Ana Sayfa Blog Sayfa 239

ENSİA : Dünyanın geleceği yeşil hidrojende

Pandemi sonrasında dünya ekonomilerindeki sorunlar, Rusya Ukrayna savaşı, hidrokarbon kaynaklarının verdiği zararlar ülkeleri yerli, yenilenebilir ve temiz kaynaklardan enerji üretimi arayışına itiyor. Bu arayışta yeşil hidrojen ve yakıt pilleri öne çıkarken, teknolojinin gelişmesi ve maliyetlerinin azalmasıyla birlikte hidrojenin üretimi de yaygınlaşıyor.

İzmir’de 9-11 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Wenergy Temiz Enerji Teknolojileri Fuarı kapsamında düzenlenen “Gelecek Hidrojende” başlıklı konferansta, bu alanda dünyanın ulaştığı son teknoloji seviyesi dinleyenlerle paylaşıldı.

TÜRKİYE EN ŞANSLI ÜLKELERDEN

Fuarın Ana Partneri olan Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) tarafından düzenlenen konferansın moderatörlüğünü ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı yaparken; ASPİLSAN Enerji Hidrojen ve Yakıt Pilleri Ar-Ge Müdürü Emre Ata, TEKSİS İleri Teknolojiler Genel Müdürü Hüseyin Devrim ve Elektrik Mühendisi Salih Ertan konuşmacı olarak yer aldı.

ENSİA Başkanı Kalaycı, tüm ülkelerin “enerji bağımsızlığı” kavramına vurgu yaparken, Avrupa Birliği’nin, yeşil hidrojeni “Karbonsuzlaşma ve İklim Nötr” hedeflerine ulaşmak için önemli bir araç olarak gördüğünü vurguladı Kalaycı, yenilenebilir enerjide tüm dünyanın dikkatini çeken başarı öyküsü yazan Türkiye’nin bu üretimi yapabilecek ender ülkeler arasında yer aldığını belirtti.

OTOBÜS VE KAMYON ÜRETİCİLERİ ÇOK İLGİLİ

TEKSİS İleri Teknolojiler Genel Müdürü Hüseyin Devrim’ de, yeşil hidrojenin bugün Avrupa’da hızla yaygınlaştığı bilgisini verdi. Yeşil Hidrojen dönüşümünün ilk adımlarının kamyon, TIR, otobüs, tren, gemi gibi ağır ulaşım araçlarında atıldığını vurgulayan Devrim, “Avrupa’da bu araçların yollara çıkmaya başladığını, hatta dolum istasyonları ağının gelişmeye başladığını görüyoruz. Bugün otobüs ve kamyon üreticilerinin tümü bu alanda yoğun bir Ar-Ge faaliyeti sürdürüyor. Bu alanda yakıt hücreli prototip araçlar üretildi ve denemeleri yapılıyor. Çünkü siz bir elektrikli otobüs ya da TIR üretebilirsiniz ancak bu aracı 5-6 saat şarj etme ve seferden alıkoyma imkanınız olmaz. Yeşil hidrojen teknolojisi orta ve uzun vadede elektrikli araçlardan çok daha hızlı yayılıma sahip olacak ve nihai olarak bir bataryaya bağımlı olarak çalışan elektrikli araçların ömrünü kısaltacak.” diye konuştu

HİDROJEN EKOSİSTEMİ BÜYÜYOR

ASPİLSAN Enerji Hidrojen ve Yakıt Pilleri Ar-Ge Müdürü Emre Ata, dünya genelinde hidrojen ekosisteminin hızla büyüdüğüne dikkat çekerek, APİLSAN’ın hidrojenin yakıt olarak kullanılabilmesi amacıyla elektrolizör ve yakıt pili geliştirme projelerine büyük önem verdiğine dikkat çekti.

Konferansta söz alan Elektrik Mühendisi Salih Ertan, Çin başta olmak üzere enerji tüketimi hızla artan gelişmiş ülkelerin mevcut doğalgaz boru hatlarından hidrojen taşıma ile ilgili projeler üzerinde çalıştıklarını kaydetti.

Enerji Günlüğü-Pandemi sonrasında dünya ekonomilerindeki sorunlar, Rusya Ukrayna savaşı, hidrokarbon kaynaklarının verdiği zararlar ülkeleri yerli, yenilenebilir ve temiz kaynaklardan enerji üretimi arayışına itiyor. Bu arayışta yeşil hidrojen ve yakıt pilleri öne çıkarken, teknolojinin gelişmesi ve maliyetlerinin azalmasıyla birlikte hidrojenin üretimi de yaygınlaşıyor.

İzmir’de 9-11 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Wenergy Temiz Enerji Teknolojileri Fuarı kapsamında düzenlenen “Gelecek Hidrojende” başlıklı konferansta, bu alanda dünyanın ulaştığı son teknoloji seviyesi dinleyenlerle paylaşıldı.

