Ana Sayfa Blog Sayfa 119

Akkuyu sanal ziyarete açıldı

HidrojenHaber – Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) Açık Kapı Günü etkinliği bugün saat 14:00’te gerçekleştirilecek. Çevrim içi etkinlikte ziyaretçiler, Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali projesi ve nükleer endüstrinin yeni modern teknolojileri hakkında daha fazla bilgi edinebilecek. Sanal tur sırasında Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Sergey Butckikh’in video mesajı da izlenebilecek. 

Rusya’da nükleer mühendislik eğitimi almış genç Türk uzmanlar; ziyaretçilere santralin önemli tesisleriyle ilgili bir video gösterimi yapacak. Uzmanlar, dünyanın en büyük nükleer şantiyesinin en yüksek noktalarını da gösterecek. 

Çevrim içi yayın Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin resmi YouTube kanalından Türkçe, Rusça ve İngilizce olmak üzere üç dilde izlenebilecek.

2025 yeşil hidrojen için atılım yılı olacak

HidrojenHaber – Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği H2DER Genişletilmiş Yönetim Kurulu toplantısı, üyelerden “SOCAR İnovasyon” ev sahipliğinde gerçekleşti. H2DER Başkanı Yusuf Günay, derneği birçok uluslararası kuruluşun temsilcileri ile 2024 yılında temaslarda bulunduğunu söyledi. Yeşil dönüşümün önemini vurgulayan başkan Günay, görece durgun geçen yılın ardından, özellikle yenilenebilir enerji talebi ve iklim krizinin, hidrojen ek sistemini büyüteceğini vurguladı.

HİDROJENİN YOL HARİTASI

Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği H2DER Başkanı Yusuf Günay, “Türkiye’de ulusal enerji stratejimiz ve yeşil hidrojen yol haritamız kararlılıkla yürüyor. Enerji arz güvenliği ve cari açık faydası, bu kararı destekliyor. Üstelik ekonomik değeri kadar, istihdam yönüyle sosyal faydası da büyüyecek. Dernek olarak, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve İTÜ ile işbirliği içinde bir çalışmamız var. Gaziantep’te kamu taşımacılığında yeşil hidrojenli otobüslerin çalışması hedefli.  2025 yılında Marmara OSB içinde Yeşil Hidrojen “Ar-Ge ve Üretim Merkezi” kuracağız. İTÜ işbirliği ile bir” Yeşil Hidrojen Laboratuvarı” da hedefliyoruz. 2025’te, İstanbul’da düzenleyeceğimiz bir “Yeşil Hidrojen Zirvesi”nde Alman “off-taker” yani satın alıcı firmaları firmalar ve enerji sektörüyle buluşturacağız” dedi.

ÖZEL ENDÜSTRİ BÖLGELERİ

Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği H2DER  Başkanı Yusuf Günay sözlerini şöyle sürdürdü;

HZDER olarak “Türkiye’de Hidrojene özel bir otorite oluşturulmalı, regülasyon, standardizasyon ve sertifikasyon hızla tamamlanmalı. Ülkemizde “Özel Yeşil Hidrojen Üretim Endüstri Bölgeleri” ilan edilmeli. Özellikle “Off-Grid” yani “Şebeke dışı” olarak Güneş Enerjisi Santralleri ve Rüzgar Enerjisi Santralleri’nden elektrik üretimi yeşil hidrojen üretimine yönlendirilebilmeli. Yenilenebilir enerji üretimimiz artarken, hidrojen kullanım alanlar da gelişmeli. H2DER, ülkemizin hidrojen eko sisteminin oluşumuna büyük katkı sağlayan bir güç birliğidir. Enerji ve elektrik sektörünün öncü yapılarını, ülke menfaati ve çocuklarımızın geleceği için aynı çatı altında buluşturmanın gurunu yaşıyoruz. 26 Şubat’ta, bizzat Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen tarafından açıklanacak olan Temiz Enerji Mutabakatı, Avrupa Yeşil Mutabakatı kadar değerli ve belirleyici olacaktır. Çünkü; yeşil hidrojen gelecektir.” 

Enerji faturalarına Ocak ayında zam yok

HidrojenHaber – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’de enerji arzı ve fiyatlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Doğal gaz depolarımız yüzde 90’ların üzerinde dolu olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, “Kışın herhangi bir sıkıntı öngörmüyoruz. İran her zamanki bilinmezliğini koruyor. Şu anda kontratın hem sadece yarısını alabiliyoruz. Kontrattaki teslimatın yarısı geliyor ama buna rağmen hem LNG altyapımızda hem depolarımızda bu kış için bir risk görmüyoruz. Ocak ayında enerjide de bir fiyat değişimi düşünmüyoruz.” dedi.

