Ana Sayfa Blog Sayfa 115

Iberdrola ve bp İspanya’da hidrojen üretecek

HidrojenHaber – Enerji şirketleri BP ve Iberdrola, İspanya’nın Valencia kentinde ülkenin en büyük yeşil hidrojen tesisini kurmak için çalışmalara başladı.

70 milyon avroluk tesis, BP‘nin Castellón rafinerisinin yanındaki 20.000 metrekarelik bir arsaya yerleştirilecek. Tesiste Iberdrola’nın güneş ve rüzgar çiftliklerinden gelen yenilenebilir elektrik kullanılarak hidrojen üretilecek.

Tesis, 2026’da tamamlandığında yılda 2 bin 800 ton hidrojen üretecek ve emisyonlarda 5 bin otomobilin emisyonuna eşdeğer düşüş sağlayacak. Yeşil yakıt, rafineride doğal gazdan üretilen gri hidrojenin kullanımının yerini alacak.

Projenin sonraki aşamalarında hidrojenin, seramik gibi karbondan arındırılması zor endüstrilerde de kullanılması planlanıyor.

BP başkan yardımcısı Carolina Mesa tesisle ilgili yaptığı açıklamada “İspanya’nın en büyük yeşil hidrojen tesisinin inşasının başlaması harika bir haber. Önemli bir endüstriyel karbondan arındırma projesinde somut bir ilerleme görmemizi sağlıyor” diye konuştu.

Projenin yerel etkisini vurgulayan Iberdrola‘nın hidrojen geliştirme direktörü Jorge Palomar Herrero ise “Proje, İspanya’da üretilen temel ekipmanlarla ve 25’ten fazla yerel şirkete iş sağlayarak ülkemizde bir hidrojen değer zincirinin geliştirilmesini sağlıyor” dedi.

bp Almanya’da küçülüyor

HidrojenHaber – Orta Doğu ve Asya’da artan rafineri kapasiteleri, Avrupa’da işlem yapan dev şirketleri zor duruma düşürüyor. Kıtanın yakıt ve kimyasal madde üreten tesisleri, dünyanın diğer bölgelerine kıyasla daha yüksek doğal gaz fiyatları ve karbon vergileri nedeniyle sorunlar yaşıyor. Avrupa’da faaliyet gösteren şirketlerin azalan operasyonları kapanma ve satış dalgasına yol açtı.

Bu satış dalgasında satışı değerlendiren şirketler arasında İngiltere merkezli petrol devi bp de bulunuyor. bp, yüksek maliyetler nedeniyle Almanya’daki rafineri ve kimya varlıklarını satmaya hazırlanıyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre bp, Gelsenkirchen’deki bir rafinerinin ve Mülheim an der Ruhr’daki DHC Solvent Chemie GmbH kimya tesisini elden çıkaracak. Satış anlaşmasının bu yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.  

Gelsenkirchen tesisi günde 240.000 varil ham petrol işleme kapasitesine sahip ve Almanya’nın en büyük üçüncü rafinerisi konumunda.

Hidrojen istasyonu sayısı 1000’i aştı

HidrojenHaber – Hidrojen yakıt ikmal altyapısı 2024 yılında önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Dünya çapında istasyon sayısı binin üzerine çıktı. H2stations.org tarafından yapılan analize göre, geçen yıl dünya çapında yaklaşık 125 yeni hidrojen istasyonu faaliyete geçti.

Avrupa’da 42 yeni istasyon hizmete girdi ve toplam sayı 294’e ulaştı. Almanya 113 istasyonla kıtanın lideri olmaya devam etti. Almanya’yı 65 istasyonla Fransa, 25 istasyonla Hollanda ve 19 istasyonla İsviçre izledi. Bulgaristan ve Slovakya ise ilk hidrojen istasyonlarını başkentlerinde kurdu.

