Ana Sayfa Blog Sayfa 114

Nikola’dan iflas başvurusu

HidrojenHaber – Elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli tırlar üreten Nikola, ABD’de iflastan korunma başvurusunda bulundu. Nikola, değeri en üst düzeye çıkarmak ve düzenli bir yavaşlama sağlamak için bir satış süreci başlatmaya karar verdiğini de kaydetti.

Şirket, Mart ayı sonuna kadar sahadaki kamyonlara yönelik bazı destek operasyonlarına ve bazı hidrojen yakıtlı operasyonlara devam edecek.

VARLIK DEĞERİNİN ON KATI BORÇ

Nikola CEO’su Steve Girsky, konuya ilişkin açıklamasında mevcut piyasa koşulları ve makroekonomik faktörleri iflasa gerekçe gösterdi. Başvuruda şirket, varlıklarının değerinin 500 milyon dolar ile 1 milyar dolar arasında olduğunu, buna karşılık 1-10 milyar dolarlık borcu bulunduğunu bildirdi. Ayrıca şirket varlıklarının satılacağı ifade edildi. 

YANGINLAR VE GÜVENLİK

Phoenix, Arizona merkezli Nikola, ilk aracını Aralık 2021’de teslim etti. 2023’te elektrikli kamyonlarının dahil olduğu bir dizi yangın olayı, tüm araçlarının geri çağrılmasıyla sonuçlandı ve güvenlik endişelerini artırdı. Nikola, 2024 yılında hidrojenle çalışan kamyonlarının üretimini artırdı ancak filo operatörlerinin yüksek borçlanma maliyetleri nedeniyle elektrikli kamyonların benimsenmesine yatırım yapma konusunda isteksiz olması nedeniyle satılan her araçta yüzbinlerce dolar kaybetti.

ELEKTRİKLİ ARAÇ ÜRETİCİLERİ ZORDA

Pandemi sırasında halka açılan ve sektörde devrim yaratma sözü veren Fisker, Proterra ve Lordstown Motors gibi elektrikli araç girişimleri, yüksek faiz oranları ve azalan talep nedeniyle sermaye yoğun operasyonlarına yönelik fonların kuruması nedeniyle son yıllarda iflas başvurusunda bulundu.

Güneş ve rüzgarın gücü 33 bin MW’ı aştı

HidrojenHaber – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye’nin elektrik kurulu gücü ile ilgili bir bilgilendirme paylaştı. Sosyal medya hesabı üzerinden yapılan paylaşıma göre Ocak ayı itibarıyla Türkiye’nin elektrikte toplam kurulu gücü 116 bin 516 megavata ulaştı. 

Güneş ve rüzgarda toplam kurulu güç ise 33 bin megavatı aştı. Böylece rüzgar ve güneşin toplam kurulu gücü içindeki paylarının toplamı %28,7’ye ulaştı. Diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından jeotermalin payı %1,5, biyokütlenin payı %2,1 olurken, hidroelektrikin payı da %27,6 oldu. Böylece toplam kurulu güç içinde hidroelektrik dahil yenilenebilir enerji kaynaklarının payı %59,9’a ulaştı.

gunes-ruzgar-kuruluguc.jpeg

Türkiye’nin kurulu gücünde doğal gaz santrallerinin payı %21,3, ithal kömür yakıtlı santrallerin payı %9, yerli kömür yakıtlı santrallerin payı %9,8 oldu. 

Rosatom lityumda büyüyor

HidrojenHaber – Karbon bazlı yakıtlardan düşük karbonlu enerji kaynaklarına geçiş ve elektrikli ulaşımın hızlı gelişimi, enerji depolama sistemlerine olan talebi artırıyor. Lityum, bir dizi yüksek teknoloji endüstrisinde halihazırda yaygınlaşmış olan bu tür sistemlerin geliştirilmesi için kritik bir element. Lityum piller elektroniğe, ulaşıma, kesintisiz güç kaynağı sistemlerine, rüzgâr türbinlerine ve güneş enerjisi santrallerine güç sağlıyor ve elektrik üretimini daha istikrarlı hale getiriyor. ‘Yeni petrol’ deyimi, lityumun artan küresel önemi hakkında çok şey anlatıyor.

Rosatom’dan alınan bilgiye göre şirket; lityum madenciliği, işleme, batarya üretimi ve bertarafı planlarıyla “madenden kullanıma kadar” tam döngülü bir üretim zinciri oluşturuyor. Mart 2024’te, kamu ve ticari elektrikli araçlar için evrensel bir bataryayı tanıtan Rosatom,2026 yılının sonuna kadar 100 bin elektrikli araç için çekiş bataryası üretmeyi amaçlıyor.

GENİŞ PORTFÖY

Enerji depolama cihazlarının geliştirilmesi ve üretimi konusundaki çalışmaları yoğunlaştırmak ve bu alandaki portföyü çeşitlendirmek için Rosatom, 2020 yılında özel ekipman, iletişim ağları, acil durum ve kesintisiz güç kaynakları, elektrikli otobüsler ve troleybüsler için çekiş bataryaları, elektrikli araçlar, hafif ticari elektrikli araçlar, elektrikli forkliftler, demiryolu ve su taşımacılığı için lityum iyon enerji depolama cihazları üreten ayrı bir iş alanı kurdu. 

Rosatom ürünlerinin bir diğer kullanım alanı ise sabit enerji depolama sistemleri. Depolama, temizlik, belediye, madencilik, havaalanı ekipmanları, robotlar vb. gibi özel araçlar için çekiş akülerinde de Rosatom tarafından üretilen lityum ürünlerinden faydalanılıyor.

İKİ GİGA FABRİKA YOLDA

Rosatom, Ekim 2022’de Kaliningrad bölgesinde Rusya’nın ilk enerji depolama giga fabrikasının inşaatına başladı. Yılda 4GWh kapasiteli Rusya’nın en büyük ölçekli tesisi, yerli elektrikli ulaşım üreticilerinin lityum-iyon bataryalara ve elektrik şebekesi için gerekli sabit enerji depolama sistemlerine yönelik ihtiyaçlarını karşılayacak. Fabrikanın 2025 yılı içinde faaliyete geçmesi hedefleniyor. 

Rosatom’un batarya serisi sürekli olarak yeni çözümlerle güncelleniyor. Şu anda portföyünde elektrikli araçlar, kargo ve yolcu taşımacılığı ile özel araçlar için çekiş bataryaları bulunuyor. Diğer çözümler ise hem otonom çalışan elektrikli otobüsler ve troleybüsler gibi elektrikli yolcu taşımacılığı, hem de yeraltı ve açık ocak madencilik operasyonlarındaki ağır madencilik ekipmanları için uygun.

