Ana Sayfa Blog Sayfa 164

Ücretsiz gaz bitti, fatura yükselecek

Foto: wirestock - Freepik

Hidrojenhaber – Konutlarda abone başına aylık 25 metreküplük ücretsiz doğalgaz uygulaması sona erdi. 25 metreküplük ücretsiz doğal gaz desteğinden yaklaşık 20 milyon hane yararlanıyordu. Uyulamanın sona ermesiyle birlikte 25 metreküplük kullanım ücretlendirileceği için konut abonelerinin doğalgaz faturaları otomatikman yaklaşık 150 TL artmış olacak. 

Türkiye’nin Batı Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası’nda keşfedilen yerli doğalgaz geçen yıl kullanıma sunulmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 1 yıl süreyle tüm konutlara aylık 25 metreküp doğalgaz ücretsiz veriliyordu.

Hidrojen projesinin NAS pilleri Japon NGK’dan

Hidrojenhaber – Japon batarya ve seramik üreticisi NGK Insulators, Alman kimya devi BASF’nin yan kuruluşu BASF Sabit Enerji Depolama’dan (BSES) NAS (sodyum sülfür) batarya siparişi aldı. Bataryalar, Alman HH2E tarafından geliştirilen büyük ölçekli bir yeşil hidrojen üretim projesinde kullanılacak.

PROJE BALTIK KIYISINDA

NGK’dan yapılan açıklamada, sipariş edilen NAS bataryalarının maksimum 18 megavat çıkışa ve 104,4 megavat saat kapasiteye sahip oldukları kaydedildi. Bataryaların Almanya’nın kuzeyinde, Baltık Denizi kıyısında geliştirilmekte olan büyük ölçekli yeşil hidrojen üretimi projesinde kullanılacağı belirtilen açıklamada projeye ilişkin detaylı bilgi verilmedi. Projeye ayrılan toplam depolama kapasitesinin 230 megavatsaatin üzerinde olduğu ifade ediliyor.

SABİT YÜKLERE UYGUN

Kısaca NAS olarak bilinen ‘sodyum-sülfür pilleri’, saatlerce büyük miktarda enerji depolama kapasitesine sahip, dünyanın ilk ticari megawatt sınıfı bataryası. NAS pil sistemleri; uzun ömürleri, büyük kapasiteleri, daha yüksek enerji yoğunlukları ve diğer batarya teknolojilerine kıyasla daha uzun ömürlü olmalarıyla tanınıyorlar. Bu özellikler, söz konusu bataryaları kısa sürelerde yüksek güç sağlamak için uygun olan lityum-iyon pillerin aksine, sabit uygulamalar için uygun hale getiriyor.

AB’den yedi yeşil hidrojen projesine 720 milyon avro 


Hidrojen Haber- Avrupa Komisyonu yedi yeni yeşil hidrojen projesine destek olacak. Seçilen teklif sahipleri tarafından üretilen hidrojenin çelik, kimya, deniz taşımacılığı ve gübre gibi sektörlerde kullanılacak

Toplam 132 teklif arasından seçilen kazanan projeler, Portekiz, İspanya, Norveç ve Finlandiya olmak üzere dört Avrupa ülkesinde yenilenebilir hidrojen üretecek. Komisyon tarafından yapılan basın açıklamasına göre bu projeler, üretim maliyetleri ile şu anda yenilenebilir olmayan üreticiler tarafından yönlendirilen hidrojen piyasa fiyatı arasındaki fiyat farkını kapatmak için sübvansiyon alacaklar.

Komisyon, ödüllendirilen yeşil hidrojen projelerinin on yıl içinde toplam 1.58 milyon ton yenilenebilir hidrojen üretmeyi ve 10 milyon tondan fazla karbon emisyonunu önlemeyi planladığını belirtti.

Avrupa Komisyonu’nun Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson, Avrupa Hidrojen Bankası’nın ilk açık arttırmasının sonuçlarının, Avrupa endüstrisinin hidrojen üretme ve kullanma konusundaki yüksek ilgisini kanıtladığını söyleyerek; “Seçilen projeler AB’nin 2030 enerji ve iklim hedeflerine ulaşmamıza yardımcı olurken, yeşil işler ve beceriler için yeni fırsatlar yaratacak. Bu yıl içinde yapılacak ikinci hidrojen bankası ihalesi Avrupa sanayisi için bir başka heyecan verici fırsattır ve o zaman da benzer bir ilgi görmeyi umuyorum” dedi.

