Ana Sayfa Blog Sayfa 123

2 litre suyla evde hidrojen!

HidrojenHaber – Son dönemde popülerliği artan yeşil hidrojenin öncelikle elektriklendirilmesi zor sektörlerde kullanılması öngörülüyor. Ancak Hygreen Energy AEM’in ürettiği elektrolizör sistemi sayesinde, sadece 2 litre suyla hidrojeni evde üretmek de mümkün hale gelebilir.

Anyon Değişim Membranı (AEM) elektrolizör sistemi kullanan cihaz, geleneksel hidrojen üretim tekniklerinden farklı olarak hidroksit iyonlarını aktaran özel bir membran kullanıyor. Nispeten düşük sıcaklıklarda ve basınçlarda çalışmak üzere tasarlanan AEM elektrolizör, basit ve düşük işletme maliyetine sahip. Cihaz bu sayede hidrojen üretim sürecinin konutlarda uygulanmasının yolunu açıyor.

Hygreen’in yeni AEM elektrolizörü sıkı güvenlik özellikleriyle evlerde kullanıma uygun. Sadece 2 litre suyla bir evin birkaç günlük ihtiyaç duyacağı hidrojeni üretebilen cihaz, yerleşim yerlerinden uzak bölgelerde dizel jeneratörlerin yerini alma potansiyeli taşıyor.

Avrupa’da hedef fiyat 32 €!

Freepik

HidrojenHaber – Norveç’ten yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, 2050 yılına kadar yaklaşık 140 GW üretim kapasitesi devreye alınırsa, yeşil hidrojen Avrupa’da ekonomik olarak uygulanabilir hale gelebilir. Bilim insanlarına göre bu ölçeğe ulaşmak, yenilenebilir enerji entegrasyonunu artırırken, sistem maliyetlerini de dengelemeye yardımcı olabilir. Kurulu gücün 140 GW’a ulaşması, yeşil hidrojenin sübvansiyonsuz kendi kendine yeten bir teknoloji haline gelmesini sağlayabilir.

Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde (NTNU) yapılan araştırmada, yeşil hidrojenin Avrupa güç sistemine dahil etmenin etkileri araştırıldı. Araştırma sonunda bilim insanları, 2050 yılına kadar yaklaşık 140 GW yeşil hidrojen üretim kapasitesinin devreye alınmasının hidrojen teknolojilerinin teknik ve ekonomik olarak uygulanabilir hale gelmesine yardımcı olabileceğini buldular.

“2050’ye kadar Avrupa güç sistemi için bir esneklik kaynağı olarak yeşil hidrojene yapılan yatırımlar: Karşılığını veriyor mu?” başlıklı araştırmada görev alan Mohammadreza Ahang, PV dergisine yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Çalışmamız, 2050 yılına kadar yaklaşık 140 GW yeşil hidrojen kapasitesine ulaşmanın yeşil hidrojeni Avrupa’da ekonomik olarak uygulanabilir hale getireceğini gösteriyor, ancak daha düşük kapasitelerin onu tamamen uygulanamaz hale getireceğini kesin olarak belirtmiyor. Bunun yerine, bu ölçeğe ulaşmanın sistem maliyetlerini etkili bir şekilde dengelemeye yardımcı olduğunu ve yenilenebilir entegrasyonu artırdığını, yeşil hidrojeni sübvansiyonsuz kendi kendini idame ettiren bir teknoloji haline getirdiğini vurguluyor.”

POTANSİYELİ YÜKSEK ÜLKELER

Applied Energy’de yayınlanan araştırma, yeşil hidrojenin Avrupa güç sisteminin esnekliğini artırmadaki rolünü inceliyor. Çalışmada ayrıca yeşil hidrojenin özellikle rüzgar ve güneş enerjisi gibi yüksek değişkenli yenilenebilir enerji kaynakları bağlamında güç sektörünün zamansal esnekliğini nasıl artırabileceği araştırıldı.

