Ana Sayfa Blog Sayfa 219

Beijing Belediyesi karbonu hidrojenle azaltacak

Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti Beijing, ülkenin karbon piyasası ticaretinde yer alacak hidrojen projesine başladı. Eylül ayında bitirilmesi hedeflenen ve Beijing’in Daxing ilçesinde başlatılan Beijing hidrojen yakıt hücreli araç karbon emisyonu azaltma projesi, yılda yaklaşık 24 bin ton karbon emisyonunu azaltacak. 

Zhonghe Xinxing Enerji Teknolojisi Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen 16 hidrojen işletmesi ile iş birliği içinde geliştirilen proje, karbon muhasebesi ve ticareti yapacak. Beijing’te verilen teşviklerle 1.800’ü aşan hidrojen yakıt hücreli araç trafiğe çıktı. 

Dünyanın ilk hidrojenli “akıllı” tramvayı 2024’te yola çıkıyor

Hidrojen Haber- Malezya’nın Sarawak eyaleti sıfır emisyonlu ve akıllı bir toplu taşıma sistemine sahip olma yolunda önemli bir adım atıyor. Dünyanın ilk hidrojenle çalışan transit akıllı tramvayı Çin’den Senari Limanı’na ulaştı. Çin’in CRRC Zhuzhou Electric Locomotive Research Institute şirketi tarafından geliştirilen tramvay, hem çevre dostu hem de verimli bir ulaşım aracı olarak Sarawak halkına hizmet verecek.

Hidrojenle çalışan akıllı tramvay, raylı sistemlere ihtiyaç duymadan kendi kendine hareket edebiliyor. Bu tramvay, hidrojen yakıt hücreleri ile elektrik üretiyor ve bu elektrik ile motorları çalıştırıyor. Bu sayede, karbon emisyonu olmadan temiz enerji kullanıyor. Ayrıca, akıllı sensörler ve yapay zeka ile donatılmış olan bu tramvay, trafik durumunu, yolcu sayısını ve güzergahını otomatik olarak ayarlayabilir.

Hidrojenli bir hareket sistemiyle donanmış bulunan araç daha uzun bir özerk mesafe, daha kısa bir şarj süresi ve düşük karbon emisyonu gibi avantajlara sahip. Ayrıca tramvayda, 245 kilometreye kadar varan bir otonomi sağlayan 70 MPa (Megapascal = basınç birimi) kadar hidrojen stoklama sistemi ve yüksek güçte bir yakıt pili sistemi mevcut.  

Sarawak, Malezya’nın en büyük ikinci eyaleti olmasına rağmen, ulaşım altyapısı yetersiz. Özellikle Kuching şehri, trafik sıkışıklığı ve hava kirliliği gibi sorunlarla karşı karşıya. Bu nedenle, Sarawak hükümeti, ulaşım sektörünü modernize etmek ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek için hidrojenle çalışan akıllı tramvay projesini başlattı. Bu proje, Sarawak’ın ilk entegre ulaşım sistemi olacak.

Projenin ilk aşamasında, akıllı tramvay prototipi, Kuching şehrinde test edilecek. Test süresi boyunca, tramvayın performansı, güvenliği ve verimliliği değerlendirilecek. Test süresinin ardından, proje ikinci aşamaya geçecek ve 2024 yılında Kuching şehrinde 15 kilometrelik bir hat üzerinde 15 adet hidrojenle çalışan akıllı tramvay hizmete girecek. Projenin üçüncü aşamasında ise, 2026 yılında Kuching şehrindeki hat uzunluğu 50 kilometreye çıkartılacak ve 45 adet hidrojenle çalışan akıllı tramvay daha eklenecek.

Projenin temel hedefi, Sarawak’ın ulaşım sektörünü dönüştürmek ve sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmak. Bu proje ile Sarawak’a hem çevre hem de ekonomi açısından birçok fayda sağlanmış olacak.

