Ana Sayfa Blog Sayfa 159

Yeşil hidrojende “TOGG modeli”

Hidrojen Haber- Yeşil Hidrojen, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını yerli üretim ile azaltacağı kaynakların başında geliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın “Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası”nda Yeşil Hidrojen için 2030 yılında 2 bin Megavat (MW), 2035 yılında ise 5 bin MW elektrolizör kapasitesi hedefi belirlenirken; pek çok Bakanlık ve kamu otoritesinin mevzuat oluşumunda söz sahibi olması yatırım süreçlerini geciktiriyor. 

“YEŞİL HİDROJENİN ÇOK DAHA KISA SÜREDE TİCARİLEŞMESİ GEREKİYOR.”

Türkiye’de Yeşil Hidrojen üzerine uzmanlaşan şirketlerin başında gelen TEKSİS İleri Teknolojiler’in Genel Müdürü Hüseyin Devrim yaptığı değerlendirmede; yerli ve yabancı yatırımcının Türkiye’nin ulusal hedeflerine uygun mevzuat oluşturma sürecini oluşturmasını beklediğini söyledi. 

Kamu yönetiminin ilk yerli elektrikli otomobil TOGG’da uyguladığı girişim modelinin Yeşil Hidrojen’de çok daha kısa sürede ve hızlı sonuç alıcı şekilde uygulanabileceğinİ belirten Devrim; “Enerji şirketleri, teknoloji şirketleri, yatırımcı şirketler ve devlet el ele vererek bu modeli rahatlıkla hayata geçirebiliriz. Yerli elektrolizör üretimine bu model ile başladığımızda, ulusal hedeflerimize çok daha kısa sürede ulaşabiliriz. Türkiye’nin enerji ihracatçısı ve hidrojen koridoru olabilmesi için, Yeşil Hidrojen’in çok daha kısa sürede ticarileşmesi gerekiyor.” dedi. 

SÜREÇTE TEK BİR KAMU OTORİTESİ OLMALI

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nın içinde bulunduğu sürecin gecikmelere sebep olduğunu anımsatan Devrim; Türkiye’nin net sıfır hedeflerine ulaşmasında, emisyonu yüksek sektörlerin karbon yakalama süreçlerinde Yeşil Hidrojen’in kritik rol üstlendiğini belirtti. 

Tüm dünyada ‘Geleceğin Enerjisi’ olarak tanımlanan Yeşil hidrojende dünyanın en yüksek potansiyeline sahip ülkeleri arasında Türkiye’nin geldiğinin altını çizen Hüseyin Devrim şu değerlendirmeyi yaptı: 

“Enerji Bakanlığı’nın yol haritasını açıklamasının üzerinden bir yıldan fazla süre geçti. Yatırımcıların beklentisi, mevzuat hazırlıklarının tek bir Bakanlığın eşgüdümünde yürütülmesi noktasında odaklanıyor. Bu durum yatırım iştahını olumsuz etkiliyor. Tek bir kamu otoritesinin, mevzuat tarafından dünyadaki iyi uygulama örneklerini baz alarak ve ülkemizin koşullarına hızla uyarlayarak regülasyonlarını tamamlaması hepimizin en önemli beklentisi.” 

KAMUNUN İŞİN İÇİNDE OLMASI ŞART

5 bin MW elektrolizör kapasitesinin Türkiye’de konuşlu şirketlerin oluşturacağı konsorsiyumlar tarafından üretilmesi taşıdığı öneme dikkat çeken Hüseyin Devrim, bu konuda da kamunun içerisinde yer aldığı bir kümelenme stratejisine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. 

