HidrojenHaber – Brezilyalı enerji devi Petrobras, Rio Grande do Norte bölgesinde faaliyet gösteren Vale do Açu Termik Santrali’nde yenilenebilir hidrojen üretimi için ilk pilot tesisini kurmaya hazırlanıyor. Senai Yenilenebilir Enerjiler İnovasyon Enstitüsü (Senai ISI-ER) ile birlikte yürütülen projenin toplam bütçesi 90 milyon Brezilya Reali (yaklaşık 16 milyon ABD Doları). Projenin, elektrifikasyon süreci ise Brezilyalı bir şirket olan WEG tarafından hayata geçirilecek. Tesisinin 2026’nın ilk çeyreğinde deneme üretimine geçmesi planlanıyor.
Proje kapsamında inşa edilen 2 buçuk megavat kurulu gücündeki Alto Rodrigues Güneş Enerjisi Santrali, kurulacak 2 megavatlık elektroliz pilot ünitesinin elektrik ihtiyacını yenilenebilir kaynaktan karşılayacak. Elektroliz santrali, Brezilya elektrik dağıtım şebekesine bağlantı ve ünitede kurulu enerji depolama sisteminden yararlanarak farklı çalışma modlarında test edilecek. Üretilen hidrojen, enerji üretimi, doğalgazla harmanlama ve performans araştırmalarında kullanılacak.
Tesis, Petrobras‘ın karbonsuzlaşma stratejisinin ilk adımı olarak önem taşıyor. Şirket, gelecekte sürdürülebilir hidrojen segmentinde ticari girişimlerini artırmayı planlıyor.
HidrojenHaber – Polonya Endüstriyel Kalkınma Ajansı (ARP) Başkanı Michał Dąbrowski, Silezya’nın güneybatı bölgesinde yeşil hidrojen üretim tesisi kurma planlarını açıkladı.
Polonya Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada fabrikanın, ARP ve üç yatırım ortağı tarafından ortak girişim olarak hayata geçirileceğini söyleyen Dąbrowski, “Bu projenin Polonya ekonomisinin görünümünü, özellikle otomotiv, ulaşım, sanayi ve çevre sektörlerini değiştireceğine inanıyorum,” dedi.
Fabrikanın tam yerini ve projedeki ortakların isimlerini açıklamayan ARP Başkanı; girişimin, kömür madenciliği ve ağır sanayinin yoğun olduğu Silezya bölgesinde kurulmasının düşünüldüğünü belirtti.
Polonya ‘mavi’ ve ‘gri’ olarak tanımlanan, doğal gazdan üretilen hidrojen alanında dünyanın en büyük üreticilerinden biri konumunda. Ülkede üretilen hidrojenin büyük bir bölümü kimya endüstrisinde kullanılıyor. Yapılan araştırmalara göre halen 6,26 milyar dolar düzeyinde yeşil hidrojen pazarının büyüklüğü, 2033 yılına kadar 134 milyar doların üzerine çıkacak.
HidrojenHaber – Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) WindEnergy Hamburg ziyareti kapsamında değerlendirmelerde bulunan TÜREB Başkanı İbrahim Erden, Türkiye’nin rüzgar enerjisi kurulu gücünde Avrupa’da 5., dünyada ise 12. sırada yer aldığını ve 2023 yılı itibarıyla 2,2 milyar dolarlık artı değer yarattığını açıkladı.
Erden yaptığı değerlendirmede, “Rüzgâr enerjisi şu anda Avrupa’daki elektrik talebinin yüzde 20’sini karşılamaktadır. Bu payın 2030 yılına kadar yüzde 35’e, 2050 yılına kadar ise yarıdan fazlasına çıkması hedefleniyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ülkeler için büyük önem arz ediyor. Rüzgarda uzak doğudan gelen baskının tüm dünyada hissedildiği bir dönemde kendi kabiliyetleri ve uzmanlığıyla ön plana çıkan Türk rüzgar sektörünün temsilciliğini yapmak üzere dünyanın önde gelen sektörel etkinliklerinde önemli bir görünürlük sağlamaya çalışıyoruz. Kurulu güçte Avrupa’da 5., dünyada ise 12. sırada yer alan ve 2023 yılı itibarıyla 2,2 milyar dolarlık artı değer yaratan sektörün daha çok yabancı yatırımcı çekmesi adına faaliyetlerini yoğunlaştırmaya devam edeceğiz” dedi.