Çalışmaya göre yeşil hidrojen geliştirme için güçlü potansiyele sahip ülkeler Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya ve Norveç olarak sıralanıyor. Ulaşım, endüstri, konut ve enerji dahil olmak üzere birkaç önemli sektörün 2050 yılına kadar hidrojen talebini artıracağı öngörülüyor. Elektrik sektöründeki hidrojen talebinin ise 2050 yılına kadar 43 TWh’ye ulaşabileceği belirtiliyor.

FİYAT TAHMİNİ

Uzun vadeli yeşil hidrojen fiyat analizi de gerçekleştirilen araştırmada ortalama fiyatın megavatsaat başına 30 € (32 $) olduğu tahmin edildi. Çalışmaya göre 2025-2030 arasında 30 €/MWh’den başlayan fiyatın 2050-2055’e kadar kademeli olarak 70 €/MWh’e çıkması bekleniyor.

Makalede, “Bu fiyat noktası kritik öneme sahip çünkü yeşil hidrojen üretiminde önemli bir bileşen olan elektrolizör teknolojisine yatırım başlatmak için denge noktasını temsil ediyor. Hidrojen pazarlarından gelen talep, 2040’tan sonra yeşil hidrojen üretimine yatırım yapmayı haklı çıkarıyor” denildi.

Antwerp-Bruges Limanı Rhein-Ruhr üyesi oldu

HidrojenHaber – Belçika’nın önemli ticari limanlarından Antwerp-Bruges Limanı, Almanya’nın Rhein-Ruhr bölgesinde hidrojen ekonomisinin gelişimini hızlandırmayı amaçlayan Hy.Region.Rhein.Ruhr eV derneğine üye oldu.

Hy.Region.Rhein.Ruhr’dan yapılan açıklamada yeni üye Antwerp-Bruges Limanı’nın katılımı duyurulurken, üyeliğin hidrojen ekonomisinin ve sınır ötesi değişimin gelişimini daha da ileriye taşıyacağı kaydedildi. Limanların hidrojen ithalatı ve dağıtımı için önemli merkezler olduğu vurgulanan açıklamada, daha önce de Almanya’nın Duisburg ve Hollanda’nın Rotterdam limanlarının derneğe üye olduğu hatırlatıldı.

Antwerp-Bruges Limanı temsilcisi Richard Schroeter ise “Antwerp-Bruges Limanı, enerji geçişinin zorluklarına hazırlanıyor. Liman önümüzdeki on yıl içinde ilk hidrojen türevlerini almaya, işlemeye ve dağıtmaya hazır. Hy.Region.Rhein.Ruhr ağına üyelik, hidrojen altyapımızı ve uzmanlığımızı katkıda bulunmamızı, daha da genişletmemizi sağlıyor. Rhein-Ruhr bölgesiyle işbirliği yaparak sorunsuz bir hidrojen değer zinciri kurmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Avrupa’nın en büyük limanlarından biri olan Antwerp-Bruges, dünyanın ikinci büyük kimyasal kümelenmesine de av sahipliği yapıyor. Hy.Region.Rhein.Ruhr derneği ise bölgeyi hidrojen sektöründe önemli bir Avrupa merkezi olarak konumlandırmayı amaçlıyor. Derneğin 50’nin üzerinde üyesi arasında şirketler, ar-ge kuruluşları ve bazı belediyeler 50’den fazla üyeden oluşuyor.

LeadIT : AB’nin yeşil çeliği hidrojenin beşte birini yakacak

HidrojenHaber – Demir – çelik endüstrisi Avrupa Birliği’ndeki karbondioksit (CO2) emisyonlarının tek başına yaklaşık %5’ini atmosfere salıyor. Sektörün iklim hedefleriyle uyumlu hale gelmesi için 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını %55 oranında azaltması gerekiyor. Green Steel Tracker’ın yeşil çelik projelerini analiz ederek yayımladığı rapor, sektörün yeşil dönüşüme uyumu için bölgenin hedeflenen yenilenebilir hidrojen üretiminin %19’una ihtiyaç duyabileceğini gösteriyor. Projeler tamamlandığında, yeşil çelik üretimi AB’nin toplam çelik üretiminin yaklaşık üçte birini oluşturacak.