30 YILDA 100 MİLYAR AVRO YATIRIM GEREKLİ

Nükleer Enerji yatırımları için oluşturulan Nükleer Sanayi Kümelenmesinin (NÜKSAK) bu anlamda özgün bir örnek olduğunu sözlerine ekleyen TEKSİS Genel Müdürü Hüseyin Devrim, şu değerlendirmeyi yaptı: “2022 yılı itibarıyla tüm dünyada 95 Milyon Ton Hidrojen tüketildi. Ancak bu tüketim 2030 yılında 150 milyon tona, 2050 yılında ise en iyimser tahminle 540 milyon tona yükselecek. Türkiye bu pastadan en yüksek payı alabilecek ülkeler arasında ilk sıralarda. Yeşil Hidrojen üretebileceğimiz elektrolizör kurulu güç kapasitemizin 2030 yılında 2bin MW’a, 2035 yılında 5 bin MW’a ve 2053 yılında 70 bin MW’a ulaşmasını hedefliyoruz. Bu hedeflerle önümüzdeki 30 yılda yeşil hidrojene elektrolizör ve depolama sistemleri için yaklaşık 100 milyar avro yatırım yapılması anlamına geliyor. Bu yatırımın ülkemizde konuşlu şirketler tarafından gerçekleştirilmesi; kaynak olarak sadece suyu kullanacak, emisyonu da sadece su olacak bir yerli enerji kaynağını, yerli üretimle yapmamız anlamına geliyor. Bu büyük hedefler için kamu otoritelerimizin de yer alacağı bir ‘Yeşil Hidrojen Kümesi’ kurmamız gereklilik olarak öne çıkıyor.” 

Avrupa Birliği’nin, doğalgazda Rusya’ya olan bağımlılığın azaltılması hedefinde yeşil hidrojene büyük önem verdiğini kaydeden Devrim; Hidrojen Adaları, Hidrojen Boru Hatları, Avrupa Hidrojen Bankası gibi girişimlerin hızla hayata geçtiğini sözlerine ekledi. 

ABD’nin İlk hidrojen yakıtlı gemisi sefere başlıyor

Hidrojen Haber- ABD’de ilk kez bir hidrojen yakıtlı gemi, ticari hizmet için yeşil ışık aldı. ABD’de SWITCH Maritime tarafından geliştirilen feribot Sea Change’e denetim sertifikası verildi. Bu sertifika, karbon nötr gemilerin uygulanabilirliğini gösteren önemli bir kilometre taşı olarak kabul ediliyor

Bu onay ile Sea Change artık sıfır emisyonlu halka açık feribot hizmeti için ticari operasyonlara başlayabilecek. Sea Change, elektrik motorlarını güçlendirmek için hidrojen yakıt hücrelerini kullanıyor ve 300 deniz mili mesafeye kadar transit ve 15 knot hıza kadar hız sağlayabiliyor. Hızla gelişen bu teknoloji, dizel güçlü gemilerle benzer operasyonel yetenekler ve menziller sunuyor ve yalnızca bataryalı gemiler tarafından gerektirilen kıyı şarj altyapısının ihtiyacını ortadan kaldırıyor.

Haziran ayında resmi bir lansman etkinliğinin ardından, Sea Change altı aylık bir pilot hizmet olarak San Francisco Körfez Bölgesi Su Acil Durum Ulaşım Otoritesi (WETA) tarafından işletilecek. Bu, United, Golden State Warriors, California Hava Kaynakları Kurulu, Golden Gate Köprüsü, Otoyol ve Ulaşım Bölgesi ve Blue & Gold Filosu gibi kamu-özel sponsorluklar sayesinde mümkün olacak. İlk gösterim döneminden sonra, SWITCH gemiyi daha kalıcı bir feribot rotasına koyacak.

AB’den yenilenebilir gaz ve hidrojen teşvik düzenlemesi


Hidrojen Haber- Avrupa Konseyi dün (21 Mayıs), yenilenebilir ve doğal gazlar ile hidrojen için ortak iç pazar kuralları oluşturan ve mevcut AB gaz mevzuatını yeniden düzenleyen bir yönetmelik ve bir yönergeyi kabul etti.

HİDROJEN ALTYAPISI

Yeni düzenleme doğal gaz piyasasının düzenlenmesi için sağlam kurallar ortaya koymakta ve özel hidrojen altyapısı da dahil olmak üzere gelecekteki hidrojen piyasasının geliştirilmesi için güçlü bir çerçeve oluşturuyor. Yasa doğalgaz ve hidrojenin taşınması, tedariki ve depolanması için özel kurallar içeriyor.

Yeni kurallar, ‘önce enerji verimliliği’ ilkesi çerçevesinde ve ileriye dönük bir yaklaşımla AB genelinde entegre ve şeffaf bir şebeke planlaması yapılması çağrısında bulunuyor Gaz ve hidrojen şebeke operatörleri 10 yıllık bir AB şebeke gelişim planı hazırlayacak.

