Ana Sayfa Blog Sayfa 157

Çinli CM Xiageng kapasiteyi 4’e katlayacak

Hidrojenhaber – Çinli yeşil hidrojen ekipmanları üreticisi CM Xiageng Hydrogen Energy Technology, üretimini dört katına çıkarmayı planlıyor.

CM Xiageng’in başkanı ve genel müdürü Gao Xiaoping, “Tedarik zincirinde düşük karbon ayak izi sağlamak için hidrojeni üretirken fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye de geçmeliyiz” dedi. Şirket, büyüme planlarını finanse etmek için yatırımcılarla görüşmelere yakında başlayacak.

Çin’in kurulu yeşil hidrojen elektrolizör kapasitesi 2023 yıl sonu itibariyle 11,5 GW düzeyinde. Ülke, 2025 yılına kadar kurulu kapasiteyi 40 GW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor.

Dünyanın en büyük hidrojen üreticisi olan Çin, üretiminde çoğunlukla karbon yoğunluklu kömür ve doğal gaz kullanıyor. Ancak yenilenebilir enerji gibi temiz enerji kaynakları kullanılarak üretilen yeşil hidrojenin üretimi ve kullanımı, Çin’in fosil yakıtlardan vazgeçme ve 2060 yılına kadar karbon nötrlüğe ulaşma stratejisinin önemli bir ayağını oluşturuyor.

Tunus ihracat için yeşil hidrojen üretecek

Hidrojenhaber – Suudi Arabistanlı enerji şirketi ACWA Power ile Tunus Sanayi, Maden ve Enerji Bakanlığı arasında bir mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşmaya göre ACWA Power, Tunus’ta yılda yaklaşık 600 bin ton yeşil hidrojenin 3 aşamada üretilip Avrupa Birliği’ne ihraç edilmesine yönelik bir projeyi hayata geçirecek.

Mutabakat Zaptı kapsamında ACWA Power, Tunus’ta 12 gigawatt’a kadar yenilenebilir enerji üretim kapasitesine sahip elektrik üretim birimleri kurup işletecek. Anlaşma uyarınca tesisin bakımlarının yanı sıra, deniz suyunu tuzdan arındırma (desalinasyon) tesisi, elektroliz cihazları ve altyapıya ek olarak depolama sistemleri ve iletim hatları da ACWA tarafından kurulacak. Proje uyarınca tesis, ilk aşamada yılda 200 bin ton yeşil hidrojen üretecek.

Proje, “Güney 2” adı verilen, Tunus’u İtalya, Avusturya ve Almanya’yı bağlayan hidrojen boru hattı üzerinden Avrupa’ya yeşil hidrojen ihraç etmeyi amaçlıyor.

Proje, Tunus’un Ekim 2023’te açıklanan yeşil hidrojen ve türevlerine yönelik ulusal stratejisinin bir parçası. ACWA Power‘dan yapılan açıklamaya göre strateji, 2050 yılına kadar AB’ye altı milyon tonun üzerinde yeşil hidrojen ihraç etmeye yönelik iddialı bir eylem planının uygulanmasını içeriyor.

H2DER Başkanı Yusuf Günay Zorlu Enerji’de

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kurucu Başkanı ve Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği H2DER Başkanı Yusuf Günay, Zorlu Enerji Elektrik Üretim AŞ.’nin Yönetim Kurulu’na, “Yönetim Kurulu Başkan Vekili” olarak atandı.Zorlu Enerji Elektrik Üretim AŞ. Yönetim Kurulu’na , “Yönetim Kurulu Başkan Vekili” olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kurucu Başkanı ve Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği H2DER Başkanı Yusuf Günay atandı.
Zorlu Enerji Elektrik Üretim AŞ tarafından yapılan açıklamada, “27 Mayıs 2024 tarihli 2023 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında yapılan Yönetim Kurulu üye seçimi çerçevesinde; Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Sayın Ahmet Nazif Zorlu’nun, Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği’ne Sayın Yusuf Günay’ın, Yönetim Kurulu üyeliklerine ise Sayın Selen Zorlu Melik, Sayın Mümin Cengiz Ultav, Sayın Bekir Cem Köksal, Sayın Cem Mengi ve Sayın Betül Ebru Edin’in seçilmelerine toplantıya katılan Yönetim Kurulu üyelerinin oy birliği ile karar verilmiştir” denildi.

