Ana Sayfa Blog Sayfa 118

1200 MW’lık YEKA RES 4 ihalesine 21 bin MW’lık başvuru geldi

ruzgarturbinleri

HidrojenHaber – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın, “Rüzgâr Enerjisine Dayalı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ve Bağlantı Kapasitelerinin Tahsisine İlişkin Yarışma İlanı” (YEKA RES-2024) çerçevesinde, toplam 1.200 MW’lık rüzgâr enerjisi kapasitesi için açtığı YEKA RES 4 yarışmasına toplam 21.740 MW’lık başvuru yapıldı. 

En fazla başvurunun yapıldığı proje, 25 ayrı başvuru ile GÜRÜN RES oldu. İhaleye başvurular, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Zafer Demircan ve Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Genel Müdürü Ahmet Özkaya’nın katılımıyla düzenlenen bir törenle başlatıldı. Sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendirecek projelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.

YATIRIMCIDAN BÜYÜK İLGİ

Yarışmalar Edirne, Kırklareli ve Sivas’taki toplam 1.200 megavat (MW) gücündeki elektrik bağlantı kapasitesinin tahsisi amacıyla düzenleniyor. Yarışmalar, her biri için kilovatsaat başına 3,50 dolar/cent ile 5,50 dolar/cent arasında belirlenen tavan ve taban fiyatlarla yapılacak. Türkiye’nin rüzgâr enerjisinden elektrik üretimini artırarak yenilenebilir enerjide 2035 hedefine ulaşması yolunda önemli bir kilometre taşı olan YEKA RES-2024 yarışmalarına yatırımcılar büyük ilgi gösterdi. 

KAPASİTENİN 18 KATI BAŞVURU

YEKA RES-2024 yarışmalarındaki 5 proje ve 1.200 MW kapasite için 40 şirket 36 ana şirket tarafından 100 başvuru yapıldı. Yarışmalara tahsis edilecek kapasitenin 18 kat üzerinde toplam 21 bin 740 MW’lık başvuru geldi.

YEKA RES-2024’te; ‘YEKA RES 4 R 24 Edirne RES 410 MW, R 24 SERGEN RES 200 MW, R 24 YELLİCE RES 160 MW, R 24 BALKAYA RES 340 MW, R 24 GÜRÜN RES 90 MW’ yarışmaları bulunuyor.

Projelere göre teklif dağılımı şöyle gerçekleşti;

• Edirne’de kurulacak Edirne RES (410 MW) için 14 teklif,

• Kırklareli’de kurulacak Balkaya RES (340 MW) için 16 teklif,

• Kırklareli’de kurulacak Sergen RES (200 MW) için 21 teklif,

• Sivas’ta kurulacak Yellice RES (160 MW) için 23 teklif,

• Sivas’ta kurulacak Gürün RES (90 MW) için 26 teklif verildi.

Yarışmaların yeri, tarihi ve saati ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı internet adresinde ilan edilecek.

YEKA RES 4 rüzgar kapasiteleri , Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektöründeki büyümesine katkı sağlayacak, yerli ve milli rüzgâr enerjisi teknolojilerinin gelişimini destekleyecek ve ülkenin enerji arz güvenliğini güçlendirecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Enka’dan İngiltere’de hidrojen yatırımı

HidrojenHaber – Enka İnşaat ve Sanayi A.Ş., iştiraklerinden ENKA UK Construction Ltd. ile eski adıyla Vertex Hydrogen Ltd. olan Essar Energy Transition (EET) Hydrogen arasında Kuzey Batı İngiltere’deki Ellesmere Liman Bölgesi Stanlow Rafineri’sinde inşa edilecek Düşük Karbonlu Hidrojen Üretim Tesisi Projesi için 15 Ocak 2025 tarihinde sözleşme imzalandığını duyurdu.

Sözleşmenin mühendislik, tedarik, inşaat ve devreye alma işlerini kapsadığı belirtilen açıklamada, sözleşme bedelinin de yaklaşık 529 milyon İngiliz Sterlini olduğu kaydedildi. 