Zhuzhou CRRC Enstitüsünün CRRC Zhixing şubesi, Kuching’in akıllı raylı sistem projesi için açılmış olan toplam 69,9 kilometrelik üç hat üzerinde gidip gelecek 38 akıllı tramvaydan oluşan ihalesini 2022 yılında kazanmıştı.

Mısır yeşil hidrojende büyük adımlar atıyor

Hidrojen Haber- Mısır, iklim değişikliğiyle mücadele etmek ve yeşil ekonomiye geçiş yapmak için yeşil hidrojen sektöründe büyük bir oyuncu olmayı hedefliyor. Ülke, yenilenebilir enerji payını güncelleyerek 2035 yerine 2030 da %42’ye çıkaran “Ulusal Katkı” planının ikinci güncellemesini tamamladı. Başbakan Madbouli, açıklamasında Mısır’ın rekabetçi fiyatlarla yenilenebilir enerji üretme potansiyeline sahip olduğunu ve yeşil hidrojen üretip daha sonra ihraç edebilecek gerekli altyapıya sahip olduğunu vurguladı.

Mısır bunun yanı sıra, yeşil hidrojen sektöründeki şirketlerle 20’den fazla anlaşma imzaladı. Bu anlaşmalar yaklaşık 83 milyar dolar değerinde ve yılda 15 milyon ton yeşil amonyak ve yeşil metan üretilmesi planlanıyor. Mısır, Almanya ile yeşil hidrojen projelerine ortak yatırım yapma ve Alman teknolojisini kullanma konusunda anlaştı. Fertiglobe*, Afrika’nın ilk entegre yeşil hidrojen tesisi olan Egypt Green’i devreye aldı. Bu tesis yılda 15 bin ton yeşil hidrojen üretecek. Bu hidrojen, yeşil amonyak üretimi için girdi olarak kullanılacak ve Mısır ve uluslararası pazarlarda satılacak.

Yeşil hidrojenin üretimi ve kullanımı, hem Mısır hem de dünya için pek çok fayda sağlayabilir. Bunlardan bazıları şunlar;

  • Yeşil hidrojen, karbon salınımını azaltarak küresel ısınmayı yavaşlatmaya yardımcı olabilir. Fosil yakıtlara bağımlılığı azaltarak enerji güvenliğini artırabilir.
  • Yeşil hidrojen, Mısır’ın enerji ihracat gelirlerini artırabilir. Ülke, bölgedeki en büyük temiz hidrojen ihracatçısı olmayı hedefliyor.
  • Yeşil hidrojen, Mısır’ın sanayi ve tarım sektörlerini modernize edebilir. Yeşil amonyak gibi ürünler, gübre üretiminde ve tarım verimliliğinde önemli bir rol oynayabilir.
  • Yeşil hidrojen, Mısır’ın istihdam ve kalkınma fırsatlarını çoğaltabilir. Yeşil hidrojen tesisleri, nitelikli işgücüne ihtiyaç duyacak ve yerel topluluklara katkı sağlayacaktır.

Mısır, yeşil hidrojen sektöründe büyük adımlar atarak hem kendi hem de dünyanın geleceği için önemli bir rol üstleniyor. Ülke, Kasım ayında Şarm El Şeyh’te düzenlenecek olan iklim konferansında yeşil hidrojen stratejisini açıklayacak. Bu strateji, Mısır’ın jeopolitik konumunu güçlendirme potansiyelini taşıyor.

*Fertiglobe, ADNOC ve OCI arasındaki stratejik bir ortaklıktır. Dünya genelinde ticari amonyak ihracatçısıdır ve temiz amonyak konusunda öncüdür. Şirket, 2022 yılında 5 milyar dolarlık gelir ve 1,287 milyon dolarlık net kar elde etti.