EPDK’NIN KURUCU BAŞKANI

Yusuf Günay, 1985 yılında ‘Mülkiye’ olarak da bilinen Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Evli ve 2 çocuk babası olan Yusuf Günay, iyi derecede İngilizce biliyor.

Başbakanlık’ta 1986 – 2001 yılları arasında Başbakanlık Uzmanı, Ekonomik Kararlar Daire Başkanı, Kanunlar ve Kararlar Genel Müdür Yardımcısı ve Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürü olarak görev yaptı.

2001 yılında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) ‘Kurucu Başkan’ olarak Bakanlar Kurulu kararıyla atandı ve 6 yıl süreyle bu görevde kaldı. Günay bu süre içerisinde merkezi Roma’da bulunan Akdeniz Ülkeleri Enerji Kurumları (MEDREG) Başkan Yardımcısı ve merkezi Budapeşte’de bulunan Enerji Düzenleyici Kurumları Birliği (ERRA) Başkanı görevlerinde de bulundu.

Hidrojenli gelecek geldi mi yoksa daha gidecek miyiz?

Freepik

1973 yılında Ortadoğu yine büyük bir karışıklık içindeydi. Yom Kippur olarak bilinen savaşta ABD’nin İsrail’e destek vermesi Araplar’ı son derece kızdırmıştı. Bunun üzerine o dönem dünyanın en büyük petrol üreticileri olan Arap ülkeleri, ABD’nin desteğini protesto etmek için tüm dünyaya petrol ihracatını durdurdu. Arzdaki bu ciddi kesinti 1973 ve takip eden birkaç yıl boyunca dünya çapında büyük bir krize neden oldu. 2022’de Ukrayna-Rusya savaşıyla başlayan krizin çok daha büyüğüydü bu…

Tüm dünya krizi çözmek için harekete geçti. Diplomatik girişimler bir yandan sürerken, diğer yanda alternatif enerji kaynağı arayışları vardı. 

Bu sırada, ABD’de çalışmalar yapan bir Türk profesör, Nejat Veziroğlu, ‘geleceğin enerjisi’ olarak hidrojen fikrini ortaya attı. 

Hidrojen yanıcı bir gaz olarak 1900’lerin başından bu yana biliniyordu, hatta nasıl üretileceği ilkokul kitaplarında dahi anlatılıyordu. Ama endüstriyel ölçekte üretimi, nakliyesi ve saklanmasıyla ilgili sorunlar vardı. 

50 yıl önce…

Bugün 2024 yılındayız. Profesör Doktor Nejat Veziroğlu 100 yaşını geçti, Allah uzun ömür versin…

Hidrojeni ‘geleceğin enerjisi’ olarak adlandırıyoruz. Ucuza üretmenin yollarını arıyoruz. Güvenliğini tartışıyoruz, nakliyesini tartışıyoruz. Kaybı, kaçağı en aza indirip, tehlikesiz şekilde nerede ve nasıl saklayacağımızı, stoklayacağımızı araştırıyoruz.

50 yıldır…

Dev enerji şirketleri, anlı şanlı, dünya çapında üniversiteler, araştırma merkezleri yatırımlar yapıyor, sorulara cevap arıyor. 

Ama hem yatırım yapanlar, hem de araştırmacılar hala aynı soruyu soruyor? Acaba gelecek geldi mi yoksa hidrojen hala geleceğin enerjisi mi?

Sorunun cevabını ben de bilmiyorum…

Dünyada ve Türkiye’de hidrojenle ilgili gelişmeleri en yakından izliyoruz ve elimizden geldiğince aktarmaya çalışıyoruz. Önümüze çıkan enerji yöneticilerine, analiz veya strateji uzmanlarına, bilim insanlarına, ucundan kıyısından ilgili kim varsa sorup, dinleyip cevap arıyoruz. 

Cevaba 50 yıl öncekinden çok daha yakın olduğumuz ortada ama acaba gelecek ne kadar yakında? 

Almanya hidrojene geçişi yasayla hızlandırıyor

Hidrojenhaber – Alman hükümeti, hidrojen ve karbon yakalama teknolojilerinin ülkenin enerji ve endüstriyel sistemlerine entegrasyonunu hızlandırmayı amaçlayan iki yasa tasarısını onayladı. Tasarılar, ülkenin ağır sanayisini korurken, 2045 yılına kadar karbon nötr olma hedefini destekliyor.

