Ana Sayfa Blog Sayfa 141

Hidrojenli gemi denizde kendi yakıtını üretip satacak

HidrojenHaber – İngiliz girişim grubu Drift Energy, denizde kendi yeşil hidrojenini üretecek tekne projesini hayata geçirmek için kolları sıvadı. Drift Energy, okyanus suyunu ve su altı akıntılarının enerjisini kullanarak yeşil hidrojen üretecek gemi projesi için 4,65 milyon sterlin yatırım aldı.

Girişim sermayesi şirketleri Blue Action Accelerator’ın desteğiyle Octopus Ventures liderliğinde sağlanan yatırım geminin tasarım programını destekleyecek, ekibin büyümesine yardımcı olacak. 2025 yılında inşasına başlanacak gemi projesi, yeni ortakların katılımına da açık olacak.

Drift Energy, proje kapsamında derin okyanus rüzgarını kullanarak kendi gemisinin ihtiyaç duyduğu yeşil hidrojen yakıtını üretirken, yüksek performanslı yelkenli gemilerden oluşan filosuyla ürettiği yakıtı ihtiyaç duyan diğer gemilere de dağıtacak.

YÜKSEK TEKNOLOJİ VE YAPAY ZEKA

Drift Energy, su altı türbinlerinden topladığı enerjiyi, yüksek teknolojili yelkenli gemilerindeki elektrolizörleri çalıştırmak için kullanacak. Bu şekilde üretilen ‘gigawatt’larca yeşil hidrojen’ gemide depolanacak. Yapay zeka kullanılarak hazırlanan algoritmalar, gemilerin en uygun hava şartlarında en doğru rotaları bulmasını sağlayacak. Drift’in gemileri, limanda veya açıkta demirlemiş diğer gemilere doğrudan yakıt ikmali yapabilecek.

Şirketin sunduğu çalışmaya göre Drift Energy’nin gemileri, denizde 25 knot hıza ulaşabiliyor. Tekne hızlandıkça, su altı pervanesi elektrik üreten bir türbini çalıştırıyor. Bu elektrik daha sonra sudan hidrojen çıkarmak için kullanılıyor.

Yapılan açıklamaya göre Temmuz 2022’nin sonunda, İngiltere’nin Essex Limanı açıklarında yapılan ilk deneme sırasında, Drift’in teknesi denizde hidrojen üreten ve depolayan dünyadaki ilk tekne oldu. Tekne, iki saatlik bir test çalışmasında altı litre yeşil hidrojen üreterek, tahmin edilen sonuçların üzerine çıktı.

İNGİLTEREDEN HİBE ALMIŞTI

Drift kurucusu ve CEO’su Ben Medland, “Aldığımız yatırım sayesinde ‘enerji okyanusları’ vizyonumuzu ilk gemimizle hayata geçirmek için Octopus ve danışmanlık ekiplerimizle yakın bir şekilde çalışacağız” dedi.

Blue Action Accelerator’ın Kurucu Ortağı George Northcott ise “Bizim en önemli misyonumuz, denizleri koruyan ve kıyıya bağımlı toplulukları destekleyen çığır açan teknolojilerin ölçeklenmesine yardımcı olmak. Drift bunun en iyi örneklerinden biri. Denizlerde yeni bir mobil yenilenebilir enerji sınıfı yaratmak ve bunu ihtiyaç duyulan yere ulaştıracak teknolojiyi destekliyor olmak bizi heyecanlandırıyor” dedi.

Drift Energy İngiltere’nin inovasyon ajansı ‘Innovate UK’den de fon almıştı. Hibenin, araştırma – geliştirme programını hızlandırması ve ilk geminin tasarım sürecine katkıda bulunması hedefleniyor.

2028 Olimpiyatlarına hidrojenli otobüsler damga vuracak

Hidrojen Haber- Los Angeles Büyükşehir Ulaşım Otoritesi (LA Metro), bu yaz sıfır emisyonlu otobüsler, yeni şarj cihazları ve genişletilmiş işgücü için kullanılmak üzere 77.5 milyon dolarlık düşük emisyonlu ya da emisyonsuz araç hibesi aldı. Filo operatörü, Nisan ayında 20 hidrojen yakıt hücreli elektrikli otobüs satın alacağını ve yaklaşık 2 bin kadar sıfır emisyonlu araç tedarik etmek için ek satın alma seçenekleri olacağını duyurdu. Alınan fonlarla Metro’nun sıkıştırılmış doğal gaz (CNG) otobüslerini değiştirilecek.