Ford F-MAX Ballard yakıt hücreleriyle donatılacak

Hidrojen Haber- Ballard Power Systems, Ford Trucks’ın hidrojenle çalışan araç prototipinin geliştirilmesi kapsamında yakıt hücreli bir sistem tedariği için Ford Trucks ile anlaştı. Ford Trucks, 44 tonluk uzun mesafeli çekici kamyonu F-MAX’te iki adet Ballard’ın FCmove™ XD 120kW yakıt hücreli motorunu kullanmayı planlıyor ve 2025 yılında Avrupa’da gösterime sunulacak araçları Türkiye’de üretip monte etmeyi hedefliyor.

Yakıt hücrelerinin 2023 yılında Ford’a teslim edilmesi planlanırken, geliştirme programı ve diğer koşullar başarılı olursa, Ballard hidrojen yakıt hücreli F-MAX için tercih edilen tedarikçi olarak belirlenebilir.

2025 yılındaki sunum, Avrupa Birliği’nin ZEFES projesi kapsamında gerçekleştirilecek. Bu projede, dört kamyon üreticisi, iki römork üreticisi, tedarikçiler, operatörler ve araştırma ortakları, sıfır emisyonlu araçların uzun mesafeli ağır taşımacılıkta entegrasyonunu hızlandırmak için birlikte çalışacak. Verimlilik iyileştirmeleri, seri üretim yetenekleri ve gerçek dünya koşullarında gösterim üzerinde çalışmayı amaçlayan proje, dokuz farklı araç konseptinin (dört yakıt hücreli ve beş bataryalı elektrikli) AB koridorlarında bir milyon km’den fazla yol kat etmesini sağlayacak.

Projedeki araçların 40 tondan fazla yük taşıması ve 750 km ye kadar mesafe kat etmesi bekleniyor. Günlük operasyonlarda ortalama 500 km yol alacaklar.

Ford’un F-MAX kamyonlarına hidrojen entegre etme konusunda ilk denemesi bu değil. Haziran Ayında OEM, kamyonları çift yakıtlı hidrojen kombinasyonuyla çalışacak şekilde dönüştürmek için Belçika merkezli CMB.TECH ile ortaklık kurmuştu.

Ford Trucks Başkan Yardımcısı Emrah Duman konuyla ilgili : “Ford Trucks olarak, otomotiv endüstrisinin geleceğini tanımlayacak alternatif teknolojilere sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda yatırım yapıyoruz. Elektrifikasyonun ardından hidrojen teknolojileri önceliklerimiz arasında yer alıyor.“ZEFES projesi kapsamında geliştireceğimiz ilk yakıt hücreli elektrikli aracımız F-MAX, önemli bir kilometre taşı olacak. Bu hayati projede Ballard ile çalışmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu uzun vadeli ilişki, gelecekte büyük değer yaratacak.” şeklinde konuştu.

Hidrojenli minibüs İskoçya’da başarıyla test edildi

Hidrojen Haber- Hidrojen yakıt şirketi First Hydrogen’ in  hidrojen yakıtlı elektrikli araç filosu, yaptığı denemeleri “etkileyici performanslarla” tamamladığını duyurdu.

Denemeleri yapan enerji şirketi SSE, aracın yakıt tüketimi ve menzili açısından verimli olduğunu belirtti. Bir ay süren deneme boyunca, First Hydrogen’in araçları Aberdeen bölgesinde hafif trafik koşullarında daha önce yaptığından daha uzun süreler maksimum hız sınırlarında seyretti. Yüksek hızlarda araç iyi bir yakıt verimliliği sağladı ve 100 metrede yaklaşık 1,58 kg hidrojen tüketti.

Hidrojen yakıtlı elektrikli araçlar, sadece su buharı üreten ve karbon salınımı yapmayan bir teknolojiye sahip. Bu da onları çevre dostu ve sürdürülebilir bir ulaşım seçeneği haline getiriyor.

