Ana Sayfa Blog Sayfa 150

Tatlıpınar Enerji’nin 3 aylık kârında yüzde 75 artış

Hidrojen Haber- Ağaoğlu Şirketler Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Tatlıpınar Enerji, 2024 yılının ilk üç aylık bilançosunu açıkladı. Şirketten KAP’a yapılan açıklamaya göre, Tatlıpınar Enerji’nin üç aylık kârı, yüzde 75 oranında artarak 132 milyon TL’ye çıktı. 31 Mart 2024 tarihi itibariyle şirket hasılatı ise yüzde 30,04 oranında artışla 446 milyon 566 bin TL olarak gerçekleşti. 

2024’e iyi bir giriş yaptıklarını belirten Ağaoğlu Şirketler Grubu CEO’su ve Tatlıpınar Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Burak Kutluğ, “2023 yılını başarılı bir şekilde kapattıktan sonra bu yılda hedeflerimiz doğrultusunda büyümemizi sürdürüyor, kârlılığımızı artırıyoruz. Geçen yıldan beri gerçekleştirdiğimiz satın almalar ve yeni yatırımlarımızın bilançomuza yaptığı olumlu katkıları görmeye başladık” dedi.

Tatlıpınar RES

Tatlıpınar Enerji’nin 2023 yılı sonunda ve bu yılın ilk aylarında önemli satın almalar gerçekleştirdiğini anımsatan Kutluğ, “Hem yeni satın almaların hem de planlı olarak yürüttüğümüz kapasite artışlarının meyvelerini yıl içinde toplamaya devam edeceğiz” diyerek açıklamalarına şöyle devam etti;

“Halihazırda yönetiminde söz sahibi olduğumuz, 51 rüzgâr türbininden ve 3 adet HES türbininden oluşan toplam 263,85 MW’lık yenilenebilir enerji santrallerimize ek olarak Tatlıpınar projesinde 54,15 MW GES, Kürekdağı projesinde 13,50 MW RES, Esenköy projesinde 12,60 MW RES, Umutlu projesinde 5 MW GES olacak şekilde toplamda 85,25 MW kapasite artışı yapacağız. Yeni RES ve GES kapasite artışları sonucunda işletmedeki kurulu gücümüzü; 26,10 MW RES, 59,15 MW GES kapasite artışı olmak üzere yaklaşık 85,25 MW kapasite artışı ile 349,10 MW’a kademeli şekilde çıkarmayı hedefliyoruz.”

Akbay: Hidrojen üretimi için yenilenebilir enerji fazlasından yararlanılabilir

Hidrojen Haber- Yenilenebilir enerji sektörü; elektrikli araçlar, ısı pompaları, büyük veri merkezleri ve kuantum bilgisayarlar gibi teknolojilerin enerji ihtiyaçlarını karşılamak için büyüme hızını artırmak zorunda görünüyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, uzun süredir elektrik enerjisi üretiminin merkezinde yenilenebilir kaynaklarının olduğunu belirterek, “Günümüzde temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçiş, tüm dünya için kritik bir hâle geldi. Yenilenebilir enerji teknolojilerini, iklim değişikliği etkilerinin geriye döndürülmesinde anahtar olarak görüyor, yatırımlarımıza Türkiye’nin her bölgesinde hız kesmeden devam ediyoruz.” dedi. 

“VERİMLİ TÜKETİMİ YENİDEN DEĞERLENDİRMELİYİZ”

Arkın Akbay, yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin arttığını belirterek, elektrifikasyonun hızlanması ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle temiz enerjiye geçişin kritik hale geldiğini vurguladı. Akbay, “Ekstrem hava olayları enerji üretim verimliliğini etkilerken, verimli tüketimi de yeniden değerlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. Ekipman dayanıklılığının artması ve tasarımların aşırı iklim olaylarına göre gözden geçirilmesi, kesintisiz üretimi sağlamak için önemli. Yenilenebilir enerji teknolojilerini enerji güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadelede anahtar olarak görüyor ve bu nedenle Türkiye genelinde temiz enerji yatırımlarımıza devam ediyoruz. Teknolojik gelişmelerin doğru yönetimi ve etik çerçevede kullanımı, enerji maliyetlerini kontrol etmek ve kaynakları verimli kullanmak açısından hayati önemde.” ifadesini kullandı.