Asya, 2024 yılı sonuna kadar 748 istasyon faaliyete geçerek hidrojen yakıt ikmal genişlemesinde hakimiyetini sürdürdü. Çin, 384 istasyona ev sahipliği yaparak en büyük paya sahipken; Güney Kore’de 198, Japonya’da 161 istasyon bulunuyor. Güney Kore, geçen yıl ağına 25 lokasyon ekleyerek Çin’in ardından yeni istasyon açılışlarında 2’nci sıraya yerleşti.

Kuzey Amerika’da 2024’te 13 yeni istasyon açıldı. Kanada’da listeye dört yeni istasyon eklendi, sayı 12’ye çıktı. Amerika Birleşik Devletleri ise dokuz yeni istasyon açtı ancak 12’sini devre dışı bırakarak toplam sayıyı 89’a düşürdü. İstasyonların 74’ü Kaliforniya’da bulunuyor.

Yerleşik pazarların ötesinde, hidrojen altyapısı yeni bölgelere doğru genişliyor. Yeni Zelanda, Bulgaristan ve Slovakya, operasyonel hidrojen yakıt ikmal istasyonlarına sahip ülkeler listesine eklendi. 2024 sonu itibariyle hidrojen istasyonu bulunan ülke sayısı 45’e çıktı.

Enerjisa Enerji’den rekor tahvil ihracı

HidrojenHaber – Enerjisa Enerji, 10 Şubat 2025 tarihinde ihraç ettiği 730 gün vadeli, Borsa İstanbul TLREF Endeksi değişimine endeksli tahvil ile reel sektörün en büyük tahvil ihracını gerçekleştirdi.

Ana sermayedarları Sabancı Holding ve E.ON olan ve yüzde 20 hissesi Borsa İstanbul’da işlem gören Enerjisa Enerji,tüm zamanların en büyük reel sektör tahvil ihracını gerçekleştirdi. Enerjisa Enerji, Ak Yatırım aracılığıyla yaptığı 4 milyar 800 milyon TL tutarındaki 730 gün vadeli yeni tahvil ihracı ile tedavüldeki toplam borçlanma aracını 35 milyar liraya taşımış oldu. Söz konusu 4 milyar 800 milyar TL tutar, tüm zamanların en büyük tahvil ihracı olma özelliğini taşıyor. 

REEL SEKTÖRDE REKOR

Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “4,8 milyar TL tutarındaki 730 gün vadeli tahvil ihracımıza son derece rekabetçi fiyatlarla gösterilen yoğun ilgi hem finansal piyasaların hem de yatırımcılarımızın Enerjisa Enerji’ye olan güvenini destekliyor. Türkiye’nin sektöründe lider şirketi olarak, bu ilgiyi aynı zamanda yatırımcılarımızın Türkiye’nin enerji dönüşüm yolculuğuna dair yüksek farkındalık ve inancı şeklinde de yorumluyoruz.

Yatırımcılarımız, finansal performansımızı karmaşık ve zorlu piyasa koşullarında dahi stratejik yatırımlarımız ile başarıya ulaştırdığımızı biliyor. Rekabet gücümüzü ve şirketimizin potansiyelini yansıtan yatırımlarımızı gerçekleştirirken; şeffaflık, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli değer yaratma taahhüdümüzün de arkasında duruyoruz. Bu tahvil ihracı ile yatırımcılarımız için güvenilir ve sürdürülebilir bir yatırım fırsatı sunarken, enerji sektörü için kritik altyapı yatırımlarına da kaynak sağlamış oluyoruz.

Enerjisa Enerji olarak, Türkiye’nin enerji dönüşümünde öncü rol üstlenmeye ve herkes için daha iyi bir geleceğe katkıda bulunmaya devam edeceğiz” dedi.

Türkiye’ye Türkmen gazı geliyor

HidrojenHaber – Türkmenistan’da çıkarılan doğalgaz, İran üzerinden Türkiye’ye gelecek. Türkmen gazının Türkiye’ye tedariki konusunda varılan anlaşmanın detayları belli oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, gazın İran üzerinden swap yoluyla alınacağını açıkladı. Bakan Bayraktar, yıl sonuna kadar 1,3 milyar metreküplük bir doğal gaz tedariki sağlayacaklarını belirterek nihai hedefin Hazar geçişli bir boru hattı olduğunu bildirdi.

