Ana Sayfa Blog Sayfa 3

Avrupa Komisyonu’ndan ‘Sanayi Hızlandırıcı Yasa’ Önerisi

HidrojenHaber – Avrupa Komisyonu, düşük karbonlu ve Avrupa’da üretilen teknolojilere talebi artırmayı hedefleyen “Industrial Accelerator Act” (Sanayi Hızlandırıcı Yasası) önerisini açıkladı. Paket; net-sıfır teknolojileri dahil seçili stratejik sektörlerde üretimi büyütmeyi, izin süreçlerini sadeleştirmeyi ve kamu alımları ile kamu desteklerinde “Made in EU” ve/veya düşük karbon kriterlerini devreye almayı amaçlıyor.

KAMU ALIMLARINDA YERLİ VE DÜŞÜK KARBON KRİTERİ

Komisyon, tek pazarın ölçeğini “lider pazar” yaratmak için kullanarak Avrupa üretimi temiz teknolojiler için talep tabanını güçlendirmeyi planlıyor. Öneri, kamu ihaleleri ve kamu destek programlarında belirli ürün grupları için “Made in EU” ve/veya düşük karbon gereklilikleri getirerek Avrupa üretim kapasitesini desteklemeyi öngörüyor.

HEDEF: İMALATIN AB GSYH PAYINI 2035’TE %20’YE ÇIKARMAK

Komisyon, artan küresel rekabet ve stratejik tedariklerde AB dışına bağımlılık riskleri karşısında sanayi tabanını güçlendirmeyi hedefliyor. Öneride, imalat sanayinin AB GSYH içindeki payını 2024’teki %14,3 seviyesinden 2035’te %20’ye çıkarma hedefi yer alıyor; kapsamın çelik, çimento, alüminyum, otomotiv ve net-sıfır teknolojileri gibi alanlarda başlayıp kimya gibi enerji yoğun sektörlere genişletilebileceği belirtiliyor.

YABANCI YATIRIMLARA €100 MİLYON EŞİĞİYLE KOŞULLAR

Metin, AB’nin açık pazar yaklaşımını korurken stratejik sektörlerde “büyük” yabancı yatırımlar için ek koşullar tanımlıyor. Buna göre, AB dışı ülkelerden gelen ve belirli alanlarda küresel üretim kapasitesinin %40’ından fazlasını kontrol eden şirketlerin en az €100 milyon tutarındaki yatırımları; yüksek nitelikli istihdam yaratma, inovasyon ve büyümeyi destekleme, teknoloji ve bilgi transferiyle AB’de gerçek değer üretme ve yerel içerik şartlarıyla uyum gibi kriterleri karşılamak zorunda olacak; ayrıca en az %50 AB çalışanı istihdamı şartı öngörülüyor.

SÜREÇ VE KAYNAK

Öneri, Avrupa Parlamentosu ve Konsey tarafından kabul edildikten sonra yürürlüğe girecek. Kaynak: European Commission, “Commission proposes new measures to boost EU industry and jobs”, 4 March 2026.

Dünya Bankası: Elektrolizörde Maliyet Baskısı EPC’den Geliyor

HidrojenHaber – Dünya Bankası’nın ESMAP teknik raporu, yenilenebilir hidrojen üretiminde elektrolizör seçiminin “tek bir en iyi teknoloji” üzerinden değil; güç profili, entegrasyon gereksinimleri, su kalitesi ve finansman koşulları birlikte değerlendirilerek yapılması gerektiğini vurguluyor. Rapora göre 2025 ortasında dünyada yaklaşık 2,15 GW elektrolizör kapasitesi devrede ve bu, küresel hidrojen talebinin yalnızca yaklaşık %0,2’sini karşılıyor; 16 GW kapasite inşaat halinde ve 3,5 GW kapasite nihai yatırım kararına (FID) ulaştı.

