Ana Sayfa Blog Sayfa 116

Plug yeşil hidrojen için ilk spot fiyatı başlattı

HidrojenHaber – Daha esnek ve dinamik bir yeşil hidrojen piyasası oluşması için önemli bir aşama gerçekleştirildi. ABD merkezli hidrojen çözümleri üreticisi Plug Power Inc., sektörde önemli bir adım atarak sıvı yeşil hidrojen için ilk spot fiyatlandırma programını başlattı.

Hidrojen alıcıları artık Plug’ın üretim tesislerinden sıvı yeşil hidrojeni talep üzerine ve uzun vadeli ‘al-veya-öde’ sınırlamaları olmadan satın alabilecekler. Spot piyasasının sağladığı esneklik; perakendeciler, endüstriyel üreticiler ve enerji santrali operatörleri gibi müşterilerin hidrojen kaynaklarını verimli bir şekilde optimize etmelerine, uzun vadeli sözleşmelere bağlı kalmadan dalgalanan enerji taleplerine hızla tepki vermelerine olanak tanıyor.

FİYAT HAFTADA 1 İLAN EDİLECEK

S&P Global Platts, her perşembe, Plug’ın mevcut zamandaki arz ve talebine göre bir sonraki hafta için fiyat yayınlayacak. Müşterilerin hidrojen tedarik edebilmesi için Plug ile bir spot anlaşması olması gerekecek. Yayınlanan fiyattan hidrojen satın almak isteyen müşteri, tankerini Plug tesislerinden birinde doldurmak için bir işlem anlaşması yapacak.

Plug uygulamayı başlatmasının hemen ardından birkaç önemli sektör oyuncusuyla spot fiyatlandırma anlaşmaları da yaptı. Söz konusu fiyatlandırma modelinin etkilerinin, tüm yeşil hidrojen ekosistemi genelinde tedarik dinamiklerini ve maliyet yapılarını yeniden tanımlayabileceği belirtiliyor.

PİYASA TALEPLERİYLE UYUMLU

Plug Power CEO’su Andy Marsh, “Gerçek zamanlı olarak piyasa taleplerine uyum sağlayarak, yalnızca yeşil hidrojenin erişilebilirliğini ve uygun fiyatlılığını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda çeşitli sektörlerde benimsenmesini de hızlandırıyoruz” diye konuştu.

Kuzey Amerika’nın üçüncü büyük sıvı hidrojen üreticisi olan Plug, ticari ölçekte sıvı yeşil hidrojen üreten tek üretici. Kuzey Amerika ve Avrupa’da büyümeyi planlayan Plug, elektrolizörler ve yakıt hücreleri üretmek için son teknoloji bir Gigafactory inşa etti. Şirket, 2028 yılı sonuna kadar ticari operasyona geçmeyi hedefleyen birden fazla yeşil hidrojen üretim tesisi geliştiriyor.

Red Eléctrica şebekeyi Dassault Systèmes ile güçlendirecek

HidrojenHaber – İspanya’nın yüksek gerilim elektrik sistemi iletim operatörü Red Eléctrica, ülkenin elektrik şebekesinin teknik varlık bilgilerini yönetmek için Dassault Systèmes’in bulut tabanlı 3DEXPERIENCE platformunu seçti. 

İspanya elektrik sisteminin iletim operatörü Red Eléctrica, karbonsuz enerji dönüşümünün temel taşını oluşturuyor. Şeffaflık, tarafsızlık ve ekonomik verimlilik ilkeleriyle hareket ederek, sürdürülebilirliğe olan güçlü bağlılığıyla enerji geleceğini şekillendiriyor.

3DEXPERIENCE VE SANAL İKİZ

Dassault Systèmes’in 3DEXPERIENCE platformu üzerine inşa edilen “Integrated Built Environment” (Entegre Yapılı Çevre) endüstri çözümü, sanal ikiz teknolojisiyle elektrik varlık ekosistemini farklı ölçeklerde görselleştiriyor ve 1.500’den fazla paydaşı tek bir dijital ortamda buluşturuyor. 

Bu çözüm, bir bölgedeki güç hatlarından trafo merkezlerindeki ekipmanlara kadar her ölçekten enerji altyapısını detaylı şekilde görüntüleme imkanı sunacak. Bu çok ölçekli görüntüleme yeteneğiyle Red Eléctrica, iç ve dış paydaşlarla iş birliğini güçlendirirken, varlıklarını coğrafi bağlamda anlık ve isteğe bağlı güncel verilerle yöneterek standartlaşma süreçlerini hayata geçirebilecek. 

