Hidrojen Haber- Almanya’nın 1,630 kilometrelik hidrojen boru hattı ağı projesi Flow, Gascade şirketinin liderliğinde hidrojen taşımacılığı için faaliyete geçti. Bu proje, eski bir doğal gaz boru hattının yeniden kullanılmasıyla, hidrojen ekonomisinin yaygınlaştırılması amacıyla hayata geçiriliyor.
Flow projesi, kuzeydeki Mecklenburg-Vorpommern bölgesinde üretilen enerjiyi Güney Almanya’ya taşıyarak enerji bağlantısını sağlayacak. 20 GW kapasitesiyle dikkat çeken bu proje, Almanya’nın hidrojen stratejisine katkı sunarken, gelecekteki yeşil enerji kullanımını destekleyecek.
Gascade’in Genel Müdürü Christoph von dem Bussche, projeyi şu sözlerle özetledi: “Bu dönüşümle yalnızca teknolojik uzmanlığımızı göstermiyor, aynı zamanda hidrojen ekonomisi için güçlü bir sinyal gönderiyoruz. Almanya’da büyük ölçekli ilk hidrojen boru hatlarının devreye alınmasından gurur duyuyoruz.”
Bu proje, Almanya’nın 9.040 kilometrelik hidrojen çekirdek ağı “Wasserstoff-Kernnetz” planlarının bir parçası olarak, Avrupa Birliği’nin karbon azaltma hedeflerine de katkı sağlayacak. Boru hattı, enerji santrallerini, depolama tesislerini ve sanayi merkezlerini birbirine bağlayarak gelecekteki enerji altyapısında kilit rol oynayacak.
HidrojenHaber – Türkiye yenilenebilir enerji sektörü şirketlerinden CW Enerji Mühendislik Tic. Ve San. A.Ş. (CWENE), yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik ile hidrojen üretimine hazırlanıyor. Şirket, yeşil hidrojen üretimine yönelik araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) çalışmalarına başladığını açıkladı.
Şirket açıklamasında, “Şirketimiz, yeşil hidrojen üretime yönelik Ar-Ge çalışmalarına başlamış olup, çalışmalar ile ilgili meydana gelecek gelişmeler kamuoyu ile paylaşılacaktır” denildi.
Yıllık 1,8 GW güneş paneli üretim kapasitesiyle güneş paneli üretim firmalarından biri olan CW Enerji, güneş enerji santrallerinin (GES) teknik ve yatırım danışmanlığı gibi alanlarında kapsayıcı hizmetler sunuyor. Aynı zamanda; GES projelendirme, sistem tasarımı, lisanlı/lisanssız santral kurulumları, lisans alımı ve işletme gibi hizmetler veriyor. Tüm bunlarla birlikte; lisanssız üretim yönetmeliğine uygun olarak projelerin planlaması, projelendirilmesi, finanse edilmesi ve uygulama sonrasında, teknik bakım/onarım gibi geniş yelpazede çözümler sağlıyor.
Endüstriyel kurulumların yanı sıra evsel çatı kurulumlarında da çözümler sunuyor. Şebeke bağlantılı (On-Grid) sistemlerin yanı sıra şebekeden bağımsız akü destekli sistemler (Off-Grid), güneş enerjili sulama sistemleri, LED aydınlatma sistemleri, güneş enerjili kamera sistemleri ve elektrikli araç şarj istasyonları gibi alanlarda da hizmet veriyor.
Hidrojen Haber- Fas hükümeti, yeşil enerji devrimine büyük bir adım atarak, yeşil hidrojen projelerini onayladı.Ülkedeki projeler, ABD, İspanya, Almanya, Suudi Arabistan ve Çin gibi farklı ülkelerden şirketler tarafından üstlenilecek. Başbakanlık açıklamasına göre, Fas, her bir proje için 30 bin hektarlık arazi tahsis edecek ve yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygın kullanımıyla Avrupa Birliği’ne ihracatı artırmayı planlıyor.
2030 yılına kadar ülkedeki yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulu kapasitesini yüzde 52’ye çıkarma hedefi doğrultusunda bu projeler, Fas’ın enerji ve ekonomi politikalarında bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Fas, son olarak Fransa’dan TotalEnergies ve Engie gibi şirketlerle iş birliği yaparak amonyak ve çelik üretimi için yeşil enerji temelli projelere odaklanmış durumda.
