Ana Sayfa Blog Sayfa 162

Dünyanın ilk yakıt hücreli süper yatı satışta

Hidrojen Haber- Dünyanın ilk hidrojen yakıt hücreli süperyatı Project 821 4 Mayıs’ta Feadship‘in Amsterdam’daki tersanesinde denize indirildi. Yapımı beş yıl süren gemi, itiş gücü ve gemideki olanaklar için tüm gücünü 92 metrekarelik çift duvarlı kriyojenik yakıt tankında depolanan sıvı yeşil hidrojenden alacak şekilde inşa edildi.

Feadship, açıklamasında “hidrojeni depolamak için dizel yakıttaki enerji eşdeğerinden sekiz ila on kat daha fazla alan gerekiyor” ifadesini kullandı. Şirket, geminin, sınıflandırma kuruluşu Lloyd’s Register ile birlikte yeni sistemlerin, protokollerin ve güvenlik düzenlemelerinin geliştirilmesini gerektirdiğini belirtiyor..

Feadship’e göre Norveçli Torghatten Nord şirketi tarafından geçen ay sipariş edilen 117 metrelik hidrojenle çalışan iki feribot da Proje 821 için geliştirilen teknolojiyi kullanacak.

UZUN YOLCULUKLARDA DEPO YETERSİZ

Ancak gemi yapımcısı, bir geçişe yetecek kadar sıvı hidrojen taşıyamayacağın belirtiyor. Bu nedenle daha uzun seyahatlerde ya da saf hidrojenin mevcut olmadığı durumlarda”, elektrik hidrojenli bitkisel yağ (HVO) yakan jeneratörlerden sağlanacak.

Gemideki 16 yakıt hücresi sadece “limandan ayrılırken ya da koruma altındaki deniz bölgelerinde seyir halindeyken demirde ya da 10 knot [18.5km/sa] hızla emisyonsuz seyir halinde bir haftalık sessiz çalışma sağlayabilir.Project 821 ayrıca yakıt hücrelerinde kullanılmak üzere buhar reformasyonu yoluyla metanolü gemide hidrojene dönüştürebiliyor. ancak bunu yaparken karbon salımı olacak.

GATES VAZGEÇMİŞ

Yatın Microsoft milyarderi Bill Gates tarafından sipariş edildiği, ancak Gates’in o zamandan bu yana yata sahip olma konusundaki fikrini değiştirdiği, dolayısıyla da satılık tabelasının asıldığı söyleniyor.

Gemi, sahipleri için iki yatak odası, iki banyo ve giyinme odası bulunan bir daire, bir spor salonu, bir kiler, her birinde şömine bulunan iki ofis, bir oturma odası, bir asansör ve kitap raflarıyla kaplı bir merdiven içeriyor.

Air Products : “Gri hidrojen dönemi on yıl içinde bitecek”

Hidrojen Haber- Air Products CEO’su Seifi Ghasemi, gri hidrojenin yerini temiz enerji kaynaklarına bırakacağını ve bu değişimin önümüzdeki on yıl içinde gerçekleşeceğini öngörüyor. Analistlerin endişelerine rağmen, Ghasemi, şirketin erken dönem yatırımlarını haklı çıkararak, 2030 yılına kadar mavi ve yeşil hidrojen için yeterli talep olacağına inanıyor. 

Air Products, Suudi Arabistan’da inşa edilmekte olan 2.2GW lık Neom kompleksinde üretilen tüm yeşil amonyağı 30 yıllık bir süre için satın almayı kabul etti. Şirket aynı zamanda bu projenin hissedarı ve geçen yıl 8.4 milyar dolarlık finansal kapanışa ulaştı.

Ghasemi, mavi hidrojenin mevcut gri hidrojen işini yavaş yavaş ortadan kaldıracağını ve şirketin 2040 yılına kadar gri hidrojeni tamamen aşamalı olarak kaldırabileceğini belirtti. Bu, dünyanın en büyük hidrojen üreticisi olarak Air Products’ın, hidrojenin tüm mevcut üretim yöntemleriyle üretebileceğini ve bu giderek daha önemli hale gelen emisyon içermeyen yakıtın güvenli, güvenilir ve ekonomik olarak dağıtılabileceğini gösteriyor.