ÜST SEVİYEYE TAŞIYACAK

Veri kaynağı, Red Eléctrica’nın bir varlığı yaşam döngüsü boyunca nasıl oluşturduğunu ve yönettiğini dönüştürecek. Örneğin, güç hatları ve trafo merkezleri için hem yeni (greenfield) hem de mevcut (brownfield) projelerde tasarım kalitesini ve yönetim süreçlerini üst seviyeye taşıyacak.

İspanya’nın enerji dönüşümünü hızlandırmak ve iletim şebekelerinde inovasyonu güçlendirmek istediklerini vurgulayan, Red Eléctrica İletim Teknolojisi Yöneticisi Maria Soler, iş birliği ile ilgili şunları söyledi: 

“Red Eléctrica olarak, enerji Ağ Gelişim Planı’nda (Network Development Plan) belirlenen hedeflere ulaşmak ve ekolojik geçişi mümkün kılmak için iletim şebekesine büyük bir yatırım ve inovasyon çabası harcıyoruz. Bu nedenle, rekabetçi bir süreç sonrası Dassault Systèmes’i bu yolculukta bir ortak olarak seçtik.”

VERİMLİLİK VE İNOVASYON

Dassault Systèmes Mimarlık, Mühendislik ve İnşaat Endüstrisi Başkan Yardımcısı Remi Dornier ise şu ifadeleri kullandı: 

“2050 yılına kadar küresel elektrik talebinin %160’ın üzerinde artması bekleniyor. Bu talebi karşılamak, çeşitlendirilmiş düşük karbonlu enerji kaynaklarını daha iyi entegre edebilmek için elektrik şebekelerinin geliştirilmesini hızlandırmak gerekiyor. Elektrik şebekelerini simüle etmek, test etmek ve optimize etmek için sanal ikizleri kullanmak, iletim operatörlerinin iş birliği verimliliğini ve inovasyonu artırmasına, yeni nesil akıllı şebekeleri yönetmesine yardımcı olacak. Red Eléctrica, Avrupa’nın en büyük iletim sistemi operatörlerinden biri. Bulut tabanlı 3DEXPERIENCE platformumuz, İspanya’nın daha sürdürülebilir enerji sistemlerine geçişini hızlandırmasında önemli bir rol oynayacak.”

Dernekler’den Avrupa’nın hidrojen politikasına revizyon talebi

HidrojenHaber – Avrupa’da faaliyet gösteren ve aralarında Hydrogen Europe‘un da bulunduğu 16 dernek, ortak bir bildiri yayınlayarak Avrupa Komisyonu’ndan hidrojen politikasında revizyon talep ettiler.

Hidrojen pazarının gelişimini yavaşlatan zorluklara dikkat çekilen ortak bildiride, Komisyon’dan aşağıdaki konuların acilen ele almasını istendi.

  • Maliyet açısından rekabetçi hidrojen üretimini mümkün kılmak için daha pragmatik ve teknoloji açısından tarafsız bir yaklaşım benimsenmesi.
  • Mevcut RFNBO (Biyolojik kökenli olmayan yenilenebilir yakıt) kriterlerinin üretim maliyetleri, sera gazı emisyon tasarrufları ve enerji sistemi üzerindeki sonuçlarının hızlı bir etki değerlendirmesi
  • Benzer şekilde pragmatik, teknoloji açısından tarafsız ve adil bir şekilde Düşük Karbonlu Yakıtlar Hakkında Delege Yönetmeliğinin kabul edilmesi.
  • Hidrojen maliyetini düşürmek için sürekli mali teşviklerin sağlanması;
  • Avrupa Hidrojen Stratejisini revize ederek uzun vadeli planlama güvenliğinin desteklenmesi;
  • Altyapı gelişiminin hızlandırılması, riskleri azaltılması ve akıllı hale getirilmesi
  • RFNBO’lardan ve düşük karbonlu yakıtlarla üretilen ürünler için pazarların yaratılmasının sağlanması
  • Talep tarafında Avrupa teşviklerinin iyileştirilmesi.
  • AB Hidrojen Bankası’nın uluslararası ayağını geliştirerek AB’nin küresel bir hidrojen pazarı yaratmadaki rolünün güçlendirilmesi.