Bayraktar, doğal gazın Türkmen gazı konusunda uzun zamandır çalıştıkları ifade ederek “Türkiye, 20 yıldan fazla bir zaman sonra ilk kez boru gazıyla kendi sınırları olmayan bir ülkeden gaz tedariki yapmış olacak. Bu bir ilk bizim için” dedi.

AKIŞ 1 MART’TA BAŞLAYACAK

Bu konunun geçmişinin 1998 yılına kadar gittiğini bildiren Bayraktar, “Fakat neredeyse 30 yıla yakın bir süredir maalesef bir metreküp gaz bile Türkmenistan’dan Türkiye’ye ulaşmamış. İnşallah, 1 Mart itibariyle bu aşılmış olacak” diye konuştu.

Bayraktar, Türkmenistan’ın İran’a teslim edeceği gazı, Swap yoluyla İran-Türkiye doğalgaz bağlantı noktasından, Gürbulak’tan teslim alacaklarını anlatarak “Çeşitlendirme, maliyeti düşürme, rekabetçi bir gaz tedarikine sahip olma noktasında bizim için çok önemli bir anlaşma. O kaynakların Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden özellikle buna ihtiyaç duyan Avrupa’ya gidebilmesi de önem arz ediyor. Bu anlamda bizim altyapımız buna hazır” dedi.

HAZAR’IN STATÜSÜ

Burada Hazar’ın statüsünün temel bir kısıt olduğunun altını çizen Bayraktar, “Hazar geçişli bir boru hattına sahip olduğumuzda Türkiye için de Avrupa için de önemli miktarlarda bir gazı tedarik etme şansımız olacak. Burada nihai hedef, varmak istediğimiz nokta esas itibariyle budur. Yıl sonuna kadar devam edecek bu tedarik sürecinde 1,3 milyar metreküplük bir doğal gazı ülkemizdeki kullanıcılara sunacağız” değerlendirmesini yaptı.

SLOVAKYA’YA DOĞAL GAZ 

Bayraktar, özellikle Avrupa ülkelerinin doğal gaz ile ilgili beklentilerinin de olduğunu vurgulayarak “Slovakya Başbakanı Sayın Fico, Sayın Cumhurbaşkanımızı ziyaret etmişti. Onların özellikle Ukrayna transitinin kesilmesiyle oluşan süreçleri vardı. Onlara bu konuda yardımcı olduk ve 1 Şubat itibariyle Türkiye üzerinden gazın ulaşmasını sağladık.” açıklamasında bulundu.

“Bir proje eğer Türkiye için ve ilgili ülke veya ülkeler için değer yaratıyorsa kazan-kazanı yaratıyorsa o projeye Türkiye mutlaka destek olacaktır.” prensibini benimsediklerini dile getiren Bayraktar, “Bölgesel barışa ve refaha katkı sağlayacak her projeyi Türkiye mutlaka destekleyecektir. Bölgenin arz güvenliğine katkı sağlayacak projelerde bundan sonra da olmaya devam edeceğiz” dedi.

Borusan Ventures’dan Tyba’ya yatırım

HidrojenHaber – Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, geleceğin teknolojilerine yatırım yapmaya devam ediyor. Borusan Ventures, son olarak enerji depolama optimizasyon platformu Tyba’nın Seri A yatırım turuna katıldı. Tyba’nın 13,9 milyon dolar yatırım aldığı tur, ABD’nin önde gelen iklim teknolojileri fonu Energize Capital liderliğinde gerçekleşti.  Yatırım turunda Pear VC ve Mobilize Climate Capital gibi yeni yatırımcılar ve Powerhouse, Wireframe, Virta, Lorimer gibi mevcut yatırımcılar da yer aldı. Böylece platformun almış olduğu toplam yatırım miktarı 18,15 milyon dolara ulaştı. 

