Ana Sayfa Blog Sayfa 128

Cezayir ve Avrupa yeşil hidrojende işbirliği yapacak

Görsel yapay zeka kullanılarak oluşturulmuştur.

HidrojenHaber – Sonatrach (Cezayir), Sonelgaz (Cezayir), Vng (Almanya), Snam (İtalya), Eni ve Snam arasındaki ortaklığı Sea Corridor ve Verbund Green Hydrogen (Avusturya), Cezayir’de yeşil hidrojen üretimi için entegre bir projenin uygulanabilirliğini ve karlılığını değerlendirmek ve gerekli çalışmaları yürütmek için bir mutabakat zaptı imzaladılar.

Sonatrach’tan yapılan açıklamaya göre imza töreni Cezayir’deki Oran Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Cezayir Enerji ve Madenler Bakanı Mohammad Arkab başkanlığında, Sonatrach Grubu Başkanı ve CEO’su Rachid Hachichi, Sonelgaz Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mourad Adjal, Snam Uluslararası Sorumlusu Sergio Molisani, SeaCorridor Başkanı ve CEO’su Francis Caria, Verbund Green Hydrogen CEO’su Franz Helm ve Vng Yönetim Kurulu üyesi Hans Joachim Polk imza töreninde hazır bulundu.

Açıklamaya göre mutabakat zaptı, taraflara SoutH2 Koridoru’nu kullanarak yeşil hidrojen değer zinciri boyunca çok paydaşlı proje uygulama olanakları tanıyacak. Proje, fosil yakıtlara olan enerji bağımlılığını azaltmada ve sürdürülebilir, düşük karbonlu ekonomiye doğru geçişi teşvik etmede de önemli bir rol oynayacak.

Proje, Avrupa’nın yeşil enerji ihtiyaçlarını karşılama potansiyeline sahip Cezayir’in enerji tedarikçisi olarak konumunu da güçlendirecek.

Hidrojen Teknolojileri Fuarı sektörü buluşturacak

Freepik

HidrojenHaber – Almanya’nın liman kenti Hamburg, 23-24 Ekim 2024 tarihleri ​​arasında Hidrojen Teknolojileri Fuarı’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Sektör uzmanları, düşünce liderleri, bilim insanları ve karar vericilerin katıldığı fuarda 300’den fazla uluslararası konuşmacı en son teknolojiyi, gelişmiş malzemeleri ve altyapı çözümlerini sunacak.

Hidrojen Teknolojileri Fuarı düşük karbonlu hidrojen çözümlerinden, yakıt hücresi teknolojisine, altyapıya ve tesis çözümlerine kadar tüm tedarik zinciri boyunca hidrojen ve yakıt hücresi tedarikçileri de dahil olmak üzere 800’den fazla şirkete ev sahipliği yapacak. Airbus, Air Products, Siemens, BASF, Technip Energies ve NGK en son ürünlerini ve yeniliklerini fuarda görücüye çıkaracak.

Hamburg bu yıl Gemi İnşası, Makine ve Deniz Teknolojisi ve WindEurope fuarları ile Sürdürülebilirlik Konferansı’na ev sahipliği yaptı. Hydrogen Technology Expo Europe’un bundan böyle her yıl Hamburg Messe‘de düzenlenmesi planlanıyor.

Gaziantep’te yeşil hidrojenli otobüs için imzalar atıldı

HidrojenHaber – Yeşil hidrojenli otobüs dönüşümü için adımlar hızla ilerliyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kamu taşımacılığında yeşil hidrojenli otobüslerin kullanımı projesini somut adımlarla geliştiriyor.

İstanbul’da yapılan imza töreni ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği (H2DER), projenin resmi paydaşları oldu. İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal’ın ev sahipliğindeki imza törenine Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve H2DER Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği Başkanı Yusuf Günay hazır bulundu.

“HİDROJEN ÇAĞI” 

Yusuf Günay, Paris İklim Anlaşması’ndan bu yana farklı aşamalarla gelişen karbonsuzlaşma sürecinde temiz enerjinin değerine vurgu yaptı. Günay, “Yeşil hidrojen bu alanın en değerli ürünü olacaktır. İçinde bulunduğumuz sürece ‘Hidrojen Çağı’ denmesinin nedeni de budur. Gaziantep Belediyesi’nin kamu taşımacılığında yeşil hidrojenli otobüslere geçişi, bu büyük dönüşümün en değerli örneği olacaktır. 251 yıllık birikimiyle, ülkemizin en güçlü yapı taşlarından birine dönüşen İTÜ, bu alandaki varlığıyla da tüm çalışmalarımızı güçlendirecektir” dedi.