DESTEĞE DEVAM

Tüketim esasına göre desteklerin devam edeceğini hatırlatan Bakan Bayraktar, “Yıllık tüketimi 5 bin kilovat saati aşan tüketicileri maliyet esaslı bir modele geçirmeyi hedefliyoruz. Doğal gazda her ilin durumu farklı. Ortalama tüketimin üzerinde olan bir tüketim rakamının yine tam maliyet esaslı değil ama daha yüksek bir fiyattan, kademelendirerek vermeyi planlıyoruz. Elektrikte kademelendirme geçmişte de vardı. Şimdi 417 kilovatsaat ve üzerinde tüketimi olanlar farklı bir kategoride. Yeni düzenleme toplam abonelerin yüzde 3’nü etkileyecek. Şubat ayı içerisinde faturalarda bu yüzde 3’lük kesim bunu hissedebilir. Ama kalan yüzde 97 için değişen bir şey yok. Hepimizin evlerinde kullandığımız elektriğin düşük kademeli yani 240 kilovat saate kadarki kısmının yüzde 60’ını devlet karşılıyor. Şimdi bu 417 kilovatsaat ve üzeri tüketen grup maliyet bazlı tarifeye tabi olacak.” açıklamasını yaptı. 

2024’te vatandaşa elektrikte 175 milyar, doğal gazda 256 milyar toplam 431 milyar lira doğrudan destek sağladıklarını açıklayan Bakan Bayraktar, 2025’te de desteklerin devam edeceğini söyledi.

KARADENİZ GAZI

Karadeniz’de Sakarya Gaz Sahası’nda bugün itibarıyla üretim kapasitesinin 7 milyon metreküpe geldiğini, 2025’in ilk çeyreğinde 9 milyon metreküpün üzerine çıkacağını anlatan Bakan Bayraktar, “Halihazırda üretim yaklaşık 2,9 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını karşılıyor. Karadeniz’de 4 tane gemi var. Yüzer üretim platformu da geldi. Şu anda Çanakkale’de hazırlıkları devam ediyor. Mayıs 2025’te Filyos’a geçecek ve bir sene işi var. Üzerine adeta fabrika inşa ediyoruz. O gemiyle birlikte günlük üretim 9.5-10 milyon metreküpe, toplamda 20 milyon metreküpe çıkacak. Bir taraftan yeni kuyular açıyoruz. 2028’e kadarki süreçte 40’ın üzerinde yeni kuyu kazılacak. Keşif amaçlı yeni sondaj konusunda da yoğun bir çalışmamız var. Özellikle Rize Çayeli’nde petrol olduğu her zaman söylenen lokasyonda tespitimiz var. Onun sondajını yapmak istiyoruz” diye konuştu. Bayraktar, Karadeniz ve Somali’deki deniz operasyonlarında farklı ülkelerden iş birliği teklifleri geldiğini ve buna hazır olduklarını ifade etti.

DOĞALGAZDA İŞBİRLİĞİ

Doğal gaz merkeziyle ilgili altyapı çalışmalarının devam ettiğini anlatan Bakan Bayraktar, “EPİAŞ’ı yani bizim enerji borsamızı nisan, mayıs gibi İstanbul Finans Merkezi’ne taşıyoruz. Orada karbon piyasasını açmak istiyoruz. İstanbul GAZHUB projemizin altyapısıyla ilgili çalışmamız devam ediyor. Depolama kabiliyetimizi artırmaya gayret ediyoruz. İlave FSRU düşünüyoruz. Bu anlamda yeni Trump yönetimiyle de özellikle doğal gaz alanında ciddi bir iş birliği imkânı olabilir. Cumhurbaşkanımız ilk döneminde Trump’la beraber bir 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi konulmuştu. 100 milyar dolara enerji ve maden olmadan gitmek bana göre çok gerçekçi değil.” dedi.

