Küresel Nükleer Enerji Üretimi 2025’te Tarihi Rekora İmza Attı

Hidrojenhaber – Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan kapsamlı “Electricity 2026” raporuna göre, küresel nükleer enerji üretimi 2025 yılında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Raporda, nükleer enerjinin düşük karbonlu elektrik üretimindeki kritik rolü vurgulanırken, dünya genelindeki kurulu güç ve üretim miktarının 2026 yılına kadar yıllık ortalama %1,6 oranında artmaya devam edeceği öngörülüyor. Bu büyüme, enerji arz güvenliği ve iklim hedefleri doğrultusunda nükleere olan ilginin küresel çapta yeniden canlandığını teyit ediyor.

Fransa ve Japonya’da Üretim Kapasitesi Yeniden Devreye Alındı
IEA’nın analizine göre, nükleer üretimdeki bu rekor artışın arkasındaki en önemli faktörlerden biri Fransa’daki nükleer santrallerin bakım süreçlerinin tamamlanarak tam kapasiteyle çalışmaya başlaması oldu. Bunun yanı sıra Japonya’da Fukuşima sonrası devre dışı bırakılan reaktörlerin stratejik olarak yeniden başlatılması, küresel enerji arzına önemli bir katkı sağladı. Raporda, gelişmiş ekonomilerin mevcut nükleer altyapılarını koruma ve ömür uzatma projelerine yaptığı yatırımların, sistem dayanıklılığı açısından belirleyici olduğu ifade ediliyor.

Çin ve Hindistan’daki Yeni Kapasite Artışları Büyümeyi Tetikliyor
Asya pazarı, nükleer enerjideki büyümenin ana merkezi olma konumunu sürdürüyor. Rapora göre Çin ve Hindistan’da devreye alınan yeni reaktörler, küresel nükleer üretim hacmini yukarı taşıyan temel unsurlar arasında yer alıyor. 2026 yılı sonu itibarıyla nükleer enerjiden sağlanan elektrik miktarının, 2023 yılına oranla yaklaşık %10 daha yüksek olacağı öngörülüyor. IEA, bu ivmenin 2030 yılına kadar istikrarlı bir şekilde devam edeceğini ve nükleer enerjinin, yenilenebilir kaynaklarla birlikte fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmada kilit rol oynayacağını belirtiyor.

Bölgesel Enerji Güvenliğinde Nükleerin Stratejik Konumu
Raporun “Executive Summary” bölümünde dikkat çekilen bir diğer husus, nükleer enerjinin baz yük güç kaynağı olarak elektrik fiyatlarındaki dalgalanmaları dengeleme kapasitesidir. Özellikle yüksek enerji fiyatları ve arz sıkıntılarıyla mücadele eden bölgelerde nükleer enerji, karbondan arındırılmış bir enerji sistemi için “olmazsa olmaz” bir bileşen olarak tanımlanıyor. IEA, küçük modüler reaktörlerin (SMR) ve yeni nesil nükleer teknolojilerin, önümüzdeki on yılda nükleer enerjinin pazar payını daha da genişletebileceğini vurguluyor. #IEA #Electricity2026 #nükleerenerji #Fransa #Japonya #enerjiistatistikleri #temizenerji #baz yük #Çin #Hindistan

İlginizi çekebilir:  Nikola'nın hidrojenli kamyon teslimatlarında yüzde 80 artış!

+ posts
İLGİLİ HABERLER

Hidrojen atmosferi bazı ötegezegen uydularını milyarlarca yıl yaşanabilir kılabilir

Hidrojen açısından zengin atmosfere sahip bazı ötegezegen uydularının yıldızdan bağımsız şekilde milyarlarca yıl boyunca sıvı su barındırabileceği gösterildi. Araştırma, gelgit ısınması ve sera etkisinin yaşam için uygun koşullar yaratabileceğini ortaya koyuyor.

Yunanistan’dan yeni hidrojen stratejisi: Talep teşvikleri kritik

Yunanistan’da yürütülen yeni araştırma hidrojen ekonomisinin gelişmesi için talep tarafı teşviklerinin kritik olduğunu ortaya koydu. Ülke 2030’a kadar hidrojen üretimi için yaklaşık 3 GW yenilenebilir kapasite ayırmayı planlıyor.

Bill Gates destekli Modern Hydrogen’e ödenmeyen fatura davası

ABD merkezli turkuaz hidrojen girişimi Modern Hydrogen eski yüklenicilerin açtığı davalarla karşı karşıya kaldı. Davacılar şirketin ödenmeyen faturalar nedeniyle 363 bin doların üzerinde borcu bulunduğunu iddia ediyor.

Hırvat INA rafineri modernizasyonunu tamamladı, yeşil hidrojene başlıyor

INA, Rijeka Rafinerisi’nde yaklaşık 700 milyon avroluk modernizasyon yatırımını tamamladı. Proje kapsamında dizel üretiminin %30 artması beklenirken tesiste yeşil hidrojen üretim altyapısı da kurulacak.

IRENA: Yenilenebilir enerji ihalelerinde risk paylaşımı yeniden tasarlanmalı

IRENA’nın yeni raporu yenilenebilir enerji ihalelerinde yalnızca düşük fiyat odaklı tasarımın yatırım risklerini artırabileceğini ortaya koydu. Ajans risk paylaşımının yeniden dengelenmesi ve yerli sanayiyi destekleyen ihale modelleri öneriyor.