Ana Sayfa Blog Sayfa 163

ABD’de Hidrojen Endüstrisi Birliği kuruldu

Hidrojen Haber-  ABD’de Enerji Sistemleri Ağı (ESN), temiz hidrojen pazarının gelişimi için endüstriyel işbirliği ve eğitim platformu Hidrojen Endüstrisi İttifakı’nı (HIA) ‘yı başlattı. Orta Batı ABD ve ötesinde temiz hidrojen pazarının gelişimine katkıda bulunacak olan bu ittifak, 2030 yılına kadar 570 milyar dolarlık yatırım gerektiren 1400’den fazla projeyi duyurdu. 

Bu projeler, eyalet, bölgesel ve ulusal düzeylerde kamu-özel sektör ortaklıkları ve endüstriler arası işbirliği gerektiriyor. 

HIA, bu tür iş birliklerini teşvik ederek ticari ortaklıkların kurulmasına öncülük edecek. Ortak proje öğrenimlerini ve pazar araştırmalarını kolaylaştıracak, federal, eyalet ve yerel hükümetler nezdinde savunuculuk yapacak ve temiz hidrojenin faydalarını halka anlatarak pazarın gelişimini sürükleyecek.

HIA’ya, teknoloji tedariki, üretimi, teslimatı ve enerji, ulaşım ve üretim endüstrilerindeki tüketimi kapsayacak şekilde endüstri temsilini dengelemek üzere seçilmiş diğer şirketler de eklenecek.

HIA, Indiana’da kurulacak, burada zaten 10 milyar doların üzerinde temiz hidrojen projeleri geliştirilmekte. İttifak başlangıçta Orta Batı bölgesinde aktif olan şirketlerle etkileşime geçmeyi hedefliyor, bu bölge Amerika’nın endüstriyel, üretim ve ulaşım lojistiği ekonomilerinin merkezinde yer alıyor.

Tekfen ve Enerjisa Üretim’den hidrojende işbirliği

Hakan Göral - Emre Erdoğan

Hidrojenhaber – Türkiye’nin köklü ve önde gelen özel sektör kuruluşlarından Tekfen ve Enerjisa Üretim, yenilenebilir enerji çözümleri ve yatırımları alanında ‘güç birliği’ yapma kararı aldı. İmzalanan Niyet Mektubu’yla Tekfen ve Enerjisa Üretim yüksek kapasiteli, yeşil hidrojen-yeşil amonyak projesinde beraber çalışacak. Bu projede, Tekfen’in mühendislik ve endüstriyel tesis inşaatı ve Enerjisa Üretim’in de yenilenebilir enerji konusundaki deneyimlerini birleştirmeleri hedefleniyor.

Dünya yeşil hidrojen talebinin 2030 yılı itibarıyla 40 milyon tonlara ulaşmasının beklendiğini ve sonrasında da hızla artacağını kaydeden Tekfen Grup Şirketler Başkanı Hakan Göral, söz konusu Niyet Mektubu ile yenilenebilir enerji çözümleri ve yatırımları alanındaki büyüme stratejileri kapsamında önemli bir adım daha attıklarını söyledi. 

GÜBRE ÜRETİMİNDE KULLANILACAK

Göral, “Tekfen’in yeşil enerji odaklı dönüşümünde ‘yeşil amonyak-yeşil hidrojen’ konusunu önemli bir sac ayağı olarak görüyoruz. Bitki besin ürünleri alanında Türkiye’nin en büyük kuruluşu olan iştirakimiz Toros Tarım’ın karbon ayak izinin düşürülmesinde ve yurt dışı pazarlara erişiminde yeşil amonyak kullanımı önemli bir rol oynayacak. 

Bu amaçla, Enerjisa Üretim ile yenilenebilir enerji kullanarak yeşil hidrojen ve yeşil amonyak üretimi yapılacak bir tesis kurulması hedefleniyor. Böylece Toros bir yandan kendi hammadde ihtiyacını karşılarken aynı zamanda üretiminin bir kısmını iç ve dış müşterilerine satabilecek. Bu kapsamda, Enerjisa Üretim ile bir Niyet Mektubuna imza attık. Hem Taahhüt Grubumuzun tecrübe ve deneyimi hem de Enerjisa Üretim’in yenilenebilir enerji konusundaki birikimleri bu proje için çok değerli. Böylece taahhüt grubumuz da edineceği yetkinlikle, çok hızlı artması beklenen yeşil hidrojen-yeşil amonyak taleplerini bir fırsat olarak görerek, yurt içi ve yurt dışı müşterilerine bu yeni segmentte vereceği hizmeti büyümek için bir sac ayağı olarak kullanacak“ dedi.