PAZAR DENGESİ VE TEDARİK KAPASİTESİ

Rapor, arz-talep dengesizliği nedeniyle üretimde kapasite fazlası oluştuğuna ve bunun sektörde yeniden yapılanma, birleşme ve iflas süreçlerini tetiklediğine dikkat çekiyor. Küresel yıllık elektrolizör üretim kapasitesi 61 GW seviyesinde; ayrıca 16 GW ek üretim kapasitesi yapım aşamasında. Mevcut üretim kapasitesinin 43 GW/yıl (yaklaşık %70) kısmı alkalin (ALK), 13 GW/yıl (%21) kısmı proton değişim membranı (PEM) teknolojisine ayrılmış durumda.

Raporun tam metnini görüntülemek için tıklayın

TEKNOLOJİLERİN YATIRIM VE PERFORMANS ARALIĞI

Raporda ölçekli uygulamalar için kurulu sistem CAPEX aralıkları ALK’ta 500–1.500 $/kW, PEM’de 1.000–2.000 $/kW olarak veriliyor; SOEC ve AEM için eşikler daha yüksek seviyede belirtiliyor. Elektrik tüketimi göstergesi (AC) ALK’ta 51–56 kWh/kgH2, PEM’de 53–56 kWh/kgH2 aralığında; SOEC için atık ısı ve yüksek sıcaklık buhar entegrasyonu varsa 35–42 kWh/kgH2 bandı öne çıkıyor.

MALİYETİN AĞIRLIĞI YUMUŞAK KALEMLERDE

Raporun kritik uyarısı, toplam kurulu maliyeti belirleyen farkın çoğu zaman yığın (stack) teknolojisinden çok mühendislik, tedarik ve inşaat (EPC), kurulum, sivil işler ve entegrasyon gibi kalemlerden geldiği yönünde. Buna göre yığın, modern büyük ölçekli ALK ve PEM projelerinde doğrudan CAPEX’in yalnızca %20–%50’sini oluştururken; kurulum ve EPC, toplam CAPEX’in genellikle %40–%50’sine kadar çıkabiliyor.

BÖLGESEL FİYAT FARKI VE SATIN ALMA STRATEJİSİ

Donanım fiyatlarında bölgesel fark belirgin: Çin üretimi ALK sistemleri iç pazarda 270–280 $/kW, ihracatta fabrika çıkışı yaklaşık 350 $/kW seviyesinde verilirken; Avrupa veya ABD üretimi ALK için fabrika çıkışı yaklaşık 800 $/kW bildiriliyor. Lojistik, EPC, sivil işler ve su arıtma gibi destek sistemleri dahil edildiğinde, gelişmekte olan ülkelerde kurulu ALK maliyeti Çin menşeli sistemlerde 800–1.200 $/kW; Avrupa veya ABD menşeli sistemlerde 1.200–1.800 $/kW bandına taşınabiliyor.

Yeşil Hidrojene ‘Tedarik Zinciri Reformu’ Lazım

HidrojenHaber – Yeni bir akademik çalışma, küresel ölçekte hızlanan yeşil hidrojen yatırımlarının beklenen iklim faydasını sağlayamayabileceğini ortaya koydu. Araştırmaya göre hidrojen üretiminde kullanılan elektrik kaynakları ve tedarik zinciri yapısı yeterince karbonsuzlaştırılmazsa, teknolojinin çevresel etkileri sınırlı kalabilir.

ELEKTRİK KAYNAĞI KRİTİK

Çalışmada, hidrojen üretiminin sürdürülebilirliğinin büyük ölçüde elektrik üretim karışımına bağlı olduğu vurgulandı. Araştırmacılara göre günümüzde hidrojen üretiminin büyük bölümü hâlâ fosil yakıt ağırlıklı enerji sistemlerinden gelen elektrikle gerçekleştiriliyor ve bu durum emisyon avantajını önemli ölçüde azaltıyor.

14 ÜLKEDE 20 SENARYO ANALİZİ

University of Sheffield liderliğinde yürütülen araştırma, 2023-2050 döneminde 14 ülkede hidrojen üretimi ve taşınmasına ilişkin 20 farklı senaryoyu inceledi. Analizler; elektroliz ve biyokütle tabanlı üretim yollarını kapsayarak hidrojen tedarik zincirinin farklı aşamalarındaki emisyon etkilerini değerlendirdi.

