HidrojenHaber – İngiltere’nin tarihi kentlerinden Surrey’de Kent Konseyi, sıfır emisyonlu otobüslere geçişi hızlandırmak için 16 milyon sterlinden fazla yatırım yapıyor. Surrey’de ekim ayından itibaren hidrojen yakıtlı 34 yeni otobüsten oluşan bir filo şehirde yolcu taşımaya başlayacak.
Yeşil hidrojenle çalışan araçlar 600 mile kadar menzile sahip. Ücretsiz Wi-Fi, şarj noktaları ve sosyal oturma alanları sunan otobüsler sessiz bir yolculuk sunuyorlar. Surrey’de önümüzdeki haftalarda tek katlı 23 otobüs hizmete girecek. Çift katlı 11 hidrojen yakıt hücreli otobüsün ise kış aylarında teslim edilmesi bekleniyor. İngiltere’de Wrightbus tarafından imal edilen hidrojenli otobüsler, Metrobus tarafından işletiliyor.
Metrobus Genel Müdürü Ed Wills, yaptığı açıklamada “Filomuza 34 adet yepyeni İngiliz yapımı hidrojenli otobüsünün geldiğini duyurmaktan mutluluk duyuyorum. Egzozundan sadece su buharı çıkan bu otobüsler, bölgede emisyonları azaltmaya yönelik kararlılığımızı önemli bir göstergesi” dedi.
HidrojenHaber – Çin-Alman ortak girişimi BMW Brilliance, Liaoning eyaletindeki Shenyang’da ilk hidrojen yakıt ikmal istasyonunun kurulmasına yardımcı olduktan sonra, ülkede lojistik taşımacılığında yeşil hidrojenli kamyonlar kullanan ilk otomobil üreticisi oldu.
Şirketin başkanı ve CEO’su Franz Decker, “BMW Brilliance, hükümetlerin de desteğiyle Çin’in hidrojen enerjisi geliştirme planına uyum sağlıyor. Şirketimiz, hidrojen enerjisi endüstrisinde inovasyona ve gelişime destek olmak için yerel ortaklarla güçlerini birleştirdi.” dedi. BMW’nin yeşil hidrojen enerjisiyle ilgili ileriye dönük önemli planları olduğunu ifade eden Decker, BMW’nin hidrojenle çalışan yakıt sistemlerinde 40 yılı aşkın deneyime sahip olduğunu kaydetti.
BMW Brilliance, bu yılın başlarında lojistik ortağı Huatong Logistics’i hidrojen kamyonlarını ticari operasyonlara dahil etmeye teşvik ederek yakıt ikmal istasyonuna yönelik talep yaratmıştı. Hidrojen yakıtlı kamyonlar; lojistikte uzun menzil, hızlı yakıt ikmali, hafiflik ve sıfır emisyon gibi önemli avantajlar sunuyor.
BMW’den geçtiğimiz hafta yapılan açıklamada, ilk seri üretim hidrojen yakıt hücreli elektrikli aracın 2028’de piyasaya sürülmesinin planlandığı bildirilmişti.
HidrojenHaber – Avrupa Komisyonu, Yeşil Mutabakat Endüstriyel Planı doğrultusunda net sıfır ekonomiye geçişi desteklemek için 1 milyar avroluk Portekiz destek paketini onayladı. 1 milyar avroluk kaynak, hidrojene geçiş için gerekli ekipmanların üretimine yönelik yatırımların desteklenmesi için kullanılacak.
Destek paketi kapsamındaki yardım, doğrudan hibeler şeklinde dağıtılacak. Hibeler; pil, güneş panelleri, rüzgar türbinleri, ısı pompaları, elektrolizörler ve hidrojen depolama için ekipman veya ara mamül üreten Portekizli şirketlerin başvurularına açık olacak.
HidrojenHaber – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştiren Venezuela Cumhurbaşkanı Başyardımcısı ve Petrol Bakanı Delcy Rodriguez ile bir araya geldi. Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede petrol ve doğal gaz alanlarında iş birliği imkanları ele alındı.