Rosatom’dan alınan bilgiye göre Kaliningrad, Rusya’da elektrikli araçların aktif gelişimi için pilot bölge. Kaliningrad bölgesinde elektrikli ulaşımın başlatılması, şarj ağının geliştirilmesi ve elektrikli araçlara yönelik yeni hizmetler konusunda bölgesel yetkililerle bir de anlaşma imzalandı. Planlar arasında, 2025 yılına kadar elektrikli araçlar için üç adede kadar elektrikli hızlı şarj merkezinin kurulması ve 2030 yılına kadar elektrikli şarj istasyonlarından oluşan bir perakende ağının geliştirilmesi yer alıyor.

İkinci giga fabrika ise başkent Moskova’da inşa ediliyor. 2026 yılında faaliyete geçmesi planlanan tesisin kurulum çalışmaları devam ediyor. Fabrika, daha açılmadan Moskova ve Moskova bölgesinde otobüs ve elektrikli otobüs ağlarını işleten devlete ait Mosgortrans şirketiyle 155 binden fazla çekiş bataryası tedarikine ilişkin sözleşme imzaladı.

Rosatom, Mart 2024’te, kamusal ve ticari elektrikli ulaşım için evrensel bir batarya sundu. Evrensel bataryanın kullanımı, araçların tasarımında önemli değişiklikler gerektirmeyecek. Batarya, kilogram başına 260 vat-saat enerji yoğunluğuna sahip lityum-nikel-manganez-kobalt (Li-NMC) batarya hücrelerine dayanıyor. Seramik kaplı alüminyum oksit separatör, tüm akü çalışma modlarında yüksek düzeyde güvenlik sağlıyor. Batarya, -40 °C ila +40 °C arasında geniş bir sıcaklık aralığına sahip iklim bölgelerinde çalışmaya olanak tanıyan yüksek verimli bir sıcaklık kontrol sistemiyle donatıldı.

LİTYUM YENİ PETROL

Lityum, elektrik depolama sistemlerinin geliştirilmesi için kritik bir unsur. Dünyanın en büyük lityum üreticisi yüzde 55’lik payla Avustralya. Avustralya’yı yüzde 26 ile Şili, yüzde 14 ile Çin ve yüzde 6 ile Arjantin izliyor. Bolivya ise ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’nun raporuna göre, 21 milyon tonluk rezerviyle dünyadaki lityum kaynaklarının %21,4’üne sahip.

Lityum piller, elektronik ve ulaşım sistemlerinin yanı sıra kesintisiz güç kaynağı cihazlarının da işleyişini sağlıyor. Element, rüzgâr türbinlerinin elektrik üretimi açısından daha istikrarlı çalışmasını mümkün kılıyor. Elektrikli araçların ve enerji depolama sistemlerinin hızla artan üretimi, lityuma olan talebin katlanarak artmasına neden oluyor. Avrupa Birliği’nin (AB), 2035 yılından itibaren içten yanmalı motorlu yeni araçların satışını tamamen yasaklayacağı açıklamasının da talep artışında önemli payı bulunuyor. 

“Lityum yeni petroldür” ifadesi, fosil yakıtlardan lityum-iyon pil bazlı enerji depolama sistemlerine küresel geçiş sürecinde söz konusu alkali metalin geleceğin ekonomisindeki önemine dair öngörüyü yansıtıyor.

BOLİVYA’DA MADEN YATIRIMI

Rosatom, Rusya’da ve yurt dışında lityum için bir hammadde tabanı oluşturma hedefiyle aktif olarak çalışıyor. Şirket, şu anda Rusya’nın kuzeyinde Kolmozerskoye lityum yatağını geliştiriyor. Yatağın 2029 yılında faaliyete geçmesi, yılda 45 bin ton lityum karbonat üretilmesine imkan verecek. 

2023 yılında Rosatom’un grup şirketlerinden Uranium One Group, Bolivya’nın kamuya ait şirketi Yacimientos de Litio Bolivianos (YLB) ile ülkenin Potosí bölgesindeki Uyuni tuz bataklığında lityum karbonat madenciliği ve üretimi için bir endüstriyel kompleks inşa etmek üzere çerçeve anlaşma imzaladı. 11 Eylül 2024 tarihinde, lityum karbonat üretimine yönelik bir sanayi kompleksinin inşası için de ticari bir sözleşme imzalandı.

Söz konusu proje, Rosatom’un lityum üretimi alanındaki ilk büyük ölçekli yabancı projesi. Yatırım tutarı yaklaşık 975 milyon dolar olacak. Yeni tesis, deniz seviyesinden 3 bin 650 metre yükseklikte bulunan ve 10 bin 500 kilometrekareden fazla bir alanı kaplayan dünyanın en büyük lityum salar bölgesi Uyuni’de yer alacak. 

Rus şirketin projesi, 2025 yılının ortalarında bir sanayi biriminin faaliyete geçmesini ve ardından üretim kapasitesinin yılda 14 bin tona kadar lityum karbonat üretecek şekilde aşamalı olarak genişletilmesini öngörüyor.

ANAHTAR TESLİM

Rosatom sadece Rus iç pazarını dikkate almakla kalmıyor, aynı zamanda yabancı ülkelerle de iş birliğini geliştiriyor. Bu iş birliğinin coğrafyası çok geniş.

Rosatom’un çözümleri, enerji depolama sistemleri üretiminde kendi yetkinliklerine sahip olmayan yabancı ülkelerin düşük karbonlu enerjiye geçiş yapmasına, ulaşımın kitlesel elektrifikasyonuna yol açmasına ve teknolojik gelişme düzeyini yükseltmesine olanak tanıyacak. Rosatom’un en önemli avantajı, NGS inşaatında olduğu gibi, müşterinin talebine bağlı olarak hem bireysel çözümler hem de kapsamlı anahtar teslimi çözümler sunabilmesi. 

Bu kış enerji fiyatlarına zam yok

HidrojenHaber – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası’nda günlük üretimin 7 buçuk milyon metreküpe çıktığını, Mart sonu itibarıyla 9,5 milyon metreküpü hedeflediklerini söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası’nda günlük üretimin 7 buçuk milyon metreküpe çıktığını belirterek, “Bu gaz Türkiye’de şu anda neredeyse 3 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını karşılar hale gelmiş durumda. Biz bunu Mart sonunda, yani Ramazan Bayramıyla birlikte inşallah 9,5 milyon metreküpe çıkaracağız.” dedi. 