Stellantis çevreci dizel kullanımını yaygınlaştırıyor

HidrojenHaber – Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, ürün gamında yer alan tüm otomobil ve hafif ticari modellerin, geleneksel dizel yakıta çevre dostu bir alternatif olan Hidrojenle İşlenmiş Bitkisel Yağ Bazlı Dizel yakıta tamamen uyumlu olduğunu duyurdu. Geleneksel yakıtla aynı performansı sunan “Çevre Dostu Dizel” olarak bilinen HVO Dizel, Stellantis’e çok daha yenilikçi ve çevre dostu bir yaklaşım getiriyor. Euro 5 ve Euro 6 dahil olmak üzere oldukça geniş bir ürün yelpazesini destekleyen HVO Dizel, tamamen bitkisel ve hayvansal yağlardan üretiliyor.

HAYVANSAL VE ATIK YAĞLARDAN ÜRETİLİYOR

HVO Dizel, bitkisel, hayvansal ve atık yağlar gibi yenilenebilir hammaddelerden üretilen bir biyoyakıt. HVO üretmek için kullanılan hidrojenasyon işlemi, önemli ölçüde azaltılmış aromatik bileşik ve daha az kirletme oranına sahip kükürt içermeyen bir yakıt ortaya çıkarıyor. Böylece HVO Dizel, çok daha temiz ve çevre dostu bir alternatif olarak öne çıkıyor. 

HVO DİZEL YAYGINLAŞIYOR

Bu önemli gelişme sayesinde HVO Dizel, yakıt deposu girişinde “XTL” ibaresi bulunan Euro 5 ve Euro 6 motorlu çoğu güncel Stellantis Grubu aracında kullanılabiliyor. Ayrıca XTL olmayan bazı Euro 6 dizel araçlar, 1.3 MultiJet, 1.6 MultiJet, 2.0 Multijet, 2.2 MultiJet, 3.0 V6 MultiJet, yeni 2.2 MultiJet ve 2.3’lük MultiJet (F1A – Fiat Ducato) motorlarla donatıldığında HVO Dizel ile tam uyumlu hale geliyor.

Süveyş Kanalı’nda SCZONE 64 milyar dolarlık hidrojen yatırımı!

HidrojenHaber – Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi (SCZONE), 12 çerçeve anlaşmasıyla 64 milyar dolarlık yeşil hidrojen yatırımı çekti. Duyuruyu, Pazartesi günü Mısır Başbakanı Mostafa Madbouly ile yapılan ve bölgedeki devam eden projelerin ve girişimlerin incelendiği bir toplantıda SCZONE Başkanı Waleid Gamal El-Din yaptı.

Gamal El-Din, yaptığı açıklamada SCZONE’nin 14’ü şu anda aktif olmak üzere 30 Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladığını söyledi. Kesinleşen 12 çerçeve anlaşmasına göre yıllık 18 milyon ton yeşil hidrojen üretimi öngörülüyor. Yıllık 1,3 milyon ton üretim kapasitesine sahip olacak 7,5 milyar dolarlık bir yatırım ise geliştirme aşamasında bulunuyor.

DÜNYA TİCARETİNİN YÜZDE 10’U

Toplantıda konuşan Gamal El-Din, Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi’yle ilgili önemli veriler paylaştı. Buna göre 455 kilometrekarelik alanı kapsayan Bölge, doğrudan ve dolaylı olarak 100 bin kişilik istihdam yaratma kapasitesine sahip. Küresel ticaret stratejik öneme sahip Süveyş Kanalı, küresel ticaretin %12’sini kolaylaştırırken, tüm deniz yoluyla taşınan malların %10’unun geçişini sağlıyor. Yılda yaklaşık 26 bin geminin geçtiği kanal çevresinde beş büyük şirket tarafından işletilen altı büyük liman bulunuyor.

Gamal El-Din, SCZONE ekonomik bölgesinin endüstriyel alanları ve limanları içinde yeşil hidrojen endüstrisini yerelleştirmeye kararlı olduklarının altını çizdi. Yeşil yakıtlara yönelik küresel talebin arttığına işaret eden El-Din, Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi’nin stratejik avantajlarından yararlandığını söyledi.

DESALİNASYON TESİSİ

SCZONE’un hidrojen vizyonu kapsamında Mısır‘ın çevredeki kıyı kenti Sokhna’da günde toplam bir milyon metreküp suyu tuzdan arındırma kapasitesine sahip dört fazlı bir desalinasyon’ tesisi geliştiriliyor. Günlük 250 bin metreküp kapasiteli ilk fazın 2026’nın ikinci yarısında faaliyete geçmesi bekleniyor. Diğer projeler arasında 2026’nın dördüncü çeyreğinde faaliyete geçmesi planlanan Sokhna lojistik koridoru, Sokhna Limanı’nda sıvı kargo terminali, 1,5 kilometrekarelik tank çiftliği ve Sokhna’da bir gaz şebekesi projesi yer alıyor.