California Hava Kaynakları Kurulu’nun (CARB) 2018’de açıkladığı Yenilikçi Temiz Transit (ICT) düzenlemesi, tüm transit ajanslarının 2040 yılına kadar tamamen sıfır emisyonlu filolara sahip olmalarını gerektiriyor. Buna göre 2023’ten itibaren otobüs alımlarının yüzde 25’i, 2026’dan başlayarak yüzde 50’si ve 2029’dan itibaren tamamı sıfır emisyonlu olmalıdır. 

2022’de, Los Angeles’ta ilk hidrojenle çalışan halk otobüsü işletmeye alındı. Foothill Transit, Pomona, Claremont ve La Verne’i hizmet veren Hat 291’de üç aracın hizmete gireceğini duyurdu. Mart 2024’te, Kaliforniya’daki hidrojen yakıt ikmal altyapısının genişletilmesini desteklemek için 16 milyon dolarlık fonun kullanılabilir olacağı açıklandı. 2024 Paris Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nda, Toyota etkinliğin resmi taşıma ortağıydı ve 2 bin 600’den fazla elektrikli yolcu aracı sağladı, bunların 500’ü hidrojenle çalışan Mirai idi. 

Schneider Electric’e bina karbonsuzlaştırma ödülü


Hidrojen Haber- Schneider Electric, Verdantix’in son raporu Green Quadrant: Building Decarbonization Consulting 2024’te (Yeşil Kadran: Bina Karbonsuzlaştırma Danışmanlığı) lider olarak tanındı. 

Binalar sektörü, küresel enerjiye bağlı emisyonların yüzde 37’sini oluşturuyor. Bu, Verdantix tarafından konu hakkında yayınlanan ilk rapor olup, binalar sektöründe karbonsuzlaştırma uygulamalarını teşvik etme fırsatlarını enerji yönetimi hizmetleriyle ele alıyor.

Verdantix’in raporu, mevcut yapıların karbon ve enerji performansını iyileştiren bir dizi danışmanlık hizmetini değerlendiriyor. Karbonsuzlaştırmada baştan sona danışmanlık yaklaşımı, bina sistemleri optimizasyonu, enerji kullanımı modellemesi, yenilenebilir enerji stratejisi, tedarik konusundaki uzmanlığı ile tanınan Schneider Electric de, net sıfır binalara giden yolu belirleyen strateji, dijitalleşme ve karbonsuzlaştırma önceliklerini belirliyor.

Schneider Electric’in Sürdürülebilirlik İş Birimi, enerji ve sürdürülebilirlik danışmanlığı ve yönetim hizmetlerinde dünya çapında tanınan bir şirket ve 180’den fazla ülkede 3000’den fazla çalışanı bulunmakta. Şirketin ana hizmetleri arasında piyasa ve iklim riski analizi, enerji verimliliği, enerji yönetimi, sürdürülebilirlik danışmanlığı ve yenilenebilir enerji ve karbon danışmanlığı yer alıyor. Şirket ayrıca EcoStruxure Resource Advisor ve Zeigo gibi kaynak yönetimi ve yenilenebilir enerji yönetimi için dijital çözümler portföyüne sahip.

Endonezya’dan yeşil hidrojene 25 milyar dolar

Hidrojen Haber- Enerji ve Maden Kaynakları Bakanlığının verilerine göre, Endonezya 2060 yılına kadar ulaşım, sanayi, elektrik ve evsel gaz ağlarına dağıtılacak 9,9 milyon ton hidrojen üretmeyi hedefliyor. Raporlara göre, devlete ait PT Pertamina yeşil hidrojen yatırımında öncülük edecek ve yeşil enerji hedeflerine ulaşmak için zaten 11 milyar dolar ayırmış durumda. 

Geçen yıl Pupuk Indonesia Endonezya’nın enerji geçiş programını tamamlayacak ve 2060 yılına kadar Net Sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak için amonyakta küresel bir merkez olma planlarını açıkladı. Şirket, aynı yılın ilerleyen zamanlarında Perusahaan Listrik Negara (PLN) ve ACWA Power ile ortaklık içinde entegre bir yeşil hidrojen ve amonyak projesini duyurdu. Bu kapsamında şirketler 1,35 milyar dolarlık bir destekle 30 bin tonun üzerinde hidrojen üretmeyi planlıyor. Proje kapsamında 2027 yılında tam operasyonlara geçilmesi hedefleniyor 

Bunlara ek olarak, Black & Veatch tarafından yapılan bir çalışma, Endonezya’nın Arun Lhokseumawe Özel Ekonomik Bölgesi’nde yer alan 500 milyon dolara mal olacak 300 MW’lık yeşil hidrojen üretim projesinin teknik ve ekonomik olarak uygulanabilir olduğu sonucuna vardı. Önerilen tesis, 300 MW’lık elektrolizörlerden günlük 98,5 ton hidrojen üretecek. 