PROJE DİĞER İLLERE ÖRNEK OLACAK 

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Yeşil şehir Gaziantep, bilimsel çalışmaları kent hayatına uyarlamaya devam edecek. Rektör hocamızın TÜBİTAK Başkanı olduğu dönemde de çok değerli işbirliği fırsatları oluşturmuş ve projeler gerçekleştirmiştik. Hidrojenli otobüsleri, Almanya’da yerinde görüp incelemiştik. Köln belediyesinin 200’ü aşkın hidrojenli otobüs kullanması, motivasyonumuzu yükseltti. İlk prototip yerli hidrojenli otobüsü Gaziantep caddelerine biz çıkardık. Şimdi, kamu taşımacılığında ülkemize örnek olacak bir proje gerçekleştiriyoruz. Hasan Mandal hocamıza, hayırlı olsun ziyaretimizi, bu anlamlı imza ile buluşturmak, şevkimizi daha da büyütmüştür” açıklamasını yaptı. 

“ELEKTROLİZÖR VE YAKIT PİLİ ÇALIŞMALARIMIZ HIZLANDI”

İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal, hidrojen ile ilgili çalışmaları dikkatle izleyenler arasında olduğunu söyledi ve şu açıklamayı yaptı: 

“Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, yenilikçi vizyonunu yakinen bildiğim ve takdir ettiğim bir yapıdır. Türkiye’nin sadece bir adet hidrojen vadi projesi var ve daha çok gelişmesi gereken bir sektör. İTÜ olarak, özellikle Araştırma-Geliştirme içeriğimiz ile hem elektrolizör hem de yakıt pili (fuel cell) çalışmalarımız hızla gelişiyor. Bu projedeki işbirliği, ülkemiz geleceğine faydayı büyütecektir.”

DOLUM İSTASYONU DA KURULACAK

İTÜ Enerji Enstitüsü Müdürlüğü döneminde başladığı çalışmaları İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi Dekanı olarak da sürdüren Prof.Dr. İlhan Kocaarslan, iki yılı aşkın süredir projenin ana yürütücüleri arasında yer alıyor. Kocaarslan, yenilikçi  bakış açısının derinleşmesi için saptamalarda bulundu ve “Projenin yerlileştirilmesi, millileştirilmesi de İTÜ aracılığı ile gerçekleşecektir” dedi.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Enerji A.Ş. Genel Müdürü Ayşegül Tekerekoğlu, H2DER kurucu üyeleri Sarper Cengiz, Prof.Dr. Rana Atabay Kuşçu, Win Solar Kurucu Ortağı Burak Günay, Ömer Faruk Kırbıyık ve H2DER Genel Sekreter Fatih Kuşçu da toplantıda yer aldı. 

Proje, yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi, elektroliz yöntemi ile yeşil hidrojen üretilmesi, sağlanan yeşil hidrojenin yakıt pilleri aracılığı ile hidrojenli otobüslerde kullanılmasını, en az bir dolum istasyonu kurulmasını hedefliyor.

Daron Acemoğlu’na Nobel Ekonomi Ödülü

HidrojenHaber – 2024 yılı Nobel Ekonomi Ödülü alanlar arasında 1993 yılından beri Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde (MIT) akademik kariyerine devam eden Türkiye ve Amerikan vatandaşı Daron Acemoğlu da bulunuyor.

2024 yılı Nobel Ekonomi Ödülü, Daron Acemoğlu, Simon Johnson ve James A. Robinson’a verildi. Toplamda 11 milyon İsveç kronu (yaklaşık 1 milyon dolar) olarak belirlenen Nobel ödülü, kazananlar arasında eşit olarak paylaştırılacak.

Acemoğlu ve Robinson’un 2012 yılında yayımlanan Why Nations Fail: Origins of Power, Poverty and Prosperity (Ulusların Düşüşü: Güç, Refah ve Yoksulluğun Kökenleri) adlı kitabında, uluslararasındaki refah farklarının ana nedeninin coğrafi, tarihi ya da kültürel faktörler olmadığını; farklılığın temel nedeninin ulusların sahip olduğu ekonomik ve siyasi kurumların niteliğinde yattığını öne sürülüyor. 