Hidrojenhaber – Alman enerji şirketi RWE, kuracağı hidrojen tesisi için ilk anlaşmayı TotalEnergies’le yaptı. TotalEnergies ve RWE ilk kez 15 yıllık bir süre boyunca yeşil hidrojen satın alma koşulları üzerinde anlaştı.
Anlaşma, TotalEnergies’in 2030’dan itibaren Almanya’daki Aşağı Saksonya Eyaleti sınırları içinde bulunan Leuna şehrindeki rafinerisi için RWE’den yılda yaklaşık 30.000 metrik ton yeşil hidrojen satın almasını öngörüyor. Bu, Almanya’daki bir elektrolizörden şimdiye kadar sözleşme yapılan en büyük karbon nötr hidrojen miktarı olma özelliği taşıyor.
Bir rafineride 30.000 metrik ton yeşil hidrojen kullanmak yılda 300.000 metrik ton CO2 tasarrufu sağlıyor. Bu da 140.000 arabanın yılda ortalama olarak yaydığı miktara eşit.
YATIRIMDAN 6 AY SONRA GELEN ANLAŞMA
RWE AG CEO’su Markus Krebber, “Almanya’da TotalEnergies ile bu boyuttaki yeşil hidrojen için ilk uzun vadeli alım anlaşmasını imzaladığımız için gururluyuz. Lingen’deki 300 megavatlık elektroliz tesisinin inşası için yatırım kararından altı ay sonra, TotalEnergies gibi önemli bir ana müşteri edindik. Bu, hidrojenin müşteriler için doğru teşviklerle çalıştığını gösteriyor” açıklamasını yaptı.
TotalEnergies Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Patrick Pouyanné ise yaptığı değerlendirmede, “Almanya ve Hollanda’daki birçok açık deniz rüzgar projesinde ortağımız olan RWE ile ortaklığımızı daha da geliştirmeyi dört gözle bekliyoruz. Yeşil hidrojen için bu uzun vadeli yeşil sözleşme, Leuna rafinerimizdeki CO2 emisyonlarımızı azaltma yolunda önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor” dedi.
RWE’NİN TESİSİNDE ÜRETİLECEK
TotalEnergies, Avrupa’daki rafinerilerini karbondan arındırmak için önemli miktarda yeşil hidrojene ihtiyaç duyuyor. Şirket, Avrupa genelinde yılda 500.000 metrik ton için ihale açtı. Sözleşmeyle kararlaştırılan 30.000 metrik ton RWE’nin Lingen’deki 300 megavatlık elektroliz tesisinde (GET H2 Nucleus) üretilecek. RWE’nin bir yan kuruluşu olan RWE Gas Storage West, bu tesisi 2027’de faaliyete geçirmeyi planlıyor.
9 BİN KİLOMETRELİK BORU HATTI
RWE ile TotalEnergies arasındaki tedarik ilişkisi Alman hidrojen çekirdek ağı tarafından kolaylaştırılacak. Bu, Aşağı Saksonya’daki Lingen gibi ideal hidrojen üretim sahalarını Leuna gibi büyük endüstriyel hidrojen tüketim merkezleriyle bağlayacak. 9.000 kilometreden uzun boru hattı ağı, hem mevcut gaz boru hatlarının yeniden kullanımı hem de yeni boru hatlarının bölümlerinin inşa edilmesiyle 2025 ile 2032 arasında aşamalı olarak faaliyete geçirilecek.
Hidrojen Haber- SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi “Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Sürecinde Yenilenebilir Hidrojen: Öncelikli Uygulama Alanları ve Politika Önerileri” başlıklı raporunu Şubat Ayında yayınladı. Rapora göre, özellikle demir-çelik, kimya ve havacılık gibi sektörlerde yenilenebilir hidrojene geçiş, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik kalkınma açısından büyük önem taşıyor.
SANAYİDE YEŞİL DÖNÜŞÜM İÇİN HİDROJEN
Rapor Demir-çelik, kimya ve havacılık sektörleri, yenilenebilir hidrojenin öncelikli uygulama alanları olarak belirledi.Bu sektörlerde hidrojene geçiş, karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltacak ve Türkiye’nin iklim hedeflerine katkı sağlayacak.
ENERJİ GÜVENLİĞİ VE İSTİHDAM
Shura Raporu yenilenebilir hidrojen üretimnii, Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlılığını azaltarak enerji güvenliğini artıracağını ve bu alandaki yatırımların, yeni iş imkanları yaratarak istihdama olumlu katkı sağlayacağını belirtiyor.