2050’YE KADAR ŞEBEKE DEKARBONİZASYONU GEREKLİ

Sonuçlara göre yeşil hidrojenin gerçekten düşük karbonlu bir enerji taşıyıcısı haline gelmesi için elektrik şebekelerinin hızla yenilenebilir kaynaklara geçmesi gerekiyor. Araştırma, özellikle Birleşik Krallık ve ABD gibi ülkelerde enerji sisteminin karbonsuzlaştırılması halinde hidrojen tedarik zincirlerinin daha sürdürülebilir hale gelebileceğini ortaya koyuyor.

Hidrojen Dolum İstasyonu Pazarı 2032’de 2,8 Milyar Dolara Ulaşacak

HidrojenHaber – Hidrojen dolum istasyonları pazarı, yakıt hücreli araçların yaygınlaşması ve temiz ulaşım politikalarının güçlenmesiyle hızlı büyüme sürecine girdi. DataM Intelligence tarafından yayımlanan araştırmaya göre küresel hidrojen yakıt ikmal istasyonu pazarı 2024 yılında yaklaşık 507,58 milyon dolar büyüklüğe ulaştı.

Pazarın 2025-2032 döneminde yıllık ortalama %23,8 büyüme kaydederek 2032 yılında yaklaşık 2,8 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. Hidrojen dolum istasyonları, yakıt hücreli elektrikli araçlara (FCEV) yüksek basınçlı hidrojen sağlayan altyapıyı kapsıyor ve depolama, sıkıştırma ve dağıtım sistemlerinden oluşuyor.

ULAŞIMDA DEKARBONİZASYON ETKİSİ

Hidrojen altyapısına yönelik yatırımlar özellikle ağır hizmet araçları, otobüs filoları ve ticari taşımacılıkta emisyonların azaltılması hedefiyle hız kazanıyor. Birçok ülkede hükümet destekleri, sübvansiyon programları ve temiz ulaşım hedefleri hidrojen dolum istasyonu yatırımlarını teşvik ediyor.

ASYA-PASİFİK ÖNE ÇIKIYOR

Pazarın bölgesel dağılımında Asya-Pasifik ülkeleri lider konumda bulunuyor. Çin, Japonya ve Güney Kore’de hidrojen araç programlarının hızlanması ve ulusal hidrojen stratejileri dolum istasyonu yatırımlarını artırıyor. Avrupa ve Kuzey Amerika’da da sıfır emisyonlu ulaşım politikaları hidrojen altyapı projelerini destekliyor.

AB: Orta Doğu Gerilimine Rağmen Enerji Arzı Güvende

HidrojenHaber – Avrupa Komisyonu ile Avrupa Birliği ülkeleri, Orta Doğu’daki gelişmelerin ardından Avrupa’nın petrol ve doğal gaz arz güvenliğini değerlendirmek amacıyla Gaz Koordinasyon Grubu ve Petrol Koordinasyon Grubu toplantıları gerçekleştirdi. Toplantılarda mevcut durum ve olası riskler ele alındı.

Üye ülkeler yapılan değerlendirmelerde Avrupa Birliği genelinde şu aşamada enerji arz güvenliğine yönelik acil bir risk gözlemlenmediğini bildirdi. Petrol Koordinasyon Grubu’nun 25 Şubat’ta yaptığı son toplantıdan bu yana ilave petrol stoklarının serbest bırakılmadığı ve mevcut petrol stoklarının yüksek seviyelerde kaldığı belirtildi.

GAZ DEPOLARI STABİL

Toplantıda ayrıca Avrupa Birliği genelindeki doğal gaz depolama seviyelerinin istikrarlı şekilde seyrettiği ifade edildi. Mevcut depolama seviyelerinin kısa vadede arz güvenliğini destekleyecek düzeyde olduğu değerlendirildi.