Türkiye’ye getirilen yüzer üretim platformu ile 2026 yılı Temmuz Ağustos aylarında günlük üretimi 20 milyon metreküpe çıkaracaklarını ve 6 milyon haneye buradan doğal gaz temin edileceğini kaydetti. 

ARZ SIKINTISI BEKLENMİYOR

Kış şartlarında elektrik ve doğal gazda arz güvenliği anlamında bir sıkıntı öngörmediklerini belirten Bayraktar, 7/24 esaslı olarak 10 binlerce enerji emekçisinin sahada görev aldığını söyledi. Bayraktar, Türkiye nüfusunun yüzde 85’inin doğal gaza erişimi olduğunu, 913 yerleşim yerinde doğal gaz kullanıldığını kaydederek boru hatlarıyla, gazlaştırma ve depolama tesisleriyle ciddi bir altyapı hamlesi gerçekleştirdiklerini söyledi.

Ocak ayında İran’dan ve Azerbaycan’dan gelen iki hattan birinde gaz akışında 10 gün boyunca kesinti olduğunu açıklayan Bayraktar, “Yani neredeyse iki tedarikçi de çok ciddi bir gaz akışında problem yaşadık, ama buna rağmen LNG altyapımızla, depolarımızla bu süreci hissettirmeden, herhangi bir gazda hiçbir kesinti olmadan çok şükür atlattık.” dedi. Bayraktar, Türkiye’de günlük doğal gaz tüketiminin geçtiğimiz günlerde 305 milyon metreküpe ulaşarak rekor kırdığını belirterek Türkiye’nin Avrupa’nın 4’ncü büyük doğal gaz pazarı olduğunu ve “Türk harmanı”na dönüşen gazı planlamalar doğrultusunda Romanya, Bulgaristan, Macaristan’a sattıklarını dile getirdi.

TÜRKMEN GAZI GELİYOR

Bakan Bayraktar, Türkmenistan ile 27 yıldır gerçekleşmeyen bir anlaşmayı hayata geçirdiklerini vurgulayarak İran’ı işin içine katarak bir swap anlaşmasıyla 1 Mart’tan itibaren 2025 sonuna kadar bir buçuk milyon haneye yetecek 1,3 milyar metreküplük gazın Türkiye’ye geleceğine değindi. Bayraktar, “Türkmen gazı çok uygun koşullarda Türkiye’ye geliyor. Ama bunun yanı sıra çeşitlendirme açısından, gazın bollaşması açısından da bize fevkalade büyük katkısı olacak.” ifadelerini kullandı. Hazar geçişli bir boru hattını “Kızılelma” olarak niteleyen Bayraktar, Hazar geçişine uzun vadede Türkiye’nin ihtiyacı olduğunun altını çizdi.

LİBYA’DAN HABERLER

Bayraktar, Oruç Reis’in Somali’de sismik araştırmalarına devam ettiğini, bunun yanı sıra Türkiye’nin Azerbaycan’da ve Irak’ta ortak olduğu sahaların bulunduğunu ifade ederek “İnşallah yakın zamanda Libya ile alakalı güzel haberler vereceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın Güneydoğu Asya ziyaretinde Karadeniz’deki gelişmeler bütün ülkelerin dikkatini çekmiş durumda. Birçok ülke birlikte çalışma teklifleri geliyor.” diye konuştu. 

YENİ SONDAJ ÇALIŞMALARI

Şırnak Gabar’da günlük petrol üretiminin 91 kuyuda 76 bin varil olduğunu ve mevcut üretimin plato seviyesine geldiğini açıklayan Bayraktar, “Yeni keşiflere ihtiyacımız var. Bölgenin potansiyelinin yüksek olduğunu düşünüyoruz. Van’da Muradiye ilçesi civarında Nisan ayında sondaj yapacağız.” dedi. Bayraktar, Türkiye’nin mevcut petrol ve doğal gaz üretimiyle ihtiyacın yüzde 15’ini karşıladığını belirterek bu orana yüzde 1-2’lerden geldiklerini kaydetti. 

ELEKTRİK VE DOĞALGAZ FATURALARI

Doğal gaz faturalarında yüzde 65, elektrikte düşük kademede yüzde 60, yüksek kademede yüzde 40 devlet desteği olduğunu anımsatan Bayraktar, bu yıl bütçeden 430 milyar liranın üzerinde bir destek kalemi ayıldığını bildirdi. Bayraktar, elektrikteki yeni tarife düzenlemesinden bahsederek “42 milyon abonenin 1,2 milyonu bu düzenlemeden etkilenecek. 40 milyon 800 bin abone etkilenmeyecek. 1,2 milyon abone neye göre belirleniyor? 2024 tüketimine göre belirleniyor. Yıllık 5 bin kilovatsaati aşan aboneler destek grubundan çıkarılıyor.” diye konuştu.

NİSANA KADAR ZAM YOK

Enerji fiyatlarında hedeflerinin mümkün olduğu kadar maliyetleri vatandaşa yansıtmamak olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bu kışı elektrik ve doğal gazda zam olmadan geçiriyoruz. Önümüzdeki dönemde bir düzenleme yapacak olursak da enflasyon hedefini bozmayacak bir enerji fiyatlamasını 2025 yılında hedefliyoruz. Nisan’a kadar hane halkı için bir artış öngörmüyoruz.” dedi.

AKKUYU HEDEFİ

Bayraktar, Mersin Akkuyu’daki nükleer santralde test amaçlı ilk elektriği 2025 yılı içerisinde üretmeyi hedeflediklerini söyleyerek Sinop ve Trakya projeleriyle ilgili de 2025 yılı içerisinde ilgili ülkelerle görüşmeleri tamamlayarak imza aşamasına geçmek istediklerini belirtti. 

Nord Stream hidrojen taşıyabilir

HidrojenHaber – Rusya ve Almanya’yı Baltık Denizi üzerinden birbirine bağlayan Nord Stream 2 (Kuzey Akım 2) Doğalgaz Boru Hattı, Eylül 2022’de meydana gelen bir patlamanın ardından hasar gördü. Nord Stream boru hatlarının yönetim ekibinden StreamTec Solutions’tan yapılan açıklamaya göre boru hattının, hidrojen taşımacılığı için yeniden kullanılması gündemde.

26 Eylül 2022’de, Baltık Denizi’ndeki Danimarka ve İsveç Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki (MEB) gaz boru hattının A Hattı’nda meydana gelen patlama nedeniyle her iki boru hattında ciddi hasar oluştu.
İsviçre merkezli StreamTec Solutions, Nord Stream 2 boru hattının mevcut durumu ve gelecekteki kullanımı için ek seçenekler hakkında teknik bir çalışma yürüttü. Şirket, kamuya açık bilgilere dayalı bir de rapor hazırladı. Buna göre A Hattı’ndaki hasar başlangıçta düşünüldüğü kadar ciddi değilken, B Hattı hala sağlam ve onarım yapılmadan yeniden kullanılabilir durumda.