YENİLENEBİLİR GAZA GEÇİŞ

Fosil yakıtların aşamalı olarak kullanımdan kaldırılmasını sağlamak amacıyla, 2049 yılından itibaren fosil gaz için uzun vadeli sözleşmeler yapılmayacak. Yeni kurallar, kömür ve karbon yoğun bölgelerde yenilenebilir gaz ve düşük karbonlu gazın, özellikle de hidrojenin yaygınlaşmasını teşvik ediyor. Üye devletler, özellikle yeni gelişmekte olan hidrojen piyasası için piyasa ve sistem entegrasyonunu kolaylaştırmak ve böylece adil bir geçiş sağlamak amacıyla tarife indirimleri ve teşvikler sağlayacak.

Direktifle ilgili olarak, üye devletlerin ulusal mevzuatlarını direktif hükümlerine uyarlamaları için iki yıl süreleri olacak.

Boru hatları hidrojen için yeniden düzenleniyor

Hidrojen Haber- DORIS, ROSEN ve SPIECAPAG, doğalgaz altyapısını hidrojen servisine dönüştürmek için kapsamlı hizmetler sunan Pipeline Transition Alliance’ın kuruluşunu duyurdu. 

Bu stratejik birleşme, hidrojenin yeni bir enerji kaynağı olarak geniş çapta kabulünün, büyük ölçekli ve maliyet etkin iletimine bağlı olduğunu ve boru hattı altyapısı sahiplerinin, mevcut varlıkları hidrojen servisine dönüştürerek bu zorluğu karşılamada kritik bir rol oynayacağını vurguluyor.

Bu dönüşüm, mevcut alt yapıyı yeniden kullanmanın yanı sıra, söküm yüklerini hafifletme ve gelecekteki enerji tedarik sözleşmelerinin güvenliğini sağlama gibi faydaları da beraberinde getiriyor. Ancak, hidrojenin doğalgazdan farklı özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, mevcut boru hatlarına hidrojen entegrasyonu çözüm isteyen konular ve riskler taşıyor. Pipeline Transition Alliance, proje aşamalarının her birinde boru hattı altyapısı sahiplerine dünya standartlarında güvenilir destek sağlamayı hedefliyor.

ROSEN, boru hattı denetimi, değerlendirmesi ve bütünlük yönetimi hizmetlerinden sorumlu olacaktır. ROSEN’in son teknoloji denetim ve test teknolojileri, hızlı, güvenilir erken aşama değerlendirme ve tahminine olanak tanıyor.

DORIS, boru hattının ve ilgili hidrojen üretim ve şartlandırma sistemlerinin mühendisliğini üstlenecek. Enerji endüstrisindeki 60 yıllık tecrübesi ile DORIS’in ünlü gaz işleme mühendisliği yetenekleri, yüksek verimli ve güvenli tesislerin tasarımını destekliyor.

SPIECAPAG, müşterinin spesifikasyonlarını ve gelecekteki taleplerini karşılamak için gerekli olan yeni tesislerle birlikte yeniden tasarlanmış boru hattı altyapısının teslimi için Mühendislik, Tedarik ve İnşaat (EPC) hizmetleri sağlayacak.

Bu gelişme, enerji sektöründe sürdürülebilir ve yenilikçi çözümlere olan ihtiyacı karşılamak adına atılmış önemli bir adım. DORIS, ROSEN ve SPIECAPAG’ın birleşik uzmanlıkları, müşterilere mevcut boru hatlarını yeniden amaçlandırırken, yeni boru hatlarını verimli bir şekilde tasarlama, inşa etme ve işletme konusunda rehberlik ediyor. 

Airbus havalimanlarında hidrojen merkezleri kuruyor

Hidrojen Haber- Hidrojen, temiz enerji kaynakları arasında önemli bir yere sahip ve Airbus bu potansiyeli, uçakların yanı sıra havaalanı operasyonlarını da dekarbonize etmek için kullanmayı hedefliyor. Şirket, 2035 yılına kadar hizmete girecek olan hidrojenle çalışan ticari uçakları geliştirme sürecinde. Bu çalışmalar, havaalanlarının gelecekteki hidrojenle çalışan uçaklara hazır olmasını sağlamak için altyapı ihtiyaçlarını ve düşük karbonlu havaalanı operasyonlarını araştırmayı hedefliyor. 