YEKA GES 2024 yarışmaları tamam

HidrojenHaber – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından düzenlenen Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı Güneş Enerji Santrali Kapasite Tahsis ihaleleri (YEKA GES 2024) tamamlandı.

6 ilde toplam 800 megavatlık kurulu güce sahip 6 güneş enerji santrali (GES) projesi için açılan ihaleye 146 teklif sunuldu. İhale konusu 800 megavatlık GES projeleri için yaklaşık 500 milyon dolarlık yatırım yapılacağı hesaplanıyor.

Kurulacak santraller ile güneş enerjisinden yılda yaklaşık 1.5 milyar kilovatsaat (kWh) elektrik üretilmesi öngörülüyor. Bu rakam, hane başına tüketime göre yapılan hesaplamalara göre yaklaşık 600 bin konutun elektrik ihtiyacını karşılayacak bir miktarı ifade ediyor.

ASGARİ YÜZDE 75 YERLİLİK ŞARTI

YEKA GES 2024 ihaleleri kapsamında kurulacak güneş enerji santrallerinde kullanılacak güneş panellerinde asgari yüzde 75 yerlilik şartı aranacak. DC kablo ve taşıyıcı yapıda da yüzde 51 yerlilik koşulu söz konusu. Ayrıca, bu santrallerde yerli invertör kullanımını da teşvik edecek.

Ülkenin karbon salımını yılda 1 milyon ton azaltacağı hesaplanan YEKA GES 2024 ihalesi kapsamındaki yatırımlar, Türkiye’nin yılda 280 milyon m3 daha az doğal gaz ithalatı yapmasını sağlayacak. Bu da güncel fiyatlara göre enerji ithalatı faturasının yaklaşık 140 milyon dolar azalması anlamına gelecek.

YEKA GES 2024 ihalelerinde devlet kilovatsaat başına 3.25 cent fiyattan güneşe dayalı elektrik tedarikini garanti altına almış oldu. Kurulacak 800 MW’lik GES tesislerinin elektriği bu tutar üzerinden kullanıma sunulacak. Böylece elektrik fiyatlarının yukarı çıkma ihtimaline karşı bir bariyer vazifesi görmesi bekleniyor.

101 MİLYON DOLARLIK KATKI PAYI

YEKA GES 2024 ihalelerini kazanan firmalar, kamuya döviz cinsinden nakit katkı payı ödeyecek. Yapılan 6 ihale arasında MW başına en yüksek katkı payı 270 bin dolar ile Van GES için teklif edildi. İhaleyi kazananın ödeyeceği toplam katkı payı konusunda en yüksek tutar ise 30 milyon dolar ile Karaman GES’ten gelecek.

İhalelerde elde edilen toplam katkı payı tutarı ise 101 milyon doları buldu. Bu tutar, ihalelere en iyi teklifi sunan firmaların sözleşme imzalamaya davet edilmesinden itibaren en geç 20 iş günü içerisinde Enerji Piyasaları İşletme AŞ’nin kasasına girecek. 

MEGAWATT BAŞINA 126 BİN DOLAR

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yarışmaların tamamlanmasının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bayraktar, 6 yarışmada ortalama megavat başına 126 bin dolar bir bedelle ihalelerin gerçekleştirildiğini kaydederek “Bizim elektrik alım garantimiz kilovatsaat başına 3,25 sent dolar oldu” dedi.

“SONUÇLAR GÜVENİN GÖSTERGESİ”

Alparslan Bayraktar, YEKA GES 2024 ihalesinde oluşan fiyatların güncel piyasa fiyatlarının yarısından da düşük olduğunu vurgularken “Bütün bu süreçler, ülkemizin yenilenebilir enerji potansiyelinin ne kadar büyük olduğunu göstermesi açısından ülkemizin yenilenebilir enerji sektörüne, enerji sektörüne ve ekonomimize olan güveni göstermesi açısından fevkalade değerli” dedi. 

Bayraktar, özellikle rüzgâr ve güneşte yatırım süreçlerini hızlandıracak bir reform paketi üzerinde çalıştıklarını vurgulayarak “Bu sayede ülkemizin enerjideki dışa bağımlılığını azaltacak, enerji talebini karşılama noktasında katkı yapacak ve elbette ki iklim hedeflerimize, emisyon düşürme hedeflerimize katkı sağlayacak projeleri bir an önce hayata geçireceğiz.” diye konuştu.