ONARMAK MI YENİSİNİ İNŞA ETMEK Mİ?

StreamTec Solutions’da Yöneticisi Richard Taylor yaptığı açıklamada “Hat A, Bornholm adasının yakınında, yaklaşık 80 kilometre uzaklıkta iki noktada kopmuş. Bu bölüm artık kısmen suyla dolu. Ancak boru hattının %90’ından fazlası su altında değil ve hala düşük basınçta doğal gazla dolu. Su altında kalan boru hattı bölümlerinin içindeki korozyon asgari düzeyde. Baltık Denizi’ndeki oksijen seviyelerinin bu derinlikte çok düşük. Bu nedenle boru hattının bütünlüğü için bir tehdit oluşturmuyor” diye konuştu.

Taylor’un ifadelerine göre; gerekli araçlar, ekipman ve uzmanlar bulunabilirse Hat A’yı onarmak teknik olarak mümkün. Ayrıca onarım işlemi, yeni bir boru hattı inşa etmekten çok daha ucuza malolacak.

HİDROJEN SEÇENEĞİ

Nord Stream 2’nin gelecekteki potansiyel kullanımı açısından bir diğer seçenek ise hidrojen taşımacılığı. Boru hattının ve kullanılan çelik malzemesinin uygun olduğunu ifade eden uzmanlar, LNG taşımacılığının da hala masada olduğunu belirtiyorlar.

2021’de inşası tamamlanan Nord Stream 2, her biri 1.230 kilometre uzunluğunda ve 1,2 metre çapında iki paralel boru hattından oluşuyor. Boru hattı Baltık Denizi’nden Rusya’daki Narva Körfezi’ni Almanya’daki Lubmin’e bağlıyor.

EN UZUN BORU HATTI

Şimdiye kadar inşa edilmiş en uzun ve en güçlü açık deniz gaz boru hattı olarak tanımlanan ve yılda 55 milyar metreküp gaz taşımak üzere tasarlanan boru hattı faaliyete hazır durumda bekliyordu ancak Rusya’dan Almanya’ya hiç gaz taşımamıştı.

2012 yılında inşa edilen Nord Stream 1 ise, aynı çapa ve benzer uzunluğa sahip iki paralel hattan oluşuyor. Boru hattı, Rusya’daki Portovaya Körfezi’nden Lubmin’e uzanıyor.

Hidrojen yakıtlı dev yolcu feribotunu Austal inşa edecek

HidrojenHaber – Avustralya merkezli gemi üreticisi Austal Australia, dünyanın en büyük hidrojenle çalışan yolcu feribotu ROPAX’ı inşa etmek için İsveç merkezli Gotlandsbolaget ile 172,6 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladı. 

130 metre uzunluğundaki yüksek hızlı feribot, 1500 yolcu ve 400 araç taşıma kapasitesine sahip olacak. Yük de taşıyabilen feribot,  İsveç’in 25 tarihi kantonundan biri olan Gotland Adası ve İsveç anakarası arasında hizmet verecek. İnşasına 2026 yılının ilk yarısında başlanacak araç, 2028 yılında teslim edilecek. 

Gotlandsbolaget‘in ‘Horizon X’ programının bir parçası olan yüksek hızlı ROPAX katamaranı, Austal tarafından şimdiye kadar inşa edilen en büyük gemi olacak. Dünya çapında yüksek hızlı tekneler için ilkler barındıran feribot, hem gaz hem de buhar türbinlerini içeren benzersiz, yüksek verimli bir kombine çevrim tahrik sistemine sahip olacak.

Türkiye’nin en büyük elektrik üreticileri belli oldu!

HidrojenHaber – Türkiye’nin en büyük elektrik üreticilerini belirleyen MW100 2025 Raporuna göre, birinci sırada kamu şirketi Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ), ikinci sırada ENKA üçüncü sırada Enerjisa Üretim yer aldı.

Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney ve haber sitesi Enerji Günlüğü iş birliği ile hazırlanan MW100 Türkiye Araştırması ve Raporu’nun altıncısı yayınlandı. Türkiye’nin en büyük 100 elektrik üreticisini listeleyen çalışma, sektörün yatırımcı profili ile elektrik üretim kapasitesindeki kaynak dağılımını da ortaya koyuyor. 31 Aralık 2024 itibariyle EPDK verilerini temel alan çalışma, sadece lisanslı elektrik üretim tesislerini kapsıyor.

MW100 Türkiye Araştırması ve Raporu’nu indirmek/görüntülemek için tıklayın! 

Canlı Yayını izlemek için tıklayın!

DEVLET İLK SIRADA

MW100 Araştırması, 2001 yılında başlayan ve 2013’ten sonra hızlanan özelleştirme programına rağmen, kamu kuruluşu Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nin (EÜAŞ) sektördeki ağırlığını koruduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, EÜAŞ’a bağlı santrallerin toplam kurulu gücü geçen yıl ile aynı seviyede kalarak 21.802 MWe olarak hesaplandı.

Bu kapasite, Türkiye’nin 115.354 MWe’lik toplam kurulu üretim kapasitesinin %19’unu oluşturuyor. EÜAŞ’ın kurulu gücünün 14.451 MWe’si hidroelektrik santrallerden, 4.735 MWe’si doğalgaz santrallerinden, 2.424 MWe’si yerli kömür santrallerinden ve 17 MWe’si rüzgâr santrallerinden oluşuyor.

t3.jpg

ÖZEL SEKTÖRDE İLK BEŞ

t2.jpg

Özel sektör şirketleri arasında kurulu güç açısından en büyük oyuncu önceki yıllarda olduğu gibi yine ENKA. MW100 Araştırması’na göre, ENKA’ya ait santrallerin toplam kurulu gücü 3.978 MWe ile Türkiye’nin toplam üretim kapasitesinin %3,4’ünü oluşturuyor. 

Araştırmada, 3.901 MWe’lik kurulu gücüyle Alman E.ON ve Sabancı Holding ortaklığındaki Enerjisa Üretim üçüncü sıradaki yerini korurken, devreye aldığı yeni santrallerle ENKA’ya daha da yaklaştı. 3.161 MWe’lik kurulu gücüyle dördüncü sıradaki Cengiz Enerji, dengeli kaynak dağılımıyla dikkat çekerken, 3.033 MWe ile Limak Enerji beşinci sıraya yükseldi.