Hidrojen teknolojilerine ilişkin kanun tasarısı, ilgili altyapı, ithalat ve üretim tesislerinin inşasını hızlandıracak. Aynı zamanda bu altyapıya ‘kamu çıkarının üstünde’ statüsü verilecek. Bu da Alman yetkililerin onay sürecinde altyapıya öncelik vereceği anlamına geliyor.

Yeni yasa tasarısına göre kömür yakıtlı enerji santralleri hariç, elektriklendirilemeyen karbon yoğun sanayiler hidrojen teknolojisini kullanabilecek. Aynı zamanda CO2 boru hattı altyapısının geliştirilmesi için yasal bir çerçeve oluşturulacak. Kuzey Denizi’nin dibinde veya federal eyaletlerin kendi topraklarında izin vermesi halinde, şirketlerin ülke içinde karbon depolamasına izin verilecek.

Yasayla, izin prosedürlerinin basitleştirilmesi ve dijitalleştirilmesi bekleniyor. Bu kapsamda hidrojen projelerine ve çevresel etki değerlendirmelerine karşı açılan davaların da azalacağı öngörülüyor.

Demir-çelik ve kimya endüstrilerin elektriklendirilmesi ve sera gazı emisyonlarının azaltılması mevcut teknolojilerle mümkün görünmüyor. Almanya, hidrojenin; elektriklendirilmesi mümkün görünmeyen iş kollarında enerji kaynağı olarak kullanımını genişletmek istiyor. Hidrojen kullanımının artması, aynı zamanda ithal fosil yakıtlara olan bağımlılığı da azaltacak.

Kılıç: Hidrojen enerjide yeni bir çağ başlatacak

Hidrojen Haber – Yaklaşık 15 yıldır demir-çelik, alüminyum, seramik, çimento ve cam sektörlerinde endüstriyel fırınlar için yenilikçi yakma çözümleri sunan BCS Enerji, hidrojen alanındaki faaliyetlerini yoğunlaştırdı. BCS Enerji Genel Müdürü Aziz Kılıç, üretim ve depolama çözümleriyle hidrojenin enerji alanında büyük bir dönüşüm potansiyeline sahip olduğuna inandıklarını ifade etti. 

HİDROJEN TEKNOLOJİLERİ 

BCS Mühendislik olarak hidrojen teknolojileri üzerine yaptıkları çalışmalarla sürdürülebilir enerji çözümlerine katkı sunduklarını ifade eden Aziz Kılıç şöyle konuştu: 

“Küçük ve büyük ölçekli hidrojen üretim çözümleri sunarak, endüstriyel uygulamalarda ve enerji sektöründe temiz enerji geçişini destekliyoruz. Yenilikçi hidrojen yakma teknolojilerimiz, endüstriyel süreçlerde yüksek verimlilik ve düşük çevresel etki sağlayarak, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı hedefliyor.”

GAZ TÜKETİMİNDE TASARRUF 

BCS Mühendislik olarak, 2009 yılında demir-çelik ve alüminyum sektörlerindeki fırınlar için teknik servis hizmetleri sunmak amacıyla kurulduklarını belirten Kılıç. “Şirketimiz, başlangıçta otomasyon sistemleri ve rejeneratif yakma teknolojileri üzerine odaklanmış ve bu alanda önemli tasarruflar sağlayarak hedeflerimizi aşmayı başarmıştır. Bugün, endüstriyel yakma sistemlerinde öncü bir konuma ulaşarak sürdürülebilir enerji çözümlerine liderlik ediyoruz. Endüstriyel fırınlar için geliştirdiğimiz otomasyon sistemleri ve rejeneratif yakma teknolojileri sayesinde gaz tüketiminde önemli tasarruflar sağlıyoruz. Bu çözümler, enerji verimliliğini artırırken maliyetleri de düşürüyor” ifadesini kullandı.

HİDROJEN ÜRETİM ÇÖZÜMLERİ 

Son altı yılda hidrojen teknolojilerine odaklanarak yenilikçi çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Kılıç “Yüksek verimlilik ve çevre dostu enerji üretimi konusunda uzmanlaşarak, küçük ve büyük ölçekli hidrojen üretim çözümleri sunuyoruz. Küçük ölçekli elektroliz cihazlarımız yıllık 800 kg hidrojen üretirken, büyük ölçekli 1 MW elektrolizörlerimiz yıllık 160 ton hidrojen üretebiliyor” diye konuştu. 