Bu ihalelerde yerli ekipman üretimini önceliklendirdiklerini söyleyen Bayraktar, “Panelde ve modülde yüzde 75’lik minimum yerlilik şartıyla ihaleleri gerçekleştirdik. Dolayısıyla burada kullanılacak paneller, Türkiye’de üretilen paneller olacak. Bu anlamda hem sanayiye hem yeşil istihdama katkı sağlayacak.” dedi.

Yeşil hidrojen sanayi ve ulaştırmada yaygınlaşacak

HidrojenHaber – 2025-2053 yılları arasında enerji yoğun son kullanım sektörlerinde yenilenebilir hidrojen kullanımıyla kümülatif faydanın 130 milyar dolar olması öngörülüyor. 

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, ‘Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Sürecinde Yenilenebilir Hidrojen: Öncelikli Uygulama Alanları ve Politika Önerileri’ raporunu yayınladı. Raporda 2025-2053 yılları arasında enerji yoğun son kullanım sektörlerinde yenilenebilir hidrojen kullanımıyla kümülatif faydanın 130 milyar dolar olması öngörülüyor. 

Raporda Türkiye’de kısa vadede gübre, demir-çelik, rafineriler dahil kimya ve petrokimya sektörlerinde yenilenebilir hidrojenin önceliklendirilebileceği değerlendiriliyor. Ayrıca yenilenebilir hidrojen sayesinde toplam 1.025 milyon ton CO2 emisyon azaltımı sağlanabileceği hesaplanıyor.

BÜTÜNCÜL DÖNÜŞÜM POLİTİKALARI

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ Güllü, yenilenebilir hidrojen ve türevlerinin Türkiye’nin sanayi ve ulaşım gibi karbon yoğun sektörlerinde karbonsuzlaşmayı sağlamak ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için büyük bir potansiyel taşıdığını vurguladı.

Güllü, “Bununla birlikte hidrojenin azami fayda sağlayacağı sektörlerde kullanımına öncelik verilmesi, diğer karbonsuzlaşma teknolojileriyle doğrudan rekabete girmemesine özen gösterilmesi ve doğrudan elektrifikasyonu tamamlayıcı bir rol üstlenmesi gerekiyor. Yenilenebilir hidrojenin öncelikli sektörlerde kullanımının teşvik edilmesi temel strateji olmalı. Yenilenebilir hidrojen ekosistemi, yatırımcılar açısından öngörülebilir bir piyasa ortamı oluşturulması ile sağlanabilir. Bunun için ise yenilenebilir hidrojeni de içeren bütüncül enerji dönüşümü politikalarına ihtiyacımız olacak” diye konuştu. 

Raporda, Türkiye’de yenilenebilir hidrojenin kullanımının başlaması için şu öneriler getirildi:

    – Yenilenebilir hidrojen ve türevlerinin en faydalı oldukları ve doğrudan elektrifikasyonun tek başına yetersiz kaldığı sektörlerde kullanımına öncelik verilmeli.

    – Doğrudan elektrifikasyonun, net sıfır karbon emisyonlu bir ekonomiye geçişte yeterli olmadığı sektörlerde özel hedefler oluşturularak yenilenebilir hidrojen ve türevlerine olan talep teşvik edilmeli. 

    – Yerli arzı teşvik etmek için yenilenebilir hidrojen üretimine mali teşvikler sağlanmalı.

    – Ulaşım sektöründe enerji dönüşümü teşvik edilerek yenilenebilir hidrojen ekosistemi oluşturulmalı.

    – Hidrojenin üretimi, taşınması, dağıtımı ve kullanımı açısından havalimanı ve liman altyapıları iyileştirilmeli.

    – İdari izin süreçleri ve ilgili destek mekanizmalarının belirlendiği, sektörler arası üretim ve gelişim planlarını koordine eden bir kamu birimi oluşturulmalı.

    – Ticari olarak yaygınlaştırılması için kamu-özel sektör ortaklıkları kapsamında karma finansman imkanları sağlanabilir.

    – Sanayide kullanılacak yenilenebilir hidrojene ilişkin teknik ve güvenlik standartları yasal bir çerçeve kapsamında düzenlenmeli.

    – Elektrik sektöründe kullanılacak yenilenebilir hidrojen üretimi ve depolanmasına yönelik teknik standartlar oluşturulmalı.

    – Yenilenebilir hidrojen üretim fazlası için ihracat stratejisi oluşturulmalı. 