Alman çelik endüstrisinin geleceği yeşil hidrojende

Hidrojen Haber- Alman çelik birliği WV Stahl’a göre, Alman çelik sektörünün gelecekteki potansiyel talebi 2030 yılına kadar yılda 850 bin tona ulaşabilir. Üreticiler şu anda yapım aşamasında olan ulusal bir hidrojen boru hattı ağına bağlanmayı ve elektrolizörlerden kendi yeşil hidrojenlerini yerinde üreterek metrik ton hidrojen başına 28 ton karbon tasarrufu yapmayı planlıyor.

ÇELİK SEKTÖRÜ EMİSYONLARININ YÜZDE 30’UNDAN SORUMLU

Endüstrideki değişim, özellikle yeşil hidrojen kullanımına geçişle mümkün olacak. Almanya, Avrupa’nın en büyük çelik üreticilerinden biri olarak, endüstriyel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor. 

Geleneksel çelik üretimi, demir cevherinden oksijeni çıkarmak için kok gibi karbon indirgeyiciler kullanan yüksek fırın/temel oksijen fırını (BF/BOF) ve doğal gaz veya hidrojenle demir cevherini indirgeyen doğrudan indirgeme demir/elektrik ark fırını (DRI/EAF) yöntemlerini içerir. Yenilenebilir hidrojen kullanıldığında sıfır emisyon potansiyeline sahip olan DRI/EAF yöntemi, çelik üretiminde yeni bir dönemi müjdeliyor.

Alman çelik üreticileri, hidrojen bazlı DRI’ya geçiş yapmayı planlıyor. Bu, Almanya’nın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasını hızlandıracak ve endüstrinin iklim nötrlüğüne geçişini kolaylaştıracak. Özellikle Salzgitter, Stahl-Holding-Saar ve Thyssenkrupp gibi önde gelen şirketler, düşük karbonlu hidrojen tedariği için büyük ihale süreçlerini başlattı. Bu şirketler, Avrupa Birliği’nin “Ortak Avrupa Çıkarları için Büyük Projeler” programı kapsamında devlet fon desteği aldı. Alman hükümeti, 2030 yılına kadar ülkenin hidrojen talebinin 95-130 TWh arasında olacağını ve çelik sektörünün bu talebin önemli bir kısmını oluşturacağını öngörüyor. 

FİYATLARIN DÜŞMESİ LAZIM

Ancak, bu dönüşümün maliyeti ve düşük karbonlu çelik üretiminin ekonomik olarak cazip hale gelmesi için Avrupa Emisyon Ticaret Sistemi’nde hidrojenin en az 150-200 euro/ton fiyat seviyelerine düşmesine ihtiyaç duyuluyor. Alman çelik endüstrisi, 2045 yılına kadar iklim nötrlüğüne ulaşmayı ve 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını yüzde 30-50 oranında azaltmayı hedefliyor. Bu hedeflere ulaşmak için, yeşil hidrojenin benimsenmesi ve üretim süreçlerinin karbonsuzlaştırılması, Almanya’nın endüstriyel geleceğinde kritik bir rol oynayacak.

Kaynak : eurometal.net

Borusan EnBW Enerji’ye 120 milyon dolarlık finansman

Hidrojen Haber- Borusan Holding ve EnBW ortak girişimi Borusan EnBW Enerji, Akbank, EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası), Türkiye İş Bankası ve TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) ile toplam 120 milyon dolarlık bir finansman anlaşması imzaladı. 

Bu yeni finansman ile Borusan EnBW Enerji, 116 MW kurulu güce sahip Rüzgâr Enerji Santrali (RES) yatırımları gerçekleştirecek. Şirket, bu kapsamda 80 MW kurulu güce sahip olacak Pelit RES’i hayata geçirirken, Balabanlı RES’de ise 36 MW gücündeki kapasite artışı yatırımlarını tamamlayacak. Tamamı yenilenebilir enerji tesislerinden oluşan kurulu gücü ile Borusan EnBW Enerji, aldığı finansmanla yatırımlarına yenilerini ekleyerek kurulu gücünü 935 MW’a çıkaracak.