Bakan Bayraktar, görüşmeye ilişkin sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “Venezuela ile üst düzeyde devam eden ikili ilişkilerimizde enerji iş birliklerimiz önemli bir yer tutuyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz Ocak ayında Karakas’ta imzaladığımız petrol ve doğal gaz alanlarındaki mutabakat zaptı mevcut ilişkilerimizi daha da ileriye taşıyacak nitelikte. Sayın Rodriguez ile yaptığımız görüşmede de bu anlaşma çerçevesinde somut adımlar atma, doğal gaz ve petrol aramacılığı, üretimi ve ticareti noktasında yeni iş birlikleri geliştirme konusunda mutabık kaldık” ifadelerini kullandı.
MADURO İLE GÖRÜŞMÜŞTÜ
Bakan Bayraktar, Ocak ayında Venezuela’ya bir ziyaret gerçekleştirmiş ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile görüşmüştü. Ziyaret kapsamında ayrıca Cumhurbaşkanı Başyardımcısı Rodriguez ile de bir araya gelen Bayraktar, ilgili bakanlarla Hidrokarbon Sektöründe İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı ve Madencilik İşbirliği Üzerine Mutabakat Zaptına İlişkin Ek Protokolünü imzalamıştı.
HidrojenHaber – Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği ile birlikte Türkiye rüzgar sektöründen 100’ü aşkın kamu ve özel sektör profesyonelinin iştirak ettiği WindEnergy Hamburg ziyareti tamamlandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr. Zafer Demircan ile Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu’nun da katıldığı ziyaret kapsamında 25 Eylül’de ‘Rüzgar Sanayisinde Güçlü Bir Gelecek: Tedarik Zincirindeki Engeller ve Çözüm Yolları’ adlı bir TÜREB Özel Oturumu da düzenlendi.
1 - 11
TÜREB Başkanı İbrahim Erden’in moderatörlüğünü üstlendiği oturumda, WindEnergy CEO’su Giles Dickson, Avrupa rüzgar sektörü perspektifinden mevcut durumu paylaşırken Dentos Eş Başkanı Schnell, Nordex Accioan CEO’su Blanco ve Enercon COO’su Juritz özellikle son 5 yıllık dönemde tedarik zinciri açısından yaşanan sorunları ve bunların çözüm yollarını gündeme getirdi. Oturum moderatörü TÜREB Başkanı Erden ise, Türkiye rüzgar enerjisi sanayisinin kıta Avrupası rüzgar sektörü için sağlayabileceği faydalara dikkat çekme fırsatı buldu.
BİREBİR TEMASLAR KURULDU
Fuar süresince birçok teknoloji ve sektör şirketinin üst düzey yöneticileriyle birebir temaslar kuruldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr. Zafer Demircan ile Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu’nun katıldığı temaslarda TÜREB Heyeti, WindeyEnergy, kfW Ipex-Bank, Nordex, Enercon, TPI, GE, Vestas ve Hitachi’nin global yöneticileri ile bir araya gelerek karşılıklı iş birliği fırsatlarını istişare etti.
HidrojenHaber – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, önümüzdeki yıl Togg’un ilk sedan modeli olan T10F’in piyasaya sunulacağını söyledi.
Bakan Kacır, Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Togg’un teknoloji kampüsünü ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklama yapan Kacır, Togg hem Ar-Ge, hem de üretim faaliyetlerine doludizgin devam ettiğini söyledi. Togg yetkililerinden yapılan son çalışmalara ilişkin bilgiler aldığını belirten Kacır, “Malumunuz Eylül ayından itibaren Türkiye’de küresel güvenlik regülasyonlarına uyumlu uyum sürecini başlatmış olduk. Genel Güvenlik Regülasyonları (GSR) 2 düzenlemeleri eylül ayından itibaren Türkiye’de zorunlu hale geldi. Togg da tabii bu yeni düzenlemeye en hızlı şekilde uyum sağladı. Ben de az önce Togg’un özellikle otonom sürüş kabiliyetlerine ilişkin bir deneyim gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadım.” dedi.
