Avrupa hidrojen yarışında Çin’e karşı hızlanmak zorunda

HidrojenHaber – Avrupa’nın yeşil hidrojen hedefleri güçlü politikalarla desteklenmesine rağmen uygulamada yavaş ilerliyor. Uzmanlara göre Avrupa Birliği, hızla büyüyen Çin hidrojen endüstrisine karşı rekabet gücünü korumak için daha hızlı hareket etmek zorunda.

EUSEW (European Sustainable Energy Week) Digital Ambassador ve enerji danışmanı Dr. Thomas Hillig’e göre Avrupa’nın hidrojen ekonomisi yüksek hedefler ile piyasa gerçekleri arasında sıkışmış durumda. Hillig, Avrupa’da hidrojen talebinin hâlâ sınırlı olduğunu ve fiyatların fosil yakıt bazlı hidrojene kıyasla yüksek kaldığını belirtiyor.

Hillig’e göre yeşil hidrojen yalnızca bir iklim politikası aracı değil, aynı zamanda geleceğin büyük sanayi pazarlarından biri olacak. “Eğer Avrupa küresel değer zincirinden pay almak istiyorsa hidrojen pazarını şekillendirmeli ve rekabetçi bir endüstri inşa etmelidir” değerlendirmesinde bulunuyor.

ÇİN HIZLA ÖLÇEK BÜYÜTÜYOR

Avrupa hidrojen teknolojilerinde önemli bir bilgi birikimine sahip olsa da Çin’in hızlı ölçek büyütmesi rekabeti artırıyor. Büyük ölçekli projeler ve daha düşük üretim maliyetleri sayesinde Çinli şirketler küresel hidrojen ekipmanı üretiminde güçlü bir konum elde etmeye başladı.

Enerji sektöründe birçok analist, Avrupa’nın zamanında harekete geçmemesi durumunda güneş paneli sektöründe yaşanan üretim kaybına benzer bir tabloyla karşılaşabileceğini belirtiyor. Nitekim Çin bugün küresel elektrolizör üretim kapasitesinin önemli bir bölümünü kontrol ediyor.

AVRUPA’NIN ZORLU DENKLEMİ

Avrupa Birliği hidrojen stratejisi kapsamında 2030 yılına kadar 10 milyon ton yeşil hidrojen üretmeyi ve 10 milyon ton da ithal etmeyi hedefliyor. Ancak üretim, taşıma, depolama ve kullanım altyapısının eş zamanlı geliştirilmesi gerekiyor. Uzmanlara göre bu tür altyapı projeleri genellikle 5 ila 7 yıl arasında sürebiliyor.

Hillig, bu nedenle yalnızca piyasa dinamiklerine bırakılan bir dönüşümün yeterli olmayacağını belirtiyor. Avrupa’nın hidrojen ekonomisini hızlandırmak için koordineli sanayi politikalarına ve yatırım mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu vurguluyor.

HİDROJEN GELECEĞİN SANAYİ PAZARI

Yeşil hidrojenin çelik, kimya, gübre ve ağır sanayi gibi karbonsuzlaştırılması zor sektörlerde kritik rol oynaması bekleniyor. Bu nedenle hidrojen teknolojilerinde liderlik yalnızca enerji politikası değil aynı zamanda sanayi rekabeti açısından da stratejik önem taşıyor.

Uzmanlara göre Avrupa’nın hidrojen endüstrisini hızla ölçeklendirmesi, küresel temiz teknoloji rekabetinde Çin’e karşı konumunu koruması açısından belirleyici olacak.

+ posts
Bizi tercih edilen kaynak yapın Google'da hidrojen enerjisi haberlerini takip etmek için HidrojenHaber'i tercih edilen kaynağın yap.
Add HidrojenHaber to Google Preferred Sources
İLGİLİ HABERLER

Air Products hidrojen projeleri için 3,2 milyar dolar zarar yazdı

Air Products, iptal ettiği temiz hidrojen yatırımları nedeniyle 2026 mali yılında 3,2 milyar dolarlık vergi öncesi gider kaydetti. Louisiana ve Arizona projelerinden çekilen şirket, Suudi Arabistan’daki NEOM yatırımını ise sürdürüyor.

Nippon Steel yüzde 100 hidrojenle bin ton DRI üretti

Nippon Steel, düşük kaliteli demir cevherini yüzde 100 hidrojenle indirgeyerek bin tonun üzerinde DRI üretti. Şirket, ölçek büyütme çalışmalarına 2027’de başlayarak teknolojiyi 2040 civarında ticarileştirmeyi hedefliyor.

Sabancı’dan 9 ayda 19,6 milyar TL net kâr

Sabancı Holding, 2026’nın ilk dokuz ayında 1,3 trilyon TL kombine gelir ve 19,6 milyar TL net kâr açıkladı. Enerjisa Üretim YEKA-2 türbin kurulumlarını tamamlarken Sabancı’nın ABD yenilenebilir enerji portföyü 790 MW’a ulaştı.

Genç Enerji Liderleri 2027 Programı’na başvurular başladı

Genç Enerji Liderleri 2027 Programı için başvurular 30 Kasım’a kadar sürecek. Programa 32 yaşını aşmamış, en az üç yıl deneyimli ve iyi derecede İngilizce bilen genç profesyoneller başvurabilecek.

Milli Enerji 2040’ta yeşil hidrojen kritik rol üstlenecek

Milli Enerji 2040 Vizyonu, rüzgâr ve güneş kapasitesini 175 GW’a çıkararak fazla elektriği yeşil hidrojene yönlendirmeyi hedefliyor. Program kapsamında enerji sektörüne toplam 500 milyar dolarlık yatırım öngörülüyor.