39 AYDA TAMAMLANACAK

Açıklamanın devamında, “Projenin limitli işe başlama sürecinde bazı ön çalışmalar gerçekleştirilecek olup, bu sürecin tamamlanmasının ardından yatırımcının yatırım kararı almasıyla projenin başlaması beklenmektedir. İşe Başlama Bildirimi’ni izleyen 39 ay içerisinde projenin tamamlanması planlanmaktadır” denildi.

Sözleşmeyle ilgili yorumlarını paylaşan EET Hydrogen CEO’su Joe Seifert, “Son derece rekabetçi bir ihale sürecinin ardından, ENKA ile anlaştığımızı duyurmaktan heyecan duyuyoruz. 57 ülkede 580’den fazla taahhütü yerine getirmiş ENKA, HPP1 gibi karmaşık projeler konusunda mükemmel bir geçmişe sahip. Ekip zengin bir deneyim getiriyor. Birleşik Krallık’ın önde gelen düşük karbonlu hidrojen üreticisi olma hedefimizi gerçekleştirirken onlarla ortaklık yapmaktan mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.

ENKA PROJEYE UZMANLIĞINI TAŞIYACAK

ENKA İcra Kurulu Üyesi Hakan Kozan ise “Birleşik Krallık’ın düşük karbonlu hidrojen endüstrisini geliştirme ve küresel karbonsuzlaştırma çabalarına katkıda bulunacağımız için mutluyuz. HPP1 projesinde EET Hydrogen ile ortaklık yapmaktan heyecan duyuyoruz. Küresel bir mühendislik ve inşaat şirketi olarak, üstlendiğimiz her projeye uzmanlık, mühendislik çözümleri ve mükemmellik taahhüdü getiriyoruz. Bu proje, HyNet Kümesinin emisyonları azaltıp, sürdürülebilir ekonomik büyümeyi teşvik edecek. Değerli müşterimiz için güvenli ve başarılı bir proje teslim etmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

BÜYÜK ÖLÇEKLİ İLK TESİS

Tesisin, ülkenin ilk büyük ölçekli, düşük karbonlu hidrojen üretim tesisi olması ve 350 MW üretim kapasitesine sahip olması ve yılda yaklaşık 600.000 ton CO2 yakalaması bekleniyor.

Hidrojen, İngiltere‘nin Kuzey Batısındaki endüstriyel işletmelere, operasyonlarını karbondan arındırmak, işleri korumak ve ekonomik büyümeyi desteklemek için sağlanacak.

1957 yılında İstanbul’da kurulan ENKA, yurtiçinde ve yurtdışında hayata geçirdiği pek çok alana yayılmış projeleriyle tanınan bir inşaat ve taahhüt şirketi. ENKA’nın bir kısım hissesi, İstanbul Borsası’nın kurulduğu 1986 yılından bu yana Borsa’da ENKAI koduyla işlem görüyor.

EDEDER Başkanı Tokcan yangında hayatını kaybetti

HidrojenHaber – Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) bir açıklama yaparak Dernek Başkanı Can Tokcan’ın Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki otelde meydana gelen yangında hayatını kaybettiğini açıkladı. 

Açıklamada Can Tokcan ile birlikte kardeşi İnovat CSO’su Atıl Enis Tokcan ve evlatları Kemal Tokcan ile Atlas Kaan Tokcan’ın da hayatını kaybettiği kaydedildi. 

Açıklamada, “Bu yeri doldurulamaz kayıplar bizleri derinden yaraladı. Kendilerini daima sevgi, saygı ve özlemle anacağız. Merhum Başkanımız Sayın Tokcan’ın ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyoruz. Mekanları cennet, ruhları şad olsun” denildi. 

Evia Aero hidrojenli 15 uçak alacak

HidrojenHaber – Almanya merkezli havacılık girişimi Evia Aero, Britten-Norman Islander tipi 15 yeni uçak satın almak için anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre 15 uçak, hidrojen yakıt hücresi tabanlı tahrik kitiyle bağlantılı olacak. İmzalanan niyet mektubuna göre uçaklar daha sonra sıfır emisyonlu hidrojen tahrik sistemine dönüştürülecek.

