Ana Sayfa Blog Sayfa 108

TENMAK’tan girişimciler için destek ağı

Hidrojen Haber- Enerji ve maden sektörlerinde yenilikçi çözümler geliştiren girişimciler için önemli bir destek mekanizması devreye alındı. Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK), girişimcilerin ihtiyaç duyduğu finansman, işbirliği ve yönlendirme imkanlarını tek bir çatı altında toplayan Girişimci Proje ve Finansman Platformu’nu (GPFP)duyurdu.

Enerji, maden, nükleer ve dijitalleşme odaklı fikirlerin hayata geçmesini sağlamak amacıyla kurulan GPFP, girişimcilere sadece maddi değil; bilgi, eğitim ve stratejik bağlantılar açısından da destek sunacak. Platform, girişimcilerin ülke ekonomisine katkı sağlayacak projeler geliştirmesi için kamu, özel sektör ve üniversitelerle işbirliği yapılmasını da kolaylaştıracak.

Enerji girişimcileri için yeni bir sayfa

Platformun hedefleri arasında; girişimcilerin taleplerini doğru anlamak ve mevcut sorun alanlarını belirlemek ilk sırada yer alıyor. Girişimciler için bir envanter çıkarılacak ve ihtiyaçları doğrultusunda eğitimler, ihaleler ve finansman imkanları duyurulacak.

Bunun yanı sıra; yeni projelerini geliştirmek isteyen girişimciler için mentorluk, Ar-Ge yönlendirmesi ve yatırımcılara erişim olanakları sunulacak. TENMAK yetkilileri platformun önümüzdeki dönemde daha fazla işlev kazanarak finansal destekler ve uluslararası kaynaklara erişim konusunda da bir köprü olacağını vurguluyor.

Bakan Bayraktar: “Geleceği girişimciler inşa edecek”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, girişimcilerin ülkenin enerji dönüşümünde kritik bir rol oynayacağına işaret ederek şu açıklamayı yaptı:

“Yenilikçi ve vizyoner fikirleri yalnızca desteklemekle kalmayacak, onları ülkemizin enerji altyapısına katkı verecek gerçek projelere dönüştüreceğiz. GPFP ile girişimciler arasında güçlü işbirlikleri doğmasını bekliyoruz.”

Başvuru nasıl yapılacak?

Platforma katılmak isteyen profesyoneller için süreç oldukça kolay. Girişimciler, https://girisimci.tenmak.gov.tr/adresinden kayıt yaptırarak bu ekosistemin bir parçası olabiliyor.TENMAK yetkilileri, GPFP’yi “fikirlerin ürüne, projelerin değere dönüştüğü bir gelişim köprüsü” olarak tanımlıyor ve herkesi enerji dönüşümünün bir parçası olmaya çağırıyor.

Avrupa hidrojende gazlamak istiyor ama destek artmalı…

Hidrojen Haber- IEA Kuzeybatı Avrupa Hidrojen Monitörü 2025 raporu, bölgenin hidrojen stratejisini, mevcut durumunu ve önündeki engelleri detaylı şekilde ortaya koydu. Bölge, mevcut gaz altyapısını kullanabilme, güçlü yenilenebilir kaynaklar ve karbon depolama kapasitesi sayesinde avantajlı bir konumda. Bununla birlikte, planlanan projelerin büyük çoğunluğu hâlâ erken geliştirme aşamasında ve finansman ihtiyacı kritik seviyede.

5 Yılda 8 milyon ton hidrojen hedefi

Rapora göre, 2030 yılına kadar yıllık 8 milyon tona kadar düşük emisyonlu hidrojen üretilebilecek. En yüksek üretim potansiyelinin Danimarka, Almanya, Hollanda ve Birleşik Krallık’ta olduğu öngörülüyor. Ancak, 2024’te yenilenebilir hidrojenin maliyeti, karbon yakalama yapılmamış doğal gaz bazlı hidrojenin yaklaşık 2,5 katı seviyesinde.

