Ana Sayfa Blog Sayfa 121

E.ON’a göre Almanya’da hidrojen ekonomisi zayıf

HidrojenHaber – Almanya’nın 2032 yılına kadar boru hatları ve nakliye yoluyla yılda 2.700 TWh’ye kadar hidrojen ithal edebileceği tahmin ediliyor. Enerji şirketi E.ON ise ülkedeki hidrojen ekonomisinin gelişiminin olması gerekenden yavaş ilerlediğine işaret etti.

Alman enerji şirketi E.ON yaptığı açıklamada, Almanya’da hidrojen ekonomisinin yükselişinin zayıf kaldığını kaydetti. Yalnızca IPCEI fonunun (Ortak Avrupa Çıkarına Yönelik Önemli Projeler için) finansman kararlarının üretim kapasitesi ve yatırım kararlarına destek sağladığı belirtilen açıklamada, “İnşaat halindeki veya yatırım kararı alınmış projelerin payı, 2030 yılına kadar planlanan üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde üçünden yüzde dokuzuna yükseldi” denildi. 

KATI KURALLAR VAR

Mevcut elektroliz kapasitesi de Şubat 2024’ten bu yana %68 artarak 111 MW seviyesinde bulunuyor. Büyük ölçekli projelerin bu kapasiteyi artırması bekleniyor. Ancak yeşil hidrojenin katı kuralları ve karmaşık tanımı rekabet gücünü kısıtlıyor.

Hidrojenle çalışan otomobillerin elektrikli araçlar karşısında zayıf seyri de hidrojen ekonomisindeki penetrasyonu düşürüyor. Ağır taşımacılıkta ise hidrojenle çalışan kamyonlarda artış görülüyor.

2700 TWh’LİK İTHALAT ÖNGÖRÜSÜ

Köln Üniversitesi Enerji Ekonomisi Enstitüsü (EWI) yaptığı araştırmada, Almanya‘nın 2032 yılına kadar boru hatları ve nakliye yoluyla yılda 2.700 TWh’ye kadar hidrojen ithal edebileceğini tahmin ediyor.

UYGUN FİYAT OLUŞMADI

E.ON Hydrogen Genel Müdürü Gabriël Clemens yaptığı açıklamada, “Bazı endüstriler için hidrojene geçiş karbondan arındırmanın tek yolu. Yeşil hidrojenin çok dar ve karmaşık tanımı, elektrik tedarik maliyetinde anlamsız bir artışa ve hidrojen fiyatlarının yükselmesine yol açıyor. Bu nedenlerden ötürü endüstri için hâlâ uygun fiyatlı teklifler bulunmuyor. Başarılı bir pazar yükselişi için doğru fiyatın oluşması gerekli” dedi.

Şili hidrojenli trenlere geçiyor

HidrojenHaber – Güney Amerika kıtasındaki ilk hidrojen lokomotifi hizmete sokan ülke Şili oldu.

Ülkenin demiryolu şirketi FCAB, hidrojen enerjisiyle çalışan yeni lokomotifi hizmete almak için gerekli tüm testleri başarıyla gerçekleştirdi. Personele gerekli eğitimleri veren FCAB, hidrojen üretim altyapısını da geliştirmek için çeşitli yatırımlar yapıyor.

Hidrojenli lokomotif, yeşil teknolojinin öncelik kazandığı Antofagasta Limanı’nda faaliyetlerine başlayacak. 2022’nin sonlarında sipariş edildikten sonra bu yaz teslim edilen lokomotif verimiyle dikkat çekiyor. 400 kW hidrojen yakıt hücrelerini kullanan tren, 400 kilometreye kadar 1.000 ton kargo taşıyabiliyor.

DAYANIKLILIK VE PERFORMANS

Tuz sisi ve kum fırtınası gibi aşırı koşullar için inşa edilen hidrojen lokomotifi dayanıklılık ve performans sağlıyor. Bu çevre dostu teknoloji, ulaşım sektörünün karbon ayak izini önemli ölçüde azaltmaya katkıda bulunuyor.