Evia Aero’nun sipariş ettiği uçaklar İngiltere’de üretildikten sonra 2027’den itibaren teslim edilmeye başlanacak. Araçların hidrojen dönüşümünü ise Cranfield Aerospace Solutions (CAeS) üstlenecek.

Evia Aero CEO’su Florian Kruse, “Britten-Norman Islander tipi uçak, kısa mesafeli uçuşlar için bir operatör olarak ihtiyaç duyduğumuz tüm becerileri karşılıyor” dedi.

SÜRDÜRÜLEBİLİR HAVACILIK GİRİŞİMİ

Hidrojen ve elektrik motorlu uçaklar sipariş eden Evia Aero, sürdürülebilir bölgesel hava taşımacılığı ağı kurmayı hedefliyor. Şirket, vizyonu doğrultusunda güvenilirliğini kanıtlamış 9 koltuklu Islander uçağının ‘yeşil’ versiyonuyla filosunu güçlendirecek.

Üretim hattını 2023 yılında Romanya’dan İngiltere’ye geri taşıyan Bembridge merkezli Britten-Norman, aldığı yatırımlarla yılda 4 uçaklık üretim hacmini 2028’e kadar yılda 8 uçağa çıkarmayı hedefliyor.

Evia Aero‘nun yan kuruluşu Evia Energy, 2024 yılının temmuz ayında CAeS ile bir ortaklık kurmuştu. Ortaklık, bölgesel havalimanlarında hem elektrikli hem de hidrojen-elektrikli uçak operasyonlarını mümkün kılmak için havalimanı altyapısının geliştirilmesini sağlayacak.

Çin 400 megavatlık GES-hidrojen tesisini devreye aldı

HidrojenHaber – Çinli CHN Energy Investment Group’a ait yüzer güneş enerjisi santrali ve hidrojen parkından oluşan 400 megavatlık enerji santrali faaliyete geçti.

Çin’de türünün en büyüğü olan enerji parkı; fotovoltaik güç üretimi, hidrojen üretimi, hidrojen yakıt ikmali ve enerji depolamayı birleştiren bir tesis olarak dikkat çekiyor. Toplam kurulu gücü 400 megavat olan ve yaklaşık 287 hektar alanda kurulu Rudong projesi; 220 kV kara güçlendirici istasyonu, 60 MW/120 MWh enerji depolama tesisi, saatte 1.500 metreküp hidrojen üretim kapasitesine ve günde 500 kilogram hidrojen yakıt ikmal kapasitesine sahip.

GAZ EMİSYONUNUN ÖNÜNE GEÇECEK

2025 yılında tam olarak faaliyete geçtiğinde, projenin yılda ortalama 468 milyon kilovat-saat elektrik üretmesi bekleniyor. Bu rakam, yıllık yaklaşık 151 bin ton kömür tüketiminin, 309 bin ton karbondioksit, 562 ton kükürt dioksit ve 1.125 ton azot dioksit de dahil olmak üzere gaz emisyonunun önüne geçecek.

Rudong projesi, enerji dönüşümünü ve depolama verimliliğini optimize etmek için gelişmiş fotovoltaik teknoloji ve akıllı kontrol sistemleri kullanarak bölgenin kıyı gelgit düzlüklerinin benzersiz kaynaklarından yararlanıyor.

Hidrojen üretiminin su elektrolizi yoluyla entegre edilmesiyle, genel enerji kullanım verimliliği daha da iyileşiyor. CHN Energy‘ye göre, bu yenilikçi yaklaşım yalnızca bölgesel elektrik şebeke kapasitesini güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda elektrik arzının istikrarını da önemli ölçüde iyileştiriyor.

ABD yeşil hidrojen kurallarını gevşetiyor

HidrojenHaber – ABD’de Joe Biden yönetimi, Donald Trump’ın göreve başlamasına günler kala yeşil hidrojen üreticilerine destek veren bir karara imza attı. Buna göre Biden hükümetinin hazine bakanlığı, sektöre yardım etmek ve temiz enerji mirasını güvence altına almak için yeşil hidrojen üreticilerinin vergi kredisi talep etme kriterlerini gevşetti.