Önümüzdeki yıl Togg‘un yeni modeli T10F’in piyasaya sunulacağını belirten Kacır, “T10F ile birlikte aslında çok farklı bir hedef kitleye de Togg artık sesleniyor olacak. Model biraz daha spor ama aynı zamanda bir sedan araçtan beklentileri de karşılayacak şekilde tasarlandı. Yine T10F, mevcut SUV modelden 80 kilometre daha fazla menzile sahip olacak. Bu da elektrikli araç kullanıcılarının çokça memnun olacağı bir unsur aslında. Malumunuz biz hem Togg’un hem de diğer elektrikli araçların Türkiye’de yaygınlaşmasını çok önemsiyoruz.” ifadesini kullandı.
1 - 8
“ŞARJ İSTASYONU YATIRIMLARINI BÜYÜTECEĞİZ”
Destekleriyle elektrikli araçlara ilişkin şarj istasyonlarının Türkiye’nin tüm şehirlerinde yaygınlaşmasını sağladıklarını söyleyen Kacır, “Halihazırda Türkiye’nin tüm şehirlerinde 23 bin halka açık şarj noktası var ve bunların 8 bini hızlı şarj imkanı sunan noktalar. Önümüzdeki dönemde desteklerimiz özel sektörün şarj istasyonu yatırımlarını daha da büyüteceğiz. Türkiye Avrupa’da elektrikli araç başına düşen halka açık şarj istasyonu noktası açısından lider ülkelerden biridir. Bu liderlik rolümüzü daha da güçlendireceğiz ve Togg, hem Ar-Ge, inovasyon alanında hem üretim yetkinlikleri ile Türkiye’nin gururu olmaya, iftihar kaynağımız olmaya devam edecek. Biz de her daim Togg’un yanında olmayı desteklemeyi sürdüreceğiz. Burada muhteşem bir ekip var, gencecik bir ekip var, deneyimli bir ekip var. Dolayısıyla bu ekibin alın teriyle, akıl teriyle Türkiye’nin geleceği için yürüttükleri bu çalışmalarda biz de her daim yanlarında olacağız.” diye konuştu.
SÜRÜŞ KONFORU EN ÜST SEVİYEDE
Bakan Kacır, güvenlikten dayanıma test süreçleri başlatılan Togg’un ilk sedan modeli olan T10F ile bir de sürüş gerçekleştirdi. Tasarımı, iç mekan konforu, güvenlik donanımları ve teknolojik özellikleriyle dikkat çeken T10F, Türkiye’nin otomotiv endüstrisinde önemli bir yere sahip olmaya aday gösteriliyor. Sürekli kendini yenileyen sürücü destek sistemleri sayesinde T10F, sürüş konforunu en üst seviyeye yükseltiyor. Dayanıklı ve sağlam altyapısı ile de her türlü yol koşulunda güvenli bir sürüş sağlıyor. Otomobil; sportif, dinamik bir tutuşla uyumlu sürüş deneyimine imkan sağlıyor.
HidrojenHaber – Hindistan merkezli çok uluslu otomotiv şirketi Bajaj Auto, yeni revize edilmiş iki tekerlekli aracını tanıttı. Şirket, iki ve üç tekerlekli mobil sistemleri için etanolle çalışan bir motor tasarladı. Otomobil endüstrisinin alternatif yakıt kaynaklarına yöneldiği bir dönemde lansmanı yapılan yeni motor ‘devrim niteliğinde’ özelliklere sahip.