MODÜLER REKTÖRLER

Yenilenebilir enerjide devrim yaratacak yeniliklere de değinen Akbay, “Hidrokarbon yakmanın bir süre daha devam etme zorunluluğu göz önünde bulundurulduğunda, güvenilir nükleer enerji teknolojileri ile enerji talebine cevap vermek, arz güvenliğini artıracak. Takip edilmesi elzem olan küçük modüler nükleer reaktörler gibi üretim kaynaklarının da hayatımıza girmesi için çalışılıyor. Aynı zamanda, güneş ve rüzgar enerjilerinden yararlanarak tüketim yerlerine yakın bölgelerde, elektrik üretecek dağıtık mikro şebekeler geliştiriliyor. Böylece hem iletim şebekesinin yükü bir miktar azaltılıyor hem de elektriğin yüksek taşıma maliyetinden tasarruf sağlanabiliyor.” dedi.

“YENİLENEBİLİR ENERJİ ARTIKLARINDAN HİDROJEN ÜRETİLEBİLİR”

 Yenilenebilir enerji üretimi artıklarından hidrojen ve saf su üretiminin gerçekleştirilebilmesi konusuna da değinen Akbay, “Yüksek ısı enerjisi ihtiyacı için suyun kapalı çevrim kullanılacağı hidrojen-oksijen-su döngüsü sağlanırken, karbondioksit salımı tutularak yenilenebilir enerji desteği ile tekrar sentetik metana dönüşümü ardından saf su elde edilebiliyor. Hidrojen üretimi için yenilenebilir enerji fazlasından yararlanılması ve batarya depolama teknolojisi sayesinde elektrik enerjisine ihtiyaç duyulduğunda anlık destek sağlanarak şebeke kalitesinin korunması, çığır açan teknolojiler arasında yer alıyor.” şeklinde konuştu. 

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN PİL VE DEPOLAMA 

Yenilenebilir enerji kaynaklarının düzensiz üretimi ve talebi karşılamak için sürekli olarak depolama teknolojileri geliştirildiğinin altını çizen Akbay, “Pil teknolojileri ve diğer depolama çözümleri, tüketicilere ekonomik ve güvenilir elektrik sağlamanın yanı sıra enerji sistemlerinin sürdürülebilirliğini de artıracak. Bu teknolojiler, enerji üretim tesislerinin üretim kapasitelerini ve verimliliğini optimize etmek, elektrik enerjisinin transferi ve ticareti ile sınırları aşan çözümler sunmak, arz-talep dengesini hassas bir şekilde yönetmek için önemli bir görev görüyor.” dedi.

YAPAY ZEKAYI KULLANIYORLAR

Elektrikli araçlar, ısı pompaları, büyük veri merkezleri ve yapay zeka algoritmalarını çalıştıracak kuantum bilgisayarlarının enerji yönetiminde önemli araçlar olduğunu belirten Akbay, “Bu teknolojilerin etik çerçevede kullanılması, enerji verimliliğini artırırken doğal kaynakları korumamıza ve zamanımızı verimli kullanmamıza olanak tanıyor. Eksim Enerji olarak, mevcut enerji altyapılarımızı gelişen teknolojilerle bütünleştirerek üretim ve tüketim verimliliğini artırmaya devam ediyoruz. Akıllı şebeke sistemleri, yapay zeka ve veri analitiği, enerji tüketim modellerini optimize ederek enerji tasarrufunu maksimize etmemizi sağlıyor. Yapay zeka ile enerji tesislerimizin projelendirme, yapım, üretim planlama ve bakım süreçlerinde kaynak-zaman yönetimini optimize ediyoruz. Böylece, enerji arz-talep dengesini doğru öngörebiliyor, tesislerimizin ömrünü uzatıyor ve kapasite kullanımını artırıyoruz.” ifadesini kullandı.