HUMDA etkinliğinde yeşil hidrojen alanındaki gelişmeler değerlendirildi.
HidrojenHaber – Akfen Yenilenebilir Enerji Operasyon Direktörü Eren Yiğit, Macaristan’da düzenlenen HUMDA Macaristan Mobilite Geliştirme Ajansı Yaz Üniversitesi etkinliğinde yeşil hidrojen alanındaki gelişmeleri ve Türkiye’nin potansiyelini değerlendirdi.
Dünyada hidrojen teknolojisi alanında çalışmalar yürüten temsilcileri bir araya getiren Macaristan’ın İnovasyon ve Teknoloji Bakanlığı yapısı HUMDA (Mobilitede Yeşil Kalkınma Ajansı) etkinliği ülkenin başkenti Budapeşte’de gerçekleştirildi.
Macaristan Enerji Bakanlığı, Enerji ve İklimden Sorumlu Devlet Sekreteri ve HUMDA CEO’su Dr. Virág Mészáros’un açılış konuşmalarıyla başlayan programda üst düzey sunumlar gerçekleşirken ulusal ve uluslararası deneyimlerin paylaşılmasına yardımcı olan yuvarlak masa tartışmalarına yer verildi.
Etkinlikte konuşan Akfen Yenilenebilir Enerji Operasyon Direktörü Eren Yiğit, yeşil hidrojen alanındaki gelişmeleri, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini ve gelecek hedeflerini anlattı.
AVRUPA YÜZDE 40 İTHAL HİDROJEN KULLANACAK
Uluslararası araştırmalara göre gelecekte tüm dünyada yeşil hidrojen talebinin neredeyse tüm sektörlerde önemli ölçüde artacağının öngörüldüğüne vurgu yapan Eren Yiğit, endüstri ve ulaşım sektörlerinin öne çıkmasıyla Avrupa’nın bu talebi karşılamak için hidrojenin yüzde 40’ını büyük ölçekli projeler geliştirebilen ve üretim kapasitesine sahip ülkelerden ithal etmesi gerektiğinin öngörüldüğünü anlattı.
“Türkiye, yenilenebilir enerji üretimi açısından benzersiz bir konuma sahip. Rüzgâr ve güneş enerjisi potansiyelinin yanı sıra jeotermal ve hidroelektrik gibi geniş bir enerji karışımından yararlanarak enerji erişilebilirliğinde karşılaştırmalı bir avantaja sahip. Yeşil hidrojen ise hem Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkıda bulunacak hem de sürdürülebilir bir geleceğe önemli bir adım teşkil edecektir.” ifadelerini kullanan Eren Yiğit, Türkiye’nin bu alanda öne çıkacağının altını çizdi.
Artan çevresel kaygılar, karbon emisyonlarını azaltma hedefleri ve temiz enerjiye olan talep nedeniyle enerji alanında dünyada hızla büyüyen yeni bir trend olarak kabul edilen yeşil hidrojenin gelecek dönemde Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkı sağlayacağı öngörülüyor.
HEDEF ÖNEMLİ OYUNCU OLMAK
Akfen Yenilenebilir Enerji’nin yeni iş alanlarını ve fırsatları büyüme hedefleri doğrultusunda takip eden bir firma olduğuna dikkat çeken Eren Yiğit, yeşil hidrojen üretimi konusunda hedeflerine de değindi. Yiğit, “Akfen Yenilenebilir Enerji olarak tamamen yenilenebilir enerji üreten bir şirketiz ve yeşil hidrojen üretiminde önemli bir oyuncu olmayı hedefliyoruz. Hidrojen üretimi, taşınması ve dağıtımında fırsatlar geliştirerek Türkiye’de bir hidrojen ekonomisi yaratmayı amaçlıyoruz. Bu vizyonla, Türkiye’nin güneyinde geliştirmeyi planladığımız Yeşil hidrojen üretim projesi için ön araştırma ve geliştirme çalışmalarına başladık. Bu proje kapsamında, endüstri ve ulaşım alanlarında kullanılmak üzere yıllık 500 ton Yeşil hidrojen üretmeyi hedefliyoruz” ifadelerine yer verdi.
