HidrojenHaber – Lloyd’s Register (LR) tarafından yayımlanan en yeni “Fuel for Thought” raporu, hidrojenin enerji geçişi ve deniz taşımacılığının dekarbonizasyonu için taşıdığı potansiyel ile mevcut sınırlamaları kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Rapor, özellikle hidrojenin üretimi, tedariki ve gemi üzerinde kullanımı gibi temel aşamalarda hem fırsatları hem de karşılaşılan teknik ve ekonomik zorlukları ortaya koyuyor. Çalışma, uluslararası denizcilik sektöründe sürdürülebilir enerji çözümleri arayışında önemli bir belge olarak öne çıkıyor.
Raporda, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla üretilen yeşil hidrojenin yakıt hücrelerinde kullanıldığında “tank-to-wake” sıfır sera gazı emisyonu sağlayabileceği vurgulanıyor ve aynı zamanda amonyak veya metanol gibi e-yakıtların üretiminde yapı taşı olarak kritik bir rol oynayabileceğine dikkat çekiliyor. Ancak hidrojenin düşük hacimsel enerji yoğunluğu, kriyojenik depolama gereksinimi ve güvenlik riskleri gibi faktörler, özellikle büyük ticari gemilerde kullanımını sınırlayan önemli unsurlar olarak tanımlanıyor.
Ayrıca rapor, hidrojen ile uyumlu gemi siparişlerinin küresel sipariş defterinin %0,5’inden azını oluşturduğuna işaret ederek henüz ticari ölçekte yaygın bir talep olmadığını ortaya koyuyor. Yine de AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS), FuelEU Maritime düzenlemesi ve IMO’nun 2050 net-sıfır hedefi gibi politikaların, yeşil hidrojene yönelik ilgiyi artırabileceği belirtiliyor. Bu bağlamda FuelEU Maritime’ın 2033’e kadar yenilenebilir yakıtlar için uyguladığı iki katlı çarpan mekanizmasının, hidrojenin benimsenmesini hızlandırabileceği öngörülüyor.
hidrojen dekarbonizasyon potansiyeli,LR Fuel for Thought raporu,hidrojenin sınırları,yeşil hidrojen avantajları,denizcilikte sürdürülebilir yakıtlar