Raporun İngilizce tam metnini görüntülemek / indirmek için tıklayın

Leadership Group for Industry Transition’ın (LeadIT) Green Steel Tracker adı verilen platformundan alınan verilere dayanarak hazırlanan analizde, AB içindeki duyurulan yeşil çelik projeleri değerlendirildi. İncelenen farklı senaryolarda farklı enerji ihtiyaçları ortaya çıkarken, raporda enerji güvenliği ve malzeme güvenliği için çeşitli çıkarımlar yapılıyor.

Raporda öne çıkan bazı değerlendirmeler şöyle:

  • 2030 yılına kadar beklenen yıllık 1,7 milyon ton yeşil çelik talebinin enerji gereksinimi, AB’nin yeşil hidrojen üretiminin %19’una denk. Talebin 2045 yılına kadar 1,9 milyon tona yükseleceği tahmin ediliyor.
  • Yeşil demir ve çelik projeleri için yenilenebilir elektrik talebinin yılda 135 teravat saate kadar ulaşması bekleniyor. Bu miktar İsveç büyüklüğünde bir ülkenin yıllık elektrik tüketimine eşit.
  • Şirket planlarındaki şeffaflık eksikliği, gerçek rakamların daha da yüksek olabileceğini gösteriyor.
  • Hurda geri dönüşümü sıcak briketlenmiş demir ithalatıyla birleştirildiğinde, hem yenilenebilir hidrojen hem de yenilenebilir elektriğe olan talep önemli ölçüde azalabilir. Ancak bu durum, kendi kendine yeterliliğin azalması ve işlere olan etki gibi bazı fedakarlıklar yapılmasını gerektirebilir.

Raporu hazırlayan LeadIT, Paris Anlaşması’nda ortaya konan vizyonu hayata geçirmeye kararlı ülkeleri ve şirketleri bir araya getiren bir platform. İsveç ve Hindistan hükümetleri tarafından Eylül 2019’da BM İklim Eylem Zirvesi kapsamında kurulan LeadIT, Dünya Ekonomik Forumu tarafından destekleniyor.

COP29’da temiz hidrojen çağrısı

HidrojenHaber – Dünya liderleri ve endüstrinin önde gelenleri Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı COP29 organizasyonunda biraraya geldiler. Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen zirvede dünyanın dört bir yanındaki endüstri liderleri, 2030 yılına kadar temiz hidrojen ve türevlerine olan talebin sağlam teşvikler ve zorunluluklarla desteklenerek ölçeklendirilmesi için ortak çağrı yaptı.

Ortak çağrıya göre; hidrojen dağıtımını yönlendiren hükümet politikalarının hızla devreye alınması, önemli çevresel, ekonomik ve toplumsal faydaların kilidini açabilir. Ortak çağrıda öne çıkan başlıklar şöyle sıralanıyor:

– 60-80 gigaton CO₂’nin azaltılması,
– Hidrojen ve türevleri için sınır ötesi tedarik zincirlerinin yönlendirdiği yaklaşık 3,7 trilyon dolarlık sermaye yatırımı tasarrufu,
– Dünya çapında yaklaşık 25 milyon kaliteli iş yaratılması

75 MİLYAR DOLAR SERMAYE

Küresel hidrojen yatırımı son dört yılda 7 kat artarak, FID’den sonra 434 büyük ölçekli projede taahhüt edilen sermayede 75 milyar dolara ulaştı. Bu yatırım hayata geçtiğinde 2030 yılına kadar hidrojen üretiminin yıllık 75 milyon tona ulaşması bekleniyor. Oysa hükümetler tarafından bugüne kadar onaylanan yatırımlar 2030’a kadar ancak 7 milyon tonluk kapasitenin kurulabileceğini gösteriyor.

Ortak çağrıda bulunan derneklerin isimleri şöyle:

Amonyak Enerji Derneği, Amonyak Avrupa, Avustralya Hidrojen Konseyi, ABH2 Associação Brasileira do Hidrogênio, Kanada Hidrojen Derneği, H2 Chile Asociación Chilena de Hidrógeno, Temiz Yakıt Amonyağı Derneği, Hidrogeno Columbia, Hidrojen Konseyi, Hidrojen Avrupa, FCHEA Yakıt Hücresi ve Hidrojen Enerjisi Derneği, IH2A Hindistan Hidrojen İttifakı, Hidrojen İrlanda, Japonya Hidrojen Derneği, H2 Meksika Asociación Mexicana de Hidrógeno, MENA Hidrojen İttifakı, Hidrojen Yeni Zelanda, Hidrojen İngiltere.