Yatırım, Tyba’nın yapay zekâ destekli enerji tahminleme, ticaret ve optimizasyon çözümlerini ölçeklendirmesine olanak tanıyacak. Tyba’nın platformu, enerji üreticilerinin gelirlerini maksimize etmelerine, şebeke güvenilirliğini desteklemelerine ve temiz enerjiye geçiş sürecinde büyümelerine yardımcı oluyor. TotalEnergies gibi dünyanın önde gelen enerji şirketleriyle çalışan ve Teksas ile Kaliforniya’daki 1 GWh’den fazla depolama varlığının operasyonlarını destekleyen Tyba, bugüne kadar 100 GW’ın üzerinde projenin tasarlanıp simüle edilmesini sağladı. 

DEPOLAMAYA İLGİ ARTIYOR

Dünya genelinde enerji depolama, temiz enerjiye geçiş çabaları ve artan elektrik talebiyle birlikte giderek daha önemli hale geliyor. Batarya teknolojilerindeki hızlı gelişmeler ile birçok ülke enerji depolama kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlar yapıyor. Son üç yılda depolama ihtiyacındaki hızlı artışla ABD’de enerji depolama kapasitesi 6 kat artarak 30 GW’a ulaştı. Türkiye’de de son dönemde bu alanda önemli adımlar atılırken enerji depolama pazarının hızla büyümesi bekleniyor. Son yasal düzenlemeler sonrası EPDK tarafından toplam 34 GW depolama ön lisansı verildi. Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji şirketlerinden Borusan EnBW Enerji de 400 MW’lık depolamalı rüzgâr santrali ön lisansına sahip olup bu yatırımları birkaç yıl içerisinde devreye almayı planlıyor. 

Tyba Kurucu Ortağı ve CEO’su Michael Baker platform ile ilgili olarak şunları söylüyor: “Tyba, aslında bataryalar için bir otopilot sistemi. Platformumuz, fırsatları tahmin edip otomatik talimatlar ve teklif stratejileri oluşturuyor. Bu sayede işletmecilere tesislerini kârlı ve ölçeklenebilir bir şekilde yönetmek için ihtiyaç duydukları kontrol ve görünürlüğü sağlıyor.” 

YAPAY ZEKA DESTEĞİ

Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, şebeke ölçekli bataryaların ekonomik fizibilitelerini artırma ve yaygınlaşmasını sağlama konusunda Tyba’nın rolüne dikkat çekti: “Şebeke ölçekli bataryalar, temiz enerji dönüşümünün önemli bir parçası. Tyba, yapay zekâ kullanarak depolama varlıklarının hem geliştirme hem de operasyon safhasındaki stratejileri optimize ediyor ve böylece kârlılığı artırıyor. ABD’deki büyük enerji şirketleriyle elde ettikleri başarı, etkilerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Tyba’nın büyüme yolculuğunda onlara destek olmaktan heyecan duyuyoruz.” dedi.

Silikon Vadisi merkezli Borusan Ventures, ABD ve Avrupa’da enerji, mobilite, lojistik, tedarik zinciri ve endüstriyel teknolojiler gibi alanlardaki erken aşama girişimlere yatırım yapıyor. Borusan Ventures, arkasındaki güçlü endüstriyel grup Borusan’ın 80 yılı aşkın deneyimi ve geniş kaynaklarından yararlanarak girişimlerle birlikte ekosisteminin büyümesine katkıda bulunuyor. Borusan Ventures bu önemli gücün de etkisiyle global başarı ve uzun vadeli etki hedeflediği girişimlere stratejik destek sağlıyor, yeni pazarlara erişim imkanı sunarak büyüme fırsatları yaratıyor. 

Enerjisa Üretim, Power MBA’in 4. dönemini tamamladı

HidrojenHaber – Enerjisa Üretim, 4 yıldır başarıyla yürüttüğü Power MBA Profesyonel Gelişim Programı ile sektöre katkı sağlamaya devam ediyor. Sabancı Üniversitesi EDU iş birliğiyle geliştirilen eğitim programı, enerji sektöründe liderlik yapacak profesyonellere önemli bir fırsat sunuyor. Program yeni döneminde Türkiye ve dünyadan 96 katılımcısına enerji üretimi, yönetimi, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi kritik konularda kapsamlı bir eğitim sundu. 

