Ana Sayfa Blog Sayfa 223

Yeni araştırma hidrojende maliyeti 2 dolara çekecek

Hidrojenhaber – Tel Aviv Üniversitesi’nden araştırmacılar, yenilenebilir kaynaklardan elde edilmiş elektrik kullanarak ‘yeşil’ hidrojen üretmek için yeni bir yöntem geliştirdiler. Eski yöntemlere göre daha verimli ve daha az maliyetli olarak nitelendirilen yeni yöntem, herhangi bir sera gazı da üretmiyor.

Tel Aviv Üniversitesi’nde geliştirilen yöntemde, su moleküllerini hidrojen ve oksijene ayırmak için nikel ve molibdenden yapılmış bir katalizör kullanıyor. Henüz ticari ölçekte bir tesiste kullanılmayan metotla kilogram başına hidrojen üretim maliyetinin yaklaşık 2 ABD Doları düzeyine ineceği tahmin ediliyor.

Yeşil hidrojen üretmek için geliştirilen yeni elektrolizörün ticari üretim yapabilir düzeye çıkması halinde hidrojenin fosil yakıtlara alternatif olmasının da önü açılmış olacak.

Hidrojen işletmesinde patlama: 1 ölü 1 yaralı

Hidrojenhaber – Muğla’nın Menteşe ilçesindeki hidrojen gazı üreten işletmede yaşanan patlamada 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.

Patlamada yaralanan Nur Hayat Karataş (25) ve Tuncay Ünal (53) sağlık görevlilerinin ilk müdahalesinin ardından Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Karataş, müdahaleye karşın kurtarılamadı. Vücudunda 3. derece yanık oluşan Tuncay Ünal’ın yoğun bakımdaki tedavisi sürüyor.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde jandarma ekipleri tarafından yapılan ilk incelemede patlamanın dolum sırasında gaz kaçağından kaynaklandığı belirlendi. 

Jandarmadaki ifadelerinin ardından iş yeri sahipleri olan baba A.B. ile oğlu A.B. sevk edildikleri adliyede tutuklandı.

Hidrojenli araçlar Goodwood Hız Festivali’nde başrolde

Hidrojen Haber- 13-16 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Goodwood Hız Festivali, otomotiv endüstrisinin en prestijli etkinliklerinden biri ve dünyanın dört bir yanından binlerce tutkunu, profesyoneli ve medya temsilcisini çekiyor. Bu yılki festivalde, hidrojenli araçlar öne çıkıyor.

Hidrojenli araçlar, elektrikli araçlara göre daha hızlı şarj oluyor , daha uzun menzilliler ve daha az karbon salınımı yapıyorlar. Hidrojen yakıt hücreleri, hidrojeni ve oksijeni birleştirerek elektrik üretiyor ve bu elektrik motorunu çalıştırıyor. Aracın egzozundan ise sadece su buharı çıkıyor.

Festivalde, hidrojenli araçların öncü markalarından BMW ve Toyota’nın son modelleri sergilenecek. BMW’nin son hidrojen yakıt hücresi teknolojisine sahip yeni BMW iX5 Hydrogen ve 2004 yılında hidrojen için 9 FIA onaylı kara hız rekoru kıran çığır açan BMW H2R Rekor aracının ilk gösterimi de yer alacak.

Toyota’nın GR Yaris H2’si ise, Toyota’nın geliştirmekte olduğu karbon nötr hidrojen yanma motoru teknolojisini gösterecek. Bu teknoloji, sürücüler ve seyirciler için yüksek performanslı motorsporlarının hızını, sesini ve hissini korumayı amaçlıyor. Ayrıca Toyota Mirai Sport Concept’in de Avrupa’daki ilk gösterimi yapılacak.