Özka Lastik elektriğini güneşten alacak

Hidrojen Haber- Geçtiğimiz günlerde ISO 500 listesinde Türkiye’nin en büyük 500 sanayi şirketi arasında 355. sıraya yerleşen Özka Lastik, Geçtiğimiz yılı 5 milyar TL’ye yaklaşan ciro ile kapattı. Şirket Türkiye değişim pazarında zirai ve iş makinesi lastikleri sektöründe yüzde 40 pazar payına sahip.

Zirai lastik sektörünü geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmaları ve üretim teknolojilerine yaptığı yatırımları bulunan Özka Lastik, sürdürülebilirlik alanında sektöre örnek olacak büyük bir adım atarak Şanlıurfa’da 50 milyon dolarlık GES yatırımını hayata geçirdi. 

Üretimde ihtiyaç duyulan enerjinin tamamını GES yatırımından karşılayacak olan Özka, kendi sektöründe gerçekleşen GES projelerinin yaklaşık 3 katı büyüklüğünde bir projeye imza atarak atmış oldu.

Yeşil yolculuk serüvenini burada bırakmayan Özka, %55 sürdürülebilir malzemeden üretilen lastik AGROLOX – S ile çevreci kimliğinin altını kalın çizgilerle çizerken, lavanta kokulu lastik AGRIGOR20 NTR ve yüksek verimliliğe odaklanan VF teknolojisi ile inovasyon alanında da büyük yankı uyandırmayı bekliyor. 

KARBON SALIMINI ÖNLEMEDE HEDEF YÜZDE 60

Özka, 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji yatırımlarıyla karbon salımını yüzde 60 önlemeyi hedefliyor. Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde 873.770 m2 alanda kurulan 105.612 adet panel ile yılda 100.879.649 kWh güç elde edecek olan Özka Lastik’in tükettiği enerji miktarı yıllık 71.000.000 kWh. Özka bu yatırımıyla 49.632 ton karbon salımını önleyecek; 120.761 adet ağacı kurtararak, ortalama 12 hektar alana yayılan ve günde 360 bin kişiye oksijen üreten dev bir ormanı doğaya kazandırmış olacak. Proje ayrıca yaklaşık 40 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına denk gelen bir üretim gerçekleştirecek. 

SIRADA YENİ GES VE RES VAR…

Yenilenebilir enerji yatırımı ile sektöründe örnek bir hamle yaptıklarını belirten Özka Lastik Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Arif Kanık, “Kanık Global Enerji çatısı altında elimizde 136 MW’lık depolamalı RES ve GES lisansı mevcut, 2028’e kadar bu kapasitenin tamamını devreye alacağız. Sonrasında kapasite artırarak yeni RES ve GES projelerini hayata geçirmeyi planlıyoruz. 2024 yılında da bu hedefe yönelik aksiyonları almaya başlayacağız. Türkiye’nin elinde bulundurduğu güçlü enerji kaynaklarını kullanması; Türkiye ekonomisinin enerjide dışa bağımlılığının azaltılması, sanayide enerji maliyetlerinin azaltılarak ihracatta rekabetçi olunması ve daha temiz bir gelecek için son derece önemli. Sanayi ve ihracat odaklı şirketler için sürdürülebilir ve çevreci üretim ve yatırım politikaları karbon vergileri açısından da önem taşıyor.” dedi. 