Avrupa Hidrojen Bankası’nın 1,2 milyar euro’ya kadar fon sağladığı açık artırmalar, IPCEI projeleri ve Almanya’nın H2Global girişimleri, yatırımları hızlandırmak için devreye alınmış durumda. Özellikle boru hatları ve yeraltı depolama projeleri, arz güvenliği için kilit rol oynuyor.
Denizcilik ön planda
Denizcilik sektörü de hidrojenin yeni hedeflerinden biri. IMO ve AB düzenlemeleri, hidrojen türevlerinin (amonyak, metanol) gemilerde kullanılmasını teşvik ediyor. Ostend Deklarasyonu ile 2030’a kadar açık deniz rüzgar kapasitesinin 120 GW’a çıkarılması ve hidrojen üretiminde kullanılması planlanıyor.
IEA, politika istikrarının ve mali desteklerin sürmesi halinde, 2030’a kadar düşük emisyonlu hidrojenin maliyet rekabetçiliğinin artacağını belirtiyor. Rapora göre, Kuzeybatı Avrupa, engelleri aşarak hidrojen ekonomisinde öncülüğünü pekiştirme potansiyeline sahip.

Balıkesir’deki Hidrojen Vadisine devlet desteği

Hidrojen Haber — Balıkesir’de hayata geçirilmesi planlanan “Hidrojen Vadisi” projesi için destek kararı çıktı. Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında desteklenecek projeler listesine giren hidrojen vadisi, özellikle yeşil hidrojen üretimine odaklanacak.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Yerel Yatırım Konuları Listesi Tebliği yayınlandı. Tebliğ, Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar kapsamında uygulamaya konulan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı hükümleri çerçevesinde yerel yatırım konuları listesini içeriyor.  

Bu kapsamda Resmî Gazete’de yayımlanan kararla, Hidrojen Vadisi’de  resmen teşvik kapsamına alındı. Balıkesir’deki bu yatırımın, hem bölgesel kalkınmayı hızlandırması hem de Türkiye’nin temiz enerji hedeflerine katkıda bulunması bekleniyor.

Yeşil hidrojen üretiminde kullanılacak teknolojiler ve kurulacak altyapılar sayesinde, bölgedeki enerji üretimi daha çevre dostu bir hale gelecek. Projenin hayata geçmesiyle birlikte, hem istihdam yaratılması hem de yenilenebilir enerji alanında önemli bir kapasitenin devreye alınması hedefleniyor.

Türkiye genelinde açıklanan destek listesinde, Balıkesir hidrojen vadisi projesi; inovatif yaklaşımı, çevreye duyarlılığı ve sürdürülebilirlik katkısıyla dikkat çekiyor. Proje tamamlandığında Türkiye’nin hidrojen stratejisinde kritik bir rol üstlenecek.

Hindistan ulaşımda hidrojenli otobüslere yöneliyor

Hidrojen Hsber- Hindistan, Ulusal Yeşil Hidrojen Misyonu çerçevesinde, 2030 yılına kadar binden fazla hidrojenle çalışan otobüs ve kamyonu kullanıma sunmayı planlıyor. Bu girişim, ülkenin uzun mesafe taşımacılık sektörünü karbondan arındırmayı, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmayı ve Hindistan’ı hidrojen teknolojisinde bir lider haline getirmeyi amaçlıyor.

Yıl sonuna kadar 50 otobüs

Hükümet, yüksek enerji yoğunluğu ve bataryalı elektrikli araçlara kıyasla daha hızlı yakıt ikmal süreleri nedeniyle hidrojeni orta ve ağır ticari araçlar için, özellikle uzun mesafeli yük ve yolcu taşımacılığında pratik bir çözüm olarak görüyor. 2025 yılı sonuna kadar Hindistan’ın en az 50 hidrojenle çalışan kamyon ve otobüse sahip olması bekleniyor; teknoloji ve altyapı geliştikçe bu sayı her yıl artacak.