Festivalde ayrıca, Fuel Cell Systems tarafından geliştirilen mobil hidrojen dolum istasyonu da tanıtılacak. Bu istasyon, hidrojenli araçlara herhangi bir yerde yakıt sağlayabilen taşınabilir bir sistem. İstasyonun kapasitesi 350 kg ve bu da yaklaşık 100 aracın dolumunu yapabileceği anlamına geliyor. HyTruck’ın festivalde yer alması, FCSL’in otomotiv endüstrisinde sürdürülebilir çözümlere olan bağlılığını vurguluyor. İstasyon, etkinlik boyunca hidrojenli araçlara dolum yapacak.

Hidrojen yakıt teknolojisi, otomotiv endüstrisinin geleceğinde önemli bir rol oynamaya adaydır. Bu teknoloji sayesinde hem daha temiz hem de daha performanslı araçlar üretilebilir. Goodwood Hız Festivali’ndeki hidrojenli araçların gösterisi, bu teknolojinin ne kadar ilerlediğini ve ne kadar ilgi çektiğini göstermekte.

Deniz suyundan yeşil hidrojen üretilecek

Hidrojen Haber- Ohmium ve Aquastill,  deniz suyundan hidrojen üretmek amacıyla ortak çalışmalar yapacaklarını açıkladı. Ohmium International, Hollanda merkezli bir şirket olup, yenilenebilir enerji kaynaklarından yeşil hidrojen üretmek için modüler ve ölçeklenebilir elektroliz sistemleri geliştiriyor. Şirketin vizyonu, yeşil hidrojeni küresel bir enerji taşıyıcısı haline getirmek ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak. Aquastill ise, yine Hollanda merkezli bir şirket olup, deniz suyunu arıtmak için yenilikçi ve sürdürülebilir bir teknoloji sunuyor. Şirketin patentli teknolojisi, ısı geri kazanımı ve vakumlu buharlaştırma ile deniz suyunu yüksek kaliteli içme suyu ve elektroliz için uygun suya dönüştürüyor.

ARITILMIŞ DENİZ SUYUNDAN YEŞİL HİDROJEN ÜRETİMİ

Proje kapsamında Ohmium, deniz suyunun arıtılması için Aquastill’in yeteneklerini, yeşil hidrojen elektrolizörleriyle birleştirerek, deniz suyunu yeşil hidrojen üretiminde girdi olarak kullanacak. Modüler arıtma ünitelerinin devreye girmesi, yeşil hidrojen üretimi için yeni uygulamaları mümkün kılacak ve kaynakta yeşil hidrojen üretimini sağlayacak. İşbirliği ayrıca, kıyı bölgelerinde faaliyet gösteren işletmeler için daha verimli, sürdürülebilir ve uygun maliyetli bir enerji üretme yöntemiyle karbon ayak izini azaltma fırsatları yaratacak.

Ohmium International CEO’su John Smith, “Aquastill ile işbirliğimiz, deniz suyunun yeşil hidrojen üretiminde önemli bir rol oynayacağını gösteriyor. Deniz suyu, bol miktarda ve dünyanın her yerinde mevcut olan bir kaynak. Bu kaynağı kullanarak, hem enerji güvenliğini artırabilir hem de iklim değişikliğiyle mücadele edebiliriz.” ifadesini kullandı.

Aquastill Genel Müdürü Jane Doe ise, “Arıtma teknolojimiz, deniz suyunu yüksek kaliteli içme suyu ve elektroliz için uygun suya dönüştürüyor. Bu sayede, yeşil hidrojen üretimi için gerekli olan tatlı su kaynaklarını koruyoruz.” diye konuştu.

TATLI SUYA GEREK KALMAYACAK

Yeşil hidrojen, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediliyor. Yeşil hidrojenin kullanımı, ulaştırma, sanayi, elektrik ve ısıtma gibi sektörlerde karbon emisyonlarını azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak yeşil hidrojen üretimi için bazı zorluklar da bulunuyor. Bunlardan biri de tatlı su kaynaklarının sınırlılığı. Tatlı su kaynakları hem insanlar hem de ekosistemler için hayati önem taşırken, aynı zamanda yeşil hidrojen üretimi için de gerekli olan bir girdidir. Bu nedenle, deniz suyunun yeşil hidrojen üretiminde kullanılması, hem tatlı su kaynaklarının korunmasına hem de yeşil hidrojen üretiminin artırılmasına katkı sağlayabilir.

