Ana Sayfa Blog Sayfa 109

H2DER sektörün sesi olacak

HidrojenHaber – Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği (H2DER) Başkanı Yusuf Günay, üçüncü yaşını kutlayan derneğin, ülke faydası için sürdürdüğü çabalar ile sektörün sesi olacağını savundu. Yusuf Günay, hem cari açık hem de enerji arz güvenliğinde yeşil hidrojenin önemini vurguladı.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kurucu Başkanı olarak sektörde enerji sektöründe önemli bir deneyime sahip olan Yusuf Günay, Nisan ayında, 2. kez H2DER başkanlığına seçilmişti. Günay, derneğin üçüncü yaşı nedeniyle verdiği demeçte şu ifadeleri kullandı: 

“Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği H2DER’in gücü, üyelerimizin birikim ve vizyonudur. Dokuz üye ile çıktığımız yolda bugün 43 üyeyle ülkemize hizmet etmeye çalışıyoruz. Enerji sektörünün dev yapılarının yanı sıra, akademisyenler ve yüksek kamu deneyimi isimler bir araya geldi. ‘Coğrafya kaderdir’ sözünü ‘Coğrafya Zenginliktir’ olarak güncelledik. Güneş ve rüzgardaki potansiyelimizi yeşil hidrojen üretimiyle büyütmek azmindeyiz. Yeşil dönüşümdeki kararlılık vizyonumuzu destekliyor. Sanayi Bakanlığı’nın “Yüksek Teknoloji Yatırım Programı HIT-30” destek projesinde hidrojene ye vermesi, bu sürecin en değerli aşamalarındandır. İçerde bu gelişmeleri, dışarıda uluslararası iş birliğini oluşturan, geliştiren bir anlayış ile çalışıyoruz.”

SÜREÇ HIZLANACAK

Yusuf Günay sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Bu süreçte, en değerli başlıklarımızı hep gündemde tutuyoruz. Hidrojene özel bir otorite atanması süreci hızlandıracaktır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, “Yeşil Hidrojen Üretim Sanayi Bölgeleri (YHÜS)” ilan edilmesi önerimize çok sıcak yaklaşıyor. Örneğin, Gökçeada – Bozcaada lokasyonları ve iki ada arasındaki denizi kapsayan bölgenin, YHÜS ilan edilebileceğini savunuyoruz.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile mevzuatı tamamlanması, hidrojene özel otoritenin atanması gibi öncelikli başlıklar konusunda çalışıyoruz. Kamuda, HIT30’un yanı sıra yerli elektrolizör üretiminin “HAMLE” programına dahil edilmesi gibi güçlü gelişmeler de var. Kamunun kararlılığı, bizim de motivasyonumuzu yükseltiyor.”

ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ GELİŞİYOR

H2DER, Türk-Alman Enerji Girişimi çerçevesinde oluşturulan, Hidrojen Görev Gücü’nün bir paydaşı. Özellikle Alman Enerji Ajansı DENA, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Dış Ticaret ve Yatırım Ajansı NRW Global gibi kurum ve kuruluşlar ile işbirliği zemini oluşturuldu. Türkiye’de ortak yatırım ile hidrojen üretimi, hidrojen ticareti gibi ana başlıklar, somut adımlar ile geliştirilmeye çalışılıyor.

H2DER yönetimi, ulusal ve uluslararası projeler ile yeşil hidrojen eko sistemine katkı verecek çok yönlü çalışmalara paydaş oluyor, zemin oluşturuyor, işbirliği olanak ve fırsatlarına koridor açıyor. H2DER aynı zamanda Hydrogen Europe ve SEDEFED (Sektörel Dernekler Federasyonu) üyesi.

Avrupa’dan 15 yeşil hidrojen Projesine 1 Milyar avro 

Hidrojen Haber- AB 1 milyar avroluk eşil hidrojen desteğini açıkladı Avrupa Komisyonu tarafından seçilen projeler, İspanya, Norveç, Almanya, Finlandiya ve Hollanda gibi ülkelerde hayata geçirilecek. Önümüzdeki 10 yıl içinde 2,2 milyon ton yenilenebilir hidrojen üretimi hedefleniyor. 

