Ana Sayfa Blog Sayfa 194

Avrupa’nın ilk amonyak yakıtlı enerji üretim tesisi kuruluyor

Bord Gáis Energy'nin Cork, İrlanda'daki Whitegate Kombine Çevrim Gaz Türbini (CCGT) elektrik santrali

Hidrojen Haber-  Centrica plc ve Mitsubishi Power Europe Limited  arasında enerji üretim tesisi anlaşması imzalandı.  Yapılan anlaşma Bord Gáis Energy’nin Cork, İrlanda’daki Whitegate Kombine Çevrim Gaz Türbini santralinde Avrupa’nın ilk amonyak yakıtlı enerji üretim tesisinin geliştirilmesi, inşası ve işletilmesini kapsıyor.

Düşük karbonlu amonyak, hidrojenden daha yüksek bir hacimsel yoğunluğa sahiptive düşük karbonlu hidrojeni taşıması ve depolanması kolay bir formda kullanılabilir. Bu da kullanım noktasında karbon salınımı olmadan yanabilen bir yakıt sağlar. Amonyak yakıtı, düşük karbonlu bir enerji değer zincirine geçiş için umut verici bir uzun vadeli enerji çözümüdür.

Mitsubishi Power, amonyağı doğrudan enerji üretimi için yakabilen teknolojinin geliştirilmesinde öncü şirketlerden. Bu teknoloji, 50 yıllık düşük karbonlu gaz türbini ve hidrojen yakıtı yanma teknolojilerinde öncü bir deneyime dayanıyor.Centrica Energy ve Bord Gáis Energy ile Avrupa’nın ilk amonyak yakıtlı enerji üretim tesisinin işbirliği, Mitsubishi Power’ın elektrik talebini karşılarken daha sürdürülebilir bir enerji geleceğine geçiş için kesintisiz bir şekilde karbon azaltma çözümleri araştırdığını gösteriyor.

TECO 2030 yakıt hücresi sistemi 2024’te satışta

Hidrojen Haber –TECO 2030, yakıt hücresi sistemine başarılı bir şekilde hidrojen enjekte etti ve 2024’ün ilk yarısında ilk müşteri dağıtımına kadar emisyonsuz elektrik enerjisi üretti.  yeni yakıt hücresi teknolojisini devreye alıyor. 2030 yılına kadar hedef, TECO’nun Kuzey Norveç’in Narvik kentindeki giga fabrikasında yılda 4 bin adet yakıt hücresi sistemi üretmek. TECO İsveç veya Portekiz gibi ülkelerden ve Berlin veya Toronto gibi şehirlerden gelen yıllık emisyonu azaltmayı hedefliyor.

TECO’nun yakıt hücresi teknolojisi, kritik çevresel kaygıları ele alarak geleneksel dizel makinelere cazip bir alternatif sunarken, aynı zamanda liman ve şehir şebekesi kapasitesi üzerindeki baskıyı ve kritik malzemelerin kullanımını da hafifletiyor. Yakıt hücrelerine geçiş, Avrupa Yeşil Anlaşması, ABD Enflasyon Azaltma Yasası ve diğer önde gelen bölgeler kapsamındaki temiz geçiş hedeflerini desteklemede önemli bir adım anlamına geliyor.

Yakıt hücresi; hidrojenin yakıt olduğu yeni nesil motorlar ve güç jeneratörleri üretmek anlamına geliyor. Dizel jeneratör yerine bir FCM400 ünitesi çalıştırmak, gezegenimizi 9 bin tonun üzerinde karbon ‘dan kurtarıyor. 

Ekim 2020’deki halka arzdan bu yana TECO, denizcilik ve ağır hizmet yakıt hücrelerinin geliştirilmesine büyük yatırımlar yaptı ve bu da lider yakıt hücresi sistemiyle sonuçlandı.