Hidrojene nükleer destek

HidrojenHaber – Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) tarafından hazırlanan bir çalışmada, artan hidrojen talebinin karşılanması için nükleer enerji kullanımının zararlı karbon emisyonlarını azaltabileceği ifade edili.

Şu anda yıllık kullanılan 60 milyon ton hidrojenin yaklaşık yüzde 95’inin fosil yakıtlardan üretildiği ve karbondioksit emisyonlarına yol açtığı hatırlatılan raporda, nükleer enerjinin düşük veya sıfır karbon emisyonuyla hidrojen talebindeki öngörülen büyük artışı karşılamak için fosil yakıtların yerini alma potansiyeline sahip olduğu kaydedildi.

Raporun İngilizce tam metnini görüntülemek / indirmek için tıklayın

“Yakın Vadede Kullanım için Nükleer Hidrojen Üretiminin Teknik ve Ekonomik Yönlerinin Değerlendirilmesi” başlıklı raporda, IAEA üyesi 10 devletten nükleer hidrojen üretim teknolojilerinin potansiyel olarak ölçeklendirilmesiyle ilgili görüşler ele alındı. 2018’den bu yana devam eden bir çalışmanın sonuçlarını gösteren rapor, üye devlet arasında bilgi alışverişi için bir platform oluşturmayı hedefliyor.

RAPORA TÜRKİYE KATKISI

Türkiye ise rapora Karabük Üniversitesi ‘Hibrit Termokimyasal Teknolojiler’ başlıklı çalışması ve Rusya ile birlikte yürütülen ‘HEEP Vaka Çalışması’yla katkıda bulundu.

Raporda ayrıca nükleer hidrojen üretiminin teknik ve ekonomik yönleri değerlendirildi. Çeşitli senaryoların vaka çalışmaları, nükleer enerjiyle üretilen hidrojenin geleneksel ve yenilenebilir seçenekler kullanılarak üretilen hidrojenle karşılaştırılması ve karşılaşılan pratik zorluklara getirilen çözüm önerileri de raporda yeralıyor. Proje, nükleer hidrojen üretimi için çeşitli seçeneklerin maliyet değerlendirmesine izin veren IAEA Hidrojen Ekonomik Değerlendirme Programının yeni bir versiyonunun yayınlanmasına da yardımcı oldu.

Enerji Bakanlığı’ndan 5 yıllık stratejik plan

HidrojenHaber – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2024-2028 Stratejik Planı yayımlandı. Plan, enerjide dünyada yaşanan gelişmeleri dikkate alarak, Türkiye’nin sahip olduğu kaynakları ve kendine has ihtiyaçlarını tanımlayarak, bu ihtiyaçların azami düzeyde karşılanabilmesi için ulaşılması gereken hedefleri belirliyor.

12. Kalkınma Planı’ndaki ulusal hedef ve amaçlara atıflarda bulunulan ve Türkiye’nin enerji alanındaki stratejik yol haritası niteliğindeki 2024-2028 Stratejik Planı, yerli kaynaklardan üretilen elektrik enerjisi miktarının 2028’de yıllık 270 milyar kilovatsaate yükseltilmesini hedefliyor. 

Yerli kaynakların elektrik üretimindeki payının yüzde 63’e, kurulu güç bakımından güneş enerjisi santrallerinin 33 bin 100 megavata, rüzgâr enerjisi santrallerinin 19 bin 300 megavata çıkarılması da hedefleniyor.

4 bin 800 megavatlık nükleer enerji kapasitesinin devreye alınması da Stratejik Plan’daki bir diğer hedef. 