Borusan EnBW Enerji Genel Müdürü Enis Amasyalı konuyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede “Borusan EnBW Enerji olarak, ülkemizin yeşil dönüşümüne ve yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol üstlenmeye devam ediyoruz. Bu yatırımlarımızla birlikte, hem enerji üretim kapasitemizi artırarak ülkemizin enerji ihtiyacına daha etkin bir şekilde cevap verecek hem de sürdürülebilir bir gelecek için önemli adımlar atacağız. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yaptığımız yatırımlar, enerji arz güvenliği, uygun maliyetle enerji tedariği ve iklim değişikliğiyle mücadelede kritik öneme sahip. Projelerimizin bir diğer önemli ayağını ise kapsayıcılık oluşturuyor. Sektörümüzdeki cinsiyet eşitliğini sağlamak ve kadınların iş gücüne katılımını desteklemek, öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor.” dedi.

Yazıcı Demir Çelik elektriğini yeşil enerjiden karşılayacak

Hidrojen Haber-Gelişmiş enerji depolama çözümlerinden elektrik şebekelerine, yüksek voltaj trafo merkezlerinden yenilenebilir enerji santrallerine, endüstriyel ve ticari tesislerden hanelerin enerji dönüşümüne ve hidrojene kadar farklı alanlarda projeler yürüten YEO Teknoloji, demir çelik sektörünün karbonsuzlaştırılmasına yönelik güneş enerjisi santrali projesine imza attı. 

Anlaşmaya göre YEO Teknoloji, Türkiye’nin önde gelen demir çelik üreticilerinden Yazıcı Demir Çelik için Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nin 5.1.h maddesi kapsamında, proje geliştirme dahil anahtar teslimi güneş santrali kuracak. Tamamlanacak proje ile Yazıcı Demir Çelik, üretimde kullandığı elektrik ihtiyacını tamamıyla yeşil enerjiden karşılamış olacak. 

Sözleşme, güneş enerjisi santralinin inşa edileceği arazilerin bulunması ve kullanım haklarının alınması, çağrı mektuplarının temini, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporlarının hazırlanması, imar süreçlerinin takibi ve yapı ruhsatlarının alınması, gerekli izin ve ruhsatların temini, güneş santralinin inşası, yüksek gerilim trafo merkezi ve enerji iletim hatlarının yapımı gibi hizmetleri kapsıyor.

TEKNOFEST’de “Hidromobil” ilgi odağı oldu

Hidrojen Haber- TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında TÜBİTAK tarafından düzenlenen Uluslararası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları Kocaeli’de başladı.

TEKNOFEST ‘de Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde yer alan birçok yenilikçi proje, teknoloji meraklılarının ilgisini çekmeye devam ediyor. Bu yıl da festivalin gözde projelerinden biri olan Doğuş Üniversitesi Teknoloji Takımı’nın geliştirdiği “Hidromobil” aracı, dikkatleri üzerine topladı. TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, yakından incelediği yenilikçi projeye imzasını attı.

TÜBİTAK tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, 2005 yılından beri düzenlenen Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları, ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin alternatif ve temiz enerji kaynakları hakkında farkındalık kazanmasını sağlamak, teknik, mesleki ve ekip çalışması becerilerini geliştirmek, ayrıca Türkiye’de elektrikli araçların ilerlemesi için insan kaynağı oluşturmak amacıyla gerçekleştiriliyor.

Uluslararası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları, elektromobil (batarya ile çalışan elektrikli araç) ve hidromobil (hidrojen enerjisiyle çalışan elektrikli araç) olmak üzere iki ana kategoride yapılıyor.Düzenlenen yarışları takip eden TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, yakından incelediği Doğuş Üniversitesi Teknoloji Takımı tarafından üretilen “Hidromobil” araca imzasını attı. Takım, TEKNOFEST’te elde ettikleri bu ilgi, projelerine olan inançlarını pekiştirerek, gelecekteki başarıları için motivasyonlarını artırdı.

Michigan Üniversitesi “Yeşil hidrojen karbonsuz ulaşım için bir çözüm”


Hidrojen Haber- Ulaşım sektörü, küresel emisyonların yaklaşık yüzde 22’sinden ve ABD emisyonlarının yüzde 37’sinden sorumlu.

Uçaklara, trenlere, otomobillere ve gemilere güç sağlamak için doğrudan veya dolaylı olarak e-yakıtlarda yeşil hidrojen kullanmanın toplam sistem enerji verimliliğini hesaplayan Michigan Üniversitesi araştırmacılarına göre, iklim değişikliğini azaltmak için hem yolcu hem de yük taşımacılığında taşımacılığı karbonsuzlaştırmak çok önemli. Sistem enerji verimliliği, yatırılan toplam yenilenebilir elektrik enerjisine göre kara modları için tekerlekleri tahrik etmek için kullanılan enerjiyi ve uçaklar ve gemiler için itme gücünü ölçer.