Elektriğin tek çözüm olmadığını daha önce de vurgulayan Bajaj yetkilileri, alternatif olarak etanolle çalışan bir motor geliştirdiklerini bildirdiler. Motorun mevcut modellere bir yükseltme olarak mı yoksa yepyeni bir ürün serisinin parçası olarak mı lanse edileceği. henüz açıklanmadı. Etanol motorlu Bajaj markalı ilk motosiklet modelinin 2024 yılının sonundan önce piyasaya sürülmesi planlanıyor.
Etanollü motorun, mevcut modellere bir güncelleme olarak kullanıma sunulması bekleniyor. Söz konusu modelin Pulsar olabileceği tahmin ediliyor.
BİTKİSEL MATERYALDEN ÜRETİLİYOR
Etanol; üretimi nispeten uygun fiyatlı hem de benzin kadar kirlilik yaratmayan alternatif bir enerji kaynağı olarak öne çıkıyor. Bitkisel materyalden üretilen etanol, halen içten yanmalı motorlardaki oksijenasyon sürecine yardımcı olmak için %10 oranında benzine karıştırılarak kullanılıyor. Etanol, benzinin ürettiği hava kirliliği miktarını da azaltan bir katkı maddesi.
Amerika Birleşik Devletleri’nde etanolün çoğu mısır nişastası biyokütlesinden üretiliyor. Benzine göre daha az enerji içeren etanolün yakıt olarak kullanımının yaygınlaşması tarım sektörünü de hareketlendirebilir.
Etanol ile çalışan motor, Bajaj için bir ilk olsa da daha önce TVS Motor Company ve Honda tarafından denenmiş bir teknoloji. Bajaj’ın kendi etanol motoruyla pazara katılması, otomobil endüstrisinde alternatif yakıt sistemlerinin büyümesine yönelik olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor.
HidrojenHaber – İnovasyon Fonu, Avrupa Hidrojen Bankası‘nın bir parçası olarak yenilenebilir hidrojen üretimini desteklemeye devam ediyor. Komisyon, 27 Eylül 2024’te, İnovasyon Fonu aracılığıyla yenilenebilir hidrojen üretimi için ikinci ihalesinin (IF24) nihai şartnamesini yayınladı. Avrupa Hidrojen Bankası‘nın temel görevlerinden biri olan ihale, Biyolojik Olmayan Kökenli Yenilenebilir Yakıt (RFNBO) olarak kategorize edilen hidrojen üreticilerine finansal destek sağlıyor.
3 Aralık 2024’te düzenlenecek ihale, Avrupalı yenilenebilir hidrojen üreticilerine 1,2 milyar avroya kadar destek sağlayacak. İlki geçen yıl düzenlenen hidrojen ihalesinin 2024 ayağı, kamu desteğiyle yatırım risklerini azaltarak Avrupa’da yenilenebilir hidrojen pazarı yaratılmasını hedefliyor.
KİLOGRAM BAŞINA DESTEK
IF24 İhalesi kapsamında ‘başarılı’ olarak değerlendirilecek teklif sahipleri, en fazla on yıllık bir operasyon süresince, ürettikleri yenilenebilir hidrojende kg başına € cinsinden sabit bir destekleme primi alacaklar. Söz konusu destek, üretim maliyetleri ile alıcıların yenilenebilir hidrojen için ödemeye hazır oldukları fiyat arasındaki farkı kapatmayı amaçlıyor.
İlk ihalenin sonuçları değerlendirilerek oluşturulan 2024 ihalesinin şartnamesi, Avrupa Birliği’nin ‘Net Sıfır Sanayi Yasası’ hedeflerine destek vermesini kolaylaştırıyor. Buna göre projeler, ‘temel malların tedarik güvenliğinin sağlanması ve Avrupa’nın endüstriyel rekabet gücüne katkı’ kriterlerine göre değelendirilecek. Komisyon değerlendirme sırasında projelerin Avrupa’daki güvenli üretim süreçlerini ve siber güvenlik gerekliliklerini de gözönünde bulunduracak.