Tekfen Holding’in iştiraki Toros Tarım, toplam kurulu üretim kapasitesi ve üretim tonajı itibarıyla Türkiye’nin en büyük gübre üreticisi.

YEŞİL ENERJİ YATIRIMLARI İVME KAZANACAK

Gerçekleştirilecek iş birliğinin ülkemizde yeşil enerji yatırımlarına önemli bir ivme kazandırmasını hedeflediklerini vurgulayan Enerjisa Üretim İşletme ve Teknik Genel Müdür Yardımcısı Emre Erdoğan; “Türkiye’nin lider özel sektör elektrik üreticisi Enerjisa Üretim olarak tüm operasyonlarımızda sürdürülebilirlik konusunu en önemli başlık olarak ele alıyor, aksiyonlarımızın tamamını bu çerçevede gerçekleştiriyoruz. Yenilikçi ve çevreci enerji teknolojilerinde son dönemde ülkemizde birçok ilki hayata geçirdiğimiz Bandırma Enerji Üssümüz, sadece verimliliğiyle değil, aynı zamanda stratejik konumuyla da Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin kalbinde yer alıyor.  Tekfen gibi önemli bir kuruluşla yeşil amonyak tesisi kuruluşu noktasında ilk adımı atmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliğinin, sürdürülebilir bir gelecek inşa etme noktasında önemli bir adım olacağına inanıyoruz.’’ şeklinde konuştu. 

GÜBRE SEKTÖRÜ DOĞRUDAN ETKİLENİYOR

Avrupa Birliği’nin (AB) iklim değişikliğiyle mücadele amacıyla hayata geçirdiği, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), karbon yoğun sektörlerde büyük değişiklikler getiriyor. Bu mekanizma, AB dışından ithal edilen ürünlerin karbon içeriğine göre vergilendirilmesini öngörüyor. Gübre sektörü de bu düzenlemeden doğrudan etkilenen ana sektörlerden biri olarak ön plana çıkıyor.

Özbekistan’dan yeşil enerji atılımı

Hidrojen Haber- Özbekistan, 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kapasitesini büyük ölçüde genişletmeyi planlıyor.Bu hedef, ülkenin enerji verimliliğini artırma ve bölgesel enerji güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını gösteriyor. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev, Taşkent Uluslararası Yatırım Forumu’nda yaptığı konuşmada, ülkenin bu yönde 28 proje üzerinde çalıştığını ve yeşil enerji dengesini yüzde 40’a çıkarmayı amaçladığını belirtti. 

Masdar, Gezhouba ve China Energy gibi şirketlerle mevcut bazı ortaklıkların altını çizen, ayrıca ACWA Power ile yeşil bir hidrojen projesine işaret eden Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev ; “En dikkat çekici yönü, bu önemli projelerin kamu-özel ortaklığına dayalı olarak ve doğrudan yabancı yatırımlar yoluyla uygulanmasıdır” şeklinde konuştu.

Bu hedefler, Özbekistan’ın enerji sektöründe gerçekleştirdiği reformların ve yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanma konusundaki istikrarlı adımlarının bir sonucu. Ülke, doğal gaz üretiminde dünya liderlerinden biri olmasına rağmen, enerji verimliliğini artırma ve çevreye zararlı emisyonları azaltma yönünde önemli adımlar atıyor. Bu strateji, aynı zamanda yatırımcılar için cazip koşullar yaratmayı ve ekonomik sektörlerde yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılmasını hedefliyor.

Dünyanın ilk yüzen tesisinde yeşil hidrojen üretilecek

Hidrojen Haber- Norveçli şirket H2Carrier, dünyanın ilk yüzen üretim ünitesi P2XFloater’ı kullanarak Arktik Çemberi’nin içinde yeşil hidrojen ve amonyak üretimi yapmayı planlıyor. Bu yenilikçi proje, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak çevresel ayak izini en aza indirirken, enerji geçişinde önemli bir adım olarak görülüyor.