Pilot projelere devam

Delhi-Agra, Pune-Mumbai ve Ahmedabad-Surat gibi rotalarda pilot projeler devam ediyor. Bu projelerde hem hidrojen yakıt hücreli hem de içten yanmalı (ICE) motorlu araçlar test ediliyor. Tata Motors, Ashok Leyland, Olectra Greentech ve Reliance Industries gibi önde gelen üreticiler, bu araçların geliştirilmesi ve test edilmesinde aktif rol alıyor. Mevcut altyapıyla uyumluluğu nedeniyle hidrojen-ICE araçların daha hızlı benimsenmesi beklenirken, yakıt hücreli araçlar uzun vadeli, sıfır emisyonlu çözümler için pilot olarak kullanılıyor.

Yeşil hidrojen hedefi

2023 yılında 19.744 crore (yaklaşık 2.4 milyar dolar) bütçeyle başlatılan Ulusal Yeşil Hidrojen Misyonu, 2030 yılına kadar önemli bir yeşil hidrojen üretimi ve elektrolizör kapasitesi hedefliyor. Erken pilot projelerin bir parçası olarak dokuz hidrojen yakıt ikmal istasyonu kuruluyor ve daha fazlası planlanıyor. Bu girişim, hükümet kurumlarını, kamu sektörü şirketlerini ve özel sektör liderlerini bir araya getirerek Hindistan’ın hidrojen mobilite hedeflerini küresel eğilimlerle uyumlu hale getiriyor ve ulaştırma sektöründen kaynaklanan karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor.

Akfen’e Eurogia2030’dan Hidrojen desteği

Hidrojen Haber- Akfen Yenilenebilir Enerji, modüler ve mobil hidrojen dolum istasyonu geliştirme hedefiyle başlattığı projesi kapsamında Eurogia2030 programından 3,4 milyon avro hibe almaya hak kazandı.

Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamada, Akfen’in proje koordinatörlüğünü yürüttüğü bu girişimin, EUREKA’nın düşük karbon teknolojilerine yönelik Eurogia2030 programı tarafından fonlandığı belirtildi. Proje, Avrupa ülkeleri ve Avrupa Birliği Komisyonu destekli uluslararası iş birliği platformu kapsamında, çevreci teknolojilerin teşvik edilmesi amacıyla destekleniyor.

Akfen’in geliştirdiği mobil hidrojen dolum istasyonu çözümünün, hidrojen dağıtımında karşılaşılan teknik ve operasyonel zorluklara yenilikçi alternatifler sunması bekleniyor. Şirket, bu projeyle yalnızca karbon salımını azaltmayı değil, aynı zamanda gelecek yatırımlar için teknik bilgi birikimini ve saha deneyimini artırmayı hedefliyor.

Şirketin açıklamasında “Projemiz, düşük karbon teknolojilerine yönelik öncü ve sürdürülebilir bir yaklaşım ortaya koyarken, iklim nötrlüğü hedeflerimize ulaşmamızda da kritik bir rol üstlenecek” denildi.

Prof Dr. Zafer Utlu: “Hidrojen çalışmalarının artırılması gerekiyor”

Hidrojen Haber- Kağıthane’deki Akşemsettin Parkı’nda İstanbul Atlas Üniversitesi tarafından düzenlenen etkinlikte konuşan Üniversitenin Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zafer Utlu, fosil yakıtların sınırlı ömrü ve çevresel etkileri nedeniyle yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelişin artık bir zorunluluk olduğunu söylererek, Güneş, rüzgâr, jeotermal ve biyokütle gibi kaynakların yanı sıra hidrojenin de bu dönüşümde kilit rol oynayacağını ifade etti.“İnsanlık belki 40-50 yıl içinde fosil kaynaklardan vazgeçmek zorunda kalacak. Bu noktada hidrojen gibi yeni ve güçlü enerji kaynaklarına yatırım yapılmalı,” diyen Utlu, hidrojenin doğada bolca bulunduğunu ve enerji yoğunluğunun benzin ve mazottan üç kat fazla olduğunu belirtti.