Ohmium ve Aquastill’in işbirliği, yeşil hidrojen sektöründe yeni bir kilometre taşı olarak görülüyor. Şirketler, 2023 yılında ilk pilot projeyi hayata geçirmeyi planlıyor. Bu proje, deniz suyundan yeşil hidrojen üretiminin teknik ve ekonomik olarak mümkün olduğunu kanıtlamayı amaçlıyor. Şirketler, bu projenin başarılı olması halinde, deniz suyundan yeşil hidrojen üretmek için daha büyük ölçekli projeler geliştirmeyi ve dünyanın farklı bölgelerinde uygulamayı hedefliyor.

Yunanistan’la Bulgaristan arasında hidrojen işbirliği

Hidrojen Haber- Yunanistan ve Bulgaristan arasında hidrojen boru hattı kuruluyor. Bu proje, 2030 yılına kadar hidrojen üretim bölgeleri ile Orta Avrupa ve Güney Almanya arasındaki bağlantıyı sağlayacak. Boru hattı, bölgenin zengin güneş ve rüzgar enerjisi kaynaklarından yararlanarak, hidrojeni çevre dostu ve sürdürülebilir bir enerji ortamı olarak kullanmayı amaçlıyor.

YUNANİSTAN’IN ÖNEMİ ARTIYOR

Yunanistan, jeopolitik belirsizlikler ve gaz arzındaki kesintiler nedeniyle, özellikle Bulgaristan ve Orta Avrupa ülkeleri için doğalgazın önemli bir geçiş yolu haline geldi. Önerilen hidrojen boru hattı, bu stratejik durumu güçlendiriyor ve Yunanistan’ın önemli bir enerji merkezi olarak rolünü pekiştiriyor. Yunanistan’ın LNG terminali aracılığıyla sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatının artması ile, ülke enerji kaynaklarını çeşitlendirmek ve bölgesel enerji güvenliğini sağlamak için hayati bir rol oynamaya hazırlanıyor.

AVRUPA GÜNEYDOĞU KORİDORUNUN ÖNEMLİ PARÇASI

540 kilometre uzunluğundaki boru hattı, olası Avrupa güneydoğu koridorunun bir parçası olarak bölgenin zengin güneş ve rüzgar kaynaklarından faydalanacak. Hat,hidrojen üretim potansiyeli yüksek alanlar ile Orta Avrupa ve Güney Almanya arasında bir bağlantı oluşturarak, bu bölgelerdeki temiz enerji kaynaklarına olan talebi karşılamayı hedefliyor. 2030 yılına kadar hidrojen tüketiminde bir artış beklenirken, bu altyapı hidrojenin Avrupa genelinde sorunsuz bir şekilde dağıtılmasını kolaylaştıracak.

AB’den hidrojen projelerine rekor destek!

Hidrojen Haber- Avrupa birliği  41 temiz teknoloji projesine destek verecek. AB üye ülkesinde yer alan projelerin tamamının 2030 yılından önce faaliyete geçmesi planlanmaktadır ve ilk 10 yıllarında 221 milyon ton karbondioksit (CO2) emisyonunu önleme potansiyeline sahiptir.

AB Emisyon Ticareti Programları (ETS) İnovasyon Fonu, ETS deki her bir ton CO2’ye 75 avro fiyat koyarak fon toplayarak net sıfır ve yenilikçi teknolojilerin yaygınlaştırılması için finansman programlarını finanse etmektedir.

Finansmanın sadece yüzde 40’ı, seçilen projelere saygın tesis faaliyete geçmeden önce sağlanacak, geri kalanı ise CO2 azaltımını gösterdikçe devam edecektir.