İKİNCİ BİR AÇIK ARTIRMA PLANLANIYOR

İlk ihalede teklif verenler, üretilen yenilenebilir hidrojenin kilogramı başına 0,37 ila 0,48  avro arasında teklifler sundu. Proje başına sübvansiyonlar 8 milyon  avro ila 245 milyon  avro arasında değişmektedir. Sübvansiyonlar AB Emisyon Ticaret Sistemi (AB ETS) gelirlerinden finanse edilecek.

Ödül alan en büyük proje, on yıl içinde 511 bin ton yenilenebilir hidrojen üretmeyi amaçlayan Portekiz’in Sines kentindeki MP2X projesi. Proje Madoqua Renewables, Power2X ve Copenhagen Infrastructure Partners (CIP) konsorsiyumundan oluşan MadoquaPower2X tarafından yürütülüyor.

İkinci en büyük proje ise İspanya’nın kuzeydoğusundaki Teruel eyaletinde yer alan ve 480 bin ton yeşil hidrojen üretimini hedefleyen Catalina. Sübvansiyon, projeyi geliştiren Renato Ptx Holdco‘ya verildi.

Çin’den 4 yeni yeşil metanol tesisi

Hidrojen Haber- Çin, yenilenebilir enerji alanında dev bir adım atarak, bu yıl içinde dört yeni yeşil metanol üretim projesine başladı. Goldwind’in yıllık 500 bin tonluk dev projesine ek olarak, üç mega proje daha temel atma töreniyle hayata geçirildi. Bu projeler, Çin’in önümüzdeki yıllarda dünyanın önde gelen yeşil metanol ihracatçılarından biri olmasını sağlayacak

İç Moğolistan’da Mingyang tarafından önerilen bir tesis dahil olmak üzere, toplamda 1.7 milyon tonluk metanol üretim kapasitesi onaylandı. Ayrıca, Jilin eyaletindeki Songyuan’da 4 milyar dolarlık, 640MW’lık bir amonyak/metanol tesisi inşaatına başlandı. 

Bu projeler, Çin’in sürdürülebilir enerji alanındaki liderliğini pekiştirmeyi ve yeşil hidrojen ekonomisine önemli katkılar sağlamayı amaçlıyor.

Yeşil metanol nedir?

Metanol, etilen, propilen ve amonyak gibi diğer kimyasalları üretmek için kullanılan dört kritik temel kimyasaldan biridir. Özellikle plastikler, formaldehit ve asetik asit gibi kimyasalların üretiminde kullanılır. Ayrıca araçlar, gemiler, endüstriyel kazanlar ve yemek pişirme için yakıt olarak da kullanılır.

Yeşil metanol, yenilenebilir kaynaklardan elde edilir. Bu kaynaklar arasında karbon yakalama ve depolamayla (BECCS) ve doğrudan hava yakalama (DAC) ile biyoenerji yer alır. Metanolün üretiminde kullanılan tüm hammaddeler ve enerji yenilenebilir kaynaklı olmalıdır (örneğin, biyokütle, güneş, rüzgâr, hidro, jeotermal). Yeşil metanol, fosil yakıtlardan üretilen metanol ile kimyasal olarak aynıdır, ancak daha çevre dostudur.

Dünya genelinde yıllık metanol üretimi hızla artıyor. IRENA’ya göre, metanol talebinin 2025’e kadar 120 Mt’a ve 2050’ye kadar 500 Mt’a ulaşması bekleniyor. Bu büyümenin büyük bir kısmı Çin’den kömürden metanol üretimiyle gerçekleşiyor.

Amonyaktan hidrojene dönüştürmeye onay

Hidrojen Haber- Hidrojen enerji geçişinde önemli bir adım olarak, H2SITE‘nin AMMONIA to H2POWER teknolojisi, Lloyd’s Register tarafından İlke Onayı (AiP) aldı .Bu teknoloji gemilerde amonyağı hidrojene dönüştüren bir çözüm sunuyor. Bu hidrojen, geminin elektrik gücüne katkıda bulunan yakıt hücreleri tarafından kullanılabilir ya da doğrudan bir içten yanmalı motorda tüketilebilir. 

Amonyak parçalama, gemi uygulamaları için potansiyel bir hidrojen taşıyıcı olarak ivme kazanıyor ve bu sistem, H2SITE’nin hidrojen seçici membranlarına dayanıyor. Bu membranlar, amonyak çatlama reaksiyonunun termodinamik sınırlamalarını aşarak, sürekli hidrojeni geri kazanıyor ve neredeyse tam amonyak dönüşümü ve daha düşük sıcaklıklarda daha yüksek verimlilikler sağlıyor, böylece genel enerji tüketimini ve ayak izini azaltıyor.