4 DÖNEM 284 MEZUN

Program, yalnızca Enerjisa Üretim çalışanlarına değil, Türkiye ve dünyadan enerji, finans, mühendislik, bankacılık gibi farklı sektörlerden profesyonellerin katılımına açık. Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, Sırbistan, Macaristan, Bulgaristan, Bosna Hersek, Birleşik Arap Emirlikleri, Hırvatistan gibi çeşitli ülkelerden katılımcıları ağırlayan program, küresel bir etkileşim ağına dönüştü.

Teknik santral gezileriyle katılımcılara yerinde öğrenme fırsatı sunan program sonunda başarılı olan katılımcılar, yurt dışı santral ziyaretlerine katılma şansı yakalayarak teknik bilgilerini uluslararası perspektifle genişletiyorlar. 4. dönemin tamamlanmasıyla toplam 284 mezun vermiş olan Power MBA programı, katılımcılara sektördeki bilgi ve deneyimlerini uluslararası bir ağda paylaşarak kariyerlerinde güçlü adımlar atmanın yanı sıra farklı disiplinler arasında etkileşimi teşvik eden bir vizyon kazandırıyor.

Power MBA programının bir sonraki dönemi Mayıs 2025’te başlayacak.

ENERJİ EKOSİSTEMİNE GÜÇ KATIYOR

Power MBA programının geleceğiyle ilgili heyecanını dile getiren Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale, “Her geçen yıl daha geniş bir katılımcı kitlesiyle yürüttüğümüz Power MBA Programı’nın son dönemini başarıyla tamamladık. Katılımcılarımızın, networking etkinlikleri ve sektörel buluşmalar sayesinde birbirleriyle güçlü ilişkiler kurmalarına ve farklı bakış açıları kazanmalarına imkân sağlıyoruz. Mezunlarımız için oluşturduğumuz Power MBA Alumni programı, iş dünyasındaki değişimlere uyum sağlamaları için sürekli gelişim fırsatları sunuyor. Katılımcılarımızın enerji sektörünün geleceğini şekillendirecek kritik rollerde yer alacaklarına ve programın enerji ekosistemine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Bu güçlü topluluk, ilerleyen dönemde daha da büyüyerek sektöre önemli katkılar sunmaya devam edecek. Bizler de bu yolculukta bağlarımızı daha da güçlendirmek için her zaman yanlarında olacağız” dedi.

DÖRT MODÜLDEN OLUŞUYOR

4 modülden oluşan Power MBA programı, katılımcılara enerji sektöründeki temel konularda derinlemesine bilgi ve uygulamalı deneyim kazandırıyor. Program kapsamında enerji kaynakları ve teknolojileri, strateji ve yatırımlar, proje yönetimi, finans, mevzuat, çevre, iklim, sürdürülebilirlik, enerjinin geleceği, enerji depolama ve hidrojen teknolojileri, santral işletme ve bakımı, varlık yönetimi, ticaret, veri analitiği ve dijitalleşme gibi konular ele alındı. Dördüncü modülde ise Enerjisa Üretim perspektifinde uzman çalışanların eğitmenliği ile dijitalleşme, strateji, ticaret, işletme teknikleri ve enerjide yetenek yönetimi konuları işlendi. Programa dahil olan katılımcılar, Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi ve Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi gibi önemli sanayi merkezlerine düzenlenen teknik gezilere katılma fırsatı buldular. Ayrıca katılımcılar mezuniyet yemeği öncesinde gerçekleşen etkinliklerde, sektörün önde gelen isimleriyle bir araya geldiler. 