SSE sürücüleri, sürücünün standart bir akülü elektrikli araca benzediğini, ancak menzil kapasitesinin daha etkileyici olduğunu ve aracın bu anlamda dizel bir araç gibi performans gösterdiğini belirtti.

FCEV, dönüşte tam yüklü tek yönlü ve kısmen yüklü olarak sürdü ve sürücüler, yüklerin araç hızını ve menzili azaltmadığını, yakıt hücresi performansını etkilemediğini belirtti.

Araç hibrit olduğundan, hızlanma ve frenleme arasındaki sık geçişler de dahil olmak üzere sürüş sırasında yakıt tüketimini pil gücüyle destekleyebilir. Minibüs ayrıca yolculuk sırasında aküsünü maksimum şarjda tuttu.

Aberdeen’in hidrojen yakıt ikmal istasyonlarının deneme sırasında yenilenmesi nedeniyle, araca 350 bar yerine 700 bar’da yakıt ikmali yapıldı ve yakıt ikmali süresi dakikalar sürdü.

First Hydrogen’in hidrojen yakıtlı elektrikli araçları, Aberdeen’de bulunan Avrupa’nın ilk hidrojen otobüs filosuna da dahil edildi. Bu proje, hidrojenin toplu taşıma alanında da kullanılabilirliğini ve avantajlarını gösteriyor.

Erdoğan: Hidrojenin daha etkili kullanımı için yasal düzenlemeler gerekli

Türkiye ve Dünyanın gündeminde olan Enerji dönüşümü konusunda en önemli konulardan biri enerjiyi depolayabilmek. Depolama konusunda elektrik bataryaları dışında diğer bir seçenek ise hidrojen. Enerjisa Üretim Genel Müdür Yardımcısı Emre Erdoğan, Enerji Günlüğü’nün hidrojen alanındaki gelişmeler ve şirketin bu konudaki çalışmalarına dair sorularını cevapladı.

Emre Erdoğan, hidrojenin temiz enerji üretmenin ve depolamanın anahtarı olarak kabul edildiğini belirterek, “Özellikle ‘yeşil hidrojen’ dediğimiz, yenilenebilir enerji kullanılarak elektroliz yoluyla elde edilen hidrojen, çevre dostu ve karbon emisyonlarından arınmış bir enerji kullanma imkânı sunuyor. Bu bağlamda, hidrojenin yalnızca enerji sektöründe değil, aynı zamanda endüstri, taşımacılık ve diğer birçok alanda da dönüştürücü bir etkiye sahip olabileceği görülüyor. ‘ dedi

Erdoğan, öncelikli projelerinin Türkiye’nin ilk Hidrojen Vadisi olduğunu belirterek, “Küçük Ölçekli Hidrojen Vadisi projesi aynı zamanda, Türkiye’de hidrojen ekonomisine yönelik ilk somut adımlardan da biri. Enerjisa Üretim Bandırma Enerji Üssümüzde üreteceğimiz yeşil hidrojen, Türkiye’de üreteceğimiz ilk ticari yeşil hidrojen olacak. Bandırma Enerji Üssü’müzde üreteceğimiz yıllık yeşil hidrojen miktarının elektriksel karşılığı ise yaklaşık 16 milyon kilovatsaat (16 gigavatsaat – GWh) olacak.” şeklinde konuştu.

Erdoğan, Türkiye’de Hidrojenin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve kalkınma ajansları öncülüğünde önemli adımlar atılsa da hidrojen alanında gelişme sağlanabilmesi için özel bir mevzuat düzenlemesine ve kurum/kuruluş ihdasına ihtiyaç olduğunu da vurguladı.

Ayrıntılar için lütfen tıklayınız:

İngiltere hidrojen stratejisini güncelledi, ihaleler ve sübvansiyonlar yolda

Hidrojen Haber-İngiltere hükümeti, yeşil hidrojenin ülkenin net sıfır emisyon hedefine ulaşmasında önemli bir rol oynayacağına inanıyor. Bu nedenle, yeşil hidrojen üretimini artırmak ve maliyetlerini düşürmek için yeni politikalar ve teşvikler geliştiriyor.