KOMİSYON GELİŞMELERİ İZLEYECEK

Avrupa Komisyonu, enerji piyasalarındaki gelişmeleri ve bölgedeki jeopolitik durumu yakından izlemeye devam edeceğini açıkladı. Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması veya yeni kesintilerin ortaya çıkması durumunda Avrupa Birliği’nin petrol ve gaz arz güvenliği yeniden değerlendirilecek.

Hydrogen Europe: Sanayi Hızlandırıcı Yasası Güçlendirilmeli

HidrojenHaber – Hydrogen Europe, Avrupa Komisyonu tarafından önerilen Industrial Accelerator Act (Sanayi Hızlandırıcı Yasası) düzenlemesinin hidrojen sektörünün büyümesini desteklemek için önemli bir adım olduğunu ancak mevcut haliyle “önemli iyileştirmelere” ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Kuruluşa göre düzenleme, özellikle elektrolizör teknolojileri ve hidrojen değer zinciri için talep oluşturma mekanizmaları açısından yeterli kapsamı sunmuyor.

ELEKTROLİZÖR KAPSAMI VE MENŞE KURALLARI

Komisyonun önerisi, kamu destekleri ve bazı projelerde “Made in Europe” yaklaşımını benimseyerek Avrupa üretimi teknolojileri teşvik etmeyi amaçlıyor. Buna göre AB veya Avrupa Serbest Ticaret Birliği ülkelerinde üretilen elektrolizörler “Birlik menşeli” olarak değerlendirilecek. Hydrogen Europe, bu tanımın Kanada, Japonya, Birleşik Krallık, ABD ve Güney Kore gibi ülkeleri kapsamadığını ve bunun küresel tedarik zinciri açısından sınırlayıcı olabileceğini belirtiyor.

TALEP TARAFI MEKANİZMALARI YETERSİZ

Sektör kuruluşu, düzenlemede hidrojen ve türev yakıtlar için güçlü talep oluşturacak mekanizmaların yeterince yer almadığını vurguladı. Mevcut taslakta kamu alımlarında düşük karbonlu çelik için %25 oranında bir kota öngörülürken, hidrojen, e-yakıtlar ve gübre gibi hidrojen temelli ürünlerin doğrudan destekten sınırlı ölçüde yararlanabileceği ifade edildi. Hydrogen Europe, gerçek bir “lider pazar” oluşturmak için daha güçlü talep tarafı politikalarının gerekli olduğunu savunuyor.

DÜZENLEMEDE KARMAŞA RİSKİ

Hydrogen Europe ayrıca yasanın çok sayıda ikincil mevzuat üretme potansiyeline dikkat çekerek bunun sektör için karmaşıklık ve belirsizlik yaratabileceğini belirtti. Kuruluş, düşük karbonlu ürün etiketleme planlarının gecikmesinin de piyasa oluşumu açısından yeterli sinyal vermediğini ifade ediyor.

SEKTÖRDEN DAHA İDDİALI POLİTİKA ÇAĞRISI

Hydrogen Europe CEO’su Jorgo Chatzimarkakis, yasa teklifinin Avrupa sanayisinin küresel temiz teknoloji rekabetinde güçlü kalması için daha iddialı hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Kuruluş, Avrupa Parlamentosu ve üye devletleri düzenlemenin kapsamını ve hedeflerini güçlendirmeye çağırarak hidrojen teknolojilerinin Avrupa sanayi stratejisinde merkezi rol oynaması gerektiğini vurguladı.

BMW M: Hidrojenli Performans Otomobilinde Hala Engeller Mevcut

HidrojenHaber – BMW M, hidrojen yakıt hücresi teknolojisinin bir “M otomobili” seviyesinde performans vermesi için hâlâ ciddi paketleme ve ısı yönetimi engelleri bulunduğunu açıkladı. BMW M Başkanı Frank van Meel’in değerlendirmesine göre yüksek güç için birden fazla yakıt hücresi yığını ve bunların soğutma altyapısı gerekiyor; bu da ağırlık ve hacmi büyüterek performans otomobili mimarisiyle çatışıyor.