MW100 Türkiye Araştırması ve Raporu’nu indirmek/görüntülemek için tıklayın! 

Canlı Yayını izlemek için tıklayın!

EN BÜYÜK KAPASİTE ARTIŞI KALYON ENERJİ VE AYDEM’DEN

2024 yılında devreye giren santrallerin ve kapasite artışlarının çoğunlukla yenilenebilir enerji kaynaklarından geldiği gözleniyor. Sektördeki en büyük kapasite artırımını Kalyon Enerji gerçekleştirdi. Kalyon Enerji, Şanlıurfa Viranşehir’deki GES yatırımıyla birlikte Ankara, Bayburt, Trabzon ve Elazığ’daki RES projeleri sayesinde yenilenebilir enerji portföyünü önemli ölçüde genişletti. Kalyon Enerji’yi takiben Aydem Enerji’nin toplam kurulu gücünde geçen yıla kıyasla 179 MWe’lik artış yaşandı.

DİKKAT ÇEKEN YATIRIMLAR

2024 yılı içerisinde devreye alınan, Limak Enerji’ye ait 100 MWe kurulu güce sahip G4 Erzin 1 GES ve IC İçtaş Enerji’ye ait 78 MWe kurulu güce sahip G4 Erzin 2 GES, geçen yılın en dikkat çeken yatırımları arasında yer aldı. Öte yandan, birçok enerji üreticisinin, özellikle güneş ve rüzgâr enerjisi kaynaklı yardımcı kapasite artışına yöneldiğini gözlemliyoruz. Buna ek olarak Zorlu Enerji, Eksim Enerji ve Aksa Enerji (Kazancı Holding) gibi Türk gruplarının yurt dışındaki santral yatırımları 2024 yılında da artarak devam etti.

LİSTEYE 4 YENİ ŞİRKET GİRDİ

t1.jpg

MW100 listesine bu yıl 4 yeni şirket dahil oldu. HABAŞ, geçen yıl ayrıldığı listeye bu sene yeniden girmeyi başardı. Yeni katılan şirketlerden Ataseven Group, 70 MWe kapasiteli Atares-1’in devreye alınmasıyla listeye 78. sıradan giriş yaptı. 2024 yılında 4 yeni HES lisansı alan Murat HES Enerji, 90. sırada yer alırken, HES, BES ve RES yatırımlarıyla öne çıkan Metgün Enerji 92. sıradan listeye girdi. Öte yandan, Yeşilyurt Enerji, AGE Enerji, Peker Enerji ve Edincik Enerji bu yıl Top 100 listesinde yer alamadı.

ÜRETİM VE KURULU GÜÇ FARKI

“MW100, Türkiye’nin En Büyük 100 Elektrik Üreticisi Araştırması”nda geçen sene olduğu gibi elektrik kurulu gücüne ek olarak, elektrik üretimine göre ilk 10 şirket sıralamasına da yer verildi. En çok elektrik üreten şirketler sırasıyla EÜAŞ, Eren Enerji, Enerjisa Üretim, İÇDAŞ, Limak Enerji, Cengiz Enerji, EMBA Power, Çelikler Holding, Diler Holding ve Aydem Enerji oldu. Kurulu güç listesinde ilk 10’da yer almalarına rağmen ENKA ve Bilgin Enerji, elektrik üretiminde ilk 10’a giremedi.

onur-okutur.jpg

OKUTUR: 2024 GÜNEŞİN YILI OLDU

Kearney Şirket Ortağı, Türkiye ve Ortadoğu Lideri Onur Okutur, 2024 yılında Türkiye’nin toplam kurulu gücünün yaklaşık 8.6 GW arttığına işaret ederek “Bu artışın yüzde 93’ü yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı santrallerden geldi. En çok artış ise güneş enerjisi kurulu gücünde gerçekleşti” dedi. Yenilenebilir enerji yatırımlarına ve karbonsuz kaynaklara yöneliminin artmasıyla doğal gazın kurulu güç içindeki payının azalmaya devam ettiğini kaydeden Okutur, “2019’da yüzde 28 olan bu oranın yüzde 21 seviyelerine geriledi” dedi.

Rapora göre enerji sektörü 2024’ü oldukça verimli geçirdi. Kurulu gücün 115 bin MW seviyesini aştığı 2024 yılında, toplamın yüzde 8’ini oluşturan 8 bin 600 MW’lık yeni kapasite devreye alındı. 2023 yılında 2 bin 900 MW devreye alındığını hatırlatan  Kearney Türkiye ve Ortadoğu Lideri Onur Okutur, “2024 yılında Türk yatırımcıların çok büyük bir kapasiteyi devreye aldığını görüyoruz. Bu muazzam bir başarı” diye konuştu. 

Onur Okutur, elektrik üretiminde ve tüketiminde gözlenen artışların hem sanayi üretiminde, hem de gayrisafi yurtiçi hasılada büyüme anlamına geldiğini belirtti. 

2024 yılında devreye alınan kapasite artışlarında Enerjisa, Kalyon Enerji, Limak ve Aydem gibi büyük oyuncuların önemli payları bulunduğunu ifade eden Okutur, “MW100 listesi üreticiler arasında yaşanan rekabeti ve sektördeki dinamizmi en iyi şekilde gösteriyor” dedi. 

GÜNEŞ ENERJİSİNİN ALTIN YILI

t4.jpg

Listedeki değişimleri yorumlayan Onur Okutur, “2024 yılında devreye giren 8 bin 600 MW’lık kapasitenin yüzde 93’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildi. Toplam kapasite içinde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 57’ye ulaştı. Bunda en önemli etmen ise güneş enerji santrallerinin kapasitesinin 1 yıl içinde yüzde 73’lük artışla neredeyse 20 bin MW seviyesine gelmesi. 2024 yılı güneş enerjisinin altın yılı oldu diyebiliriz” ifadelerini kullandı. 

Yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretimindeki artışın sanayide karbon ayakizini azaltma yolunda önemli bir adım olduğunu söyleyen Kearney Türkiye ve Ortadoğu Lideri Onur Okutur, Yeşil Mutabakat ve Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Vergisi Uygulaması devreye girdiğinde önemli faydalarının görüleceğini kaydetti. 

KARA: 2025 BEKLENTİSİ NÜKLEER VE DEPOLAMA

Enerji Günlüğü Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Kara ise önümüzdeki dönemde depolamalı tesisler ile hibrit santral yatırımlarının kurulu güç artışında ve bunun içeriği üzerinde etkili olacağına işaret etti. Kara, 2025 yılında sektöre damgasını vurmaya aday bir başka beklenen gelişmenin de, Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu NGS’nin devreye girmesi olduğunun altını çizdi.

