Ana Sayfa Blog Sayfa 235

Futuristik hidrojenli araç test edilecek

Hidrojenli Eco-Runner XII’yi (ERXII)  tanıtıldı. Araç 1 kg hidrojenle 2 bin km gidiyor.

Hollanda’daki Delft Teknoloji Üniversitesi öğrencilerinden yeni geliştirdikleri ERXII’yi tanıttı. Açıklamaya göre Bu araç dünyanın şimdiye kadar gördüğü en verimli hidrojen arabası.

Aracın 1 kg hidrojen yakıtıyla 2.000 km’den fazla yol kat etmesi planlanıyor. ERXII’ nin kat ettiği söylenen mesafe Amsterdam ile Kiev arası uzaklığa eşit. Öğrenciler, Haziran ayında Fransa’da düzenlenecek olan Shell Eco-marathon 2023 etkinliğinde iddialarını test etme fırsatı bulacak. Geçen yılın Shell Eco-marathon galibi, 2.056 km mesafe kat eden metanol yakıt hücreli Renault Zoe idi. ERXII, 80 kg’lık bir karbon fiber araç ve aerodinamik şekilde tasarlanmış. Açıklamaya göre saatte 45 km’lik bir hızı koruyabiliyor ve üç gün içinde 2.000 km den fazla yol kat edebiliyor.

Birçok ülke fosil yakıtlı enerjiden elektrikliye geçiş yapmaya odaklansa da Eco-Runner ekibi, elektrikli araçlar kadar, hidrojenli arabaların da göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyor. Eco-Runner operasyon müdürü Eliane van Boxtel, konuyla ilgili açıklamasında elektrikli araçların sürdürülebilir mobilite çözümünün bir parçası olmasına rağmen, elektrik şebekelerinin kapasitelerinin dolmakta olduğuna dikkat çekti. Boxtel, “Tüm dünyayı elektriklendirmek bir seçenek değil, hidrojen ve elektrikli arabalar birlikte yürümeli,    bu yarışın sadece bir kazananı yok.” İfadesini kullandı

ABD’den Fotokalizle hidrojen üretimine destek

Güneş paneli ve elektrolizör olmadan hidrojen üretme yöntemi olan Fotokalize ABD Enerji Bakanlığı  20 milyon dolar hibede bulunacak.

ABD Enerji Bakanlığı güneş paneli veya elektrolizör kullanmadan yeşil hidrojen üretme yöntemi fotokatalizle deneysel alanda araştırmaları desteklemek için 20 milyon dolar hibe vereceğini açıkladı. Enerji Bakanlığı açıklamasında, bu hibenin temiz hidrojenin piyasa fiyatını 2031 yılına kadar kilogram başına 1 dolara düşürme planlarına yönelik verildiğini belirtti. Yeni teknolojinin, güneş paneli ve elektrolizör kullanan yeşil hidrojen üretimine kıyasla daha ucuza üretimi sağlaması bekleniyor. 

Enerji Bakanlığı açıklamanın devamında, fotokataliz araştırmaları için verilen hibenin yanı sıra, hidrojen kaçağı sensörleri ve yeni hidrojen saklama metotlarına da destek vereceğini vurguladı.

Denizcilik ve Havacılıkta hidrojen

Denizcilik ve Havacılık sektörü liderlerinin oluşturduğu birlik olan SASHA, “Geleceğe Yakıt Sağlamak: Yeşil hidrojen”  konulu bir web semineri (webinar) düzenledi.

SASHA,  denizcilik ve havacılık sektörlerinden liderleri bir araya getirdi.. Webinar,  denizcilik ve havacılığın karbondan arındırılmasının en iyi yolunun yeşil hidrojen ve Hava yakalama teknolojisi (DAC)  olduğunu gösteren ARUP’ un özel araştırmasını da içeriyor.

DAC teknolojisi, mühendislik bir sistem kullanarak havadaki karbondioksiti (CO2) doğrudan ayıran bir karbondioksit giderme teknolojisidir. DAC teknolojisi bunu, atmosferik havayı çekerek, bir dizi kimyasal reaksiyonla CO2 moleküllerini ayırıp geri kalan havayı ortama geri vererek yapar. 

Konuyla ilgili Opportunity Green’in CEO’su ve SASHA Koalisyonu Direktörü Aoife O’Leary,  açıklmasında “Bireysel havayolları ve nakliye şirketleri sektörlerinde yeşil hidrojen çağrısında bulunuyor, ancak sesleri kendi başlarına yeterince yüksek değil. Bu endüstrilerin bu konuda güçlü, birleşik bir ses oluşturması gerekiyor, böylece politikacılar üzerinde daha fazla etkiye sahip oluyorlar. Havacılık ve denizcilik sektörlerinde Net Sıfır geleceğine adil bir geçiş sağlamak iddialı bir hedeftir ve bu endüstri liderleri ve karar vericiler arasındaki doğru işbirliği ile mümkündür. ” ifadesini kullandı.