Finansman, AB Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamında elde edilen İnovasyon Fonu aracılığıyla sağlanıyor. Bu projeler, ulaşım, kimya endüstrisi ve metanol/amonyak üretimi gibi sektörlerde temiz enerjiye geçişi hızlandırmak amacıyla desteklenecek. 

ULUSAL FONLAR DA DEVREDE 

Yeşil hidrojen yatırımlarına ek olarak, İspanya, Litvanya ve Avusturya, kendi ülkelerindeki projeleri desteklemek için toplamda 836 milyon Euroek ulusal fon tahsis ediyor. 

SÜBVANSİYONLAR 10 YIL SÜRECEK

Seçilen projeler, 8 milyon ile 246 milyon Euro arasında değişen sübvansiyonlardan faydalanacak ve 10 yıl boyunca üretim maliyetlerini dengelemek için destek alacak. Hibe anlaşmalarının Eylül veya Ekim 2025’te imzalanması bekleniyor. 

Avrupa’nın yeşil hidrojen yatırımları, fosil yakıt kullanımını azaltma ve enerji bağımsızlığını artırma** stratejileri doğrultusunda büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu projelerin sürdürülebilir enerji dönüşümünde önemli bir dönüm noktası olacağını öngörüyor.

Avrupa hidrojen altyapısı için büyük adım : ENNOH kuruluyor

Hidrojen Haber -Avrupa Birliği 16 Mayıs 2025 tarihinde Avrupa Komisyonu, Avrupa Hidrojen Şebekesi İşletmecileri Ağı ENNOH‘un tüzüğü, iç tüzüğü ve üye listesi gibi temel belgeler üzerine görüşlerini içeren bir rapor yayımladı. Bu gelişme, AB’nin hidrojen altyapısını güçlendirme ve enerji piyasasını karbonsuzlaştırma hedefleri doğrultusunda atılmış kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

ENNOH NEDİR?

ENNOH, Avrupa genelinde hidrojen iletim şebekesi işletmecilerini bir araya getirecek bağımsız bir kuruluş olacak. Bu yapı, AB’nin 2024 yılında yürürlüğe giren Hidrojen ve Gaz Piyasalarının Karbonsuzlaştırılması Paketi kapsamında öngörülüyor. ENNOH’un temel görevleri arasında, Avrupa hidrojen iletim altyapısının planlanması, yönetilmesi ve teknik standartların geliştirilmesi yer alıyor. Ayrıca, sınır ötesi hidrojen ticaretini kolaylaştırmak ve piyasa kurallarını belirlemek de ENNOH’un sorumlulukları arasında olacak.

2024 yılı Ağustos ayında, gelecekteki hidrojen iletim şebekesi işletmecileri, ENNOH’un kuruluş belgelerini Avrupa Komisyonu ve Enerji Düzenleyicileri İşbirliği Ajansı’na (ACER) sundular. ACER, 2024 yılı Aralık ayında bu belgeler üzerine görüşlerini bildirdi. Komisyon’un 16 Mayıs 2025 tarihinde yayımladığı rapor, ENNOH’un bir an önce faaliyete geçmesi gerektiğini vurguluyor. Buna göre, işletmecilerin Temmuz 2025’e kadar nihai belgeleri kabul etmeleri ve yayınlamaları bekleniyor.

ENNOH, Avrupa’nın hidrojen altyapısının geliştirilmesinde merkezi bir rol oynayacak. Özellikle, 2027 yılı itibarıyla Avrupa Gaz İletim Sistem Operatörleri Ağı’ndan (ENTSOG) devralacağı On Yıllık Ağ Gelişim Planı’nın hazırlanması gibi stratejik görevleri üstlenecek. Ayrıca, hidrojen sistemlerinin güvenli ve verimli çalışmasını sağlamak amacıyla teknik ve operasyonel kuralların harmonizasyonuna katkıda bulunacak.

AB’nin 2050 yılına kadar iklim nötrlüğü hedefi doğrultusunda, hidrojenin enerji sistemine entegrasyonu büyük önem taşıyor. ENNOH’un kurulması, bu hedefe ulaşmada kritik bir adım olarak görülüyor. Komisyon’un ve ACER’in olumlu görüşleri, ENNOH’un etkin ve uyumlu bir şekilde faaliyete geçmesi için gerekli zemini hazırlıyor.