DESTEK MEKANİZMASI GEREKLİ
Raporda, yenilenebilir hidrojenin yaygınlaşması için politika yapıcılarına bir dizi öneri sunuluyor. Bu öneriler arasında, hidrojen üretimini teşvik edecek destek mekanizmalarının oluşturulması, altyapı yatırımlarının hızlandırılması ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi yer alıyor.
Raporda görüşlerine yer verilen uzmanlar, Türkiye’nin yenilenebilir hidrojen potansiyelinin yüksek olduğunu vurgulayarak, doğru politika ve yatırımlarla bu potansiyelin hayata geçirilebileceğini belirtiyor.
Rapor, Türkiye’nin yenilenebilir hidrojene geçişinin, sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal faydalar da sağlayacağını öngörüyor. Bu dönüşümün, Türkiye’yi küresel rekabette öne çıkaracağı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacağı ifade ediliyor.
Raporun tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
Hidrojen Haber- Samsung E&A, Norveç merkezli elektrolizör üreticisi Nel ile yaptığı anlaşma kapsamında, şirketin en büyük hissedarı ve mühendislik, tedarik ve inşaat ortağı olacak. Bu iş birliği, Samsung E&A’nın Nel’in ileri teknoloji elektrolizörlerini kullanarak kendi tasarımı olan hidrojen tesislerini geliştirmesine olanak tanıyacak.
Anlaşma çerçevesinde, Samsung E&A, Nel’in hem alkalin hem de proton değişim membranı (PEM) elektrolizör teknolojilerini kullanarak entegre çözümler sunacak. Ayrıca, Nel, Samsung E&A’ya 353 milyon Norveç Kronu (yaklaşık 33,1 milyon dolar) karşılığında yüzde 9,1 hisse verecek. Bu ortaklık, Nel’in küresel pazardaki erişimini artırmayı ve mali baskılarla başa çıkmayı hedefliyor.
Nel CEO’su Håkon Volldal, bu iş birliğinin, şirketin elektrolizör yığını ve yığın dengesi teknolojilerine odaklanma stratejisini desteklediğini belirtti. Samsung E&A CEO’su Hong Namkoong ise bu anlaşmanın, yeşil hidrojen projelerine rekabetçi ve bankaca kabul edilebilir çözümler sunacağını ifade etti.
Samsung son dönemde küresel yeşil hidrojen yatırımlarını artırıyor.
HidrojenHaber – Irak Petrol Bakanlığı, önümüzdeki saatlerde yarı özerk Kürdistan bölgesinden Irak-Türkiye boru hattı üzerinden petrol ihracatının yeniden başlayacağını duyuracak. Bakanlık yaptığı açıklamada, Irak’ın devlet petrol pazarlamacısı SOMO aracılığıyla günde 185.000 varil ihraç edeceğini ve bu miktarın kademeli olarak artacağını ifade etti.
2 YIL ÖNCE DURMUŞTU
Uluslararası Ticaret Odası’nın (ICC) Ankara’ya 2014-2018 yılları arasında izinsiz ihracat nedeniyle Bağdat’a 1,5 milyar dolar tazminat ödemesi yönündeki talimatının ardından Mart 2023’te Ceyhan boru hattından petrol akışı Türkiye tarafından durdurulmuştu.
Kürdistan bölgesel hükümeti Pazar günü Bağdat’taki hükümetle anlaşmazlığını çözdükten sonra yaptığı açıklamada, Irak Kürdistanı yetkililerinin federal petrol bakanlığıyla Kürt ham ihracatını mevcut hacimlere göre yeniden başlatma konusunda anlaştıklarını kaydetmişti.
FİYAT GERİLEDİ
Irak’ın Ceyhan üzerinden petrol ihracatı planlarının ardından Brent ham petrol ve ABD ham petrol vadeli işlemleri, kayıplarını artırdı. Brent varil başına 69 sent düşüşle 73.35 dolar olurken, ABD ham petrol varil başına 78 sent düşüşle 69.57 dolar oldu.
HidrojenHaber – Yenilenebilir enerji ve enerji teknolojileri markası YEO Teknoloji’nin enerji depolama sistemleri üretmek üzere kurulan iştiraki Reap Battery, alanında dünyanın en büyük şirketlerinden olan ve BNEF’in Tier-1 üreticiler listesindeki Çin merkezli Great Power ile ortaklık kurdu. %51’i Reap Battery ve %49’u Great Power ortaklığı ile yeni şirket kurulumu tamamlandı.