YATIRIM FIRSATLARI VAR

Gamal El-Din konuşmasında bölgenin yeşil hidrojen sektöründeki önemli yatırım fırsatlarına da değindi. Yeşil hidrojen üretiminin potansiyelini, destekleyici altyapısını ve gemi yakıt ikmali ihtiyacını vurgulayan SCZONE Başkanı, ayrıca yeşil hidrojen üretimi için gerekli olan elektrolizör bileşenlerinin, rüzgar türbinlerinin ve güneş panellerinin üretiminin de yerelleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Gamal El-Din’e göre yeşil hidrojene ek olarak, piller ve lastikler de dahil olmak üzere elektrikli araç sektöründe ve ayrıca ilaç, yapı malzemeleri ve tekstil üretiminde de önemli yatırım fırsatları bulunuyor.

Rüzgara 15 milyar euro yatırım yapıldı

ruzgarturbinleri

HidrojenHaber – Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, Finansal Kurum Paydaşları toplantısında önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin rüzgar enerjisi kurulu gücüne yaklaşık 15 milyar euro yatırım yaptığını kaydeden Erden, iklim hedefleri kapsamında izin almış rüzgar projelerinin hayata geçirilebilmesi için ihtiyaç duyulan finansman konusuna dikkat çekti. 

Türkiye özelinde yükselen ülke risk primi ile birlikte borçlanma maliyetlerinde yaşanan ilave artış, 2021 yılı itibari ile sona eren YEKDEM-1 dönemi ile birleşerek yatırım hacminin oldukça daralmasına neden olduğuna dikkat çeken Erden, “Öte yandan, değişen finansal koşullara rağmen, gün itibariyle işletmedeki RES kurulu gücümüz yaklaşık 15 milyar euroluk yatırımla 12.900 MW’ı, verilen depolamalı lisanslar ve diğer projeler dahil toplam proje portföyümüz de 24.000 MW’ı aşmış durumdadır. Ayrıca, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızca açıklanan 2035 Yenilenebilir Enerji Vizyonu ve yeni hedeflerle RES kurulu gücünün 2035 yılında 50.000 MW’a ulaşması hedefleniyor. Türkiye CDS değerlerinin görece normal düzeylere gelmiş olduğu, FED ve ECB’nin faiz indirimlerine başladığı bugünlerde önlisans/lisans almış 24 GW’lık yatırımın hayata geçebilmesi için önümüzdeki birkaç sene içerisinde bugüne kadar sağlanmış olan finansmanın 2 katı kaynağa ihtiyaç duyulacağı kaçınılmaz bir gerçek” dedi.

BATILI PAYI AZALDI

2024 yılında yıllık RES kurulumlarının yılsonunda 750 MW seviyesinde gerçekleşebileceği öngörüsünü dile getiren Erden, 10 yıl önce dünya rüzgar enerjisi pazarının yüzde 55’inin Batılı türbin tedarikçileri tarafından domine edilirken bugün Batılı türbin üreticilerinin yalnızca yüzde 36’lık bir türbin pazarına hakim durumda olduklarını ifade etti. 

Şarj istasyonlarının yarısı yeşil

Görsel: Freepik

HidrojenHaber – Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, enerji sektörünün 2024 yılında bölgede yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen gelişmesini sürdürdüğüne dikkat çekti. Yılmaz, 2025 yılında enerji sektörüne yapılacak yatırımlarda büyük bir artış beklediklerini ifade etti.

SEKTÖRDE LİSANSLI ŞİRKET SAYISI YÜKSEK

Elektrikli araç sektöründe yaşanan gelişmelere dikkat çeken Yılmaz, Nisan 2022 yılında şarj hizmetleri alanında faaliyet gösteren şirket sayısının sadece 5 iken, şu anda 169 adet lisanslı şirketin sahada yatırımlarını sürdürerek hizmet verdiğini söyledi.

Yükümlülüklerini yerine getirmeyen 30 şirketin lisansını sonlandırdıklarını kaydeden Yılmaz; tüketicilerin kaliteli ve uygun fiyatlı şarj hizmeti almasını sağlamak için sahada inceleme ve denetimleri aralıksız sürdürdüklerinin altını çizdi.