Bir süre önce dizel lokomotifleri modern, sürdürülebilir alternatiflerle değiştirme projesini duyuran FCAB, halen 83 dizel yakıtlı üniteyle yolcu ve yük taşıyor.

ACER doğalgaz ve hidrojende tutarlılık bekliyor

ACER headquarter

HidrojenHaber – Avrupa Birliği Enerji Düzenleyicileri İşbirliği Ajansı ACER, bölgede verimli şebeke gelişimi için ulusal şebeke planlamalarının tutarlı olmasını istedi.

ACER’ın yayınladığı 2023-2024 dönemini kapsayan son Şebeke Geliştirme Planı’nda ülkeler arası uyum çabalarının artma eğiliminde olduğunu bildirdi.

Rapora göre AB’de birkaç ülke; hidrojen stratejileri, yasal çerçeveler ve belirli hidrojen planlama faaliyetlerini ileri taşımayı başardı. Bu ülkelerin strateji ve planlarında tutarlılığın arttığına dikkat çeken Ajans, şebeke planlalamalarında tutarlılığı artırmak için şu önerileri getirdi:

  • Senaryolar, altyapı boşlukları ve sınır ötesi projeler hakkında bilgi alışverişinde bulunmak için komşu operatörlerle koordinasyon sağlamak, paydaşlara danışmak
  • Ulusal planlamanın zamanlamasını mümkün olduğunca Avrupa Birliği süreçleriyle paralel ilerlemesini sağlamak
  • Ulusal düzenleyici otoritelerin denetimini güçlendirmek
  • Düşük karbonlu ve yenilenebilir gazların entegrasyonuna önem vermek

ACER öte yandan, Avrupa Birliği planlamalarıyla tutarlılığı iyileştirmek için, öncelikle elektrik şebeke uygulamalarını izleyerek maliyetler ve mümkünse parasal faydalar hakkında ayrıntılı bilgi sağlamayı öneriyor. Tekrarlayan gecikmeleri önlemek için ise planlamanın iyileştirilmesi için çaba sarfedilecek.

Hidrojenli tren Flirt H2 dünya rekoru kırdı

HidrojenHaber – Stadler’in hidrojenle çalışan treni FLIRT H2, yakıt ikmali veya şarjı olmadan 2 bin 800 kilometreden uzun mesafe katederek Guinness Dünya Rekoru kırdı.

Tren, yakıt ikmali veya şarjı olmadan bugüne kadar hidrojenle çalışan bir yolcu treninin kat ettiği en uzun mesafe olan 1.741,7 mil (2.803 kilometre) yol kat etti. FLIRT H2’nin rekor kıran yolculuğu, 20 Mart 2024’te Colorado, Pueblo’daki ENSCO test merkezinde başladı. 46 saatten fazla hareket halinde kalan tren, yakıt ikmali veya şarj için hiç durmadan ilerledi.

Seyahatin başarısı, hidrojen yakıt hücresi teknolojisinin sera gazı emisyonu olmadan uzun mesafeli seyahatler için gereken güç miktarını sağlayabileceğini kanıtladığı için dikkat çekiyor. Stadler‘in Berlin’deki InnoTrans 2022 sergisinde halka tanıtılan FLIRT H2, banliyö treni tasarımına dayanıyor. Ancak tren, yeni bir hidrojen yakıt hücresi ve depolama sistemiyle donatıldı. İsviçre ve ABD’deki testlere tabi tutulan FLIRT H2, verimli olduğunu kanıtlandıktan sonra yapılan denemede rekor kırmayı başardı.

FLIRT H2, hem hidrojen hem de akü elektrik modunda çalışabilecek şekilde tasarlandı. Araç bu sayede yolculuk sırasında optimum enerji tüketimine bağlı olarak iki yakıt sistemi arasında geçiş yapabiliyor. Harici güç kaynağına olan bağımlılığı en aza indiren sistem, FLIRT H2’yi her türlü raylı sistem için çok esnek ve sağlam hale getiriyor.