PETROL VE DOĞALGAZ HEDEFLERİ

Bu kapsamda günlük üretimin yurt içi ham petrolde 210 bin varile, doğal gazda 42,5 milyon metreküpe, doğal gaz depolama kapasitesinin 12 milyar metreküpe ve yıllık maden ihracat değerinin 10 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.  

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2024-2028 Stratejik Planı’nda yedi amaç yer alıyor. Bu amaçlar şöyle sıralanıyor:

– Sürdürülebilir enerji arz güvenliğinin sağlanması
– Dışa bağımlılığın azaltılması
– Net sıfır karbon odaklı enerji dönüşümünün sağlanması
– Güvenli, sürdürülebilir ve katma değerli madencilik, enerji ve maden piyasalarının ulusal ve uluslararası etkinliğinin artırılması
– Enerji ve tabii kaynaklar alanında yerli teknolojilerin desteklenmesi
– Kurumsal kapasitenin artırılması 

Enerji Bakanlığı 2024-2028 Stratejik Planı’ndaki yedi amaca yönelik yönelik hedeflere de Plan’da detaylı şekilde yer verildi. Sürdürülebilir enerji arz güvenliğinin sağlanması amacıyla elektrikte kurulu güç arttırılacak, elektrik iletim ve dağıtım şebekesi güçlendirilecek, yenilenebilir enerji kapasitesinin artması için şebeke esnekliği sağlanacak, petrol ve gaz altyapısı güçlendirilecek, enerjide uluslararası yatırımlara ilişkin iş birliklerin arttırılacak. 

Dışa bağımlılığın azaltılması kapsamında, yerli kaynaklardan elektrik üretimi, petrol ve gaz arama ve üretimi, yerli kömür arama ve üretimi, yurt dışında enerji ve maden kaynaklarının aranması ve üretimi artırılacak. 

YEŞİL HİDROJEN

Net sıfır karbon odaklı dönüşüm çerçevesinde elektrik üretiminde temiz enerji kaynaklarının payı, enerji verimliliği çalışmaları artırılacak. Enerjide karbon yoğunluğu azaltılacak, elektrikli araç dönüşümünü destekleyen güçlü bir altyapı kurulacak, yeşil hidrojen ve yenilenebilir gaz değer zinciri geliştirilecek. 

Güvenli, sürdürülebilir ve katma değerli madencilik hedefi doğrultusunda kritik ve stratejik mineraller öncelikli olmak üzere Türkiye’nin maden potansiyeli ortaya çıkarılıp ekonomiye kazandırılacak. Madenler yurt içinde işlenerek katma değeri arttırılacak. 

TİCARET HACMİ ARTACAK

Uluslararası standartlarda güvenli ve çevreye duyarlı bir madencilik faaliyetinin yürütülmesi, sürdürülmesi sağlanacak. İş sağlığı ve güvenliği kültürü yaygınlaştırılacak. Sektörle ilgili kurum ve kuruluşların daha etkin şeffaf ve yönetim odaklı bir kamu hizmeti yapısına geçilecek. Enerji ve maden piyasalarının uluslararası piyasalara entegrasyonu sağlanarak ticaret hacmi artırılacak ve bu iki sektörde yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacak. 

Ayrıca enerji ve tabii kaynaklar alanlarında teknoloji geliştirme ve AR-GE çalışmaları yürütülecek, teknoloji ve ekipmanlar yerlileştirilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın kurumsal altyapısı güçlendirilecek, bağlı ve ilgili kurumların kurumsal yönetim kapasitesi geliştirilecek. Bakanlık ile bağlı ve ilgili kurumların dijital dönüşüm ve siber güvenlik altyapısı güçlendirilecek, afet ve acil durumlara müdahale kapasitesi takviye edilecek. 

Yunanistan yeşil hidrojen koridoru için görüşüyor

HidrojenHaber – Yunanistan, Balkanlar’dan Almanya’ya yeşil hidrojen taşıyacak ‘koridor’ girişimine katılıyor. Yunan gaz iletim sistemi operatörü DESFA, Almanya’ya kadar uzanacak bir hidrojen koridorunun oluşturulması konusunda Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Slovenya ve Çekya’daki şirketlerle görüşmelerde bulunuyor.