H2Carrier, Norveç’in en kuzey ve en doğu bölgesinde, iki büyük kara rüzgar çiftliği inşa etmek için lisans başvurusunda bulundu. Bu rüzgar çiftlikleri, yılda 1,55 GW kapasite ve 6.356 GWh tahmini yıllık üretim ile planlanıyor. Şirket, bu yenilenebilir enerjiyi, kıyıya yakın demirleyen bir gemi üzerine kurulu yüzen üretim tesislerinde kullanmayı hedefliyor.

Yeşil hidrojen, deniz suyunun arıtılması ve elektrolizörlerde işlenmesiyle üretilecek. Daha sonra, havadan çıkarılan azot ile birleştirilerek yeşil amonyak üretimi için bir amonyak jeneratöründe sentezlenecek. H2Carrier, bu çözümün, hidrojen/amonyak üretimi için genellikle gerekli olan büyük ve geri dönüşümsüz çevresel ayak izinden kaçındığını belirtiyor.

Bu proje, dünya çapında amonyak pazarına ihracat yapmak üzere daha küçük nakliye gemilerine aktarılacak yeşil amonyak depolama kapasitesine sahip olacak. H2Carrier, bu yenilikçi yaklaşımın, düşük maliyetli yenilenebilir enerjiyi kullanarak son derece rekabetçi fiyatlarla yeşil amonyak üretimine olanak tanıdığını vurguluyor.

Toyota hidrojen araştırmalarını artırıyor

Hidrojen haber- Toyota‘nın Kuzey Amerika’daki araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) ofisi, hidrojen odaklı bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Toyota Motor Kuzey Amerika (TMNA), hidrojenle ilgili ürünlere yönelik  yeni hidrojen merkezi olarak Ar-Ge ofisin yeniden düzenledi.Şirket, bu hamleyle, sıfır emisyon teknolojisinin öncüsü olarak konumunu pekiştirmeyi hedefliyor. 

Yenilenen tesis, hidrojen yakıt hücreleri ve ilgili teknolojiler üzerine çalışmalar yürütecek bir çalışma alanı sunuyor. Ayrıca, gelecekte eklenmesi planlanan özellikler arasında esnek bir mikro şebeke, sürdürülebilir bir müşteri eğitim merkezi ve daha fazlası bulunuyor.

Toyota’nın bu stratejik adımı, Japonya’da geçen yıl hidrojen iş birimini yeniden yapılandırarak “Hidrojen Fabrikası”nı kurmasının ardından geldi. Toyota Motor Avrupa da kendi “Hidrojen Fabrikası”nı duyurarak, kıtanın genelinde hidrojen ekosistemlerinin ve altyapısının daha geniş bir yayılımını teşvik etmeyi amaçlıyor.

Kuzey Amerika Hidrojen Merkezi (H2HQ), hafif ve ağır hizmet yakıt hücre uygulamaları, sabit yakıt hücreli güç üretimi, liman araç uygulamaları gibi yerelleştirilmiş hidrojen teknolojilerini ve ürünlerini destekleyecek. Tesis, zaten etkileyici Ar-Ge varlıklarına sahip, bunlar arasında Toyota’nın en büyük dinamometresi (1.2 MW), sabit uygulamalar için ölçeklenebilir bir test tezgahı ve hem hafif hem de ağır hizmet araçları için yakıt sağlayabilen bir hidrojen yakıt istasyonu bulunuyor.

 Toyota’nın sürdürülebilirlik vizyonunu ve hidrojenin bu vizyon içindeki rolünü daha iyi anlamak isteyen kullanıcılara yönelik bir eğitim merkezi planları da bulunuyor. 

“Ekşi” gaz atığından temiz hidrojen üretiminde başarı

Hidrojen Haber- Kaliforniya merkezli bir şirket olan Thiozen, ekşi gaz atık akışlarından temiz hidrojen üretimi konusunda önemli bir başarı elde etti. Teksas’taki Permiyen Havzası’nda gerçekleştirilen saha içi pilot uygulama ile ekşi doğal gaz akışlarından hidrojen sülfürü arındırarak aynı zamanda sıfır emisyonlu hidrojen üretimi sağlandı. 

Thiozen’in kurucu ortağı ve başkanı Ryan Gillis, bu yöntemin enerji endüstrisinde devrim yaratacağını ve modern hidrojen ekonomisini teşvik edeceğini belirtti. ACT ve Texas Tech Üniversitesi ile iş birliği içinde gerçekleştirilen bu proje, düşük maliyetli ve düşük emisyonlu hidrojen üretimi için yeni bir yol sunuyor.