Hyundai’den  ABD’de yeşil lojistik atılımı

Hidrojen Haber- Hyundai Motor’dan çevre dostu taşımacılık alanında öncü rol. Şirket, NorCAL ZERO Projesi’nin resmi lansmanını yaptı. Projeyle San Francisco Körfez Bölgesi ve Kaliforniya Central Valley’de sıfır emisyonlu yük taşımacılığını hayata geçiriyor. Hyundai Motor, bu projeyle hidrojen yakıt hücreli teknolojisini kullanarak, ticari araçlar için temiz enerji çözümünü öncülük ederek ABD’deki limanların karbon salınımını azaltma çabalarını destek oluyor.

Proje kapsamında, Hyundai Motor 30 adet Class 8 XCIENT Yakıt Hücreli kamyonu, konteyner ve araç taşımacılığı için kullanmak üzere devreye soktu. Bu araçlar, yılda 24 bin metrik tonun üzerinde karbon emisyonunu azaltmayı amaçlıyor.

NorCAL ZERO Projesi, Hyundai Motor’un küresel hidrojen toplumu vizyonunun somut bir adımı olarak görülüyor. Şirket, Kuzey Amerika’da kapsamlı bir hidrojen mobilite ekosistemi oluşturmak için anahtar ortaklarla işbirliği yaparak, hidrojenle çalışan kamyonlarının başarılı bir şekilde dağıtımını ve işletilmesini sağlıyor.

Afrika’nın ilk hidrojenli gemisi yolda

Hidrojen Haber- CMB.TECH ve Ohlthaver & List Grubu arasında bir ortak girişim olan Cleanergy Solutions Namibia, Walvis Körfezi’ndeki tesislerinde yeni faaliyete geçeçekleri tesis için bir tanıtım düzenledi. Tesis, 2024’ün dördüncü çeyreğinde faaliyete geçmesi bekleniyor ve sadece güneş enerjisi kullanarak yerinde yeşil hidrojen üretimi yapacak. Tesis, hidrojenle çalışan kamyonlar, liman ekipmanları, demiryolu uygulamaları ve küçük gemiler için kullanılacak.

Tesis ziyaretinin bir diğer önemli noktası, hidrojen ikmal istasyonunda çift yakıtlı bir kamyonun sembolik ilk dolumunun yapılması ve Namibya’nın ilk çift yakıtlı hidrojen motorlarına sahip gemisinin geliştirilmesi için planların duyurulmasıydı. Cleanergy, CMB.TECH, Antwerp-Bruges Limanı ve Namport ile birlikte, çift yakıtlı hidrojen motorlarına sahip çok fonksiyonlu bir liman hizmet gemisi geliştirecek. 

Cleanergy Yeşil Hidrojen tesisi ayrıca yerinde bir Hidrojen Akademisi de içerecek. Cleanergy Solutions ekibi, tedarikçiler, müşteriler ve Namibyalı ve Avrupalı üniversiteler ve enstitüler, Namibyalıları hidrojen ve çeşitli ekonomik potansiyeli konusunda birlikte eğitecek.

Fransa’dan 3 yılda 4 kat emisyonsuz araç hedefi !

Hidrojen Haber- 2024-2027 dönemine ilişkin yeni endüstri sözleşmesinden çıkan sonuca göre Hükümet ve Fransız otomotiv endüstrisi, araç filosunun elektrifikasyonunu hızlandırmak istiyor. 

Elektrikli araç satışlarında beş kat artış ve bir milyondan fazla araçtan oluşan bir filo ile 2018-2022 dönemi hedeflerine ulaşıldı. Ve şu anda Fransa’da 100.000’den fazla halka açık şarj noktası bulunuyor. 2024-2027 dönemi için bu rakamın 4 katına çıkarılarak 800 bin elektrikli araca ve 6 katına çıkarılarak 100 bin ticari araca ulaşılması hedefleniyor. Önceliklerden biri de otobüs ve kamyonları karbonsuzlaştırmak. Şarj noktalarının sayısı 2030 yılına kadar 430 bin olarak belirlendi..