Hazine Bakanlığı, sektör için daha katı gereklilikler getirecek düzenlemenin yürürlüğe giriş tarihini iki yıl daha ileri atarak 2030’a erteledi. Düzenleme, yeşil hidrojen geliştiricilerinin kredi almaya hak kazanmak için üretimlerinin yıllık yerine saat başı yenilenebilir enerjiyle sağlandığını kanıtlamalarını gerektirecek.

Değişiklik; taslak kuralların çok katı olduğunu ve henüz yeni yeni gelişen sektörü baltalayacağını savunan şirketlerin yoğun lobi faaliyetinin ardından geldi. Erteleme ile saatlik sertifikasyonun başlangıç ​​tarihi ABD’nin temiz hidrojen ihracatı için hedeflediği Avrupa Birliği ile uyumlu hale geldi.

Düzenlemeyi yorumlayan uzmanlar, bunun hidrojen üreticilerinin projelerini ilerletmek ve Amerika Birleşik Devletleri’ni yeşil hidrojende küresel bir lider yapmak için ihtiyaç duydukları desteği sağladığını ifade ediyorlar. Ancak çevre grupları ve analistler, katı kurallar olmadığı takdirde hidrojen üreticilerinin fosil yakıtlara yönelebileceğini ve gaz emisyonlarını artırabileceğine inanıyorlar.

Başkan Biden’ın imzaladığı Enflasyon Azaltma Yasası, hidrojen üretimi için kilogram başına 3 dolarlık vergi kredisi içeriyor. Bu da ABD‘yi proje geliştirmek için çekici bir destinasyona dönüştürüyor.

Vergi kredisi kurallarının beklenmesi, zayıf talep ve Trump’ın hidrojen karşıtı söylemleri ülkede temiz hidrojen sektörüne olan ilgiyi azalttı. Çeşitli projeler rafa kalkarken, borsalarda hidrojen şirketlerinin hisseleri düşmüştü.

Singapur hidrojene hazır jeneratör inşa ediyor

HidrojenHaber – Singapur Ticaret ve Sanayi Bakanlığı, ülkede 2029 yılında faaliyete geçmesi planlanan yeni bir hidrojene hazır Kombine Çevrim Gaz Türbini ünitesi inşa edileceğini duyurdu. Bakanlığa bağlı Enerji Piyasası Otoritesi’nden (EMA) yapılan açıklamada “Artan enerji talebiyle birlikte günlük hayatımızı sürdürecek yeterli üretimin sağlanması zorunludur” denildi.

Singapur merkezli PacificLight Power tarafından geliştirilecek üretim ünitesinin kapasitesi en az 600 megavat olacak. Güneybatı Singapur‘da bulunan Jurong Adası’nda inşa edilecek tesis, başlangıçta en az yüzde 30 hidrojenle çalışabilecek. Zamanla bu oranın yüzde 100’e çıkarılması hedefleniyor.

Gelecekte ‘düşük karbonlu’ enerjiye geçiş planları yapılan Singapur’da gelişen üretim sektörü, dijital ekonomi ve ulaşımın elektriklendirilmesi ülkenin enerji ihtiyacını istikrarlı bir şekilde artırıyor. Şehir devletinin güç talebinin önümüzdeki altı yıl içinde yıllık %3,7 ila %5,7 oranında artarak 2030 yılına kadar 10,1 gigawatt ile 11,8 gigawatt arasına ulaşması öngörülüyor.