BİN M2’ LİK YENİ ARGE MERKEZİ

“Yaklaşık 40 kişinin görev aldığı, bu yıl 3 milyon euroluk ek yatırımla 1.000 m2’lik alana taşınacak olan ve sektör için önemli teknolojilerin hayata geçtiği Ar-Ge Merkezi’nin en önemli amaçlarından biri geliştirilen ürünlerin çevreye olan etkisini minimize etmek, karbon salımını önlemek.” diyen Mehmet Arif Kanık, “Ar-Ge gücümüzü çok iyi kullanıyor ve yeni teknolojilere çok hızlı adapte oluyoruz.” Daha çevreci, inovatif, kaliteli ve yüksek fayda sağlayan ürünler geliştirmeye odaklandık. Buradan hareketle yeni geliştirdiğimiz yüzde 55 sürdürülebilir malzemeden ürettiğimiz AGROLOX-S ve lavanta kokulu lastik AGRIGOR20 NTR ve kullanmaya başladığımız VF teknolojisi ile tüm dünyaya tasarım, üretim ve yeni teknoloji geliştirme alanındaki başarımızı bir kez daha kanıtlayacağız.” şeklinde konuştu. 

AB yeşil elektriği rekor kırdı


Hidrojen Haber- Avrupa’da temiz elektrik üretimi rekor kırıyor. Eurelectric’in elektrik veri platformundan alınan son rakamlara göre, 2024’ün ilk yarısında yenilenebilir enerji kaynakları Avrupa’daki tüm elektrik üretiminin yüzde 50’sinden fazlasını oluştururken, nükleer enerji yüzde 24’lük istikrarlı bir pay sağladı. Bununla birlikte, yavaş büyüme, sanayisizleşme ve ılıman hava koşulları nedeniyle enerji talebi düşük kalıyor. 

Avrupa’nın elektrik üretimi görülmemiş bir hızla karbondan arındırılıyor. Eurelectric’in Elektrik Veri Platformu ELDA’nın son rakamları, 2024’ün ilk yarısında AB’de üretilen elektriğin yüzde 74’ünün yenilenebilir ve düşük karbonlu enerji kaynaklarından geldiğini gösteriyor. Bu, 2023’teki yüzde 68’lik paya kıyasla önemli bir artış. Bu olağanüstü sonucun arkasındaki ana nedenler, nükleer filonun istikrara kavuşmasıyla birlikte şebekeye benzeri görülmemiş bir yenilenebilir enerji akışı.

Eurelectric Genel Sekreteri Kristian Ruby, sonuçlarla ilgili olarak;

“Değişimin hızı etkileyici. Bu rakamlar, elektrik şirketlerinin karbondan arındırma çabalarının diğer tüm sektörlerden yıllarca ileride olduğunu belgeliyor” dedi 

Arz tarafındaki rakamlar umut verici olsa da elektrik talebi için aynı şeyi söylemek mümkün değil. 2023’ün ilk yarısında AB’deki enerji talebi 2022’nin aynı dönemine göre yüzde 5,1 azaldı ve 2024’te düşük kalmaya devam etti – 2022’nin ilk çeyreğine göre yüzde 4,8 daha düşük. Bu eğilim esas olarak endüstrinin yurt dışına taşınmasından, daha yüksek sıcaklıklardan, enerji tasarrufundan ve yavaş ekonomik büyümeden kaynaklanıyor

Ruby, durumla ilgili olarak; “Elektrik talebinde yıllarca süren durgunluk artık düzenli bir düşüşe dönüştü. Politika yapıcılar, temiz üretim için gerekli yatırım sinyallerini sağlamak için elektrik alımını acilen desteklemelidir”şeklinde konuştu.

Eurelectric tarafından desteklenen Elektrik Veri Platformu ELDA, güvenilir elektrik verileri için endüstri ölçütü. ENTSO-E ve AB resmi istatistikleri de dahil olmak üzere bir dizi bağımsız kaynaktan yılda 16 milyondan fazla bireysel veri noktası toplayan veriler, Eurelectric istihbarat ekibi tarafından işleniyor ve endüstri uzmanları tarafından doğrulanıyor.

Dijon’da İlk hidrojen istasyonu faaliyette

Hidrojen Haber- Fransa’nın Dijon Şehri otobüs ve çöp toplama filosunu yenilenebilir enerjiye geçirmek ve karbon emisyonlarını kesmek için ilk yeşil hidrojen istasyonunu açtı.