DARON ACEMOĞLU KİMDİR?

1967 yılında İstanbul’da doğan Kamer Daron Acemoğlu, ilköğrenimini İstanbul Kadıköy’deki Aramyan Uncuyan Ermeni İlkokulunda tamamladıktan sonra 1986’da Galatasaray Lisesinden mezun oldu. Lisans derecesini İngiltere’nin York Üniversitesi’nde Matematiksel Ekonomi ve Ekonometri Bölümü’nde (1989) tamamladı; yüksek lisans (1990) ve doktora (1992) derecelerini Londra Ekonomi Okulundan aldı. 1992-1993 yılları arasında Londra Ekonomi Okulu’nda ders verdi. 1993’ten itibaren akademik kariyerine ABD’de Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) devam etmektedir.

Acemoğlu’nun, MIT’deki akademik kariyerinin ilk yıllarında, The Economic Journal’da yayınlanan  “Tüketicinin Kendine güveni ve Rasyonel Beklentiler: Faillerin İnançları Teori ile Tutarlı mıdır?” makalesi 1996 yılının en iyi makalesi ödülüne değer görüldü.

2005 yılında ekonomi bilimine en büyük katkıyı yapan 40 yaş altındaki bir bilim insanına her iki yılda bir verilen John Bates Clark madalyasına layık görüldü. Siyaset bilimci James A. Robinson’la ‘Diktatörlük ve Demokrasinin Ekonomik Kökenleri’ adlı kitabı yazdı. Kurumların ekonomik gelişim ve siyasal ekonomideki yeri üzerine çalışmaları, 2006 yılında Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından Bilim Ödülü’ne layık görüldü.

ÇOK SATANLAR LİSTESİNE GİREN KİTAP

Acemoğlu ve Robinson’un 2012 yılında yayımlanan ‘Ulusların Düşüşü: Güç, Refah ve Yoksulluğun Kökenleri’ kitabı New York Times’ın çok satan kitaplar listesine girdi ve çok ses getirdi. 

Klasik büyüme ve kalkınma teori ve modellerine farklı bir perspektifle yaklaşımı nedeniyle Sosyal Bilimler dalında 2013 yılı T.C. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü aldı.

Utrecht, Bilkent, Bath, Boğaziçi ve Atina üniversiteleri ile École Normale Supérieure tarafından fahri doktora unvanıyla ödüllendirildi. 2019 yılında MIT’te Enstitü Profesörü oldu, 2021 yılında ise İngiliz Akademisi tarafından Onur Üyesi seçildi.

Nordex Başkanı Blanco Balabanlı RES’te 

Dünyanın önde gelen rüzgâr türbini üreticilerinden Nordex Group’un Yönetim Kurulu Başkanı Jose Luis Blanco Türkiye’ye geldi.

Blanco, türbinlerini tedarik ettikleri Balabanlı Rüzgâr Enerji Santrali 2. Kapasite Artışı proje inşaatını yerinde görmek üzere şantiyeyi ziyaret etti.

Borusan EnBW Enerji, Enerji Santralleri Genel Müdür Yardımcısı Evren Aktaş ile Nordex Türkiye ve Ortadoğu Bölgesi Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Ender Özatay da Jose Luis Blanco’ya eşlik etti. 

TÜRKİYE’DEKİ NORDEX GÜCÜ 4000 MW

Nordex Grup Yönetim Kurulu Başkanı Jose Luis Blanco burada yaptığı değerlendirmede, Türkiye rüzgâr enerjisi pazarında işletmedeki 4000 MW’lik kurulu güce imza attıklarını belirtti.

Yapımı devam eden 1.300 MW’lik kurulu güçle de sahalarda çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Blanco, şunları kaydetti:

“Nordex Group için Türkiye çok önem taşıyor. Türkiye’den yıllık 1 milyar Euro seviyesinde rüzgâr enerjisi ekipmanı tedarik eden Nordex, Türkiye’nin rüzgâr enerjisi alanında faaliyet gösteren en önemli türbin üreticilerinden biri ve 100’ün üzerinde yatırımcısı bulunuyor. Türkiye’de rüzgar enerjisine yatırım yapan firmalara hizmetimizi geliştirmek, hizmet kalitemizi yükseltmek, önümüzdeki dönem için belirlediğimiz en önemli hedefler arasında.” 