Yenilenebilir enerji kullanımı tüm dünyada yaygınlaştırılmalı 

HidrojenHaber – Enerji kullanımının çevresel etkilerini ele almak, sürdürülebilir enerji çözümlerini tartışmak, enerji kullanımının bilimsel analizlerini yapmak, yenilenebilir enerjinin gerekliliği ve sürdürülebilir enerji teknolojileri hakkında bilimsel çalışmaların ortaya koyulduğu 15. Uluslararası Ekserji, Enerji ve Çevre Sempozyumu, bu yıl İstanbul Atlas Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

İstanbul Atlas  Üniversitesi’nin Vadi Kampüsü’nde 19-21 Aralık tarihleri arasında OntarioTech  Üniversitesi ve Ulusal Hidrojen Enerji Derneği  (WSSET) iş birliğiyle gerçekleştirilen 15. Uluslararası Ekserji, Enerji ve Çevre Sempozyumu (The 15th International Exergy, Energy and Environment Symposium- IEEES-15), önde gelen bilim insanları, araştırmacılar, farklı endüstrilerden uzmanlar ve 32’den fazla ülkenin üniversitelerinden katılımcıları ağırladı.

KRİZ YARATAN KAYNAKLAR

Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Zafer Utlu, 8 üst düzey ana konuşmacı ve 20’ye yakın davetli konuşmacının yer aldığı IEEES 2024’te enerji krizine yol açan kaynaklardan uzaklaşılıp yenilenebilir enerji kullanımının ve sürdürülebilir enerji teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının hedeflenmesi gerektiğinin vurgulandığını söyledi. Utlu, “Fosil yakıt kullanımından kaynaklanan sorunların masaya yatırıldığı sempozyumda ve sürdürülebilir enerji teknolojilerinin kullanımına gerçekçi ve bilimsel bir yaklaşım getirildi” dedi.

ENERJİDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Prof. Dr. Zafer Utlu, IEEES 2024’te enerji kullanımı ve çevresel etkileri ile birlikte sürdürülebilir enerji teknolojileri ana teması etrafında yenilenebilir enerji kullanımı, enerji üretimi, enerji verimliliği, karbon ayak izi, düşük karbonlu binalar, enerji malzemeleri, enerji depolama, iklim değişikliği, çevresel etki, enerji dönüşümü, enerji yönetimi, enerji güvenliği gibi konu ve uygulamalar hakkında oturum ve sunumların gerçekleştirildiğini söyledi. Utlu, “Ayrıca enerji kaynaklarının gelecek nesillere en doğru şekilde aktarılması, insana ve doğaya zarar vermeden sürdürülebilir olacak enerjinin daha çok kişiye etki etmesini sağlamak amacıyla geliştirilen teknik bilgilerin ve araştırma sonuçlarının ortaya koyulduğu konferans, uluslararası alanda önemli çalışmaları katılımcılarla buluşturdu” diye konuştu.

SONUÇ BİLDİRGESİ

Enerji kullanımı ve analizi, enerji  kullanımının çevresel etkileri, enerji teknolojileri, kalkınma ve enerji güvenliği konularında çalışmalarını sürdüren başarılı bilim adamlarını bir araya getirip, yeni bulgu ve deneyimlerin paylaşıldığı 15. Uluslararası Ekserji, Enerji ve Çevre Sempozyumu’nda ilgili kamu kuruluşları, sektör temsilcileri ve üniversiteler ile paylaşılmak üzere  sonuç bildirgesi yayımlandı.

TÜRKİYE’NİN MİSYONU

IEEES 2024 sonuç raporu Prof. Dr. Zafer Utlu ve Prof. Dr. İbrahim Dinçer tarafından düzenlenen kapanış toplantısında açıklandı. Rapora göre, bilim ve akademi dünyasında, enerji kullanımı ve analizi, çevresel etkiler, enerji teknolojileri ve yenilenebilir enerji, enerji depolama ve dönüşüm, düşük karbonlu binalar, mimarî politikalar ve sürdürülebilir şehirler gibi başlıklar altında detaylı yaklaşımların teknolojik dönüşüme ulaşması için gerekli çalışmaların karar vericiler ile paylaşılacağı belirtildi. Sempozyum sayesinde, enerji verimliliği ve analizi, enerji kullanımının çevresel etkileri ve sürdürülebilir enerji teknolojileri konusunda Türkiye’nin misyonu da güçlendirildi.

DÜNYADA YAYGINLAŞTIRILMALI

Sonuç bildirgesinde yenilenebilir enerji kullanımının tüm dünyada yaygın hale getirilmesi için teknolojik çözümlerin üretilmesi ve endüstri ile ortak çalışma yapılmasının gerekliliği ortaya koyuldu.