H2SITE, geçtiğimiz Kasım ayında Zumaia Offshore‘un Bertha B gemisinde AMMONIA to H2POWER teknolojisini taşıyarak, gerçek deniz koşullarında performansını doğruladı. H2SITE’nin Teknik Direktörü Jose Medrano, “H2Ocean ve APOLO projesi kapsamında kW ölçeğinde tam teknik doğrulamayı tamamladıktan sonra, H2SITE’nin membran reaktörlerini MW ölçeğine çıkarmak için yeni gelişmeler olacak” dedi.

AMMONIA to H2POWER sistemleri, deniz platformlarından tankerlere ve gaz taşıyıcılarına kadar çeşitli gemilere hizmet verecek şekilde hem itiş sistemleriyle hem de yardımcı güç üniteleriyle entegre edilecek.

İsviçre’nin en büyük yeşil hidrojen üretim tesisi açıldı

Hidrojen Haber- İsviçre’nin enerji alanında öncü şirketlerinden Axpo, Rhiienergie ile işbirliği içinde Graubünden kantonunda ülkenin en büyük yeşil hidrojen üretim tesisini açtı. Domat/Ems’te bulunan Reichenau hidroelektrik santralinin yanında konumlanan tesis, yılda 350 ton yeşil hidrojen üretme kapasitesine sahip. Bu gelişme, ülkenin enerji güvenliğini sağlamada hidrojenin rolünün artırılmasına yönelik önemli bir adım olarak görülüyor.

Üretilen hidrojen, yıllık 1.5 milyon litre dizel yakıtın kullanımını değiştirebilecek potansiyele sahip. Tesisin yeşil hidrojeni, bitişikteki hidroelektrik santralinden elde edilen yeşil elektrikle su elektrolizi yoluyla üretiliyor ve bu süreç tamamen karbon emisyonundan arındırılmış durumda. Üretilen hidrojen, tesiste sıkıştırılarak gelecekte yakıt istasyonlarına ve endüstriyel müşterilere kolaylıkla ulaştırılabilecek.

Yeşil hidrojen, özellikle endüstriyel ve mobilite sektörlerinde önemli bir iklim dostu enerji taşıyıcısı olarak kabul ediliyor ve karbon salınımının azaltılmasında kilit bir bileşen olarak görülüyor. Ayrıca, enerji karışımına hidrojenin dahil edilmesi, gelecekteki enerji güvenliğinin sağlanmasında giderek daha önemli bir rol oynayacak. Axpo’nun hedefi, İsviçre ve Avrupa’da hidrojen ekonomisini aktif olarak teşvik etmek.

Allison’dan hidrojenli araçlara uyumlu çözümler

Hidrojen Haber- Konvansiyonel, elektrikli hibrit ve tam elektrikli araç tahrik çözümlerinin lider tasarımcısı ve üreticisi olan Allison Transmission, ürün yelpazesini IFAT 2024‘te sergileyecek . Allison, alternatif yakıtlarla uyumlu tam otomatik şanzımanlar ve gelişen tam elektrikli akslardan oluşan eGen Power® ailesi de dahil olmak üzere tamamı atık toplama ve belediye araçlarına uygun çok çeşitli tahrik çözümleri sunuyor. 

TAM ELEKTRİKLİ AKSLAR YAKIT HÜCRELİ ARAÇLARA UYUMLU

Allison’ın eGen Power® tam elektrikli aks ailesi, aracın geleneksel aktarma organlarının yerini alarak mevcut araç şasisine kolay kurulum ve entegrasyon sağlıyor. eGen Power®, tam entegre elektrik motorlarını, çok vitesli bir dişli kutusunu, yağ soğutucusunu ve pompayı içeriyor. Teknoloji, tam bataryalı elektrikli araçlar (BEV’ler), yakıt hücreli elektrikli araçlar (FCEV’ler) ve hibrit uygulamalarla uyumlu.

İÇTEN YANMALI HİDROJEN ARAÇLAR İÇİN DE UYGUN TAHRİK SİSTEMLERİ 

Allison, içten yanmalı motorlu araçlara yönelik atık toplama ve diğer belediye uygulamalarının enerji verimliliği ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tahrik çözümlerini optimize etmeyi sürdürüyor. Allison tam otomatik şanzımanlar, sıkıştırılmış doğal gaz (CNG), biyogaz ve hidrojen gibi alternatif yakıtlarla uyumlu olup, filoların içten yanmalı motorlu araçlardan kaynaklanan emisyonları azaltmasına olanak tanıyor. 