1178 NORDEX TÜRBİNİ DÖNÜYOR 

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği TÜREB’in kurumsal üyeleri arasında yer aldıklarını da hatırlatan Blanco, Borusan EnBW Enerji ile işbirliklerine de değinirken, “Türkiye’nin rüzgâr enerjisi alanında önemli bir yatırımcısıyla yaptığımız iş birliği, bizim için çok kıymetli bir ortaklıktır” ifadesini kullandı. 

Nordex Türkiye ve Ortadoğu Bölgesi Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Ender Özatay ise “Türkiye’deki rüzgar türbinlerinden bin 178’inde Nordex imzası var. Borusan EnBW Enerji’nin, Balabanlı 2. Kapasite Artışı ve Pelit rüzgar santralleri için sahada uyum içinde bir çalışma sürdürüyoruz. Nihai hedefimiz; dünyanın daha yaşanabilir, daha yeşil bir dünya olması için katkıda bulunmak” diye konuştu. 

BALABANLI RES’TE 36 MW KAPASİTE ARTIŞI

Borusan EnBW Enerji, Enerji Santralleri Genel Müdür Yardımcısı Evren Aktaş, ise bu yıl 10. yaşını kutladıkları Balabanlı RES’in kapasitesini 36 MW artırdıklarını hatırlatarak “Balabanlı RES’teski başarılı iş birliğimizi, Sivas Pelit RES projemizde de tekrarlayacağımıza olan inancımız tam. Bu iki önemli projenin, şirket olarak yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarımıza ve büyümemize önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum” dedi. 

nordex-group-baskani-jose-luis-blanco.jpeg

Nordex Grup tarafından yürütülen proje tamamlanınca, Balabanlı RES, 35.4 MW kapasitenin devreye alınmasıyla 96.8 MW kurulu güce ulaşacak. Proje kapsamında mevcutta 61,4 MW kurulu gücündeki Balabanlı Rüzgar Enerji Santrali’nin kapasite artışı için 6 adet N163/5.X türbininin teslimatı ve kurulumu gerçekleştiriliyor. 

Daimler Truck hidrojenli kamyonu Hannover’de tanıttı

HidrojenHaber – Mercedes-Benz Türk’ün çatı şirketi Daimler Truck, Hannover’da 17-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenen dünyanın en prestijli ticari araç fuarlarından olan ‘IAA Transportation 2024’te batarya ve hidrojen bazlı karbon nötr tahrik sistemlerini içeren çift yönlü stratejisiyle ve sergilediği kamyonlarla dikkat çekti. 

Fuarda, dekarbonizasyon ve dijitalleşme konularına odaklanan Daimler Truck, Mercedes-Benz eCitaro K’nın dünya prömiyerini gerçekleştirirken, aerodinamiği geliştirilen yeni Mercedes-Benz Actros L’yi de tanıttı. Fuar katılımcılarıyla buluşan Mercedes-Benz eActros 600, eActros 300 / 400 ve GenH2 modelleri de sürdürülebilir taşımacılığın öncüleri olarak Daimler Truck’ın yenilikçi vizyonunu yansıtıyor.

TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN ACTROS L

Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen Mercedes-Benz Actros L, fütüristik tasarımı, optimize edilmiş aerodinamiği ve son teknoloji destek sistemleri ile öne çıkıyor. Ayrıca, 12.8 litre EURO VI-E emisyon normlarına uygun OM471 motor ile 476 PS, 510 PS ve 530 PS güç seçenekleri sunuyor. Bu motor seçenekleri, Actros L 1848 LS, 1851 LS ve 1853 LS Plus modellerinde standart olarak yer alırken, farklı taleplere hitap eden zengin opsiyonel donanım seçenekleri de bu standart modellere eklenebiliyor. 

ELEKTRİKLİ eACTROS

Daimler Truck, dekarbonizasyon ve dijitalleşme hedefleri doğrultusunda geliştirdiği batarya elektrikli Mercedes-Benz eActros 600’ü de fuarda sergiledi. 600 kWh batarya kapasitesine sahip eActros 600, yeni elektrikli tahrik aksı sayesinde ara şarj olmadan 500 kilometreden fazla menzil sunuyor. 44 ton brüt ağırlığa uygun tasarlanan eActros 600, standart bir treyler ile AB genelinde 22 ton taşıma kapasitesine sahip. 