Bilim insanları ve akademisyenler, bu yılki konferanstan çıkan bilimsel kazanımlar ile bu alandaki akademik çalışmalara ivme ve farklılık kazandırılacağını, bununla birlikte dünyanın ve Türkiye’nin sürdürülebilir enerji teknolojileri alanındaki misyonunu güçlendireceği görüşünü paylaştı. Ayrıca pandemi sonrası yüz yüze yapılan bu büyüklükteki konferansın, Türkiye’nin uluslararası alandaki bilimsel görünürlüğüne ve kongre turizmine de katkı sağladığı kaydedildi.

CIP Kanada hidrojen projesine büyük ortak oldu

HidrojenHaber – Dünyanın yeşil alan yenilenebilir enerji alanındaki en büyük fonu, Kanada’nın doğusundaki 5 gigavatlık dev bir yeşil hidrojen projesinin %90 hissesini satın alarak ortak oldu.

Copenhagen Infrastructure Partners (CIP), Kanada’nın güneydoğusundaki Newfoundland’da Toqlukuti’k Rüzgar ve Hidrojen Projesi’nin yüzde 90’ını satın aldı. CIP ve kalan %10 hissenin sahibi Alman yenilenebilir enerji şirketi ABO Energy, projeyi birlikte geliştirecek.

CIP’ten yapılan açıklamada hisse için ödenen fiyat açıklanmazken, “Toqlukuti’k’in olağanüstü rüzgar kaynakları, mevcut altyapı ve federal ve eyalet desteği sayesinde, yeşil hidrojen ve amonyak üretiminde rekabetçi maliyetler bekleniyor. Bu faktörlerin birleşimi, Newfoundland’ı Avrupa’nın gelecekteki yeşil enerji talebini karşılamak için cazip bir yatırım noktası haline getiriyor” denildi.

ABO, geçen yılın Ağustos ayında Come by Chance adlı kasabada Kanada hükümetine ait proje sahasında hidrojen üretim tesisi geliştirmek için gerekli imtiyazları almıştı. ABO ve CIP, Kanada’nın en büyük kara rüzgar çiftliği olan Alberta eyaletindeki 485 MW’lık Buffalo Plains projesinde de ortaklığa sahip.

CIP, özellikle rüzgar enerjisi olmak üzere altyapı yatırımlarında uzmanlaşmış bir Danimarka yatırım firması. 25 milyar avro’luk yatırım ve 120 GW’lık proje hattıyla CIP, dünyanın en büyük özel yenilenebilir enerji yatırım firmalarından biri.

Proje, geçen yılın Ağustos ayında Kanada’nın Sanayi, Enerji ve Teknoloji Bakanlığı’nın tahsisiyle geliştirilmeye başlandı. Projenin, inşaat aşamasında 4 binden fazla, işletmeye geçtiğinde ise 400’den fazla uzun vadeli iş imkanı yaratarak yerel istihdama ve ekonomiye ivme kazandırması bekleniyor.

Çin hidrojenli yük gemisini suya indirdi

HidrojenHaber – Çin, hidrojenle çalışan ilk konteyner gemisi Dong Fang Qing Gang’i Zhejiang Eyaleti’nde suya indirdi. Testlerin ardından geminin 2025 yılında Hangzhou kentindeki Jiaxing ve Xiasha limanları arasında seferlere başlaması bekleniyor.

64,5 metre uzunluğundaki gemi, yaklaşık 1.450 ton yük taşıyabiliyor. Yerleşik olarak 550 kilogram hidrojen depolayabilen gemide, iki adet 240 kW kapasitesinde hidrojen yakıt hücresi bulunuyor. Gemi, tek depo yakıtla 380 kilometrelik menzile sahip.

Gemi, hesaplamalara göre yılda 700 ton karbon emisyonu tasarrufu sağlayacak. Gemi, hidrojen yakıt hücresinden ürettiği enerjinin bir kısmını yerleşik lityum-iyon bataryada depoluyor.