Uygulama için daha yüksek olgunluk seviyesi gereklilikleri; Gözden geçirilmiş bir fiyat tavanı; Denizcilik sektöründe alıcılara üretimlerini tedarik eden projeler için 200 milyon €’luk özel bir bütçe.
İnovasyon Fonu, net sıfır ve yenilikçi teknolojilerin ticarileştirilmesi ve dağıtımı için dünyanın en büyük finansman programlarından biri. Fon, AB Emisyon Ticaret Sistemi’nden alınan izinlerin açık artırmayla satılmasından elde edilen gelirlerle finanse ediliyor. Fonun amacı; işletmelerin temiz enerjiye yatırım yaparak bir yandan Avrupa endüstrisinin karbonunu azaltıp diğer yandan da piyasaya hazır teknolojiler sunarak rekabet gücünü artırmak olarak ifade ediliyor.
HidrojenHaber – Volkswagen’in emisyonsuz döneme geçiş sürecinin en önemli modellerinden biri olan ID.Buzz, T1’in DNA’sını günümüze ve elektrikli mobilite çağına taşıyor.
ID.Buzz’ın, Volkswagen ID ailesinin Türkiye’de satışa sunulan ilk modeli olduğunu belirten Volkswagen Ticari Araç Genel Müdürü Tolga Senyücel, “ID.Buzz, Volkswagen Grubu’nun tamamen elektrikli araç platformunda (MEB-modüler elektrikli araç platformu) üretiliyor. İçten yanmalı araç platformundan dönüşüm yapılmış bir araç değil, bu bakımdan müşteri beklentilerini tamamen karşılayacağını düşünüyoruz” dedi.
1 - 26
Tolga Senyücel, “Volkswagen Ticari Araç olarak bu ürünün hem müşteri portföyümüze hem de satışlarımıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu yıl için kotalarımız sınırlı da olsa, 2025 yılında pazara sunmayı planladığımız diğer ID.Buzz modelleriyle birlikte, satışlarımızın içinde elektrikli araç satışlarının yüzde 10 pay almasını hedefliyoruz.” şeklinde bilgi verdi.
İKİ VERSİYONU SATIŞA ÇIKIYOR
ID.Buzz, 1 Ekim’den itibaren satışa sunuluyor. ID.Buzz Cargo (2+1) Standart Şasi 286 PS (84kWh) modeli 1.950.000 TL ve ID.Buzz Pro (4+1) Standart Şasi 286 PS (84kWh) modeli ise 3.600.000 TL anahtar teslim fiyatıyla satın alınabilecek.
Volkswagen Ticari Araç’ın 1950’lerde pazara sunduğu ikonik modeli T1, yani Bulli’den ilham alan ve orijinal Bulli’nin stilistik unsurlarından yararlanılan ID.Buzz, Volkswagen Bulli ile temsil edilen özgürlük ve bağımsızlık ruhunu zamanımıza aktarıyor.
ID.Buzz model serisine özel bir başka tasarım unsuru ise, karizmatik LED farların arasındaki ön panelle belirginleşen ve gülümseyen bir yüzü andıran ikonik ön kısmı. ID.Buzz tıpkı orijinal Bulli’de olduğu gibi arkadan itiş özelliğine sahip.
Karbon ayak izi sıfıra indirgenen ID.Buzz’ın her iki versiyonu da, sürdürülebilirlik özelliklerine sahip. Aracın iç mekanında, geri dönüştürülmüş malzemeler kullanılırken, aynı zamanda araçta gerçek deri kullanılmıyor.
ID.Buzz Volkswagen Ticari Araç tarafından Hannover’de, Volkswagen Grubu’nun Modüler Elektrikli Araç (MEB) platformunda geliştiriliyor. Tamamen elektrikli otomobiller için geliştirilen dünyanın ilk ölçeklenebilir seri üretim platformu olan MEB, farklı modeller ve segmentler için temel oluşturuyor. MEB platformu, geleceğin yeni modelleri için, yazılım ve teknolojinin daha da geliştirilmesine olanak tanıyor.