YÜKSEK GÜÇTE PAKETLEME VE ISI YÖNETİMİ

Van Meel, M seviyesinde güç hedeflendiğinde sistemin “kamyon boyutlarına” yaklaşabilecek kadar büyüdüğünü, bu nedenle teknolojinin bugünkü hâliyle kompakt bir performans otomobiline uygulanmasının gerçekçi olmadığını ifade etti. Aynı yaklaşımın motor sporları tarafında da geçerli olduğu, özellikle uzun süre yüksek güçte çalışmada ısı yönetiminin belirleyici bir sınır oluşturduğu vurgulandı.

HİDROJENDE STRATEJİ: YAKIT HÜCRESİ, YANMA DEĞİL

Değerlendirmede, hidrojenin içten yanmalı motorda yakılması seçeneğinin mühendislik açısından daha kolay olabileceği ancak BMW’nin hidrojen stratejisinin yakıt hücresi ve egzozda yalnızca su buharı hedefiyle şekillendiği belirtildi. Bu nedenle BMW M tarafında hidrojenin kısa vadeli ürün planına girmesinden çok, miniaturizasyon ve termal sistemlerde ilerleme ihtiyacına bağlı “uzun vadeli olasılık” olarak ele alındığı kaydedildi.

BMW GRUBU 2028’E HAZIRLANIYOR

BMW Group ise hidrojen yakıt hücreli araçlarda yol haritasını sürdürerek, iX5 Hydrogen pilot filo testlerinin ardından 2028’de seri üretime geçmeyi planlıyor. Şirket, üçüncü nesil yakıt hücresi sisteminin daha kompakt ve daha verimli olacak şekilde geliştirildiğini ve teknoloji ortağı olarak Toyota ile iş birliğini derinleştirdiğini duyurdu.

NORHyWAY ile Norveç’te Hidrojen Üretimi 2030’da 37 Bin Tonu Aşacak

HidrojenHaber – Norveç’te başlatılan NORHyWAY projesi, ülkenin yıllık hidrojen üretimini 2030’a kadar 37.081 tona çıkarmayı hedefliyor. Proje, Norveç’i Avrupa’da endüstriyel hidrojen üretiminde lider konuma taşımayı ve sanayide yeşil rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.

37 BİN TONLUK ÜRETİM HEDEFİ

NORHyWAY kapsamında denizcilik, kara taşımacılığı ve ulusal elektrik sistemi dahil olmak üzere dört yerel değer zinciri oluşturulacak. 16 sanayi ortağıyla yürütülen proje, 2030 itibarıyla yıllık 37.081 ton hidrojen üretim kapasitesine ulaşmayı planlıyor. Bu kapasitenin yılda 345.000 tona kadar CO2 emisyon azaltımı sağlaması bekleniyor. Bu miktar, yaklaşık 8.000–10.000 Londra–Oslo uçuşunun emisyonuna eşdeğer kabul ediliyor.

HİDROJEN VADİSİ MODELİ

NORHyWAY, Norveç’in ilk büyük ölçekli “hidrojen vadisi” projesi olarak konumlanıyor. Avrupa genelinde yeşil hidrojen temelli yerel değer zincirleri oluşturmayı hedefleyen hidrojen vadisi programının bir parçası olan girişim, fosil yakıtlara alternatif düşük karbonlu çözümleri ölçeklendirmeyi amaçlıyor. Avrupa Birliği, 2030’a kadar 50 hidrojen vadisinin faaliyete geçmesini veya geliştirilmesini hedefliyor.

AR-GE VE SANAYİ ENTEGRASYONU

Projenin Ar-Ge ortağı olarak SINTEF görev alacak. Kurum, araştırma ve inovasyon çıktılarının sanayi uygulamalarına dönüşmesini sağlayarak teknolojik geliştirme ile ticari uygulama arasındaki boşluğu kapatmayı hedefliyor. Projenin toplam yatırım büyüklüğü yaklaşık 963,3 milyon Euro olarak açıklanırken, bunun 21 milyon Euro’su Horizon Europe programı kapsamında sağlanan fonlardan oluşuyor.