“Enerji verimliliği projeleri bu yıl ve önümüzdeki yıl toplam kurulu gücün şekillenmesinde etkili olacak faktörlerden biri olabilir” diye konuşan Mehmet Kara; kojenerasyon, trijenerasyon çalışmalarının yenilenebilir enerji alanındaki öneminin altını çizdi.

MW100 Türkiye Araştırması ve Raporu’nu indirmek/görüntülemek için tıklayın!

Canlı Yayını izlemek için tıklayın!

SHURA’dan yeşil hidrojenin yaygınlaştırılması için öneriler

HidrojenHaber – Yenilenebilir hidrojenin karbonsuzlaşması zor sektörlerde uygulanması, enerji dönüşümünde önemli bir strateji olarak kabul ediliyor. Bu kaynağın mevcut maliyeti, sektörel olarak kullanım alanlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, ilk aşamada doğrudan elektrifikasyonun karbondan arındırmada tek başına yetersiz kaldığı ve en yüksek faydayı sunduğu sektörlerde uygulanması önem taşıyor. 

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nin hazırladığı “SHURA Gündem”in ikinci sayısında Türkiye’de yenilenebilir hidrojenin enerji dönüşümünde nasıl bir rol oynayacağı ele alınıyor. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nin yürüttüğü analizler ve değerlendirmeler, yenilenebilir hidrojenin Türkiye’de ilk aşamada yeşil amonyak (gübre), demir-çelik, kimya ve petrokimya (rafineriler dahil) sanayi ürünlerinin üretiminde kullanılmasının katma değer ve Türkiye sanayisinin öncelikleri bağlamında benimsenebileceğini ortaya koyuyor. Orta-uzun vadede ise cam ve seramik sektörleri ile uzun mesafe taşımacılığı ön plana çıkıyor. 

FOSİL YAKITLARA ALTERNATİF

Hidrojen, yüksek ısı gerektiren sanayi sektörü uygulamalarında ve ulaştırma sektöründe fosil yakıtlara ikame sağlayabilir. Bunun yanı sıra sanayinin çeşitli alt sektörlerinde ham madde olarak da kullanılması mümkün.

Yenilenebilir hidrojenin öncelikli kullanılabileceği sektörler: 

    – Gübre sektöründe ham madde, 

    – Çimento, cam ve seramik sektörlerinde yüksek sıcaklık gerektiren proseslerde yakıt, 

    – Kimya/Petrokimya sektörünün çeşitli alt sektöründe hem ham madde hem de yakıt alternatifi, 

    – Demir-çelik sektörü kapsamında entegre tesislerde ısı kaynağı ve demir cevherini demire dönüştürmede indirgeyici madde,  

    – Yine demir-çelikte doğal gaz şaft fırınında oksitleyici, 

    – Orta vadede ise uzun mesafe taşımacılığında türevleri ile beraber kullanılabilir. 

EKONOMİK FAYDA YARATACAK

SHURA’nın yayınladığı ‘Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Sürecinde Yenilenebilir Hidrojen: Öncelikli Uygulama Alanları ve Politika Önerileri’ raporunda yer alan verilere göre, yenilenebilir hidrojenin belirlenmiş öncelikli sektörlerde kullanımı, 2053 yılına kadar toplam 130 milyar ABD doları fayda yaratabilir. Aynı dönemde, ilgili sektörlerde fosil yakıtların yenilenebilir hidrojen ile ikame edilmesiyle 1.025 milyon ton karbondioksit emisyonu azaltımı sağlanabileceği de öngörülüyor. 

YAYGINLAŞTIRMA ÖNERİLERİ

Yenilenebilir hidrojen, enerji-yoğun son kullanım sektörlerinin karbonsuzlaşmasında ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasında önemli katkılar sağlayabilir. Bu noktada yenilenebilir hidrojen kullanımı Türkiye’de nasıl yaygınlaştırılabilir?

SHURA Enerji Dönüşüm Merkezi önerilerini şöyle sıraladı:

    – Yenilenebilir hidrojenin en yüksek faydayı sunduğu ve doğrudan elektrifikasyonun karbondan arındırmada tek başına yetersiz kaldığı sektörlerde kullanımı önceliklendirilmeli. Bu sektörlerde özel hedefler oluşturularak yenilenebilir hidrojen kullanımı teşvik edilebilir.

    – Yenilenebilir hidrojen üretiminin, elektrik sektörünün dönüşüm hedefleriyle rekabet etmemesi önemli. Bu nedenle, yenilenebilir hidrojen üretim sürecinde halihazırda üretim yapan yenilenebilir enerji santrallerinden yararlanmak yerine, eklenebilirlik (additionality) prensibi doğrultusunda yeni yenilenebilir enerji santralleri kurulmalı ve politikalar bütüncül bir çerçeve ile oluşturulmalı.

    – Yerli arzı teşvik etmek için yenilenebilir hidrojen üretimine mali teşvikler getirilmeli.

    – Sanayide kullanılacak yenilenebilir hidrojene ilişkin teknik ve güvenlik standartlarına yönelik yasal düzenleme yapılmalı. 

    – Yenilenebilir hidrojen teknolojilerinin ticari olarak yaygınlaştırılması için kamu-özel sektör ortaklıkları kapsamında karma finansman sağlanmalı. 

    – Sektörler arası üretim ve gelişim planlarını koordine eden bir kamu birimi oluşturulmalı. 

    – Lojistikte sorun olmaması için havaalanları ve limanların altyapıları yenilenmeli. 

    – Elektrik sektöründe kullanılacak yenilenebilir hidrojenin üretimi ve depolanmasına yönelik teknik standartlar belirlenmeli. 

Türkiye’nin en büyük elektrik üreticileri belli oluyor

HidrojenHaber – Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney ile enerji sektörünün önde gelen haber ve bilgi kaynağı Enerji Günlüğü iş birliği ile hazırlanan MW100 Türkiye Araştırması ve Raporu’nun altıncısı yarın yayınlanıyor.  Türkiye’nin en büyük 100 elektrik üreticisini listeleyen çalışma, sektörün yatırımcı profili ile elektrik üretim kapasitesindeki kaynak dağılımını da ortaya koyuyor. 31 Aralık 2024 itibariyle EPDK verilerini temel alan çalışma, sadece lisanslı elektrik üretim tesislerini kapsıyor.

Canlı Yayını izlemek için tıklayın!