ENERJİ UZMANI TALEBİ YÜKSEK

Araştırmalar, yenilenebilir enerji alanında uzmanlık gerektiren rollere olan talebin önümüzdeki dönemde artacağını gösteriyor. Anket çalışmaları ve TÜSİAD-Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu iş birliğiyle gerçekleştirilen ve Dünya Ekonomik Forumu’nun yayımladığı 2025 İşlerin Geleceği Raporu’na göre, Türkiye’deki şirketlerin %60’ı enerji teknolojilerinin iş modellerini dönüştüreceğini öngörüyor. Bu beklentiler ışığında Yenilenebilir Enerji Mühendisliği geleceğin en öne çıkan mesleklerinden biri olarak görülürken, Power MBA programı ise enerji sektöründe kariyer yapmak isteyen profesyoneller için benzersiz bir yol haritası sunuyor.

Zorlu Enerji hidrojen için ‘tam zamanını’ bekliyor

HidrojenHaber – Zorlu Enerji Genel Müdürü Ali Kındap, Enerji Günlüğü’ne verdiği röportajda ülkenin ve şirketin enerji planlarını, gelişmeleri ve beklentileri değerlendirdi. Değerlendirmeleri sırasında hidrojene de değinen Kındap, hidrojenin hidrokarbonlardan sonra alternatif kaynak olarak düşünüldüğünü söyledi. Avrupa’nın hem hükümetler hem de yatırımcılar olarak bu konuda çok çalıştığını belirten Kındap, “Yenilenebilir kaynağınız bolsa, ürettiğiniz fazla enerjiyi hidrojene çevirip birçok sektörde kullanma imkanınız var. Hidrojenin şöyle de bir güzelliği var: Sadece yakıp elektrik üretmek için değil, ulaşım tarafında ve endüstride de kullanım alanları yaygınlaşacak. Yeşil çelik, yeşil çimento yaygınlaşacaksa, bu hidrojen sayesinde olacak” diye konuştu. 

ULAŞIMDA YAYGINLAŞACAK

Ulaşımda hidrojenin sadece gemi, uçak gibi büyük araçlarda değil, günlük binek araçlarda dahi kullanılacağını tahmin eden Ali Kındap, “Şimdi bataryaları konuşuyoruz ama sanki bu bir geçiş dönemini andırıyor. Üretimde verim artıp maliyetler düşünce zaman içinde bugün tartıştığımız tüm yakıtların yerini hidrojen alabilir” dedi. 

“Hidrojen depolanabiliyor, nakledilebiliyor. Bugün hidrokarbonların kullanıldığı pek çok sektörde ısı kaynağı yakıt olarak kullanılabiliyor” diye konuşan Zorlu Enerji Genel Müdürü Kındap, hidrojen türbinleri ve diğer ekipmanlarla ilgili çok ciddi çalışmalar yapıldığını, bu çalışmalarla ilgili çok olumlu gelişmeler de olduğunu belirtti. 

ÜLKENİN EYLEM PLANLARIYLA UYUM

Zorlu Grubu’nun hidrojen çalışmalarına ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Ali Kındap, bir süredir bu konuyu yakından takip ettiklerini ancak henüz planların netleşmediğini ifade etti. Bu tip pahalı projeler yaparken Türkiye’nin eylem planlarıyla da uyum içinde olmak gerektiğinin altını çizden Genel Müdür Kındap, “Ne öncesinde, ne sonrasında. Tam zamanında yürütmek lazım” diye konuştu. 

Zorlu Enerji, 30 yılı aşkın süredir enerji sektörünün farklı dallarında faaliyet gösteriyor. Jeotermal enerjide Türkiye’nin kurulu gücünün yaklaşık yüzde 20’sini tek başına karşılayan şirket, elektrik üretimi, elektrik dağıtımı, elektrik satış ve ticareti, işletme ve bakım ile elektrikli şarj istasyonları alanlarında yatırımlara sahip. Şirket büyük çaplı anahtar teslim projelerde de mühendislik, satınalma ve EPC hizmetleri veriyor. 

Avrupa sınırda karbon vergisini gevşetecek

HidrojenHaber – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, 2026 yılında uygulamaya başlayacağı sınırda karbon vergisinin kapsamını daraltmayı düşünüyor. Plan hayata geçerse, şirketlerin %80’i karbon vergisinden muaf tutulacak.