Bu deneme doğalgazı arındırırken aynı zamanda enerji endüstrisi için kullanılmak üzere sıfır emisyonlu hidrojen üretimi yapabilen bir sürecin ilk kez gösterilmesi. Kaliforniya merkezli bu girişim, enerji endüstrisinde devrim yaratacak ve modern hidrojen ekonomisini teşvik edecek tamamen yeni bir hidrojen üretim yöntemi sunuyor.

Thiozen’in başarılı pilot projesi, enerji endüstrisinin iki genel hedefine ulaşmasına yardımcı olacak özgün bir çözüm sunarak enerji endüstrisini dönüştürebileceğine inanıyor: enerji güvenliği ve karbon salınımının azaltılması.

Yenilenebilir enerjili  ilk araç işleme tesisi açıldı

Hidrojen Haber- Kaliforniya’da yer alan Long Beach Limanı’nda, FuelCell Energy ve Toyota Motor Kuzey Amerika işbirliğiyle hayata geçirilen ve dünyada bir ilk olan ‘Tri-gen’ üretim sistemi, bugün görkemli bir açılışla hizmete girdi. Biyogaz kullanarak yenilenebilir elektrik, yenilenebilir hidrojen ve kullanılabilir su üreten Tri-gen sistemi, Toyota Lojistik Hizmetleri’nin (TLS) araç işleme ve dağıtım merkezine destek olmak için inşa edildi. 

TLS Long Beach, Toyota’nın Kuzey Amerika’daki en büyük araç işleme tesisi ve yılda yaklaşık 200 bin yeni Toyota ve Lexus aracını kabul etmektedir. FuelCell Energy’nin Tri-gen platformu sayesinde, TLS Long Beach, yerinde üretilen yüzde yüz yenilenebilir elektrikle çalışan Toyota’nın ilk liman araç işleme tesisi.

FuelCell Energy’nin yenilikçi yakıt hücresi teknolojisi, yönlendirilmiş yenilenebilir biyogazı elektrik, hidrojen ve kullanılabilir suya dönüştüren, yüksek verimli ve yanma olmayan bir süreçle çalışıyor ve neredeyse hiç hava kirleticisi yaymıyor.Tri-gen, 2.3 megavat yenilenebilir elektrik üretiyor ve bu elektriğin bir kısmı, limandaki operasyonlarını desteklemek için TLS Long Beach tarafından kullanılıyor. Fazla elektrik, Kaliforniya Biyoenerji Piyasa Ayarlama Tarifesi (BioMAT) programı kapsamında yerel elektrik şirketi Southern California Edison’a teslim ediliyor ve böylece elektrik şebekesine yenilenebilir, dayanıklı ve uygun maliyetli bir temel elektrik üretim kaynağı ekleniyor.

Rabobank: Yeşil hidrojende belirsizlik var

Hidrojenhaber – Hollanda merkezli Rabobank tarafından hazırlanan raporda, yeşil hidrojene yönelik yıllardır artan ivmenin ardından yorgunluk belirtileri gözlenmeye başladığı ifade edildi. Birçok projenin geciktiği veya rafa kaldırıldığına dikkat çekilen raporda, Avrupa Birliği’nin düzenlemelerindeki belirsizliklerin uzun vadeli alım anlaşmaları imzalama konusunda tereddütler yarattığı kaydedildi. Rapora göre içinde bulunduğumuz yıl, yeşil hidrojen endüstrisi için önemli bir yıl olacak.

Rapora göre şu ana kadar dünya çapında yaklaşık 1.400 temiz hidrojen projesi açıklandı. 2030 yılına kadar taahhüt edilen yatırım miktarı 570 milyar ABD dolarına ulaştı. Bu rakam 32 milyon tonu yenilenebilir hidrojen olmak üzere yılda 45 megaton üretim kapasitesini temsil ediyorlar.

Ancak bu projelerin sadece %7’si Nihai Yatırım Kararı aşamasını geçebildi. Bu projelerin çoğunluğu Çin’de bulunurken, Avrupa’da açıklanan projelerin yalnızca %4’ü yatırım aşamasına geçebildi.

Rabobank’ın raporunun İngilizce tam metnini indirmek / görüntülemek için tıklayın!

