Ana Sayfa Blog Sayfa 231

Küresel hidrojen pazarı 2050 ‘ye kadar iki kat büyüyecek

Hidrojen Haberleri – Dünyanın önde gelen profesyonel danışmanlık şirketlerinden Deloitte’In yeni araştırmasına göre, küresel hidrojen pazarı 2050 yılına kadar iki kattan fazla artarak yılda 1,4 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşabilir. Yeşil hidrojenin ise bu tarihe kadar pazarın %85’ini kapsayacağı öngörülüyor. Rapora göre İklim değişikliği küresel bir zorunluluk haline geldikçe, temiz hidrojen talebi dünya çapında fırlayacak.

Araştırmada 2050 yılına kadar, küresel hidrojen ticaretinde, Kuzey Afrika yılda 110 milyar dolar, Kuzey Amerika 63 milyar dolar, Avustralya 39 milyar dolar ve Orta Doğu 20 milyar dolar pazar büyüklüğüne erişiyor. 2050 yılına kadar ise temiz hidrojen pazar kapasitesi 2030’da 170 milyon tona ve 2050’de 600 milyon tona ulaşıyor.

Ama bu büyüklüklerin hepsi büyük bir maliyet ile geliyor. Deloitte, küresel hidrojen tedarik zincirinde kümülatif olarak 2050 yılına kadar toplam 9,4 trilyon dolarlık bir küresel yatırıma ihtiyaç duyulacağını ve 3,1 trilyon doların gelişmekte olan ekonomilere gideceğini tahmin ediyor. Bu oran geçen 25 yıllık dönemde yapılan küresel yatırımın 23 katına karşılık geliyor. Rapor taşımacılık sektörünün tamamen karbondan arındırılmasının 2050 yılına kadar 215 milyon ton temiz hidrojen gerektireceğini bununda  temiz hidrojen talebinin % 36’sına tekabül ettiğini vurguluyor.

Araştırmaya göre Amonyak için 2030 da, gaz halindeki hidrojen için 2035 de metanol için 2045 de başabaş noktasına ulaşılabilir. Dolayısıyla zamanla yeşil hidrojen kendi ayakları üzerinde durabilir.

Deloitte ‘a göre Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kuzey Amerika ve Avustralya gibi doğal gaz rezervlerinden yararlanabilen bölgeler, mavi hidrojen ekonomisinin büyümesini kolaylaştırabilir. Araştırmaya üretim 2040’ta neredeyse 125 milyon tonla zirveye ulaşacak ve ardından mavi hidrojen, daha rekabetçi yeşil hidrojen ve çevresel kısıtlamalar nedeniyle kademeli olarak devre dışı bırakılacak.

Raporda 2050 ye kadar güneş panellerinin kurulum maliyetinin %45 ve karadaki rüzgar santrallerinin kurulum maliyetinin %18 oranında düşmesi beklenirken, elektrolizörlerin maliyetinin üçte iki oranında düşeceği tahmin ediliyor. Aynı zaman çerçevesinde yeşil hidrojen üretimini 2040 yılına kadar maliyet açısından en rekabetçi teknolojilerden biri haline getiriyor. 2050’de üretim maliyetleri Şili’de kilogram başına 1 $’in altına ve Afrika, Meksika ve Çin’de 1,1 $’ın altına düşebileceği tahmin ediliyor.

Avusturalya’da hidrojenli uçaklarla seyahat 2026’da


Hidrojen Haber- Avustralya’da Hidrojen Uçuş Birliği (HFA ) 2026 da başlayacak ticari uçuşlara hazırlanıyor. Stralis Aircraft, Skytrans Airlines, Brisbane Havaalanı, Gladstone Havaalanı, Aviation Australia, BOC, H2 Energy Company, Griffith Üniversitesi ve Central Queensland Üniversitesi’nden oluşan HFA, Avustralya’nın net sıfır havacılık geleceğinde öncü bir rol oynamak istiyor.

İlk hedef 2026’da Brisbane Havaalanı ile Gladstone Havaalanı arasında yaklaşık 230 deniz mili mesafe olan ülkenin ilk ticari hidrojenle çalışan uçuşu başlatmak. Birliğin hedefleri arasında Brisbane 2032 Olimpik ve Paralimpik olimpiyatlarında sporcularının emisyonsuz uçaklarla uçabilmeleri sağlamak bulunuyor.