Arup’un Danışma ekibindeki Hidrojen, CCUS ve Yeni Yakıtlar Direktörü Sally Prickett, “Güvenli bir yeşil hidrojen tedariki, sürdürülebilir havacılık ve nakliye yakıtları üretmek için çok önemli olacak ve SASHA Koalisyonu için yaptığımız araştırma, bu endüstriler için bir dizi olası karbonsuzlaştırma yolunun yeşil hidrojen olduğunu belirtiyor” dedi.

SASHA Koalisyonu, sürdürülebilir bir havacılık ve denizcilik geleceği için yeşil hidrojenden yararlanmayı amaçlayan bir girişimdir. Koalisyon, havacılık ve denizcilik sektörlerindeki karbon emisyonlarını azaltmak için yeşil hidrojenin üretimini, dağıtımını ve kullanımını desteklemektedir. Koalisyonun üyeleri arasında hükümetler, şirketler, araştırma kurumları ve sivil toplum kuruluşları bulunmaktadır.

Avrupa’da ortak hidrojen alımı dönemi

Avrupa Birliği, hidrojen ve yeşil teknoloji için ham maddelerin de ortak alımı planlıyor.

Avrupa Birliği (AB), doğal gazın ortaklaşa satın alınması uygulamasının başarıya ulaştığını değerlendirerek hidrojen ve yeşil teknoloji için gerekli ham maddelerin de ortaklaşa alınmasını değerlendiriyor. 

Rusya’ya enerji bağımlılığını sonlandırmak için yola çıkan Avrupa Birliği, ortaklaşa doğal gaz alımının ardından diğer kritik alanlarda da ortaklaşa satın alım yapabilir.. Brüksel, hidrojen ve yeşil teknolojiler için malzeme alıcılarını ve satıcılarını eşleştirmek için bir platform oluşturmaya çalışıyor.

AB Komisyonu’nun ortaklaşa gaz alım platformunun yönetiminden sorumlu isim olan Maros Sefcovic yaptığı açıklamada, ilk turun kayda değer bir başarı olduğunu, ancak satın alınan gaz miktarının hala AB’nin toplam kullanımının küçük bir parçası olduğunu vurguladı. 

Ortaklaşa doğal gaz alımının ilk turuna Fransa’dan Engie, Norveç’ten Equinor ve İsveç’ten Axpo gibi şirketler katıldı. İtalya’dan Eni gibi şirketler ikinci tura katılmayı planlıyorlar.  

Avrupa’da mavi hidrojen daha ucuz

Avrupa’da mavi hidrojen üretimi karbon salım fiyatlarından dolayı daha ucuza geliyor.

– Kimyasal ve Enerji sektöründe araştırmalar yapan ICIS (Independent Community Intelligence Services) raporuna göre Avrupa’da karbon yakalama teknolojisine yatırım yaparak mavi hidrojen üretmek standart gri hidrojen üretiminden artık daha ucuz. Rapora göre bu değişimin sebebi Avrupa’daki karbon salım ücretlerinin ton başına 90 avro kadar yüksek ücretlere çıkmış olması. 

Ancak araştırma, mevcut gri hidrojen üretim tesislerinin hâlihazırda faaliyette olduğunu ve yatırımının maliyetinin çıkarmış olabileceğini vurguluyor. Bu nedenle Avrupa’da mavi hidrojen üretimine yönelik  yeni yatırımların da  birim maliyete eklenmesi gerekebilecek.

ABD den 22 hidrojen projesine 42 milyon dolar  

ABD 14 eyaletteki yeşil hidrojen projeleri için 42 milyon dolar finansman sağlayacak

ABD 22 temiz hidrojen projesine 42 milyon dolar fon ayırdı. Finansmanın, temiz hidrojen üretimi, depolanması ve dağıtımıyla ilgili teknolojileri ilerletmesi umuluyor. Açıklanan 22 proje, güneş ışığının toplanmasıyla oluşturulan güneş yakıtları için araştırmalarda bulunacak. Projeler daha yüksek yoğunluklu ve düşük basınçlı hidrojen depolama teknolojilerini, orta ve ağır hizmet taşımacılığı uygulamaları için hidrojen yakıt hücrelerinin maliyetlerini düşürülmesini ve hidrojen emisyonlarının tespitini ve izlenmesini iyileştirme konularını da kapsayacak.

ABD Enerji Bakanlığı temiz hidrojen teknolojilerinin performansını geliştirerek, Başkan Biden’ın 2035 yılına kadar %100 temiz elektrik şebekesine ve 2050 yılına kadar Net Sıfır karbon emisyonunu hedefine ulaşmayı amaçlıyor.