ID.Buzz’da sunulan Harman Kardon premium ses sistemi, 12+1 adet hoparlörü, 700 watt toplam gücü ve subwoofer ile sürüş keyfini maksimum seviyeye taşıyor.
KİŞİSELLEŞTİRİLEBİLEN EĞLENCE SİSTEMİ
Head-up display (HUD), sürücü destek veya bilgi-eğlence sistemi özelliklerinden ihtiyaç duyulan bilgilere göre kişiselleştirilebiliyor. Ekran, bilgi ve eğlence sistemi içindeki araç ayarlarından açılabiliyor veya kapatılabiliyor, oturma pozisyonuna göre konumu ayarlanabiliyor. Olumsuz hava koşullarında ön cama yansıyan bilgilerin daha iyi görülebilmesi için renk değiştirilebiliyor.
Aracın durumuna ilişkin tamamlayıcı bilgileri gösteren akıllı bir ışık konsepti olan ID.Light üzerinden adaptif hız sabitleyici “ACC”, ön bölge asistanı “Front Assist”, karşılama ve uğurlama ışığı, şarj işlemleri, telefon çağrısı gibi sistemler, işlevler hakkında ve güncel sürüş durumuna ilişkin bilgiler sunuluyor. Bilgi ve eğlence sistemi ekranından araç menüsüne girerek, ID.Light fonksiyonları etkinleştirilebiliyor veya devre dışı bırakılabiliyor.
ID.Buzz’da bulunan 12,9″ “Ready 2 Discover” radyo ve direksiyonun arkasında konumlandırılmış olan 5,3” (13,46 cm)’lik dijital gösterge paneli, müzik dinlerken, navigasyonu takip ederken ya da farklı uygulamalar arasında geçiş yaparken şık tasarımıyla eşlik ediyor.
SÜRÜCÜ DESTEK SİSTEMİ
ID.Buzz’da bulunan sürücü destek sistemleri, mükemmel sürüş kolaylığı ve güvenlik sunuyor. Yarı otonom sürüş asistanı “Travel Assist” gibi yenilikçi ve birbirine bağlı teknolojiler opsiyonel olarak sunuluyor. Travel Assist, öndeki araçla güvenli sürüş mesafesini korurken aracı kolayca şeritte tutmayı sağlıyor. Standart olarak sunulan diğer sürücü destek sistemleri arasında; Front Assist – ön bölge asistanı – ve Lane Assist – şerit takip asistanı ve acil durum asistanı “Emergency Assist” sayılabilir.
Bu özelliklerin yanı sıra, adaptif hız sabitleyici “ACC”, follow-to-stop fonksiyonu, hız limitleme, kör nokta algılama ile şerit değiştirme asistanı “Side Assist” ve arka trafik uyarı sistemi “Rear Traffic Alert” ID.Buzz Pro’da standart olarak sunuluyor.
ID.Buzz ve ID.Buzz Cargo modellerinde toplam 84 kWh (net: 79 kWh) enerji sağlayan yüksek voltajlı lityum iyon batarya bulunuyor. Batarya, arka aksa entegre edilmiş olan 210 kW’lık elektrik motorunu besliyor.
460 KM MENZİL
WLTP standartlarına göre ID.Buzz’ın menzili 460 km’ye kadar çıkıyor. Maksimum hız, elektronik olarak 160 km/s ile sınırlandırılmış. Aracın 0’dan 100 km hızlanması ise, Pro modelinde 7.6 saniye, Cargo modelinde ise 10.2 saniye olarak gerçekleşiyor. Aracın elektrikli motoru 560 Nm’lik maksimum tork üretiyor. Bataryanın konumu sayesinde iyice düşürülmüş olan ağırlık merkezi ile aracın dinamizmi artıyor. Tasarım, ID.Buzz’ın dönüş dairesi çapının yaklaşık 11 metre olmasını da sağlıyor.