DEPOLAMA EN BÜYÜK SORUN

Hidrojen enerjisinin temel üretim yöntemlerinden biri olan suyun elektroliziyle ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Utlu, bu işlem için dışarıdan enerji gerektiğini ve bu enerjinin de yine yenilenebilir kaynaklardan sağlanması gerektiğini söyledi. Utlu sözlerine şöyle devam etti: “Üretilen enerjinin depolanamaması, hidrojenin şu an için tek dezavantajı. Ancak ORC sistemleri gibi çözümlerle bu sorunun da aşılabileceğini görüyoruz. Böylece hidrojen, hem ucuz hem yüksek verimli bir kaynak olarak enerji sistemlerine entegre edilebilecek.”

“İNSANOĞLU ENERJİSİZ KALMAYACAK”

Prof. Dr. Utlu, hidrojen enerjisinin potansiyeline ilişkin şu ifadeleri kullandı:“Bu enerji kaynağını gelecekte fazlasıyla kullanacağız. İnsanoğlu hiçbir zaman enerjisiz kalmayacak. Bu nedenle hidrojen enerjisiyle ilgili çalışmaların ciddi anlamda artırılması ve teknolojiye dönüştürülmesi gerekiyor.”

Etkinlik, Yükseköğretim Kurulu’nun 81 ildeki üniversiteleri kapsayan “Bilim Kafe” programı çerçevesinde gerçekleştirildi.

Tosyalı’dan Cezayir’de yeşil hidrojen anlaşması 

Hidrojen Haber- Cezayir’in enerji devi Sonatrach, ABD merkezli Hecate Energy ve çelik üreticisi Tosyalı Cezayir iş birliğiyle, ülkenin çelik endüstrisini yeşil hidrojenle karbondan arındırmayı hedefleyen bir fizibilite çalışması başlattı. Bu ortaklık, Cezayir’i Kuzey Afrika’da lider bir hidrojen merkezi haline getirme hedefinin önemli bir adımını temsil ediyor.

Proje, Cezayir’in bol güneş ve rüzgar kaynaklarını, özellikle Tosyalı Cezayir’in enerji yoğun operasyonlarını karbondan arındırmak için elektroliz yoluyla yeşil hidrojen üretmek için kullanmayı öngörüyor. Başarılı olursa, bu girişim ülkenin en ağır sanayi sektörlerinden birinde emisyonları azaltabilir ve Cezayir’i gelişmekte olan küresel hidrojen ekonomisinde ciddi bir rakip olarak konumlandırabilir.

Cezayir’in bol güneş ve rüzgar kaynakları, yeşil hidrojen üretimi için mükemmel bir zemin sunuyor.  Proje, elektroliz yoluyla sürdürülebilir hidrojen üretip çelik sektöründe kullanılmasını hedefliyor.  

Proje kapsamında Sonatrach Hidrokarbon odaklı geçmişinden çıkıp düşük karbonlu yakıtlara yatırım yapıyor.  Hecate Energy; Şebeke ölçeğinde güneş enerjisi projeleriyle teknik uzmanlık sağlıyor.T osyalı ise  hidrojene dayalı çelik üretimiyle daha temiz, verimli üretim hedefliyor.

Proje henüz fizibilite aşamasında olsa da, Cezayir’in sürdürülebilir sanayiye uzun vadeli taahhüdünü yansıtıyor.  Fas ve Mısır gibi bölgesel rakipler hızla ilerlerken, Cezayir bu yarışta geri kalmamaya kararlı.

İş Grubu Ateş Çelik’e ortak oluyor

HidrojenHaber – Yenilenebilir enerji alanında yerli ekipman üretiminin öncü şirketlerinden Ateş Çelik’e, İş Bankası Grubu tarafından ortak olunmasına yönelik pay devir sözleşmesi imza süreci tamamlandı. 

Grubun iştiraklerinden Maxis Girişim Sermayesi yönetimindeki Temiz Enerji Girişim Sermayesi ve Atlas Büyüme Sermayesi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun yanı sıra TSKB’nin (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) ana yatırımcı olduğu Türkiye Yeşil Fonu’nun yatırım yaptığı payların yönetim ve temsil yetkisi İş Enerji’de olacak. 