18 İLDE YENİLENEBİLİR ENERJİ ÜRETİYOR
Akfen Holding, temellerini 2007 yılında attığı ‘Akfen Yenilenebilir Enerji A.Ş.’ bünyesinde tamamı yerli ve yenilenebilir kaynaklardan oluşan, sürdürülebilir enerjiye yatırım yapan Türkiye’nin ilk yenilenebilir enerji platformunu hayata geçirdi. Akfen Yenilenebilir Enerji’nin Türkiye’nin 18 ilinde her teknoloji için en uygun doğal kaynaklara sahip bölgelerde konumlandırılan tamamı yenilenebilir kaynaklardan oluşan ve kaynak bazında dengeli yaklaşık 700 MW gücündeki hidro, rüzgâr ve güneş elektrik üretim portföyü bulunuyor. Akfen Yenilenebilir Enerji’nin hisseleri, halka arz edildiği Mart 2023’ten bu yana Borsa İstanbul’da AKFYE kodu ile işlem görüyor.
HidrojenHaber – Toyota, önümüzdeki günlerde düzenlenecek Japan Mobility Bizweek’te, geliştirdiği bir dizi ürünü görücüye çıkaracak. Yeni ürünlerin arasında, yeni nesil hidrojen yakıt hücreli elektrikli araçlara güç sağlayabilecek taşınabilir ve değiştirilebilir hidrojen kartuşu da bulunuyor.
Toyota‘nın yan kuruluşu Woven‘ın 2022’de geliştirdiği kartuş prototipi, geçen zaman içinde daha da geliştirilerek kullanılabilir hale getirildi. Küçültülüp hafifletilerek daha hafif ve taşınabilir hale getirilen kartuşlar, Toyota’nın yakıt hücreli elektrikli araçlarında kullanılabilecek.
1 - 9
Konsept, elle taşınabilecek kadar kompakt ve hafif hidrojen kartuşlarını içeriyor. Bir sırt çantasına sığabilecek büyük boy AA pil gibi görünen kartuşlar, yakıt hücreli elektrikli araç sürücülerinin hidrojen seviyeleri düştüğünde güç kaynaklarını değiştirmelerine olanak tanıyacak. Böylece otomobiller, fosil yakıtla çalışan araba gibi akaryakıt istasyonunda yakıt ikmali yapmak zorunda kalmayacak.
Ancak Toyota bu yeniden doldurulabilir ve yenilenebilir kartuşların, otomobilde yakıt hücresi olarak kullanılırken, evlerde yemek pişirmek için de kullanılabileceği görüşünde. Buna göre gerekli durumlarda hidrojen kartuşu otomobilden çıkarılarak herhangi bir uygun cihazı çalıştırmak için kullanılabilecek.
Toyota’ya göre bu hafif, taşınabilir kartuşlar, büyük bir boru hattı döşemeye gerek kalmadan insanların yaşadığı ve çalıştığı yerlere hidrojen ulaştırmanın daha uygun fiyatlı ve daha rahat bir yolu haline gelebilir.
HidrojenHaber – Danimarka elektrik ve gaz iletim sistemi operatörü Energinet, Almanya’ya hidrojen taşıyacak boru hattı için planlanan devreye alma tarihini 3 yıl erteledi. Proje 2028 yerine 2031 sonunda hayata geçirilecek. Energinet ertelemeye gerekçe olarak boru hattı projesinin teknik açıdan karmaşık oluşunu ve uzun planlama-izin süreçlerini gösterdi.
Mart 2023’te kararlaştırılan projenin, Almanya’ya giden ilk sınır ötesi hidrojen boru hattı olması amaçlanıyordu. Alman hükümeti de Danimarka boru hattı projesinin, diğer sınır ötesi hidrojen projelerine örnek olarak hız kazandıracağına inanıyordu.
Yeşil hidrojen, çelik üretimi, gübre, cam, kağıt veya kimya endüstrisi gibi; yüksek ısıya ihtiyaç duyulan, elektriklendirilmesi zor sektörlerin karbondan arındırılmasında önemli bir rol oynayacak. Ancak Almanya’nın yerel üretimle öngörülen talebin tamamını karşılaması mümkün görünmüyor.