İş birliği kapsamında İstanbul Tuzla’da bu yıl faaliyete geçecek olan enerji depolama sistemleri fabrikasında ReapG ve Great Power markalarıyla üretim yapılarak başta Türkiye ve Avrupa pazarı olmak üzere Türki Cumhuriyetler ve Afrika ülkelerine ihracat gerçekleştirilecek.
HEDEF YILDA 5 GWh
Reap Battery’nin inşası tamamlanmak üzere olan İstanbul Tuzla’daki fabrikasında 5 GWh kapasiteyle üretim hedefleniyor. Bu yıl açılışı yapılacak fabrika yatırımıyla birlikte Reap Battery’nin ekonomik ve gelişmiş enerji depolama çözümleri, elektrik şebekeleri, yenilenebilir enerji santralleri, endüstriyel, ticari tesisler ve hanelerin enerji dönüşümünü garanti altına alacak.
HidrojenHaber – Fosil yakıtların olumsuz çevresel etkileri ve iklim değişikliği tehdidi, dünya genelinde temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelimi hızlandırıyor. Elektrik, doğalgaz fiyatlarındaki artış, elektrikli araçların yaygınlaşması ve enerji talebinin artması, bireysel ve küçük ölçekli yenilenebilir enerji çözümlerini daha da önemli hale getiriyor.
Bu alanda faaliyet gösteren şirketlerden biri de Tumurly Akıllı Teknoloji Sistemleri. Şirket, özellikle bireysel kullanıma yönelik küçük ölçekli rüzgâr türbini ve güneş enerjisi sistemleri geliştiriyor.
İTÜ Teknokent ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen Tumurly, ürünlerini 40’tan fazla ülkeye ihraç ediyor. Hatta NATO üyesi ülkelerin orduları bile şirketin müşterileri arasında yer alıyor. Tumurly CEO’su Furkan Yazıcı, şirketin son dönemdeki çalışmalarını, ürünlerini ve gelecek hedeflerini anlattı.
Tumurly’nin faaliyet, ürün ve çözümleriyle ilgili son durum nedir?
Tumurly bireysel kullanım alanlarına yönelik akıllı güneş sistemleri ve rüzgâr türbinleri üreten bir teknoloji firması. 2022 yılında yaklaşık 25 ülkeye ihracat yapıyorduk, şimdi satış yaptığımız ülke sayısı 42’ye çıktı. Bunların içerisinde Arap ve Afrika ülkeleri, Kanada, Ekvador, Brezilya dahil Güney Amerika ülkeleri de bulunuyor. Birleşik Krallık’ta da bayilikler vermeye başladık.
Küçük ölçekli rüzgâr türbini ve güneş sistemleri üretmek nereden aklınıza geldi?
Yenilenebilir enerji kaynakları dendiğinde aklımıza büyük ölçekli güneş ve rüzgâr sistemleri geliyor. Biz makro ölçekteki güneş ve rüzgâr sistemlerini mikro ölçeğe indirerek, herkesin yenilenebilir enerji kaynaklarına erişimini sağlamayı misyon edindik. Şirketi kurduğumuz andan bugüne tüm ekip arkadaşlarımızla birlikte bu sistemleri geliştirip, tüm insanlığın yararına sunmak amacı doğrultusunda çalışıyoruz.
Tumurly’nin ürünlerini daha çok kimler, hangi amaçla alıyor?
Ürünlerimizin kullanıcıları çok çeşitli. Bireysel kullanımdan telekomünikasyon sektörüne, dijitalleşen tarım sektörüne kadar pek çok sektörden kullanıcılarımız, müşterilerimiz var. Özellikle elektrikli araçların artışıyla şarj istasyonlarına yönelik talep, bize de olumlu yansıyor.
Ürünlerimiz askeri alanda da kullanılıyor. Sadece ülkemizde değil NATO ülkeleri de ürünlerimizi askeri operasyonlarında ya da üs bölgelerinde enerji ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıyor. 2025 yılında amacımız NATO’dan tedarikçi numarası alarak NATO’nun yetkili tedarikçilerinden biri olmak ve ürünlerimizin tüm NATO ülkelerinde kullanılmasını sağlamak.
Kurulu gücü 1 kW ile 10 kW arasında değişen rüzgâr türbinleri üretiyoruz. Bir evin günlük elektrik ihtiyacı yaklaşık 15 kilovatsaat (kWh) civarındadır. Bu miktar konutlar için fırın, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve buzdolabı gibi tüm elektrikli ev aletlerinin çalışması anlamına geliyor. Bizim 3 kW’lık ya da 5 kW’lık rüzgâr türbinlerimiz bir müstakil evin bütün elektrik ihtiyacını karşılayabilecek seviyede. Son zamanlarda yaygınlaşan ısı pompaları ve elektrikli ısıtıcıları ise enerji ihtiyacı yüksek olduğu için bu rakamın dışında tutmak zorundayız.