Bu kapsamda Airbus ve ZeroAvia, Kanada’nın en işlek üç havalimanı olan Montréal-Trudeau Uluslararası Havalimanı (YUL), Toronto Pearson Uluslararası Havalimanı (YYZ) ve Vancouver Uluslararası Havalimanı (YVR) ile Kanada’daki havalimanlarında hidrojen altyapısının fizibilitesini incelemek için üç ayrı Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı.

Airbus, Hartsfield-Jackson Atlanta Uluslararası Havalimanı (ATL) için  Delta Air Lines ve PlugPower, daha sürdürülebilir bir seyahat geleceğini ilerletmeyi desteklemek için dünyanın en işlek havalimanında hidrojen bazlı bir merkezin fizibilitesini incelemek için güçlerini birleştirdi. Ayrıca Houston’ın Geleceği Merkezi (CHF) ve Houston Havalimanları, George Bush Kıtalararası Havalimanı’nda bir hidrojen merkezinin fizibilitesini incelemek için bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Çalışma, hidrojen temini, altyapı geliştirme ve havalimanında kullanım için fırsatları ve engelleri belirlemeye ve potansiyel olarak daha fazla gelişmeyi ilerletmeye bakacak.

Bu çalışmalar, Airbus’ın “Havaalanlarında Hidrojen Merkezleri” konsepti altında yürütülüyor ve havaalanı ekosistem oyuncularını bir araya getirerek gelecekteki uçaklar için hidrojen altyapısı ihtiyaçlarını daha iyi anlamayı ve tüm havaalanı ilişkili alt yapıyı hidrojen kullanarak dekarbonize etmeye yönelik adımlı bir yaklaşım geliştirmeyi hedefliyor.

Türkiye ve  Çin hidrojende işbirliği  yapacak

Hidrojen Haber- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Çin ile enerji alanında işbirliği olanaklarını ele almak üzere ülkenin başkenti Pekin’i ziyaret etti.

Bakan Bayraktar, bugün Çin Tabii Kaynaklar Bakanı Vang Guanghua ve Ulusal Enerji İdaresi Başkanı Cang Cienhua ile görüştü.Görüşmenin ardından iki ülke arasında “Enerji Dönüşümü Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalandı.

Mevkidaşı Vang ile görüşmesinde Türkiye ile Çin arasında başta kritik mineraller ve nadir toprak elementleri olmak üzere, doğal kaynaklar ve madencilik alanlarında mevcut ve potansiyel iş birliğini ele alan Bayraktar, işbirliğini iki ülkede ve üçüncü ülkelerde geliştirme yönünde mutabık kaldı.

ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE HİDROJEN İŞBİRLİĞİ

Bayraktar, Ulusal Enerji İdaresi ile yaptıkları görüşmelerde nükleer enerji, yenilenebilir enerji, enerji depolama ve hidrojeni kapsamına alan ve “enerji dönüşümü” temalı bir mutabakat zaptını imzaladıklarını belirterek , “Bu yenilebilir enerji başta olmak üzere, ülkemizin karbonsuzlaşmaya giden yolda çok önemli projeleri birlikte geliştirebilmemizin önünü açacak.” ifadesini kullandı. 

TOPAK ELEMENTİ KONUŞULDU

Bayraktar “Görüşmede kritik madenler, özellikle enerji dönüşümü için hayati önemi haiz, son dönemde hemen hemen tüm ülkelerin üzerinde büyük çaba sarf ettiği, bizim de Eskişehir Beylikova’da dünyanın tek sahadaki en büyük ikinci rezervini bulduğumuz nadir topak elementleriyle alakalı işbirliğini nasıl geliştirebileceğimizi konuştuk.” dedi.

Bayraktar, ekim ayına kadar Türkiye ile Çin arasında doğal kaynaklar alanında bir işbirliği anlaşması imzalama konusunda mutabık kaldıklarını, bu konuda çalışmalara başladıklarını belirtti.

Hidrojen boru hatları Türkiye’yi teğet geçecek

Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği Başkanı Yusuf Günay, derneğin çalışmalarını, Türkiye’de hidrojen üretimini ve Avrupa ile ilişkileri HidrojenHaber.com’a değerlendirdi.

Avrupa’da inşası süren hidrojen boru hatları Türkiye’yi ihmal ederek mi geçiyor?