CANLI YAYINDA AÇIKLANACAK

MW100 2025 Raporu, 18 Şubat 2025 Salı günü saat 11.00’de çevrimiçi düzenlenecek toplantıyla duyurulacak. Kearney Şirket Ortağı, Türkiye ve Ortadoğu Lideri Onur Okutur ile Enerji Günlüğü Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Kara’nın da katılacağı canlı yayın YouTube üzerinde Enerji Günlüğü kanalından izlenebilecek. 

Canlı Yayını izlemek için tıklayın!

İbrahim Erden yeniden TÜREB Başkanı

HidrojenHaber – Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği TÜREB 14. Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı 16 Şubat 2025 Pazar günü T.C. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Tek liste ile gidilen kurulda mevcut Başkan İbrahim Erden yeniden TÜREB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Detaylı proje sunumu gerçekleştiren Dr. Erden, “Geçtiğimiz üç yıl içinde gösterdiğiniz destekle her yıl daha da büyüdük ve güçlendik. Önümüzdeki üç yılda, daha genişleyen kadromuzla aynı özveriyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Amacımız, üyelerimize ve tüm paydaşlarımıza en iyi hizmeti sunmak, sizlerden gelen talepleri yerine getirmek için elimizden geleni yapmaktır. Bu yolda, samimiyetinizi ve desteğinizi yanımızda görmek bizim için çok değerli” ifadelerini kullandı.

Genel Kurula; Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Proje Müdürü Rauf Fırat Yaşar, TEİAŞ Planlama ve Yatırım Yönetimi Dairesi Başkanı Serhat Metin, TÜREB mevcut Yönetimi, TÜREB üyeleri ve basın mensupları katıldı.

tureb-gk2025.jpg

Rüzgâr enerjisi alanında Türkiye’deki çatı kuruluş olan TÜREB’in 14. Olağan Seçimli Genel Kurul ile birlikte seçilen üyeler şöyle: 

Yeni Yönetim Kurulu Üyeleri:

İBRAHİM ERDEN – EESI ENERGREEN ENERJİ
ZEYNEL KILINÇ – CUMHURBAŞKANLIĞI YATIRIM OFİSİ
AHMET ÖZKAYA -ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI
ERSAN GÜLAY – TATLIPINAR ENERJİ ÜRETİM A.Ş.
MUSTAFA KEMAL GÜNGÖR – AKFEN YENİLENEBİLİR ENERJİ
EBRU ARICI – ARI-ES MÜHENDİSLİK ENERJİ
EVREN AKTAŞ- BORUSAN ENBW ENERJİ
KORAY DEMİRER – DEMİRER ENERJİ –
İSMAİL KURİŞ – EKSİM ENERJİ A.Ş.
ARİF GÜNYAR – ENERCON RÜZGAR ENERJİ SANTRALİ
ALPER SERÇE – ENERJİSA ENERJİ ÜRETİM A.Ş.
BEYHAN ÜLKER – KALYON ENERJİ YATIRIMLARI A.Ş.
ÇAĞRI GÜVEN -KFW IPEX-BANK TÜRKİYE TEMCİLCİLİK OFİSİ
AZMİ KÜÇÜKKELEŞ – METGÜN ENERJİ YATIRIMLARI ANONİM ŞİRKETİ
ÖMER FARUK NASIROĞLU -NAS ENERJİ ANONİM ŞİRKETİ
ENDER ÖZATAY – NORDEX ENERJİ A.Ş.
BATUR YENMEZ – POLAT ENERJİ SAN. TİC. A.Ş.
GÖKHAN SERDAR -TPI KOMPOZİT KANAT SAN. VE TİC. A.Ş.
UFUK YAMAN – USENS ENERJİ ANONİM ŞİRKETİ
ALİ AYDIN – ÜLKE ENERJİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
LEVENT İSHAK – VESTAS RÜZGAR ENERJİ SİS.LTD.ŞTİ.
İSKENDER KÖKEY – İME ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ERİNÇ KISA – AKSA ENERJİ
SERHAT METİN -TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM A.Ş. (TEİAŞ)
MUHAMMET ALİ OFLAZ – ELTEMTEK ELEK. TESİS.
MEHMET KIVANÇ – KIVANÇ ENERJİ ÜRETİM A.Ş.
GÜRAY EROL – ARTI BİR ENERJİ
LEVENT KUŞGÖZ – KUŞGÖZ İZMİR VİNÇ
MECİT SANCAK – SANCAK ENERJİ
FERİDUN İZGİ

Yönetim Kurulu Yedek Üyeler;

HABİB BABACAN – MATURE CAPITAL
KEREM ÖZEL – KARESİ ENERJİ A.Ş.
HAYRETTİN KILIÇ
AHMET PAKSU – SELENKA ELEKTRİK ENERJİSİ
SAMET GÜLDOĞAN – ATEŞ ÇELİK İNŞ.
OSMAN ÇOTUKER – KONTROLMATİK TEKNOLOJİ ENERJİ
BARIŞ ESEN – YEO TEKNOLOJİ ENERJİ
UĞUR IŞIK – RES ANATOLİA HOLDİNG

Denetim Kurulu Yedek Üyeler;

TUNA GÜVEN – GET ON PORT
KEREM PAKSOY – DURATEK KORUYUCU
ALPER TERCİYANLI – WATTOX BATARYA VE ENERJİ
VOLKAN YİĞİT – APLUS ENERJİ
HÜSEYİN GÜNEŞ – KONELSİS

“HEYECANIMIZ AYNEN DEVAM EDİYOR”

Dr. İbrahim Erden, TÜREB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na yeniden seçilmesinin ardından bir konuşma yaptı. Erden konuşmasında şu ifadelere yer verdi: 

 3 yıl önce birlikte başlarken taşıdığımız heyecanımız aynen devam ediyor. 2022’de göreve geldik ve rüzgar gibi geçti. TÜREB Yönetim Kurulu olarak rüzgar enerji sektörüne katkı sunmak ve gelişimini sağlamak, sektörün ya da üyelerimizin sorunlarını çözmek ya da çözebilecek mercilere ulaştırmak için var gücümüzle gayret ettik. 3 yıl önce 110 kurumsal üye ile başladık şu an 220 kurumsal üyemiz var. Yine üç yıl önce 300 bireysel üyemiz varken şuan 600’e yaklaştı. Bu T.C. Enerji Bakanlığı ve kamu paydaşlarımızın sektöre ve bize gösterdiği ilgi ve desteğin bir sonucu.