Proje kapsamında 2024’ün başlarında Stralis tarafından hidrojen elektrikle çalışan 6 koltuklu Beechcraft Bonanza gösteri uçağı üzerinde test uçuşları yapılacak. Daha sonra ise Skytrans Airlines tarafından 15 koltuklu Stralis B1900D-HE uçağı kullanılarak deneme uçuşları başlayacak.

Ocak 2023 te ZeroAvia’nın hidrojen-elektrik aktarma organı ile donatılan 19 koltuklu Dornier 228 test uçağı ilk kez Birleşik Krallık semalarına çıktı. Bu uçuş hidrojen yakıt hücresiyle çalışan uçakların gelişiminde bir dönüm noktasıydı.

Bu yılın Mart ayında ise Universal Hydrogen ‘in 40 koltuklu Dash 8-300 test uçağı Washington semalarında 15 dakikalığına yükselerek 3.500 fit yüksekliğe ulaştı. Uçak, Plug Power’ın havacılık kullanımına uyarlanmış ProGen yakıt hücreleriyle çalışıyordu.

Hindistan’dan yeşil hidrojen teşviğine devam

Hidrojen Haber- Hindistan hükümeti, 2031 yılına kadar tamamlanmış yeşil hidrojen ve türevi amonyak projelerine teşviğin devam edeceğini açıkladı. Teşvik yasası, 2031 yılına kadar tamamlanan tüm yeşil hidrojen ve amonyak tesislerine ait ürünlerin, tamamlandıkları tarih itibariyle  25 sene boyunca ülke içi nakliyat ücretlerinin karşılanmasını kapsıyor.

Ancak analistlerin tahminlerine göre, bu teşvik ülke içerisindeki yeşil hidrojenin üretim fiyatını kilogram başına sadece 40 sent düşürecek. Bu oran ABD, Kanada ve Avrupa Birliği’nin teşviklerine kıyasla çok düşük kalması bir yana, Hindistan’ın yeşil hidrojenle  gri hidrojenin fiyatını eşitleme hedefi için de yeterli olamayacak.

Amonyak boru hattı havaya uçuruldu tahıl anlaşması zora girdi

Hidrojen Haber-Rusya Savunma Bakanlığı, 5 Haziran’da Moskova saati ile 21.00’de Harkov bölgesindeki Masyutovka yerleşim birimi yakınlarından geçen boru hattının patlatıldığını duyurdu. Açıklamada, ”Ukraynalı sabotaj ve keşif grubu Harkov bölgesi yakınlarında Tolyatti-Odessa amonyak boru hattını havaya uçurdu. Bu terör eylemi sonucunda sivil halk arasında mağduriyetler yaşanmaktadır. Bu kimselere tıbbi yardım sağlandı” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Ukrayna tarafından boru hattının hasarlı kısımlarından amonyak kalıntılarının aktığı aktarılarak boru hattındaki hasar yerine erişim sağlanması halinde onarımın 1 ila 3 ay sürebileceği kaydedildi.

Boru hattından amonyak sevkiyatı, askeri operasyonun başladığı tarihte durdurulmuştu. Volga bölgesinden Odessa limanına uzanan 2 bin 500 kilometrelik boru hattı, azotlu gübrelerin üretiminde için kullanılan amonyağı Odessa limanından dünya çapındaki alıcılara sevk etmekte kullanılıyordu.  Rusya, Ukrayna tahılının ihracatına izin verilirken, kendisine de yeniden amonyak sevk ve satış izni verilmesini talep ediyordu. Şimdi tahıl anlaşmasının uzatılması da bir kez daha tehlikeye girdi.

İstanbul’da 22 Temmuz 2022’de imzalanan Tahıl Koridoru Anlaşmasında Rusya’dan gelen, Ukrayna üzerinden geçerek Karadeniz’e inen Tolyatti-Odessa amonyak boru hattının kullanıma açılması da yer alıyordu. Ancak Rusya, Ukrayna’nın bu hattın kullanımına açmaya izin vermediğini belirterek anlaşma gereği boru hattının eski haline getirilmesini istiyor. 

Romanya’dan yeni hidrojen yasası

Hidrojen Haber- Romanya senatosu tarafından geçirilen yeni yasada üretimde  temiz hidrojen kullanımı teşvik ediliyor. Yasada 2030 yılına kadar bütün endüstriyel hidrojen tüketicilerinin en az yüzde 42 yeşil hidrojen en az yüzde 50 düşük karbonlu hidrojen kullanmaları gerekecek. 2035 e kadar ise en az yüzde 65’i yeşil hidrojen olacak şekilde en az yüzde 75 düşük karbonlu hidrojen kullanım şartı getiriliyor.