ENDÜSTRİYEL ALANDA BİR İLK

2018 yılında Tosyalı Holding ile iş birliği yaparak, demir-çelik ürünlerinin tavlanması için yüzde 100 hidrojenle çalışan hibrit bir test fırını geliştirip devreye aldıklarını belirten Aziz Kılıç “Bu proje, endüstriyel alanda bir ilk ve hidrojenin kullanım potansiyelini kanıtlıyor. Proje sürdürülebilirlik adına da önemli bir adım. BCS Mühendislik olarak, yenilikçi teknolojiler ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle endüstriyel dönüşüme öncülük etmeyi hedefliyoruz. Çevre dostu yeni çözümler geliştirerek gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

YEŞİL ÇELİK İÇİN ÖNCÜLÜK 

BCS Mühendislik’in yeşil çelik konusunda da öncü firmalardan biri olduğunu ifade eden Genel Müdür Aziz Kılıç şöyle dedi: 

“Yeşil çelikle, üretim süreçlerinin çevresel etkilerini azaltarak ve sürdürülebilir kaynakları kullanarak çelik endüstrisinin çevresel ayak izini minimize etmeyi hedefleyen bir yaklaşım içinde bulunuyoruz, çelik üretiminde enerji verimliliği çözümleri, çevresel danışmanlık ve proje yönetimi konularında da hizmet veriyoruz, ayrıca hidrojen üretimi, kısmi depolaması ve kullanımı konularında çalışmalar yürütüyoruz” dedi. 

YÜZDE 100 HİDROJENLİ YÜKSEK FIRIN

BCS Enerji yaklaşık 15 yıldır demir-çelik sektörü başta olmak üzere, alüminyum, seramik, çimento ve cam sektörlerinde endüstriyel fırınlar için yenilikçi yakma sistemleri konusunda çözümler sunuyor. Alanlarında dünya lideri konumundaki IBS, AGROMATIC ve MULLER markalarını Türkiye’de temsil eden, enerji tasarrufu ve alternatif yakıt sistemlerinde uzmanlaşan BCS Enerji, son yıllarda karbonsuz ve yeşil üretim konularına odaklandı. Şirket yüzde 100 hidrojen ile çalışan hibrit bir fırın ve yakma sistemi kurarak bu alandaki gelişmelere hazır olduğunu ortaya koydu. 

YEŞİL ÇELİK KONFERANSINA KATILACAK

Aziz Kılıç, BCS Mühendislik’in 26-27 Haziran 2024 tarihlerinde Almanya Essen’de Hydrogen Tech World ile birlikte gerçekleşecek olan Green Steel World Expo & Conference‘ın katılımcılarından biri. 

Benan ÖZTÜRK – Hidrojen Haber 

Shell ve Hyundai sıvı hidrojen nakliyesi için gemi geliştirecek

Hidrojenhaber – Güney Koreli gemi inşa şirketi HD Hyundai, sıvılaştırılmış hidrojen (LH2) taşıyıcı tanker gemiler geliştirmek üzere İngiltere merkezli enerji devi Shell ile ortaklık kurdu. HD Hyundai iştirakleri HD Korea Shipbuilding and Offshore Engineering (HD KSOE) ve HD Hyundai Heavy Industries (HD HHI) yetkilileri, 24 Mayıs’ta HD Hyundai Global Ar-Ge Merkezi’nde düzenlenen törende Shell ile imzaları attılar. Anlaşmaya göre ortak girişim grubu, geliştirecekleri sıvılaştırılmış hidrojen taşıyıcı tankerleri 2030 yılına kadar ticarileştirmeyi hedefliyor.

HD KSOE, sıvılaştırılmış hidrojen tankları ve hidrojen kargo işletim sistemleri gibi temel teknolojileri araştırmak ve geliştirmek için tecrübesini kullanacak. HD Hyundai Heavy Industries ise, hidrojen motorlarının geliştirilmesinden ve sıvılaştırılmış hidrojen taşıyıcılarının tasarımından sorumlu olacak. Shell de trankerin işletilmesi konusundaki bilgi ve tecrübesini ortaya koyacak. birikimini paylaşmayı planlıyor.