Şirket, hidrojenden elektrik üretmek için FCM400’ü kullanmak amacıyla Graz’daki test tezgahına inşa etti ve kurdu. İlk hidrojen, yakıt hücresi modülüne enjekte edildi ve teknoloji performansı başarıyla test edildi.

Norveçli şirket, gelecek yılın başlarında ilk gemi kurulumuna doğru ilerliyor.

CMB-Boeckmans hidrojene hazır dört gemi sipariş etti


Belçika merkezli denizcilik ve temiz teknoloji grubu CMB.TECH ve deniz taşımacılığı şirketi Boeckmans, dört adet hidrojene hazır, dizel elektrikli genel kargo gemisi sipariş etti. Bugün açıklanan işbirliği, denizcilik sektörünün karbondan arındırılmasını hızlandırmayı amaçlıyor.

Açıklamaya göre gemiler Vietnam’daki Dung Quat Tersanesi’nde inşa edilecek. Gemiler; Kuzey Avrupa, Akdeniz, Kuzey Afrika ve Batı Afrika dahil olmak üzere yoğun deniz rotalarında konuşlandırılacak. İlk geminin 2025 yılının ikinci yarısında teslim edilmesi planlanıyor.

Kargo gemisi, geminin baş güvertesi altına yerleştirilen dizel-elektrik motorlara sahip olacak. Bu konfigürasyon, kıç tarafını hidrojen gibi öncü tahrik sistemleri montajına hazır hale getirecek. Gemiye alternatif düşük karbonlu motorlar da takılabilecek. Geminin mimarisi, alternatif yakıt kaynaklarının depolanması için de yeterli alan sağlayacak.

Boeckmans Direktörü Pierre Durot yaptığı açıklamada “Gemi; gövde şekillendirme, yenilikçi tasarım ve en son teknolojilerin uygulanması sayesinde daha düşük emisyona sahip olacak. Dizel modda çalışan geleneksel genel kargo gemilerine kıyasla emisyonları %40 oranında azaltmayı başardık. Yeni sürdürülebilir tahrik sistemlerinin uygulanması ve hidrojen gibi yakıtlar için depolama alanı yaratılmasıyla bu durum daha da azaltılabilir. Geminin dizel-elektrik konfigürasyonu, yeni sistemlerin elektrik şebekesine entegrasyonunu kolaylaştırıyor” diye konuştu.

Avrupa gaz ağına hidrojeni entegre edecek

AB, özel hidrojen altyapısı ve pazarları ile entegre karbondan arındırılmış gaz ağ planlaması için düzenleyici bir çerçeve oluşturuyor. Bu kapsamda hidrojen, elektrik ve doğal gaza yönelik ağ geliştirme planları arasında koordinasyon artırılacak. 

Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu, hidrojen için İletim Sistemi Operatörleri (TSO’lar) ile Dağıtım Sistemi Operatörleri (DSO’lar) arasındaki bölünme konusunda anlaşmaya vardı.

Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu, yenilenebilir ve doğal gazlar ile hidrojende iç pazarlar için ortak kurallar oluşturmaya yönelik direktif üzerinde geçici bir siyasi anlaşmaya vardı. Direktif, AB’nin 2050 yılında iklim nötrlüğü hedefine ulaşmak amacıyla, yenilenebilir ve düşük karbonlu gazların enerji sistemine nüfuz etmesini kolaylaştırmayı, doğal gazdan geçişe olanak sağlamayı amaçlıyor.

Anlaşmanın, yeni ortaya çıkan hidrojen sektörünü yaygınlaştırması ve gaz sektörünün yenilenebilir enerjiye geçişini hızlandırması yanında tüketicinin korunmasına yönelik kurallar belirlemesi ve arz güvenliğini güçlendirmesi bekleniyor. 