Yasada, düşük karbonlu hidrojenin tanımı doğalgazdan üretilen gri hidrojene kıyasla üretiminde en az yüzde 70 daha az karbon salımı sağlayan hidrojen olarak tanımlandı. Yasa aynı zamanda petrol şirketleri de dahil olmak üzere yakıt üreticilerinin 2030 yılından itibaren en az yüzde 5 yeşil hidrojen kullanmasını zorunlu tutuyor. Aksi takdirde 200 milyon dolara kadar yükselebilecek cezalar öngörüyor. 

Günümüzde Romanya’da herhangi bir yeşil hidrojen üretimi olmadığı için bu kotaların ulaşılabilmesi çok kolay olmayacak gibi görünüyor.

Mercedes Green Steel’den yeşil çelik alacak

Hidrojen Haberleri- H2 Green Steel ilk ile şirketin yatırımcılarından biri olan Mercedes,   yeşil çelik alım anlaşması yaptı. Bu anlaşmayla yeşil çelik, şirketin otomobil üretiminden kaynaklanan çevresel etkisini azaltmaya yardımcı olmak için kullanılacak.

Mercedes-Benz Group AG’de Yönetim Kurulu Üyesi ve Teknolojiden Sorumlu Başkan Markus Schäfer anlaşmayla ilgili  ” Avrupa’daki üretim tesislerimiz için yapılan alım anlaşmasıyla Mercedes-Benz ve H2 Green Steel, karbondan arındırılmış, bölgesel ve esnek bir çelik tedarik zincirinin oluşturulmasını hızlandırıyor. Aynı zamanda, Kuzey Amerika’da sürdürülebilir bir çelik tedarik zinciri kurmak amacıyla ortaklığımızı bir sonraki seviyeye taşıyoruz, bu da otomobil endüstrisini daha esnek ve sürdürülebilir hale getirmeye yönelik bir başka önemli adım” dedi.

1 Haziran’da H2 Green Steel, İsveç’in Boden kentindeki yeşil hidrojen üretim tesisi için çelik üretim sürecini besleyecek tam bir çevre izni aldı. 2025 yılında üretime başlama hedefiyle Boden tesisi, 2030 yılına kadar yılda beş milyon ton yeşil çelik üretebilir.

Merdeces hidrojenli otobüsünü görücüye çıkardı

Daimler Mercedes, İspanya’nın Barcelona kentinde düzenlenen Küresel Toplu Taşıma Zirvesi’nde hidrojen yakıt hü’creleriyle desteklenen elektrikli otobüsü eCitaro’yu tanıttı. 

eCitaro, Mercedes-Benz’in üçüncü nesil lityum-iyon pilleri ile menzil artırıcı olarak hidrojen yakıt hücreleri kullanıyor.
Solo olarak tanımlanan otobüste toplam 294 kWh kapasiteli üç pil paketi yer alırken, körüklü versiyonda bu sayı 4’e çıkıyor. Hidrojen yakıt hücresi olarak ise Toyota’nın 60 kW’lık bir çıkışa hücreleri kullanılıyor.

ANA KAYNAK DEĞİL MENZİL ARTIRICI

Mercedes’in eCitaro’sunun menzili körüklü versiyonda 350 kilometreye kadar ulaşırken, bu rakam solo otobüste 400 kilometreyi buluyor. Otobüste hidrojen ana enerji kaynağı olarak değil, menzil artırıcı olarak kullanılıyor. Yassı ve kompakt bir yapıya sahip olan 240 kilogramlık hidrojen yakıt hücreleri, tasarımda otobüsün tavanına yerleştirilmiş. Hücrelerin ömrü kullanıma bağlı değişkenlik göstermek kaydıyla 7 ila 10 yıla eşit 40 bin saat olarak öngörülüyor. 

Körüklü otobüslerde 5’er kg’lık 6-7 hidrojen tankı bulunurken, solo otobüslerde 4 tank yeterli oluyor.  

Temiz çevre için hidrojen şart

Hidrojenhaber – Sabancı Üniversitesi’nin kamu ve özel sektör yöneticilerini bilim ve teknoloji ile buluşturmak üzere gerçekleştirdiği “Teknolojinin Gücüyle Geleceğe” Webinar Serisi’nin 2023 programının altıncısı 31 Mayıs’ta gerçekleşti.