Bu girişim, çeşitli kamu ve özel kuruluşlar arasında bir işbirliği ile destekleniyor ve 24 milyon avroluk sübvansiyonlarla finanse ediliyor. Yerel olarak üretilen yeşil elektrikle hidrojen üretmeyi hedefleyen bu tesis, hem ağır hem de hafif araçlara hizmet verecek şekilde tasarlandı. Günde 430 kg hidrojen üretme kapasitesine sahip olan tesis, şehrin otobüs ve çöp toplama araçlarının fosil yakıtlardan uzaklaşmasını sağlayacak.

Dijon’un bu vizyoner adımı, şehrin sera gazı emisyonlarını ve fosil yakıtlara bağımlılığını azaltma yolundaki geniş vizyonunun bir parçası. Geçtiğimiz on yılda, bu önlemler metropolün sera gazı emisyonlarını yüzde 23 oranında azalttı. Dijon Métropole Smart EnergHy konsorsiyumu, ENGIE Solutions, Inthy, Dijon métropole ve ADEME Investissement gibi kuruluşları içeren bu yatırımı yönetiyor.

Stellantis’ten Hysetco’ya hidrojenli araç filosu

Hidrojen Haber- Stellantis Pro One, Avrupa’nın hidrojen mobilitesinde lider olan Hysetco’ya hidrojen araçlarının teslimatına başladı. Bu önemli adım, sürdürülebilir ve çevre dostu ulaşım çözümlerine doğru atılan büyük bir adım olarak görülüyor. Stellantis Pro One, ticari araç iş birimi, Peugeot e-Expert Hydrogen modellerini Hysetco’ya sunarak, hidrojen çözümlerinde öncü konumunu pekiştirdi. Bu teslimat, Avrupa’da (EU29) elektrikli pazar payında yüzde 33’ün üzerinde ve tüm enerji pazarında yüzde 31’in üzerinde bir pazar payı ile yılın hızlı bir başlangıcını simgeliyor.

Bu güçlü yıl başlangıcına ek olarak, Stellantis, Hysetco’ya, Avrupa’nın hidrojen mobilitesinde lider olan Fransız şirketine, önümüzdeki aylarda bir dizi Peugeot e-Expert Hydrogen teslim edecek. Bu araçlar, profesyonellere Hysetco paketi kapsamında sunulacak ve tüm ilişkili hizmetleri (bakım, onarım, sigorta, yedek araçlar, idari işlemler, eğitim vb.) içerecek ve özellikle yolcu taşımacılığı (tekerlekli sandalye erişimli taksiler, servisler vb.), lojistik veya diğer profesyonel kullanımlar (ticari araçlar olarak) için tasarlanacak.

Limak Çimento 2030 ‘da hidrojenli yakıt kullanacak

Hidrojen Haber- Düşük karbonlu yakıt ve yenilenebilir enerji kullanımına yönelik yatırım ve ARGE faaliyetlerini sürdüren Limak Çimento, endüstri ve sağlık sektörüne yönelik gazlar, teknolojiler ve hizmetler alanında bir dünya lideri olan ve şu an 72 ülkede faaliyet gösteren Air Liquide ile hidrojen teknolojileri alanında stratejik işbirliğine yapıyor.

 GRİ HİDROJEN YEŞİLE DÖNÜŞTÜRÜLEBİLECEK

Limak Çimento’nun, Polatlı Anka fabrikasında gerçekleştirilen test fazında, hidrojen karışımlı yakıt çimento döner fırınında başarıyla test edildi. Türkiye çimento sektöründe bir ilk olan projede, test yakıtı olarak Air Liquide tarafından sağlanan ve gelecekte yeşil hidrojene dönüştürülebilecek ‘gri hidrojen’ kullanıldı. Bu sayede Türkiye’de ilk kez hidrojen karışımlı yüzde 50 karbon nötr bir yakıt karışımı test edildi. 