Fransa direksiyonu yeşil hidrojene kırdı

Hidrojen Haber- Fransa, Avrupa Birliği’nin Yenilenebilir Enerji Direktifi III (RED III) kapsamında, ulaşım sektöründe yeşil hidrojen kullanımını artırmak amacıyla iddialı hedefler ve cezai yaptırımlar içeren yeni bir plan açıkladı. Bu plan, 2026’da ulaşım yakıtlarının yüzde 0,1’inin yenilenebilir kaynaklı hidrojen olmasını, 2030’a kadar ise bu oranın yüzde 1,5’e çıkarılmasını öngörüyor.

Plan, biyolojik olmayan yenilenebilir yakıtların (RFNBO) kullanımını teşvik ediyor ve bu hedeflere ulaşamayan yakıt tedarikçilerine cezai yaptırımlar uygulanmasını öngörüyor. Bu adım, Fransa’nın ulaşım sektöründeki karbon emisyonlarını azaltma ve yeşil hidrojen ekonomisini güçlendirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor.

Fransa’nın bu stratejisi, yeşil hidrojen üretimi ve kullanımını artırarak, ülkenin enerji bağımsızlığını sağlamayı ve çevresel sürdürülebilirliği desteklemeyi amaçlıyor. Ayrıca, bu adımın, Avrupa genelinde yeşil hidrojen altyapısının gelişimine katkı sağlaması bekleniyor.

Almanya’nın enerji stratejisi değişiyor mu? 

Hidrojen Haber- Almanya’nın yeni enerji bakanı Katherina Reiche, yaptığı açılış konuşmasında, yüzde 100 yenilenebilir enerji hedefinin fizibilitesi konusunda şüphelerini dile getirdi.Reiche, yalnızca yenilenebilir enerji kaynaklarının sanayileşmiş bir ülke olan Almanya’nın enerji ihtiyacını karşılamak için yeterli olmayabileceğini belirtti. 

Bu açıklama, Almanya’nın enerji politikalarında önemli bir değişime işaret ediyor. Önceki hükümetler, fosil yakıtlardan tamamen uzaklaşarak yenilenebilir enerjiye tam geçişi hedeflemişti. Ancak Reiche, enerji güvenliği ve rekabet açısından daha dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini savunuyor. 

Özellikle yeşil olmayan hidrojenin enerji dönüşümünde kritik bir rol oynayabileceğini belirten Reiche, hidrojenin yalnızca yenilenebilir kaynaklardan değil, diğer üretim yöntemlerinden de elde edilmesini desteklediğini ifade etti.

Bu yaklaşım, Almanya’nın enerji geçişi sürecinde daha esnek ve kapsayıcı bir politika benimseme çabası olarak değerlendiriliyor. Ancak bu politikanın çevresel etkileri ve uzun vadeli sürdürülebilirliği konusunda çeşitli tartışmalar da gündeme getireceği de bir gerçek…

İngiltere’nin İlk hidrojen-elektrikli uçuşları başlıyor

Hidrojen Haber- İngiltere’nin öncü bölgesel hava taşımacılığı firmalarından RVL Aviation, sürdürülebilir havacılık çözümleri geliştiren ZeroAvia ile stratejik bir işbirliğine giderek, hidrojen-elektrikli motorlarla çalışan uçakları operasyonel hale getirmeye hazırlanıyor. Bu kapsamda RVL’in filosundaki **Britten-Norman Islander tipi kısa mesafeli uçaklara, Zero Avia’nın geliştirdiği ZA 600 hidrojen-elektrikli güç sistemi** entegre edilecek.

PROJE NE VADEDİYOR?

Hedef, özellikle posta taşımacılığı, adalar arası ulaşım ve kısa mesafeli charter uçuşlarında kullanılabilecek sıfır emisyonlu bir hava taşımacılığı çözümü sunmak. ZA600 sistemi, sıvılaştırılmış hidrojenin yakıt hücrelerinde elektrik enerjisine dönüştürülmesiyle çalışıyor ve uçuşlarda sadece su buharı salıyor.

Bu teknoloji sayesinde hem iklim dostu uçuşlar mümkün hale geliyor hem de yakıt maliyetlerinin ciddi oranda düşeceği öngörülüyor. ZeroAvia’ya göre sistem, mevcut hava taşımacılığı altyapılarına kolayca adapte edilebilir yapısıyla dikkat çekiyor.