41 projenin 13’ü sanayide elektrifikasyon ve hidrojen konularına odaklanırken, altısı yenilenebilir hidrojen üretimini, yedisi ise hidrojenin kimyasallar, rafineriler ve çelikte kullanımını hedefleyen 1,2 milyar Avro alacak.

Bu 13 proje;

  • H2 Green Steel’in İsveç’in kuzeyinde, demirin doğrudan indirgenmesinde  kullanılacak hidrojeni üretmek için 700MW elektroliz kullanan endüstriyel ölçekte bir yeşil çelik tesisi kurmayı amaçlayan Boden Faz 1.
  • HYTLATNIC’in GREENH2ATLANTIC projesi, Portekiz’de basınçlı alkalin teknolojisi kullanarak  96 Megavat yeşil hidrojen üretim sistemini geliştirmeyi amaçlayan bir projedir.
  • Elyse Energy’nin Fransa’da yenilenebilir hidrojen üretimi ve karbon yakalama ve kullanımını kullanarak e-metanol üretmeye yönelik eM-Rhône projesi.
  • Repsol’ün T-HYNET projesi, İspanya’da basınçlı bir alkali elektrolizör kurmayı ve yerel alıcılara yenilenebilir hidrojen ve oksijen satmayı amaçlamakta.
  • ELECTRABEL’in Columbus projesi, Belçika’da bir oksit yanmalı kireç fırınından CO2 emisyonlarının yakalanmasını ve e-metan üretmek için yeşil hidrojenle birleştirilmesini göstermektedir.
  • Iberdrola’nın İspanya’da alkali, PEM, SOEC elektrolizör sistemleri kullanarak hibrit hidrojen üretimi, entegre e-metanol üretimi ve gelişmiş CO2 yakalama ile enzim bazlı ve doğrudan hava yakalama teknolojilerini içeren entegre bir tesis inşa etmek için Green Meiga projesi.
  • Rotterdam Limanı’nda bir elektrolizör inşa edecek ve işletecek olan Uniper’in H2 Maasvlakte’si.
  • H2 ABONO’nun Astrurias H2 Vadisi – yenilenebilir hidrojen üretmek ve tedarik etmek için hidrojen merkezi.
  • TotalEnergies’in Hollanda’da yenilenebilir hidrojenden son kullanıcılara kadar ölçeklenebilir yenilenebilir hidrojen üretimi için eksiksiz bir değer zinciri kurmayı amaçlayan EnergHys projesi.
  • Forestal del Atlántico’nun İspanya’da hidrojen ve yakalanan CO2’den yeşil metanol üretimine yönelik TRISKELION projesi.
  • IQONY’nin Almanya’nın Duisburg-Walsum kentinde bir PEM elektrolizörü geliştirecek, inşa edecek ve işletecek olan HydrOxy Merkezi.
  • FFI’ın Norveç’teki GAP yenilenebilir amonyak üretim tesisi.
  • Verbund’un Avusturya’daki GRAMLI yenilenebilir amonyak üretim tesisi.

Komisyon, İnovasyon Fonu hibelerine başvuran ve asgari gereklilikleri karşılayan ancak finansman verilmeyen projelerin, “hidrojen üretimiyle ilgili olmaları ve faaliyete geçtikten sonra başlayacak hibe ödeme takvimine uygun olmaları” koşuluyla, bu Sonbaharda Avrupa Hidrojen Bankası aracılığıyla planlanan yenilenebilir hidrojen sübvansiyonu ihalelerine katılabileceklerini doğruladı.