TÜRKİYE YEŞİL FONU’NUN İLK YATIRIMI

Bu işlem aynı zamanda TSKB’nin T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan temin ettiği 155 milyon dolar tutarındaki kredi ile kurduğu, Türkiye’de ve dünyada kredi ile finanse edilerek kurulan emisyon salımı azaltım ve kapsayıcı dönüşüm odaklı ilk girişim sermayesi olan Türkiye Yeşil Fonu’nun ilk yatırımı olma özelliği ile dikkat çekiyor.

Ortaklık sonrasında Türkiye pazarında önemli bir oyuncu olan Ateş Çelik bünyesinde yeni yatırımlar yapılması ve ihracat kapasitesinin arttırılarak yurt dışı pazar payının önemli ölçüde yükseltilmesi planlanıyor. 

45 MİLYON EURO’LUK YATIRIM

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, bugün Grup bünyesindeki yatırım fonlarıyla 600 milyon dolarlık kaynağı girişimcilik alanındaki iş birliklerine ayırdıklarını söyledi. TSKB’nin Dünya Bankası’ndan sağladığı Türkiye Yeşil Fonu’nun ilk yatırımını bu ortaklık ile yaptığını vurgulayan Aran, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Dünya Bankası’ndan kullandığımız kaynağın yanı sıra Grup bünyesindeki girişim sermayesi yatırım fonlarıyla da ortaklığa dahil oluyoruz. Toplam 45 milyon Euro tutarında bir yatırım gerçekleştiriyoruz. Bunun 20 milyon Euro’luk kısmı Türkiye Yeşil Fonu’nun katkısı. 25 milyon Euro ise Maxis Girişim Sermayesi’nin Temiz Enerji ve Atlas Fonları üzerinden sağlanıyor. Sürdürülebilirlik vizyonumuzun bir parçası olan, yenilenebilir enerji konusundaki yatırımlarımızı yöneten İş Enerji şirketimizle Ateş Çelik’e yüzde 15 oranında ortak oluyoruz.” 

Dünya Bankası tarafından sağlanan kaynağı daha yukarıya taşıma hedeflerine de değinen Aran, “Türkiye’deki yatırımcılarla bunu 400 milyon doların üzerine çıkarmayı amaçlıyoruz. Bu tarz sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm yatırımları yüzde 80 kredi, yüzde 20 kredi dengesiyle oluşturulur. Yüzde 20 öz kaynak dengesinin 400 milyon dolar olduğu yerde krediyle beraber 2 milyar doları geçen bir yatırımdan söz ediyor; Dünya Bankası’nın sağladığı bu imkanın bir kaldıraç olmasını arzu ediyoruz” şeklinde konuştu. 

YERLİ ÜRETİME DESTEK

Bu iş birliğinin yerli üretime destek olarak Türkiye’deki rüzgâr türbini üretim kapasitesinin artırılmasına ve ülkemizin yenilenebilir enerji kurulu gücüne önemli bir katkı sağlayacağını ifade eden TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç: “Türkiye’nin çok yönlü kalkınması için 75 yıldır kalıcı değer üreten bir kalkınma ve yatırım bankası olarak, ülkemizin her alanda var olan potansiyelini ortaya çıkarabilmesi için çalışıyoruz. Enerji bağımsızlığının giderek önemini artırdığı bu dönemde, ülkemizin stratejik kalkınma alanları arasında yenilenebilir ve temiz enerji yatırımlarının her zamankinden daha önemli olduğuna inanıyor ve biz de odağımıza bu alanları koyuyoruz. TSKB’nin kalkınma bankacılığındaki derin uzmanlığını, yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerimizle birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu ile yeşil dönüşüm sürecindeki şirketleri sermaye yatırımı yoluyla destekleyeceğiz. Sermaye piyasalarımızda iklim finansmanına yönelik kaynakların çeşitliliğini, miktarını ve en önemlisi çarpan etkisini artıracak Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ilk yatırım olma özelliğini taşıyan bu anlamlı girişimle sürdürülebilir dönüşüme ciddi bir ivme kazandırmaktan büyük bir mutluluk duyuyor, iş birliğimizin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

NET SIFIR HEDEFİ

İş Bankası Grubu bünyesinde Ekim 2022’de faaliyete geçtikten sonra gerek yurt içi gerekse yurt dışında hızlı bir yatırım süreci yürüttüklerini söyleyen İş Enerji Genel Müdürü Karadaş, halihazırda yaklaşık 1 milyon kişinin yıllık elektrik tedariğine karşılık gelen 1.400 MW’a ulaşan kurulu güce sahip olduklarını aktardı. 