Proje, Almanya’nın sanayisinin ihtiyaç duyduğu hidrojeni tedarik etmek için geliştiriliyor. Almanya’nın hidrojen talebinin 2030 yılına kadar yılda 130 TWh olacağı tahmin edilirken bunun 100 TWh’sinin ithal edilmesi öngörülüyor. Yeni hidrojen koridorunun, Yunanistan‘dan Ukrayna’ya doğal gaz için Dikey Gaz Koridoru girişimini temel alabileceği belirtiliyor.

Henüz geliştirilme aşamasında olan projede her operatörün, iyileştirmeler ve yatırımlar yoluyla ağının hidrojen taşıma garantisi vermesi gerekiyor. Her ülke farklı aşamada bulunuyor ancak Romanya’nın sisteminin renovasyon ihtiyacının yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Enerji üretimi eylülde azaldı

HidrojenHaber –  Türkiye’nin enerji üretimi Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 oranında arttı.  

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan sanayi endeksi verilere göre, Türkiye’nin enerji üretimi 2024 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre % 2,2 oranında azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre %6,2 azaldı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2024 yılı Eylül ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %1,2 arttı. İmalat sanayi sektörü endeksi %1,8 artarken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %1,8 azaldı. 

Avrupa’dan hidrojene tam destek

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen

HidrojenHaber – Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen Yenilenebilir Hidrojen Zirvesi; bu alanda çalışan CEO’ları, politika yapıcıları ve paydaşları bir araya getirdi.

7 Kasım’da düzenlenen zirvenin açılışına video kaydıyla katılan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen yeşil dönüşümün gerekliliğine vurgu yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Temiz bir ekosistemin yaratılmasını hızlandırmamız gerekiyor. Üye devletler ve endüstriyel alıcılarla öncelikleri belirlemek için yakın çalışma içindeyiz. Büyük ölçekli hidrojen projeleri ile son kullanıcılar arasındaki bağlantıları kuracak altyapıya öncelik vermek istiyoruz. Avrupa’nın muazzam yenilenebilir potansiyelinden yararlanıp, bunu endüstrilerimize taşıyarak karbondan arındırılmalarına yardımcı olacağız.”

Ursula von der Leyen’in konuşmasını izlemek için tıklayın!

Komisyon’un yenilenebilir hidrojen üretiminin ölçeklendirilmesini desteklemeye devam edeceğini ifade eden Komisyonu Başkanı, “Avrupa hidrojenine yapılan yatırımlar 2024 yılında %140 oranında artacak. Avrupa, elektrolizörlere yapılan küresel yatırımların neredeyse üçte birine katkıda bulunacak. Yenilenebilir hidrojen burada, büyüyor ve bu sadece bir başlangıç” diye konuştu.

Elektrifikasyon Eylem Planı yayınlama taahhüdünü tekrarlayan Avrupa Parlamentosu’nun Enerji Komiseri Adayı Dan Jørgensen ise konuşmasında “Daha hızlı geçiş için daha fazla yenilenebilir enerji ve esneklik gerekiyor. Hidrojen, enerji sistemimizi elektriklendirmenin ve karbon emisyonlarını azaltmanın en uygun maliyetli yolu. Bu geçiş, Avrupa’nın rekabet gücünü artırabilir. Enerji fiyatlarını ise 2030’a kadar %25, 2040’a kadar ise %33 oranında düşürebilir” dedi.

Jørgensen tarafından önerilen Elektriklendirme Eylem Planı’nın, Avrupa’nın iklim nötrlüğüne giden yolu çizeceği belirtiliyor. Avrupa’da enerji sektörü hızla karbondan arındırılırken, ekonominin diğer sektörlerinin hızı daha düşük kalıyor. Avrupa Hidrojen Bankası’nın Aralık ayında yapılacak ihalesinde üreticilere 1,2 milyar avroluk fon sağlanacak. Birlik, yenilenebilir hidrojen üretimini teşviklerle artırarak özellikle ağır sanayi, havacılık ve enerji yoğun nakliye gibi elektriklendirilmesi zor sektörlerin dönüşümünü hızlandırmayı hedefliyor.