ALLISON İLE GÜÇLENDİRİLMİŞ YAKIT HÜCRELİ KAMYONLAR

Yedi Avrupa bölgesinin yakıt hücresiyle çalışan atık toplama araçlarının emisyonlarını azaltmaya nasıl yardımcı olabileceğini gösterdiği HECTOR projesinde iki Allison donanımlı araç yer alıyor: Aberdeen’in yeni hidrojenle çalışan Mercedes-Benz Econic atık toplama aracı, 250 kilowatt (kW) Hyzon elektrik motoru ile eşleştirilmiş Allison 3000 Serisİ tam otomatik şanzıman donanımı ile kullanılıyor. Almanya’nın Herten kentindeki HECTOR projesi, DAF CF340 çift kollu yükleyicisi hidrojen yakıt hücresinden güç alan Allison 3200 tam otomatik şanzımanla donatıldı.

Belçika’da hidrojenin ‘patronu’ Fluxys

Hidrojenhaber – Belçika hükümeti, Avrupa Birliği’nin gaz paketine ilişkin yerel mevzuatı hazırlamaya devam ediyor. Bu kapsamda gaz boru hattı şirketi Fluxys’in özel olarak oluşturulmuş bir yan kuruluşu, Belçika’nın ‘hidrojen şebekesi operatörü’ olarak atandı.

Kurum, ülkede bir hidrojen boru hattı ağının inşa edilmesi ve işletilmesinden sorumlu olacak. Söz konusu ağ, Avrupa Hidrojen Omurgası’nın bir parçası olacak. Ayrıca Fluxys Hydrogen, ulusal düzenleyici olarak hidrojen ağındaki tarifeleri de belirleyecek.

Verilen görevle ilgili bir açıklama yapan Fluxys CEO’su Pascal De Buck, “Fluxys Hydrogen’in ilk amacı, “Avrupa Hidrojen Omurgası”nın bir parçası olarak düşük karbonlu molekülleri endüstriye getirerek karbonsuzlaştırmayı teşvik etmek. Geleceğin enerji karışımında düşük karbonlu moleküller, Belçika ve kuzeybatı Avrupa’da karbon nötr bir gelecek için hayati önem taşıyor” diye konuştu.

Fluxys Hydrogen, Temmuz 2023’te kabul edilen Belçika Federal Hidrojen Yasası kapsamında 20 yıl süreyle bu görevi icra edecek.

AB’nin H2 boru hatlarına ilişkin kurallarını kabul etmesinden bu yana, ilk kez herhangi bir şirkete hidrojen için “şebeke operatörü” gibi belirli bir düzenleyici rol veriliyor.

Şili madenciliği hidrojenle temizleyecek

Hidrojenhaber – Şili’de H2 Green Mining ve Ohmium, madencilik sektörünü karbondan arındırmak için yeşil hidrojen projeleri geliştirecek. Anlaşmaya göre iki şirket, güneş ve rüzgar enerjisinden yenilenebilir enerji üretimine uygun bir bölge olan kuzey Şili’de 200 MW’a kadar ölçeklendirilebilecek 20 MW’lık bir yeşil hidrojen pilot projesi kuracak.

Ohmium’un PEM elektrolizörleri, madenlerdeki diğer termal proseslerin yanı sıra bakır eritme işlemi için gerekli hidrojeni üretmek amacıyla kullanılacak. Üretilen hidrojenin, yakınlardaki Mejillones limanına maden taşıyan kamyonlara yakıt sağlamak için de kullanılabileceği ifade ediliyor.

Ohmium CEO’su Arne Ballantine, “H2 Green Mining, bakır madenciliği sektörünün sürdürülebilir bir gelecek için dönüştürülmesine öncülük ediyor” dedi.

GreenIron bu yıl faaliyete geçecek

Hidrojenhaber – İsveç merkezli girişim GreenIron, hidrojenden aldığı enerjiyi kullanarak demir üretmek için gerekli çevre izinlerini aldı. Şirket artık bölgede demir ve diğer metallerin geri dönüşümü ve üretimine yönelik tesis kurup işletebilecek.

GreenIron CEO’su Edward Murray, “Üretime başlamamız, karbon emisyonları azaltılması zor madencilik ve metal endüstrileri için bir dönüm noktası olacak” diye konuştu.

H2 View’ın haberine göre GreenIron, yılda 28.000 tona kadar demir üretme kapasitesine sahip olacak. İsveç’in Sandviken kentindeki tesise hidrojeni ise Linde tedarik edecek.

Tesisin faaliyete geçmesi, karbondioksit emisyonunun yılda yaklaşık 42 bin ton azaltılmasını sağlayacak. .