HidrojenHaber – Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olma özelliği taşıyan ve küresel enerji arenasında devasa bir teknolojik adımı simgeleyen Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) inşasında kritik bir aşama daha geride bırakıldı. Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un yap-işlet-sahip ol (BOO) modeliyle inşa ettiği bu mega projenin 4. güç ünitesinde kullanılacak olan ve reaktör tesisinin en temel ekipmanları arasında yer alan dört adet devasa buhar jeneratörünün sahaya teslimatı başarıyla gerçekleştirildi.
Rusya’nın Volgodonsk kentindeki Atommash tesislerinde aylar süren titiz bir üretim, test ve kalite kontrol sürecinin ardından gemilere yüklenen bu stratejik bileşenler, yaklaşık 3 bin kilometrelik uzun bir deniz yolculuğunun ardından güvenli bir şekilde Türkiye’ye ulaştırıldı. Limana yanaşan gemilerden kendinden tahrikli özel modüler taşıyıcı araçlar (SPMT) yardımıyla büyük bir hassasiyetle indirilen 350 tonluk dev ekipmanlar, kurulum montaj aşaması öncesinde giriş kontrollerinin yapılacağı ve geçici olarak depolanacağı özel sahaya nakledildi.
VVER-1200 TEKNOLOJİSİ VE ISI DEĞİŞTİRİCİ SİSTEMLERİN ROLÜ
Buhar jeneratörleri, nükleer santrallerin güvenliği ve kesintisiz elektrik üretimi açısından hayati bir işlev üstlenen birinci sınıf güvenlik ekipmanlarıdır. Yeni nesil VVER-1200 tipi 3+ nesil reaktör teknolojisinin kalbini oluşturan bu sistemler, reaktörün birinci devresindeki yüksek sıcaklık ve basınca sahip soğutucu akışkanın ısısını ikinci devreye aktararak buhar üretilmesini sağlıyor. Elde edilen bu yüksek basınçlı buhar, doğrudan türbin binasındaki devasa jeneratör rotorlarını döndürerek karbon salımı sıfır olan temiz elektrik enerjisine dönüştürülüyor.
Dört güç ünitesinden oluşan ve tamamlandığında toplam 4.800 megavat (MW) kurulu güce ulaşacak olan Akkuyu NGS’de, her bir güç ünitesi bağımsız olarak 4 adet buhar jeneratörü ile donatılıyor. 4. güç ünitesi için bu dört jeneratörün de sahaya ulaşmasıyla birlikte, santralin reaktör adasındaki ana ekipman lojistiğinde en önemli halkalardan biri tamamlanmış oldu.
7 BİN TONDAN FAZLA REAKTÖR EKİPMANI ÜRETİLDİ
Akkuyu NGS projesinin arkasındaki devasa mühendislik gücü, Rosatom’un Makine Mühendisliği Bölümü bünyesinde yer alan Atommash tesislerinde vücut buluyor. Rusya ve dünyanın en büyük nükleer makine imalat üslerinden biri olan bu tesiste, Akkuyu’nun dört ünitesi için bugüne kadar toplam ağırlığı 7 bin tonu aşan reaktör ekipmanının üretimi gerçekleştirildi.
Bu devasa üretim hacminin içinde, santralin ana güvenliğini sağlayan dört adet reaktör basınç kabı ve reaktörlerin birinci devresinde görev yapacak olan toplam 16 adet buhar jeneratörü yer alıyor. Her bir buhar jeneratörünün gövdesinin dökümünden, binlerce özel alaşımlı ısı değiştirici tüpün yerleştirilmesine kadar uzanan üretim süreci yaklaşık iki yıllık yoğun ve kesintisiz bir emeği gerektiriyor.
Üretimin tamamlanmasının ardından fabrikada uygulanan hidrolik ve vakum sızdırmazlık testleri, bu hassas bileşenlerin en az 60 yıllık tasarım ömrü boyunca nükleer güvenlik standartlarından ödün vermeden çalışacağını garanti altına alıyor.
LOJİSTİK VE MONTAJ ZİNCİRİ KESİNTİSİZ İŞLİYOR
Sevkiyatın başarıyla tamamlanmasına ilişkin açıklamalarda bulunan AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, projenin üretim ve lojistik operasyonlarının yüksek kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.
Butckikh, reaktör tesisinin temelini oluşturan buhar jeneratörlerinin sahaya zamanında teslim edilmesinin, santraldeki inşaat ve montaj yapılarının planlı ilerlemesi için kritik bir eşik olduğunu belirtti. İnşaat sahasındaki teknolojik hazırlık durumuna ve binaların hazır olma derecesine göre, sonraki montaj aşamalarında kullanılacak tüm ana ve yardımcı ekipmanların lojistik planlamasının kusursuz şekilde yürütüldüğünü söyleyen Butckikh, bu sayede nükleer santral sahasındaki tüm güç ünitelerinde inşaat, elektromontaj ve boru hattı kaynak çalışmalarının takvime uygun olarak devam ettiğinin altını çizdi. Türkiye’nin temiz ve kesintisiz baz yük elektrik ihtiyacını karşılayacak olan bu dev tesis, devreye girdiği andan itibaren yıllık 35 milyar kilovatsaat elektrik üreterek sanayiden hanelere kadar ülkenin enerji bağımsızlığına stratejik bir kalkan sağlayacak.