Sıvılaştırılmış hidrojen deniz taşımacılığı pazarının gelecekte ivme kazanması bekleniyor. Küresel pazar araştırma şirketi Statista’ya göre, gemiler ve boru hatları da dahil olmak üzere hidrojen taşımacılığı pazarının büyüklüğünün 2050 yılında yaklaşık 566 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

TFF Yeşil Dönüşümü Başlatıyor

Hidrojen Haber- Türkiye Futbol Federasyonu, Türk futbolunda kulüplerin ekonomilerine can suyu olacak Güneş Enerjisi Sistemi (GES) Projesi ve Enerji Performans Sözleşmesi (EPS) İş Modeli ile kurulacak güneş enerjisi santralinin tanıtımının yapıldığı bir basın toplantısı düzenledi.

Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıya TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ile Başkan Vekili, İcra Kurulu Üyesi, Kulüp Lisans İşleri ve Engelli Federasyonlarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Günay, İcra Kurulu Üyesi, Süper Lig’den Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Müslüm Özmen, Genel Sekreter Taner Senseven ile Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Aztopal katıldı.

Projenin detayları hakkında bilgiler veren Başkan Büyükekşi, “Şimdi sıra GES Projesi ile yeşil dönüşümde. Hepimizin bildiği gibi, günümüz dünyasında sürdürülebilirlik konusunda büyük küçük demeden tüm kişi ve kurumların sorumluluk alması gerekiyor. Bu noktada özellikle karbon salım oranlarının azaltılmasına yönelik çalışmalar ve “karbon sıfır” hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerjiye yapılacak yatırımlar büyük bir önem taşıyor.”dedi. 

Proje kapsamında Enerji Performans Sözleşmesi (EPS) İş Modeli ile yaklaşık 2.6 mWp kurulu güce sahip bir güneş enerjisi santrali kurulacak. 33 bin metrekare alanda yaklaşık 6 bin adet güneş panelinden oluşacak santralde yıllık ortalama 4.5 milyon kWh üretim öngörülüyor. Ayrıca Karaman’da devleti tarafından bu projeyi desteklemek amacıyla bir arazi tahsis edildi.Bu arazi içinde kulüplerde elektrik ihtiyaçlarını karşılayabilecekler. Kulüpler isterse tek tek de bu projeye başvurup yeşil dönüşümlerini başlatabillecekler.

TFF’ NİN ELEKTRİĞİ TÜMÜYLE TEMİZ ENERJİDEN KARŞILANACAK
Bu proje ile çevre duyarlılığı ve enerji maliyetlerinde tasarrufun artırılmasının amaçlandığını vurgulayan Başkan Büyükekşi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anahtar teslim olarak kurulumu öngörülen güneş enerjisi santrali ile Türkiye Futbol Federasyonu’nun elektrik tüketiminin tamamı temiz enerji ile karşılanacak. Santral ile ayrıca yıllık yarım milyon ağacın atmosferden çektiği karbona denk yaklaşık 2 bin ton karbon salımı engellenecek. Üretilecek yeşil enerjinin büyüklüğü 1.500 adet konutun 1 yıllık elektrik tüketimine eşdeğer olacak.”

“DÜNYAYA ÖRNEK OLABİLECEK BİR PROJE”

Başkan Büyükekşi’nin ardından konuşmasını yapan TFF Başkan Vekili, İcra Kurulu Üyesi, Kulüp Lisans İşleri ve Engelli Federasyonlarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Günay ise şöyle konuştu;“Avrupa Birliği gelişmiş dünya yenilenebilir kaynaklardan yeşil dönüşüm çerçevesinde elektrik elde etmeyi çok önemsiyor ve Türkiye Futbol Federasyonu önemli bir marka değeri olarak karşılığını bulacak. Bu çerçevede biz yeniden çalışmaya başladık. Şu an bürokratik işlemler yapılıyor. Temmuz ayında santralin temeli atılacak. Ekim ayında da santral elektrik üretmeye başlayacak. Bu santralde Türkiye Futbol Federasyonu’nun ihtiyacı olan elektrik üretilecek. Bunun yıllık değeri yaklaşık 10-12 milyon TL civarında ve 25 yıllık süre içerisinde Türkiye Futbol Federasyonu’na sağladığı değer bugünkü değer itibarıyla 400 milyon TL’dir. Bu santralin yapımı konusunda Türkiye Futbol Federasyonu herhangi bir maddi yükümlülük üstlenmemektedir. Herhangi bir harcaması söz konusu değildir. İlgili şirket tarafından bu GES kurulumu yapılacak ve geçici kabulüyle birlikte santral ve arazi federasyonun mülkiyetine geçecek. 6 yıl ilgili şirket işletmesinde yapılacak. 6 yıl sonra da işletme federasyonumuza devredilecek. Böylece federasyonumuz herhangi bir para harcamadan GES santralinin sahibi olacak. Türkiye olarak hem bu büyüklükte hem de ihtiyacı yenilenebilir kaynaklardan sağlayan ilk ülkelerden bir tanesi. Bu da dünyaya örnek olabilecek bir proje.”