6 ARACA 1 SOKET

Türkiye’de elektrikli araç sayısının son iki yılda 6 binden 154 bine, şarj soketi sayısının ise 3 binlerden 26 bine ulaştığını belirten Yılmaz, “Bu kadar kısa sürede bu olağanüstü bir gelişme. Ayrıca elektrikli araç başına düşen soket gücü ve hızlı (DC) soket sayısı açısından Avrupa birincisiyiz.

Şarj ağımızın 3’te birini DC hızlı soketler oluşturuyor ve bu da elektrikli araç kullanıcılarımızın daha hızlı bir şekilde araçlarını şarj etmelerine imkan tanıyor. Toplam soket sayısına baktığımızda da ülkemizde yaklaşık her 6 elektrikli araca bir şarj soketi düşüyor, AB ortalaması ise 13″ diye konuştu.

ELEKTRİKLİ ARAÇLARA YEŞİL ŞARJ

Elektrikli araçların tamamen yenilenebilir enerji ile şarj edilebilmesini sağlayan düzenlemelerin hayata geçirildiğini kaydeden EPDK Başkanı, “Tüm şarj istasyonlarımızın yaklaşık yarısı ‘yeşil şarj istasyonu’, şarj için tükettiğimiz elektriğin dörtte üçü yenilenebilir enerjiden karşılanıyor. 2053 net sıfır emisyon hedefimize uyumlu şekilde ulaştırma sektörünün dönüşümüne katkı sağlıyoruz” dedi.

BEKLENTİ YÜKSEK

Yılmaz, 2030 yılında elektrikli araç sayısının 1 milyon 3 yüz bin, şarj noktası sayısının 142 bin adet; 2035 yılında ise elektrikli araç sayısının 3 milyon 3 yüz bin, şarj noktası sayısının ise 273 bin düzeyinde olmasını öngördüklerini kaydetti.

Moldova doğal gaz için olağanüstü hal ilan etti

HidrojenHaber – Moldova Parlamentosu yaptığı oylamada, Rus doğal gaz akışının durmasının ardından vatandaşlarının güvenliğinin tehdit altında kalacağı endişesiyle 60 günlük olağanüstü hal durumunu onayladı.

Moldova’nın 101 sandalyeli parlamentosunun 56 milletvekili, Cuma günü yaptığı oylamada hükümetin ülkenin yetersiz enerji kaynakları tehdidini önlemek ve hafifletmek için bir dizi önlem almasına izin vereceğini söylediği ülke çapında olağanüstü hal lehine oy kullandı. Ülkede olağanüstü hal bugün (16 Aralık 2024) başlıyor.

GÜÇLÜ RİSKLER

Olağanüstü hal kapsamında özel bir komisyon kurulacak ve ülkenin en büyük santrali olan ve doğalgazla çalışan Kuciurgan Santraline Moskova’nın gaz vermemesi durumunda ortaya çıkabilecek “güçlü riskleri” yönetmek için acil önlemler alınacak.

Moldova’nın önemli bir bölümüne elektrik sağlayan Santral 2004 yılında Transdinyester yetkilileri tarafından özelleştirildi ve daha sonra bir Rus devlet şirketine satıldı. Moldova ise bu özelleştirmeyi tanımıyor. 2022 yılının sonlarında Moldova, Kuciurgan Doğal Gaz Santraline bağlı olan Ukrayna’ya yapılan Rus saldırılarının ardından büyük elektrik kesintileri yaşadı.

UKRAYNA ÜZERİNDEN SEVKİYAT

Avrupa’nın Balkan bölgesinin Kuzeydoğu köşesinde yer alan ve denize kıyısı olmayan Moldova’ya Rus doğalgazı komşusu Ukrayna üzerinden ulaşıyor. Ancak Rus kamu şirketi Gazprom ile Ukraynalı Naftogaz arasındaki doğalgaz transit anlaşması 31 Aralık’ta sona erecek ve Kiev yönetimi anlaşmayı uzatma niyetinde olmadığını defalarca dile getirdi. 

Akkuyu NGS’de’da ilk reaktörün türbin şaftı döndü!

HidrojenHaber – Mersin’in Gülnar ilçesinde yapımı süren Akkuyu NGS 1. Güç Ünitesi Türbin Tesisi montajı tamamlandı. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde düzenlenen törene Bakan Bayraktar’ın yanı sıra Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom‘un Genel Müdürü Aleksey Likhachev ile santralde görev yapan çalışanlar katıldı. 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bu olayın, Türkiye nükleer tarihinin önemli kilometre taşlarından birisi olduğunu ifade ederek “İlk reaktörü 2025 yılında deneme üretimine alacağız. İlk elektriği buradan üretmeyi hedefliyoruz” dedi.