Hükümet, elektrolitik hidrojen üretimi için ilk tahsis turunu (HAR1) tamamladı ve kısa süre içinde tahsis sözleşmeleri imzalanacak. HAR1, 2022 yılına kadar 100 MW elektrolizör kapasitesi için sözleşmeler vermek üzere tasarlandı. Bu yılın sonlarında ikinci tahsis turu (HAR2) başlayacak ve 2025 yılına kadar 750 MW elektrolizör kapasitesi için sözleşmeler düzenlenecek. HAR2, hem elektrolitik hem de diğer düşük karbonlu hidrojen teknolojileri için rekabetçi tahsisler yapmayı hedefliyor. Düşük karbonlu hidrojen, doğal gazın karbon yakalama ve depolama (CCS) ile birlikte kullanılmasıyla üretilebilir. Bu teknoloji, hidrojenin karbon ayak izini azaltmak için kullanılabilir.

İngiltere hidrojen üreticilerine gelir desteği sağlamak için Düşük Karbonlu Hidrojen Anlaşmaları (LCHA’lar) geliştiriliyor. LCHA’lar, hidrojen üreticilerine karşı karbon yakıtlarla arasındaki maliyet farkını kapatmak için gelir desteği sağlayacak. Bu şekilde, hidrojen daha rekabetçi bir enerji kaynağı haline gelecek.

İngiltere’nin enerji bakanı Anne-Marie Trevelyan, konuyla ilgili olarak “Hidrojen stratejimiz, İngiltere’nin net sıfır emisyon hedefine ulaşmasında kritik bir rol oynayacak yeşil endüstriyel devrimimizi destekleyecek” ifadesini kullandı. Hükümet, 2030 yılına kadar 5 Gigavat düşük karbonlu hidrojen kapasitesi oluşturmayı ve 2050 yılına kadar enerji tüketiminin %20-35’ini hidrojenden sağlamayı planlıyor.

LEAG ve Rock Tech’ten hidrojen işbirliği

Hidrojen Haber-LEAG ve Rock Tech yenilenebilir enerjide işbirliği yapacak. Rock Tech, 2026 yılına kadar Guben’deki dönüştürücüsünde lityum hidroksit rafine ederek pil ve elektrikli araç endüstrilerine katkıda bulunmayı planlıyor.

İki şirket vu işbirliğinin uzun vadeli, karşılıklı yararlı bir ilişkinin başlangıcı olmasını istiyor. İlk olarak, Rock Tech’in Guben’deki çatısına fotovoltaik sistemlerin kurulumu araştırılacak. Uzun vadede, lityum rafinerisi LEAG’ dan hidrojen alabilir. İkinci bir aşama, Guben sahasında bir elektrolizörün geliştirilmesi olabilir.

Shell’den hidrojenli araç paylaşım hizmeti

Hidrojen Haber- Shell hidrojenli araç paylaşım hizmeti sunacak. Shell’in yeni teklifi, bu geçişi daha erişilebilir kılmayı, hem gereken yatırımı hem de algılanan riski azaltmayı hedefliyor. Hidrojen Paylaşımı, aylık bir ücret karşılığında hidrojen yakıt hücreli elektrikli araçları (FCEV) deneme fırsatı sunan özel bir hizmet. Bu sayede, hidrojen yakıtlı nakliyeye önemli bir maliyet olmadan kapılar açılıyor.

Hidrojenle çalışan araçlar su buharı üretiyor, yeşil bir alternatif sunuyor. Yüksek enerji yoğunluğu sayesinde hidrojen, kamyonların kullanıma bağlı olarak yaklaşık 450 km ye kadar yakıt ikmali yapmadan seyahat etmesini sağlıyor.