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Serhat Yeşilyurt’un moderatörlüğünde gerçekleşen webinarda; hidrojenin kullanım alanları, yeşil hidrojen üretimi, hidrojen ile ilgili Avrupa ve dünyanın diğer bölgelerindeki hedefler ve örnek çalışmaların yanı sıra, hidrojen tedarik zinciri, hidrojen vadisi ve hidrojen teknolojileri ile ilgili merak edilen konular ele alındı. 

Webinarda; hidrojenin sürdürülebilir bir enerji kaynağı olarak nasıl üretilebileceği, depolanabileceği, hidrojenin enerji dönüşümünde önemli bir rol oynayabileceği, ancak bunun için temiz ve verimli üretim yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Ayrıca, hidrojenin güvenli depolanması ve taşınması için yeni teknolojilerin ve altyapıların kurulması gerektiği de vurgulandı.

HİDROJEN VADİLERİ

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Selmiye Alkan Gürsel konuşmasında “Hidrojen Vadileri”ne değinerek, şu anda dünyada 37 kurulu vadi olduğunu, 2030’da dünyada 100 vadi kurma hedefinin bulunduğunu söyledi. 

Selmiye Alkan Gürsel, “Hidrojen vadileri, belirlenen birtakım alanlarda hidrojenin üretim, dağıtım ve depolama aşamalarının yürütüldüğü alanlar. Burada amaç hidrojenin tüm değer zincirini tek bir ortamda sağlamak. Tabii bunun ekonomik boyutları çok fazla. İşte istihdamı arttırmak, örnek alanlar oluşturmak ve aslında yeşil hidrojenin kullanımını teşvik etmek amacıyla bu vadi konseptleri yaratıldı. Burada bazı ülkeler çok hızlı gidiyor. Hollanda’da birkaç vadi var. Almanya da zira öyle Amerika da ilerliyor bu konuda. Türkiye’de şimdiye kadar bir hidrojen vadisi konsepti yok” dedi. 

Günümüzde hidrojenin özellikle enerji sektöründe ve endüstride kullanıldığını hatırlatan Selmiye Alkan Gürsel, şöyle konuştu:

“Hidrojeni enerji taşıyıcısı ve ham madde olarak yüzyıllardır kullanıyoruz. Kilogram başına hidrojenin açığa çıkardığı enerji diğer yakıtlara göre kat kat fazla. Örneğin doğal gazın iki katı kadar enerji açığa çıkarıyor. 

Amonyak üretiminde, gübre üretiminde, metanol üretiminde, hidrojen peroksit üretiminde biz hep hidrojene ihtiyaç duyuyoruz. Polimer üretiminde de hidrojene ihtiyaç var. Plastiklerin geri dönüşümünde de hidrojene ihtiyaç var. 

Biz fosil yakıtları çok biliyoruz ve kullanıyoruz. Kömür, doğal gaz ya da petrol gibi fosil yakıtları kullanıyoruz ama bunların kullanımını azaltmak istiyoruz. 

Peki bunun yerine sentetik yakıtlardan faydalanabilir miyiz yani bildiğiniz sıvı ya da gaz formundaki yakıtlar. Bunları hidrojen ve karbonu birleştirerek yapabiliyoruz. Burada hidrojene ciddi bir ihtiyaç var. Metallerin arıtılması işlemlerinde de hidrojene çok ihtiyaç duyuluyor. “

“KARBON EMİSYONLARININ SINIRLANDIRILMASI GEREKİYOR”

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Murat Kaya, hidrojenin son yıllarda giderek önem kazandığını belirterek, “Karbon emisyonlarını sınırlandırmamız gerekiyor yoksa torunlarımıza bırakacak bir dünya kalmayacak. 

Hidrojen bu yolda fosil yakıtları dışarı atmamıza yardımcı olarak önemli bir fonksiyon üstlenecek. Fosil yakıtlardan kurtulmak istiyoruz ve hidrojen de bu konuda bize yardımcı olabilir” dedi. 

Hidrojenin tek başına bir enerji kaynağı olmadığını hatırlatan Murat Kaya, şöyle konuştu:

“Hidrojen, elektrik gibi bir enerji vektörü yani taşıyıcısı. Bizim hidrojeni kullanmadan, öncelikle oluşturmamız gerekiyor bunu. Hidrojeni bugün yaptığımız gibi fosil yakıtlardan elde edersek çok bir anlamı olmayacak ama yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edersek karbonsuzlaşma yönünde önemli problemlerimizi çözebileceğiz. 