NE ZAMAN HİZMETE BAŞLANACAK?

Uçakların retrofit süreci tamamlandıktan sonra ilk test uçuşlarının 2025 yılı başlarında yapılması planlanıyor. Uygunluk ve güvenlik onaylarının ardından sistemin ticari hizmete girmesi bekleniyor. Bu gelişme, İngiltere’yi hidrojen-elektrikli ticari uçuşlara sahip ilk ülkelerden biri haline getirecek.

Proje, yalnızca teknoloji şirketlerini değil, aynı zamanda kamu otoritelerini ve regülasyon kurumlarını da kapsayan geniş bir ekosistemin desteğini alıyor. İngiltere hükümeti ve Avrupa Birliği’nin “yeşil dönüşüm” ajandasında hidrojen havacılığına yönelik yatırımların artırılması bu tür projeleri daha da ivmelendiriyor.

ZeroAvia CEO’su Val Miftakhov konuyla ilgili yaptığı açıklamada:”Bu iş birliği sadece bir mühendislik başarısı değil, aynı zamanda havacılık sektörünün çevreci bir geleceğe geçişinin somut göstergesi,” ifadelerini kullandı.

ABD’li enerji devinden hidrojen ticaretinde önemli adım !

Amonyak yakıtlı gemi

Hidrojen Haber- ABD merkezli enerji şirketi ExxonMobil, Japonya’nın önde gelen ticaret şirketlerinden Marubeni ile düşük karbonlu amonyak tedariki konusunda uzun vadeli bir anlaşma imzaladı. Anlaşma kapsamında, Teksas’taki Baytown tesisinde üretilecek düşük karbonlu hidrojen, amonyak formuna dönüştürülerek Japonya’ya gönderilecek.

Bu hamle, ExxonMobil’in düşük karbon teknolojilerine yaptığı yatırımların ilk somut sonucu olurken, Asya’nın enerji dönüşümüne katkı sağlamayı hedefliyor. Projede kullanılacak teknoloji sayesinde doğal gazdan elde edilen hidrojen üretiminde açığa çıkan karbondioksit yer altına depolanacak. Bu da karbon ayak izini önemli ölçüde azaltacak.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesi, nihai yatırım kararına ve düzenleyici kurumların onayına bağlı. Eğer uygulamaya konulursa, hidrojenin taşınabilir formu olan amonyak sayesinde kıtalar arası hidrojen ticareti ivme kazanacak.

Sinopec biyokütleden hidrojen üretecek

Hidrojen Haber- Sinopec’ in geliştirdiği yeni teknoloji, biyokütle kaynaklarından düşük karbon yoğunluklu hidrojen üretimini mümkün kılarak, sürdürülebilir enerji çözümlerine katkı sağlamayı hedefliyor.

Sinopec’in geliştirdiği yeni yöntem, biyokütle gibi organik atıklardan hidrojen elde etmeyi amaçlıyor. Bu süreç, geleneksel fosil yakıt kullanımına kıyasla daha düşük karbon emisyonu ile çevreye duyarlı bir enerji üretim modeli sunuyor. Ayrıca, biyokütle kaynaklarının kullanımı, atık yönetimi ve enerji üretimini entegre ederek döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor.

Sinopec’in bu teknolojik ilerlemesi, Çin’in 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını zirveye çıkarma ve 2060 yılına kadar karbon nötrlüğü hedeflerine ulaşma çabalarına önemli bir destek sağlıyor. Şirket, bu patentle birlikte yeşil hidrojen üretim kapasitesini artırmayı ve enerji sektöründe daha sürdürülebilir uygulamaları teşvik etmeyi planlıyor.

Sinopec’in biyokütle tabanlı hidrojen üretimi konusundaki bu patenti, sadece Çin için değil, küresel enerji dönüşümü açısından da büyük önem taşıyor. Bu tür yenilikler, dünya genelinde temiz enerji kaynaklarına geçişi hızlandırarak, iklim değişikliğiyle mücadelede etkili çözümler sunuyor.