Müşteriler, başlangıç maliyetlerini en aza indirmek için 15 tonluk Mercedes-Benz AG Atego yakıt hücreli elektrikli aracın özel kullanımına sahip oluyor. Hem sürücü hem de araç için kapsamlı sigorta operasyonel riski azaltıyor.Hidrojenli kamyonlar yaklaşık 15 dakikada yakıt ikmali yapabiliyor, bekleme süresini en aza indiriyor. Planlı ve plansız bakım dahil olmak üzere 7/24 müşteri desteği sağlanarak sorunsuz işletme garantisi veriliyor. Bu devrim niteliğindeki hizmet, Ağustos 2023’ten itibaren Almanya’da kullanılacak.

Shell’in Hidrojen Paylaşım hizmeti, şirketin sürdürülebilirlik ve karbon emisyonlarını azaltma taahhüdüyle uyumlu. Ağır taşımacılık sektörü için hidrojen yakıtını pratik, düşük riskli bir şekilde denemek için bir yol sunuyor, erken benimseme ve gerçek dünya deneyimi sağlıyor.

Paylaşım modeli riski dağıtır ve hidrojen teknolojisini elden denemeye imkan verir. Bu girişim sadece hidrojen yakıtının benimsenmesini ilerletmekle kalmaz, aynı zamanda daha temiz ve daha sürdürülebilir bir gelecek yaratma çabalarına da katkıda bulunur.

Yeşil hidrojen 5 sene içinde mavi hidrojenden daha ucuz olacak

Hidrojen Haber-Bloomberg New Energy Finance’in (BNEF) raporuna göre, yeşil hidrojen üretiminin maliyeti, 2030 yılına kadar İspanya, Çin, Brezilya, Hindistan ve İsveç gibi beş ülkede, mevcut tesislerde gaz kullanarak gri hidrojen üretiminin maliyetinden daha düşük olacak.

BNEF’in raporu, 2023 yılında yeşil hidrojen projelerinin maliyetinin geçen yıla göre arttığını gösteriyor. Enflasyon, bazı pazarlarda daha yüksek finansman maliyetleri ve daha uzun inşaat süreleri bu artışın başlıca nedenleri. 

Buna rağmen maliyetler aralarında İspanya’nın da bulunduğu beş ülkede önümüzdeki yedi yıl içinde mevcut gri hidrojenle eşitlenecek. Çoğu ülke ise bunu 2035’ten önce başaracak. Rapora göre, yeşil hidrojen, o yıla kadar piyasaların %90’ından fazlasında gri hidrojeni alt edecek.Karşılaştırma mavi hidrojenle yapılırsa, veriler daha olumlu. Doğalgaz fiyatlarındaki düşüşler nedeniyle mavi hidrojen şu anda en rekabetçi düşük karbonlu seçenek olarak kalmaya devam ediyor. Mavi hidrojenin gri hidrojenle ile aynı olduğunu, ancak metanın çıkarıldığı yerde atmosfere salınmak yerine karbonun yakalanıp yeraltında depolandığını hatırlatmakta fayda var.

Mavi hidrojenin normalleştirilmiş ortalama maliyeti, gelecekteki gaz fiyatlarındaki düşüş nedeniyle 2023 yılında finanse edilen projelerde yeşil hidrojenden %59 daha ucuz. Ancak yeşil hidrojen tüm modellenen pazarlarda maviyi 1-3 yıl içinde geçiyor. Yeşil hidrojen, Çinli alkalin elektrolizörler kullanarak 2028’de, batılı elektrolizörler kullanarak 2033’te yeni mavi seçenekten daha ucuza mal olacak.

2030 yılında en ucuz hidrojeni Brezilya üretecek. Burada rüzgar enerjisi ve Batılı bir ülkede üretilen elektrolizörler kullanılarak sadece 1.47 dolarlık bir maliyetle yeşil hidrojen elde edilecek.