TÜRKİYE EN ŞANSLI ÜLKELERDEN

Fuarın Ana Partneri olan Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) tarafından düzenlenen konferansın moderatörlüğünü ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı yaparken; ASPİLSAN Enerji Hidrojen ve Yakıt Pilleri Ar-Ge Müdürü Emre Ata, TEKSİS İleri Teknolojiler Genel Müdürü Hüseyin Devrim ve Elektrik Mühendisi Salih Ertan konuşmacı olarak yer aldı.

ENSİA Başkanı Kalaycı, tüm ülkelerin “enerji bağımsızlığı” kavramına vurgu yaparken, Avrupa Birliği’nin, yeşil hidrojeni “Karbonsuzlaşma ve İklim Nötr” hedeflerine ulaşmak için önemli bir araç olarak gördüğünü vurguladı Kalaycı, yenilenebilir enerjide tüm dünyanın dikkatini çeken başarı öyküsü yazan Türkiye’nin bu üretimi yapabilecek ender ülkeler arasında yer aldığını belirtti.

OTOBÜS VE KAMYON ÜRETİCİLERİ ÇOK İLGİLİ

TEKSİS İleri Teknolojiler Genel Müdürü Hüseyin Devrim’ de, yeşil hidrojenin bugün Avrupa’da hızla yaygınlaştığı bilgisini verdi. Yeşil Hidrojen dönüşümünün ilk adımlarının kamyon, TIR, otobüs, tren, gemi gibi ağır ulaşım araçlarında atıldığını vurgulayan Devrim, “Avrupa’da bu araçların yollara çıkmaya başladığını, hatta dolum istasyonları ağının gelişmeye başladığını görüyoruz. Bugün otobüs ve kamyon üreticilerinin tümü bu alanda yoğun bir Ar-Ge faaliyeti sürdürüyor. Bu alanda yakıt hücreli prototip araçlar üretildi ve denemeleri yapılıyor. Çünkü siz bir elektrikli otobüs ya da TIR üretebilirsiniz ancak bu aracı 5-6 saat şarj etme ve seferden alıkoyma imkanınız olmaz. Yeşil hidrojen teknolojisi orta ve uzun vadede elektrikli araçlardan çok daha hızlı yayılıma sahip olacak ve nihai olarak bir bataryaya bağımlı olarak çalışan elektrikli araçların ömrünü kısaltacak.” diye konuştu

HİDROJEN EKOSİSTEMİ BÜYÜYOR

ASPİLSAN Enerji Hidrojen ve Yakıt Pilleri Ar-Ge Müdürü Emre Ata, dünya genelinde hidrojen ekosisteminin hızla büyüdüğüne dikkat çekerek, APİLSAN’ın hidrojenin yakıt olarak kullanılabilmesi amacıyla elektrolizör ve yakıt pili geliştirme projelerine büyük önem verdiğine dikkat çekti.

Konferansta söz alan Elektrik Mühendisi Salih Ertan, Çin başta olmak üzere enerji tüketimi hızla artan gelişmiş ülkelerin mevcut doğalgaz boru hatlarından hidrojen taşıma ile ilgili projeler üzerinde çalıştıklarını kaydetti.

Hidrojenli araçlar karbon salımını önlemede elektriğin gerisinde

Almanya’da yapılmış bir araştırmaya göre, hidrojen kullanımı diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına göre bazı sektörlerde karbon salımını önlemede daha düşük etki sağlıyor.

Enerji Günlüğü-Almanya’da yapılan bir araştırma yenilenebilir enerji kaynaklarının direkt kullanımında sağladıkları karbon salımı düşüş seviyesi ile yeşil hidrojene dönüştürülüp kullanıldığındaki düşüş seviyesini farklı alanlarda kıyasladı. Araştırmadaki düşüş seviyeleri, fosil yakıtlarının karbon salımı taban alınarak hesaplandı. 

Örneğin, doğal gaz yerine ısı pompası ile ısınma sağlamak her 1 MWh (megavat saat) enerji için 602 kg karbon salımı önlerken, yeşil hidrojen kullanmak 129 kg karbon salımı önledi. Arabalarda ise elektrikli araçlar MWh başına 833 kg karbon salımı önlerken yeşil hidrojen ise 277 kg karbon salımı önledi. 

Bu verilerin aksine çelik sektöründe yeşil hidrojen MWh başına 580 kg salımı önleyerek en çevre dostu opsiyon oldu. Ancak endüstriyel kazanlarda ise ısı pompaları, yeşil hidrojene göre 4 kat daha fazla salınım engelledi. 

Hidrojenin geleceği ‘Temiz Amonyak’ raporunda

Raporda amonyağın; kimya, madencilik, soğutma ve özellikle sentetik gübre yapımındaki kullanımı nedeniyle küresel bir emtia olarak stratejik önemine dikkat çekildi. Hidrojenin Avrupa’da halen büyük ölçüde doğalgaz kullanılarak elde edildiği belirtilen raporda, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen hidrojenin yaygınlaşıp sektörde kullanılması durumunda amonyak imalat sanayiinin neredeyse tamamen karbonsuzlaşabileceği kaydedildi. 