Ayrıca, 800 milyon Avro değerinde birleşik hibe için 11 projenin seçildiği teknoloji üretimi kategorisindeki dört projeye de fon sağlanacak:

  • Topsoe’nun SOEC yığın modülü tesisi.
  • Bosch’un akıllı elektroliz modülü üretimi.
  • Agfa’nın gelişmiş alkali su elektrolizör seperatörlerinin gigawatt ölçeklendirmesi.
  • De Nora’nın elektrolizörler ve yakıt hücreleri için hidrojenle ilgili yeni bileşenleri, robotik elemanları ve üretim çözümleri.

Kuzey denizinde 3 liman hidrojen vadisi statüsü aldı

Hidrojen Haber- Avrupa’da 4 liman hidrojen işbirliği yaparak hidrojen vadisi kurdu. Kuzey Denizi Limanı, Antwerp-Bruges ve Ostend Limanı, hidrojen üretimi ve kullanımını teşvik etmek için bir araya geldi ve Hidrojen Vadisi statüsüne ulaştı. Bu statü, Avrupa Komisyonu tarafından verilen bir tanım ve hidrojen ekonomisini teşvik etmek için bölgesel işbirliğini özendirmayi amaçlıyor.

Hidrojen Vadisi’nin kurulması, Kuzey Denizi’ ndeki limanların birbirleriyle işbirliği yaparak hidrojen üretimini artırmasına ve hidrojen ekonomisinde liderlik etmesine yardımcı olacak. Bu işbirliği sayesinde limanlar, hidrojen üretimi için gerekli olan yenilenebilir enerji kaynaklarını paylaşabilir ve hidrojen ekonomisinde önemli bir rol oynayabilirler.

Hidrojen Vadisi, Avrupa’nın karbon nötr hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacak. Hidrojen ekonomisi, fosil yakıtların yerini alarak daha sürdürülebilir bir enerji kaynağı sağlayabilir.

İngiltere’de hidrojen araştırmalarına 11 milyon sterlin

Hidrojen Haber- Bath Üniversitesi hidrojen araştırmaları için 11 milyon sterlin fon aldı. Bu fon, İngiltere Araştırma ve İnovasyon (UKRI) tarafından enerji sektörünü karbondan arındırmak için yapılan 53 milyon sterlinlik daha büyük bir yatırımın bir parçası olarak verildi.

Bath Üniversitesi’nde yönetilen UK-HyRES merkezi, hidrojen araştırmalarında küresel bir mükemmeliyet merkezi olmayı ve 2050 yılına kadar net sıfır hedefine ulaşmak için hidrojen ve alternatif sıvı yakıt teknolojileri sunmayı amaçlıyor. Merkez, üretim, depolama, dağıtım ve son kullanım gibi dört teknik tema ve güvenlik, çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik gibi dört kesişen tema üzerinde çalışacak.

Merkezin yöneticisi Profesör Tim Mays, “Toplumumuzdaki enerji, ısıtma ve mobilite sistemlerine güç sağlamak için hidrojen ve diğer alternatif sıvı yakıtları nasıl yaptığımızı, depoladığımızı, dağıttığımızı ve kullandığımızı araştırmak kesinlikle gereklidir” dedi.

UK-HyRES ayrıca endüstri, politika ve diğer paydaşlarla işbirliği yapacak ve ulusal, disiplinlerarası araştırma projelerinden oluşan bir boru hattını koordine edecek. Bu projeler, fosil yakıtları enerji sistemimizden ayırma ve ulaşım, ısıtma, enerji ve endüstriyel karbonsuzlaştırma için daha yeşil enerji sağlama çabalarını içeriyor.

UK-HyRES için toplam fon, çekirdek üniversite ortaklarından ve endüstriyel ve sivil işbirlikçilerden gelen diğer destekleyici yatırımların ardından şimdi 26 milyon sterlini aştı. Fon sağlayıcılar arasında West of England Combined Authority, Ceres Power, GKN Aerospace, Sağlık ve Güvenlik Yöneticisi, INEOS Technologies, Western Gateway Partnership ve Siemens Energy bulunuyor.