    – Elektrolizör teknolojilerinin yurt içinde geliştirilmesi için Ar-Ge faaliyetleri desteklenmeli.

Hyundai hidrojenli tank üretecek

HidrojenHaber – Ağır iş makinalarında kullanım denemeleri yapılan hidrojen, bu defa savunma sanayiinde tecrübe ediliyor. Güney Koreli ağır sanayi devi Hyundai Rotem, hidrojenle çalışan ana muharebe tankı Hyundai K3 projesini tanıttı. Gizlilik, verimlilik ve son teknoloji ateş gücü sunmak üzere tasarlanan K3’ün 2040 yılına kadar savaş alanına inmesi bekleniyor.

Projeye göre yapay zeka destekli hedefleme sistemi, otonom sürüş yetenekleri ve drone entegrasyonu ile Hyundai K3, askeri teknolojide önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Hyundai K3’ün en büyük avantajlarından biri, savaş alanında neredeyse görünmez kalabilme yeteneği. Geleneksel tanklar yüksek miktarda gürültü ve ısı üretirken, K3’ün hidrojen yakıt hücresi teknolojisi, gürültülü bir içten yanmalı motora olan ihtiyacı ortadan kaldırarak neredeyse sıfır gürültüyle çalışmasını sağlıyor. Motorun daha az ısı üretmesi ise düşmanın kızılötesi tespit sistemlerinin işini zorlaştırıyor. Gelişmiş kamuflaj ve elektronik harp yetenekleriyle donatılan K3 tankı, savaş alanında adeta görünmez oluyor.

YAPAY ZEKA İLE HEDEFLEME

Hyundai K3, geleneksel 120 mm toplara kıyasla artırılmış menzil ve zırh delme özelliği sunan son teknoloji 130 mm yivsiz namlulu bir topla donatıldı. K3’ü daha da ölümcül yapan şey ise, hassas vuruşlar sağlayan yapay zeka destekli hedefleme sistemi. Otomatik ateş kontrol sistemlerinin entegrasyonu, hedeflerin her zamankinden daha hızlı devreye girmesini sağlayarak insan hatasını en aza indiriyor. Hyundai K3 otonom yeteneklere sahip ilk tanklardan biri olarak öne çıkıyor. Gelişmiş yapay zeka algoritmalarını kullanan K3, karmaşık arazilerde gezinebilecek, tehditleri tespit edip, gerektiğinde hedeflere otonom olarak saldırabilecek.

DRON ENTEGRASYONU

Tankın getirdiği önemli yeniliklerden biri ise gelişmiş keşif ve koordineli vuruşlar için insansız hava araçlarıyla sorunsuz çalışacak şekilde tasarlanmış olması. Tankın otonom yetenekleri, savaş alanında verimliliği ve taktik üstünlüğü en üst düzeye çıkarırken insan askerler için de riskleri azaltıyor.

Temiz hidrojen enerjisiyle çalışan Hyundai K3, geleneksel dizel yakıtlı tankların aksine hem yüksek karbon emisyonları üretmiyor, hem de büyük yakıt lojistiği operasyonları gerektirmiyor. Bu da tanka daha uzun operasyonel dayanıklılık ve yakıt tedarik zincirlerinde zorlukların azalması anlamına geliyor.

HEDEF 2040

Hyundai K3 hala geliştirilme aşamasında olsa da tankın 2040 yılına kadar hizmete girebileceği öngörülüyor. Hidrojenle çalışan tankın başarılı olması halinde benzer teknolojilerin diğer zırhlı araçlarda, gemilerde ve uçaklarda da kullanılmasının yolunu açabileceği belirtiliyor.

Oyun değiştirici potansiyeline rağmen Hyundai K3’ün karşı karşıya olduğu bazı zorluklar bulunuyor. Savaş bölgelerinde hidrojen yakıt ikmali için altyapı ihtiyacı, hidrojen yakıt teknolojisinin başlangıçtaki yüksek maliyetleri ve yapay zeka destekli sistemlerin henüz deneme aşamalarında oluşu bu zorlukların bazıları olarak dikkat çekiyor.

Hidrojenli otobüsler Mekke’de hacıları da taşıyacak

HidrojenHaber – Suudi Arabistan’da Mekke ve Kutsal Alanlar Kraliyet Komisyonu ile Suudi Enerji Bakanlığı arasında anlaşma  imzalandı. Anlaşma uyarınca Mekke’de belirlenen rotalarda hidrojenli halk otobüsleri hizmet verecek. 