SAVUNMASIZ TÜKETİCİLER KORUNACAK

Savunmasız grupların korunmasında, üye devletler tedarikçi veya pazar katılımcısı değiştirme hakkının müşterilere maliyet, çaba ve zaman açısından ayrımcı olmayacak şekilde verilmesini sağlayacak. Geçici anlaşma, müşterileri gaz şebekesinin gelecekte hizmet dışı bırakılmasından veya hidrojen olarak yeniden kullanılmasından korumak amacıyla bağlantı kesintilerinin nasıl gerçekleşebileceğine ilişkin düzenlemeler sağlıyor. Bu konuda uygun kuruluşlara danışılması, müşterinin önceden bilgilendirilmesi ve korunmasız müşterilerin özel ihtiyaçlarının dikkate alınması öngörülüyor. 

HİDROJEN KULLANIMINA ÖNCELİK

Geçici anlaşma ayrıca hidrojen, elektrik ve doğal gaza yönelik ağ geliştirme planları arasında koordinasyonun artırılmasını sağlıyor. Ağ geliştirme planları, sektör entegrasyonu, ‘önce enerji verimliliği’ ilkesi ve karbondan arındırılması zor sektörlerde hidrojen kullanımına öncelik verilmesi üzerine inşa edilecek. Mevcut gaz şebekelerine yenilenebilir ve düşük karbonlu gazlar entegre edilecek. 

Elektriklendirilemeyenlerin tek çaresi hidrojen!

Avrupa’da rüzgar enerjisinin yaygınlaşması için çaba gösteren sivil toplum kuruluşu WindEurope’un CEO’su Giles Dickson, Rüzgar Enerjisi Kongresi TÜREK 2023 için geldiği İstanbul’da HidrojenHaber’e önemli açıklamalarda bulundu.

Özellikle yüksek ısı ve büyük miktarlarda enerji ihtiyacı olan sektörlerin elektrifikasyonunun çok zor olduğuna işaret eden Dickson, bu sektörlerin karbondan arındırılması için mevcut çözümler arasında en uygun olanın hidrojen olduğunu ifade etti.

Orta Doğu’nun ilk hızlı yeşil hidrojen yakıt istasyonu açıldı

Hidrojen Haber- Ortadoğu’nun ilk hızlı yeşil hidrojen istasyonu H2GO Birleşik Arap emirlikleri’nde (BAE) açıldı. Yakıt istasyonu, temiz şebeke elektriğiyle çalışan bir elektrolizör kullanarak sudan yeşil hidrojen üretecek. İstasyon, Masdar City tarafından sağlanan arazide kuruldu ve Dünyanın en büyük Enerji şirketlerinden ADNOC Distribution tarafından işletiliyor.

Pilot istasyonda tedarik edilen hidrojen, uluslararası kabul görmüş bir sertifikasyon kuruluşu olan International REC Standard tarafından güneş kaynaklarından ‘yeşil’ olarak sertifikalandırılacak. Pilot, BAE’deki hidrojen araçlarının uzun vadeli uygulanabilirliğini anlamak için veri toplamak amaçlı kullanılacak.

Pilot çalışma Abu Dabi’deki Entegre Taşıma Merkezi tarafından destekleniyor ve yüksek hızlı yakıt ikmali Linde tarafından sağlandı. Pilot uygulama boyunca, hidrojenli araç filosu Toyota, Al Futtaim Motors ve BMW tarafından sağlanıyor ve Tawasul da dahil olmak üzere taksi şirketleri tarafından test edilecek.

ADNOC, istasyonun BAE’nin ulusal hidrojen stratejisini tamamladığını ve dekarbonizasyon ve sorumlu enerji geçişi için yenilikçi teknolojiler ve düşük karbonlu çözümler üzerinde işbirliği yaptığını belirtti.