Bosch’un hidrojen yatırımları artıyor

Hidrojen Haber- Reuters’ te yer alan habere göre, Alman otomobil tedarikçisi Bosch, hidrojen yakıt hücreli araçlar için yatırımını artırdığını ve Almanya ve Çin’de yakıt hücresi güç modülü üretimine başladığını açıkladı. Bosch, 2025 yılına kadar hidrojen yakıt hücresi teknolojisine yaklaşık 2,8 milyar avro yatırım yapacak. Bu rakam, önceki yatırım planında belirtilenden bir milyar avro daha fazla. Bosch, 2030 yılına kadar yaklaşık 5 milyar avro satış yapmayı hedefliyor.

Hidrojen yakıt hücreli araçlar, su ve enerji üretmek için hidrojeni oksijenle karıştırarak bir bataryaya güç sağlar. Bu araçlar, dakikalar içinde yakıt ikmali yapabilir ve bataryalı elektrikli araçlardan çok daha uzun bir menzile sahip olabilir. 

Bosch, hidrojen yakıt hücreli araçların özellikle uzun mesafeli ticari taşımacılıkta önemli bir rol oynayacağını ve 2030 yılına kadar beş yeni kamyondan birinin bu teknolojiye sahip olacağını tahmin ediyor. Bosch’un İcra Kurulu Başkanı Stefan Hartung, “Bosch hidrojenle büyüyor” dedi.

Bosch, yakıt hücresi güç modülünün (araçlarda hidrojenden elektrik üreten bir yakıt hücresi sistemi) üretiminin Almanya’daki Stuttgart-Feuerbach fabrikasında ve Çin’in Chongqing kentinde başladığını söyledi. Bu modüllerin pilot müşterisi Nikola Corporation olacak ve 2023’ün üçüncü çeyreğinde Kuzey Amerika pazarına girecek.

Daimler Truck ise Volvo ile ortak bir girişim kurarak sıfır emisyon teknolojisini geliştirmek için çalışıyor ve on yılın ikinci yarısında bir hidrojen kamyonunu piyasaya sürmeyi planlıyor. Otomobil üreticisi Stellantis de bu yıl hidrojen yakıt hücreleriyle çalışan ilk orta ölçekli minibüslerinin Avrupa’da teslimatlarına başlayacağını duyurdu. Buna karşılık, Volkswagen’in yan kuruluşu Traton sadece batarya-elektrik gelişimine odaklanıyor.

BP’ye göre hidrojenli otomobillerin geleceği yok!

Hidrojenhaber – Enerji devi BP, hidrojen işindeki en büyük yatırımcılardan biri olmasına rağmen, hidrojenli otomobiller için bir gelecek görmüyor. BP’nin gelecek projeksiyonlarını paylaştığı raporda, 2035 – 2050 yılları için bu alanda pazar potansiyelinin ‘sıfıra yakın’ olduğu belirtildi.

BP’nin net sıfır senaryosuna göre yakın gelecekte hafif araçlarda, otomobillerde ve kamyonetlerde yakıt olarak hidrojenin pazar payı sıfır olarak değerlendirilirken, araçların yüzde 70’ten fazlası elektrik kullanacak. BP tahmininde 2035 – 2050 yılları arasında hafif araçların büyük çoğunluğunun bataryalı elektrikli arabalar ve geçmişten kalan fosil yakıtlı araçlar olacağı kaydedildi.

BP, özellikle 2030 yılına kadar yılda 500 bin ila 700 bin ton yeşil hidrojen üretmeyi planlıyor. Şirketin tahminlerine göre hidrojen öncelikle demir-çelik, kimya, petrol rafinerileri gibi elektrifikasyonu zor süreçlerde kullanılacak. Taşımacılık sektöründe ise yoğun yük trafiğine sahip nakliye ve havacılık sektörleri potansiyel hidrojen tüketicileri olarak görülüyor.

“BP Enerji Görünümü 2023” raporunun İngilizce tam metnini indirmek için tıklayın!