Son üç senede Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarımızın yoğun çabaları ve çalışmaları ile önemli faaliyetler yapar hale geldik. 3 yıldır düzenlediğimiz TÜREK’ler ondan önceki yıllara oranla katlanarak büyüdü. Son üç yılda TÜREK’te 11 bin kişi ağırladık. Daha önce belli aralıklarla yapılan yurtdışı seyahatlerini arttırdık, neredeyse hiçbir WindEurope etkinliğini kaçırmaz olduk. En son Hamburg’da şimdiye kadarki en büyük Türkiye pavilyonunu oluşturduk. Çin’den sonra Hamburg’a katılan en büyük delegasyon olduk. Uluslararası Enerji Ajansı ile Avrupa Parlamentosu ile faaliyet gösteren az sayıda enerji sektörü temsilcisinden biri olduk. Türkiye’nin potansiyelini yurtdışında tanıtmak için yoğun çaba sarf ettik.

2022 yılından buyana yapılan çalışmalar ile; 348 santral, 147 yatırımcı ve 4.570 rüzgar türbini takip edilerek TÜREB istatistik raporları yayınlandı. 80’in üzerinde firma temsilcisi ile Balıkesir’de Servis, Bakım ve Mühendislik Çalıştayı düzenlenmiş ve envanter çalışmalarına başlanıldı. Sanayi envanteri kapsamındaki 66 sanayici ve faaliyet alanı raporlandı. Avrupa Birliği tarafından ortak finanse edilen IPA-III: Değişim Rüzgarları: Yeşil Enerji Yoluyla Paydaşların Güçlendirilmesi Projesi Avrupa Birliği tarafından onaylandı. Geliştirilen TÜREB Taşeli RES projesi ile, 10.000+ MW yeni kapasite tahsisinin önünü açılmış, kamu kurumlarımızın IGA modeli ile tahsisinin önü açıldı” dedi.

YENİ DÖNEM PROJELERİ

Yeni dönem projelerinden bahseden Erden ilk olarak WindEurope 2028’e ev sahipliği için aday olduklarını açıkladı. Erden, “Bu adaylık, Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründeki güçlü konumunu uluslararası arenada sergilemek, yenilenebilir enerjiye yönelik inovasyon ve iş birliğini artırmak için önemli bir fırsattır” dedi.

YILDA 5 GW RÜZGAR

TÜREB’in 2’nci hedefi ise yılda 5 GW büyüklüğünde kapasite devreye alarak 2035’te toplam 50 bin MW’lık rüzgar gücü kurmak. Bu hedefin Türkiye’nin yenilenebilir enerji geleceğini şekillendirmek için önemli olduğuna dikkat çeken İbrahim Erden, “Yılda 5 GW, 2035’te 120 bin MW’ta 50.000 MW rüzgar gücü kapasitesine ulaşmak! Bu vizyon doğrultusunda, sürdürülebilir enerji yatırımlarını artıracak, yenilikçi teknolojileri destekleyecek ve sektörümüzü daha da ileriye taşıyacağız” diye konuştu.

KOMİTELER

Birliğin 3’ün hedefi ise komitelerin hayata geçirilmesi olarak açıklandı Buna göre TÜREB, 2025 yılı itibarıyla belirli alanlarda uzmanlaşmayı ve hedef odaklı çalışmayı destekleyecek komiteler oluşturmayı planlıyoruz. Enerji Ticareti, 2028 WindEurope Adaylık ve Yurtdışı İlişkiler Komitesi, Enerjik TÜREB ve TÜREB Eğitim Komitesi olarak sıralanan komiteler, iş birliğini artırmayı, süreçleri optimize etmeyi ve daha verimli kararlar almayı amaçlayacak.

TÜREB’in bir diğer hedefi ise 2025 yılında sürdürülebilir bir gelecek için değer yaratmayı amaçlayan Kamu Yararına Birlik/Dernek haline gelmek olarak açıklandı.

MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİ

Dr. İbrahim Erden yeni yönetimin hedeflerini açıklarken birliğin nitelikli iş gücü yaratma planlarına değindi. Buna göre TÜREB, 2025 yılı itibarıyla, genç yetenekleri desteklemek ve sektöre değer katacak uzmanlar yetiştirmek amacıyla Eğitim ve Akademi Programları hayata geçirecek. Bu kapsamda, her biri özel olarak tasarlanmış Staj Programı, Enerjik TÜREB, TÜREB Akademi programlarıyla hem bireysel hem de kurumsal gelişime katkıda bulunulacak.

TÜRBİN YATIRIMI VE TECHNOLOGY WORKSHOP

TÜREB’in çalışmaları arasında birliğe gelir yaratmayı hedefleyen türbin yatırımı da var. Türbin yatırımının hayata geçmesi, birliğe teknik ve ticari gelir kaynağı oluşturacak. 

Öte yandan WindEurope’sTechnology Workshop, ilk kez Türkiye’de, İstanbul’da düzenlenecek. Bu özel etkinlik, yenilikçi teknolojilerin, sektörel gelişmelerin ve en iyi uygulamaların ele alınacağı, uluslararası bir buluşma noktası olacak.

tureb-gk2025-2.jpg

PROJE FAALİYETLERİ HIZLANACAK

TÜREB, halihazırda uygulama aşamasında bulunan Çandarlı Limanı ve Temiz Enerji Endüstri Bölgesi, Denizüstü Rüzgar Enerjisi Faaliyetleri, Taşeli TÜREB Enerji Adası Projeleri’nin de en kısa zamanda faaliyete geçmesi için çaba gösterecek

Diğer yandan 2025 yılı itibarıyla TÜREB’in Avrupa Birliği projeleri de hayata geçirilecek. Bu projelerle uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, yenilikçi fikirlerin desteklemesi ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlanması amaçlanıyor. Avrupa standartlarında gerçekleşecek bu çalışmalarla hem TÜREB’e hem de sektöre fayda sağlanacak.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM

TÜREB, 2025 yılında, süreçleri daha akıllı, hızlı ve verimli hale getirmek için dijital dönüşüm çalışmalarını da hayata geçirecek. Teknoloji odaklı  adımlarla, iş süreçleri optimize edilirken, yenilikçi çözümlerin de ön plana çıkarılması amaçlanıyor. Dijitalleşme projeleri arasında mobil uygulama TÜREB App, TÜREB’in yeni web sitesi ve TÜREB interaktif Türkiye Rüzgar Haritası’nın devreye alınması bulunuyor. 

600’E YAKIN ÜYE

Rüzgâr enerji kaynağının kullanımını yaygınlaştırmak için faaliyetlerde bulunmak ve Türkiye’nin rüzgâr potansiyelini ekonomiye kazandırmak amacıyla kurulan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği’nin toplamda 600’e yakın üyesi bulunuyor. Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (Wind Europe)’nin ve Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC)’in üyesi olan TÜREB, Rüzgâr Enerjisi konusunda Türkiye’ deki en güçlü sivil toplum kuruluşu.