HİDROJEN UNUTULMADI

 Sektör sözleşmesinde hidrojenle ilgili ; “maliyetlerin düşmesi ve karbondan arındırılmış hidrojenin yeterli miktarlarda üretilebilmesi koşuluyla, henüz tanımlanmamış bazı kullanımlar için bir çözüm sağlayabilecek ve kritik malzemelere olan bağımlılığımızı azaltabilecek hidrojeni destekleme çabalarımızı sürdüreceğiz” deniliyor.

Bu konu sözleşmenin döngüsel yaklaşımında da ele alınmakta. Amaç, elektrik motoru, güç elektroniği, bataryalar, hidrojen hareketliliği (yakıt hücreleri ve tanklar), yenilikçi biyo-bazlı ve geri dönüştürülmüş malzemeler, ağırlık azaltma ve eko-tasarım ve araçtan altyapıya bağlantı yoluyla iki yönlü şarjı kapsayan çok kriterli bir yaşam döngüsü analizi kullanarak sektörün çevresel etkisini optimize etmek.

Hidrojen enerjisi, özellikle belirli kullanım alanları için çözüm sunabilecek bir alternatif olarak görülüyor. Fransa, kritik malzemelere olan bağımlılığı azaltacak ve yeterli miktarda üretilebilecek dekarbonize hidrojen sağlayacak bir strateji üzerinde çalışıyor. Bu, otomotiv sektörünün çevresel etkisini en aza indirgemeyi hedefleyen döngüsel bir yaklaşımın da bir parçası.

HIA: Havacılıkta gelecek hidrojende

Hidrojen Haber- Havacılık endüstrisi, sürdürülebilir ve çevre dostu yakıt alternatifleri arayışında bir dönüm noktasına ulaştı. Airbus, Easyjet, Rolls-Royce gibi büyük isimlerin dahil olduğu bir grup tarafından desteklenen Havacılıkta Hidrojen İttifakı (HIA),İngiliz yetkililere bir yol haritası öneren yeni bir faaliyet raporu yayınladı. HIA ittifakı ayrıca 140 ülkede 114 bin üyesi bulunan Institution Of Mechanical Engineers‘ın web sitesinde yayınlanan bir makalede hidrojenin gelişimine ilişkin görüşlerini dile getirdi.

HIA havacılıkta hidrojen kullanımının kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Bu ittifak, hidrojenin sadece geçici bir çözüm olmadığını, aslında kısa mesafe uçuşlarında önemli bir rol oynayacağını ve uzun vadede sürdürülebilir havacılığın anahtarı olabileceğini öne sürüyor.

Hidrojen, yakıt hücreleri aracılığıyla elektrik enerjisine dönüştürülebilir veya doğrudan yakıt olarak kullanılabilir. Rolls-Royce’un Ultrafan demonstratörü gibi bazı projelerde bu ikinci yöntem tercih ediliyor. Airbus ise 2025 yılında bir karar vererek, 2035 yılına kadar hidrojenle çalışan bir uçağın vizyonunu gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Ancak bu yenilikçi yakıtın kullanımı, havaalanlarının hidrojenle (gaz veya sıvı formda) nasıl tedarik edileceği gibi zorlukları da beraberinde getiriyor. Örneğin, Heathrow Havaalanı’nın 2040 yılına kadar yalnızca kendisi için 1300 ton hidrojene ihtiyacı olacak.

Hidrojenin havacılıkta kullanımı, sadece teknolojik bir başarı değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik için de büyük bir umut vaat ediyor. Bu gelişmeler, geleceğin nasıl şekilleneceğine dair heyecan verici ipuçları sunuyor. 

Vietnam hidrojen ekonomisinde  sağlam adımlar atıyor

"The Line" Projesi

Hidrojen Haber- Vietnam’ın önde gelen mühendislik ve inşaat şirketi LILAMA Corporation,yeşil enerji piyasasında uluslararası bir oyuncu olarak yerini aldı. Suudi Arabistan’da dünyanın en büyük yeşil hidrojen üretim tesislerinden biri için 100’den fazla elektroliz modülü üreterek, küresel yeşil hidrojen üretim zincirindeki konumunu sağlamlaştırdı. 