BAE devlet şirketi ADNOC, 2030 yılına kadar karbon yoğunluğunu yüzde 25 oranında azaltmak ve 2045 yılına kadar Net Sıfır hedefini gerçekleştirmek için daha düşük karbonlu çözümleri ilerletmek ve karbondan arındırma teknolojileri geliştirmek için 15 milyar dolarlık bir fon tahsis etti

Virgin Atlantic ve Rolls-Royce’tan tarihi uçuş

Hidrojen Haber- Virgin Atlantic ve Rolls-Royce, tamamen sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) ile çalışan ilk ticari transatlantik uçuşu yapmak için 28 Kasım’da havalandı. Londra Heathrow ve New York JFK arasındaki uçuş, bir Trent 1000 motoruyla çalışan bir Boeing 787 Dreamliner ile gerçekleştirildi.

Uçuş, Air bp ve Virent tarafından sağlanan 60 ton SAF ile desteklendi. SAF, geleneksel jet yakıtına göre yüzde 70’ten fazla karbon tasarrufu sağlıyor, ancak yakıt hacimlerinin yüzde 0,1’inden azını oluşturuyor. Havayolu, uçuştan kaynaklanan artık emisyonların, biyokömür projelerinden gelen karbon giderimleri kullanılarak azaltıldığını belirtti.

Uçuşta, Ulaştırma Bakanlığı, Boeing, Sheffield Üniversitesi, Imperial College London ve Rocky Mountain Institute gibi kurumlar da yer aldı. Virgin Atlantic CEO’su Shai Weiss, “Bu, havacılık endüstrisi için tarihi bir an. Şu anda yeterli arz yok ve bunu üretmek için gerekli radikal işbirliği olmadan, 2030 hedeflerimize ulaşamayız.” dedi.

Weiss, yeşil hidrojen ve havadan karbon yakalama özellikli e-kerosen üzerinde çalışmaların devam ettiğini, bu sayede gerçekten sürdürülebilir uçmanın mümkün olacağını, ancak ayrı bir zorluk olarak, küresel havacılık endüstrisini çalıştırmak için yeterli miktarda yenilenebilir elektrik üretmenin gerektiğini sözlerine ekledi.

Iberdrola 12 milyar sterlinlik yatırım planını açıkladı

Hidrojen haber- İspanyol enerji devi Iberdrola, Londra’da düzenlenen Küresel Yatırım Zirvesi’nde, 2024-2028 yılları arasında İngiltere’de 12 milyar sterlinlik (15 milyar dolar) bir yatırım planı duyurdu. Şirket, daha önce açıkladığı 2023-25 yılları arasında 6,7 milyar sterlinlik programına ek olarak, 2026-28 yılları arasında 7 milyar sterlinlik daha yatırım yapmayı planlıyor.

Bu yatırımlarla şirket, Doğu Anglia 3 açık deniz rüzgar çiftliği, karada rüzgar ve güneş projeleri, enerji perakendeciliği ve yeşil hidrojen alanlarında faaliyetlerini sürdürecek.

Haziran ayında, İspanyol şirket Iberdrola, İspanya, Portekiz ve Birleşik Krallık’taki büyük ölçekli yeşil hidrojen üretim merkezlerinde yıllık 600 bin tonluk yeşil hidrojen üretim kapasitesi geliştirmek için bp ile stratejik bir ittifak kurmayı kabul etti.

Son 15 yılda Iberdrola, İngiltere’nin elektrik şebekesine ve yenilenebilir üretim kapasitesine 30 milyar sterline yakın yatırım yaptı. 

Yeşil hidrojen için Almanya-Danimarka işbirliği bildirisi

Hidrojen Haber- Danimarka’daki Yeşil Hidrojen Zirvesi’nde Airbus, Andel, Aurubis, BASF, BeBa Energie, Flensburg Ticaret Odası, Copenhagen Infrastructure Partners, COWI, Dansk Industri, Danfoss, European Energy, Everfuel, Alman-Danimarka Ticaret Odası, GP Joule, Green Hydrogen Systems, Green Power Denmark, H2Energy Europe, MAN Energy Solutions, Niras ile birlikte, Plug Power, Rambøll, RWE, SaltPower, Siemens Energy, Stadtwerke Flensburg, STRING Megaregion, thyssenkrupp, Topsoe, TotalEnergies, Uniper, Vattenfall ve Ørsted olarak ilk Alman-Danimarka Yeşil Hidrojen Zirvesi’nde Almanya ve Danimarka arasında yeşil bir hidrojen pazarı ve altyapısı geliştirmek için gerekli eylemler tartışıldı.