Lityum iyon batarya, 11 kW alternatif akımla (AC) şarj edilebildiği gibi, bir CCS konektörü aracılığıyla DC hızlı şarj istasyonunda 185 kW’a kadar artan bir güçte şarj edilebiliyor. Bu şekilde şarj edildiğinde, bataryanın şarj seviyesi yaklaşık 26 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e yükseliyor.
ID.Buzz, sürücü ve yolcularına, geniş tasarımlı iç mekanıyla son derece ferah bir ortam sunuyor. 5 kişilik ID.Buzz Pro’da yolcular son derece rahat seyahat edebiliyor ve eşyaları için de 1.121 litrelik bagaj alanından yararlanabiliyor. İkinci koltuk sırası yatırıldığında bu yük kapasitesi 2.205 litreye kadar çıkabiliyor. ID.Buzz Cargo ise, müşterinin tercihine göre önde şoför yanında tekli veya ikili koltuk seçeneği ile sunuluyor. Aynı zamanda 3,9 m3’lük kargo alanını ayıran sabit bir camlı bölme de bulunuyor.
AKILLI CAM TAVAN
Elektrokromatik panoramik “Smart Glass” akıllı cam tavan, katmanlı cam yapısı ve değiştirilebilir sıvı kristal film özelliği sayesinde şeffaf veya opak hale getirilebiliyor. Cam tavan, tavan kaplamasındaki kontrol tuşları üzerinden veya bilgi-eğlence sistemi aracılığıyla opak/şeffaf olarak ayarlanabiliyor.
Bir MPV olan geniş ID.Buzz Pro, aileler, boş zaman aktiviteleri ve iş amaçlı kullanım için özel olarak tasarlandı. Sürücü ve ön koltuktaki yolcu için, iç kısımda standart olarak ayarlanabilir kolçakların bulunduğu koltuklar yer alıyor. Arkada kullanılan üçlü arka koltuk grubunda koltuk sırtlıkları öne doğru katlanabiliyor. Ekstra diz mesafesi veya ilave bagaj alanı oluşturulması için, arka koltuk grubunun iki parçasını uzunlamasına 150 mm hareket ettirmek de mümkün. ID.Buzz’da easy open/close özellikli elektrikli sağ ve sol kayar kapılar standart olarak sunuluyor. Geniş bagaj kapağının ötesinde açılan alanda ise – beş kişi otomobildeyken – 1.121 litre bagaj alanı (arkadaki koltukların sırtlıklarının üst kenarına kadar yüklenmiş şekilde) oluşuyor. Arka koltuklar katlandığında ise kapasite 2.205 litreye çıkıyor.
ID.Buzz Cargo’nun 3.900 lt’lik yükleme alanı kapasitesi iki Euro palet için yer sağlıyor. ID.Buzz Cargo’da arka kanatlı kapı ve yukarı açılır kapılar tüketicilere seçenek olarak sunulurken, yolcu tarafında da sürgülü bir kapı bulunuyor.
HidrojenHaber – İspanya, yenilenebilir elektrik kullanılarak üretilen yeşil hidrojen alanında Avrupa’da lider konuma ulaşmayı amaçlıyor.
İspanya, yüksek maliyetler ve belirsiz talep nedeniyle büyük ölçekli bazı enerji şirketlerinin ve ülkelerin hidrojen üretim planlarını küçülttüğü durumda sektöre yapılan yatırımlara duyulan güvenin bir göstergesi olarak yeşil hidrojen üretim kapasitesi hedefini artırdı.
İspanya Enerji Bakanlığı’nın yayınladığı belgeye göre, İspanya Hükümeti’nin stratejisinin güncellenmesiyle, yeşil hidrojen üretiminde kullanılan elektrolizörler için 2030 hedefi 12 GW’a yükseltildi. Bu rakam, geçtiğimiz yıl oluşturulan taslakta 11 GW olarak belirlenmişti.