Çalışma, temiz enerji geçişlerini hızlandıran hidrojen çözümleri oluşturmak için araştırmacıları, toplum grupları, hükümet ve endüstri ortakları arasında işbirliğini teşvik etmeyi amaçlayan Michigan Üniversitesi Hidrojen girişiminin bir parçası olarak yürütüldü. Araştırma ekibinde Sürdürülebilir Sistemler Merkezi, Michigan Mühendislik Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü ve Gemi İnşaatı ve Deniz Mühendisliği Bölümü’nden bilim insanları yer aldı.

Araştırmacılar, hidrojenin hem motorlarda veya yakıt hücrelerinde doğrudan kullanımını hem de e-benzin, e-dizel, e-jet yakıtı, e-metanol ve e-amonyak gibi e-yakıtlar şeklinde dolaylı kullanımını değerlendirdi. Bu kullanımları bataryalı elektrik seçenekleriyle karşılaştıran araştırmacılar, hidrojen veya e-yakıt üretimi, depolanması, nakliyesi, dağıtımı ve kullanımı sırasındaki sistem verimsizliklerinin, başlangıçtaki elektrik girdisinin yaklaşık yüzde 80- 90’ı kadar enerji kaybına yol açtığını tespit etti.

“HİDROJEN AĞIR HİZMET ARAÇLARINDA KULLANILMALI”

Araştırmacılar ABD’deki yenilenebilir elektrik kaynaklarının hafif hizmet araçları için hidrojen üretimini desteklemekte yetersiz olduğunu tespit ettiklerini ve yeşil hidrojenin, elektrikli alternatiflerin yük ve menzil açısından kısıtlı olduğu ağır hizmet tipi karayolu, demiryolu, havacılık ve deniz taşımacılığında stratejik olarak kullanılması gerektiğini ifade ediyorlar.

Araştırma bataryaların uzun mesafeler kat etmesi gereken ağır nakliye araçlarında işe yaramayacağını belirtiyor. Bataryalar, 200 milden fazla uçuşa güç sağlamak, bir yük gemisini okyanus ötesine göndermek ya da bir treni bir kıta boyunca çalıştırmak için çok ağır ve çok büyük.

Araştırmacılara göre hidrojen veya e-yakıtlar bu ağır taşımacılık uygulamaları için yakıt olarak daha mantıklı. Hidrojeni doğrudan bir yakıt kaynağı olarak kullanmak, yakıt ikmali ve altyapıda büyük değişiklikler gerektirecektir. Hidrojen bazlı e-yakıtların kullanılması bu değişiklikleri önleyecektir, ancak çoğu durumda yeşil hidrojenin doğrudan kullanımına göre yaklaşık yüzde 20-50 daha az enerji verimliler.

Hırvatistan’da 32 yeşil hidrojen projesi yolda

Hidrojen Haber- Hırvatistan, yeşil hidrojen üretimi ve tüketimi için kapsamlı bir yol haritası oluşturuyor. Hırvatistan Hidrokarbon Ajansı tarafından yürütülen bir çalışmaya göre, bu projeler ülkenin hidrojen stratejisini 2050 yılına kadar geliştirmek ve uygulamak için kritik öneme sahip. Projelerin altısı Kuzey Adriyatik Hidrojen Vadisi’nin bir parçası olarak öne çıkarken, sadece yedi tanesi yılda yaklaşık 975 ton hidrojen üretim ve tüketim kapasitesine sahip entegre ekosistemler oluşturuyor.

Ulaşım sektörü, pilot projeler için en uygun koşulları sunuyor. Özellikle yolcu taşımacılığı, deniz ve demiryolu taşımacılığı ile birlikte, hidrojen teknolojisinin benimsenmesinde öncü olması bekleniyor. Hırvatistan’ın en büyük şehirleri Zagreb, Split, Osijek ve Rijeka’da toplu taşıma, hidrojen pazarının gelişiminin ilk aşamalarında bu teknolojiyi benimseyenler arasında yer alacak.

Bu projeler, ülkenin ulusal ekonomisine ve iklim hedeflerine katkıda bulunmayı amaçlarken, aynı zamanda yenilenebilir hidrojenin yüksek maliyetleri nedeniyle toplu taşımanın mevcut erişilebilirlik seviyesini korumak zorluklar yaratıyor. Ancak, yazarlar, pilot projelerin erken aşamalarında, fosil yakıtlara karşı karbon vergileri uygulamak yerine, yenilenebilir hidrojen fiyatlarını düşürmenin daha basit bir çözüm olabileceğini öne sürüyorlar.