Toyota’nın hidrojenli kamyonları Kaliforniya’da yollara çıkıyor

Hidrojen Haber- Toyota, Kaliforniya’daki lojistik operasyonlarında hidrojenle çalışan ağır hizmet kamyonlarını kullanmaya hazırlanıyor.Bu adım, şirketin dizel araçlardan uzaklaşarak sıfır emisyonlu taşımacılığa geçiş hedefinin bir parçası.

Toyota, Kenworth ile ortaklaşa geliştirdiği hidrojen yakıt hücreli T680 model kamyonları, Long Beach Limanı ile Ontario’daki Kuzey Amerika Parça Merkezi (NAPCC) ve San Diego arasındaki güzergâhlarda kullanacak. Bu kamyonlar, Paccar şasisi üzerine inşa edilip Toyota’nın yakıt hücresi teknolojisiyle entegre edildi.

Şirket, bu kamyonların yakıt ihtiyacını karşılamak için NAPCC kampüsünde Iwatani tarafından işletilecek sıvı hidrojen dolum istasyonu kuracak. Hidrojen, Air Liquide‘in Nevada, Kuzey Las Vegas’taki buhar metan reformasyonu (SMR) tesisinden sağlanacak. Bu tesis karbon yakalama teknolojisi içermese de, Kaliforniya’nın düşük karbonlu yakıt standartlarına uygun olarak yenilenebilir doğal gaz kullanımıyla hidrojen üretimi yapılabiliyor.

Toyota, hidrojenle çalışan ağır hizmet kamyonlarını pilot aşamadan çıkararak seri üretim seviyesine taşımayı planlıyor.2023’te başlanan müşteri teslimatlarının ardından, 2025’te seri üretime geçilmesi hedefleniyor.

Hindistan’dan sertifikalı hidrojen üretimi

Hidrojen Haber- Hindistan, yeşil hidrojen üretimini teşvik etmek ve karbon emisyonlarını azaltmak amacıyla önemli bir adım attı. Ülke Yeşil Hidrojen Sertifikasyon Girişimi’ni (GHCI) başlatarak, yeşil hidrojenin yaşam döngüsü boyunca kilogram başına 2 kg CO₂ eşdeğeri emisyon sınırı getirdi. Bu AB’nin 3.38 kg sınırından daha sıkı bir kriter..

Sertifikasyon, yalnızca ihracat amacıyla hidrojen üretenler hariç, tüm üreticiler için zorunlu olacak. Program, yalnızca yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak elektroliz veya biyokütle dönüşümü yoluyla üretilen hidrojeni kapsıyor.Üreticilerin, girdiler, enerji kullanımı, emisyonlar ve süreçler hakkında denetlenebilir veriler sunmaları gerekecek.Sertifikalar, Hindistan Yeni ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı (MNRE) tarafından belirlenen yetkili ajanslar tarafından verilecek.

HEDEF PAZAR PAYINI ARTIRMAK

GHCI, Hindistan’ın 2023 yılında başlattığı Ulusal Yeşil Hidrojen Misyonu’nun bir parçası olarak, yeşil hidrojenin tanımını netleştirmeyi ve üretim süreçlerini standartlaştırmayı hedefliyor. Bu girişim, hem yerel hem de uluslararası yatırımcılar için güvenilir bir çerçeve sunarak, Hindistan’ı yeşil hidrojen üretiminde cazip bir pazar haline getirmeyi amaçlıyor.

ULUSLARARASI STANDARTLARA UYUM

GHCI’nin belirlediği emisyon sınırı, Avrupa Birliği’nin 45V Direktifi ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) gibi kuruluşların önerileriyle uyumlu. Bu uyum, Hindistan’ın yeşil hidrojen ihracatında uluslararası pazarlara entegrasyonunu kolaylaştıracak.

GELECEĞE ADIM

GHCI’nin uygulanmasıyla birlikte, Hindistan’da yeşil hidrojen üretimi ve kullanımı artacak, bu da ülkenin enerji güvenliğini güçlendirecek ve karbon emisyonlarını azaltacak. Ayrıca, bu girişim, Hindistan’ın 2030 yılına kadar yıllık beş milyon ton yeşil hidrojen üretme hedefini içeren Ulusal Yeşil Hidrojen Misyonu’nun bir parçası olarak gerçekleştirildi.