HidrojenHaber – ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan askeri gerilim enerji piyasalarında yeni bir risk dalgası yarattı. Henüz büyük ölçekli bir arz kesintisi yaşanmamış olsa da Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri küresel petrol ve doğal gaz ticaretinin geleceğine ilişkin belirsizlikleri artırıyor.
Uzmanlara göre küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek uzun süreli bir kesinti, petrol piyasalarında ciddi bir şok yaratabilir. Böyle bir senaryoda Brent petrol fiyatının varil başına 147 dolar seviyesine kadar yükselme ihtimali dile getiriliyor.
PETROL FİYATLARI HIZLA TEPKİ VERDİ
Gerilimin tırmanmasının ardından petrol piyasalarında ilk tepki hızla görüldü. Haftanın ilk işlem gününde Brent petrol fiyatı yüzde 10’un üzerinde yükseldi. Bu artış doğrudan bir arz kesintisinden çok jeopolitik risk primindeki yükselişi yansıtıyor.
Gerilimden önce petrol piyasasında görece bir arz fazlası bulunuyordu. OPEC+ dışındaki üreticilerden gelen güçlü üretim ve stokların hızla yenilenmesi nedeniyle 2025 yılında petrol fiyatı ortalama varil başına yaklaşık 68 dolar seviyesinde seyrediyordu. Ancak Orta Doğu’daki gelişmeler arz güvenliğine ilişkin belirsizlikleri yeniden gündeme getirdi.
HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL TİCARETİN MERKEZİ
Basra Körfezi ile Umman Denizi’ni birbirine bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Dünya genelinde deniz yoluyla taşınan ham petrol sevkiyatlarının yaklaşık yüzde 30’u bu dar geçişten geçiyor.
Alternatif boru hatlarının kapasitesi ise büyük bir kesintiyi telafi etmek için sınırlı. Bu nedenle boğazda yaşanabilecek uzun süreli bir aksama, petrol fiyatlarını hızla üç haneli seviyelere taşıyabilecek bir risk olarak görülüyor.
İRAN ARZINDA OLASI KESİNTİ
Günde 3 milyon varilin üzerinde petrol üreten İran, üretiminin yaklaşık 1,5 milyon varilini ihraç ediyor. İran üretiminde yaşanabilecek bir kesinti özellikle Asya pazarlarında alternatif ve daha pahalı petrol kaynaklarına yönelimi artırarak küresel fiyatları yukarı çekebilir.
Analistler ayrıca İran’ın bölgedeki diğer üreticilerin petrol altyapılarını hedef alma ihtimalinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Böyle bir durumda kesintinin süresi ve altyapı hasarının boyutu fiyatlar üzerinde belirleyici olacak.
RİSK SADECE PETROLLE SINIRLI DEĞİL
Hürmüz Boğazı yalnızca petrol için değil sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), gübre, alüminyum ve petrokimya ürünleri ticareti açısından da kritik bir geçiş noktası. Bölgesel gerilimin tırmanması durumunda Bab el-Mendeb ve Süveyş Kanalı gibi diğer stratejik deniz yollarının da etkilenebileceği belirtiliyor.
Bu tür bir senaryoda navlun maliyetlerinin ve deniz taşımacılığı sigorta primlerinin yükselmesi küresel tedarik zincirlerinde yeni maliyet baskıları yaratabilir.
KÜRESEL EKONOMİ İÇİN STAGFLASYON RİSKİ
Enerji fiyatlarının uzun süre yüksek seviyelerde kalması küresel ekonomi açısından yeni bir enflasyon dalgası yaratabilir. Brent petrol fiyatının kalıcı şekilde 100 doların üzerine çıkması durumunda merkez bankalarının para politikasını yeniden sıkılaştırma baskısı ile karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.
Uzmanlara göre petrol fiyatlarında kalıcı olarak 15 dolarlık bir artış küresel büyümeyi yaklaşık 0,2 puan azaltabilir ve enflasyona yaklaşık 0,5 puan ekleyebilir. Böyle bir tablo, düşük büyüme ve yüksek enflasyonun birlikte görüldüğü stagflasyon riskini yeniden gündeme getirebilir.