Dünya rekoruyla pek çok ülkeden demiryolu operatörlerinin ilgisini çeken Stadler, ABD’nin California eyaletinden sipariş aldı. Şirketin, İtalya’ya dar hatlı hidrojen trenleri için imzalanmış sözleşmeleri de bulunuyor.

UNEF Hidrojen Zirvesi Şubat’ta İspanya’da

Freepik

HidrojenHaber – İspanyol Fotovoltaik Birliği’nin (UNEF) düzenlediği 3’üncü Depolama ve Hidrojen Zirvesi, 11 ve 12 Şubat 2025’te Novotel Madrid Center’da ziyaretçi kabul edecek.

Enerji sektöründen uzmanlar, iki gün süren yoğun tartışmalar ve yuvarlak masa toplantıları sırasında enerji depolama ve yeşil hidrojenle ilgili en önemli konuları ele almak üzere zirvede bir araya gelecek.

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen zirvede odaklanılacak konu Avrupa’da depolama ve hidrojenin geleceği olacak. Zirve boyunca düzenleyici engelleri, talebi teşvik eden çözümler, sayaç arkası depolamanın rolü, enerji dönüşümü ve karbonsuzlaştırma için diğer önemli hususlar ele alınacak. İki yoğun gün boyunca katılımcılar farklı ağ oluşturma alanlarında izlenimlerini ve projelerini paylaşabilecek. Endüstri liderlerinin özel sunumları ve yuvarlak masa toplantıları gibi etkinlikler sayesinde depolama ve hidrojenin mevcut durumu derinlemesine incelenecek.

Norveçli Hydro, yeşil hidrojenden çıkıyor

HidrojenHaber – Norveçli alüminyum üreticisi Norsk Hydro, pil ve yeşil hidrojen işlerine bundan böyle yatırım yapmama kararı aldı. Şirket, bu operasyonlarını önümüzdeki yıllarda aşamalı olarak sonlandıracak.

Hydro’dan yapılan açıklamada karara ilişkin herhangi bir sebep gösterilmezken, “Pil malzemeleri ve yeşil hidrojen artık Hydro için stratejik büyüme alanları olmayacak. Bu alanlara daha fazla sermaye tahsis edilmeyecek” denildi.

CEO Eivind Kallevik yaptığı bir başka sunumda Çin’den ithal edilen elektrikli otomobillerin pazar payının her geçen gün arttığını, muhtemelen artmaya devam edeceğini söyledi. Avrupa Birliği içinde otomotiv üretimindeki düşüş, Hydro‘nun satışlarına olumsuz olarak doğrudan yansıyor.

Geri dönüşüm ve ekstrüzyon operasyonlarını güçlendirmeyi amaçlayan Hydro, 2030 yılına kadar 6,5 milyar Norveç kronu (582 milyon $) tasarruf hedefleyen bir maliyet azaltma programı başlattığını duyurdu. Hydro’nun büyüme stratejisinin merkezinde, geri dönüştürülmüş ‘yeşil alüminyum’ üretimini artırmak yer alıyor.

Şirket diğer yandan batarya geri dönüşüm faaliyetlerinde bulunan Hydrovolt’u desteklemeye devam edeceğini duyurdu.

Avrupa Birliği’nin daha temiz enerjiye geçişinde önemli bir yapı taşı olan hidrojen sektörü; sınırlı sübvansiyonlar, aşırı arz korkusu ve özellikle Çin’den gelen daha ucuz ürünlerle rekabet etmekte zorlanıyor.

Geçtiğimiz günlerde Hydro gibi Kuzey Avrupa’dan ve İspanya’dan aralarında Shell ve Equinor‘un da bulunduğu çeşitli şirketler, zorlu ekonomik ortamda bazı yeşil hidrojen projelerini rafa kaldırdıklarını duyurmuşlardı.

Almanya hidrojene 24 milyar avro yatıracak

HidrojenHaber – Almanya, Kalkınma Bankası KfW üzerinden ulusal hidrojen şebekesi inşa etmek için 24 milyar avro hibe etmeyi taahhüt ediyor.