DÜNYA’ DA BİR İLK 

Uygulama aynı zamanda çimento döner fırın ana brülörü yerine giriş yanma odasına hidrojen içerikli karbon nötr yakıt beslemesi yönü ile de dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor.

Proje, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nda yer alan çimento sektörünün 2050 net sıfır hedefine ulaşmasında önemli bir adım. Uygulama Limak Anka Çimento Fabrikasının tüm fırın sistemi için kalıcı olarak kullanıldığında, karbon bazlı kömür ve benzeri fosil yakıtların kullanımına kıyasla karbon emisyonunda yıllık 180 bin tonluk tasarruf sağlanacak.

“HİDROJEN TEKNOLOJİLERİ ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDECEK”

Başarı ile gerçekleştirilen denemenin ardından düzenlenen etkinlikte projenin katkılarına ve şirketin hedeflerine değinen Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim şunları söyledi: “Bu yatırımın amacı, çimento fırınlarımızda hidrojenin güvenli ve etkin kullanım teknolojilerini deneyimlemek ve alternatif yakıt ikame oranını artırmak. Toplamda 7 entegre çimento fabrikamızdaki fırınları 2030 ila 2035 yılları arasında net sıfır yakıt karışımı ile çalıştırmayı hedefliyoruz. Bu denemenin, Türkiye çimento sektöründe ilk olması bakımından büyük önem taşıdığına ve ortaya çıkan olumlu sonuçlarının ülkemizde hidrojen ekosisteminin hızla gelişimine katkı sağlayacağına inanıyorum. Çünkü başarılı bir yeşil hidrojen ekosisteminde, üretim teknolojisi kadar arz-talep döngüsü ve ölçeği de mühim. Hidrojen teknolojilerine dair proje çalışmalarımız yeni fazlar ile devam edecek.” 

“HİDROJEN ENERJİ VE SANAYİNİN DÖNÜŞÜMÜNDE KİLİT ROL OYNAYACAK”

Air Liquide Genel Müdürü Souhel Bousta ise; “Limak Çimento’nun dekarbonizasyon yolculuğuna eşlik etmekten memnuniyet duyuyoruz. Hidrojen, enerji ve sanayinin dönüşümünde kilit bir rol oynayacak. O sebeple bunun gibi iş birlikleri tüm ekosistemin geliştirilmesi için büyük önem taşıyor” dedi.

2030-35 ARASINDA NET SIFIR YAKIT HEDEFİ

Limak Çimento Yeşil hidrojen üretmek için elektrolizörler kurmayı ve 2030-2035 yılları arasında net sıfır yakıt karışımına ulaşmayı planlıyor. Grup, karbon  emisyonlarını 2030 yılında ton çimento başına 498 kg’a düşürmeyi ve 2050 yılından önce net sıfır şirket olmayı hedefliyor. 

Air Liquide, özellikle hidrojen ile iklim ve enerji dönüşümüne yönelik geliştirdiği çözümlerle, sağlık, dijital ve yüksek teknoloji alanlarında faaliyetlerini sürdürüyor. 20 yılda dünya çapında 200’den fazla hidrojen istasyonu kuran Air Liquide, sadece hidrojen üretimi için değil, aynı zamanda Cryoca  teknolojisi ile karbon yakalama teknolojileri geliştirmeye devam ediyor.

Milano İtalya’nın hidrojen dönüşümüne öncülük ediyor

Hidrojen Haber- İtalya’nın moda ve tasarım başkenti Milano, şimdi de sürdürülebilir enerji devriminin öncüsü olmaya hazırlanıyor. De Nora Italy Hydrogen Technologies S.r.l. tarafından başlatılan ve Industrie De Nora S.p.A’nın bir yan kuruluşu olan bu girişim, Milano’nun Cernusco sul Naviglio bölgesinde, Avrupa’nın en büyük elektrolizör üretim merkezlerinden biri olacak bir giga fabrika inşa etmeyi planlıyor. 2030 yılına kadar 2GW kapasiteye ulaşması beklenen bu tesis, yeşil hidrojen üretimi için kritik bir rol oynayacak.