Müslümanlar’ın kutsal kentinde sürdürülebilir ulaşım çözümleri benimseme çalışmaları kapsamında başta Komisyon ve Enerji Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlar, hidrojen yakıt hücreli toplu taşıma pilot projesi için anlaşmaya vardı. Suudi basınında yeralan haberlere göre proje toplu taşımada hidrojen kullanımı imkanları hakkında daha fazla veri sağlayacak. Aynı zamanda projeyle, hidrojen yakıtlı araç pazarının büyüme potansiyeliyle ilgili ticari ve teknik uzmanlık geliştirilmesi hedefleniyor. 

Projenin önemli hedeflerinden biri ise hidrojen teknolojileri ve hidrojenin emisyonları azaltma konusundaki faydalarıyla ilgili farkındalık yaratmak. Hidrojenli otobüslerin yolcu taşımaya başlamasıyla temiz enerjili ulaşım çözümlerinin artması ve bölgenin yaşam kalitesinin yükselmesi bekleniyor. 

Hidrojenli otobüsler, Mekke’yi hac ve umre amacıyla ziyaret edenlere de daha verimli ve çevreci ulaşım imkanı verecek. 

Suudi Arabistan bir süre önce 2030 yılı için oldukça iddialı çevresel sürdürülebilirlik hedefleri açıklamıştı.  Hidrojenli otobüsler, tüm Mekke bölgesinin ulaşım sorunlarını çözmeyi amaçlayan Mekke Otobüs Projesi’nin bir parçası. 

Enerji fiyatları Ocak’ta arttı

Görsel: Freepik

HidrojenHaber – Türkiye’nin Ocak ayı enerji enflasyon oranı açıklandı. Ocak ayı sonu itibariyle enerji fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 43’ün üzerinde artış kaydetti.   

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı Ocak ayı Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verilerine göre, Ocak ayında enerji tüketim fiyatı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 43,05 oranında artarken, bir önceki aya göre de yüzde 6,10 oranında arttı. Enerji fiyatları 12 aylık ortalamalara göre de yüzde 55,77 oranında artış kaydetti.

ENAG ENFLASYON HESABI

TÜİK Ocak ayı enflasyonunu yıllık %42,12, aylık %5,03 açıklarken, akademisyenlerin ve ekonomistlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) enflasyonu aylık yüzde 8,22 ve yıllık yüzde 81.01 olarak hesapladı.

ABD’den enerjiye ek gümrük vergileri

HidrojenHaber – ABD yönetimi, Kanada ve Meksika’dan ithal edilen mallara yüzde 25, Çin’den yapılan ithalata yüzde 10 oranında ek gümrük vergisi getirdi.

Kanada’dan ithal edilen enerji kaynaklarına %10’luk daha düşük bir tarife uygulanacak. Meksika’dan ithal edilen enerjiye ise %25 gümrük vergisi geldi. Yeni tarifeler, 4 Şubat günü ABD yerel saatiyle gece yarısından itibaren yürürlüğe girecek.

MİSİLLEMEYE MİSİLLEME

Başkan Donald Trump’ın imzaladığı kararnamede misilleme maddesi de yer alıyor. Böylece, söz konusu ülkelerin misilleme yapmayı seçmesi halinde tarifeler artırılabilecek.

ABD Başkanı Donald Trump çip, petrol, doğalgaz, çelik, alüminyum ve nihayetinde bakıra da gümrük vergisi koyabileceğini dile getirdi.

KANADA’DAN KARŞI ATAK

Kararnamede yer alan misilleme gözdağına rağmen misillemeler de gecikmedi. Kanada, Trump’ın tarifelerine misilleme olarak ABD’den yaklaşık 107 milyar dolarlık ithalata yüzde 25 gümrük vergisi uygulayacağını duyurdu. Meksika Başbakanı Claudia Sheinbaum “B planının uygulanması için talimat veriyorum” derken Çin Ticaret Bakanlığı ise ABD’nin tarifelerini Dünya Ticaret Örgütü’ne taşıyacaklarını söyledi.