Müstakil bir evde yaşayan 4 kişilik bir aile, bir tane de elektrikli araçları varsa, nasıl bir türbin almalı?
Eğer eviniz optimum rüzgâr alıyorsa – ki biz en az 3,5 metre/saniyelik bir rüzgâr talep ediyoruz- rüzgâr türbini bu alanda kullanılabilir, uygulanabilir oluyor. 4 kişilik bir aile için 5 kW’lık bir rüzgâr türbini yeterli olacaktır.
Söylediğiniz ölçekteki bir rüzgâr türbini kurmanın maliyeti nedir peki?
Eğer depolama da isteniyorsa, türbini taşıyacak direğin maliyeti de dahil, 5 kW’lık bir türbinin yaklaşık 7 bin 500 – 8 bin dolar civarında kurulum maliyeti olacaktır. Rüzgârın durumuna göre sistem kendisini 4 buçuk – 5 yılda amorti edecektir. Eğer rüzgârınız iyiyse amortisman süresi 3 yılın altına dahi düşebilir. Yaklaşık 25 yıl ömrü olan rüzgâr türbiniyle uzun yıllar elektriğinizi bedavaya getirebilirsiniz.
Bu küçük türbinlerle ürettiğimiz enerjiyi depolamak mümkün mü?
Rüzgâr türbinleri off-grid olarak öztüketim amaçlı depolamalı bataryalı sistemleri ile birlikte çalışabildiği gibi on-grid dediğimiz direkt şebekeye bağlı olarak da çalışabilir. Son zamanlarda ürünlerimizi güneş sistemleri ile birlikte depolamalı hibrit sistemlere de entegre ediyoruz. Müşterilerimizin yüzde 50’sinden fazlası halihazırda güneş sistemi kullanıyor, depolama sistemine sahipler. İkincil enerji kaynağı olarak rüzgâr türbini alıp aynı sisteme entegre ediyorlar.
Bu türbinlerin çalışması, üretimleri nasıl takip ediliyor?
Rüzgâr türbini uygulamalarımız için hem uzaktan izleme hem de uzaktan kontrol için kendi geliştirdiğimiz web tabanlı mobil uygulamalarımız var. Bu yazılımlar ve uzaktan izleme sistemleriyle rüzgâr türbininin performansını, ürettiği elektriği, telefonunuzdan dahi izleyebiliyorsunuz. Tatile giderken ya da seyahate çıkarken telefonunuzdan rüzgâr türbininizi uzaktan durdurup kapatabilirsiniz. Yapay zekaya dayalı IoT sistemlerini rüzgâr türbini ve depolama sistemlerimize entegre ettik. Bu sayede tüketim karakteristiğine uygun çözümlerle sistem verimliliği en yüksek seviyeye çıkardık.
Güneş paneli ve rüzgâr türbini arasında bir kıyaslama yapmanızı istesek…
Eş güçteki güneş ve rüzgâr sistemini kıyasladığımızda, optimum güneş ve optimum rüzgârda, rüzgâr türbini yıllık bazda 4 kat daha fazla elektrik enerjisi üretebilir. Çünkü çalışma saati çok daha fazla, rüzgâr türbini gece de hava kapalıyken de elektrik üretme imkanına sahip.
Müşterilerinizden en çok ne konuda talep ve geri dönüş alıyorsunuz?
Müşterilerimizin bir türbinden beklentisi; düşük rüzgârlarda da elektrik enerjisi üretmesi, olabildiğince sessiz çalışması ve yüksek hızlı rüzgârlarda kırıma uğramaması. Küçük ölçekli rüzgâr türbinlerinde sertifikasyon çok önemli. Ürünün kalitesini, ömrünü ve dayanımını bu sertifikalar belgeliyor. Bizim ürünlerimiz TÜBİTAK desteğiyle, TÜBİTAK projeleriyle geliştiriliyor. Dünya klasmanında sertifikasyonlara sahip Türkiye’deki ilk ve tek firmayız.
Türbinler nerede üretiliyor?