Operasyonun maliyetiyle ilgili detaylara da yer verilen raporda, hidrojenin üretimi ve depolanmasıyla ilgili çeşitli projeksiyonlar da bulunuyor. 

Hydrogen Europe’un Temiz Amonyak raporunun İngilizce tam metnini indirmek için tıklayın!

IRENA: Hidrojen piyasasında ticaret için sertifika şart

“Küresel Bir Hidrojen Pazarı Oluşturmak – Ticaret için Sertifikasyon” (Creating A Global Hydrogen Market – Certification to Enable Trade) başlıklı rapora göre küresel dekarbonizasyon ihtiyacını karşılamak için yenilenebilir hidrojen talebi arttıkça, sınırlı üretim kapasitesine sahip bölgelerin yenilenebilir hidrojen ithal etmesi gerekecek. Bol miktarda yenilenebilir enerjiye sahip ve hidrojen ihraç etme potansiyeline sahip bölgelerle ticaret geliştirilecek. Bu nedenle, uluslararası hidrojen ticareti, çeşitli hidrojen formlarını, bunlarla ilişkili karbon ayak izlerini ve diğer sürdürülebilirlik kriterlerini tanımlamak için bir sertifikalandırma sistemi gerektirecek.

Mevcut hidrojen sertifikasyon sistemlerinin hiçbirinin sınır ötesi ticaret için uygun olmadığına dikkat çeken IRENA, standardizasyon ve uyumlaştırmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti. 

Raporda şu ifadelere yer verildi: 

“Güvenilir bir kalite altyapısı ve şeffaf bir gözetim zinciri, hidrojen sertifikalarına güven ve itimat oluşturmak için de gereklidir. Hidrojen ticaretini kolaylaştırmanın ötesinde, sertifikalar hidrojen türevleri veya çelik veya amonyak gibi diğer yeşil emtia ticaretini teşvik etmeye yardımcı olabilir.”

IRENA’nın raporunun İngilizce tam metnini indirmek veya görüntülemek için tıklayın!

Türkiye hidrojende yol haritasını çizdi

Hidrojenhaber – Türkiye’nin hidrojende yol haritası belli oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca hazırlanan “Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası” adlı raporda hidrojenin iklim değişikliği ile mücadelede önemine dikkat çekildi. Hidrojen teknolojilerinin yerli ve milli geliştirilmesi gerekliliğinin altı çizilen belgede, Türkiye’nin bu alanda gelişmek için büyük bir potansiyeli olduğu kaydedildi. 

2030, 2035 ve 2053 yıllarına ilişkin hedeflerin de paylaşıldığı yol haritasında; mevzuatın uygun hale getirilmesi, teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi ve kamu-özel sektör işbirliklerinin oluşturulması gibi atılması gereken adımlar sıralandı. 

Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası’nın tam metnini pdf belgesi olarak indirmek için tıklayın!

Hydrogen Council’in raporu ‘kamu-özel sektör ortaklığı’ tavsiye ediyor 

Raporda dünyanın pek çok ülkesinde büyüklü küçüklü hidrojen projeleri geliştirildiği, ancak projelerin hayata geçirilmesinin geciktiği ifade edildi. Hidrojen Konseyi’nin raporunda;İ maliyetleri toplamı 240 milyar doları bulan büyük ölçekli 680 projenin teklif edildiği, ancak bunun sadece yüzde 10’luk bir kısmının son yatırım kararı noktasına kadar gelebildiği belirtildi. 

Olgunlaştırılmış projelere yatırım yapılmasına ihtiyaç duyulduğu ifade edilen raporda, kamu ve özel sektör ortaklıklarının acilen hidrojen projelerine eğilmesi gerektiği kaydedildi. 

Hydrogen Council’in Hidrojene Bakış 2022 raporunun İngilizce tam metnini görüntülemek için tıklayın! 

IEA’nın Küresel Hidrojen Raporu 2022

Raporda hidrojen talebinin, rafineri işletmeleri ve imalat sanayiinden gelen yüksek talep sayesinde her geçen gün arttığına işaret edildi. Düşük emisyonlu hidrojen üretimi için çok sayıda proje geliştirildiği, ancak projelerin bir türlü yatırım aşamasına geçemediğine dikkat çekilen raporda, elektrolizör üretim kapasitesinin, hidrojen tedarik zincirinin devamlılığı için kritik olduğu ifade edildi. 

Raporda; 2020’lerin sonuna doğru yüksek hacimlerde hidrojen ticaretinin mümkün olduğu belirtilirken, küresel enerjide yaşanan krizlerin hidrojen endüstrisinin gelişimine hız kazandırabileceği kaydedildi. 

Uluslararası Enerji Ajansı’nın raporunun İngilizce tam metnini indirmek için tıklayın!