Karadaş, ülkemizin yeşil ekonomi dönüşümüne katkı sağlamaya yönelik çalışmaları kapsamında Ateş Çelik ile gerçekleştirdikleri ortaklığın önemine değinerek, “10 yılı aşkın süredir Türkiye’de rüzgar enerjisi santrali temel ekipmanlarından olan türbin kule ve jeneratörlerinin üretimi alanında faaliyet gösteren ve Türkiye pazarında yerli türbin ekipman üretimi alanında lider konumda yer alan Ateş Çelik ile yaptığımız bu ortaklıkla beraber yenilenebilir enerjiye verdiğimiz desteği bir adım öteye taşımayı ve yenilenebilir enerji alanında ülkemizin net sıfır hedeflerine destek olmayı hedefliyoruz. ” diye konuştu. 

REKABETÇİLİĞİ ARTACAK

Kurulduğu 2007 yılından itibaren hayata geçirdikleri yatırımlar ile Türkiye’nin önde gelen rüzgar türbini aksam üreticilerinden olduklarını ileten Ateş Çelik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mahmut Güldoğan, “Bugün itibarıyla iştiraklerimiz ve ilişkili taraflarımız dahil olmak üzere 5 tesis ve 1.300 üzeri çalışan ile ülkemizin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde yer alıyoruz. İş Enerji ile olan birlikteliği, sadece belli bir yatırımcı grubun getiri beklentileri ile başka bir firmanın hisselerini devralmasından ziyade, ülkemizin geleceğine katkı koymaktan vazgeçmeyecek olan iki önemli kuruluşun büyüme, inovasyon, teknoloji ve bilgiye dayalı müşterek yolculuğunda değerlerinin örtüşmesi olarak değerlendiriyoruz. Bu bağlamda, ülkemizin yeşil dönüşüm sürecinde önemli bir pay sahibi olduğumuzu düşünüyor, bu büyük adımın bir parçası olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hedefimiz, ülkemizin temiz enerji kurulu gücünü artırmasında gereksinim duyacağı üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve dünya pazarlarında daha iyi rekabet edebilecek bir Ateş Çelik’in sürdürülebilir büyümesini bu ortaklıkla beraber hayata geçirmek” diye konuştu. 

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ise “Dünya Bankası olarak, bizim için yüksek değerli bir sanayi sektörünün gelişmesine, Türkiye’de istihdamın artmasına ve ülkenin Enerji Güvenliğine daha fazla katkıda bulunacak böyle bir anlaşmayı dolaylı da olsa desteklemek gerçek bir mutluluk” dedi. 

İTHAL AKSAMLARIN YERLİ ÜRETİMİNE ODAKLANACAK

2007 yılında rüzgar türbinleri için kule ve bağlantı elemanları üretmek amacıyla kurulan ve 1.500 MW kurulu gücün ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye ulaşan Ateş Çelik, 2018 yılında başlattığı direkt-drive teknolojisine sahip jeneratör üretimiyle rüzgar türbini üretiminde önemli bir adım attı ve bu alanda öncü şirketlerden biri haline geldi.

Bugüne kadar yurtiçi ve yurtdışında pek çok rüzgar santrali projesine tedarik sağlayan ve dünyanın önde gelen rüzgar türbini üreticilerinin onaylı tedarikçisi olan Ateş Çelik, bu işbirliğiyle beraber önümüzdeki dönemde ülkemizin ihtiyaç duyduğu ithal aksamların yerli üretimine odaklanmayı hedefliyor. 