LILAMA’nın bu başarısı, Thyssenkrupp ile iş birliği yaparak küresel yeşil hidrojen üretim zincirindeki yerini hızla belirlemesiyle mümkün oldu. Şirket, gelecekteki yeşil hidrojen projelerine katılım için büyük bir fırsat yakaladı.

Thyssenkrupp Nucera İnşaat Yönetimi Direktörü Jose Soares, LILAMA’nın montaj alanında lider bir kuruluşun kapasitesini ve itibarını onayladığını, Thyssenkrupp Nucera’nın iki taraf arasındaki işbirliğinin birçok değerli ve yüksek kaliteli ürün yaratacağına inandığını söyledi.

LILAMA, bu projeye yüksek öncelik vermeye, bin mühendis ve işçiden oluşan bir ekibi harekete geçirmeye ve çelik yapıları işlemek için Ekipman İmalat Fabrikası’nın alanını ayırmaya ve aynı zamanda ekipmanı birleştirmek için Thuy Nguyen bölgesinde atölye kiralamaya özel önem veriyor ve odaklanıyor.

LILAMA Hidrojen tesisinin elektroliz sistemi teknolojisi için Thyssenkrupp’a ait olduğunu, her modülün 55 m uzunluğunda, 5m genişliğinde, 8 m yüksekliğinde, yaklaşık 200 ton ağırlığında binlerce sofistike ve karmaşık bileşen ve ekipman dahil olmak üzere LILAMA’da tamamen entegre olduğunu belirtiyor.

Suudi Arabistan’daki “The Line” projesi, 100-200 milyar dolarlık yatırımla, tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarından güç alacak devrim niteliğinde bir girişim olarak öne çıkıyor. Bu proje, NEOM adı verilen ve “Yeni Gelecek” anlamına gelen bir süper şehrin omurgasını oluşturacak.

LILAMA’nın katılımıyla, dünya çapında yeşil enerjiye geçişte önemli bir rol oynayacak olan NEOM projesi, yılda 100 milyon ziyaretçi çekmeyi ve 2030 yılına kadar Suudi Arabistan’ın GSYİH’sine 48 milyar dolar katkıda bulunmayı hedefliyor.

Almanya’daki büyük hidrojen projesine Japon pili

Hidrojen Haber- Japon NGK INSULATORS Almanya’nın kuzeyindeki Baltık Denizi kıyısında geliştirilmekte olan büyük ölçekli bir yeşil hidrojen üretim projesi için, Alman BASF’nin bir yan kuruluşu olan BASF Sabit Enerji Depolama’dan (BSES) NAS batarya siparişi aldı. Bu piller, maksimum 18 megavat çıkışa ve 104,4 megavat saat kapasiteye sahip olacak ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektriği kullanarak uzun bir süre boyunca pik yüklerin yerini değiştirmek için kullanılacak.

NGK’ya göre, sipariş edilen NAS bataryaları maksimum 18 megawatt çıkışa ve 104.4 megawatt-saat kapasiteye sahip ve Almanya’nın kuzeyindeki Baltık Denizi kıyısında geliştirilmekte olan yeşil hidrojen üretimine yönelik büyük ölçekli projenin bir parçası. Proje hakkında daha fazla bilgi verilmedi.

Mevcut sipariş, HH2E tarafından proje için ayrılan toplam 230 megawatt-saatten fazla kapasiteye sahip NAS bataryalarının ilk teslimat partisidir. Sonraki teslimatlar için de görüşmeler devam ediyor.

NAS bataryalarının güneş ve rüzgar enerjisi gibi kesintili yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrikle şarj edileceğini ve yeşil hidrojen üretim süreci için elektrolizöre güç sağlayacağını açıklayan NKG, yüksek kapasiteli ve uzun süreli deşarj kapasitesine sahip NAS bataryalarının, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektriği kullanarak uzun bir süre boyunca pik yükleri değiştirmek için çok uygun olduğunu belirtti.