KfW Kalkınma Bankası, şebeke operatörlerinin yüksek yatırım maliyetleri ile şebeke ücretlerinden başlangıçta elde edilen düşük gelirler arasındaki farkı kapatmak için 24 milyar avro (25,2 milyar $) hibe teklif etti.

9000 KİLOMETRELİK ŞEBEKE

Almanya‘nın ulusal hidrojen stratejisi, Federal Şebeke Ajansı (Bundesnetzagentur) tarafından onaylanan 2032 yılına kadar 9.000 km’lik bir hidrojen şebekesi içeriyor. Başlangıçta sınırlandırılmış şebeke ücretleri; kullanıcılar için uygun fiyat sağlarken, operatörler önemli yatırım maliyetleriyle karşı karşıya kalacak. KfW’nin kredisi, oluşan farkları telafi etmek için bir amortisman hesabını finanse edecek. Şebeke ücretleri maliyetleri aştığında fazladan gelir krediyi geri ödeyecek.

Projeye göre şebeke, mevcut gaz boru hatlarını yeniden kullanacak. Bu kapsamda üretim, ithalat sahaları ve endüstriyel merkezleri birbirine bağlayan yeni hidrojen hatları inşa edilecek. İnşaatın ilk fazının gelecek yıl başlatılması planlanıyor.

Öneriyi basına değerlendiren KfW CEO’su Stefan Wintels, “Hidrojen ağının inşası çığır açan öncü bir proje. Sistemdeki yeşil hidrojenin artırılması için hayati öneme sahip. Hidrojene başarılı bir şekilde geçiş, özellikle enerji yoğun endüstriler için kritik öneme sahip. Amortisman hesabı burada önemli bir rol oynayacak. KfW tarafından sağlanan fonlar, hidrojen ağı için uygulanabilir bir finansman konsepti sağlayacak” diye konuştu.

Polonya’da Konin hidrojenli otobüslere geçiyor

HidrojenHaber – Hidrojenli otobüs üreticisi Solaris Bus & Coach, Polonya’nın Konin kentine beş adet hidrojenle çalışan otobüs tedarik edecek.

Solaris Urbino 18 Hydrogen modeli 5 otobüsün 2026 yılı içinde teslim edilmesi planlanıyor. Solaris Urbino 18 Hydrogen otobüsleri, 350 barda 50 kg hidrojen depolayan sekiz kompozit tank ile 100 kW’lık hidrojen yakıt hücresine sahip. Otobüslerin bir hidrojen yakıt sistemi, Solaris’in ürettiği yüksek güçlü pillerle destekleniyor.

Otobüslerin 240 kW’lık elektrikli çekiş motoru, standart eSORT testlerinde 600 kilometreden fazla menzil sundu. Yüksek yolcu kapasitesi ve kısa yakıt ikmal süreleri, Solaris’in otobüslerini şehiriçi kullanım için ideal hale getiriyor.

Solaris Bus & Coach‘dan yapılan açıklamada, “Misyonumuz sürdürülebilir kentselmobiliteyi artırmak. Konin kentinin sıfır emisyon teknolojisine yatırım yaptığını görmek bizim için heyecan verici. Hidrojenle çalışan otobüsler yolculara konfor, şehre de daha temiz hava getirecek. Ürettiğimiz otobüslerin bu yolculuğun bir parçası olduğunu görmek gurur veriyor” denildi.

Satın alma anlaşması, Konin’in toplu taşıma sistemini modernize etmek için hazırlanmış geniş bir bölgesel girişimin parçası. Ulusal Çevre Koruma ve Su Yönetimi Fonu (NFOŚiGW) tarafından projeye verilen destek finansmanın %90’ını kapsıyor.

Güneşten elektrik üretimi yüzde 40 arttı

HidrojenHaber – Türkiye’nin güneş enerjisi üretimi 2024 yılında 2023’e göre %40’tan fazla arttı. Düşünce kuruluşu Ember‘in yayınlanan yeni analizi, Türkiye’de maksimum elektrik talebinin karşılanmasında güneş enerjisinin katkısını inceliyor.