Sınırda karbon vergisi kapsamındaki emisyonların neredeyse tamamının ilgili şirketlerin sadece %20’si tarafından üretildiğini belirlediklerini anlatan AB Komisyonu İklim, Net Sıfır, Temiz Büyüme ve Vergiden Sorumlu Üyesi Wopke Hoekstra, bu nedenle uygulamayı en büyük ithalatçılarla sınırlayacaklarını belirtti.

SINIRDA KARBON DÜZENLEME MEKANİZMASI NEDİR?

Avrupa Birliği’nin (AB) Avrupa Yeşil Mutabakatı ile koyduğu sera gazı emisyon azaltımı hedefine ulaşılması açısından temel araçlardan birisi Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasıdır (SKDM). AB bu mekanizma ile bir yandan yeşil dönüşümün yaratacağı maliyet karşısında Avrupa’nın rekabetçiliğinin korunmasını, diğer taraftan küresel düzeyde iklim değişikliği ile mücadele çabasının artırılmasını hedefliyor. Uygulamada 1 Ekim 2023-31 Aralık 2025 tarihleri arasında, mali yükümlülük doğmayacak bir geçiş dönemi söz konusu. 

SKDM kapsamında mali yükümlülüklerin doğacağı asıl uygulama döneminin başlangıcı olan 1 Ocak 2026 tarihi itibariyle, düzenleme kapsamındaki ürünlerin ithalatı sadece “yetkilendirilmiş SKDM yükümlüsü (authorized CBAM declarant)” tarafından yapılabilecek. Bu dönemde de ithalatın/gümrük işlemlerinin doğrudan ithalatçı firma veya gümrük müşavirleri (dolaylı gümrük temsilcileri) aracılığıyla yapılması mümkün olacak.

Helion Energy, nükleer füzyona yatırım aldı

HidrojenHaber – Amerikan füzyon araştırma şirketi Helion Energy, nükleer füzyon reaktörü geliştirme vaadiyle F serisi turunda 425 milyon dolar yatırım aldı ve değerlemesini 5 milyar doların üzerine çıkardı.

2028’den itibaren Microsoft için elektrik üretmeye başlayacak olan 12 yıllık nükleer enerji girişiminin yatırımcıları arasında Sam Altman da bulunuyor ve şirketin OpenAI ile görüşme hâlinde olduğu belirtiliyor.

YÜKSEK GÜÇLÜ MIKNATISLAR

Girişimin Polaris adı verilen yedinci nesil son prototipinin elektrik üretiminde kullanılacak ilk füzyon reaktörü olması bekleniyor. Polaris, füzyon elde etmek için darbeli yüksek güçlü mıknatıs teknolojilerini kullanacak. 

Helion’un santrali, bir yıllık geçiş döneminin ardından 50 megavat veya daha fazla elektrik üretimi hedefliyor. Bir megavat, bir günde yaklaşık 1000 ABD konutuna elektrik sağlayabilecek. 

GÜNEŞTEKİ TEPKİME

Nükleer füzyon, iki hafif elementin nükleer reaksiyonlar sonucu birleşerek daha ağır bir element oluşturmasıdır. Çekirdek tepkimesi olarak da bilinen bu tepkimenin sonucunda çok büyük miktarda enerji açığa çıkar. Füzyon tepkimeleri Güneş’te her an doğal olarak gerçekleşmektedir. Güneş‘ten gelen ısı ve ışık, hidrojen çekirdeklerinin birleşerek helyuma dönüşmesi ve bu dönüşüm sırasında kütle kaybı karşılığı enerjinin ortaya çıkması sayesinde meydana geliyor. Nükleer füzyon, enerji üretmek için güneşte olduğu gibi atomların hep beraber erimesini gerektiriyor. Geleceğin en önemli ve temiz enerji kaynağı olarak görülen nükleer füzyon ile laboratuar ortamında yapay bir Güneş oluşturup sonsuz enerji elde edilmesi hedefleniyor.