Santral yıllık ortalama 4.5 milyon kWh üretecek. Projenin temelinin Temmuz 2024’te atılması planlanıyor.

Toyota hidrojen yakıtlı motor üretecek

Hidrojenhaber – Japonya merkezli otomobil üreticisi Toyota, elektrikli araç geçiş sürecini daha temiz motorlarla değerlendirmeye hazırlanıyor. Toyota Motor, karbon emisyonlarını azaltma çabalarının bir parçası olarak elektrifikasyona uygun yeni motorlar geliştirmeyi planlıyor. Japon otomobil üreticisi yaptığı açıklamada, içten yanmalı motorları karbondan arındırmak için net sıfır CO2 emisyonu üreten çeşitli yakıtlarla uyumlu daha küçük motorlar geliştireceğini bildirdi. 

Toyota, tüketicilere elektrikli araçların yanı sıra hibrit elektrikli ve hidrojenle çalışan otomobiller de dahil olmak üzere çeşitli araçlar sunmak anlamına gelen “çok seçenekli” yaklaşımı benimsiyor. Toyota son aylarda, ABD’deki ve diğer bazı pazarlardaki tüketicilerin tamamen elektrikli araçlardan benzinli-elektrikli hibrit araçlara geçişinden faydalandı.

İçten yanmalı hidrojen yakıtlı motorlar üzerine çalışmaları bilinen Toyota’nın, hidrojenle çalışan ve satışta olan Mirai adlı bir modeli bulunuyor. Toyota Mirai, çeşitli teknik ve mevzuata ilişkin sebepler nedeniyle Türkiye’de henüz satışa çıkmadı.

Japon hibrit gemi Hanaria denizde

Hidrojen Haber- Japonya’da Hanaria adlı gemi, hem hidrojen hem de biyodizel gücüyle çalışan hibrit bir elektrik motoruna sahip ve sıfır karbon emisyonu ile seyahat edebiliyor. Bu yenilikçi gemi, Kokura Limanı’ndan Kitakyūshū şehrinin Wakamatsu semtinde bulunan bir rüzgar çiftliğine 57 kilometrelik bir yolculuğu başarıyla tamamladı. Üç saat kırk beş dakika süren bu yolculuk, geminin ilk sertifikasyonlu seferi olarak kayıtlara geçti.

Hanaria, Nippon Vakfı‘nın sıfır emisyonlu denizcilik projesi kapsamında geliştirildi. 33 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde olan bu gemi, 238 ton ağırlığında ve 100 kişiyi taşıma kapasitesine sahip. İki hidrojen yakıt hücresi, biyodizel ile çalışan bir jeneratör ve iki lityum-iyon batarya ile donatılmış olan Hanaria, Japonya’da 20 tondan ağır hidrojenle çalışan ilk gemi olma özelliğini taşıyor.

Japonya’nın ulaşım sektöründeki karbon emisyonları 2021 mali yılında 1.06 milyar ton olarak kaydedilmişti ve bunun yüzde 17.4’ü taşımacılık sektöründen geliyordu. Nippon Vakfı’nın projesi, kıyı taşımacılığından kaynaklanan karbon emisyonlarını ortadan kaldırmayı amaçlıyor.

Hanaria’nın başarısı, sıfır emisyonlu denizcilik alanında dünya lideri olma yolunda Japonya’nın iddiasını güçlendiriyor. Motena-Sea, MOL Techno-Trade, Hongawara Tersanesi, Kanmon-Kisen ve Taiyō Nippon Sanso gibi firmaların oluşturduğu konsorsiyum tarafından gerçekleştirilen bu sefer, aynı zamanda bir rüzgar çiftliği hizmet gemisinin gerçekleştirdiği ilk sıfır emisyonlu sefer olma özelliğini taşıyor.