HidrojenHaber – Dünyada yeşil dönüşüm devam ederken, ABD’de faaliyet gösteren H2B2 Electrolysis Technologies, tamamen yenilenebilir enerjisiyle çalışan en büyük hidrojen üretim tesisi SoHyCal projesini hayata geçirecek.
ABD’nin California eyaletinde bulunan SoHyCal, tam kapasiteyle üretime geçtiğinde hidrojen pazarını domine ederek, fosil yakıtlara daha temiz bir alternatif sunacak. Tesis, ilk aşamasında biyogaz kullanarak günlük 1 tona kadar hidrojen üretebilecek. 2025 yılının 2’nci çeyreğinde devreye girmesi planlanan güneş enerjisi santraliyle birlikte hidrojen üretimi tamamen yeşile dönecek.
Tesis tamamen işlevsel hale geldiğinde, her gün 3 ton hidrojen üretebilecek. SoHyCal, Ingeteam tarafından geliştirilen proton değişim membranı (PEM) elektroliz teknolojisini kullanacak.
California Enerji Komisyonu (CEC), H2B2‘nin SoHyCal projesinin hayata geçirilebilmesi için Temiz Ulaşım Programı aracılığıyla 3,96 milyon dolarlık bir hibe vermişti. Üretilen hidrojen, California’nın hidrojen altyapısına tedarik sağlayarak, öncelikle ulaşım sektörünün emisyonlarının azaltılmasına yardımcı olacak.
Hidrojen pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 10 trilyon dolar büyüklüğe ulaşması bekleniyor. SoHyCal projesi de planlanan üretimiyle en büyük oyuncular arasına girmeyi hedefliyor.
HidrojenHaber – Türkiye’nin önde gelen enerji organizasyonlarından 18’inci “EIF Dünya Enerji Kongresi ve Fuarı, bu yıl da enerji dünyasının önemli isimlerini buluşturacak. Etkinlik, 9-11 Ekim 2024 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerini bekliyor.
Açılış konuşmalarını Akkuyu Nükleer JSC Başkanı Anton Dedusenko İle Bosna Hersek Enerji Bakan Yardımcısı Admir Softic’in gerçekleştirdiği etkinlik geniş katılımla İstanbul Fuar Merkezi’nin 5, 6 ve 7’nci salonlarında başladı.
Fuarın üçüncü günü olan 11 Ekim 2024’te ise 11.00’de başlayan oturumda “EIF Dünya Enerji Kongresi ve Fuarı’nın özel oturum konuğu Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olacak.
Bu yıl 35.000 m²’lik geniş bir alanda, güneş ve rüzgar enerjisi başta olmak üzere birçok yenilenebilir enerji kaynağının tanıtıldığı ve enerji sektöründe yatırım yapmak isteyen binlerce profesyoneli ağırlayacak bir ortam sunuyor. Özellikle kendi fabrikası, işyeri veya evi için güneş ya da rüzgar enerjisi santrali kurmak isteyen yatırımcılar için değerli bir fırsat olan EIF 2024, sektördeki yenilikler ve iş birlikleri açısından büyük fırsatlar yaratıyor.
EIF Dünya Enerji Kongresi kapsamında 3 salonda düzenlenen oturumlarda ise sektörün kendi alanlarında önemli isimleri sunumlar yapıp, sektördeki gelişmeleri değerlendirecekler.
The appointment of a new director-general to head the organization could be signalling a revival of the world’s rules-based trading system. | File photo
Çin, elektrikli araç ithalatında uyguladığı gümrük tedbirleri için Türkiye’yi DTÖ’ye şikayet etti.
Çin Halk Cumhuriyeti, Çin malı elektrikli araçlarla ilgili gümrük tarifeleri nedeniyle, Türkiye Cumhuriyeti’ni Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) şikayet etti.
Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkede uygulanan benzer tarifeler nedeniyle rekabet imkanları zayıflayan Çin, uluslararası ticarette haksızlığa uğradığını düşünüyor. Çin tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin uyguladığı ithalat tedbirlerinin ayrımcı uygulamalar olduğu ve uluslararası ticaret kurallarına aykırı, olduğu kaydedildi.
Dünya Ticaret Örgütü’ne göre uluslararası serbest ticaret ilkeleri doğrultusunda, korumacı ticaret tedbirleri almak prensip olarak uygun görülmüyor. Çinlilerin Türkiye’yi DTÖ kurallarına uymaya ve ithalat tedbirlerini kaldırmaya davet eden açıklamasında, Türk hükümetinden de bir cevap bekledikleri bildirildi.