NORHyWAY’in, Norveç’in enerji dönüşümünün bir sonraki aşamasında üretim ile talep arasındaki uyumsuzluk, regülasyon belirsizliği ve yüksek maliyet gibi engelleri aşmaya katkı sağlaması öngörülüyor.

TÜNAŞ ile Kanadalı AtkinsRealis Nükleerde İş Birliği Yapacak

HidrojenHaber – Türkiye Nükleer Anonim Şirketi (TÜNAŞ) ile Kanada merkezli nükleer enerji şirketi AtkinsRealis, Türkiye’deki nükleer enerji santrallerinin geliştirilmesine yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Kanada Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Tim Hodgson’ın tanıklık ettiği imza töreni Toronto’da gerçekleşti.

CANDU REAKTÖR TEKNOLOJİSİ GÜNDEMDE

Bakan Bayraktar, anlaşmanın en stratejik başlıklarından birinin Kanada’nın dünya genelinde güvenilirliğini kanıtlamış CANDU reaktör teknolojisinin Türkiye’de uygulanabilirliğinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi olduğunu vurguladı. Bayraktar, enerji sepetini çeşitlendirmek ve nükleer enerji kapasitesini artırmak amacıyla iki ülke arasındaki ortak çalışma potansiyeline büyük önem atfettiklerini belirtti. TÜNAŞ ile AtkinsRealis arasındaki bu iş birliği, Türkiye’nin Akkuyu’daki Rus ortaklığının ötesinde nükleer teknoloji çeşitlendirmesine yönelik adımlarını hızlandırdığına işaret ediyor.

TÜRKİYE-KANADA ENERJİ İLİŞKİLERİNDE YENİ SAYFA

Mutabakat zaptı, Bakan Bayraktar’ın Kanada ziyareti kapsamında nükleer ve madencilik alanlarında yürütülen görüşmelerin somut çıktısı olarak değerlendiriliyor. Kanada, CANDU reaktör teknolojisiyle küresel nükleer enerji pazarında köklü bir konuma sahip; AtkinsRealis ise nükleer mühendislik ve proje yönetimi alanındaki uluslararası deneyimiyle öne çıkıyor. Anlaşma, Türkiye’nin nükleer kapasitesini artırma hedefinde yeni bir ortaklık kapısı araladı.

Rimini’deki KEY 2026 Fuarına Türk Katılımı Geçen Yılın Üç Katına Çıktı

HidrojenHaber – İtalya’nın Rimini kentinde düzenlenen Enerji Dönüşümü Fuarı KEY 2026 (Energy Transition Expo), 4 Mart 2026’da kapılarını açtı. Italian Exhibition Group (IEG) tarafından 19’uncu kez organize edilen fuara bu yıl Türkiye’den katılan firma sayısı geçen yılın üç katından fazlasına ulaşarak 17’ye yükseldi.

TÜRKİYE’DEN REKOR KATILIM

Verimlilik, enerji depolama, elektrikli mobilite, şarj sistemleri ve hidrojen alanlarındaki teknoloji ile çözümlerin sergilendiği KEY 2026, bu yıl Uluslararası Elektrik Fuarı DPE ile eş zamanlı gerçekleştiriliyor. Türkiye’den katılan 17 firma Ankara, Kocaeli, İstanbul, Manisa, Çorum, Adana, Eskişehir, İzmir ve Bursa’dan geliyor. Katılımcılar arasında mobilite çözümleriyle Vestel Mobilite’nin yanı sıra güneş santrali yatırımcılarına ekipman ve çözüm sunan demir çelik şirketleri ile trafo ve pano gibi elektrik aksamı üreten firmalar öne çıkıyor.

ZİYARETÇİ SAYISINDA DA ARTIŞ

Katılımcı firma sayısındaki artışa paralel olarak KEY 2026’ya Türkiye’den gelen ziyaretçi sayısında da belirgin bir yükseliş gözlemlendi. Türk şirketlerin uluslararası enerji dönüşümü platformlarındaki artan varlığı, sektörün küresel pazarlara entegrasyonunun hız kazandığına işaret ediyor.