Nükleerden temiz hidrojen üretimi

Endonezya küçük nükleer reaktörleri temiz hidrojen için kullanacak.

Endonezya’da toplam 4 milyar dolar maliyetli ve 1 GW’lık kapasiteye sahip olacak olan bir nükleer proje planlanıyor. Toplamda 25 adet, tanesi 300 MW veya daha az kapasiteye sahip olan küçük modüler nükleer reaktörlerin kullanılacağı projenin 2028 yılında tamamlanması öngörülüyor. Tesis, enerji kaynağı olarak uranyum yerine erimiş tuz toryumu kullanacak. Proje iki devlet şirketi, üç Danimarka kökenli ve bir İsveç kökenli şirketin firmanın işbirliği ile hayata geçirilecek.

Borneo’nun doğu kıyısındaki Bondang şehrinde olacak tesis, devlete ait kimyasal madde üreticisi PP Putuk  Kaltim için 2028’den itibaren yılda bir milyon ton “ultra düşük emisyonlu” amonyak üretecek. Bu miktarın yılda 45 milyon insanın gıda üretimi için yeterli gübre sağlayacağı belirtiliyor.

Yeşil çelik üretiminde Tyssenkruup- H2 Green Steel işbirliği

Tyssenkruup Nucera, H2 Green Steel’in Boden elektroliz tesisinin 700 MW’lık kapasitesi için  garanti alım anlaşması  yaptı.

– H2 Green Steel Tyssenkruup Nucera ile yaptığı anlaşma ile , İsveç’in Boden kentindeki elektroliz tesisi için 700 MW’lık  kapasiteli alımına  garanti verdi.

Boden tesisinde üretilen hidrojen, doğrudan yerinde tüketilecek ve demir cevherini sünger demire indirgeyerek yeşil çelik üretimine olanak tanıyacak.

Tyssenkruup Nucera’nın CEO’su Dr. Werner Ponikwar, “Bu elektrolizör anlaşması, pazar dinamiklerinde bir değişikliğe işaret ediyor ve aynı zamanda yeni iş modelimizin bir örneği’ şeklinde konuştu. H2 Green Steel’in Teknolojiden Sorumlu Başkanı Maria Persson Gulda, “Kendi güçlü teknik uzmanlığımızı Tyssenkruup nucera gibi deneyimli bir elektroliz tedarikçisiyle birleştirmek, büyüyen yeşil hidrojen ekonomisinde bize sağlam bir avantaj sağlıyor ve bunu da endüstride dönüşüm için kullanacağız’ dedi. Boden tesisi, 2025’te üretime başlamayı ve 2030’dan itibaren yılda 5 milyon ton yeşil çelik üretmeyi hedefliyor.

Yeşil hidrojende JM-Hystar ortaklığı

Norveçli firma Hystar AS ile  Johnson Matthey(JM) ,yeşil hidrojen üretimini  için üç yıllık bir tedarik anlaşması imzaladı.

Küresel sürdürülebilir teknoloji şirketlerinden Johnson Mattheyyaptığı açıklamada, hidrojen elektrolizi konusunda uzman firmalardan Hystar AS ile hidrojen üretimi konusunda anlaşma imzaladığını bildirdi. Firma, açıklamasında anlaşma kapsamında Hystar ‘a yeşil hidrojen üretiminde kullanılacak elektrolizörler için önemli bir bileşen olan membran elektrot montajları tedarik edeceğini belirtti.

AB’den Shell’e hidrojen teşviği

Shell Hollanda’nın desteğiyle, eksik kritere rağmen hidrojen teşviği aldı.

İngiliz küresel petrol şirketi Shell, teşfik kriterlerindeki eksikliklere rağmen,  Hollanda hükümetinin desteği ile projeleri teşvik kriterlerine uymamasına rağmen Avrupa Birliği (AB)’ nden 150 milyon avro teşvik aldı.

Shell, 2022 yılında Holland Hydrogen 1 isimli Avrupa’nın en büyük yeşil hidrojen tesisi projesinde, bir devlet teşviği elde edememiş olmalarına rağmen nihai yatırım kararı aldıklarını açıklamıştı.

Shell, Projeyi açıkladıktan sonra ise AB’den fon almaya çalıştı. Ancak Avrupa Komisyonu’nun kurallarına göre Shell’in teşvik almadan nihai yatırım kararı aşamasına geldiğini açıklamış olması, projenin teşvik almasını engelliyordu. Hollanda başbakanı Mark Rutte’nin Ekonomi ve İklim Bakanlığı’nı Shell’in projesinin Avrupa Birliğinden fon almasını sağlaması yönünde baskıladığını ve bunun sonucunda Bakanlığın Shell ile birlikte çalışarak projenin teşvik almasını sağladıkları belirtiliyor.