Aracın sürücü kabini, aerodinamik açıdan optimize edilmiş “ProCabin” tasarımıyla dikkat çekiyor. Uzun yol operasyonlarında hava direncinin en aza indirilmesi, enerji tasarrufunu artırarak daha uzun menzile katkı sağlıyor. Daimler Truck, eActros 600’ün seri üretimine Kasım ayı sonunda başlamayı planlıyor.

SIVI HİDROJENLİ KAMYON GENH2 

Daimler Truck, batarya elektrikli kamyonlara ek olarak hidrojen bazlı yakıt hücresi teknolojisinin de uzun mesafe taşımacılığında önemli bir rol oynayacağını vurguluyor. Bu teknolojiler, özellikle zorlu koşullarda esneklik ve uygun çözümler sunma potansiyeline sahip. IAA Transportation 2024’te sergilenen Mercedes-Benz GenH2 kamyon, sıvı hidrojenin karayolu taşımacılığındaki kullanılabilirliğini kanıtlıyor. 

DÜNYA PRÖMİYERİ

Fuarda dünya prömiyeri gerçekleştirilen batarya-elektrikli Mercedes-Benz eCitaro K şehir içi otobüsü, 1,5 metre kısaltılmış dingil mesafesiyle daha fazla manevra kabiliyeti gerektiren alanlar için ideal bir seçenek sunuyor. Kompakt eCitaro K, 84 kişilik yolcu kapasitesi ve yoğun saatlerdeki  performansıyla dikkat çekiyor. Dört ila altı akü seçeneğiyle sunulan araç, maksimum konfigürasyonla 300 kilometreye kadar menzil sağlıyor. Fuarda aynı zamanda Mercedes-Benz Tourismo Safety Coach ve yeni nesil Setra MultiClass LE şehirlerarası otobüs de tanıtılıyor. Daimler Buses, bir gelenek olarak, mevcut güvenlik teknolojisinin durumunu göstermek için Safety Coach otobüsü kullanıyor.

HOŞDERE’DEN DÜNYAYA

Daimler Buses, otobüs güvenliği alanındaki öncülüğünü sürdürüyor ve Mercedes-Benz Tourismo Safety Coach’ın altıncı sürümünü ilk kez IAA Transportation 2024’te tanıtıyor. Bu yeni versiyon, serinin en kapsamlı güvenlik ve destek sistemleriyle donatılmış modeli olarak öne çıkıyor. 2005 yılından bu yana Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretilen Tourismo’nun gelişmiş güvenlik teknolojileri arasında daha güçlü Aktif Fren Yardımcısı 6, Yan Koruma Asistanı 2, yeni Ön Koruma Asistanı ve Trafik İşareti Asistanı yer alıyor. Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda 2005 ile 2024 yılları arasında üretilen 23 bini aşkın Mercedes-Benz Tourismo, şehirler arası otobüs pazarının en çok tercih edilen otobüsü olmaya devam ediyor.

Ertelenen projeler Almanya’nın hedeflerini gözden geçirtecek

HidrojenHaber – Almanya’nın hidrojen hedefleri en büyük iki tedarikçi adayının rota değiştirmesinin ardından zora girdi. Norveçli Equinor’un Almanya’ya boru hattı planlarını rafa kaldırmasının ardından Danimarka’dan da benzer bir haber geldi. Danimarka – Almanya arasında kurulması planlanan boru hattının inşaatı 2032’ye kadar ertelendi. Rus doğalgazına bağımlılığını yokedip, tamamen yeşil enerji kaynaklarına dönmeyi hedefleyen Almanya’da planlar gözden geçiriliyor.

Ülkenin talebinin yüzde 70’inin ithalattan karşılamayı hedefleyen Almanya, Norveçli Equinor ve Danimarka’dan gelen haberlerle planlarını gözden geçirmek zorunda kaldı. Daha temiz yakıtla çalışabilecek bir ağ ve enerji santralleri kurmak için milyarlarca avro yatırım yapmayı kabul eden Almanya’da talebin yetersizliği, şirketlerin birer birer hidrojen projelerini rafa kaldırmasına neden oluyor.

Shell, Energinet ve Equinor hidrojen planlarını şimdilik ileri tarihe erteleme kararı alırken, Danimarka – Almanya arasında kurulması planlanan doğalgaz boru hattı projesi de ‘talep yetersizliği’ nedeniyle iptal edilmişti.