Hidrojen yenilenebilir enerji ile ilgili bazı sorunları çözebilecek gibi gözüküyor. Gelecekte çok miktarda rüzgâr ve güneş elektrik üretimi kapasitemizin olacağı bir dünyada ihtiyacımızdan fazla üretim olduğunda bunun boşa gitmesi yerine hidrojene çevirebileceğiz. İhtiyacımızdan az üretim olduğundaysa bu hidrojeni tekrar elektriğe çevirerek kullanabileceğiz. Hidrojenin, rüzgar ve güneşin sistem entegrasyonuna büyük ölçüde yardım etme potansiyeli var. 

Hidrojen aynı zamanda enerji depolamanın da bir yolu, çünkü elektik çok önemli bir enerji taşıyıcısı, çok işimize yarıyor fakat depolaması çok pahalı. 

Yakın zamana kadar, depolanamaz anında üretilir ve anında tüketilir diyorduk. Şimdi depolayabiliyoruz fakat pahalı. Büyük ölçüde elektriği hala depolayamıyoruz maalesef ama hidrojene çevirirsek biz bu elektriği çok daha makul fiyatlara çok daha uzun sürelerde depolayabilir hale geleceğiz. Bu da enerji sistemimizdeki birçok sorunu çözmemize yardımcı olacak.”

İTO ve TOBB ‘Hidrojen Görev Gücü’ne konu önerecek

Hidrojenhaber – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve İstanbul Ticaret Odası, üyelerinin hidrojen enerjisi alanında araştırılmasını talep ettikleri konuları derleyip Hidrojen Görev Gücü’ne aktaracaklar. 

TOBB yazdığı bir yazıyla İTO’dan üyelerini konu hakkında bilgilendirip, talepleri toplamasını istedi. İTO da, üyelerine bir mesaj göndererek, ‘Hidrojen Görev Gücü çalışmaları kapsamında ele alınmasını talep ettikleri konuları’ kendilerine iletmelerini talep etti. 

Mesajda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Federal Almanya Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığı arasında ‘Yeşil Enerji Alanında İş Birliği Niyet Beyanı’nın imzalandığı hatırlatıldı. Bu beyan kapsamında Türkiye ve Almanya arasında yeşil hidrojen alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin ve bu alanda karşılıklı bilgi ve teknoloji alışverişinin desteklenmesinin hedeflendiği ifade edildi. 

Mesajda şu ifadelere yer verildi: 

“İşbirliği kapsamında; yeşil hidrojenin üretimi, işlenmesi, depolanması, kullanımı ve taşınması ile ilgili hem araştırma ve geliştirme hem de ticari projelerin uygulanmasını teşvik etmek konularında anlaşmaya varıldığı belirtilmektedir. Anlaşmaya varılan konuların uygulanması için iki ülke temsilcileri tarafından ortaklaşa yönetilecek olan “Hidrojen Görev Gücü”nün oluşturulduğu bildirilmektedir. 

Bu kapsamda; Hidrojen Görev Gücü çalışmaları kapsamında ele alınmasının talep edildiği öncelikli çalışma konuları hakkında  görüş, öneri ve değerlendirmelerin en geç 12 Haziran 2023 tarihine kadar İTO’nun mail adresine gönderilmesi talep edilmektedir.”

BP ve Shell Umman’da ihale kazandı

Hidrojen Haber- Umman’ın düzenlediği yeşil hidrojen üretimi arsa ihalesi yapıldı. Dünyanın dört bir yanından büyük şirketlerin katıldığı ihalede kazanan şirketler BP, Green Energy Oman -Shell ortaklığı ve Amnah oldu. Kazanan şirketler sırasıyla 3.5GW yenilenebilir enerjiden 150 bin ton yeşil hidrojen, 4GW yenilenebilir enerjiden 150 bin ton yeşil hidrojen ve 4.5GW yenilenebilir enerjiden 200 bin ton yeşil hidrojen üretmeyi planlıyor. Bugün kazanan üç başvuru sahibine kiralanan arazi miktarı ise 320 kilometrekare.

Umman, 2030 yılına kadar yılda 1,25 milyon ton yeşil hidrojen üretme hedefi bulunuyor.- Bu hedefe yönelik önümüzdeki yedi yıl içinde 8-15GW arasında elektrolizör ve 16-30GW arası yenilenebilir enerji kapasitesinin kurulması gerekiyor. Bu amaçla, Körfez devleti yeşil hidrojen projeleri için 50 bin kilometrekarelik bir arazi tahsis etti ve geçen yılın sonlarında bazı alanlar için açık artırma düzenledi.