ABD’nin Venezuela ile bağlantılı petrol tankerlerini ele geçirmesinin ardından gemiler ve içlerindeki ham petrolün kaderi hukuki süreçler nedeniyle belirsizliğini koruyor; dava yıllar sürebilir.
HidrojenHaber – Son haftalarda ABD Sahil Güvenlik ve askeri birlikleri tarafından Venezuela ile bağlantılı oldukları gerekçesiyle çok sayıda petrol tankeri ele geçirildi. Bu gemiler, ABD’nin denizlerde “gölge filosu” adı verilen ve yaptırımlar altında kalan tankerler üzerine uyguladığı denetimler kapsamında alıkonuluyor ve uluslararası sularda durduruluyor. Ele geçirilen en az yedi tanker arasında Motor Tanker Skipper de bulunuyor; bu gemi Galveston açıklarında bekletiliyor.
Ancak gemilerin ve içlerindeki petrolün geleceği konusunda ciddi hukuki belirsizlikler var. Uzmanlar, gemilerin ve yüklerinin mülkiyetiyle ilgili davaların federal mahkemelerde aylar hatta yıllar sürecek süreçler gerektirebileceğini belirtiyor. Eğer mahkeme ABD’nin el koyma kararını onaylarsa, tankerler ve petrol satılabilir veya ABD depolama tesislerine taşınabilir; aksi halde sahiplerine iade edilme ihtimali doğabilir.
Hukukçular, uluslararası deniz hukuku ve ABD iç hukuku arasındaki karmaşık ilişkilerin bu tür ele geçirme işlemlerini daha da zorlaştırdığını vurguluyor. Bazı tankerlerin gerçek kayıtları, bayrakları veya sahibi belirsiz olduğu için “stateless” (devletsiz) kabul edilebileceği ve bu durumun ABD’nin hukuki müdahalesini kolaylaştırdığı ifade ediliyor; fakat buna rağmen süreçler uzun ve masraflı olabiliyor.
Bir diğer olasılık, ABD’nin el koyduğu ham petrolü, mahkeme kararına göre kanunen satması veya ABD rafinerilerine teslim etmesi yönünde. Ancak Beyaz Saray ve ilgili yetkililer, gemiler ve petrolün nerede depolandığı veya nasıl kullanılacağı konusuna dair resmi bir açıklama yapmadı.