Bu proje, Avrupa yeşil mutabakatının sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmasında stratejik bir öneme sahip. Giga Fabrika, yaklaşık 200 kişiye doğrudan iş imkanı ve 2 bin kişiye de dolaylı istihdam fırsatı yaratarak yerel ekonomiye büyük katkı sağlayacak. Ayrıca, yenilikçi ve düşük çevresel etki kriterlerine dayanan modern bir endüstriyel mimari konsepti benimseyerek sürdürülebilirlik ve inovasyona olan güçlü odaklanmasını gösteriyor.

Hidrojenli mangallar geliyor

Hidrojen Haber- Ion Fuel şirketi, çevre dostu bir alternatif olarak “Hydrogen Grills” adıyla hidrojenle çalışan barbekü sistemlerini piyasaya sürerek yenilikçi bir adım attı. 2025 yılının başlarında piyasaya sürülmesi hedeflenen bu sistemler, sürdürülebilirlik, ekonomiklik ve tüketici güvenliğini bir arada sunmayı vaat ediyor. Ion Fuel’ın CEO’su William Green, şirketin yenilenebilir kaynaklardan yerinde yeşil hidrojen üreten patentli teknolojisine dikkat çekti. Bu teknoloji, sadece su buharı yayarak sıfır emisyonlu bir çözüm sunuyor.

Hidrojenin pişirme alanında kullanımı yeni bir konsept olmasa da, Ion Fuel’ın tüketici sınıfı barbekülerle entegrasyonu yenilikçi bir girişim. Sistemler, geleneksel yüksek kaliteli ızgaralarla rekabet edebilecek fiyatlandırmaya sahip olacak ve hem ekonomiklik hem de çevresel endişeleri ele alacak. Ancak Hydrogen Grills’in başarısı, birkaç faktöre bağlı olacak. Bunların başında hidrojen üretiminin maliyet etkinliği geliyor. Hidrojenin çevresel avantajlarına rağmen, üretim ve depolama altyapısı fosil yakıtlara kıyasla daha pahalı ve az gelişmiş olabilir. Ion Fuel’ın üretimi ölçeklendirirken maliyetleri yönetme stratejisi, piyasada rekabet avantajı kazanmak için kritik olacak.

Hidrojenle çalışan ızgaraların potansiyeli, çevresel ve sağlık yararlarının ötesine geçiyor ve sürdürülebilir ev pişiriciliğinin geleceğine bir bakış sunuyor. Stratejik ortaklıklar ve etkili pazar stratejileri ile Hidrojen Grills, sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu bir şekilde dış mekan barbekü keyfini yeniden tanımlayabilir.

Yeşil metanollü yakıt hücresiyle denizcilikte yeni dönem

Dünyanın ilk yeşil metanollle çalışan konteyner gemisi

Hidrojen Haber- Danimarkalı Blue World Technologies, yeşil metanolle çalışan ve 200 kW gücünde yüksek sıcaklıkta çalışan bir PEFC (proton değişim yakıt hücresi) modülünün başarılı bir şekilde test edildiğini duyurdu. Bu test, denizcilik endüstrisinin karbon salınımını azaltma çabalarında önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor. 

Testler, şirketin Aalborg’daki yeni kurulan test tesislerinde gerçekleştirildi ve sonuçlar performans beklentilerini aştı. Ticari aşamaya ulaştığında yüzde 55’e varan elektrik verimliliği ile bu yakıt hücresi sistemi, yeşil yakıtların maliyet etkin kullanımını sağlayarak yüzde 20-30 yakıt tasarrufu sunuyor. Ayrıca, sistem yüzde 100 karbon yakalama imkanı sunarak, hem yeşil yakıt üretiminde hem de depolamada kullanılmasını mümkün kılıyor.