HidrojenHaber – Avustralyalı girişim PlasmaLeap, hava ve su kullanarak oda sıcaklığında yeşil amonyak üretmeyi mümkün kılan soğuk plazma teknolojisiyle öne çıkıyor. Şirkete gerçekleştirilen yatırım turunda Bill Gates’in Breakthrough Energy girişimi, dünyanın en büyük gübre üreticilerinden Yara ve Avustralya’nın iklim odaklı yatırım platformu Investible yer aldı.
HABER-BOSCH’UN YERİNE SOĞUK PLAZMA
Küresel amonyak üretiminin yüzde 90’ından fazlası, 100 yılı aşkın süredir kullanılan Haber-Bosch yöntemiyle gerçekleştiriliyor. Bu süreç; yoğun doğal gaz tüketimi, 450 derece üzerinde sıcaklık ve yüksek basınç gerektirirken küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 2’sinden sorumlu tutuluyor. PlasmaLeap ise yalnızca yenilenebilir enerji, hava ve su kullanarak oda sıcaklığında ve düşük basınçta amonyak üretebilen modüler bir plazma reaktörü teknolojisi geliştiriyor. Böylece karbon ayak izini sıfıra yakın düzeyde tutmak mümkün hale geliyor.
YATIRIMCILARIN ODAĞI: YEŞİL PRİMLERİ DÜŞÜRMEK
Yatırım turundaki ağır isimler, ilgi alanlarını doğrudan PlasmaLeap’in hedefleriyle örtüştürüyor. Gates, Breakthrough Energy çatısı altında çelik, çimento ve gübre gibi karbonsuzlaştırılması güç sektörlerde yeşil prim maliyetlerini düşürmeye odaklanmış durumda. Yara’nın bu yatırımı ise geleneksel bir gübre devinin sektörel dönüşümü artık kaçınılmaz gördüğünün somut bir göstergesi; şirketin teknolojiyi kendi tesislerine entegre etmesi bekleniyor. Avustralyalı iklim teknolojisi yatırımcısı Investible ise operasyonel destek sağlıyor.
FONUN KULLANIM ALANLARI
PlasmaLeap, bu sermayeyi üç öncelikli başlıkta değerlendirmeyi planlıyor. İlk aşamada teknolojinin tarla koşullarında veya yerel enerji santrallerinde çalışabileceğini kanıtlayacak pilot endüstriyel prototipler inşa edilecek. İkinci aşamada plazma reaktörlerinin enerji verimliliği Haber-Bosch ile rekabet edecek seviyeye taşınacak. Üçüncü aşamada ise özellikle Sahra Altı Afrika gibi gübreye erişimin kısıtlı olduğu bölgelerde yerinde üretim çözümleri hayata geçirilecek. Enerji fiyatları ve jeopolitik krizlerin gübre piyasalarını ne ölçüde sarstığı düşünüldüğünde yerinde ve bağımsız üretim kapasitesi hem çevresel hem de stratejik bir avantaj sunuyor.