AVRUPA’YA DA GELİYOR

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, birçok ülkeye yeni gümrük vergileri getireceğini söylerken Avrupa Birliği ülkeleri için planlarını da açıkladı. Trump, “Avrupa Birliği’ne gümrük vergisi uygulayacağımı duymadığınıza eminim. Doğru cevabı mı istiyorsunuz yoksa siyasi bir cevap mı vereyim? Kesinlikle (uygulayacağım). Avrupa Birliği bize oldukça kötü davrandı” ifadelerini kullandı.

Trump, doların yerini alacak bir adım atılması hâlinde BRICS’e tarife uygulanacağını da yineledi.

KÜBA’YA DA VURDU

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı, uluslararası terör eylemlerini desteklediğini öne sürdüğü Küba’yı da unutmadı. Bakanlık; Küba Ordusu, istihbaratı veya güvenlik servisleri adına hareket eden şirketlere belirli işlemlerin yasaklanmasını öngören ‘Küba Kısıtlılar Listesi’nin yeniden oluşturulmasını onayladı.

Jet yakıtında hidrojen depoladılar

HidrojenHaber – Uluslararası bilim insanlarından oluşan bir araştırma ekibi, lignin bazlı jet yakıtı kullanarak uçucu hidrojeni depolamak ve serbest bırakmak için bir yöntem geliştirdi. International Journal of Hydrogen Energy’de yayınlanan çalışmaya göre, Washington Eyalet Üniversitesi’nden (Washington State University – WSU) Profesör Bin Yang ve meslektaşlarının lignin bazlı jet yakıtlarının hidrojeni kararlı bir sıvı formda kimyasal olarak bağlayabileceğini gösterdi. Yöntem, enerji ve ulaşım endüstrilerinde hidrojen depolama ve kullanımını değiştirme potansiyeli nedeniyle büyük ilgi gördü.

WSU, Pasifik Kuzeybatısı Ulusal Laboratuvarı, New Haven Üniversitesi ve Kanada Doğal Kaynakları‘ndan araştırmacılar, hidrojeni yakıt kaynağı olarak kullanmanın en büyük zorluklarından birini çözmek için birlikte çalıştılar. Hidrojenin düşük yoğunluğu ve patlayıcı yapısı, depolama ve taşımayı teknik olarak zor, verimsiz ve pahalı hale getiriyor.

JET YAKITIYLA HİDROJEN DEPOLAMA

Makalede, Yang’ın laboratuvarı tarafından geliştirilen ve bitkilerde bulunan organik bir polimer olan lignine dayanan jet yakıtının enerji depolama potansiyeli anlatılıyor. Buna göre lignin bazlı yakıt, aromatik karbonlar ve hidrojen üreten kimyasal reaksiyonlar kullanılarak hidrojen depolama aracı olarak kullanılabiliyor.

Deneyler, sürdürülebilir yollarla üretilen yakıtın, geleneksel yakıtlarda bulunan kirliliğe neden olan bileşikler olan aromatikleri ortadan kaldırırken motor performansını ve verimliliğini artırabileceğini gösteriyor.

Buluşla ilgili açıklama yapan Bin Yang, “Lignin jet yakıtı bazlı teknoloji, depolama ve taşıma için basınçlı tanklara olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Bu da, kullanımı kolay sürdürülebilir bir havacılık yakıtında verimli, yüksek yoğunluklu hidrojen depolamayı mümkün kılabilir” diye konuştu.

HEDEFLERE ULAŞTIRABİLİR

Yang, “Hidrojen, ABD’nin sıfır emisyonlu mobilite, yenilenebilir kaynakların entegrasyonu ve endüstrinin karbondan arındırılması hedeflerine ulaşmasına yardımcı olabilecek çok yönlü bir enerji taşıyıcısıdır. Mevcut altyapı ile uyumlu bu yenilik, ekonomik ve ölçeklenebilir üretim için umut verici fırsatlar sunuyor. Yöntem, hem sürdürülebilir havacılık yakıtı üretmeye hem de hidrojen teknolojilerinin verimliliğini artırmaya yardımcı olabilir” dedi.

Çalışmanın finansmanı ABD Enerji Bakanlığı Enerji Verimliliği ve Yenilenebilir Enerji Ofisi ve Hidrojen ve Yakıt Hücresi Teknolojileri Ofisi’nden sağlandı. WSU’daki araştırmacılar, reaksiyonları geliştiren ve tamamlayan, verimli ve uygun maliyetli hale getiren yapay zeka destekli bir katalizör tasarlamak için New Haven Üniversitesi’ndeki bilim insanlarıyla iş birliği yapacak.