Hidrojen enerjisi, gelecekte önemli bir enerji kaynağı olarak görülüyor. Avrupa, bu alanda yatırımlarını hızlandırırken, Türkiye’nin bu gelişmeden geri kalma riski var. Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği Başkanı Yusuf Günay, bu konudaki endişelerini dile getiriyor ve Türkiye’nin doğru adımları atması halinde Avrupa için hidrojen alanında en önemli partner olabileceğini savunuyor.

Yusuf Günay’ın Hidrojenhaber.com’a verdiği özel röportajda şu başlıklar öne çıkıyor:

Avrupa’da inşası süren hidrojen boru hatları Türkiye’yi neden ihmal ediyor?

Türkiye, hidrojen enerjisinde geri kalma riskini nasıl bertaraf edebilir?

Yusuf Günay, Türkiye’nin bu alanda hangi adımları atması gerektiğini söylüyor.

Derneğin başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerle yaptığı hidrojen konulu ortak çalışmalar neler?

800 km’lik hidrojen kamyonu yola çıkıyor

Hidrojen Haber-Sürdürülebilir taşımacılık için 500 mil menzile sahip hidrojen yakıtlı kamyon tanıtıldı. Plug Power’ın geliştirdiği Sınıf 6, orta hizmet tipi yakıt hücreli elektrikli kamyon, özellikle orta mil teslimatları için uygun bir araç olarak öne çıkıyor. Ticari bir sürücü belgesine ihtiyaç duymadan kullanılabilen bu kamyon, genişletilmiş menzili sayesinde lojistik sektöründe önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor. Şu anda son entegrasyon ve test aşamasında olan ürün, bu yaz karayolu şöförleri ile test edilecek.

Plug CEO’su Andy Marsh, yılların deneyimine dayanan ProGen motorunun, orta mesafeli teslimatlar için sunduğu benzersiz avantajlardan bahsediyor. Araç, hızlı yakıt ikmali, kargo hacmi optimizasyonu ve yüksek güç yoğunlukları gibi özelliklerle donatılmış durumda.

Erdeniz : Sürdürülebilir fiyat politikasına ihtiyaç var

Hidrojen Haber- Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) in 10. Olağan Genel Kurulu’nda, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen Barış Erdeniz, basınla ilk toplantısını 20 Mayıs Pazartesi (bugün) İstanbul’da gerçekleştirdi. Eldeniz toplantıda Dünyada ve Türkiye’deki enerji görünümü, elektrik dağıtım sektörünün enerji dönüşümündeki stratejik pozisyonunu değerlendirdi. 

Erdeniz Türkiye’de elektrik üretiminden tüketiciye kadar uzanan elektrik ekosisteminin 915 milyar TL büyüklük ile gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 3,5’ni oluşturduğunu ve elektrik dağıtım sektörünün Türkiye ekonomisine yaptığı katkının ise 29 milyar doları bulduğunu vurgulayarak; “Elektrik dağıtım sektörü olarak, yeşil dönüşümde üstleneceğimiz “dönüşümün omurgası” rolümüzle ülkemizin enerji arz güvenliğinin teminine tam destek vereceğiz” dedi.

ELEKTRİK DAĞITIM ŞİRKETLERİNİN ROLÜ STRATEJİK

Dünyada ve Türkiye’deki enerji görümü ile ilgili de bilgi veren Erdeniz, “Araştırmalar bize önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek elektrik üretimi yatırımlarının küresel net-sıfır hedeflerine paralel olarak yenilenebilir kaynaklı olacağını ve 2040 yılında toplam küresel kurulu gücün yarısından fazlasının yenilenebilir kaynaklardan karşılanacağını gösteriyor. Bu öngörünün hayata geçirilmesi ve yeşil dönüşümün sağlanmasında elektrik dağıtım şirketlerinin rolü stratejik” diye konuştu. 