NGK ve BSES arasındaki ortaklık, yeşil hidrojen üretim projeleri için NAS pillerinin ilk ticari olarak benimsenmesiyle sonuçlandı. Bu da teknolojinin olgunlaştığını ve geniş çapta kabul gördüğünü gösteriyor.

Hollanda’dan yeşil hidrojen projelerine 250 milyon avro

Hidrojen Haber- Hollanda hükümeti, bir ihale sürecinin ardından toplam 250 MW kapasiteye sahip yedi yeşil hidrojen projesine yaklaşık 268 milyon avro tahsis etti. Bu kapasitenin neredeyse tamamı iki projeden geliyor gibi görünüyor: RWE’nin Eemshaven’daki 50 MW’lık Eemshydrogen tesisi ve VoltH2‘nin Delfzijl’deki 50 MW’lık tesisi.

Diğer kazananlar arasında olan Nieuw-Buinen’deki 5 MW’lık bir tesis olan H2 Hollandia, 115 MW’lık Vloeivelden güneş parkından başka türlü kısıtlanmış güç kullanacak. Hysolar‘ın 2,5 MW’lık projesi, Nieuwegein’de 9 MW’lık bir güneş enerjisi çiftliği ile birlikte yer alıyor

RWE, 50 MW’lık projesi için 124,9 milyon avro aldığını ve bu yılın sonuna kadar nihai bir yatırım kararı verileceğini doğruladı. Halihazırda çevre ve inşaat izinlerini almış olan yeşil hidrojen tesisi, Eemshaven kömür ve bionass yakıtlı elektrik santrali ve Magnum gaz yakıtlı elektrik santrali ile aynı sahada inşa edilecek.

Hollanda Girişim Ajansı, 500kW ile 50MW arasındaki projeleri desteklemeyi amaçlayan açık artırmanın, toplamda 600 milyon avrodan fazla teklifle son derece rekabetçi olduğunu belirtiyor.

Yedi kazanan kapasiteye göre en büyük sübvansiyon megavat başına 3,2 milyon avroydu.  Şirketlerin elektrolizörlerini 2028 yılına kadar devreye almaları gerekiyor.

Umman’dan dev yeşil hidrojen projesi

Hidrojen Haber- Umman, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı bir geleceğe doğru büyük bir adım attı. Sürdürülebilir altyapıda global bir yatırımcı olan Actis ve global entegre yeşil enerji, metal ve teknoloji şirketi Fortescue, Umman’da büyük bir yeşil hidrojen projesi geliştirmek, inşa etmek, sahip olmak ve işletmek üzere hakları kazandı. Bu proje, Umman’ın yeşil hidrojen stratejisini yönetmek ve teslim etmek için Umman hükümeti tarafından kurulan bağımsız bir kuruluş olan Hydrogen Umman SPC (Hydrom) tarafından duyuruldu.

Actis ve Fortescue, her ikisi de global yeşil enerji alanında önemli oyuncular. Actis, şimdiye kadar yönettiği yaklaşık 21GW yenilenebilir enerji kapasitesiyle (16GW operasyonel, 5GW inşa halinde veya sözleşmeli) yenilenebilir güç projeleri geliştirmede geniş bir deneyime sahip. Öte yandan, Fortescue, üçü Nihai Yatırım Kararlarına ulaşan global projeler dahil, global yeşil hidrojen endüstrisinde bir lider ve yenilikçi bir firma.

Proje, şu anda fizibilite aşamasında ve yılda 200 bin ton yeşil hidrojen üretme potansiyeline sahip elektrolizörleri çalıştıracak, yaklaşık 4.5GW lık rüzgar ve güneş yenilenebilir enerji kaynaklarının inşasını içermesi bekleniyor. Mevcut plana göre, üretilen hidrojen yerel endüstriyel alıcılara satılacak ve Salalah mevcut limanı üzerinden ihracat için işlenmiş türevlere (örneğin yeşil amonyak) dönüştürülecek.