BOTAŞ’a AB’den yeşil hidrojen desteği


Hidrojen Haber- Avrupa Birliği’nin Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) kapsamında finanse edilen “Türkiye’de Yeşil ve Düşük Karbonlu Hidrojenin Güçlendirilmesi” projesi için teknik destek ihalesi açıldı. Projenin bütçesi 3 milyon euro.

Özellikle BOTAŞ’ın mevcut altyapısının hidrojenle entegrasyonunun teknik olarak değerlendirilmesi, ülke çapında bir “Hidrojen Ana Şebeke Planı” hazırlanması ve sektör paydaşlarına eğitimler verilmesi projenin öncelikli alanlarını oluşturuyor.

SON BAŞVURU 15 TEMMUZ

Enerji Günlüğü sitesinden  alınan habere göre ihale duyurusu, 12 Haziran 2025’te AB Finansman ve İhaleler Portalı’nda yayımlandı ve başvurular 15 Temmuz 2025, Türkiye saatiyle 14:00’e kadar elektronik ortamda, İngilizce olarak kabul edilecek.

AMAÇ HİDROJEN EKO SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEK 

IPA (Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı) kaynaklı bu destek; Türkiye’de yeşil ve düşük karbonlu hidrojen ekosistemini güçlendirerek kurumsal teknik kapasiteyi artırmayı hedefliyor. İhale süreci, Avrupa Komisyonu’nun “ENEST.C – Neighbourhood East & Türkiye” birimi tarafından yürütülecek.

Trakya’da leylekler ve Şah Kartal için koruma seferberliği

Hidrojen Haber- Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 1. Bölge Müdürlüğü ile Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ), başta leylekler ve nesli tehlike altındaki Şah Kartal olmak üzere göçmen kuşların korunması için iş birliği yaptı. Proje kapsamında kuşların halkalanarak göç yolları ve yaşam alışkanlıkları bilimsel yöntemlerle takip edilecek.

500 Leylek ve 100 Şah kartalı halkalanacak

“Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” başlığıyla hayata geçirilen projeyle, beş yıl içinde 500 leylek ve 100 Şah Kartal’ın halkalanması hedefleniyor. Ayrıca bazı bireylere uydu vericili GPS cihazları takılarak göç rotaları, yaşam süreleri ve karşılaştıkları tehditler detaylı biçimde izlenecek. İlk yıl sonunda 100 leylek ve 15 Şah Kartal’ın halkalanması planlanıyor.

Kuş halkalama tanıtımı

Projenin lansmanı, Tekirdağ Hayrabolu’nun Karakavak Köyü’nde düzenlenen etkinlikle kamuoyuna duyuruldu. Hayrabolu Kaymakamı Eyüp Fırat, Hayrabolu Belediye Başkanı Tuncay Başoğlu, Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürü Fahrettin Ulu, TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin ve çok sayıda davetlinin katıldığı buluşmada katılımcılar, leylek yuvası yapımını ve halkalama işlemini yerinde izleme fırsatı buldu. Ayrıca, Şah Kartal’ın halkalanması için Oklalı Köyü’nde özel bir saha ziyareti gerçekleştirildi.

“Veriye Dayalı Stratejiler Geliştireceğiz”

DKMP 1. Bölge Müdürü Fahrettin Ulu, projenin temel amacının bilimsel veriler ışığında etkili koruma stratejileri geliştirmek olduğunu belirtti. Beş yıllık süreçte yalnızca bireylerin değil, aynı zamanda göç yolları üzerindeki tehditlerin de tespit edileceğini söyledi.

“Doğa Varsa Biz de Varız”

TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, proje kapsamında yalnızca halkalama değil, kuş dostu enerji altyapısı, platform kurulumu ve izolasyon çalışmalarıyla elektrik kaynaklı tehditlerin azaltılmasına da öncelik verdiklerini belirtti. Ergin, Trakya genelinde bugüne kadar yaklaşık 1000 leylek platformunun kurulduğunu da sözlerine ekledi.

BENAN ÖZTÜRK