Mehmet DAYIOĞLU – HİDROJENHABER

“Karbonsuz” Karbon Zirvesi 6-7 Mayıs’ta

Hidrojen Haber- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 9. İstanbul Karbon Zirvesi’ni “İklim Değişikliği Kaynaklı Riskler, Fırsatlar ve Karbon Ticareti” teması ile 6-7 Mayıs 2024 tarihinde ST Climate desteğinde Karbon Nötr” gerçekleştirecek. 

YEŞİL DÖNÜŞÜMDE FİNANSMAN FIRSATLARI

İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr.Filiz Karaosmanoğlu konuyla ilgili açıklamasında; “Yeşil dönüşümde yeni yatırımlar için finansmana erişim ve sürdürülebilir bankacılık konusunun önemli olduğunu söyleyerek ; Bu başlığı Yeşil Dönüşüm İçin Finansal Fırsatlar oturumumuzda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kredi Kayıt Bürosu, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası; Türkiye Sınai Kalkınma Bankası ve Uluslararası Sermaye Piyasası Birliği(ICMA) konuşmacılarıyla masaya yatırarak iklim finansmanı son gelişmelerini, fırsatları öğreneceğiz“ dedi.

KARBON TİCARETİNDEKİ GELİŞMELER 

Dr. Karaosmanoğlu,  karbon Yönetimi ve Endüstri ile Karbon Yönetimi ve Enerji oturumlarında endüstrinin güçlü sesini dinleyeceklerini vurgulayarak; “En güncel odak konumuz olan “Üretim, İhracat ve Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması.İş Dünyasında Karbon Yönetimi ve Ticareti oturumunda ise mevzuat, standartlar, ulusal ve uluslararası gelişmeler ışığında karbon piyasası ve karbon ticareti masada olacak” ifadesini kullandı.

“DÜŞÜK KARBON KAHRAMANLARI” ÖDÜLÜ

Zirvede SÜT-D 2024 Küçük Karbon Kahramanı gösterisi ile SÜT-D 2024 Düşük Karbon Kahramanı ödül töreni yapılarak karbonunu en iyi yönetenlerin ödüllendirileceğini belirterek 

Hidrojenli modeller Beijing’de görücüye çıktı

Hidrojenhaber – Otomobil üreticileri enerji dönüşümüne uyum sağlamak için önerdikleri çözümleri 18. Beijing Uluslararası Otomotiv Fuarı’nda tanıtıyor. Fuarın odağında elektrikli otomobiller bulunuyor ancak hidrojenli araçlar da otomotiv endüstrisinde popülerlik ve ilgi kazanıyor.

Fuarda Hyundai, hidrojen yakıt hücreli SUV’u NEXO’yu tanıttı. Ayrıca SAIC Motor Corp, fuarda dünyanın ilk hidrojen yakıtlı menzil genişletici aracı Roewe iMAX8’i görücüye çıkardı.

Hem elektrikli hem de içten yanmalı motorlu taşıtlara alternatif olarak ortaya çıkan hidrojenle çalışan otomobiller, yaygın olarak evrensel yeşil otomobil kullanımına giden bir yol olarak görülüyor. Hidrojenle çalışan arabalar sessiz, enerji açısından oldukça verimli. Emisyon üretmeyen araçlar, benzinli muadilleriyle eşdeğer menzil ve performansa sahip.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın yeni Küresel EV Görünümü 2023 raporundaki rakamlara göre, dünya yollarındaki hidrojen yakıt hücreli elektrikli araçların sayısı 2022’de 2021’e göre yüzde 40 artarak 72 binden fazla araca ulaştı. Ayrıca S&P Global tarafından hazırlanan bir sektör raporu, hidrojen yakıt hücreli elektrikli araçların sayısının 2030 yılına kadar dünya çapında 10 binden fazla yakıt ikmal istasyonuyla 13 milyona ulaşabileceğini öngörüyor.

Son yıllarda Çin, hidrojenle çalışan araç endüstrisine yönelik politika desteğini giderek artırdı. Çin Hidrojen İttifakı, Çin’deki hidrojen yakıt hücreli elektrikli araç sayısının 2050 yılına kadar 3 milyonu geçmesinin beklendiğini, hidrojen yakıt ikmal istasyonları sayısının ise 10 bine ulaşmasının beklendiğini öngörüyor.