Alman Uniper hidrojen yatırımlarını yavaşlatıyor

HidrojenHaber – Alman enerji şirketi Uniper, yeşil hidrojen talebinin beklentilerin altında kalması nedeniyle yatırımlarını yavaşlatma kararı aldı.

Alman enerji şirketi Uniper, talep eksikliği nedeniyle 2030 yılına kadar yeşil hidrojende büyümeye ve yeşil dönüşüme sekiz milyar avro yatırım yapma hedefini erteledi. Frankfurter Allgemeine Zeitung’a (FAZ) açıklama yapan Uniper CEO’su Michael Lewis “Bugünkü durumda, yeşil hidrojen satın alan neredeyse hiç büyük müşteri yok. Bu yüzden biraz frene basmamız gerekiyor” diye konuştu.

Düşük enerji fiyatları ve beklenenden yavaş gelişen mevzuatın da yatırımları erteleme kararında etkili olduğunu dile getiren Lewis, Uniper’ın stratejik ve finansal açıdan en büyük katkıyı sağlayan projelere yoğunlaşacağını ifade etti.

Uniper CEO’su Lewis, yenilenebilir enerji destek sistemine benzer şekilde belirli bir hacimdeki yeşil hidrojen için uzun vadeli bir teşvik sistemine ihtiyaç duyulduğunu belirtirken, “Doğal gazın fiyatı ile mavi veya hatta yeşil hidrojenin fiyatı arasında büyük bir fark var. Devlet bu farkı kapatmayı kabul etmek zorunda kalacak” dedi.

Geçtiğimiz günlerde çokuluslu Shell ve Alman Energinet de benzer sebeplerle bazı hidrojen yatırımlarını erteleyip rafa kaldırma planlarını duyurmuşlardı.

Equatic deniz suyundan hidrojen üretecek

HidrojenHaber – Bilim insanları, deniz suyunu parçalayıp hidrojene dönüştürmenin yeni bir yolunu buldular.

ABD Enerji Bakanlığı’na bağlı araştırma ajansı ARPA-E’nin desteğiyle çalışmalar yapan California merkezli Equatic, aşındırıcı yan ürünleri yaratmadan deniz suyu kullanarak hidrojen yakıtı üretmeyi başardı.

Saf su kullanarak hidrojen üreten elektrolizörler, sudan ayrılan aşındırıcı mineraller ve çözünmüş tuz nedeniyle deniz suyunu hidrojen yakıtına dönüştürmede sorun yaşıyor. Deniz suyundaki tuz ve diğer mineraller elektrolizör içindeki parçalara yapışıp cihazların çalışmasını engeller. Deniz suyundaki tuzu ayırmak için kullanılan elektrik yükü oksijeni çektiği için, süreçte cihazı aşındıran toksik klor gazı da oluşur.

Equatic‘in kurucu ortağı Xin Chen ve meslektaşları ise, tuzu ayırmadan su moleküllerini oksijenden ayırabilen bir anot tasarladılar. Bir klor blokaj tabakası sayesinde tuzu ve diğer mineralleri durduran cihaz, deniz suyunun hidrojen yakıtına dönüştürülmesini sağlıyor. Cihazda bulunan anot, en az 3 yıl süreyle yeniden kaplama ihtiyacı duymadan çalışabilecek.

Harvard’a göre hidrojen maliyeti ‘hatalı’

HidrojenHaber – Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonucuna göre, hidrojen üretimiyle ilgili çoğu senaryoda depolama – dağıtım maliyetleri ile sektörler arasındaki değişkenlik ihmal edilerek hesaba katılmıyor. Bu nedenle açıklanan hidrojen maliyetleri önemli ölçüde hatalar barındırıyor.

Araştırma dergisi Joule’de yayınlanan makalede, “Mevcut açıklanan fiyatlarla yeşil hidrojen, sektörler arasında ton CO2 başına 500 ila 1.250 dolar arasında karbon azaltma maliyetleriyle aşırı pahalı bir stratejisi. Üretim maliyetleri kilogram başına 2 dolara düşse dahi, depolama ve dağıtım maliyetleri düşmediği sürece hidrojen kullanımı amonyak gibi sektörler hariç sınırlı kalacaktır” denildi.