Bayraktar, Türkiye’nin büyüyen ekonomisine bağlı olarak elektrik talebinin artmaya devam ettiğini kaydederek “Türkiye olarak bu artan talebi kesintisiz, çevreyle uyumlu, emisyonu düşük, temiz bir şekilde karşılamak için nükleer enerjiyi, enerji politikamızın en temel unsurlarından biri haline getirdik.” dedi.

HEDEF 20 BİN MEGAWATT

Türkiye’nin net sıfır karbonsuz bir ekonomiye dönmesi için de mutlaka nükleer enerjiye ihtiyaç duyduğunun altını çizen Bayraktar, “2050 yılında Türkiye, Akkuyu‘nun yanına Sinop’u ve Trakya’yı bütün bunların yanına da yaklaşık 5 bin megavatlık küçük modüler reaktörleri koymak zorunda. 20 bin megavat hedefimize ulaştığımızda enerjinin yüzde 10’unu nükleerden sağlamış olacağız.” diye konuştu.

SİNOP VE TRAKYA PROJELERİ

Bayraktar, Birleşmiş Milletler Taraftar Konferansı’nda “2050’ye kadar nükleerde mevcut kurulu gücü 3 katına çıkarma” deklarasyonuna birçok gelişmiş batı ülkesi gibi Türkiye’nin de imza attığını anımsatarak “Dünya küresel ısınmayla mücadele edecekse nükleersiz bunu başarmak mümkün değil. Dolayısıyla biz bu yola zaten bu anlayışla çıktık. Ve inşallah burada gördüğünüz ilk reaktörü, ilk üniteyi 2025 yılında artık deneme üretimine alacağız. İlk elektriği buradan üretmeyi hedefliyoruz. 2028 yılına kadar dört reaktörün tamamını da devreye almamız lazım.” dedi. Bayraktar, 2025 yılında Sinop ve Trakya projeleriyle alakalı da nihai kararı vermeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Kawasaki, Avustralya hidrojen projesini askıya

HidrojenHaber – Kawasaki Heavy Industries, Japonya-Avustralya hidrojen tedarik zinciri tanıtım projesini (HESC) revize ederek Avustralya linyit kömüründen elde edilen hidrojen kullanma planlarını askıya aldı ve kullanılacak gemilerin boyutunu küçülttü.

Orijinal plan, vadideki kömürden hidrojen üretmek için uluslararası bir tedarik zinciri kurmak ve Bass Boğazı’nda karbonu ayrıştırmak için ticari olarak kanıtlanmamış CO2 yakalama ve depolama teknolojisini kullanmaktı. Vadideki linyit kömür çıkarılıp hidrojene dönüştürülecek ve bu daha sonra Japonya’ya gönderilmeden önce Gippsland’dan Hastings Limanı’na 150 kilometreden fazla borularla taşınacaktı.

ONAY GECİKMELERİ VE TEDARİK ZORLUKLARI

Şirket sözcüsü, bu hamlenin, inşaat onaylarındaki gecikmeler nedeniyle son tarih olan 2030 mali yılına kadar Avustralya’dan hidrojen tedarikinde yaşanan zorluklardan kaynaklandığını söyledi.

Sözcü, projeyi yürüten şirketin bunun yerine Japonya’da üretilen hidrojeni kullanmaya karar verdiğini ancak ayrıntılara henüz karar vermediğini söyledi. Sözcü gelecekte Avustralya’dan kömürden elde edilen hidrojenin tedarik edilmesi ihtimalinin de göz ardı edilmediğini de sözlerine ekledi. Diğer potansiyel kaynaklar Orta Doğu’yu içeriyor.

DAHA KÜÇÜK GEMİLER

Sözcü, Kawasaki’nin ayrıca orijinal planlarından 160.000 metreküp taşıyabilen gemilere kıyasla 40.000 metreküp kapasiteli daha küçük sıvılaştırılmış hidrojen taşıyıcılarını kullanmayı planladığını söyledi.

Şirket, daha küçük gemilerin, hidrojen tedarik zincirinin ilk aşamalarındaki pazar ihtiyaçlarına daha uygun olacağına inanıyor. 1.250 metreküp kapasiteli dünyanın ilk sıvılaştırılmış hidrojen taşıyıcısı, Avustralya‘da linyit kömüründen üretilen hidrojeni taşıyarak ilk seferini 2022 yılında Japonya’ya gerçekleştirdi.