Türk tarafı açıklamaya henüz bir cevap vermedi. Türkiye Haziran 2024’te Çin’den yapılan araç ithalatına %40 ek tarife uygulamaya başlamıştı. Ağustos’ta ise plug-in hibrit araç ithalatına yönelik sert ithalat tedbirleri getirmişti.
BİRÇOK ÜLKE BENZER TEDBİRLER ALIYOR
İthalatçı birçok ülke ise Çin hükümetinin ekonomik nedenlerle otomotiv sektörüne büyük sübvansiyonlar uyguladığını ve rakip ülkelerde üretilen araçların rekabet etmekte zorlandığını öne sürüyor.
Öte yandan Türkiye, 2024 yılında Çinli otomobil üreticileriyle çok sayıda görüşmeler yaptı ve Türkiye’de yatırım çağrılarında bulundu. Çinli BYD ile bir anlaşma imzalayan Türkiye, geçen hafta Chery ile de yatırım görüşmelerinin son aşamasında olduğunu duyurdu.
Çin’in DTÖ’ye sunduğu şikayet mektubu; DTÖ mevzuatında yer alan ticaret anlaşmazlığı sürecinin ilk resmi adımı olarak uygulanıyor. Şikayet mektubu bazı durumlarda bir pazarlık masası oluşmasına vesile olduğu için; sorunun çözülmesine yetebiliyor.
Çin Mart 2024’te güneş enerjisi panelleriyle ilgili ve bu kez anlaşmazlığın aksi tarafında konumlandığı; ABD’nin yerli üreticilerini desteklediği sübvansiyon uygulamalarına karşı benzer bir şikayette bulunmuştu.
HidrojenHaber – Avrupa Birliği’nin hidrojen hedeflerini desteklemek için 30 Nisan 2024’te düzenlediği ihalenin kazanan 7 projesinden 6’sı hibe anlaşmalarını imzaladı.
Bugün Avrupa Komisyonu’ndan yapılan açıklamaya göre, Avrupa Hidrojen Bankası’nın ‘Hidrojen İhalesi’ olarak bilinen IF23 sürecinin kazanan şirketleri hibe anlaşmalarını imzaladı. Şirktelere verilen hibe, üretim maliyetleri ile endüstriyel kullanıcıların bu yeni ürün için ödemeye istekli oldukları fiyat arasındaki makasın daraltılmasına yardımcı olmak için kullanılacak.
Proje Adı
Proje Koordinatörü
Proje Konumu
Teklif (Euro/kg)
Talep edilen hibe miktarı (Euro)
eNRG Lahti
Nordic Ren-Gas Oy
Finlandiya
0,37
45,228,375
Grey2Green-II
Petrogal S.A.
Portekiz
0,39
84,227,910
HYSENCIA
Angus
İspanya
0,48
8,104,918
SKIGA
Skiga
Norveç
0,48
81,317,443
Catalina
Renato Ptx Holdco
İspanya
0,48
230,463,819
MP2X
Madoquapower 2x
Portekiz
0,48
245,178,772
Kazanan Teklifler
Yenilik Fonu, üretilen sertifikalı ve doğrulanmış yenilenebilir hidrojenin kilogramı başına sabit bir prim ödemesiyle bu projeleri destekleyecek. Projeler üretime geçmeden destek ödenmeyecek. Hibe anlaşmasının imzalanmasından itibaren, projelerin yenilenebilir hidrojen üretmeye başlaması için beş yıla kadar süre verildi. Üretilen yenilenebilir hidrojen, denizcilik, ağır hizmet tipi taşımacılık, tarım veya e-metan ve e-metanol üretimi gibi birçok sektörde kullanılacak.
İhaleyle dağıtılacak toplam destek miktarı 694.521.237 Avro seviyesinde. Bu miktar, on yıllık bir zaman diliminde dağıtılacak. Hibeler, 35 ila 500 MWe megavat elektrik (MWe) kapasiteli tesisler için 8 milyon Avro ile 245 milyon Avro arasında değişiyor.
Avrupa Hidrojen Bankası, Ekim ayı sonunda düzenlenecek 2’nci ihalenin şartnamesini geçen hafta yayınlamıştı.