2025 TE RÜZGAR VE GÜNEŞİN PAYI YÜZDE 43

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulu güç içerisindeki artışına da dikkat çeken Erdeniz, “Türkiye’de 2023 yılsonu itibarıyla 330 teravatsaat olarak gerçekleşen elektrik tüketiminin Türkiye Ulusal Enerji Planı projeksiyonları kapsamında 2035 yılında yüzde 55 artışla 511 teravatsaat olması öngörülmekte. Bu talep artışına paralel olarak kurulu gücümüzün de yüzde 78 artışla 190 bin megavatsaat mertebesine çıkacağı tahmin ediliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın projeksiyonları, ülke olarak 2053 net-sıfır hedeflerimiz ve enerji arz güvenliği politikalarımız doğrultusunda, elektrik üretiminde fosil yakıtların kullanımından, yenilenebilir kaynaklara geçişin hızlanarak devam edeceğini gösteriyor. Son 10 yılda ülkemizin kurulu gücü içerisinde rüzgar ve güneşin payı 8 kat artışla yüzde 22 seviyesine ulaşırken, 2035 yılında bu oranın yüzde 43 mertebesine yükselmesi öngörülüyor” dedi. 

“TALEP ARTIŞININ DİNAMOSU ELEKTRİFİKASYON”

Hem dünyada hem de Türkiye’de elektrik tüketiminde artış trendi olduğunu belirten Erdeniz, “Farklı enerji formları kullanılan sektör ve süreçlerde elektrik enerjisine geçişe elektrifikasyon diyoruz. Bu yeni yapı, elektriğe olan talebi artırırken, iklim değişikliğiyle mücadelenin bir gereği olarak elektriğin temiz kaynaklardan üretimini de çok daha kritik hale getiriyor. Elektrik üretimindeki yeşil dönüşüm ile elektrifikasyon odaklı artan tüketim arasındaki köprü elektrik dağıtım şirketlerinin gerçekleştireceği şebeke dönüşümü olmadan yeşil dönüşüm döngüsünü tamamlayamayız. Elektrifikasyonun en hızlı yaygınlaştığı sektör ise şüphesiz ulaştırma. “ ifadesini kulllandı.

TÜKETİCİLER ÜRETİCİ OLACAK

Yarının dünyasında her geçen gün daha fazla yenilenebilir enerji kaynaklı üretim tesisinin sisteme dâhil olacağına işaret eden Elder Yönetim Kurulu Başkanı Barış Erdeniz, “Ulaşımda elektrifikasyonla 100 binlerce yeni elektrikli araç şarj istasyonu şebekeye dâhil olacak. Bununla birlikte, tüketiciler de birer üretici pozisyonuna gelebilecekler. Böylelikle dağıtım şebekesinde çift yönlü elektrik akışı yaşanacak. Bunun için şebekenin yeşil ve dijital dönüşümünün hızla gerçekleştirilmesi lazım. Bu açıdan şebeke yatırımları enerji arz güvenliğimiz için stratejik öneme sahip. Yeni yatırımlar ve eskiyen şebekelerin yenilenmesi de dahil tüm şebeke yatırımlarının sağlıklı finansmanı için sürdürülebilir fiyat politikasına olan ihtiyaç artık daha fazla” dedi.

2023’ TE 120 MİLYAR LİRALIK SÜBVANSİYON

2023 yılında devletin yaklaşık 120 milyar liralık sübvansiyonu olduğunu belirten Barış Erdeniz, bu yıl sonunda bunun 5,7 milyar dolar seviyesine ulaşacağının öngörüldüğünü belirterek, elektrik ekosisteminin gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki payı ve ulusal kalkınmamızdaki rolü göz önünde bulundurulduğunda, sürdürülebilir sektör gelişimi için fiyatların maliyetleri yansıtan bir düzleme taşınmasının önemli olduğunu vurguladı.

Honda’nın yakıt hücreli kamyonu görücüye çıkıyor

Hidrojen Haber- Honda, geleceğin temiz enerji çözümlerine öncülük etmeye devam ediyor. 2024 ACT Expo‘da, Sınıf 8 Hidrojen Yakıt Hücreli Kamyon Konseptini ilk kez sergileyerek, Kuzey Amerika pazarı için yakıt hücreli ürünlerin gelecekteki üretimine yönelik yeni projesini duyurdu. 

Honda, bu yenilikçi adımıyla, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak ve 2050 yılına kadar tüm ürün ve kurumsal faaliyetlerinde karbon nötrlüğünü sağlamak için yeni işbirlikleri arayışında.

Honda  ayrıca bu fuarda yakıt hücresi ve  elektrikli otonom iş aracını da sergileyecek.