Çalışma, Türkiye’nin güneş enerjisi üretiminin 2024 yılında 2023’e göre %40’tan fazla artış gösterdiğini, puant elektrik talebindeki artışın üçte ikisini karşıladığını ve puantın gerçekleştiği 2024’ün Temmuz ayında 10 milyonun üzerinde kişiye enerji sağladığını ortaya koyuyor.

Elektrik talebini karşılamada giderek daha büyük paya sahip olan güneş enerjisi, 2019 yılından bu yana, puant elektrik talep artışının %70’ini tek başına karşıladı. 2017’de yalnızca %2,5 olan güneş enerjisinin saatlik puant elektrik talebini karşılama oranı, 2024’te %18’e yükselerek bu alanda yeni bir rekora imza attı. Güneş enerjisindeki bu hızlı artış çevresel faydalar sağlamanın yanı sıra, Türkiye’nin 16 GW’lık fosil yakıtlı santral yatırımından da kaçınmasını sağladı ve fosil yakıt bağımlılığına bağlı maliyetleri azalttı.

GÜNEŞ ENERJİSİNİN DÖNÜŞTÜRÜCÜ POTANSİYELİ

Ember analisti Bahadır Sercan Gümüş analizdeki bulguları, “Güneş enerjisinin puant talebi karşılamadaki oranı 2017’den bu yana yedi kat arttı. Bu durum, enerji arz güvenliğinin sağlanmasında ve fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılmasında güneş enerjisinin dönüştürücü potansiyelini ortaya koyuyor” şeklinde yorumladı. 

2024 yılında Türkiye’nin güneş enerjisi üretimi; saatlik, günlük ve aylık elektrik rekorlarıyla yeni zirvelere ulaştı. 2023 yılının Temmuz ayında ulaşılan güneş enerjisinden en yüksek aylık elektrik üretimi 2024’te Nisan ayında aşılırken, bu rekor üst üste üç ay boyunca (Nisan, Mayıs, Haziran) yenilendi. Güneş enerjisinin artan üretimi ile toplam elektrik üretimi içerisindeki payı Haziran’da %11’e ulaşarak tarihi yüksek seviyeye erişti.

REKOR KIRDI

Dahası, 16 Haziran 2024 günü güneş enerjisi, Türkiye’nin elektrik üretiminin %46’sını (2023 rekoru %36) karşılayarak saatlik bazda rekor kırdı. Aynı gün günlük bazda %17 (2023 rekoru %13) seviyesini aşan güneş günlük rekorunu da tazelemiş oldu.

Gümüş, “Türkiye’nin yüksek potansiyeli ve enerji depolama sistemlerinin entegrasyonu ile güneş enerjisi, enerji güvenliğini sağlamada ve temiz enerji dönüşümünü hızlandırmada öncü rol oynamaya devam edecek.” dedi. 

TotalEnergies’in rafinerisi için yeşil hidrojeni Air Liquide üretecek

HidrojenHaber – Fransız enerji devi TotalEnergies, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla yeşil hidrojen üretmek için Air Liquide ile ortaklık kurdu. Ortaklık ile TotalEnergies, 2030 hedefiyle uyumlu olarak Avrupa rafinerilerinde kullanılan hidrojeni karbondan arındırmayı amaçlıyor.

150 milyon avro değerindeki proje kapsamında, Air Liquide La Mède rafinerisinde yıllık kapasitesi 25 bin ton olan yenilenebilir hidrojen üretim ünitesi inşa edip işletecek. TotalEnergies, projeyle La Mède biyorafinerisinin yıllık CO2 emisyonlarını 130 bin ton azaltacağını duyurdu.

Anlaşmayı değerlendiren TotalEnergies Rafineri ve Kimyasallar Başkanı Vincent Stoquart, “Air Liquide ile yürütülen hidrojen üretim projesi, La Mède platformumuzun karbondan arındırılmasını hızlandıracak” diye konuştu.

Ünitenin yan ürünleri ise, TotalEnergies biyorafinerisinde geri dönüştürülerek biyodizel ve sürdürülebilir havacılık yakıtı üretmek için kullanılacak. Yeni ünitenin 2028 yılında üretime başlaması bekleniyor.