Fabrikamız İstanbul’da. Yüzde 100 yerlilik oranıyla üretim yapıyoruz. TÜBİTAK projeleriyle yaptığımız Ar-Ge çalışmaları sonucunda en verimli rüzgâr türbinlerini üreterek 5 yıl garanti veriyoruz. Ürünlerimizin kullanım ömrü ise 25-30 yıl civarında. Bu türbinlerle müşterilerimiz yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak kendi elektrik enerjilerini üretip, emisyonlarını düşürebilir.
Hidrojenhaber – Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, güneş, rüzgâr, nükleer ve elektrik depolama projeleriyle, bir temiz enerji havzası adayı olarak gündeme getirdikleri Taşeli Projesi’ni Enerji Günlüğü’ne anlattı. TÜREB Başkanı Erden, gazeteci Mehmet Kara’nın sorularını yanıtladı.
TÜREB’in çeşitli projeleri var size uzun dönemli bir çalışmayı, Taşeli Projesi’ni sormak istiyoruz…
Taşeli Projesi, aslında 2020’den beri Türkiye RüzgârEnerjisi Birliği yönetiminde kafa yorduğumuz bir proje. Taşeli, orayı bilen, o bölgede rüzgâr santrali geliştirmiş, yatırım yönetmiş insanlar olarak çok büyük potansiyelde bir alan olarak gördüğümüz bir yer.
Neden ve nasıl gündeme geldi Taşeli?
2021 ortalarında, ilk YEKDEM süreci biterken, geçmişten kalan projelerin kurulumları da yavaş yavaş tamamlanıyordu. O dönemde “rüzgâr santralleri epey kuruldu, zaten çok da yer kalmadı galiba, bundan sonra rüzgâr yatırımları yavaşlayacak mı acaba” havası oluşmaya başlamıştı. Biz de şunu söyledik: Türkiye’nin çevresinde, içerisinde pek çok noktada büyük ölçekli rüzgâr alanları var. İşte bunlardan en çok gözümüze batan, en gerçekten hayalini kurduğumuz, önem verdiğimiz alanlardan bir tanesinin de Taşeli Platosu olduğunu konuştuk. Neden Taşeli Platosu dedik? Tam adına da uygun, gerçekten taşlık bir bölge Taşeli. 1900-2500 metre arasında kotlarda ve göçerler dışında bir yerleşim yok, hayvansal varlık kısıtlı, orman varlığı neredeyse hiç yok.
Hangi yerleşim birimlerine yakın?
Taşeli, Mersin’in kuzeyi, Konya’nın ve Karaman’ın güneyi. Bir tarafta Konya, öbür tarafta Pozantı-Adana. Ama Karaman-Mersin arasında Mut ilçesinden başlayıp Ermenek, Mut’tan başlayıp Pozantı’ya kadar uzanan coğrafyada bir plato. Coğrafya dersinde hepimizin ortaokul ve liseden beri bildiğimiz ama gitmeyenlerin bilmediği bir yer. Şimdi bu bölgede geçmiş yıllarda yapılmış rüzgârsantralleri var. O santraller gerçekten Türkiye’nin en yüksek kapasite faktörlü, en yüksek üretim verimliliğine sahip santralleri arasında. Dolayısıyla bu bölgenin rüzgâr potansiyeli çok yüksek.
Hem alan var hem potansiyel yüksek, o halde neden yatırım yok?
Ama bu bölgede rüzgâr olsa da şebeke zayıf. Dolayısıyla ufak tefek 3-5 projenin yapılma şansı yok. O bölgede gerçekten büyük ölçekli proje olması gerekirdi. Biz de detaylı bir çalışma yaptık. Rüzgârölçümleri, ondan sonra kısıt analizleri, izin süreçleriyle ilgili tahliller yaptık. Şunu gördük: Bu bölgede gerçekten çok büyük bir potansiyel var, şebeke getirmeye değer.
Yani şebeke yakınına santral yerine, şebekeyi kurulacak santrallerin yanına uzatmak…
Evet. Bu bölge 10.000 MW’ın üzerinde rüzgâr, 20.000 MW’dan fazla da güneş potansiyelini barındırabilir. Anamur ve Silifke 70 kilometre. Yani 70 kilometre sonra deniz kıyısına ulaşıyorsunuz. Dolayısıyla burayı dengelemek için çok büyük batarya imkânı da sağlayabilirsiniz. Hidrojen üretebildiğiniz, batarya kullanabildiğiniz, rüzgâr ve güneşin bulunduğu bir yerde toplamda 30.000 MW üzerinde potansiyel olursa, tabii ki şebekeyi buraya getirmeye değer. Biz de buna inandık.