Zirvede 32 endüstri şirketin imzasıyla endüstri şirketlerince bir hidrojen bildirisi paylaşıldı. Bildiride, Alman ve Danimarkalı endüstri temsilcileri, yeşil hidrojen üretimi, taşınması ve kullanımı konusunda işbirliği yapmaya ve rekabetçi bir yeşil hidrojen pazarı oluşturmaya kararlı olduklarını belirtti. Ayrıca, Alman ve Danimarka hükümetlerine, iki ülke arasındaki arz ve talep bağlantısını sağlamak için hidrojen altyapısını ve niyet mektubunu ilerlemeleri çağrısında bulunuldu. Bildiride, 2028 yılına kadar Almanya ve Danimarka arasında duyurulan hidrojen altyapısı kapasitesinin gerçekleştirilmesi için, 2024 yılı ortasında kesin yatırım kararı alınması gerektiği vurgulandı.

ALMANYA – DANİMARKA İŞBİRLİĞİNİN ÖNEMİ 

Almanya, Avrupa’da en büyük hidrojen talebine sahip ülke(yıllık 55 TWh) ve bu talebin 2050 yılına kadar önemli ölçüde artması bekleniyor.Almanya’nın ulusal hidrojen stratejisi, 2030 yılına kadar 45-90 TWh hidrojen ithalatı ve 30 TWh yerli üretim öngörüyor. Danimarka ise, 2030 yılında Almanya’ya 16 TWh (yaklaşık 4,5 GW elektroliz kapasitesine karşılık gelen) yeşil hidrojen ihracat potansiyeline sahip.Bu nedenle, Almanya ve Danimarka arasında yeşil hidrojen altyapısı ve pazarının geliştirilmesi, iklim hedeflerine ulaşmak ve Kuzey Avrupa’yı yeşil enerji dönüşümünün bir merkezi haline getirmek için hayati önem taşıyor.

Yeşil hidrojen nedir? Yeşil hidrojen, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrikle suyun elektrolizi yoluyla üretilen hidrojendir. Sıfır emisyonlu bir enerji taşıyıcısıdır ve net sıfır emisyonlu bir ekonomiye geçişte önemli bir rol oynayabilir.

Yapay zeka yakıt hücrelerinin ömrünü uzatacak

Hidrojen Haber- IBM ve FuelCell Energy, Temel Modeller adı verilen bir tür üretken yapay zeka kullanarak yakıt hücresi teknolojisinin performansını artırmak için işbirliği yapacaklarını duyurdu. Bu işbirliğinin amacı, her iki şirketin de karbon salınımını azaltmak için yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş çabalarını desteklemek.

Yakıt hücreleri, temiz ve sürdürülebilir bir enerji kaynağı.Elektrokimyasal bir reaksiyonla elektrik üretirler ve ısı, su veya hidrojen gibi yan ürünler bırakırlar.

IBM, FuelCell Energy verilerini kullanarak bir temel model geliştirecek. Bu modeller verilerden öğrenecek ve teknolojinin performansını tahmin edecek. Model yakıt hücresinin veri tabanlı bir dijital ikizini oluşturup, çeşitli veri kaynaklarını birbirine bağlayarak çeşitli çalışma parametrelerinin yakıt hücresinin bozulmasını nasıl etkilediğinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacak.Bu sayede, yakıt hücrelerinin ömrü uzatılabilir ve müşteriler için maliyet etkinliği artırılabilir.