye daha taşıdı. Geçen yıl tek silindirli araştırma motoru ile başladığı hidrojen yakıtlı motor çalışmalarını sürdüren Ford Trucks, şimdi de yine kendi tasarımı olan çok silindirli hidrojen motoru H2-Ecotorq’un ilk ateşlemesini Ford Otosan‘da başarıyla gerçekleştirdi.

İlk testlerde başarılı sonuçlar ortaya koyan motor ile ekipler sistem optimizasyonu ve geliştirme çalışmalarına devam edecekler. Bu gelişmeyle Ford Trucks ayrıca ağır ticari araçlarda 2040’ta sıfır emisyon hedefinde önemli bir dönüm noktasına daha ulaşmış oluyor.

YATIRIMLARA DEVAM, FCEV F-MAX YOLDA

Ford Trucks, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda ağır ticari araç sektöründe geleceğin ulaşım teknolojilerine öncülük ediyor. 

“Generation F hareketi” ile sıfır emisyonlu, bağlantılı ve otonom teknolojilerle büyük bir dönüşüm yolculuğu başlatan Ford Trucks, ilk tam elektrikli kamyonunu 2025 yılında yollara çıkarmak üzere çalışıyor.

Elektrifikasyonun yanı sıra alternatif yakıt teknolojilerine odaklanan Ford Trucks, geleceğin mobilite çözümlerine değer katma vizyonuyla Avrupa Birliği’nin ‘Sıfır Emisyonlu Taşımacılık Ekosistemi’ projesi çerçevesinde hidrojenle çalışacak ilk yakıt hücreli elektrikli (FCEV) F-MAX’i de geliştiriyor.

Kuzey Hollanda’da hidrojen boru hatları inşası başladı

Hidrojen Haber- Kuzey Hollanda’da Hidrojen yatırımı hız kazanıyor. Gazunie şirketinin bir yan kuruluşu olan Hynetwork, mevcut doğalgaz boru hatlarını hidrojen iletimine uygun hale getirmek için yaklaşık 130 kilometrelik bir dönüşüm gerçekleştirecek ve ek olarak 80 kilometre yeni boru hattı döşeyecek. 2026 yılında başlayacak olan inşaat çalışmalarının 2027 sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.

Eemshaven ve Delfzijl gibi kuzey endüstri bölgeleri, hidrojenin potansiyel üreticileri ve tüketicileri için önemli merkezler olarak görülüyor. Ekonomi İşleri ve İklim Bakanlığı’nın (EZK) talimatıyla Gazunie tarafından inşa edilecek olan bu ağ, ulusal ağa bağlanarak hidrojen arzı ve talebini daha da artıracak. Bu ağın sanayi için daha temiz bir enerji formu olarak hidrojene erişimi sağlayacak. Örneğin, Limburg’daki Chemelot Endüstri Parkı çok fazla enerji tüketirken, bölgede neredeyse hiç hidrojen üretilmiyor. Bu siteyi Groningen, Zeeland ve Amsterdam’daki hidrojen üretim yerleriyle bağlayarak, karbon emisyonlarında büyük bir azalma sağlanabilir.

Hollanda’nın Zuidwending bölgesindeki HyStock hidrojen depolama tesisi de ağa bağlanacak ve Almanya ile iki sınır ötesi bağlantı kurulacak. Bu bağlantılar hem ithalatçılar hem de kümelerindeki hidrojen üreticileri için önemli olduğunu, çünkü Almanya’da da tüketicileri bulunuyor. Kısacası, üreticilerin ve tüketicilerin sonunda 7 /24 çalışan iyi işleyen bir hidrojen ağına erişimi olacak.